Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1291 E. 2024/6 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1291
2024/6
10 Ocak 2024
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - (T.C....) ...
VEKİLİ :Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
DAVA : Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/12/2022
KARAR TARİHİ : 10/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacının, davalı kooperatifin üyesi olup davalı S.S. ... Kent Konut Yapı Kooperatifi etaplar halinde inşaat yaparak konutları teslim etmekte olduğunu, davacının yıllardır daire sahibi olmak için aidat ödemesi yapmış, yapımı tamamlanan etaplarda davacıya kesin maliyet hesabı sonrası tahakkuk ettirilen bedeli davalı kooperatife ödemiş, yapılan ödemeler neticesinde davalı kooperatif tarafından kendisine Kayseri ili ... ... Mah., 6659 ada, 5 parsel, 6 Kat no, 16 Bağımsız Bölüm numaralı daire 25.04.2012 tarihli tapu ile devredilmiş olduğunu, davacı aleyhine davalı kooperatif tarafından 31.12.2022 tarihinde Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde ... E. Sayısı ile alacak davası açılmış, dava değeri olarak toplam 48.611 TL davacıdan davalı kooperatif alacak talep etmiş olduğunu ancak dava reddedilmişse de henüz kesinleşmediğini, 1163 Sayılı Kanun gerekse 7410 Sayılı Çevre Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un hükümleri dikkate alındığında davacının davalı kooperatife herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacının kesinleşmiş ilama dayanan yahut ilamsız bir borcu bulunmadığını, keza bahsi geçen kesin maliyet davası erkan dava gerekçesiyle bozulmuş, bozma sonrası dava tarafımızca takip edilmediğinden işlemden kaldırılmasına / davamızın reddine karar verilmiş olduğunu, davaya dayanak teşkil eden kanun maddesinde menfi tespit davası açılması için kesinleşmiş bir icra takibinin iptali öngörülmediğini, keza söz konusu hüküm icra takibinin durdurulup iptaline ilişkin olduğunu, davalı nezdinde davalı aleyhine kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadığından davanın, hukuki yarar yokluğundan reddi gerekmekte olduğunu, her ne kadar davacı, anasözleşmeye dayanarak üyelikten ayrıldığını beyan etse de belirtmek gerekir ki taraflarınca davacı ile beraber 190 üyeye emsal nitelikli kesin maliyet talep ve tahsili talepli davalar açılmış, Yargıtay, sayısız ilamında (Örneğin, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/6290E. 2022/521K. Sayılı ilamı -Ek-1-) "Ana sözleşmenin 61 ve 62. maddelerindeki değişiklikler Kooperatifler Kanununda çerçevesi çizilen ana ilkelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yok hükmünde oldukları eldeki davada da gözetilmelidir. Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir." hükmüne yer verilmiş, yine aynı kararda, üyelerin kooperatiften kazanımının iade edilmeden istifalarına ilişkin beyanlarının mümkün olmadığı da hükme bağlanmış olduğunu, yine aynı kararda "Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir." hükmüne yer verildiğini, dolayısıyla davacının kooperatif ortaklığının sonlandığına dair tüm iddia ve beyanların kabulü mümkün olmayacağını, her ne kadar davalı tarafından açılan kesin maliyet davalarının erken dava gerekçesiyle bozulup aleyhimize sonuçlandığını beyan etse de söz konusu dava, davalının bu paraya hak kazanmadığı için yahut davacı üye olmadığı için değil inşaatlar tamamlanmadan açıldığı için bozulmuş olduğunu, yukarıda bahsi geçen Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/6290E. 2022/521K. Sayılı ilamında "İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir." hükmüne yer verildiğini, bu sebeple davalı kooperatifin her sene yapılan genel kurul kararlarıyla belirlenen aidat ödemeleri, ara ödeme ödemeleri ve kira ödemeleri davacı tarafından ödenmemiş olup davacının davalı kooperatife halen borcu bulunmakta olduğunu, Mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesiyle davacının ödemesi lazım gelen kira, aidat, ara ödeme gibi alacak kalemleri hesaplanmalı ve davacının ödediği tutardan çıkartıldığında bakiye borç tutarı kaldığı görülecek olduğunu, eldeki dava, kooperatifler kanununa eklenen geçici madde 11'in son cümlesi gereği 6 ay içinde açılması gereken bir dava olduğunu, söz konusu kanun maddesi, anayasanın tüm ilkelerine, kooperatifler kanununa ve sair mevzuata açıkça aykırı olduğunu, bu itibarla Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/955E. Sayılı dosyasında anayasa mahkemesine somut norm denetimine başvuru yapıldığını, davaya dayanak teşkil eden kanun maddesinin davalı nezdinde uygulanmasının zaten mümkün olmadığını, davalı kooperatifin etap kooperatifi olduğu kabul edilmesi halinde dahi etaplar tamamlanmadığını, davalının etap kooperatifi olmadığının bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, Mahkememizde görülmekte olan dosyayla emsal nitelikte olan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasına sunulan 14.12.2022 tarihli bilirkişi raporunun 9. Sayfasında davalı kooperatifin etap kooperatifi olup olmadığı irdelenmiş, "Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan tip ana sözleşmenin 63/4. maddesinde “Konutların etaplar halinde yapılarak ortaklara dağıtılması ancak Bakanlıkça belirlenen usule uygun anasözleşme değişikliği yapılması halinde mümkündür” açıklaması bulunmaktadır. Bu düzenlemeden etaplar halinde inşaat teslimi için ana sözleşmede hüküm bulunması gerektiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan kooperatif ana sözleşmesinde böyle bir hüküm olmasa dahi kooperatif genel kurul kararı ile inşaat teslimlerinin etaplar halinde yapılması mümkün olabilir. Kooperatif ana sözleşmesinde böyle bir hüküm bulunmadığı gibi inşaatların etap etap yapılıp teslim edileceğine dair alınmış bir karara da rastlanılmamıştır" kanaatine yer verilmiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, 7410 sayılı Çevre Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. Maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. Maddesi maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.
Mahkememizin 20/09/2023 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı gereği davacının davasını takip etmemesi nedeniyle HMK'nun 150/1 maddesi gereği davanın yenileninceye kadar işlem kaldırıldığı, davacı tarafça 26/09/2023 tarihli dilekçe ile dosyanın tekrar işleme alınmasının talep edildiği ve mahkememizin 29/09/2023 tarihli tensip zaptı ile davanın kaldığı yerden devamına karar verildiği anlaşılmıştır.
HMK 320/4. Maddesi uyarınca "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır."
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın yenilendikten sonra 10/01/2024 tarihli celsede yeniden takip edilmediğinden HMK madde 320/4 gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
-
HMK Madde 320/4 gereğince davanın açılmamış sayılmasına,
-
Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 830,16 TL peşin harçtan mahsubu ile artan kalan 402,56 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığında bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. Madde 7/1 Uyarınca 17.900,00 TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,
Dair, Tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.10/01/2024
Katip ...
(e imzalıdır)
Hakim ...
(e imzalıdır)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35