SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1100 E. 2024/440 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1100

Karar No

2024/440

Karar Tarihi

7 Mayıs 2024

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

KAYSERİ

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : /

KARAR NO : /

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

Asıl Dava Dosyasında

DAVACI : ... - ...

VEKİLİ : Av. ....

DAVALI : ... ... ...

VEKİLİ : Av. ... - [

Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı Dosyasında

DAVACI : ... - ...

VEKİLİ : Av. ... -

DAVALI : ... ... ...

VEKİLİ : Av. ... - [

 2.  ... .  ... ... 

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 25/06/2019

KARAR TARİHİ : 07/05/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Asıl dava dosyasında davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, kardeşinin katmer ocağı, elektrikli davul fırın gibi ürünler ürettiğini, kendisinin bu ürünleri yurt dışına ihraç ettiğini, yurt dışından almış olduğu yüklü sipariş nedeniyle kardeşinin sahibi olduğu ... Sanayi isimli işletmeden bu siparişi sağlamalarını istediğini ancak ürünlerin hammaddesi olan sacın temini hususunda davacının davalıya saç siparişi verdiğini bu şekilde davalının saç tedarik edeceğini, 19 adet boş çekin bu mala yönelik avans olarak davalıya teslim edildiğini, davalının yalnız 284.000,00-TL değerindeki sacı kardeşine teslim ettiğini, bunların karşılığında 5 adet çekin davalıya ödendiğini, davalının başka mal teslimi yapmamasına rağmen haksız olarak 14 adet çeki doldurarak icra takibi başlattığını bildirerek, Ziraat Bankası Sanayi Şubesine ait ... seri nolu 520.000,00-TL bedelli çek ve ... seri nolu çek nedeniyle borlu olmadığının tespitine, ayrıca davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'un ... Dış Ticaret unvanı ile dış ticaret işi ile uğraştığını, müvekkilinin ağabeyi ... ise Sanayi isimli firmanın sahibi olduğunu, ocağı elektrikli davul fırın gibi mamüllerin üretimini yaptıklarını, davacı ...'un Fibabanka Sanayi Şubesi'ne ait 14244 çek numaralı, 10/06/2019 tarihli, 400.000,00-TL bedelli, Fibabanka Sanayi Şubesine ait çek numaralı, 13/06/2019 tarihli 400.000,00-TL bedelli çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalılar ... ve ...'nın alacağının %40'ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ve mahkumiyetine karar verilmesini ayrıca aralarındaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile işbu dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

CEVAP: Asıl dava dosyasında davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacının ve kardeşinin kendisine para ve sac borcu bulunduğunu, 19 adet çekin bu amaçla kendisine verildiğini, 5 adet çekin ödendiğini, ancak 42.000-TL, 300.000 EURO ve 337.800 kg sac borcunun ödenmediğini, sac bedelinin dövize endeksli olması nedeniyle ödeme tarihindeki kura göre kendisinin doldurduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu çeklerin bedelsiz olduğunu ve bu sebeple borcunun olmadığını, borcun itfa edildiğini yalnızca resmi ve imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş olan belge ile ispat edebileceğini, kendisinin üçüncü kişi olarak devir aldığı kambiyo senetlerinin hamili olduğunu, davacı tarafça açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddine ve davacının %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu çeklerin avans olarak verdiğini gösteren yazılı delil sunmadığını, bu dava ile ilgili tüm cevaplarını davacının Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde de yazdığını, bu dava dosyalarının hepsinin konusunun aslında aynı olduğunu, davacı tarafça açılan davanın haksız olduğunu beyanla davanın reddine ve davacının %40 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER

Mahkememizden verilen 07/09/2021 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 20/09/2023 tarih ve 2022/2881 Esas- 2023/5134 Karar sayılı ilamıyla bozulmakla Mahkememizin 2023/1100 esas sırasına kaydı yapılarak işbu esas üzerinden yargılamaya devam olunmuştur.

