SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/483 E. 2024/658 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/483

Karar No

2024/658

Karar Tarihi

28 Haziran 2024

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:

T.C.

KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : Esas

KARAR NO :

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALILAR :

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 14/06/2024

KARAR TARİHİ : 28/06/2024

KARAR YAZIM TARİHİ :11/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Müvekkiline ait ... plakalı araca, davalılardan ... sürücüsü ve malikinin Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü olduğu ... plakalı aracın 11/08/2023 tarihinde çarpması sureti ile maddi hasara uğradığını, ekte sunulan trafik kazası tutanağında da görüleceği üzere müvekkilimin kırmızı ışıkta beklerken davalılardan ... sürücüsü olduğu ... plakalı araç, müvekkilinin aracına arkadan çarpmak sureti ile hasara sebebiyet verdiğini, müvekkile ait konu araç Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi nezdinde ... numaralı 13.05.2023-13.05.2024 vadeli Elektrikli Araç Kasko Sigorta Poliçesi Genişletilmiş Kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza sonucunda sigortaya ve polise ihbar edilmiş olup, müvekkil üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, bunun üzerine araç anlaşmalı ve yetkili servis ... Servis ve Tic. A.Ş. Servisine çekilmiş, araçta meydana gelen hasarın tespiti ve sigortadan talebi işlemleri yapıldığını, ... Esenboğa Şubesinde yapılan hasar onarım işlemleri sonucunda, araçta meydana gelen hasar ekli faturadan da görüleceği üzere parça + işçilik toplam KDV dahil 1.577.774,31-TL olduğunu, hasar tazminatı nedeni ile kusursuz olan müvekkilinin, aracın onarımı ve hasar tazminat ödemesi için kendi kasko sigorta şirketine başvuru yapmış ancak sigorta şirketi cevabında müvekkilin kaza anında alkollü olması sebebi ile söz konusu kazanın meydana geldiğini ve alkol nedeni ile ödeme yapılmayacağını belirttiğini, trafik kazalarında alkol varlığının kazaya etkisi tartışılacak olsa dahi bu durumda alkolün münhasıran kazaya etkisi araştırılması gerektiğini, olayda müvekkilinin kusursuz olduğundan münhasıran alkolün etkisinde olmadığını, kaldı ki söz konusu kaza kırmızı ışıkta bekleyen müvekkilinin aracına arkadan çarpma sonucu meydana geldiğini, müvekkilinin yaşamış olduğu kazada da, kaza anında kırmızı ışıkta bekleyen müvekkile davalılardan Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü'ne ait aracın arkadan çarpması sonucu hasar oluştuğunu, dolayısı ile iş bu kazanın sırf alkol etkisi altında olduğunun kabul edilmesi Yargıtay Kararı ışığında mümkün olmadığını, tam tersi, yaşanan kaza kırmızı ışıkta durmakta olan müvekkilimin aracına çarpan davalı araç sürücüsünün tam kusuru ile meydana geldiğini, müvekkilinin kaza esnasında ışıkta beklediği için seyir halinde dahi olmadığını, dolayısıyla, kasko sigortacının iddia ettiği gibi kazanın alkolün etkisi ile meydana geldiği iddiaları tamamen yersiz olduğunu, dava konusu kaza ile ilgili bağımsız eksper Kesin Çözüm Sigorta Eksperlik Ltd. Şti.'den değer kaybı ve mahrum kalma tazminatı hesabına ilişkin rapor alınmış olup sayın Mahkemeniz ve atanacak bilirkişinin yargılamada dilekçemiz ekinde ibraz etmiş olduğumuz söz konusu raporun dikkate alınmasını talep ettiklerini, dava konusu kazadan dolayı ortaya çıkan zararlardan olan, mahrum kalma tazminatı, hasar onarım tazminatı ve değer kaybı tazminatından, kazada kusurlu ... plakalı aracın maliki ve araç sürücüsü sorumlu olduğunu, kasko poliçesini düzenleyen davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi ise hasar onarım tazminatından poliçe kapsamında sorumlu olduklarını, müvekkilinin araçtan yoksun kaldığı tazminat karşılığı belirsiz olan alacak miktarına karşılık harca esas olması için şimdilik 100,00.-TL araç mahrumiyeti tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü ve ... tahsil edilmesine, müvekkilinin aracının değer kaybı tazminatı için belirsiz olan alacak miktarına karşılık harca esas olması için şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılar Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü ve ... tahsil edilmesini, müvekkilinin uğradığı hasar tazminatı için şimdilik 100,00 TL hasar tazminatının Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü, kusurlu araç sürücüsü ... ve Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi'nden müşterek ve müteselsil olarak tahsil edilmesine, dava konusu Hasar, değer kaybı ve kusura ilişkin müvekkil tarafından alınan eksper raporu bedeli olan 10.000,00-TL'nin davalı taraflardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Dava tensip aşamasında olduğundan dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.

YARGILAMA VE GEREKÇE

Dava, 11/08/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı, hasar tazminatı ile davacının mahrum kalınan dönem tazminatı zararı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı ve davalıların bu zarar talebinden sorumlu olup olmadıkları hususlarına ilişkindir.

Mahkememizce Uyap GİB Sorgu sonucunda davacının meslek bilgisinin Kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya Leasingi (Kendine ait binalar, devre mülkler, araziler, müstakil evler vb.) şeklinde belirtilmiş olduğu görülmüştür.

Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/1026 E, -2015/1765 K)

TTK 11. maddesinde ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme şeklinde tanımlanmıştır. TTK’nın 15. maddesinde esnaf, ister gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." şeklinde tanımlanmıştır.

Mülga 6762 sayılı yasanın 1463. maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiş, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtilmiş olduğundan Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekmektedir. Bir kimsenin vergi mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2017/3898 -5384 E-K)

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi’nin .... E, ... K sayılı kararında “…Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelerden Mimarsinan Vergi Dairesi'nin Kayseri .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....Esas sayılı dava dosyası içine gelen müzekkere cevabında, temlik alan davacı...'ün 02/08/2019 tarihinde faaliyetini terk ettiği, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve 2. sınıf tüccar olduğunun bildirildiği görülmüştür. Şu halde, dava tarihi itibariyle temlik alan...'ün ticareti terk ettiği ve tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla davanın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir.” denildiği görülmüş olup dava konusunun mutlak ticari dava olmadığı, davacının tacir olmadığı, aracın kullanım amacının hususi olduğu, dava konusunun haksız fiile dayandığı ve davacının kendi kasko poliçesi kapsamında sigortacısına dava açtığı ve bu durumda mutlak ve nispi ticari davada bulunmadığı anlaşıldığından Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu anlaşılarak Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.

6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/1-c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.

Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Asliye Hukuk mahkemelerine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Asliye Hukuk mahkemelerinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;

  1. HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine,

  2. Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,

  3. Görevsizlik kararından sonra dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmemesi halinde mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama harç ve giderleri konusunun karara bağlanmasına,

Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.28/06/2024

Katip

e-imza

Hakim

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapasliyeticaretFiilden(HaksızmahkemesikayserihükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim