Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/761 E. 2024/568 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/761
2024/568
5 Haziran 2024
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : / Esas
KARAR NO : /
HAKİM :
KATİP :
DAVACI
VEKİLİ :Av.
DAVALI :
VEKİLİ :Av.
DAVA :Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/09/2019
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacının müflis kooperatifin 482 nolu ortağı iken davacıya çekilen kurada dava konusu sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bağımsız bölümün isabet etmesi ile o tarihten itibaren dairesini fiilen teslim alarak oturmaya başladığını, kısa süre sonra davacının kalan maliyet bedelini peşin ödeyerek tapusunu almak için yönetim ile görüştüğünü, görüşmelerde tanıkta bulunduğunu, kooperatifin kendisinden ödeme olarak kooperatifin borçlu olduğu ... ... şirketine olan borçlarını ödemesi ile ödemeyi teflif ettiğini, ödeme olunca borcun kalmayacağını ve tapunun verilebileceğinin kooperatifçe söylendiğini, davacının bu anlaşmaya güverenek söz konusu şirkete 121.700 TL ödeme yaptığını, bu şekilde davacının kooperatife toplam 176.000 TL ödeme yaptığını, davacının tapu devrini talep etmesine rağmen kooperatifin kendisini oyaladığını, sonrasında kendisine tapu üzerinde haciz olduğunun söylendiğini ve hacizlerin giderek fazlalaşıp en sonunda kooperatifin iflas ettiğini, kendisine verilmesi gereken taşınmazında kooperatifin aktifleri arasında gösterildiğini, taşınmazın davacıya ait olduğunun kooperatif tarafından da bilindiğini belirterek dava konusu taşınmaz üzerine tedbir konulması ile söz konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın rayiç bedeli tespit edilerek öncelikle bedelin davacıya ödenmesinin talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İlgili kooperatif hakkında Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E, /K sayılı kararı ile iflas kararı verildiğini ve kararın 16/07/2018 tarihinde kesinleştiğini, tasfiye işlemlerinin Kayseri 1. İflas İdaresi Müdürlüğü’nün / sayılı iflas dosyasında yürütüldüğünü, birinci alacaklılar toplantısı yapılmasına ve sıra cetveli hazırlanmasına rağmen ikinci alacaklılar toplantısının henüz yapılmadığını, davacının iflas idaresine başvuruda bulunduğunu, davacının gazete ilanı yapıldıktan çok sonra başvuruda bulunduğunu, idarenin talebe ilişkin henüz karar almadığını, davacının talebinin alacak talebi olmayıp taşınmazın devrine ilişkin olduğunu, iflas idaresi tarafından cevap verilmeden dava açıldığını İİK madde 198 gereği konusu para olmayan alacaklarında iflas ile birlikte kendiliğinden para alacağına döneceğini, iflastan sonra müflis hakkında dava açılamayacağını ancak sıra cetveline itiraz davası açılabileceğini, bunun içinde henüz şartların oluşmadığını belirterek davanın açılmasında hukuki yararın olmamasıda dikkate alıranak davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, kooperatif üyesinin kura neticesinde kendisine isabet eden bağımsız bölümün tapu iptali ve tescili, terditli olarak da taşınmazın rayiç değerinin ödenmesi talebine yöneliktir.
İş bu davada ilk olarak Mahkememizce / Esas, / Karar sayılı Görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tevzi bürosuna gönderildiği ve Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde / Esas sayılı dosya numarası aldığı, dosyanın yapılan yargılaması neticesinde yargı yerinin belirlenmesi için Kayseri BAM 3. Hukuk Dairesine gönderildiği, Kayseri BAM 3. Hukuk Dairesinin 04/11/2020 tarihli / Esas, / karar sayılı ilamı ile dosyanın mahkememizin görevli olması nedeni ile mahkememize gönderilmesi ile iş bu dosya numarası almıştır.
Melikgazi Tapu Müdürlüğü'ne, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'ne, Kayseri Genel İcra Dairesi'ne, Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu ve ilgili evrakların dosya arasına alındığı görülmüştür.
Mahkememizce Mali Müşavir ve Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişi heyetinden alınan 21/02/2022 havale tarihli raporda özetle;'' Davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu, her ne kadar tapu iptali ve tescil talebinde bulunulmuş ise de tapu iptali ve tescili talep edilen dairenin dava dışı üçüncü kişilere satıldığının tapu kayıtlarından anlaşıldığı ve bunun mümkün olmayacağı, Davacının dava dilekçesinde tapu iptali ve töscil, bu mümkün olmazsa dairenin rayiç değerini talep ettiği, 27.10.2021 tarihli duruşmada ise ödediği bedeli talep ettiği, davacının ödediği bedeli talep edebilmesi için iflas tarihinde kooperatif ortağı olmaması gerektiği, halbuki davacının halen ortak olması nedeniyle ancak pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan ve İİK'nin 196. Maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması durumunda kendisince ödeme yapabileceği'' kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce mahallinde yapılan keşif sonucu alınan havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değeri 275.000,00 TL olacağı" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 25/10/2023 tarihli celsesinde beyanında; "kooperatifte 2009-2017 yılına kadar iflas eden kooperatifte başkan yardımcılığı ve başka olarak görev yaptığını, üye ödemeleri ile üye giriş çıkışlarına baktığını, davacının üyeliğini isim olarak hatırlamadığını, üyeler borcunu aidat olarak ödediğini,... üyelikten kaynaklı borcu kalıp kalmadığını hatırlamadığını, ... işinden kaynaklı ödemeyi mütahit'e yaptıklarını, kooperatifin ... işi yaptırmasından kaynaklı olan borcunun ödenmesi ile davacının üyelikten kaynaklı borcu ödenmiş sayılmayacağını, eğer bir ödeme varsa da ... Şİrketi ile mütahit arasında çözümlenebileceğini, davacının sonuç itibari ile kooperatife olup olmadığını bilmediği'' şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 25/10/2023 tarihli celsesinde ım'ın beyanında; "davalı kooperatifin hatırlamadığı bir zamanda ... işini yaptığını, davacı kooperatifin üyesi olduğunu, kendisinin yaklaşık 53.000,00 TL kooperatife ödemesi olduğunu, geri kalan borcunu kooperatife yaptığı ... işinden olan alacağından mahsubu ile ödediklerini ve bu şekilde davacının kooperatife herhangi bir borcu kalmadığı'' şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizce Mali Müşavir ve Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişi heyetinden alınan 27/06/2022 havale tarihli ek raporda özetle;'' Davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu, her ne kadar tapu iptali ve tescil talebinde bulunulmuş ise de tapu iptali ve tescili talep edilen dairenin dava dışı üçüncü kişilere satıldığının tapu kayıtlarından anlaşıldığı ve bunun mümkün olmayacağı, Davacının dava dilekçesinde tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmazsa dairenin rayiç değerini talep ettiği, 27.10.2021 tarihli duruşmada ise ödediği bedeli talep ettiği, davacının ödediği bedeli talep edebilmesi için iflas tarihinde kooperatif ortağı olmaması gerektiği; halbuki davacının haleri ortak olması nedeniyle ancak pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan ve İİK'nın 196. Maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması durumunda kendisine ödeme yapılabileceği, Dosyadaki genel kurul kararlarına göre 160 m2 daire için ödenmesi gereken aidat, ara ödeme ve kura bedeli toplamının 99.000 TL olarak hesaplandığı, Davacının kooperatife 54.300 TL ödediği konusunda bir ihtilaf olmadığı, zira davalı kooperatifin davacıya göndermiş olduğu ihtamamede ödenen tutanın 54,300 TT, olarak yazıldığı, davacının da idlas idaresine kayıt kabul talebinde bulunduğu dilekçede talep edilen tutarın 54,300 TL olduğu, bunu dava dilekçesinde de belirttiği; diğer taraftar davacının davalı kooperatif adına ... ... şirketine 121.700'TL ödeme yaptığını ileri sürdüğü, bu şirket tarafından mahkemenin müzekkeresine verilen yazıda da davacıdan davalı kooperatif adına 121.700 TL aldığını: kabul ettiği, Mahkemece bahse konu şirkete ödendiği iddia edilen tutarın davacı adına müflis kooperatif hesabına yapıldığının kabul edilmesi durumunda, davacı tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olacağından bilirkişi tarafından tespit edilen 275.000 TI. daire bedeli kadar tazminat hesaplanacağı, Ancak davacının yaptığı ödemenin 54,300 TL olarak kabulü halinde kademeli formülle tazminat tutannın hesaplanması gerektiği, bu tutarın hesaplanabilmesi için davacının yaptığı ödemelerin tutar ve tarihlerine ayrı aynı ihtiyaç olduğu, ödeme belgelerinin dosya kapsamına sunulması gerektiği, dosya kapsamında bu bügilerin bulunmaması nedeniyle kademeli formülle tazminat tutarıcın hesaplanamadığı" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce 24/11/2023 havale tarihli Mali Müşavir Bilirkişi'den alınan ek raporda ; ''Davacının davalı kooperatife 54.300 TL ödeme yaptığı dosyadaki bilgelerden
anlaşılmaktadır. Davacının dava dışı ... ... şirketine 121.700 TL ödeme yaptığı iddiası mahkemece değerlendirilmelidir. Mahkemece bahse konu tutarın davacı ödemesi olarak kabul
edilmesi halinde davacı tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olacaktır. Bu durumda talep
edebileceği tutar dairenin rayiç değeri olan 275.000 TL olacaktır. Aksi halde davacı yaptığı
ödemelere ilişkin belgeleri ayrıntılı olarak sunmalı ve kademeli formülle tazminat tutarı
Hesaplanabileceği'', Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişi'den alınan ek raporda ; özetle;'' Kök raporumuzda davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu, her ne kadar tapu iptali ve
tescil talebinde bulunulmuş ise de tapu iptali ve tescili talep edilen dairenin dava dışı üçüncü kişilere
satıldığının tapu kayıtlarından anlaşıldığı ve bunun mümkün olmayacağı, davacının 27.10.2021
tarihli duruşmada ise ödediği bedeli talep ettiği, davacının ödediği bedeli talep edebilmesi için iflas
tarihinde kooperatif ortağı olmaması gerektiği; halbuki davacının halen ortak olması nedeniyle
ancak pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan ve İİK’nın 196. Maddesi uyarınca faiz ödemelerinden
sonra masada para kalması durumunda kendisine ödeme yapılabileceği belirtilmişti. Davacı vekili
söz konusu tespitlerimize itirazda bulunmaktadır. Ancak aşağıdaki Yargıtay 6. H.D.’nin içtihadı
uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayacağı'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 13/02/2024 havale tarihli dilekçesinde davanın ıslahına ilişkin beyanda bulunmuş olduğu görülmüştür.
Yargılama sırasında dava konusu taşınmazın satılmış olması nedeni ile davacı vekiline HMK madde 125 gereğince beyanda bulunması için süre verilmiş ve davacı vekilince davaya tazminat davası olarak devam edileceği yönünden beyanda bulunulmuş olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davacı tarafça, davalı kooperatife olan üyeliği nedeni ile dava konusu taşınmazı hakettiği iddia edilerek taşınmazın kendi adına tescili için dava açılmış ise de, deliller toplanmış ve bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar alınmış olup raporlarda da belirtildiği üzere, dava konusu taşınmazın satılmış olması nedeni ile bu talebin mümkün olmadığı anlaşılmış olup, dava dışı ... firmasına kooperatifin yaptırmış olduğu ... iş nedeni ile yapılması gereken ödemeyi ... firmasının davalı kooperatiften almayarak/ davacı ... firmasına ödeyerek, bunun davacının kooperatife üyelik borcuna mahsup/ ödeme sayıldığı yönündeki davacı iddiasının ise, daha önce davalı kooperatif başkan ve başkan yardımcılığı görevlerini ifa eden ... tarafından teyit edilmemesi, üyelik aidatının bu şekilde ödeme ile yapılamadığının belirtilmesi ve davacının bunun aksini gösterir yazılı delil dosyaya sunmaması nedeni ile bu üyelik nedeni ile ödeme iddiasına itibar edilmemiştir. Davacının 27/10/2021 tarihli celsedeki imzalı beyanında ifade ettiği tapu iptal olmadığı takdirde davacının ödediği bedelin iadesi taleplerinden bedel iade talebinin ise, davalı kooperatifin iflas etmiş olması nedeni ile ödemenin ancak davacının halen ortak olması da dikkate alınarak pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan ve İİK madde 196 gereği faiz ödemelerinden sonra masada para kalması durumunda kendisine yapılabileceğinin anlaşılması ile dosyadaki mevcut durum itibari ile söz konusu şartların ve paylaşımın yapılamamış olmasından kaynaklı bu aşamada açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
-
Davanın REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 44,40. TL peşin harç ile 4.674,25. TL ıslah harcından mahsubuyla artan bakiye 4.291,05 TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafça yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
-
Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde harcanmayan gider avansının taraflara iadesine,
-
Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden lehine A.A.Ü.T. Uyarınca 43.250,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekili ve davalı tarafın yokluklarında kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.05/06/2024
Katip
e-imza
Hakim
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19