SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/571 E. 2024/794 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/571

Karar No

2024/794

Karar Tarihi

18 Eylül 2024

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:

T.C.

KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : Esas

KARAR NO :

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 22/06/2022

KARAR TARİHİ : 18/09/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 26/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Genel Kredi Sözleşmesi nedeni ile sözleşmeye kefil olan davalıdan alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, takibe konu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama gideri ve avukatlık ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine başlatılan icra takibi ve açılan işbu dava haksız ve mesnetsiz olduğundan reddi gerektiğini, davacı tarafından davaya dayanak yapılan 17.01.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi davalı yönünden geçerli olmadığını, TBK md. 584/I uyarınca, evlilik sürdüğü sürece eşlerden birinin kefalet altına girmesi diğerinin yazılı onay vermesine bağlı olduğunu, bu sebeple kefalet sözleşmesinin kurulması bakımından evli eşlerin fiil ehliyetlerinin sınırlandığı ifade olunmakta olduğunu, yasanın bu hükmüne göre eşin rızası olmaksızın yapılmış olan kefalet sözleşmesi, fiil ehliyetinin olmaması sebebiyle geçersiz olduğunu, eşin rızası her bir münferit kefalet sözleşmesi için aranacak olduğunu, eşin, genel olarak gelecekte doğacak tüm borçlara kefil olacağına dair taahhüdü geçerli olmadığını, Kanun koyucu, evli kişinin kefil olabilmesi için eşinin rızasının aranması koşulunu emredici nitelikte düzenlediğinden, taraflarca bunun aksine anlaşmalar yapılamaz veya eşler bundan feragat edemez olduğunu, eşin rızasının alınması kefalet sözleşmesinin tamamlayıcı unsuru değil geçerlilik unsuru olduğundan ve bahsi geçen sözleşmenin geçerli olarak kurulabilmesi için eşin rızasının mutlaka alınması gerektiğinden, bu rızanın alınmaması, kefalet sözleşmesinin kesin hükümsüzlüğü (butlanı) sonucunu doğuracağını, davaya dayanak yapılan 17.01.2017 tarihli genel kredi sözleşmesindeki davalının eşi ... adına atılmış olan imza ve yazılar davalının eşine ait olmadığını, bu husus mahkemece yapılacak inceleme ile de sübuta erecek olduğunu, öncelikle bu hususun nazara alınarak davalı yönünden geçerli olman bir kredi sözleşmesine istinaden açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2016/4714 Esas 2017/2324 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/2645 Esas 2016/12602 Karar sayılı ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, Davaya dayanak yapılan 17.01.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi incelendiğinde kredinin asıl borçlusu olan ....Eml.San.Tic.Ltd Şti ye 150.000,00 TL limitli kredi açılmasına ilişkin olduğu görülmekte olduğunu, her ne kadar sözleşmede asıl borçluya sadece 150.000,00 TL kredi açılması hususunda sözleşme imzalanmış ise de davalıdan 165.000,00 TL ye kefil olduğu hususunda imza alınmış olduğunu, asıl borçluya verilmesi kararlaştırılan bedelin çok üstünde davalıdan kefalet alındığını, Sözleşmede asıl borçluya ne kadar kredi verildiği hususunda bir açıklık olmadığını, sadece kredinin üst limiti ile ilgili bir açıklama mevcut olduğunu, bu haliyle kefil olan davalı yönünden sözleşmenin geçerli olmadığını, bu yönüyle de davaya dayanak yapılan sözleşme davalı yönünden geçersiz olduğundan davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından davaya dayanak yapılan 18.01.2017 tarihli sözleşme ' Kredi Sözleşmesi Limitinin Artırılması ' başlıklı olup genel bir kredi sözleşmesi olmadığını, bu sözleşme ile sadece 17.01.2017 tarihinde imzalanan sözleşmede 150.000,00 TL olan kredi limiti 250.000,00 TL ye yükseltilmiş olduğunu, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 17.01.2017 tarihli sözleşmede kefil olan davalının, bu kefalet sözleşmesindeki imzanın davalının eşine ait olmaması sebebiyle ve yine bu sözleşmede kefil olan davalının sorumluluğunun tam bir şekilde belirli olmaması sebebiyle bu sözleşmenin hükümsüz olduğunu, hükümsüz olan 17.01.2017 tarihli sözleşmeye istinaden tanzim edilen 18.01.2017 tarihli sözleşmenin de geçerli olamayacağını, bu sebeple 18.01.2017 tarihli Kredi sözleşmesi limitinin artırılmasına dair sözleşmeye istinaden de davalının sorululuğundan söz edilmeyeceğini, davalının sadece bir krediye kefil olduğu inancıyla kredi sözleşmesini imzalamış olduğunu, sözleşme tarihi itibariyle davalı şirkette işçi olarak çalışmakta olduğunu, işyeri sahibi tarafından, işyerine kullandırılacak bir krediye kefil olunması istenmiş davalının da işini kaybetmemek için işvereni ile birlikte bir krediye kefil olmuştur. İşveren tarafından da bu kredinin tamamen ödendiğinin davalıya beyan edilmiş olduğunu, kefil, sadace kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ve kefalet limiti ile sorumlu olacağını, her ne kadar 17.01.2017 tarihli sözleşme davalı yönünden hükümsüz ise de bu sözleşme ile kullanılan kredi tamamen ödenmiş olup davalının herhangi bir sorumluluğu kalmamış olduğunu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2012/15421 Esas 2013/1789 Karar nolu ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davacının asıl borçlular yönünden alacağını tahsil edemediğine dair aciz vesikası almadan kefil olan davalı aleyhine dava ikame etmesi de doğru olmadığını, Kefalet sözleşmesinde kefilin borcu tali, ikinci derecede bir borç olduğunu, asıl borçluya takip yapılıp bu takip semeresiz kalmadan ve rehne başvurulmadan kefile gidilemeyeceğini, bu kapsamda Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 06.04.2015 Tarih 2015/10551 Esas 2015/10693 Karar sayılı ilamının dikkate alınması ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından davalı aleyhine açılan dava haksız ve yersiz olduğundan davanın reddine karar verilmesi ile dava konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.

YARGILAMA VE GEREKÇE

Dava, Davacının Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı ve alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir.

Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının T.C. Ziraat Bankası A.Ş olduğu, borçluların ... Gıda Emlak San. Tic. Ltd. Şti. İle ... olduğu, takibin toplam 859.523,19 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, anlaşılmıştır.

Ticaret Sicil Müdürlüğüne, SGK'ya, Ziraat Bankası A.Ş'ye, Kocasinan İlçe Nüfus Müdürlüğüne, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.

Dava dışı ....Eml.San.Tic.Ltd Şti ile davacı banka arasında 17/01/2017 tarihli 150.000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olduğu, sözleşme limitinin 18/01/2017 tarihinde 250.000 TL’ye arttırıldığı ve davalının da iş bu sözleşmelere 17/01/2017 tarihinde 165.000 TL için, 18/01/2017 tarihinde ise 275.000 TL için müteselsil kefil olduğu ve dava konusu alacak talebinin bu sözleşme ve kefaletlerden kaynaklı olduğu görülmüştür.

Davacı banka, kullanılan kredilerin ödenmemesi üzerine Kayseri 9. Noterliği’nin 13/07/2021 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesapları kat ederek toplam 803.024,68 TL nakit ve gayri nakdi kredilerden kaynaklanan alacaklarının 1 gün içinde ödenmesini, aksi halde yasal yollara başvurularak tahsil yoluna gidileceğini ihtar etmiş, hesap kat ihtarnamesinin davalının eşine 02/08/2021 tarihinde tebliğ edilmiş ve ödeme için 1 günlük süre verildiğinden davalı yönünden temerrüt tarihinin 04/08/2021 tarihi olduğu anlaşılmıştır.

Kredi sözleşmesine dayanılarak yapılan takiplerde alacak hesabı yapılırken; Kredi sözleşmesindeki hüküm nedeniyle davacı bankanın kayıt ve belgelerinin esas alınması hesabın kat edildiği tarih itibariyle davacı banka alacağının belirlenmesi bu miktara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin gider vergisi hesaplanıp kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacağın bulunması, bu alacağa takip tarihine kadar temerrüt faizi ve BSMV işletilerek takip tarihindeki toplam alacak miktarının bulunması, takip tarihinden sonra yapılan ödemeler var ise bunların öncelikle masraf ve faizlere mahsubunun yapılması ve dava tarihindeki alacak miktarının belirlenmesi gerekir. Bu genel açıklamalar doğrultusunda somut uyuşmazlık irdelenmiştir.

Bilirkişiden alınan 21/12/2023 havale tarihli raporda özetle; " İnceleme konusu T.C. Ziraat Bankası A.Ş Erciyes Şubesi tarafından ... Gıda Emlak San. Tic. Ltd. Şti. Adına düzenlenmiş 17/01/2017 tarih ve 165.000 TL bedelli meblağlı 28 sayfadan ibaret Genel Kredi Sözleşmesinin 20. Sayfasındaki 17/01/2017tarihi ve 165.000,00 TL kredi miktarlı sayfanın Kefil Eşinin onayı bölümde imza bölümünde atılı bulunan imzanın, ...'ın elinden çıktığı kanaatine varılmıştır. İnceleme konusu T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Erciyes Şubesi tarafından ... Gıda Emlak San. Tic. Ltd. Şti. Adına düzenlenmiş 17/01/2017 tarih ve 165.000 TL meblağlı 28 sayfadan ibaret Genel Kredi Sözleşmesinin 25. Sayfasındaki bölümünde atılı bulunan imzanın söz konusu imzanın bulunduğu bölümün alt kısmında başka imza olup, bu bölüme üzerinde imza olan bir kağıt parçası yaptırıldığı müşahede ve tespit edilmiştir, atılı bulan imzanın yukarıda sayılan mevcut durumu nedeniyle söz konusu imzanın ... 'ın elinden çıkıp çıkmadığı hususunda müspet veya menfi bir kanaat beyanında bulunulabilmesi mümkün olmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Bilirkişi heyetinden alınan 29/07/2024 havale tarihli raporda özetle; " Davacı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. İle dava dışı ... Gıda Emlak Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 17.01.2017 tarihinde 150.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme limitinin 18.01.2017 tarihinde 100.000,00 TL artırılarak, toplam sözleşme limitinin 250.000,00 TL olduğu, Sözleşmeye davalı ...' ın 17.01.2017 tarihinde 165.000,00 TL limitle müteselsil kefil olduğu, 18.01.2017 tarihinde kefalet tutarının 275.000,00 TL' ye artırıldığı, Taraflar arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında dava dışı asıl borçluya krediler tahsis ederek kullandırıldığı, davacı Bankanın 07.07.2021 tarihinde kredi hesaplarını kat ederek Kayseri 9. Noterliği 13.07.2021 tarih ve... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile nakit kredilerden kaynaklı toplam 717.584,68 TL tutarın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 gün içinde ödenmesini, yine aynı şekilde 85.440,00 TL çak sorumluluk bedelinin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 gün içinde depo edilmesini veya çek yapraklarının iadesini talep ettiği, Takibe konu kredilere ait toplam borç tutarlarının 07.07.2021 tarihinde kredi hesaplarının kat edilmesi ve ihtarnamenin düzenlenmesi ile muaccel hale geldiği, İhtarnamenin davalı kefil ... ve dava dışı asıl borçlu ... Gıda Emlak San. Ve Tic. Ltd. Şti.' ne 02.08.2021 tarihinde teslim edildiği, teslim edilmiş kabul edildiği, ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin 03.08.2021 tarihinde dolduğu, davalı ... ve dava dışı asıl borçlu yönünden temerrüt başlangıç tarihinin 04.08.2021 olduğu,Davacı Banka, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi ... E sayılı dosyasında, davalı ... ve dava dışı asıl borçlu ... Gıda Emlak San. Ve Tic. Ltd. Şti., ve dava dışı kefil ... aleyhine ilamsız icra takibi başlatarak takip talebinde 19.11.2021 tarihi itibariyle; 465.842,03 TL Ticari Kredi, İşlemiş faiz, BSMV, Masraf (İstenen %21,45 Yıllık) 393.681,15 TL Kredi Kartı, İşlemiş Faiz, Bsmv, Masraf (İstenen %27,36 Yıllık) 859.523,18 TL Toplam alacak talep ettiği, Rapor kapsamında yapılan hesaplamada, Davacı Ziraat Bankası A.Ş.' in dava dışı asıl borçlu ... Gıda Emlak Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine tahsis edip kullandırdığı ticari krediler ve ticari kredi kartından kaynaklı 19.11.2023 takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarının taleple bağlılık kuralı kapsamında hesaplanmasında; 465.842,03 TL Ticari Kredi, İşlemiş faiz, BSMV, Masraf (İstenen %21,45 Yıllık) 393.681,15 TL Kredi Kartı, İşlemiş Faiz, Bsmv, Masraf (İstenen %27,36 Yıllık) 859.523,18 TL Toplam olduğuna, Mahkemenizce; Mahkeme dosyasına ... tarafından sunulan 21.12.2023 tarihli Bilirkişi Raporu'nda belirtilen "T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Erciyes Şubesi tarafindan ... Gıda Emlak Sanayi ve Ticaret Ltd. Şd. adına düzenlenmiş 17/01/2017 tarih ve 165.000 TL. (Yüzaltmışbeşbln) meblağlı 28 sayfadan ibaret Genel Kredi Sözleşmesinin, 25. sayfasındaki 18.01.2017 tarih ve "275.000 TL" kredi miktariı sayfanın "Kefil Eşinin Onayı:" bölümünde "İmza:" bölümünde atılı bulunan imzanın, (söz konusu imzanın bulunduğu bölümün alt kısmında başka bir imza olup, bu bölüme üzerinde imza olan bir kağıt parçası yapıştırıldığı müşahede ve tespit edilmiştir) atılı bulunan imzanın yukarıda sayılan mevcut durumu nedeniyle söz konusu İmzanın ...'ın elinden çıkıp çıkmadığı hususunda müspet veya menfî bir kanaat beyanında bulunulabilmesi mümkün olamamıştır." şeklindeki tespitinde imzanın ... eli ürünü olmadığı değerlendirildiğinde; Davacı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. İle dava dışı ... Gıda Emlak Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 17.01.2017 tarihinde imzalanan ve 18.01.2017 tarihinde limit artışı yapılan Genel Kredi Sözleşmesinde 165.000,00 TL limitle kefaletinin bulunduğu, Mahkeme dosyasına ... tarafından sunulan 21.12.2023 tarihli Bilirkişi Raporu'nda belirtilen "T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Erciyes Şubesi tarafindan ... Gıda Emlak Sanayi ve Ticaret Ltd. Şd. adına düzenlenmiş 17/01/2017 tarih ve 165.000 TL. (Yüzaltmışbeşbln) meblağlı 28 sayfadan ibaret Genel Kredi Sözleşmesinin, 25. sayfasındaki 18.01.2017 tarih ve "275.000 TL" kredi miktariı sayfanın "Kefil Eşinin Onayı:" bölümünde "İmza:" bölümünde atılı bulunan imzanın, (söz konusu imzanın bulunduğu bölümün alt kısmında başka bir imza olup, bu bölüme üzerinde imza olan bir kağıt parçası yapıştırıldığı müşahede ve tespit edilmiştir) atılı bulunan imzanın yukarıda sayılan mevcut durumu nedeniyle söz konusu İmzanın ...'ın elinden çıkıp çıkmadığı hususunda müspet veya menfî bir kanaat beyanında bulunulabilmesi mümkün olamamıştır." şeklindeki tespitinde imzanın ... eli ürünü olduğu değerlendirildiğinde; Davacı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. İle dava dışı ... Gıda Emlak Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 17.01.2017 tarihinde imzalanan ve 18.01.2017 tarihinde limit artışı yapılan Genel Kredi Sözleşmesinde 275.000,00 TL limitle kefaletinin bulunduğu, değerlendirilmektedir. Mahkemenizin 13.03.2024 tarihli "Duruşma Tutanağı" 2 nolu ara kararı "Davacının ispat edilen imza da dikkate alınarak davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda davalı tarafın iddialarının da değerlendirilmesi için rapor alınmasına" karar verilmiş olduğundan; Davacı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. İle dava dışı ... Gıda Emlak Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 17.01.2017 tarihinde imzalanan ve 18.01.2017 tarihinde limit artışı yapılan Genel Kredi Sözleşmesinde 275.000,00 TL limitle kefaletinin bulunduğu ve bu miktar üzerinden sorumlu olacağı " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.

İİK 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmetmek için reddedilen kısım bakımından davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğunun ispatı gerekir. Davanın kabulü halinde, ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar yerleşik Yargıtay kararları uyarınca likit kabul edildiğinden İİK'nun 67. Maddesindeki %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davacı bankaya borçlarının bulunmadığı ve sözleşmelerde kefil olmasına rağmen eşi adına atılan imzaların eşine ait olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, davalının gelen yazı cevabı ile kredi asıl borçlusu ....Eml.San.Tic.Ltd Şti’nin ortağı/yetkilisi olmadığı anlaşılarak bu durumda kefaleti halinde eş rızasının gerekli olması nedeni ile davalı tarafın eş rızasına yönelik imza itirazı yönünden belge asılları toplanarak imza incelemesi yaptırılmış ve 21/12/2023 Tarihli raporda, 165.000 TL kefalet bedeline yönelik imzanın davalının eşi ...’a ait olduğu ancak 275.000 TL’ye yönelik imzanın yapıştırılarak belgeye eklenmiş olduğunun belirtildiği görülmekle ve bu ekleme çıplak gözle dahi anlaşılmakla, bu şekilde davalının eşinin kefalet belgesinde eş rızası kısmına atmış olduğu bir imzanın bulunmadığı, ekleme evrakı davalının kabul etmediği ve davacının da bu şekilde davalının bilgisi dahilinde imzanın belgeye eklendiğini ispat edemediği görülerek imza teyidi yapılan 165.000 TL’lik miktar yönünden davalının kefaletinin bulunduğu Mahkememizce kabul edilmiş ve bilirkişi heyetinden alınan 29/07/2024 tarihli rapor ile de davalının kefil olduğu sözleşme yönünden kefalet bedelinin üzerinde borcun bulunduğu ve davalının 165.000 TL için borcunun varolduğunun belirtilmesi karşısında davalının takip nedeni ile kefaletinin geçerli olduğu 165.000 TL için sorumlu olduğu değerlendirilmiş ve böylece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile takibin davalı kefil yönünden 165.000 TL kefalet miktarı ile sınırlı alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen alacak miktarı olan 165.000,00 TL’nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının İİK mad 67 gereğince davalı borçludan tahsili ile davacı alacaklıya verilmesine, Davalı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;

  1. DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile takibin davalı kefil yönünden 165.000 TL kefalet miktarı ile sınırlı alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

  2. İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen alacak miktarı olan 165.000,00 TL’nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının İİK mad 67 gereğince davalı borçludan tahsili ile davacı alacaklıya verilmesine,

  3. Davalı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine,

  4. Alınması gereken 11.271,15 TL karar ve ilam harcından 398,70 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 10.872,45 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

  5. Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ile 398,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 479,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 163,00 TL tebligat, 18,75 TL müzekkere ve posta gideri, 6.400,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 6.581,75 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 3.949,05‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  7. Davalı taraf yargılama boyunca herhangi bir masraf yapmadığında bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  8. Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,

  9. Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 26.400,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre hesaplanan 936,00 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,

12-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1560,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre 624‬,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,

Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.18/09/2024

Katip

¸e-imzalıdır

Hakim

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevap(Kefaletasliyegelirticaretİtirazınİptalimahkemesihazine'yekaydınakayseriSözleşmesindenhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim