Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/471 E. 2024/623 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/471
2024/623
14 Haziran 2024
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : /
KARAR NO : /
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/07/2020
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin eşi ...'in davalı şirkete olan borcundan dolayı hakkında icra takibi başlatıldığını, ... bu dosyaya ödeme taahhüdünde bulunduğunu, ancak borcunu ödeyemediği için hakkında taahhüdü ihlalden ceza aldığını ve cezası kesinleşerek hapse girdiğini, müvekkilinin eşini hapisten kurtarmak adına davalı şirket sahibi ... ile görüşmüş olduğunu, ödeme konusunda yardımcı olmasını istemiş olduğunu, müvekkilinin eşi ... 68.000 TL'lik borçtan dolayı hapse girdiğini, müvekkilinin bu borcun ödenmesi için tescili ...üzerinde bulunan marka aracın devrini ... üzerine verdiğini, ... bu aracı değeri daha fazla olmasına rağmen 40.000-TL saydığını, müvekkiline eşinin borcu, avukat ücreti, mahkeme masrafı vs. 325.300 TL borç çıkarıldığını 01.10.2018 Tanzim 15.10.2018 Vade Tarihli 325.300 TL'lik senet doldurularak önüne konulmuş ve senedi imzalamadığında eşini hapisten çıkarmayacakları beyan edildiğini, müvekkilinin çaresi olmadığı için senedi imzalamak zorunda kaldığını, müvekkilinin eşinin hapisten çıktıktan sonra borçlarını ödeyemediğini, icra tehdidi nedeniyle müvekkilinin evini ...'nin kardeşi ve davalı şirketin diğer sahibi ...'nin üzerine 2019 Yılı Mayıs ayında devretmek mecburiyetinde kaldığını, bütün bunlara rağmen davalıların icra dosyasını dahi kapatmayarak ve senedini alması için tahliye taahhüdü vermesi gerektiğini söyleyerek müvekkil üzerinde baskı yapıldığını, müvekkilinden alınan bu senet hile ve korkutma ile müvekkilinden alındığını, müvekkilinin ticaretle uğraşmadığı için davalı şirketin, şirketin sahipleri ... ve ...'nin bu şekilde bir alacağının olması mümkün olmadığını, şirket kayıtları incelendiğinde bu husus açıkça görüleceğini, dava konusu olay ile alakalı olarak müvekkilinin savcılık nezdinde de şikayette bulunduğunu, Kayseri CBS ...Nolu dosya üzerinden soruşturma devam ettiğini, aynı şekilde diğer davalı ...’nin de müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, evin devri ile alakalı hiçbir şekilde ödeme de yapmadığını, müvekkilin iradesi devre dışı bırakılarak yapıldığını belirterek, öncelikle müvekkili tarafından davalı ...'ye devredilen taşınmaz üzerine tensiple birlikte teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas ( Eski Esas Kayseri 6. İcra Müd. ) Sayılı dosyası ve bu dosyanın dayanağı olan bonodan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, Kayseri İli Nolu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve taşınmazın müvekkil adına tesciline, %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davacı... davacı şirket ile ticaret yapan ...'in eski eşi olduğunu, dava dışı ... ile müvekkili şirkete borcundan dolayı taahhütte bulunduğunu, davacı... eski eşinin tüm borçlarına karşılık davalı müvekkil şirkete bono seneti verdiğini, bu bono senedine karşılık Kayseri 6. İcra Müdürlüğünün... esas (Yeni Esas Kayseri Genel İcra Dairesi ... esas) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının 02.11.2018 tarihli dilekçesi ile borcu kabul etmiş ve herhangi bir itirazın olmadığını beyan ettiğini, davacı tarafın beyan ve iddialarını kabul etmediklerini, bono senedinde kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa ait olduğunu, davacı borçlu olmadığını yazılı olarak ispat etmek zorunda olduğunu, davacı taraf Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ...Soruşturma numaralı dosyası ile şikayette bulunduğunu, işbu şikayet dilekçesinde davacının hiçbir şekilde bu senedin hata, hile ve korkutma ile alındığından bahsetmediğini, şikayet dilekçesinde senede imza attığını, borcunu ödeyemeyince tarafına 8 ay