SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/896 E. 2024/695 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/896

Karar No

2024/695

Karar Tarihi

4 Temmuz 2024

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : Esas

KARAR NO :

HAKİM : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI : ... -

VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ... - ... ...

  2.  ... .  ... ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 21/04/2021

KARAR TARİHİ : 04/07/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 05/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası üzerinden davalılar aleyhine cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, davacının edimini ifa ettiğini, davalı borçluların davacının alacağına kavuşmasını engellemeye çalıştığını, her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesi durumunda davacı alacağının haklılığının ortaya çıkacağını, davalıların ticari faaliyetini adi ortaklık olarak sürdürdüğünü, ortaklık borçlarından ortakların şahsen sorumlu olduğunu, tarafların 2014-2021 dönemine ait Ba/Bs formlarının dosyaya getirtilmesi gerektiğini, davalıların itirazının yerinde olmadığını ve kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının alacağa dayanak yaptığı belgeleri dosyaya sunmadığını, taraflar arasında cari hesap ilişkisine yönelik davacı tarafından sunulmuş bir sözleşme olmadığını, davacının davasını ispatla yükümlü olduğunu, davacının iddiasının aksine davalılar tarafından dava konusu edilmiş faturalara ilişkin bedelin ödendiğini, söz konusu ödemeye ilişkin çekler ve banka bilgilerini dosyaya sunduklarını, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının takip talebinde 17.01.2019 şeklinde açıklamada bulunduğunu, bu tarihten sonraki faturaları davaya konu etmediğinin anlaşıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava, davacının başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemiyle açmış olduğu işbu davada haklı olup olmadığı, borcun davalılar tarafından ödenip ödenmediği, hususuna ilişkindir.

Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı icra takip dosyasının incelemesinde; alacaklısının ... İTHALAT İHRACAT SANAİY VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ olduğu, borçlusunun ... VE ... olduğu, 57.251,48 TL asıl alacak, 19.409,04 TL işlemiş faizin, toplam 76.660,52 TL üzerinden takip başlatıldığı, takibin 06/02/2021 tarihte borçlulara tebliğ edildiği, borçluların 08/02/2021 tarihinde borca itiraz ederek takibin durduğu anlaşılmıştır.

