Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/800 E. 2024/600 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/800
2024/600
11 Haziran 2024
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : /
KARAR NO : /
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVALI : 1- ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
Av. ... - ...
DAVALI : 2- ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
Av. ... - ...
DAVA İHBAR OLUNAN : ... -...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/06/2017
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ... A.Ş'den ... plakalı ... ... Bluetec 4 matic marka otomobili satın aldığını, otomobili satın aldıktan sonra kullandığı esnada aracın fren sisteminden kaynaklanabileceğini düşündüğü problemden dolayı dikreksiyon hakimiyetini kaybederek araç 950 km iken 18/12/2014 tarihinde ve araç 9066 km iken 23/05/2015 tarihinde iki kez kaza yaptığını, aracın fren sisteminde hata olduğunu, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... D.iş sayılı dosyasıyla tespit ettirildiğini belirterek, araç satış sözleşmesinin iptali ile aracın satış bedeli olan 338.872,33 TL 'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediklerini, davanın sözleşmenin ifa yeri olan Kayseri Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, ayrıca dava konusu araçta herhangi hata ve/veya ayıp bulunmadığını belirterek dava konusu aracın ABS fren sisteminde hiçbir ayıp bulunmadığından davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediklerini, davanın müvekkilinin ikametgah mahkemesi Kayseri Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davaya konu aracın 02/12/2014 tarihinde satın alındığını, davanın ise 08/06/2017 tarihinde ikame edildiğini, dava öncesi müvekkiline yapılmış herhangi bir ayıp ihbarı da mevcut olmadığını, bu sebeple zamanaşımı itirazında bulunduklarını, satışa konu araçta herhangi bir ayıp bulunmadığını, yetkili servis dışında aldırılan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
İşbu dosya ilk olarak Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış olup, bu mahkemeninin 06/12/2017 tarih ve ... Esas - / Karar sayılı yetkisizlik kararı üzerine dosya mahkememizin / Esas sırasına kaydı yapılarak, 03/03/2020 tarihinde davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin ... Esas -/ Karar sayılı ve 09/10/2020 tarihli kararındaki "Dosyada alınan her iki rapor arasında çelişki olup bu durumda mahkemce 6100 sayılı HMK'nın 266. madde ve devamında düzenlenen hükümler gözetilerek, aracın garanti belgesi, daha önceki servis kayıtları ve tramer kayıtları da getirtilerek konusunda uzman üniversitelerin Otomotiv bölümünde görevli öğretim üyelerinden oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla araç üzerinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi heyetinden; Davaya konu edilen araçta dava dilekçesinde belirtilen ayıpların bulunup bulunmadığı, ayıp var ise bu ayıpların niteliği, ayıpların satıcı tarafından hile yada ağır kusurla gizlenip gizlenmediği, ayıpların kullanıcı kaynaklı olup olmadığı, davaya konu araçtaki ayıba aracın geçirmiş olduğu geçmiş kaza/kazaların neden olup olmadığı, yine araçtaki ayıp için davalılar tarafından ayrıca garanti verilip verilmediği, davaya konu edilen ayıbın araçta değer kaybı meydana getirip getirmediği, getirmiş ise oluşan değer kaybının ne kadar olduğu, araçta mevcut olduğu iddia edilen ayıbın taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesi açısından niteliği, aracın yaşı, kilometresi, markası, modeli ve somut özellikleri ile aracın ayıplı haliyle değerinin ne olduğu, aynı aracın ayıpsız ikinci el değerinin ne olduğu, ayıbın tamirinin ekonomik olup olmadığı hususlarında önceki raporlar arasındaki çelişkiyi giderir ayrıntılı, bilimsel, tarafların, mahkemelerin denetimine uygun şekilde rapor aldırılarak incelenmesi ve değerlendirilmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği, bunun üzerine dosya mahkememizin / Esas sırasına kaydı yapılarak bu dosya üzerinden yargılamaya devam edilmiştir.
İstinaf kaldırma kararı doğrultusunda Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak dava konusu aracın tramer kayıtları celbedilmiş olup, ayrıca garanti belgesinin temini için üretici ve satıcı davalılara da müzekkere yazılmıştır.