müsaade verildiğini bu zaman geçtikten sonra da borcu hale ödeyemediğini, bu nedenle evinin tapusunu davalı ...'ye devrettiğini ancak hala senedinin geri verilmediği iddiası ile şikayetçi olduğunu, davacı davalılardan ...'ye evi tapuda devretmesinden sonra İcra dosyasına dosyanın haricen tahsili nedeni ile kapatılmasını ve tüm hacizlerin kaldırılması talep edildiğini, davacının tamamen kendi rızası ve iradesi ile evin tapusunu davalıya devrettiğini, davacı tarafın tapu iptal talebini kabul etmediklerini, davalı müvekkil şirket yetkilisi davacıdan zorla hile ile senet aldığını davacı taraf ispat etmek zorunda olduğunu, öncelikle menfi tespit ve tapu iptali taleplerinin tefrikine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine, asıl alacağın %20'sinde az olmamak üzere davacı aleyhine icra inkar tazminatının hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
Melikgazi Tapu Müdürlüğü'ne, Kayseri 7. Noterliği'ne, Kayseri 1. İcra Ceza Mahkemesi'ne, Kayseri CBS'ye, Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemi Genel Müdürlüğü'ne, Kayseri Devlet Hastanesi'ne, Kayseri Özel Dünyam Hastanesi'ne, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne, Kayseri Özel Erciyes Hastanesi'ne, Kayseri Özel Acıbadem Hastanesi'ne yazılan müzekkerelere cevap olduğu, ilgili kayıt ve belgelerin dosyamız arasına alındığı görülmüştür.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası uyap kayıtları celp edilmiş incelemesinde; Alacaklı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından, ... aleyhine, 01/10/2018 tanzim, 325.300,00-TL bedelli bono nedeniyle ve 2.954,44 TL işlemiş faiz, 975,90 TL komisyon olmak üzere toplam 329.230,34 TL üzerinden 01/11/2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Davacı vekiline icra takip çıkış miktarı olan 329.998,74-TL üzerinden eksik harcın ikmali hususunda kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde eksik harcın ikmal edildiği görülmüştür.
Mahkememizce davalı şirkete ait 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılamısı, davaya ve icra dosyasına dayanak yapılan bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, numaralı taşınmazın tapu kaydının iptaline karar verilip verilemeyeceği hususlarında gerekçeli dayanaklı rapor tanzimi hususunda dosya mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mahkememizce alınan 02/06/2021 tarihli Mali Müşavir bilirkişi raporundan özetle; defter tasdikleri ile ilgili düzenleme 6102 sayılı TTK'nun 64. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre açılış tasdiklerinin defterlerin kullanılacağı yılın ilk ayından önceki ayda yapılması, yevmiye defterlerinin ve karar defterlerinin kapanış tasdikine tabi olduğu, yevmiye defterinin kullanıldığı dönemi izleyen yılın 6. Ayın sonuna kadar tasdik edilmesi gerekmekte olup, buna göre davalıya ait ticari defterlerin tasdikleri usulüne uygundur. Davalının defterleri usulüne uygun tutulmuş olup, kendi lehine delil olma özelliği bulunmaktadır. Davalı davacı ile ilgili kayıtları 120 alıcılar hesabına açmış olduğu 12001010 nolu hesapta ismi ile açmış olduğu hesapta takip etmekte olduğu davalının 2016 yılı açılış kayıtlarında davacının 23.691,25-TL borçlu olduğu daha sonra mal alışı nedeniyle borcunun yükseldiği 13/07/2016 tarihinde davacının davalıya tanzim tarihi 13/07/2016 olan ödeme vadesi 05/10/2016 tarihinde başlayan sıralı halde 15 adet 5.000,00 TL bedelli toplam 75.000,00 TL'lik senet vermiş olduğu senetlerin kaydının davalının 13/07/2016 tarihli, 1527 numaralı yevmiye kaydında bulunduğu davalının defterlerinde takip ve dava konusu edilen senetlerin ödenmesine ait herhangi bir kaydın bulunmadığı bu nedenle de davalının takip konusu yaptığı senetler nedeniyle davacıdan alacaklı olduğu, nolu bağımsız bölüm taşınmaz ile ilgili davalının defterlerinde herhangi bir kayda rastlanmadığından bir kanaat oluşmadığı yönünde rapor edilmiştir.
Mahkememizce, senedin düzenlenme tarihi olan 01/10/2018 tarihi itibarıyla davacının hukuki işlem ehliyetine sahip olup olmadığı hususunda rapor tanzimi hususunda davacının İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevki sağlanmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 10/01/2024 tarihli raporundan özetle; Görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davası nedeniyle 01/10/2018 tarihi itibariyle davacının hukuki işlem ehliyetine sahip olup olmadığı sorulan , 1984 doğumlu...’nın Kurulumuzca 08/11/2023 tarihinde yapılan muayenesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; fiili ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı, zeka geriliği veya demans denilen bunama hali tespit edilmediği, dava dosyasının tetkikinde; Özel Acıbadem Kayseri Hastanesinde 13/01/2018 tarihi ve sonrasında karışık anksiyete bozukluğu, yaygın anksiyete bozukluğu tanıları ile muayene ve ilaç kullanım raporlarının olduğunun anlaşıldığı, konulan tanıların kişinin hukuki ehliyetini etkilemeyeceğinin tıbbi literatüre uygun olduğu, işlem tarihinde herhangi bir akli arıza içinde olduğuna delalet edecek tıbbi bir belge ve bulguya da rastlanmadığı, kişinin işlem tarihinde menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre...’nın işlem tarihi olan 01/10/2018 tarihinde fiili ehliyetine haiz olduğu yönünde rapor edilmiştir.
Mahkememizce mahallinde keşif yapılmak sureti ile, davaya konu taşınmazın dava tarihi itibari ile değerinin belirlenmesi hususunda dosya Gayrimenkul değerleme Uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişinin 31/01/2023 tarihli raporundan özetle; m2 yüzölçümlü, 9 katlı karkas bina ve arsası vasfındaki ana taşınmazda kain 140/2400 arsa paylı, zemin kat 3 numaralı bağımsız bölüm meskenini değerleme tarihlerine göre belirlenen kıymet takdirleri dava tarihi olan 15/07/2020 tarihi itibariyle 225.000,00-TL, keşif tarihi olan 17/01/2023 tarihi itibariyle 750,000,00-TL olduğu yönünde rapor edilmiştir.
Mahkememizce, davalı defterlerinin yeniden incelenmesi amacıyla davalı tarafa ait, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin ticari defterler ve belgeler mahkememizde hazır edildiğinde, davacı iddiası, davalı savunması doğrultusunda, davacının eski eşinin borcu nedeni ile dava konusu senedin düzenlendiği tarafların ikrarı ile sabit olduğundan davalının eski eşine ait tüm icra dosyalarının temin edilmesi ile bu dosyalardaki senet düzenleme tarihi olan 01/10/2018 tarihi itibarı ile dosyaların harç, ücreti vekalet vb. gibi tüm borçları ile davacının eski eşinin davalının defter ve kayıtları ile tüm borcu birlikte değerlendirilerek senet düzenleme tarihinde davacının eski eşinin davalı şirkete tam olarak ne kadar borçlu olduğu hususunda rapor tanzimi için dosya Mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali Müşavir bilirkişi Prof. Dr. 02/05/2023 tarihli raporundan özetle; Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle davalının ticari defterlerinin incelenmesinde, davalı taraf davacının eski eşi tarafından keşide edilen 10 adet bonoyu Kayseri Genel / E sayılı dosyası ile takibe koymuştur. Davacının eski eşi söz konusu bonoların 30.04.2018 tarihinde ödeneceğini taahhüt etmiş ve bu tarih itibariyle davacının eski eşinin bahse konu 10 bonodan kaynaklanan faiz ve ferileri ile toplam borcu 68.354,30 TL olarak hesaplanmıştır, davacı ve davalı taraf davacının eski eşinin tüm borçları için 01.10.2018 tarihi itibari ile 325.300 TL tutarlı bononun düzenlendiğini belirtmişlerdir, Mahkemenin ara kararında da bu tarih itibariyle davacının eski eşinin davalıya olan toplam borcunun hesaplanması istenilmiştir, derdest davanın konusu olan 325.300 TL tutarlı bononun düzenlendiği 01.10.2018 tarihte davacının eski eşinin Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından hesaplanan toplam borcu 71.639,91 TL'dir. Ayrıca davacının eski eşinin davalıya açık hesaptan kaynaklanan 32.459,94 TL borçlu olduğu davalının ticari defter kayıtlarından tespit edilmektedir, hal böyle olunca davacının eski eşinin açık hesaptan ve Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından 01.10.2018 tarihi itibariyle toplam borcunun 71.639,91 TL + 32.459,94 TL = 104.099,85 TL olduğu yönünde rapor edilmiştir.
Mahkememizce davaya konu bağımsız bölüm nolu taşınmazın dava tarihindeki değeri 225.000,00-TL olarak belirlendiğinden davacı vekiline tapu iptal ve tescil talebi yönünden yatırması gereken 3.842,44-TL harcı yatırması hususunda kesin süre verildiği, davacı tarafça süresi içinde harcın yatırıldığı görülmüştür.
Mahkememizce 28/07/2020 tarihli ara kararı ile, davacı vekilinin tedbir talebinin kısmen kabulü ile taşınmaz'ın davalı adına kayıtlı olması halinde üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla 127.480,472 TL'nin % 10 'u olan 12.748,04 TL değerinde nakdi teminat yahut bu miktarda kesin ve süresiz bir banka teminat mektubu ibraz edilmesi halinde davaya konu taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce davalı tanığı ...'in beyanı alınmıştır.
Tanık beyanında; Ben davalı vekili Av. ...'ın yanında avukat katibi olarak çalışıyorum, davacının eşi bizde borçluydu, davacının eşi ... borçlu olduğu dosya için taahhüt verdi, taahhüdü ihlalden dolayı ceza aldı, bundan dolayı cezaevine girdi. Sonrasında eşi ... yazıhaneye geldi. Ben senet vereyim, eşimi çıkaralım dedi. Biz de müvekkili aradık. Müvekkil ... Ltd. Şti yetkilisi olan ... bütün borçları kapsayacak şekilde senet verirse ve taşınmaz üzerine de haciz konursa çıkması için şikayetten vazgeçerim dedi. Biz de bunun üzerine senetleri hazırladık, yanında da kaynı Yunus Demir vardı. Senetleri biz zorla imzalatmadık, kendi rızası ile imzaladı. Av. M. , ben, kaynı ve kendisi vardı, başka kimse yoktu dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: Dosya borcu ve müvekkil şirket sahibinin bildirdiği rakam eklendi, senet miktarı bu şekilde yazıldı. 325.000,00-TL'nin içerisinde Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün dosyasının kapak hesabı ile vekalet ücretleri ve müvekkilin bize bildirdiği rakamdır, şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 72. Maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası ve tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacı, eşinin davalı şirkete olan borcu nedeniyle hapiste olduğu süreçte, davalı şirket yetkilisi ... ile görüştüğünü eşinin 68.000-TL borç için hapse girdiğini, borcun ödenmesi için ait aracın 40.000-TL karşılığında ...'ye devredildiğini, ...'nin davacının çaresizliğinden yararlanarak 01.10.2018 tanzim tarihli, 15.10.2018 vade tarihli 325.300-TL senet imzalattığını, davacının eşini hapisten çıkarmak için eşinin bu kadar borcu olmamasına rağmen senedi imzalamak zorunda kaldığını, davalı şirket yetkilisi İsmail'in hile, korkutma ile davacının müzayaka halinden yararlandığını, senedin ödenememesi nedeniyle evinin icra ile satılacağı korkusuyla evini şirketin diğer sahibi olan davalı ...'ye devrettiğini, buna rağmen icra dosyasını kapatılmadığını, şikayeti üzerine ... ve ... hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...esas sayılı dosyasında soruşturma yürütüldüğünü belirterek Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı ( eski Kayseri 6. İcra Dairesinin...)dosyasında borçlu olmadığının tespiti ve Kayseri ili, Melikgazi İlçesi, Hürriyet Mah, 3462 ada 4 parsel zemin kat 3 nolu bağımsız bölüm nolu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar cevap dilekçesinde davacının eşinin tüm borçlarına yönelik 01.10.2018 tanzim tarihli, 15.10.2018 vade tarihli 325.300-TL senedi verdiğini, senedin Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe konulduğunu, davacının takip dosyasında 02/11/2018 tarihli dilekçesi ile borcu kabul etmiş olduğunu, senedin hile, korkutma ile alınmadığını, soruşturma dosyasında da davacının bu yönde bir iddiasının bulunmadığını, tapunun devrinden sonra tarafınca icra dosyasına alacağın haricen tahsil edilmesi nedeniyle icra dosyasının kapatılmasının istenildiğini ancak davacının senedi icra dosyasından almak yerine eldeki davayı açtığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
Menfi tespit davalarında genel ispat yükü alacaklı konumunda olan davalı tarafta bulunmaktadır. Ancak menfi tespit davasının kambiyo senedinden kaynaklanmış olması durumunda, ispat yükü yer değiştirerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11/04/2018 tarihli 2017/19-819 esas 2018/771 karar sayılı içtihadında da açıkça belirtildiği üzere menfi tespit davacısının üzerindedir.
Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır.
Bonoda bulunması zorunlu olan şekil şartları 6102 sayılı TTK’nun 776. maddesinde sayılmıştır. Bu unsurların yanı sıra, yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlar da bulunmaktadır.
Öncelikle davacının senedin tanzim tarihinde fiil ehliyeti bulunmadığına ilişkin iddiası yönünden Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesi'nden hakkında 01.10.2018 tarihinde fiil ehliyetine sahip olup olmadığı hususunda rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup, İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesi'nin 08/01/2024 tarihli raporunda; işlem tarihi olan 01.10.2018 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu bildirilmiş olup davacının aksi yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir.
Yine davacı taraf eşinin hapiste bulunması nedeniyle davalı şirket yetkilisi İsmail'in hile, korkutma ile davacının müzayaka halinden yararlanarak senedi imzalattırdığını ileri sürmüş ise de bu iddiasını dosya kapsamı ile ispatlayamadığı açıktır.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...sor. Sayılı dosyasında açılan davanın Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin / esas sayılı dosyasında yürütüldüğü, ... hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan kovuşturma yapıldğı, (boşanmadan önceki soyismi ) taşınmazı ...'nin kardeşine devretmesinden sonra bir kısım borç kalmış olsa dahi senedin tamamı yönünden takibe devam edilmesi nedeniyle sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan 5 ay hapis cezası verildiği, karara karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulduğu Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 18/04/2022 tarih Esas Karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verildiği, Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemis nin / esasa kaydedilen dosyada altı aylık şikayet süresi geçtiğinden sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği, kararın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 13/11/2023 tarih / Esas / Karar sayılı ilamı ile kesin olmak üzere istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmektedir.
Eldeki davada davalı taraf cevap dilekçesinde davaya konu 01.10.2018 tanzim tarihli, 15.10.2018 vade tarihli 325.300-TL senedin davacının eski eşi ...'in davalı şirkete olan borcu nedeniyle düzenlendiği kabul edilmiş olup, bu durumda davalı tarafça senedin sebebinin açıklandığı ve ispat külfetinin davalı tarafa geçtiği açıktır. Ancak Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davacının
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında 02/11/2018 tarihli dilekçesi ile borcu kabul ettiğini bildirdiği görülmektedir. Davacının açıkca borcu kabul ettiğini bildirmesi ile davalı taraf senede konu alacağı olan 325.000-TL alacağının varlığını ispatlamış bulunmaktadır. Her ne kadar davalı şirketin ticari defterlerinde 01.10.2018 tanzim tarihli, 15.10.2018 vade tarihli 325.300-TL senet kayıtlı değil ise de kambiyo senetlerinin deftere kayıt zorunluluğunun olmadığı açıktır. Nitekim Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2015/8407 E. 2016/12396 K. sayılı ile Yargıtay 19.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2016/17145 E. 2018/1865 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere kambiyo senetlerinin ticari defterlere kaydedilme zorunluluğu bulunmamaktadır. Davacı taraf Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası kapsamında borcu olmadığını, borca yönelik olarak Kayseri ili, bölüm nolu taşınmazın davalı şirket yetkilisi ...'nin kardeşi ...'ye devrettiğini ileri sürmüş olup davalı taraf davacının evinin devrini borca mahsuben yapıldığını kabul etmektedir. Melikgazi Tapu Müdürlüğünden nolu bağımsız bölüm nolu taşınmazın tapu kaydı ve resmi senet celp edilmiş olup taşınmazın 17/05/2019 tarihinde ... tarafından 120.000-TL bedelle ...'ye devredildiği, devirden sonra alacaklı şirket vekilinin Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı ( eski Kayseri 6. İcra Dairesinin...) dosyasında 01/07/2019 tarihli dilekçesi ile dosya borcunun haricen kapandığını, dosyanın işlemden kaldırılmasını ve hacizlerin kaldırılmasının talep edildiği ancak icra müdürlüğünün 29/05/2019 tarihli kararı ile tahsil harcı yatırılmasından sonra hacizlerin kaldırılacağına karar verildiği tetkik edilmiştir. Bu şekilde alacaklı vekilinin 01/07/2019 tarihli dilekçesi ile senede konu alacağın tahsil edildiğini beyan etmesi neticesinde borcun sona erdiği hususu da açıklığa kavuşmuştur. Hemen burada belirtmek gerekir ki davacı taraf eski eşinin hapse girmesine sebep olan Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün / esas sayılı dosyasındaki borcun kapanması için ait plakalı aracın 01/11/2018 tarihinde 40.000-TL karşılığında ...'ye devredildiği ileri sürülmüş ise de davalı şirketi vekilinin yukarıda açıklandığı üzere 01/07/2019 tarihli dilekçesi ile senede konu alacağın tahsil edildiğin beyan etmesi nedeniyle davacı tarafın ödeme savunması zaten ispatlanmıştır. Bu itibarla davacının borca karşılık evini devrettiği gözetilerek tapu iptal ve tescil talebinin yerinde olmadığı gözetilerek davacının bu talebinin reddine karar verilmiştir.
Menfi tespit talebi yönünden ise yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda alacaklının da kabulünde olduğu üzere Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe konu borcun haricen tahsil edildiği dosya kapsamına bildirilmiş olup, icra müdürülüğünce tahsil harcının yatırılmaması nedeniyle hacizlerin kaldırılmadığı açıktır. Harç, yapılan bir hizmet karşılığı olarak devletin aldığı paradır. Medeni Usul Hukukunda olduğu gibi, icra hukukunda da harç ve giderler sonuçta haksız çıkan tarafa yükletilir. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28/b maddesine göre, tahsil harcı, alacağın ödenmesi sırasında yatırılan paradan tahsil edilir. İcra ve İflas Kanunu’nun 15. maddesi ise, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bütün harç ve masrafların borçluya ait olduğunu, bunların neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunacağını öngörmektedir. ( Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin 2015/14210 E. 2015/27809 K. Sayılı ilamı) Hal böyle iken davacının eldeki davayı açtığı 15/07/2020 tarihi itibariye tahsil harcını yatırarak senedi icra dosyasından alması mümkün iken eldeki davayı açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
DAVANIN REDDİ ile,
-
Davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine,
-
Davacının menfi tespit talebinin hukuki yarar bulunmaması nedeniyle reddine,
-
Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Reddine karar verilen Tapu iptali ve tescil talebi yönünden alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcının dava başında davacı tarafından yatırılan 5.555,32. TL peşin harçtan mahsubuna,
-
Reddine karar verilen menfi tespit talebi yönünden alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcının dava başında davacı tarafından yatırılan ve mahsuptan geriye kalan 5.127,72. TL'den mahsubu ile artan 4.700,12. TL ile 80,23. TL ve 3.842,44. TL tamamlama harcı toplamı olan 8.622,79. TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde yatıran davacıya iadesine,
-
Davacılar tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
-
Tapu iptali tescil davası yönünden; davalı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden bu davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 35.750,00. TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
-
Menfi tespit davası yönünden; davalı ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden bu davalı lehine, A.A.Ü.T. 7/2 maddesi uyarınca 17.900,00. TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak, işbu davalıya verilmesine,
-
Davalı tarafça yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
11- HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/06/2024
Başkan
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Katip ¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19