Talimat mahkemesince alınan 04/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı yanın, davalılar hakkında 02.02.2021 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesinin ... e. sayılı dosyası ile, 57.251,48 TL asıl alacak (17.01.2019), 19.409,04 TL işlemiş faiz (ticari) olmak üzere toplam 76.660,52 TL üzerinden ilamsız icra takibine geçtiği, takip talebi ve ödeme emrinde borcun nedeninin; “57.251,48 TL asıl alacak (Tarih:17.01.2019) “ olarak belirtildiği, ancak, davalı takip borçluları Vekilinin, takip dosyasına sunduğu 08.02.2021 tarihli dilekçe ile, alacaklı tarafa herhangi bir borçlarının bulunmadığından bahisle, ödeme emrinde bildirilen borca, borcun kaynağına, borcun sebebine, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiği ve takibi durdurduğu, huzurdaki davanın, bu takibe yapılan itirazın iptaline yönelik bulunduğu, davacı yanın, ... ve Ortakları şirketinden, 2015 yıl sonu itibariyle 157.952,40 TL, 2016 yıl sonu itibariyle 373.966,05 TL, 2017 yıl sonu itibariyle 176.627,12 TL, 2018 yıl sonu itibariyle 140.585,36 TL, 2019 yıl sonu itibariyle 140.585,36 TL, 2020 yıl sonu itibariyle 140.585,36 TL alacaklı olduğu, davacının 2018 yıl sonundaki alacak tutarının donuklaştığı ve bu alacağının 2020 yıl sonuna (ve takip tarihine) kadar kayıtlarda aynen yer aldığının görüldüğü, davacı yanın icra takibine 02.02.2021 tarihinde geçtiği, ancak takipte asıl alacak olarak belirttiği alacak tutarını 57.251,48 TL olarak, parantez içerisinde de, alacak tarihini 17.01.2019 olarak gösterdiği, yani davacı yanın, 17.01.2019 tarihi itibariyle alacağının 57.251,48 TL olduğunu belirttiği, oysa ki, davacı nezdinde tutulan ve yasal defter kayıtlarına intikal eden işlemlere göre, davacının 17.01.2019 tarihi itibariyle davalı şirketten olan alacağının 140.585,36 TL olarak görüldüğü, bu farklılığın nedeni ise anlaşılamamış olup, davacı tarafından izaha muhtaç bulunduğu, yukarıda ayrıntıları belirtilen tablolara göre yapılan değerlendirmede; davalının davaya cevap dilekçesinde belirttiği üzere, davacıya borcunu ödemek için verdiği çeklerin toplamının 198.550 TL olduğu (Bkz. Tablo 1), ancak bu çeklerden toplam 62.450 TL tutarında olanların (Bkz. Tablo 2) davacı şirket kayıtlarında yer almadığı, (Tabloda yer alan 31.08.2017 vade tarihli 23551141 numaralı Akbank çeki olduğu belirtilen ancak tutarı bildirimeyen çekle ilgili olarak bir değerlendirme yapılamamıştır), davacı kayıtlarında yer almayan 62.450 TL tutarlı çeklerden 12.950 TL'sinin tahsil edildiğinin davacı tarafından kabul edildiği, 4.000 TL'sının ise davacı tarafından tahsil edildiğinin ilgili banka tarafından Sayın mahkemeye gönderilen müzekkere cevabından anlaşıldığı, 31.07.2017 vadeli 20.000 TL tutarlı çekin ise (Bkz. Tablo 2) karşılıksız çıktığının ilgili bankaca sayın Mahkemeye bildirildiği, Tablo 2'de yer alan 31.08.2017 vade tarihli, bedeli bildirilmeyen Akbank çeki ile, 30.09.2018 vade tarihli 5.500 TL bedelli Albaraka çekinin akıbetinin ise belirsiz olduğu, öte yandan, davacı yanın, icra takibinde talep ettiği alacağının fatura alacağı olduğunu ileri sürdüğü, ancak bu alacağının hangi faturalardan kaynaklandığı yönünde bir açıklama getirmemesi nedeniyle bu kapsamda bir inceleme yapılmasının da sağlanamadığı, yukarıda ayrıntılarıyla yer verilen davacı y: tlarına göre; davacının takip tarihi itbariyle davalıdan 140.586,30 TL alacaklı gö jü, davalıdan aldığı çeklerden kayıtlarında görülmeyen ancak tahsil ettiği anlaşılan toplam 16.950 TL'sinin bu borçtan düşülmesinin gerektiği, bu durumda davacının davalıdan olan alacağının 140.586,30 TL - 16.950 TL- 123.636,30 TL olacağı; hal böyle olmakla birlikte davacının davalı hakkında icra takibine asıl alacak olarak 57.251,48 TL üzerinden geçtiği ve bu alacağının 17.01.2019 tarihi itibariyle oluştuğunu belirttiği, ayrıca davacının icra takibinde talep ettiği bu alacağının daha sonra fatura alacağı olarak belirtilmesine karşın, hangi faturalardan kaynaklandığı yönünde bir açıklama da getirilmediği, bu durumda, davalı şirket kayıtlarının da incelenmesinin gerektiği ve bu inceleme sonucunda, taraf kayıtlarının mukayesesi ile aradaki farkın gerekçesinin de ortaya konulabileceği rapor edilmiştir.

Mahkememizden alınan 19/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacı taraf davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinde davalıdan 57.251,48 TL asıl alacak ve 19.409,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 76.60,52 TL alacak talebinde bulunmuştur. Takip dayanağı olarak açıkça fatura veya açık hesap ilişkisi gösterilmemiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde alacağın cari hesap ilişkisinden kaynaklandığını belirtmiştir. 2. Davacı taraf bilirkişi incelemesine 2015 yılından sonraki ticari defterlerini sunmuştur. Davalı taraf ise 2017 ve 2018 yılları ticari defterlerini sunmuştur. Takip tarihi itibariyle davacının ticari defterlerinde davalıdan 140.585,36 TL alacağı gözükmektedir. Davalının ticari defterlerinde ise davacıya 13.129,45 TL borç gözükmektedir. Tarafların ticari defterleri 13.129,45 TL yönünden birbirini teyit etmektedir. davacı taraf dava dilekçesinde delil olarak 2014-2021 dönemlerine ait Ba/Bs formlarına dayandığını ve bu belgelerin vergi idaresinden dosyaya getirtilmesini talep etmiştir. dosyaya sunulan muavin defter kayıtları incelendiğinde taralar arasında 2014 yılından önceki dönemde ticari ilişki olduğu ve davacının önceki dönemden devreden bakiye 17.565,67 TL alacağı gözüktüğü anlaşılmaktadır. Ancak devreden bakiye tutarı ispatlanmış değildir. Hal böyle olunca taleple bağlılık kuralı gereği 2014 yılından takip tarihine kadar olan dönemdeki fatura ve ödemelerin tespiti gerekmektedir. Dosyaya getirtilen Ba/Bs formları incelendiğinde davacının davalıya yaptığı satışlar ve davalının davacıya düzenlediği faturalar dikkate alındığında ispatlanan net satış tutarının 497.307,60 TL olduğu tespit edilmektedir. davacı tarafça dosyaya sunulan muavin defter kayıtlarında 1.1.2014 tarihinden takip tarihine kadar geçen dönemde davalıdan çeklerle 397.980,00 TL tahsilat yaptığı tespit edilmekte olup bu tahsilatlara ilişkin ayrıntılı bilgiler raporumuz ekindeki tablolarda sunulmuştur. Ancak bu tahsilatların dışında davalı taraf davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 21.690,00 TL tutarında çekle ödeme ispatlamaktadır. Bu durumda davalının toplam ödemesi 397.980 TL * 21.690 TL — 419.679 TL olarak hesaplanmaktadır. davacının ispatlanan 497.307,60 TL net satışlarından davalının yaptığı 419.679 TL ödeme mahsup edildiğinde takip tarihindeki davacı alacağı 77.637,60 TL olarak hesaplanmaktadır. Ancak davacının takip tarihindeki talebi 57.251,48 TL'dir." şeklinde raporunu sunmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sonucu, 23/03/2023 tarih.... Esas, .. Karar sayılı gerekçeli karar ile; takip tarihi itibariyle davacının ticari defterlerinde borcun eksiksiz olarak gözüktüğü davalı defterlerinin ise bu durumu teyit etmediği, ancak FORM BA-BS uyarınca tarafların aralarındaki ticari ilişkiyi vergi dairesine beyan ettikleri bu beyana göre net satış tutarının 497.307,60-TL olduğu davalının ödemelerini çekle yaptığı ve bu ödemeler düşüldükten sonra davacının bakiye alacağının 77.637,60-TL olduğu ancak davacının takip talebindeki alacak tutarının 57.251,48-TL olduğu gözetildiğinde davacının dava ve takip konusu alacağını kanıtlamış olduğu gözetilerek itirazın iptali ile takibin devamına karartakip tarihi itibariyle davacının ticari defterlerinde borcun eksiksiz olarak gözüktüğü davalı defterlerinin ise bu durumu teyit etmediği, ancak FORM BA-BS uyarınca tarafların aralarındaki ticari ilişkiyi vergi dairesine beyan ettikleri bu beyana göre net satış tutarının 497.307,60-TL olduğu davalının ödemelerini çekle yaptığı ve bu ödemeler düşüldükten sonra davacının bakiye alacağının 77.637,60-TL olduğu, ancak davacının takip talebindeki alacak tutarının 57.251,48-TL olduğu gözetildiğinde davacının dava ve takip konusu alacağını kanıtlamış olduğu gözetilerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş, ayrıca yasal koşulları oluşan icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir.

Hükmün davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri BAM... HD'nin 19/09/2023 tarih, .... sayılı kararı ile;

"1-Her ne kadar yargılama aşamasında ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz ise de davalı yanın borcu sona erdiren/söndüren ödemeye ilişkin savunması ve bu kapsamda sunduğu belgelerinin yargılamanın her safhasında nazara alınması gerektiğinden davalının istinaf dilekçesine konu ettiği ödemeye ilişkin belgeler/çekler ile dosyaya rapor ibraz eden bilirkişilerce akıbetinin ne olduğunun belirlenemediğini söylediği çeklerle ilgili olarak işbu çeklerin ayrıntılı bilgileri sorularak mahkemece bu çeklerin ödenip ödenmediği, ödenmişse hangi tarihte ve kime ödendiği ilgili bankalardan araştırılıp tespit edildikten sonra tüm dosya kapsamı itibariyle kanıtlanan ödemeler dikkate alınarak davacının asıl alacak ve takibe ilişkin alacak talepleri yönünden ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği değerlendirilmeden eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.

  1. Davalı vekilinin borca itiraz dilekçesinden işlemiş faize de itiraz edildiği anlaşıldığından davalının takipten önce usulüne uygun şekilde (ihtar vs. yollarla) temerrüde düşürülüp düşürülmediği araştırılmadan işlemiş faiz talebi yönünden de yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

  2. Davalı yanın dava ve istinaf dilekçesinde yasal delilleri arasında açıkça "yemin" deliline de dayanmış olduğunun görülmüş olmasına göre mahkemece gerektiğinde davalı yana bu hakkı hatırlatılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir."

şeklindeki gerekçelerle kararın kaldırılmasına karar verilmekle dosya mahkememize yeniden gönderilerek yukarıda belirtilen esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.