Mahkememizce İstanbul Nöbetçi Asiye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak İTÜ Otomotiv Mühendisliği Bölümünden resen seçilecek 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş olup, 12/11/2022 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir.
İstanbul 8. ATM'den talimat yoluyla İTÜ Otomotiv Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeleri A. , ve aldırılan 12/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu edilen araçta dava dilekçesinde belirtilen ayıpların bulunduğu ancak bunların imalattan kaynaklanmadığı, hasar onarım sırasındaki hizmet ayıbı olduğu, ayıpların servis hizmetinden sonra ortaya çıkmış olduğu, satıcı tarafından gizlenmediği, ayıpların kullanıcı kaynaklı olmadığı, dava konusu araçtaki ayıba aracın geçmiş kazaları nedeniyle yapılan onarımın neden olabileceği, somut bir delil ve bulgu olmadığı ve yetkili serviste parça tamiratı yapılmadığı için arızanın davalı yetkili serviste yapılan onarımdan kaynaklandığının söylenemeyeceği, araçtaki ayıp için davalılar tarafından ayrıca garanti verilip verilmediğine dair bulguya rastlanmadığı, araçtaki ayıbın niteliğinin onarılabilir ve tamamen giderilebilir mekanik sistem arızaları niteliğinde olduğu, onarılması halinde değer kaybı olmayacağı, ayıplı olarak kullanılacaksa aracın teknik açıdan ancak hurda araç olarak değerlendirilebileceği, ayıpsız güncel ikinci el değerinin 1.500.000,00 TL seviyesinde, Haziran 2017 dava tarihindeki değerinin 360.000,00 TL seviyesinde olduğu, ayıbın tamirinin ekonomik olacağı, ancak kesin tutarın davalı yetkili servisten öğrenilebileceği belirlenmiştir.
Taraf vekillerince alınan bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine mahkememizce İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ek talimat yazılarak, taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verildiği, 20/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunun dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden aldırılan 20/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; dosyaya sunulan yeni bir evrak olmadığından kök rapordaki kanaatlerinde bir değişiklik olmadığı belirlenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, tacirler arasında kurulan satış sözleşmesinin ayıp nedeniyle feshi ve malın bedelinin iadesi davasıdır.
Türk Ticaret Kanunu 23’üncü maddesinde; “Ticari satış ve mal değişimi” düzenlenmiş, tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümlerin uygulanabilmesi için somut olayda ticari satışın mevcut olması gerekir. Ticari satış, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satıştır. Tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı madde hükümlerine tâbidir ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında Türk Ticaret Kanunu 23/1-c madde hükmünde düzenlenmiş olan özel hüküm uygulanacaktır. Satıcının ayıplı ifasına ilişkin diğer konularda ise Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı hükümlerinde düzenlenen genel hükümler uygulama alanı bulacaktır. (Prof. Dr. , Av. Fakültesi Dergisi Yıl 3 Sayı 1 - Haziran 2017 (1-19) 3)
TTK 23/3 uyarınca ticari satışa konu olan malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür. Diğer durumlarda Borçlar Kanunu'nun 223/2 maddesi uygulanır.
TBK'nun 223/2 maddesine göre alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
TBK'nun 229. maddesinde “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” düzenlemesi bulunmaktadır.
TBK'nun 231. maddesine göre satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zaman aşımına uğrar.
Davalı ... ... ... ... Tic. A.Ş. zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de dava dilekçesinin adı geçen davalıya 22.06.2017 tarihinde tebliğ edildiği davalının ise 05.10.2017 tarihli süresinde verilmeyen beyan dilekçesiyle zamanaşımı itirazında bulunduğu görülmekle süresinde görülmeyen zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; davacı tarafça 02.12.2014 tarihinde davalı ... ... A.Ş.'den otomobil satın alınmış olup, diğer davalı ... ... A.Ş. aracın ithalatçı firmadır. Davacı aracın ayıplı olması nedeniyle sözleşmenin feshini ve malın bedelinin iadesini istemektedir. Emsal nitelikteki Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/13552 Esas, 2017/3872 Karar sayılı ilamı doğrultusunda her iki şirketinde ayıptan kaynaklı sorumluluğu bulunmaktadır. Mahkememizin 01.01.2020 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiş olup davacı tarafın istinaf yoluna başvurması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma gerekçesinde ise dosya kapsamında yer alan Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla aldırılan 30.10.2018 tarihli kök, 16.01.2019 tarihli 1. ek , 26.03.2019 tarihli 2.ek raporlarda davaya konu araçta gizli ayıp bulunduğunun belirtildiği buna karşılık İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla aldırılan 18.11.2019 tarihli raporda ise araçta ayıp olmadığının belirtildiği görüldüğünden her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için konusunda uzman üniversitelerin Otomotiv bölümünde görevli öğretim üyelerinden oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla araç üzerinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği belirtilmiştir. Kaldırma kararı doğrultusunda raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve ihtilafın çözülmesi için İstanbul Teknik Üniversitesi Otomotiv bölümünde görevli öğretim üyelerinden oluşacak bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır. ... Koluman Yetkili Servisinde fren ve süspansiyon testleri yapılarak hazırlanan 13.10.2024 kök rapor ve 20.12.2023 tarihli ek rapor ayrıntılı olarak tetkik edilmekle davaya konu aracın 02.12.2014 tarihinde satın alındığı, 18.12.2014 tarihinde aracın kaza geçirdiği, aracın 950 km'de iken uğradığı ilk kazasında yol ve çevre şartları dikkate alındığında ve kaza tespit tutanağı bilgileri incelendiğinde, kazanın münhasıran araçtan kaynaklanan teknik arıza ile illiyet bağının olduğunun söylenemeyeceği, bilirkişi heyetince araç üzerinde gerçekleştirilen testlerde özellikle ıslak kaplamada frenleme sırasında savrulma ve spin atma davranışı tespit edildiği, bu arızalı durumun fren sisteminden kaynaklandığı, ilk kazanın oluş nedeni olarak bu arızanın aracın imalatında da mevcut olduğunu söyleyebilecek somut bir veri tespit edilemediği, aracın üretiminden gizli ayıplı olduğu kanaatine varılmadığı, arızanın daha ziyade fren sisteminde yapılan somut onarım işlemlerinden kaynaklanabileceği kanaatine ulaşıldığı, yetkili serviste hayati öneme sahip fren vb. sistemlerde imalatçının prosedürleri gereği parça onarım işlemi yapılmadığı (19.12.2014 tarihli 950 km'de Mengerler Servisi (İş Emri 28169), onarımında fren hidrolik ünitesi, vakum borusu, elektrik kablo demeti, sigorta ve role kutu parçaları onarım yapılmadan değiştirilmiştir), ayrıca bilirkişi raporlarında tespit edilen orijinal olmayan balata, ESP elektrik tesisatındaki tadilat, fren borularının ezilmiş olması gibi işlemlerle ilgili davalı yetkili servis kayıtlarında yapılan bir işlem olmadığı, aracın 23.05.2015 tarihli kazası ile ilgili 37.210,40 TL tutarındaki onarım işleminin ... C. A. Ş. Servis . ve Tic. A.Ş. Oo özel servisinde yapıldığı ağır hasar işçilik işlemleri olduğu dikkate alındığında, yetkili servis tarafından fren sistemi üzerinde uygunsuz bir onarım yapıldığına dair hiçbir somut veri olmadığı imalat veya yetkili servis hizmet ayıbı yönünde somut bir veri olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre arızanın özel serviste gerçekleştirilen onarım işlemleri sırasında ortaya çıkma ihtimalinin daha yüksek olduğunun değerlendirildiği görülmekle satıcı ve ihtahatçı firmaların sorumluluğu bulunmadığı sonucuna ulaşılmış olup denetime ve hüküm kurmaya elverişle olan bilirkişi heyeti raporu içeriği doğrulusunda davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
-
Davanın REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcının dava açılırken davacıdan alınan 5.787,10. TL peşin harçtan mahsubu ile artan 5.359,50. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı ... ... ... ... San. Tic. A.Ş tarafından yapılan 26,00. TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
-
Davalı ... ... Türk A.Ş tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 52.830,85. TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
-
HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili, davalı ... A.Ş vekili ile davalı ... ... A.Ş vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/06/2024
Başkan ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Katip ...
¸E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19