Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1112 E. 2024/476 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1112
2024/476
15 Mayıs 2024
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : / Esas
KARAR NO : /
HAKİM :
KATİP :
MÜTEVEFFA :
DAVACILAR :1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI :1-
VEKİLİ :Av.
DAVALI :2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI :3-
VEKİLİ :Av.
DAVALILAR :4-
DAVA :Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/12/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müteveffa ..., 03.01.2023 tarihinde ... Plaka sayılı araç ile seyir halindeyken; davalılardan ... ... 'nın işleteni, davalılardan ... 'ın ise sürücüsü olduğu ... Plaka sayılı araç ile kaza yapmış olduğunu, ... kazanın meydana gelmesi sebebi ile olay yerinde vefat ettiğini, davacılardan ..., ... ve ...’nun meydana gelen kaza esnasında ... Plaka sayılı araç içerisinde yolcu olarak seyahat etmekte olduklarını, meydana gelen kaza nedeniyle davacıların yaralandığını, davacılarda geçici ve kalıcı iş göremezlik durumu mevcut olduğunu, davacıların uğramış olduğu maddi zararların bir nebze de giderilmesi amacı ile taraflarınca sigorta şirketlerine KEP sistemi üzerinden maddi tazminat talepli başvuru yapılmış olduğunu, (ilgili tebliğ evrakları ektedir) davalı sigorta şirketleri tarafından yasal süresi içinde herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine taraflarınca zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ancak şirketler ile anlaşma sağlanamaması üzerine eldeki dava açılmış olduğunu, müteveffa ile araç sürücüsü ... arasında gerçekleşen kaza sebebi ile tam ve asli bir şekilde kusurlu olan taraf ... Plaka sayılı araç sürücüsü olan ... olduğunu, zira davalı araç sürücüsü; kazanın meydana geldiği gece alkollü ve aşırı süratli bir şekilde, geçiş üstünlüğüne ve diğer trafik kurallarına riayet etmeden aracını kullanırken kazaya sebebiyet vermiş ve davacıların yaralanmasına sebep olmuş olduğunu, kaza sonrasında davalı ..., Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında uzunca bir süre tutuklu kalmış olduğunu, dava halen derdest olup meydana gelen kaza sebebi ile müteveffanın hiçbir kusuru bulunmamakta olduğunu, zira müteveffanın, tüm trafik kurallarına eksiksiz şekilde riayet etmiş olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle üç davacının da yaralandığını, uzunca bir süre tedavi gören davacıların, halen tam olarak iyileşememiş olduklarını, davacılarda geçici ve kalıcı bedensel zararlar/sakatlıklar mevcut olduğunu, davacıların vücudunda pek çok sakatlıklar kalmış olduğunu, bu sebeple davacılar lehine geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, davacıların yaralanması sebebiyle manevi tazminat davası açma haklarının saklı olduğunu, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ATK tarafından sunulan kusur raporunda her ne kadar müteveffaya da kusur atfedilmiş ise de söz konusu tespitin kabulü mümkün olmadığını, meydana gelen olayda müteveffanın kusuru olmadığını, alkollü bir şekilde ve aşırı süratli olarak araç kullanan, geçiş üstünlüğüne ve diğer trafik kurallarına / işaretlerine uygun davranmayan davalı ... olduğunu, zaten davacıların, araç içerisinde yolcu olarak seyahat ettiği için, hiçbir şekilde davacılara kusur atfedilmesi mümkün olmadığını, ... Plaka sayılı araç sürücüsü ... olduğunu, olay tarihinde araç sahibi ... ... olduğunu, bu sebeple, dava konusu taleplerin tamamından ... ve ... ..., müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müteveffanın işleteni ve sürücüsü olduğu ... Plaka sayılı aracın kasko sigortası ... Sigorta A.Ş. isimli şirket tarafından yapılmış olduğunu ancak sigorta şirketi tarafından, davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığından bahse konu sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmakta olduğunu, müteveffanın işleteni ve sürücüsü olduğu ... Plaka sayılı aracın zorunlu trafik sigortası ...Sigorta A.Ş. isimli şirket tarafından yapılmış olduğunu ancak sigorta şirketi tarafından, davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığından bahse konu sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmakta olduğunu, davalılardan ...'ın sürücüsü, ... ...'nın ise işleteni olduğu ... Plaka sayılı aracın zorunlu trafik sigortası ... Sigorta A.