BAM kaldırma kararı doğrultusunda davalılara ödeme savunmasına ilişkin delil ve belgelerini sunmak üzere süre verilmiş, ayrıca kararda belirtilen çeklerin ödeme vasıtası olarak kabulü bakımından çek bilgilerini bildirmek üzere davalı tarafa süre verilmiş, verilen 23/01/2024 tarihli beyan dilekçesi doğrultusunda muhatap banka şubelerine yazılar yazılarak çeklerin ödenip ödenmediği, kim tarafından ödendiği sorulmuş, alınan cevaplar doğrultusunda dosya önceki bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor aldırılmıştır.

Bilirkişi tarafından sunulan 21/02/2024 tarihli raporda özetle; bankalardan gelen yazı cevaplarındaki açıklamalar ve eklerinin tarafınca incelendiğini, bankalardan gelen yazı cevapları ve eklerindeki bilgilerden davacıya herhangi

bir ödeme olgusunun ispatlanamadığını, hal böyle olunca kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir.

Davalı tarafa yemin delili hatırlatılmış ise de, davalılar vekilinin sunmuş olduğu 28/05/2024 tarihli dilekçe ile karşı tarafa yemin teklif olunmayacağı beyan edilmiştir.

Davacı taraf, yargılama devam ederken dava ve takip konusu borcun, taraflar arasında düzenlenen bir protokolle davalılar tarafından ödenmesinin taahhüt edildiği, borcun ödendiği, davanın konusuz kaldığını bildirmiş; icra dairesine yazılan yazıya verilen cevaba göre, takip konusu borcun haricen davacı alacaklıya ödendiğinin bildirilmesi nedeniyle icra takibinin infazen kapatıldığı bildirilmiştir. Davacı tarafça sunulan protokol suretine göre borcun davalılardan ... tarafından ikrar edildiği, icra takibine itirazdan feragat edildiği, dava ve takip konusu borcun protokolde nitelikleri belirtilen senetlerle alacaklıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Sonuç olarak; dava ve takip konusu borcun, davadan sonra ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığının anlaşıldığı, mahkememizce konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HMK m.331/1 hükmü uyarınca, icra takibine konu borcun icra takibinin durdurulduğu bir aşamada borçlulardan biri tarafından ödenmesi ve icra takibine itirazdan feragat edilmesi suretiyle konusuz kalan davada yargılama giderlerinden sorumluluk belirlenirken davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumunun gözetilmesi gerekecektir. BAM kaldırma kararı öncesi ve sonrası toplanan delil ve belgeler ile alınan bilirkişi raporlarından; davalıların çekle yaptığı ödemeler düşüldükten sonra davacının bakiye alacağının 77.637,60-TL olduğu, ancak davacının takip talebindeki alacak tutarının 57.251,48-TL olduğu gözetildiğinde davacının dava ve takip konusu alacağını kanıtlamış olduğu, BAM kaldırma kararında belirtilen gerekçeleri karşılayacak şekilde davalıların ödeme savunması üzerinde durulduğu ve fakat davalıların senet, makbuz gibi kesin deliller ile ödeme olgusunu kanıtlayamadığı gibi yemin delili hatırlatılmasına rağmen karşı tarafa yemin teklifinde bulunulmadığı ve bu suretle ödeme olgusunu yasal ve yeterli delil ve belgeler ile kanıtlayamadığı gözetilerek davacının davalılar hakkında başlatmış olduğu icra takibinin yerinde olduğu, davalıların borca itirazının haksız olduğu anlaşılmakla yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden sayılan arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumuna göre davalılara yükletilmesine karar verilmiştir.

Davalının kendi ticari defterlerine kayıt ettiği ve FORM BA ile vergi dairesine bildirdiği takip konusu alacak yönünden, alacağın likit nitelikte olduğu anlaşılmakla yasal koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;

  1. Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

  2. Davacının icra inkar tazminatının kabulü ile, alacağın (57.251,48. TL) %20'si tutarında olmak üzere 11.450,29. TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  3. Alınması gereken 3.910,84. TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından dava başında yatırılan 594,42. TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.316,42. TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  4. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 662,22. TL, posta ve tebligat masrafı 267,00. TL, bilirkişi ücreti 3.200,00. TL olmak üzere toplam 4.129,22. TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 17.900,00. TL maktu vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, lehe vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00. TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  8. Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.

04/07/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapticaretİtirazınİptaliithalatlimitedSatımdan(TicarigerekçeşirketisanaiyhükümKaynaklanan)ihracatvekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim