SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1094 E. 2024/719 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1094

Karar No

2024/719

Karar Tarihi

16 Temmuz 2024

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:

T.C.

KAYSERİ

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLLERİ :

DAVA : Sözleşmenin Uyarlanması

DAVA TARİHİ : 29/11/2022

KARAR TARİHİ : 16/07/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 18/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin Uyarlanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile Kayseri Su Kanal İdaresi Genel Müdürlüğü arasında 17/09/2021 tarihinde 2021/283220 ihale kayıt numarası ile Kanal Taşıt ve İş Makinası Kiralama Hizmet Alımına ilişkin iki adet sözleşme imzalandığını, sözleşmelerden birinin 4.563.801,94-TL bedel üzerinden, diğerinin ise 16.931.829,44-TL bedel üzerinden akdedildiğini, sözleşmenin yapıldığı tarihten bu yana ekonomik koşulların olağanüstü bir şekilde değiştiğini, işbu sözleşmelerde uyarlanmasını istedikleri kısımların ise işçilik birim fiyatları hariç olmak üzere birim fiyatlarına göre ilk sözleşmede 6.978.549,44-TL, ikinci sözleşmede ise 3.214.080,00-TL'lik kısımlar olduğunu, davacı kurum tarafından 4735 sayılı kanunun geçici madde 5'e göre fiyat farkı uygulanmış olmasına rağmen değişen ekonomik koşullar sebebiyle müvekkilinin durumunun katlanılamayacak derecede ağırlaştığını, işbu sebeple 15/06/2022 tarihinde davalı idareye sözleşmenin günümüz şartlarına uyarlanması talebiyle başvuruda bulunulduğunu, ancak davalı tarafça taleplerinin "söz konusu sözleşmelerin 13/05/2022 tarih ve 31834 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5546 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 13. Maddesi 2. Bendi hükümlerine uymadığı" gerekçesi ile reddedildiğini, davalının, diğer taşeron şirketler ile yaptığı hizmet alım sözleşmelerini yapılan işin %15'in altında olması sebebiyle fesih edildiğini, günümüz şartlarına uygun olarak tekrar ihale edildiğini, müvekkili şirketin tarafından yapılan işin %16 olması gerekçesiyle müvekkilinin sözleşmesinin uyarlanmadığını, davalı kurumca taleplerinin reddedilmesi sebebiyle müvekkili şirket ile davalı arasında yapılmış olan hizmet alım sözleşmelerinin günümüz koşullarına uyarlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket yetkilisi tarafından 17/03/2022 tarihli dilekçesi ile müvekkili idareye başvurduğunu ve uhdesi altında bulunan işle ilgili 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun Geçici 5. Maddesinin uygulanmasına ilişkin esaslar çerçevesinde ek fiyat farkı hesaplamalarının yapılarak kendilerine ödenmesini talep ettiğini, müvekkili idare tarafından da davacı şirkete ek ödemeler yaptığını, davacının talebinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, davacının geçmişe dönük olarak yapmış olduğu harcamalara ilişkin taleplerinin huzurdaki dava ile çözülmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle taleplerinin reddi gerektiğini, ayrıca Yargıtay'ın sözleşmenin uyarlanmasını talep eden tarafın tacir olması durumunda "basiretli tacir gibi davranma" yükümlülüğünün ekonomik risklere ilişkin öngörülü olma halini de kapsadığı ve bu nedenle bu kişinin uyarlama talebinin reddedilmesi gerektiğine ilişkin kararlarının da mevcut olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER:

Davalı kuruma müzekkere yazılarak davacının %15 hakedişi tamamladığı gerekçesiyle iptal edilen ve aynı iş için yapılan diğer taşeron şirketlerle yapılan ihalelere ait sözleşmeler ile davaya konu 16.931.829,44-TL bedelli sözleşmeye istinaden davacı şirketin hakedişleri dosyamız arasına celbedilmiştir.

Mahkememizce Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak sayıştay denetçisi ve mali müşavir bilirkişisinden 17/09/2021 tarihli 16.931.829,44-TL bedelli hizmet alımına ait sözleşme, şartname ve ekleri incelenerek yakıt, sigorta, vergi gibi hususlarda fiyat farkı verilmemesinin TBK'nın 138. Maddesi uyarınca aşırı ifa zorluğuna yol açıp açmadığının değerlendirilmesi, sözleşme ve şartnameye göre uyarlanma mümkün ise uyarlama bedelinin tespitinin istenilmesine karar verilmiş olup 16/04/2024 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir.

