Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/234 E. 2024/616 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/234
2024/616
13 Haziran 2024
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : / Esas
KARAR NO : /
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/11/2023
KARAR TARİHİ : 07/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin kooperatifin üyesi olduğunu, konut tahsis edildiğini, ancak davalının borcundan dolayı müvekkiline verilen konutun satıldığını, davalı tarafından müvekkiline 28/08/2007 tanzim, 29/10/2017 vade tarihli, 135.000-TL bedelli senet verildiğini, senedin vadesinde ödenmediğini, müvekkilinin Kayseri 3. İcra Dairesi' nin Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, dosyanın daha sonra Genel İcra Dairesi' nin...Esasına kaydedildiğini, müvekkilinin uzun süren uğraşlar sonucu alacağını 219.264,86-TL olarak tahsil ettiğini, ancak bu parayla ev alamadığının, aşkın zararı oluştuğunu, munzam zarar konusunda emsal Yargıtay kararları bulunduğunu, munzam zararın koşullarının oluştuğunu, davalının para borcunu ifasında temerrüdünün söz konusu olduğunu, 6 yıla yakın zamandır takibinin deva ettiğini, tüm bu nedenlerle şimdilik 1.000-TL aşkın zararın ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkili kooperatifin konut yapımlarının devam ettiğini, davacının kendisini tahsis edilen dairesi ile ilgili olarak mülkiyet hakkı doğmadığını, davacının kendisine verilen konuta ilişkin ödemelerini tam olarak yapmadığını, dolayısıyla müvekkilinin borcundan dolayı icra yoluyla satılan daireden kaynaklı olarak davacının aşkın zararının doğmadığını, davacının müvekkili kooperatiften istifa ettiğini, istifa nedeniyle ancak çıkma payı alacağı talep edebileceğini, müvekkilinin icra baskısı altında ödeme yaptığını, dosya borcunun tüm ferileriyle birlikte kapatıldığını, davacının aşkın zarar talep etmesinin bu anlamda da mümkün olmadığını, yine davacının Melikgazi Belediyesi' nde zabıta şefi olduğu dikkate alındığında hayat ettiği konutu almaya her türlü ekonomik imkanı bulunduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Kayseri Genel İcra Dairesi' nin...Esas sayılı dosyası, kooperatif defter üye işlem dosyası.
Kayseri Genel İcra Dairesi' nin...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 136.699,52-TL toplam alacak üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrini borçluya 09/02/2019 tarihide tebliğ edildiği, dosya borcunun ödendiği, ve dosyanın infaz ile kapatıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının aşkın zararın bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ve davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 122. Maddesinde munzam zarar düzenlenmiş olup buna göre ''Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.''
Munzam zarar davasında davacı, zararın varlığını ve miktarını; davalı ise, borcun geç ödenmesinde kusurunun olmadığını kanıtlayacaktır. Bu bağlamda zarardan anlaşılması lazım gelen; davacının bu paranın ödenmemesi sebebiyle mahrum kalınan kar ya da varsayılan gelir değildir. Bu zarar davacının öz varlığından, ekonomik ve sosyal faaliyetlerinden, toplum içindeki statüsünden, başına gelen olaylardan kaynaklanan somut olgular nedeniyle uğramış olduğu zarardır. O halde davacı-alacaklı, uğradığı zararın kendisine ödenen temerrüt faizinden fazla olduğunu somut olgulara dayanarak kesin ve net bir biçimde kanıtlamalıdır. Genel ve soyut nitelikteki enflasyonun ya da bankalarda mevduat için ödenen faizin temerrüt faizinden yüksek oranda olması, munzam zararın gerçekleştiği ve kanıtlandığı anlamına gelmez. Burada davacının kanıtlaması gereken husus, enflasyon ve mevduat faizinin yüksekliği gibi genel olgular değil, şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı zarar gördüğü keyfiyetidir. Örneğin, alacağını zamanında tahsil edememekten ötürü başkasına olan borcunu ödemek için daha yüksek oranda faizle borç aldığını; alacaklı olduğu parayı zamanında alsa idi, yabancı para ile ödemek durumunda olduğu borcunu, geçen süre içinde gerçekleşen bu fark nedeniyle daha yüksek kurdan ödemek zorunda kaldığını; borçludan alacağını zamanında tahsil edeceğine güvenerek üçüncü kişilere karşı bir takım yükümlülükler altına girip, borçlunun borcunu geç ödemesi yüzünden bu üçüncü kişilere karşı edimini yerine getiremediği için cezai şart ya da vergi cezası ödediğini, mallarının haczedildiğini veya yüksek faizli kredi almak zorunda kaldığını kanıtlamak durumundadır.
Somut davada, davacı vekiline munzam zarar talebini somutlaştırmak ve buna ilişkin delillerini sunmak üzere süre verilmiş olup davacı vekili tarafından davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve bilirkişi incelemesi neticesinde gerçek zararlarının ortaya çıkacağına ilişkin beyan dilekçesi sunulduğu görülmüştür. Davacının,davalı kooperatif üyesiyken kendisine tahsis edilen dairenin icra yoluyla satıldığı ve dairenin yerine geçmek üzere kendisine 135.000,00-TL bedelli senedin anlaşma doğrultusunda verildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafından senedin yaklaşık altı sene sonra tahsil edildiği, kooperatiften alacağı para ile konut alacağı hayaliyle yaşadığı, uzun süre alacağını tahsil edemediğinden bu hayalini gerçekleştiremediği, bugün tahsil edilen para ile ancak bir veya iki yıllık kira parasını ödeyebileceği beyan edilmişse de davacının bu beyanıyla genel anlamda enflasyon nedeniyle yoksun kaldığı karı talep ettiğinin anlaşıldığı, somut olarak geç ödemeden dolayı zarar gördüğü iddia ve ispat edilmediğinden munzam zarar talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
-
Davanın REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 269,85. TL harçtan mahsubu ile bakiye 157,75. TL'nin karar davacıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafça yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca taktir olunan 1.000,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00. TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafında yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/06/2024
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19