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı doyasında davacının ..., davalıların ... ve ... olup, davanın menfi tespit davası olduğu, mahkememizin işbu dosyası ile aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşılarak ve usul ekonomisi de gözetilerek 26/10/2020 tarihinde Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce ... Esas sayılı dosyanın mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma sayılı dosyasının celbi ile yapılan tetkikinde; müştekinin ..., şüphelinin ... olup, atılı suçun resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları vb. Tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, açığa imzanın kötüye kullanılması suçları olduğu, 26/04/2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, müşteki tarafından karara itiraz edilmesi üzerine, Kayseri 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin / D.iş sayılı ve 23/05/2019 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Ziraat Bankası Kayseri Sanayi Şubesi'ne ve Fibabanka Genel Müdürlüğü'ne davaya konu edilen çeklerin ibraz edilip edilmediği, ödenip ödenmediği hususlarında müzekkere yazılmış olup, müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.

Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişi Prof. Dr. Azzem Özkan'ın 15/02/2021 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir.

Mali müşavir bilirkişi Prof. Dr. 15/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın davalıya temin edilecek emtialar için 19 adet boş çek verdiği ve bu çeklerden dava konusu olanlar için mal tesliminin yapılmadığını ileri sürdüğü, davalı tarafın davacıya 300.000 Euro nakit ve 337.800 kg sac hammaddesinin emanet olarak verildiğini belirttiği, davacı tarafça sunulan ticari defterlerde 2015 yılında taraflar arasında ticari ilişki gözükmediği, davacının 2016 yılı sonu, 2017 yılı başı itibarıyla 5.050,00-TL davalıya borcu gözüktüğü, davacının 2017 yılı sonu ve 2018 yılı başı itibarıyla ise 222.150,00-TL davalıdan verilen sipariş avansı adı altında alacağı gözüktüğü belirlenmiştir.

Bilirkişi raporuna karşı taraflarca itiraz edilmesi üzerine mahkememizce asıl ve birleşen davaya konu çeklerin ve davalının dosyaya ibraz ettiği senetlere ve borç olarak verildiği iddia olunan Euro ve TL cinsinden paranın davacı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve davacı vekilinin rapora itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, 16/04/2021 tarihli ek rapor dosyaya ibraz edilmiştir.

Mali müşavir bilirkişi Prof. Dr. 16/04/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacı tarafın davalıya 19 adet imzalı baş çek yaprağı verdiğini, bunlardan 5 adedinin davalı tarafça her birisi 56.800 TL olarak yazıldığı ve tahsil edildiği, bu çekler karşılığında davalının da 284.000 TL tutarında mal teslimi yaptığı, davacı vekili dava dilekçesinde bu çeklerin dava konusu olmadığı, bu çeklerin davacının dosyaya sunulan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının dava konusu olmadığını söylediği bu çeklerden - numaralı olanların davalıya ödendiği dosyadaki belgelerden anlaşıldığı, diğer , ve numaralı 3 adet çekin ise Ziraat Bankasından ödendiğine ilişkin davacı ödeme belgelerini sunduğu ,bu ödeme belgeleri incelendiğinde 20875 numaralı olan çekin davalıya ödendiği, davacının sunduğu ödeme belgesinde diğer numarali olan çeklerin dava dışı ödendiğinin yazılı olduğu, bu çeklere ilişkin mahkemece Ziraat Bankası Sanayi Şubesine 2 defa müzekkere yazıldığı ve çek görüntüleri ve kime ödendiğine ilişkin cevap alınamadığı, son olarak mahkemece Ziraat Bankası Genel Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, ancak halihazırda dosyada bir cevap yazısı bulunmadığı, davacının birleşen dava kapsamında menfi tespit talep ettiği 14244 numaralı 10.06.2019 tarihli 400.000 TL bedelli ve 13.06.2019 tarihli 14245 numaralı 400.000 TL bedelli çeklerin davacı tarafça 2019 yılı ticari defterleri ve muavin kayıtları sunulmadığından kayıtlı olup olmadığına ilişkin tespit yapılamadığı, davacı tarafın bu çeklerin davalıda boş olarak bulunduğu ve davalının üzerini kendisinin doldurduğu ve diğer davalı ...'ya verdiği, davacının söz konusu çekleri davalıya boş ve imzalı olarak teslim ettiğine yönelik iddiasını destekleyen yazılı bir belge dosyaya sunulmadığı, davacının derdest dava kapsamında barçlu olmadığını ileri sürdüğü her birisi 520.000 TL olan 2 adet çek 10.02.2019 tarihli olduğu, davacı tarafça 2019 yılına ilişkin cari defterler ve taraflar arasındaki muavin kayıtlar sunulmadığından bu çeklere ilişkin bir tespit yapılamadığı, davacı taraf bu çeklerin davalıda boş olarak bulunduğu ve davalının üzerini kendisinin doldurduğunu ve diğer davalı ... verdiğini belirttiği, davacının söz konusu çekleri davalıya boş ve imzalı olarak teslim ettiğine yönelik iddiasını destekleyen yazılı bir belge dosyaya sunulmadığı, mahkemenin ara kararında belirtilen bonolara ilişkin herhangi bir tespitin yapılamadığı, zira söz konusu bonoların düzenlenme tarihinin 2015 yılı olduğu, davacı tarafça taraflar arasındaki 2015 yılı ticari ilişkiyi gösteren muavin kayıtların sunulmadığı belirlenmiştir.

Davacı vekiline asıl dosya davalısı ...'na yemin teklif edip etmeyeceklerini bildirmek ve yemin teklif edecek iseler usulüne uygun olarak düzenlenmiş yemin metnini mahkememize ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, asıl ve birleşen dosyada davacı vekilince işbu davalıya karşı yemin metni sunulmayacağının bildirildiği anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava kambiyo senedi niteliğindeki çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Eldeki asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kardeşinin ürettiği katmer ocağı, elektrikli davul fırın gibi ürünleri bu ürünleri yurt dışına ihraç ettiğini, yurt dışından almış olduğu yüklü sipariş nedeniyle ürünlerin hammaddesi olan sacın temini hususunda davalıya sipariş verdiğini, 19 adet boş çekin bu mala yönelik avans olarak davalıya teslim edildiğini, davalının yalnız 284.000,00 TL değerindeki sacı teslim ettiğini, bunların karşılığında 5 adet çekin davalıya ödendiğini, davalının başka mal teslimi yapmamasına rağmen haksız olarak 14 adet çeki doldurarak icra takibi başlattığını ileri sürerek Ziraat Bankası Sanayi Şubesine ait ... seri no.lu 520.000,00 TL bedelli çek ve ... seri no.lu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, ayrıca davalıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davada ifade ettiği hukuki ilişkiyi belirterek Fibabanka Sanayi Şubesi'ne ait çek numaralı, 10.06.2019 tarihli, 400.000,00 TL bedelli, Fibabanka Sanayi Şubesine ait çek numaralı, 13.06.2019 tarihli 400.000,00 TL bedelli çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmişlerdir.

Davalı ... asıl ve birleşen davada; kendisinin iştigal ettiği ticari faaliyeti ile ilgili olmaksızın davacı ve kardeşinin kuracakları şirkete oğlunun da ortak olması vaadinde bulunulduğu için 300.00,00-Euro para ve 337,800-kg sac hammaddesi vermesi karşılığında davacının kendisine dava konusu olan çek de dahil olmak üzere çekler verdiğini, daha sonra ortaklıktan vazgeçtiklerini, bu çeklerin ticari ilişki nedeniyle avans olarak verilmediğini, davacının çekleri euro borcu nedeniyle verdiğini savunmaktadır.

Davalı ... birleşen davada; kendisinin çekin son hamili olması nedeniyle dava dilekçesindeki iddiaların kendisine yöneltilemeyeceğini, kambiyo senedinin sebepten mücerret olduğunu, davacının ididasını senede karşı senetle ispatlaması gerektiğini savunmaktadır.

Mahkememizde evvelce yapılan yargılama sonunda 07/09/2021 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı gerekçeli karar ile; davacının çekleri avans olarak verdiğine ilişkin iddiasının yazılı delil ve belgelerle ispatının gerektiği, davacıya yemin hakkı hatırlatılarak vekiline kesin süre verildiği ve sonuçlarının da açıkça ihtar edildiği, davacının yemin teklifinde bulunmayacağını beyan ettiği sonuç itibariyle asıl ve birleşen davaların ispatlanamadığı gerekçeleriyle davaların reddine karar verilmiştir.

Mahkememizin 07/09/2021 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı gerekçeli kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce icra kılınan istinaf incelemesi sonunda 16/02/2022 tarihli, / Esas ve / Karar sayılı karar ilamı ile ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında yerel mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı, gerekçesiyle davacı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce icra kılınan temyiz incelemesi sonunda, 20/09/2023 tarihli, 2022/2881 Esas ve 2023/5134 Karar sayılı ilamı ile "...7251 sayılı Yasa ile değişik 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3 üncü maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ihtarına havi aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bildirilerek ihtar edilmesi ve sonucuna göre inceleme yapılması gerekirken geçersiz kesin mehil ihtaratı ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." denilmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamı akabinde dosya mahkememizin 2023/1100 esasına kaydedilmiş ve anılan bozma ilamına karşı direnme kararı verilmiştir.

Somut olayda, davacı borçlu davaya konu çekin altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmekte, ancak çekin avans olarak verildiği ve karşılığında kendisine mal teslim edilmediği iddiasında bulunarak çekin bedelsiz olduğunu ileri sürmektedir.

Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 77 ve devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def'ini dermeyan etme hakkını vermektedir.

İspat yükü üzerinde olan çek borçlusu davacı çekin bedelsizliğine ilişkin iddiasını senede karşı senetle ispat kuralı gereği ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 201. maddesi uyarınca yazılı delille (kesin delille) ispatlayabilir. Kural olarak çek ödeme aracı olup, davacı çek nedeniyle borçlu olmadığını ispat yükü altında olup, bu kapsamda eldeki uyuşmazlıkta; çek nedeniyle borçlu olmadığını ispat edemediği değerlendirilmektedir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 778. maddesi yollamasıyla 680. maddesinde "Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun." hükmü bulunmaktadır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, bu hüküm uyarınca açığa senet düzenlenmesi mümkündür. Senedin boş olan kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerekir (Yargıtay 19. H.D. 27/9/2011 tarihli ve 2011/8731 Esas, 2011/11501Karar sayılı emsal kararı ). Davacı, dava konusu çekteki boş olan kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını yazılı delille kanıtlayamamıştır.

Yargılama süreci içinde davacı vekili diğer iddialarının dışında davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle müvekkilinin iddialarının ispat edildiğinin kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ise dava konusu çekin ticari ilişki nedeniyle avans olarak verilmediğini, önceden tanıdığı davacı ve kardeşinin kuracakları şirkete oğlunun da ortak olması vaadinde bulunulduğu için 300.00,00-Euro para ve 337,800-kg sac hammaddesi vermesi karşılığında davacının kendisine çeklerin verdiğini, davacı ve kardeşinin daha sonra ortaklıktan vazgeçtiklerini, çekin ticari bir iş karşılığında alınmadığını savunmaktadır.

Yargılamanın bu aşaması itibariyle; davacı tarafça dayanılan deliller arasında tarafların ticarî defterlerinin de bulunması, davalı tarafın mahkememiz tarafından gönderilen ihtara rağmen ticarî defterlerini dosyaya sunmaması karşısında mahkememizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 220/3. maddesi kapsamında karar verilip verilemeyeceğinin irdelenmesinde yarar bulunmaktadır.

Tarafların yargılama sırasında ellerindeki belgeleri mahkemeye ibraz yükümlülüklerine ilişkin genel kurallar HMK'nun 219 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup, anılan Kanun'un 219/1. maddesi; “Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.” hükmünü içermektedir. Anılan hüküm ile taraflar, ileri sürdükleri vakıaların ispatına ilişkin sadece kendi ellerindeki belgeleri ibrazı yanında karşı tarafça delil olarak dayanılan belgeleri de ibraz yükümlülüğü altındadırlar. Anılan düzenleme ile ispat yükü üzerinde olmayan tarafın da belirli koşullarda belge ibrazı ile yükümlülük altına alınarak davanın aydınlatılmasına katkıda bulunması sağlanmakta, bu suretle gerçeğe ve hakkaniyete uygun karar tesisine imkân tanınmaktadır.

Taraflardan birinin ileri sürdüğü vakıanın ispatı için dayanılan belgenin davanın karşı tarafının elinde bulunması durumunda ise karşı tarafın anılan belgeyi ibrazı HMK'nun 220/1. maddesinde; “İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.” şeklinde düzenlenmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. maddesinin uygulanması için gereken ilk koşul, karşı taraf elinde olan belgenin ileri sürülen vakıanın ispatına elverişli olup bu isteğin kanuna uygun olduğuna dair kanaatin mahkeme nezdinde ortaya çıkmasıdır. Bu kapsamda ileri sürdüğü vakıanın ispatı için delil olarak HMK'nun 220/1. maddesi çerçevesinde karşı tarafın elindeki belgeye dayanan tarafın, HMK'nun 194. maddesinde düzenlenen somutlaştırma yükünü ifa ederek karşı tarafın elindeki belge ile ileri sürülen vakıanın ispatının zorunlu ve bu talebin kanuna uygun olduğuna dair mahkeme nezdinde bir kanaat uyandırması gerekir.

Bu şartın varlığı hâlinde gözetilecek diğer bir koşul ise ibrazı istenen belgenin karşı tarafın elinde olmasıdır. Burada karşı tarafın elinde olmasından kasıt, belgenin ibraz edilebilecek surette tarafın hâkimiyet alanı içerisinde olmasıdır. Bu bağlamda madde hükmünde; karşı tarafın belgenin elinde olduğunu ikrar etmesi, ileri sürülen talep üzerine susması yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşılması veya başka bir belgede ikrar olunması gibi durumlarda belgenin istenen tarafın elinde olduğu kabul edilir. Öte yandan HMK'nun 220/2. maddesi gereğince ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.

Belirtilen koşulların mevcudiyeti hâlinde mahkemece, taraftan karşı tarafın delil olarak dayanmış olduğu belgenin ibrazı için kesin süre verilir. Belirtilen kesin süre içerisinde ibraz istenen tarafça belgenin ibraz edilmemesi ve ibraz edilmemeyle alakalı kabul edilebilir bir mazeretin delilleriyle birlikte gösterilmemesi yahut belgenin elinde bulunduğunu inkâr edilmesi ve teklif edilen yeminin kabul veya icra edilmemesi hâlinde mahkemece, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanı kabul edilebilir (HMK m. 220/3).

Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticarî defterlerine de dayandığı, eş söyleyişle delillerini karşı tarafın ticarî defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da uyuşmazlığa HMK'nun 222/5. maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nun 219 ve devam maddelerindeki konuya ilişkin genel düzenlemelerine tabidir. Zira ticarî defterler, sahip olduğu fonksiyonlar itibariyle belge niteliğini haizdirler. Bu sebeple yargılama sırasında ileri sürülen hususların ispatı için münhasıran karşı tarafın defterlerine dayanılmaması durumunda ticarî defterlerin ibrazında, diğer belgelerde olduğu gibi HMK'nun 219 ve 220. maddelerindeki hükümler uygulama alanı bulurlar.

Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK'nun 222. maddesinde düzenlenmiş olup 7251 sayılı Yasa ile değişik 6100 sayılı Kanun'un 222. maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222/5. maddesi uyarınca taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticarî defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Bu hüküm, taraflardan birinin ileri sürdüğü hususun ispatında münhasıran karşı tarafın defterlerine delil olarak dayandığı hâllerde uygulanacaktır. Ayrıca ticarî defterlerin ibraz edilmemesi durumunda ibrazı isteyen tarafın iddiasını ispatladığı kabul edilecek olup bu hususta hâkime takdir yetkisi tanınmamıştır.

Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticarî defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticarî defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticarî defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK'nun belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK'nun 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK'nun 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticarî defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).

Yine yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kambiyo senetlerinin ticari defterlere kaydı zorunlu değildir. Kambiyo senedinin ticari defterlere kaydedilmemiş olması onu hükümden düşürmez.

Nitekim emsal nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/11/2022 tarihli, 2021/3457 Esas ve 2022/7849 Karar sayılı onama ilamında "... ayrıca tarafları tacir dahi olsa kambiyo senetlerinin deftere kayıt zorunluluğu bulunmadığı, davacının münhasıran davalının ticari defterlerine dayanmadığından davalının ticari defterlerini ibraz etmemesinin aleyhine sonuç doğurmayacağı (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2013/14659 Esas, 2013/18882 Karar sayılı kararı), davacı tarafın dava konusu senedin teminat senedi olduğu ve senet nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddiasını yazılı ve kesin delil ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir." denilmek suretiyle davacının münhasıran davalı ticari defterlerine dayanmaması durumunda, davalının ticari defterlerini ibraz etmek zorunda olmadığını, davalının ticari defterleri ibraz etmemesinin hukuki sonuç doğurmayacağını belirtmiştir.

Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişki kambiyo senedi niteliğindeki sebepten mücerret çeklerden kaynaklanmaktadır. Dava dilekçesi ve dava dosyası kapsamında davacının, davalı ... Burhaneddin'den sac hammaddesi almak amacıyla davalıya imzalı boş çek yaprağı verdiği, karşılığında davalının kendisine sac hammaddesi teslim etmediğini, bu nedenle çekin bedelsiz kaldığını iddia ettiği ve HMK'nun 194. maddesi çerçevesinde davalının kendisine sac hammaddesi teslim etmediğini ispat etmek amacıyla davalının ticari defterlerine delil olarak dayandığı anlaşılmaktadır. Her şeyden önce davacı tarafından dava konusu çekin davalıdan sac hammaddesi alması karşılığında avans olarak verdiği yazılı delillerle ispat etmesi gerekir. Davalının bu konuda bir kabulü yoktur. Dava konusu çekin davalıya avans olarak verildiği taraflar arasında çekişmeli olup, davacı bu iddiasını yasal ve yazılı delillerle ispat edememiştir. Hal böyle iken davalının ticari defterlerinde davacıya sac hammaddesi teslim etmediğinin araştırılmasının yargılamaya bir katkısı olmayacağı görülmektedir. HMK'nun 194. maddesi çerçevesinde davalının kendisine sac hammaddesi teslim etmediğini ispat etmek amacıyla davalının ticari defterlerine delil olarak dayandığı dikkate alındığında; çeki avans olarak verdiğini ispatlamış olması halinde davalının ticari defterlerinin incelenmesinin bir önemi olabilirdi. Çekin avans olarak verildiği ispatlanamadığından, mevcut durumda, davalının ticari defterlerinin davacı açısından ispata “elverişli” delil olmadığı da tereddütsüzdür. Ancak dava konusu çekin davalıdan sac hammaddesi alması karşılığında avans olarak verdiğini yazılı delillerle ispat edilmesinden sonra davalının ticari defterlerinde davacıya sac hammaddesi teslim etmediğinin araştırılması ve bunun sonucunda çekin bedelsiz kalıp kalmadığının tespiti davaya bir katkı sağlayabilir. Çekin avans olarak verildiği ispatlanamadığından HMK'nun 30. maddesinde ifadesini bulan usul ekonomisi ilkesi gereği mahkememizce kendisine yapılan ihtara rağmen davalının ticari defterlerini mahkememize sunması davanın esasına etkili değildir. Buraya kadar açıklanan nedenlerden dolayı kambiyo senetlerinin ticari defterlere kaydı zorunlu olmadığı da dikkate alındığında mevcut uyuşmazlıkta; dava konusu çekleri davalıdan sac hammaddesi alması karşılığında avans olarak verdiğini yazılı delillerle ispat edemeyen davacının, HMK'nun 222. maddesi anlamında davalı ticari defterlerine delil olarak dayanmasının davanın çözümüne katkısı olmadığı değerlendirilmiştir.

Davacı, HMK'nun 222/5. maddesindeki istisna hükme dayanmamıştır. HMK'nun 222/5. madde hükmüne dayanılması için ispat yükü kendisinde olan taraf karşı tarafın ticari defterlerindeki kayıtlarını kabul edeceğini belirtmesi, karşı tarafın ticari defterleri dışında delil göstermemesi, münhasıran karşı taraf defterlerine dayanması gerekir. Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için ticari deftere dayanan tarafın, birçok delille birlikte değil sadece ve açıkça karşı tarafın ticari defterlerine dayanması gerekir. Aynı görüş doğrultusunda HGK'nın 27/01/2022 tarihli, 2019/11-172 Esas ve 2022/69 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/12/2022 tarihli, 2021/4923 Esas ve 2022/9044 Karar sayılı ilamı (Pekcanıtez, Özeke, Akkan, Kormaz syf. 1833-1834). Davacı HMK'nun 222/5. madde hükmünün uygulanması gereken ve yukarıda belirtilen koşulları yerine getirmediğinden, münhasıran davalı ticari defterlerine dayanmadığından, davalı ticari defterlerini ibraz etmek zorunda olmayıp uyuşmazlığın niteliği gereği de ticari defterlerle de ispatı da mümkün olmadığından, davalının ticari defterleri ibraz etmemesi hukuki sonuç doğurmayacaktır. Bu nedenle davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi davanın sonucuna etkili değildir.

Netice itibariyle, davacı tarafından imzalanan asıl ve birleşen dava konusu çeklerin davalı ...'den sac hammaddesi alması karşılığında avans olarak verildiği ve çekin bedelsiz kaldığı iddiaları hakkında yazılı delil ortaya koyulmadığından, davacının bu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığını usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlayamadığı, yemin teklif etmeyeceğini beyan ettiği görülmekle; davacının ispatlanamayan asıl ve birleşen davasının reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;

  1. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20/09/2023 tarihli, 2022/2881 Esas ve 2023/5134 Karar sayılı bozma ilamına DİRENİLMESİNE,

Asıl Dava Yönünden;

  1. Davanın ESASTAN REDDİNE,

  2. Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,

  3. Alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcının davacı tarafından dava açılırken yatırılan 17.760,60. TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 17.333,00. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,

  4. Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,

  6. Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 144.400,00. TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  7. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

  8. HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,

Birleştirilen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı Dosyasında;

  1. Davanın ESASTAN REDDİNE,

  2. Davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine,

  3. Alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcının davacı tarafından dava açılırken yatırılan 13.662,00. TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 13.234,40. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,

  4. Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. Davalılar tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,

  6. Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden işbu davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 118.000,00. TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine,

  7. HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,

Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/05/2024

Başkan ...

¸E-imzalıdır

Üye ...

¸E-imzalıdır

Üye ...

¸E-imzalıdır

Katip ...

¸E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapdelillerMenfi(KıymetlikayseriEvraktanTespithükümKaynaklanan)vekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim