Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1124 E. 2024/582 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1124
2024/582
6 Haziran 2024
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : /
KARAR NO : /
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - T.C. No:... ...
2. ... . .
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - T.C. No:... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/07/2022
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... ... Matbaa Reklam ve Organizasyon Ltd. Şti'nin 27/01/2016 tarihinde tescil olup, davalı ... ve müvekkili ile birlikte kurduklarını ve aksine bir karar alınıncaya kadar ...'nın müdür olarak atandığını, ... 'nın şirket ortağı olarak ...'a bilgi vermediği gibi, şirketin hesaplarında yaptığı hatalar ve şirketin tüzel kişiliğine verdiği zarar nedeniyle şirket hisselerini ...'a devrederek şirket müdürlüğünden ayrıldığını, müvekkilinin ortağı olduğu şirketi davalı ...'nın temsil ettiği tarihler arasında şirket hesabından ... hesabına 520.522,04-TL aktarım yapıldığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin mal aldığı ... Kopyalama Ltd. Şti ile ... arasında 116.050,00-TL ticari ve mali kurallara uygun olmayan ilişkiler tespit edildiğini, bu ticaretin ... ... Ltd. Şti'ne borç olarak yansıtıldığını, ancak ilgili paranın ... hesabına geçtiğini, tüm bu bilgiler ışığında davalı ...'nın müvekkili şirkette yetkili olduğu zaman dilimi içerisinde görevini kötüye kullanarak kendi hesabına 636.572,00-TL para geçirdiğini bildirerek bu bedelin %9 yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, şirketin ticaret siciline tescil tarihinin 04/02/2016 olduğunu, müvekkilinin ortaklıktan ayrılış tarihinin ise 26/02/2018 tarihi olduğunu, huzurdaki davanın ikame tarihinin ise 18/07/2022 olduğunu, davacı ...'un şirketin tescil tarihinden müvekkilinin ortaklıktan ayrıldığı tarihe kadar şirket ortağı olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin davalı şirkette ortak olduğu süreçte şirketin resmi tüm işlemlerinin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, yapılan tüm işlemlerin titizlikle ve usulüne uygun olarak yapıldığını, müvekkilinin ortaklıktan ayrıldıktan sonra davacının şirkete yönetemediğini, şirketin mali durumunun kötüye gittiğini, piyasaya oldukça fazla şekilde borçlandığını, bu nedenlerle müvekkilinden haksız kazanç elde etme amaçlı hareket edildiğini bildirerek tüm bu nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı şirketin sicil dosyasının bir sureti dosyamız arasına celbedilmiştir.
Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davacı şirketin 2022 yılına ait vergi beyannameleri celbedilmiştir.
Kayseri 8. Noterliği'ne ve Kayseri 13. Noterliği'ne ait evraklar müzekkere yazılarak birer sureti dosyamız arasına celbedilmiştir.
Denizbank Genel Müdürlüğü'ne ve T. İş Bankası Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı ...'nın 2016/2018 yılları dahil kat özetleri celbedilmiştir.
Dosyanın bir mali müşavir bilirkişi ile bir şirketler hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup, 28/08/2023 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir.
Bilirkişiler ile 28/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu dosyada öncelikle davalı şirket müdürünün şirketi zarara uğratıp uğratmadığının tespit edilmesi, şirketin zarara uğramış olması durumunda da bu zarara şirket müdürünün kusurlu davranışı ile sebep olup olmadığı ve bu kusurlu davranış ile zarar arasında illiyet bağının kurulup kurulamadığının tespit edilmesi gerektiği, davacı şirketin bir zararının olup olmadığı hususunun mali müşavir bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edileceği, dava dosyası ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi incelendiğinde müdürün sorumluluğuna gidilebilmesi için gereken genel kurul kararının alındığını gösterir herhangi bir evraka rastlanmadığı, ancak emsal karar gereğince yargılama safhasında bu hususun ikmalinin mümkün olduğu, davalı tarafından cevap dilekçesinde her ne kadar davalının ibra edildiği ve sorumluluğuna gidilemeyeceği hususuna yer verilmişse de dosya kapsamında ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde davalının ibra edildiğini gösterir herhangi bir karara rastlanmadığı, ... ... ... Matbaa Reklam Ve Org. Ltd. Sti.” nin 2016 yılı Yevmiye defterinin olmadığı, 2017 yılı Yevmiye defteri Kapanış tasdikinin Olmadığı, 2016/2017 yılları ticari defterlerin sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği, 2018 yılı tasdiklerin tam olduğu, davacının iddialarının somut sonuç verecek ve ispat edilebilecek iddialar olmadığı, ilgili dönemlerde yapılan genel kurullarda yönetimin ve mali tabloların ibra edildiği, ilgili yıllar mali verilerinde şirketin zarar etmediği, borca batık olmadığı, kötü yönetim ile oluşan herhangi bir zarar ve küçülmeye rastlanılmadığı belirlenmiştir.
Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, 11/12/2023 tarihli ek rapor dosyaya ibraz edilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 11/12/2023 tarihli ek raporunda; ... ... ... Matbaa Reklam Ve Org. Ltd. Sti.” nin 2016 yılı Yevmiye defterinin olmadığı, 2017 yılı Yevmiye defteri Kapanış tasdikinin olmadığı, 2016/2017 yılları ticari defterlerin sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği, 2018 yılı tasdiklerin tam olduğu, ticari bir işletmenin faaliyetlerinin kötü yönetilmesi sonucu olarak borca batık olacağı, iflasını açıklayacağı gerçeği yanında yıl içerisinde yapılan iş ve işlemlerin sonucu olan mali tabloların varoluş ve kullanılış amaçlarının yıl sonunda İşletmelerin ne durumda olduğu sonucunu oluşturmak olduğu, bilirkişi incelemesine yön veren bu olgu ile soyut iddialardan ziyade tüme varılarak sonuca gidildiği, davacının iddialarının somut sonuç verecek ve ispat edilebilecek iddialar olmadığı, mali tabloların ibra edildiği, ilgili yıllar mali verilerinde şirketin zarar etmediği, borca batık olmadığı, kötü yönetim ile oluşan herhangi bir zarar ve küçülmeye rastlanılmadığı, sorumluluk davası açılmasına ilişkin olarak alınmış bir kararın dosya kapsamında bulunmadığı belirlenmiştir.
Taraf vekillerince bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine mahkememizce davacı şirkete ve davalıya ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi suretiyle mali müşavir bilirkişi Prof. Dr. dava dilekçesinde kalemler halinde belirtilen eylemler/ödemeler nedeniyle ticari defter dayanaklarında belge bulunup bulunmadığı, davalının şirketi zararı uğratıp uğratmadığının belirlenmesi, özellikle davalının şahsi işletmesine ödenen bedeller yönünden ödemelerin ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığının tetkik edilmesi, davacının dayandığı ve şirketi zarara uğrattığı iddia edilen ödemelerin ibra kapsamında olup olmadığının tespiti, ibra edilmişse davalının dava konusu eylemlerinin faaliyet raporları ve bilançolara konu olup olmadığı konularında gerekçeli dayanaklı rapor alınması, önceki mali müşavir bilirkişi tespitleriyle farklı sonuca ulaşılması halinde çelişkinin açıklanması hususunda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup, 09/05/2024 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi Prof. Dr. 09/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle davacıya ait yukarıdaki ticari defterlerin incelenmesinden davacının iddia ettiği alacağa yönelik somut bir tespit yapılamadığı, davacının söz konusu iddiasını somut delillerle ortaya koymasının gerektiği belirlenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava şirket yöneticisinin sorumluluğu sebebiyle tazminat talebine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacılar vekili, dava dilekçesinde davalı ...'nın davacı şirkette yetkili olduğu zaman dilimi içinde görevini kötüye kullanarak kendi hesabına 636.572,00-TL para geçirdiğini, söz konusu tutarın % 9 yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 05/03/2024 tarihli dilekçesi ile davaya konu tazminatın davacı ...'a ödenmesini talep etmiş ise de yönetim kurulu aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı, ortaklığa aittir. Ancak, zarar gören ortakların da yönetim kurulu aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Ortakların dava açma hakkı doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik içerir. Yöneticilerin ortaklığın mal varlığının azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları da etkiler. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Ancak, ortak, TTK'nın 553. maddesi uyarınca dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir.(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2021/8598 E. 2023/3523 K. Sayılı emsal ilamı da bu yöndedir.)
Huzurdaki davada davacı ..., davalı yöneticinin şirketi yönetirken yaptığı usulsüzlükler nedeniyle şirketin zarar gördüğünü bu zarardan kendi ortaklık payının da etkilendiğini ileri sürerek uğranılan zararın kendisine ödenmesi talep etmektedir. Davacının talep konusu ettiği şirketin malvarlığında azalmaya yol açan eylem ve işlemler nedeniyle davacının dolayısıyla uğradığı zararlar olup, burada davacının şirketler hukuku anlamında doğrudan bir zararından bahsedilemez. Davacı ortak örneğin şirket ödenmesi gereken bir kâr payını ödememiş olsaydı doğrudan zarara uğrayacakken, şirketin zarar etmesi dolayısıyla kâr payı dağıtmaması halinde asıl zarara uğrayan şirket olacağından buradaki zarar davacı bakımından dolaylı zarar teşkil eder. Netice itibariyle davacı ...'un, 6102 sayılı TTK'nın 555/1 maddesi gereğince tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebileceği, adı geçen davacının ise tazminatın doğrudan kendisine ödenmesini talep ettiği, bu şekilde dava açılamayacağı (Yüksek Yargıtay 11 inci Hukuk Dairesi'nin 17/11/2016 gün ve 2016/7730 esas,2016/8878 karar,15/11/2016 gün ve 2015/11797 esas, 2016/8840 karar, 02/05/2016 gün ve 2015/9695 esas,2016/4941 karar sayılı ilamları) anlaşıldığından davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2.maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı şirketin açmış olduğu dava yönünden yapılan incelemede ise;
Türk Ticaret Kanunu, limited şirketlerde müdürlerin sorumluluğunu düzenleyen bağımsız bir hüküm öngörmemiştir. Anonim şirketlerde sorumluluğa ilişkin hükümler müdürler hakkında da uygulanır. (TTK madde 644/a) Ayrıca şirketin tüzel kişiliği olduğu için, şirketin yönetim ve temsili ile yetkilendirilen kişinin, şirkete ilişkin görevlerini yerine getirmesi sırasında işlediği haksız fiilden şirket sorumludur. (TTK madde 632)
Sorumluluğun şartları; bir zararın varlığı, özen ve görev yükümünün ihlali (kusur), ve zarar ve kusur arasında uygun illiyet bağıdır.
-
Müdürlerin sorumluluğu kusurdan doğan sorumluluktur. Bu nedenle, müdürün sorumlu olabilmesi için, kendisine kast veya ihmal şeklinde beliren bir kusurun izafe edilebilmesi gerekir. İhmalin varlığı bakımından müdürün basiretli davranıp davranmadığının tespiti gerekmekte olup aksi halde müdür tıpkı vekil gibi sorumlu olur. Şirkete verilen zararların müdürlerin kusurlu davranışından doğduğu asıldır. Böyle bir durumda müdürler objektif esaslara göre kusursuzluklarını ispat edemezlerse kusurlu sayılırlar.
-
Müdürün kusurlu (özen ve görev yükümünün ihlali) hareket etmesi sebebiyle ortada bir zarar ve ziyan da bulunmalıdır. Bu zarar şirketin zararı olabileceği gibi, pay sahipleri ve alacaklılarının hem doğrudan hem dolaylı zararları şeklinde meydana gelebilir.
-
Sorumluluğun doğabilmesi için kusurlu hareketle zarar arasında illiyet bağının varlığı şarttır.
Sorumluluk davası açılması için şirket genel kurul kararı gerekmekte olup mahkememizin 03/10/2023 tarihli celsesinde davacı vekiline genel kurul kararı sunması için süre verilmiş olup, davacı vekilinin sunmuş olduğu belgeler ve ticaret sicil kayıtlarından davacı ...'un şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğu eldeki davanın açılması ile sorumluluk davası açılması yönündeki şirket iradesinin sağlandığı görülmüştür.
Davacı ... ... ... Matbaa Reklam Ve Org. Ltd. Şti.'nin ticari defterleri inceletilmek suretiyle alınan mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 28/08/2023 tarihli kök rapor ile 12/12/2023 tarihli ek rapor ve mali müşavir Prof. Dr. tarafından hazırlanan 09/05/2024 tarihli rapor birlikte değerlendirildiğinde; ... ... ... Matbaa Reklam Ve Org. Ltd. Sti.nin 2016 yılı Yevmiye defterinin olmadığı, 2017 yılı Yevmiye defteri kapanış tasdikinin olmadığı, 2016/2017 yılları ticari defterlerin sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği, 2018 yılı tasdiklerin tam olduğu, ticari bir işletmenin faaliyetlerinin kötü yönetilmesi sonucu borca batık olacağı, iflasını açıklayacağı, ancak davacının iddialarının somut sonuç verecek ve ispat edilebilecek iddialar olmadığı ilgili dönemlerde yapılan genel kurullarda yönetimin ve mali tabloların ibra edildiği, ilgili yıllar mali verilerinde şirketin zarar etmediği, borca batık olmadığı, kötü yönetim ile oluşan herhangi bir zarar ve küçülmeye rastlanılmadığı, davacının iddialarını somut deliller ile ortaya koyamadığı sonucuna ulaşılmış dolayısıyla davacının bu iddialarının da somut ve kesin delillerle ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan tüm sebeplerle davacı tarafın dayandığı zarar iddialarına ilişkin her bir iddiası yönünden gerek dosyaya gelen ve incelenen tüm yazı cevaplarının içerikleri gerek bilirkişi heyetince yapılan tespit ve incelemeler gerekse mahkememizce tüm dosya kapsamı itibariyle yapılan değerlendirmelere göre davalı tarafın dava konusu şirketi zarara uğrattığı iddiaları yönünden davacının dayandığı sebeplere binaen somut, kesin, yazılı ve yeterli delil ve belgelerle ispat edilemediği kanaatine varıldığından davacı şirket tarafından açılan ancak sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
DAVANIN REDDİNE,
-
Davacı ...'un davasının HMK'nın 114/2 ve 115/2.maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
-
Davacı ... ... ... Matbaa Reklam Ve Org. Ltd. Şti.'nin DAVASININ REDDİNE,
-
Davacı ... tarafından açılan dava yönünden alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 10.871,06. TL tamamlama harcından mahsubuna,
-
Davacı ... ... ... Matbaa Reklam ve Org. Ltd. Şti tarafından açılan dava yönünden alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan ve mahsuptan geriye kalan 10.443,46. TL tamamlama harcından mahsubu ile artan 10.015,86. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacılara iadesine,
-
Davacılar tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafça yapılan 72,50. TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı ... tarafından açılan dava yönünden davalı lehine A.A.Ü.T. 7/2. Maddesi uyarınca 17.900,00. TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı ... ... ... Matbaa Reklam ve Org. Ltd. Şti tarafından açılan dava yönünden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 95.120,08. TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacı ... ... ... Matbaa Reklam ve Org. Ltd. Şti'nden alınarak davalıya verilmesine,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00. TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
10-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.11/06/2024
Başkan ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Katip ...
¸E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19