Ş. İsimli şirket tarafından yapılmış olduğunu ancak sigorta şirketi tarafından, davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığından bahse konu sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmakta olduğunu, kaza sonucu oluşan maddi zarardan davalı ...'ın haksız fiili işleyen sürücü olarak, ... ...'nın ... Plaka sayılı aracın işleteni olarak, Sigorta A.Ş.'nin ... Plaka sayılı aracın kasko şirketi olarak, ... Sigorta A.Ş.'nin ... Plaka sayılı aracın zorunlu trafik sigortası olarak, ... Sigorta A.Ş.'nin ... Plaka sayılı aracın zorunlu trafik sigortası olarak müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunmakta olduğunu, bu bakımdan davacının maddi zararlarının olayın gerçekleştiği 03/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, sigorta şirketlerinin sigorta teminat limitleri kadar sorumlu tutulmasını talep ettiklerini belirterek, davacı ... lehine 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla 200,00 TL, davacı ... lehine 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla 200,00 TL, davacı ... lehine 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 200,00 TL olmak üzere toplam 600,00 TL maddi tazminatın haksız eylemin gerçekleştiği 03/01/2023 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı sigorta şirketlerinden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalılar; ... ..., ..., Sigorta A.Ş.- ... Sigorta A.Ş.- Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı ... SİGORTA A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı Şirkete ait 19/08/2022 başlangıç tarihli poliçe 03.01.2023' te iptal edilmiş ve ... Sigorta' dan 01.09.2022 başlangıç ve 01.09.2023 bitiş tarihli poliçe düzenlenmiş olup, kaza tarihi itibariyle sorumluluğun ... Sigorta olduğunu, kazaya karışan araçların kaza tarihindeki sigorta bilgilerinin SBM aracılığıyla sorgulanmasını ve kaza tarihinde şirketin sorumlu olmadığının tespiti halinde davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, iş bu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Sigorta davalarından doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, bu doğrultuda yetkili mahkemenin Beykoz Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisizlik sebebi ile reddini talep ettiklerini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukukî yararı olmadığını, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, dava konusu talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla, başvuran taraf sigortacılık kanunu ve trafik sigortası genel şartları gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, hmk m. 121 gereği dava eklerinin taraflarına tebliği gerekmekte olduğunu,davanın hiçbir şekilde kabulü anlamına gelmemekle birlikte; davacı tarafın maluliyet sebebiyle uğradığı zararını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca davalı şirketin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere, kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerekmekte olduğunu, bu kapsamda yargıtay hukuk genel kurulu’nun e., / k., 25.02.2004 sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp kurumu’na sevk edilmesi gerekmekte olduğunu, anayasa mahkemesi’nin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerekmekte olduğunu, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Genel Şartlarda destekten yoksun kalma tazminatı ile sürekli sakatlık tazminatı hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,8 teknik faiz oranı, peşin değer formülü olarak devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün tazminat hesabında kullanılacağı düzenlenmiş olduğunu, uyuşmazlık konusu bedeni zararlara ilişkin tazminat hesaplamaları bakımında poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli güncel mevzuata göre değerlendirme yapılmak suretiyle tazminat hesaplanmasına karar verilmesini talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderleri tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında sgk tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, tedavi süresince gereken bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında olduğu yargıtay içtihatları ile de kabul edilmekte olduğunu, “geçici iş göremezlik” tazminatı talepleri de tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, bu kapsamda 13.10.2010 tarih 2010/10-500-490 sayılı yargıtay hukuk genel kurulu kararının dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafın talebine konu tedavi teminatı kapsamında yer alan geçici iş göremezlik ve sair tedavi masraflarından da sgk sorumlu olduğunu, iş bu nedenle bu taleplerin reddi gerekmekte olduğunu, başvuruyu kabul anlamında gelmemek üzere, yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak trh-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini, kabul manasında olmamak üzere hesaplamanın aktüerler siciline kayıtlı aktüerler ile Müsteşarlık nezdinde tutulan listeye kayıtlı yardımcı aktüerler tarafından yapılması gerekmekte olduğunu, BAşvuranın kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerekli olduğunu, bu kapsamda yargıtay 4. hukuk dairesi’nin / e. ve / k. sayılı ve 02.12.2021 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafın, sigortalının kusurunu ve kusur ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerekmekte olduğunu, bu kapsamda yargıtay 17. Hukuk Dairesi 03.05.2010, E.2010/551 K.2010/4080 ilamının dikkate alınması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davanın kabulü halinde işbu dava öncesinde davalı şirkete gerekli belgelerle başvuru yapılmadığı gözetilerek temerrüt tarihinin dava tarihi olarak alınması gerekmekte olduğunu, kaldı ki hiçbir şekilde davayı kabul manasında olmamak üzere, aleyhe tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren, ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğunun ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, bu kapsamda Yargıtay 15. H.D. 2005/8089 E. 2007/2364 K. 11.04.2007 Tarihli Kararının dikkate alınması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere; hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerektiğini, başvuranın gerekli emniyet tedbirlerini (kask ve koruyucu tertibat) alıp almadığının tespiti gerekli olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin, E. 2021/5622 K. 2021/47246 Sayılı ve 20.10.2021 tarihli kararının, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin. E. 2015/10214 K. 2016/715 Sayılı ve 21.1.2016 tarihli kararının, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin, E. 2021/5620 K. 2021/7775 Sayılı ve 16.04.2015 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, açıklanan sebeplerle somut olayda davacının zararın artmasında müterafik kusuru dikkate alınarak kabul manasında olmamak üzere yapılacak hesaplama sonucunda belirlenecek tazminattan indirim yapılması gerekmekte olduğunu belirterek, Davanın USULDEN VE ESASTAN REDDİNE karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Başvuru (dava) şartı usulüne uygun şekilde yerine getirilmemiş ve davalının temerrüte düşürülmemiş olduğunu, bu nedenle de davanın usulden reddini talep ettiklerini, bu kapsamda yargıtay 17. hukuk dairesi / E. / K. İlamının dikkate alınması gerektiğini, dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi'ne gönderilerek kusur oranının tespit edilmesini talep ettiklerini, davanın kabulü halinde tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, davanın kabulü halinde; tazminat hesabından davacıların emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, zira; kaza tespit tutanağına göre; davacıların kaza esnasında emniyet kemeri taktığı tespit edilmemiş olduğunu, KTK m.78 "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur." hükmü ve TBK m. 52 "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." hükmü gereği davacılar zararın oluşmasında müterafik kusur sahibi olduğundan tazminat hesabından en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bu kapsamda YARGITAY 17. HD. 2018/920 E. 2018/10827 K. 19.11.2018 K.T. ilamının dikkate alınması gerektiğini, bununla birlikte davacıların herhangi bir ücret ve menfaat karşılığı olmaksızın taşınmış olması nedeniyle hatır taşımasının olduğunun kabulü ve tazminat hesabından en az %20 oranında hatır taşıması indirimi de yapılması gerektiğini, bu kapsamda YARGITAY 17. HD. 2014/13301 E. 2016/11634 K. 19.12.2016 K.T. ilamının dikkate alınması gerektiğini, davacılar, dava konusu trafik kazası ile ilgili olmak üzere maluliyetleri olduğunu iddia ediyorsa bu iddialarını ispatla mükellef olduklarını, adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesinden maluliyet raporu alınmasını talep ettiklerini, "emniyet kemerinin takılmamış olmasının maluliyete etkisi ve derecesi tespit edilerek" raporda yer verilmesi gerektiğini, bu kapsamda yargıtay 4. hd. 2018/1622 e. 2019/3029 k. 22.05.2019 k.t. ilamının dikkate alınması gerektiğini, “geçici iş göremezlik zararı” poliçe teminatı kapsamında olmadığını, bu talep yönünden davanın reddini talep ettiklerini, bu kapsamda yargıtay 17. hd. 2018/3528 e. 2020/1241 k. 11/02/2020 k.t. ilamının dikkate alınması gerektiğini, hesap raporu alınması halinde; tazminat hesabının, 2918 sayılı kanun'un 90/c maddesi uyarınca "trh-2010 hayat tablosu ile en az %1.65 teknik faiz (devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemi) kullanılarak yapılması gerekmekte olduğunu, somut olayla ilgili varsa açılmış davalar, soruşturma-uzlaştırma dosyaları ve tahkim başvuruları araştırılarak celp edilmeli ve dosyaların sonucu değerlendirilmeli, henüz sonuçlanmamışsa iş bu dosya açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini, davaya konu olan kaza neticesinde sgk başta olmak üzere kurum ve kuruluşlardan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı irdelenmesi gerektiğini, 03.01.2023 tarihinde meydana gelen kaza sonrasında davacı tarafa sigorta şirketlerinden, Sosyal Güvenlik Kurumundan ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlardan ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmalı ödeme yapıldı ise mükerrer ödemelerin önüne geçilmesi için mahsup işlemi yapılması gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde 24.12.2022-24.12.2023 tarihleri arasında zorunlu mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ve limiti ile sınırlı olduğunu, yapılacak bir tazminat hesaplamasında davalı şirketin poliçedeki sorumluluğunun göz önüne alınması gerekmekte olduğunu, 6100 sayılı kanun uyarınca davacı yan, tüm delillerini dava dilekçesi ekinde tebliğ etmesi gerektiğini, bu nedenle taraflarına tebliğ edilmeyen delillere karşı beyanda bulunma ve delil sunma haklarını saklı tutuklarını belirterek, zamanaşımı itirazları olduğunu bildirir, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, davanın kabulü halinde ise; dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden, davalı şirket aleyhine faize, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte faize hükmedilmesi halinde "dava dilekçesinde yazılı miktar yönünden dava tarihinden, ıslahla artırılan miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren" yasal faize hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın davası haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğu için taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, iş bu davanın Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin /Es.sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, zira dava konusu trafik kazası ile ilgili olarak maddi-manevi tazminat talebi ile tarafları hemen hemen aynı olan bir dava açılmış olup yargılaması Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin Es. Sayılı dosyasında devam etmekte olduğunu, taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olması ve usul ekonomisi açısından her iki davanın birlikte görülmesi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın sırf prosedür yerine gelsin şeklinde yaptığı usulsüz bir müracaat olduğunu, bu nedenle Arabuluculuk yoluna başvurma ve akabinde dava açma ön şartı yerine gelmediğini, nitekim Arabulucu son tutanağında Sigorta vekilleri "başvurucunun sigorta şirketlerimize yazıl ve yasal başvuruların bulunmadığı ve arabuluculuk görüşmelerinde de herhangi bir evrak sunulmadığını, dolayısı ile hesap yapmaya yeterli veriler bulunmadığından anlaşamayacaklarını " beyan etmiş olduklarını, ceza mahkemesinde yürütülün yargılamanın bekletici mesele yapılması gerekmekte olduğunu, kaza ile ilgili olarak Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi"nin ... Es. sayılı dosyasında yargılama devam ettiği için bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, Zira Hukuk hakimi,(21.HD.10.06.1997, 2846-3939, Yargı Dünyası, 1998/4-110) kararında ve pek çok benzer kararda belirtildiği gibi ceza mahkemesinde alınan kusur raporu ile bağlı değilse de, ceza mahkemesinin kabul ettiği ve kesinleşen olgularla bağlı olduğunu, Hukuk mahkemesi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de, ceza mahkemesinin kesinleşen kararı maddi olgular yönünden hukuk mahkemesini bağlayacağını, Söz konusu mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda taraflara eşit kusur verilmiş olduğunu, davacının tazminatla ilgili talepleri 19.06.2021 tarihinde 31516 sayılı Resmi Gazetede aynı gün yürürlüğe giren 7327 kanun numaralı "icra Ve İflâs Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un; 18. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ıncı maddesi uyarınca "TRH-2010 hayat tablosu ile %1.65 teknik faiz (devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemi) kullanılarak yapılması gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun aşağıda özeti verilen kararında da belirtildiği gibi destekten yoksun kalma tazminatının yansıma zararı olması nedeniyle desteğin kusurunun davacılara karşı ileri sürülemeyeceği kabul edilmiş olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ESAS NO : 2017/17-1315 KARAR NO : 2017/1239 ilamının dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da kabul edildiği üzere hiçbir hukuk kuralı, kişinin kendi kusuru ile sebep olduğu zarardan faydalanması durumunu düzenlemediği gibi, bu faydayı koruyamayacağını, bir zararın doğmasına ya da artmasına neden olan kişi sonuçlarına da katlanmak zorunda olduğunu, müteveffa kusurlu sürücü yakını olan davacıların bu kapsamda üçüncü kişi olarak kabulü mümkün olmamakla, müteveffanın kusurundan sorumlu oldukları gözetilmesi gerektiğini, kabul manasına gelmemek üzere kusura ilişkin itirazı nedeni ile dosyanın kusur yönünden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerekmekte olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2004/11-115 E., 2004/108 K., 25.02.2004 Sayılı İlamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, yine davayı kabul manası gelmek üzere müteveffanın gelirinin belgelerle ispatlanması, ispatlanamıyor ise asgari ücret esas alınarak hesaplamanın yapılması gerektiğini, meydana gelen kazadan dolayı davalının elbette ki son derece üzgün olduğunu, böylesi acı bir olayın gerçekleşmesi, ölen şahsın ailesi gibi davalıyı da üzüntüye sevk ettiğini ancak olayın meydana gelmemesi için davalının tüm gayretini ortaya koymuş ancak neticenin önüne geçememiş olduğunu belirterek, davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalılar ... ... ile ... Sigorta A.Ş'nin cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 03.01.2023 tarihinde, ... Plaka sayılı araç ile ... Plaka sayılı araç arasında gerçekleşen çift taraflı kaza sebebi ile yaralanan davacılarda kaza nedeni ile geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik zararları olup olmadığı, varsa miktarı ve davalıların bu zarar talebinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesine, SGK'ya, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine, ... Sigorta şirketine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin / Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacıların , , ..., ... olduğu, davalıların ... Sigorta, ... Sigorta, ... Sigorta A.Ş olduğu, dava konusunun aynı kazadan kaynaklı olup işbu dava konusu ile irtibatlı olduğu, tazminat hesabında garameten paylaşım durumunun birlikte dikkate alınması ile usul ekonomisi gereğide işlemlerin birlikte yapılmasının yerinde olacağı değerlendirilmiş, her iki dosya arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğunun anlaşılması ile Mahkememizin işbu dava dosyasının Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/940 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
-
Mahkememiz dosyasının HMK m.166/1. 4 hükmü gereğince Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin / esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
-
Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, dosyanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin / esas sayılı dosya içerisine gönderilmesine,
-
Yargılamaya Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine,
-
Yargılama harçları, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin birleştirilen dosya üzerinden dikkate alınmasına,
Dair,davacı ve bir kısım davalılar vekillerinin yüzüne karşı birleşen dosya ile birlikte kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.15/05/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32