Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/640 E. 2024/735 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/640
2024/735
26 Ağustos 2024
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: Esas -
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/08/2024
KARAR TARİHİ : 26/08/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekilinin dava dilekçesinden özetle; İş bu davaya konu çeklerde müvekkile şirkete ait Türkiye Halk Bankası A.Ş. Galericiler Sitesi/Kayseri Şubesinden alınan çek İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü ... dosya numaralı takibinde ihtiyati haciz alınmak suretiyle icra takibine konu edildiğini, bu durum üzerine müvekkili şirketçe yapılan araştırma ve incelemelerde, imzaları müvekkili şirket yetkilisine ait olmayan çeklerin icra takibine konu edilmesinden dolayı İstanbul Anadolu .... İcra Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dava dosyası ile dava açıldığını, bu durumların ortaya çıkması üzerine müvekkili şirketçe yapılan incelemelerde davalı tarafça bankaya konulan;Türkiye Halk Bankası A.Ş. Galericiler Sitesi/Kayseri Şubesinden alınan, ... çek seri nolu , 14.08.2024 keşide tarihli ve 532.000 TL bedelli çek, Türkiye Halk Bankası A.Ş. Galericiler Sitesi/Kayseri Şubesinden alınan, ... çek seri nolu , 07.10.2024 keşide tarihli ve 525.000 TL bedelli çeklerinde olduğunu ve bu çeklerde ki imzaların da müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı durumunun öğrenildiğini, bu iki çek yönünden de imzanın müvekkili şirkete yetkililerine ait olmadığını ve çeklerin şirket yetkililerinin bilgisi dışında imzalanıp başkalarına verilmesine ilişkin, taraflarınca Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına... Soruşturma numaralı dosyası ile şikayet başvurusu yapıldığını ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açıldığını, açıklanan nedenlerle teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini,
ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, öncelikle müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması için, dava konusu çekler ve vekaletname üzerindeki imzalar da değerlendirilerek kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinde ihtiyati tedbir yoluyla dava konusu çekler hakkında, bu çeklerin karşılıksızdır şeklinde yazılmasını önlemek adına tedbir konulmasını, dava konusu konu çekler icra takibine konu edilmesi halinde tedbiren icra veznesine yatacak paraların ödemesinin tedbiren durdurulmasını, davacı müvekkili şirketin; Türkiye Halk Bankası A.Ş. Galericiler Sitesi/Kayseri Şubesinden alınan, ... çek seri nolu , 14.08.2024 keşide tarihli ve 532.000 TL bedelli çek ile Türkiye Halk Bankası A.Ş. Galericiler Sitesi/Kayseri Şubesinden alınan, ... çek seri nolu , 07.10.2024 keşide tarihli ve 525.000 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 21/08/2024 tarihli dilekçesi ile arabuluculuk tutanağını sunduğu, ancak dava açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosyada arabuluculuk tutanağı bulunmadığından dava dilekçesi davalıya tebliğe çıkarılmamıştır.
Dava, davacının 2004 sayılı İİK m.89 hükmü çerçevesinde açmış olduğu, dava dışı borçlu hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, takip alacaklısı davalıya takibe konu kambiyo senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir.
6100 sayılı HMK’nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nın 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur.
6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi):"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir.
Öte yandan 05/04/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesi ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiş, değişikliğin 01/09/2023 tarihinde yürürlüğüne gireceği düzenlenmesi getirilmiştir (m.43/a).
Tüm bu açıklamalardan sonra somut olayda; davanın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, UYAP kayıtlarına göre davanın 18/01/2024 tarihinde açıldığı, bu tarih itibariyle davanın dava şartı arabuluculuk kapsamındaki davalardan olduğu, işbu dava açılırken herhangi bir arabuluculuk tutanağı sunulmadığı, davacı vekili tarafından sunulan 21/08/2024 tarihli dilekçe ile arabulucuk tutanağının sunulduğu, ancak dava açıldıktan sonra arabulucuğa başvurulduğu anlaşılmakla; arabulucuya başvurulmaksızın açılan işbu davanın, 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. Maddesi ( 7445 sayılı "İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 31. Maddesi ile değiştirilen) uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
-
Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcının davanın başında yatırılan 18.050,92. TL peşin harçtan mahsubu ile artan 17.623,32. TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, lehe vekâlet ücreti taktirine yer olmadığına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine A.A.Ü.T. M.7/2 hükmü uyarınca 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine.
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açık olmak üzere karar verildi. 26/08/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:55