Bilirkişiler ... ve ... 'ın 16/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı kurum tarafından sözleşme hükümleri çerçevesinde kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri doğrultusunda fiyat farkı ödemelerinin yapılmış olduğu, davacının istemleri doğrultusunda TÜİK Yİ-ÜFE fiyat endeksleri doğrultusunda fiyat artışlarının davalı kurum tarafından yapılmış olduğu, TÜİK Yİ-ÜFE fiyat endeksleri ürün sepeti içerisinde yer alan tüm ürünlerin fiyat artışlarının ortalamasını kapsadığı, bu ürünlerdeki fiyat artışlarının kiminin yüksek kiminin ise düşük kaldığından dolayı artışların ortalamasının katsayı olarak ortalama enflasyon oranını belirlediği, davacı kurumun ağırlıklı hizmet ifasında kullanmış olduğu, akaryakıt, araç yedek parça, araç sigorta giderleri gibi ürün yelpazelerindeki fiyat artışlarının TÜİK Yİ-ÜFE fiyat endeksindeki artışların çok üzerinde olduğu, TÜİK Endeksine göre verilen fiyat artışlarının, Davacının hizmet ifasında kullanmış olduğu giderlerindeki fiyat artışlarının çok üzerinde olmasının TBK'nın 138. Maddesi uyarınca aşırı ifa zorluğuna yol açıp açmadığının değerlendirilmesi hukuki bir değerlendirme olacağından dolayı, bilirkişi heyeti olarak bunun değerlendirmesinin sayın mahkemenin takdirlerinde olacağı belirlenmiştir.

Mahkememizce 02/07/2024 tarihli duruşmada, davacı tarafça aynı sözleşme kapsamında uyarlanmasını talep ettiği kısım yönünden maddi hata yapıldığı belirtildiğinden 9.953,280,00 TL'lik kısım yönünden alınması gereken 169.977,14-TL harçtan daha önce yatırılan 119.176,18-TL'nin mahsubu ile bakiye 50.800,96-TL eksik harcın yatırılması için davacı vekiline gelecek celseye kadar süre kesin süre verilmiş olup ve kesin süre içerisinde harç eksikliğinin giderilmemesi halinde Harçlar Kanunu''nun 30.maddesi gözetilerek dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği ihtar edilmiş olup, kesin süre içerisinde eksik harcın ikmal edildiği anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava aşırı ifa zorluğu nedeniyle sözleşmenini uyarlanması talebine ilişkindir.

Somut olayda , davacı taraf, taraflar arasında ihale ile kanal taşı ve iş makinası kiralama hizmet alımı sözleşmesi yapıldığı, sözleşme yapıldığı tarihten sonra ekonomik koşulların olağanüstü bir şekilde değiştiği, işçilik birim fiyatları hariç iki sözleşmede ayrı ayrı uyarlanmasını talep ettikleri, davalı kuruma müracaatlarında kurumun bunu reddettiği, davalı kurumun %15'in altında işi tamamlayan diğer firmaların ihalelerini 4735 sayılı yasaya göre fesih ettiğini, daha sonra bu işler için ihaleye çıkıldığında o günün şartlarına uygun fiyatlarla ihale edildiği, kendilerinin işin % 16'lık kısmını tamamladığı için fesih etmediklerini, TBK 138. Maddesine göre aşırı ifa zorluğu içerisinde olduklarından sözleşmelerinin günün koşullarına göre uyarlanmasını talep etmektedir. Bu şekilde davacı, taraflar arasında Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılan iki adet sözleşme ile iş makinası ve personel sağlamış olup sözlemelerde personel için fiyat farkı öngörülmüş ise de yakıt, sigorta, vergi gibi hususlarda fiyat farkı verilmediğini TBK'nın 138.maddesi gereğince aşırı ifa güçüğü nedeniyle her iki sözleşmenin uyarlanmasını istemiş olup mahkememizce tensip tutanağı ile 10.192.629,44- TL dava değeri üzerinden harç yatırılması için davacı vekiline kesin süre verilmiş ise de davacı vekili ilk sözleşme yönünden 6.978.549,44-TL'lik uyarlama yönünden harç yatırıldığını, diğer sözleşme nedeniyle harç yatırılmadığını belirttiğinden 4.563.801,94-TL bedelli sözleşme yönünden dava işlemden kaldırılmış ve hükümde de 4.563.801,94- TL bedelli sözleşme yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili 27/05/2024 tarihli dilekçesi ile Kanal Taşıt ve İş Makinası Kiralama Hizmet Alımına ait 17/09/2021 tarihli 16.931.829,44-TL bedelli sözleşmenin uyarlanması istenen kısmının 9.953,280,00-TL'lik kısmı olduğunu beyan ettiğinden eksik harç ikmal edilmiştir.

Sözleşme hukukunda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri benimsenmiştir. Bu ilkeler çerçevesinde, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Başka bir anlatımla, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, kural olarak borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir sonucudur. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabilir. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme adaleti ilkeleri arasında bir çelişki hasıl olur ve artık bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet (M.K.Md. 4, 2) kaidelerine aykırı bir durum yaratır hale gelir. Hukukta bu zıtlık (Clausula Rebüs Sic Stantibus-Beklenmiyen hal şartı-sözleşmenin değişen şartlara uydurulması) ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır.

Sözleşmedeki edimler arasındaki dengenin çeşitli nedenlerle alt üst olması, borcun ifasını güçlendirmesi durumunda "işlem temelinin çökmesi" gündeme gelir. İşte bu halde yargıç, somut olayın verilerine göre alacaklı yararına borçlunun edimini yükseltmeye veya borçlu yararına onun tamamen veya kısmen edim yükümlülüğünden kurtulmasına karar verilebilir ve müdahale ederek sözleşmeyi değişen koşullara uyarlar. Ancak, uyarlamanın yapılabilmesi için öncelikle talep tarihinde sözleşmenin ayakta olması ve uyarlama talep edenin edimlerinin ifasında temerrüde düşmemesi gerekmektedir.

Yargıtay 2. Hukuk dairesinin 2016/22844 Esas 2017/14728 Karar numaralı kararında "Her sözleşme, ifa edilmek amacıyla akdedilmektedir. Ahde vefa ilkesi uyarınca sözleşme kurulduktan sonra meydana gelen hal ve şartlar, tarafların sözleşme ile üstlendikleri ifaları etkilememelidir. Ancak bu ilkenin istisnasız uygulanması mümkün olmamaktadır. Ahde vefa ilkesinin istisnalarından birini işlem temelinin çökmesi oluşturmaktadır (TBK m. 138). Sözleşme kurulduktan sonra gerçekleşen değişiklikler sözleşmenin bir tarafı için katlanılmaz durumda ise mağdur taraf sözleşmenin uyarlanmasını, feshi ya da sözleşmeden dönmeyi talep edebilecektir. İmkânsızlık kavramından farklı olan aşırı ifa güçlüğüne dayanan uyarlama kurallarıdır. İşlem temelinin çökmesi kavramı altında değerlendirilen aşırı ifa güçlüğü, sözleşmenin yapılmasına temel oluşturan olguların, sözleşmenin kurulması sırasında tarafların öngöremeyecekleri, hesaba katmalarının beklenemeyeceği olağanüstü durumların ortaya çıkmasıyla esaslı şekilde değişmesini, sözleşmede edimler arasında kurulan dengenin alt üst olmasını, borçlu için sözleşme koşullarında borcun ifasının dürüstlük kuralına aykırı düşecek ölçüde ağırlaşmasını ifade etmektedir" denilmektedir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 138.maddesinde " Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır. " hükmü yer almaktadır. Yukarıda anılan madde hükmüne göre talep doğrultusunda bir karar verilebilmesi için bir takım şartların bulunması gerekmektedir. Sözleşme kurulduktan sonra tarafların edimleri arasındaki denge, borçludan sonuçları yüklenmesi istenilmeyecek kadar büyük ölçüde bozulmuş olmalı, edimlerin dengesindeki değişiklik sözleşme yapılırken öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumdan ileri gelmeli, aşırı ifa güçlüğü yaratan olgunun borçludan kaynaklanmaması, edimlerin henüz ifa edilmemiş olması gerekmektedir.

4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 4.maddesinde; bu kanuna göre düzenlenecek sözleşmelerde ihale dökümanında yer alan şartlara aykırı hükümlere yer verilemeyeceği, bu kanunda belirtilen haller dışında sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılamayacağı ve ek sözleşme düzenlenemeyeceği, 10.maddesinde de ; mücbir sebep olarak kabul edilebilecek haller belirtilmiş olup, anılan sözleşmenin "Sözleşmede Değişiklik Yapılması" başlıklı 15.maddesinde ise, sözleşmede hangi hallerde değişiklik yapılabileceği hususu düzenlenmiştir.

Somut olayda davacı taraf akaryakıt, araç parça, sigorta ve vergideki aşırı fiyat artışları nedeniyle sözleşmenin ifasının aşırı zorlaştığını ileri sürerek sözleşmenin uyarlanmasını talep etmektedir. Taraflar arasında imzalanan 17/09/2021 tarihli sözleşmenin14.1 maddesinde “Yüklenici gerek sözleşme süresi gerekse uzatılan süre içinde, sözleşmenin tamamen ifasına kadar, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerde artışa gidilmesi veya yeni mali yükümlülüklerin ihdası gibi nedenlerle fiyat farkı verilmesi talebinde bulunamaz.", 14.3 maddesinde "Sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur. 19.01.2022 tarihli ve 7351 sayılı Kanun'la; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na “Ek Fiyat Farkı ve/veya Sözleşmelerin Devri” başlıklı geçici 5. Madde ve sonrasında, 08.04.2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanun'la; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na “Ek Fiyat Farkı veya Sözleşmelerin Feshi” başlıklı geçici 6. Madde eklenmiştir. Geçici 5. madde düzenlemeleri ile 01.12.2021 tarihinden önce ihalesi yapılan ve 22.01.2022 tarihi itibarıyla devam eden veya 22.01.2022 tarihinden önce fesih veya tasfiye edilmeksizin, kabulü/geçici kabulü yapılan mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin Türk Lirası üzerinden yapılan sözleşmelerde, 01.07.2021 ile 31.12.2021 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) gerçekleştirilen kısımlar için ihale dokümanında fiyat farkı hesaplanmasına ilişkin hüküm bulunup bulunmadığına bakılmaksızın ek fiyat farkı verilmesine imkân tanınmıştır.

Emekli sayıştay denetçisi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyet tarafından yapılan inceleme neticesinde; davalı kurum tarafından sözleşme hükümleri çerçevesinde kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri doğrultusunda fiyat farkı ödemelerinin yapılmış olduğu, davacının istemleri doğrultusunda TÜİK Yİ-ÜFE fiyat endeksleri doğrultusunda fiyat artışlarının davalı kurum tarafından yapılmış olduğu, davacı kurumun ağırlıklı hizmet ifasında kullanmış olduğu, akaryakıt, araç parça, araç sigorta giderleri gibi ürün yelpazelerindeki fiyat artışlarının TÜİK Yİ- ÜFE fiyat endeksindeki artışların çok üzerinde olduğu tespit edilmiştir.

Davacı tarafça akaryakıt, araç parça, araç sigortası gbi fiyatlarındaki artışların aşırı ifa zorluğu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de dava konusu sözleşmeye konu iş davacı tarafça ihale sonucu alınmıştır. İhaleye katılan tüm firmalar aynı şartlarla katılmış ve tekliflerini buna göre vermişlerdir. Davacı şirketin ihale ve sözleşme şartlarını baştan beri bilerek kabul ettiği, sözleşmeye bağlılık ilkesinin esas olduğu, TTK 'nın 18/2 gereğince davacının basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, somut olayda; basireti davranmakla yükümlü tacir olan davacının Türk Lirasının yabancı para karşısında değer kaybetmesi, ekonomik kriz, rekabetin artması vs. gibi durumları öngörebileceği, sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştiren ve sözleşmenin yapıldığı sırada öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun bulunmadığı, sözleşmeyle bağlılık ilkesinin esas olduğu, davacı almış olduğu ihale kapsamında davalıya iş makinası kiralama hizmet alımı vereceğini bilmekte olup basiretli davranmak zorunda olan davacı bakımından ekonomik dalgalanmanın TBK'nın 138. maddesinde tanımlanan beklenmedik veya öngörülemeyen durum olarak kabul edilemeyeceği açıktır. Sözleşmeye bağlılık ilkesi çerçevesinde davacı şirket serbest iradesi ile sözleşme yapmış ve imzalamış olduğundan imzasına bağlı kalması gerekmektedir. ( Emsal nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/3651 E. 2023/7470 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/3663 E. 2023/ 959 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/3243 E. 2024/114 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/2660 E. 2022/8747 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/2498 E. 2024/125 K. Sayılı ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2019 tarihli ve 2017/13-515 E., 2019/1233 K. sayılı kararı ilamı aynı yöndedir.) Bu durumda TBK nın 138. madde öngörülen uyarlama koşulları oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;

  1. A. Kanal Taşıt ve İş Makinası Kiralama Hizmet Alımına ait 17/09/2021 tarihli 16.931.829,44. TL bedelli (Uyarlanması istenen 9.953,280,00. TL'lik kısım) sözleşme yönünden DAVANIN REDDİNE,

B- Kanal Taşıt ve İş Makinası Kiralama Hizmet Alımına ait 17/09/2021 tarihli 4.563.801,94-TL bedelli sözleşme yönünden (Uyarlanması istenen 3.214.080-TL'lik kısım) davanın açılmamış sayılmasına,

  1. Alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcının dava açılırken davacıdan alınan 170,78. TL peşin harç ile 169.977,14‬. TL tamamlama harcından mahsubu ile artan 169.720,32‬. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,

  2. Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  3. Davalı tarafça yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,

  4. Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 403.532,80. TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  5. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

  6. HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,

Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/07/2024

Başkan

¸E-imzalıdır

Üye

¸E-imzalıdır

Üye

¸E-imzalıdır

Katip

¸E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapUyarlanmasıdelillerasliyeticaretmahkemesiyiüfekayseriSözleşmeninhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim