SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1250 E. 2024/416 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1250

Karar No

2024/416

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : / Esas

KARAR NO : /

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ : Av.

DAVALI :

VEKİLLERİ : Av.

Av.

Av.

Av.

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 20/07/2022

KARAR TARİHİ : 08/05/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 21/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alacaklı olduğunu, müvekkilinin alacağının dayanağının davalı bankanın Atikop/Şubesi tarafından verilen 14 Eylül 2021 basım tarihli ... çek numaralı 56.750,00 TL tutarlı çek olduğunu, söz konusu çekin 30.01.2022 tarihinde düzenlendiğini, süresinde ilgili bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksız çıktığını, çekin karşılıksız çıkması üzerine ... ... ve ... ... hakkında Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, takipte borçlu ... ...'ın resmi adresi olan adresine icra müdürlüğünce çıkartılan tebligat tebliğ edilemeden iade döndüğünü, talep üzerine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebligat çıkartılarak tebligat yapıldığını ve takibin kesinleştirildiğini, yani şirketin resmi adresinde muhatap bulunmadığını, İcra takibinin kesinleşmesinden sonra banka nezdinde herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığı belirtilerek cevap verildiğini, yapılan araştırmada ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 07.09.2021 tarihli türkiye ticaret sicili gazetesinde kuruluşunun tescil ve ilan edildiği ortaya çıktığını, icra takibine konu çekin basım tarihinin 14/09/2021 tarih olduğunu, şirketin kuruluşundan tam bir hafta sonrası olduğunu, kurulalı daha 1 hafta olan bir şirkete davalı banka tarafından çek defteri verildiğini, icra takibindeki diğer borçlu için de durumun aynı olduğunu, diğer borçlu ... ...'ya ait herhangi bir malvarlığı tespit edilemediğini, ayrıca bu borçlunun başkaca borçlarının da bulunmadığını, icra takibine konu çek bedelinin halen ödenmediğini, icra takibinde de borçluların herhangi bir malvarlığına rastlanamadığını, hukuken ortada bir şirket var ise de müvekkili karşısında fiilen herhangi bir muhatap bulamadığını, fiilen ortada bir şirketin olmadığını, şirketin kurucusu olan 2001 doğumlu olduğunun icra takibinde yapılan sorgulamalardan anlaşıldığını, öte yandan Adana Genel İcra Dairesi'nin / Talimat sayılı icra dosyasından takipte borçlu ... ...'ın tebligat ve resmi adresine hacze çıkıldığını, haciz tutanağı ile de sabit olduğu üzere adreste ... ... isimli işletmeyi tanıyan olmadığını, adresin de kapalı olduğu şeklinde tutanak tutulduğunu, çek keşidecisi ... ... hakkında Kayseri Genel İcra Müdürlüğünde yapılan ... nolu takipte bankaya mevduat haczi talimatı gönderildiğini, bankada hesap dahi açılmadan ... ... adına çek verildiği ve çek keşidecisinin 0 bakiyeli dahi olsa hesabının olmadığının ortaya çıktığını, yine takipte diğer borçlu ... ... ile ilgili olarak da İstanbul Anadolu 9.İcra Müdürlüğü'nün / Talimat sayılı dosyasından hacze çıkılmış ise de hacze gidilen adreste muhatap bulunamamış ve bununla ilgili de ilgili icra müdürlüğünce tutanak tutulduğunu, Sayılı Çek Kanunu'nun Bankanın araştırma yükümlülüğünün, çek hesapları ve çek defterleri başlıklı 2. Maddesinde çek hesabı açtırmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerin risk, yasaklılık vb durumları ile sosyal ve ekonomik durumunun çek hesabı açmaya elverişli olup olmadığı ile ilgili araştırma yapma yükümlülüğü getirilmiş olduğnu, bankaların gerekli basiret ve özeni göstermekle yükümlü oldukları belirtildiğini, yine Türk Ticaret Kanununda ve çek kanununda muhatap bankaya, çek defteri verirken, çekin ibrazında ve çekin karşılığının olmaması hallerinde çeşitli yükümlülükler getirildiğini, bu yükümlülükler genel olarak, sahte ve karşılıksız çekin önlenmesi, kayıt dışı ekonominin önüne geçilmesi, çeke duyulan güvenin sağlamlaştırılması gibi bir çok nedeni barındırmaktadır. somut olayda ise muhatap banka kanunda yer alan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemiş olup müvekkiline karşı haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğunu, Ekonomik ve sosyal durum araştırmasının kapsamının çek hesabı açılmasını talep eden kişinin finansal gücünün düzenleyeceği çekleri ödemeye yetip yetmeyeceğinin araştırılması anlamına geldiğini, somut olayda ise çek hesabı sahibi borçlunun düzenlediği çekin bedelini ödeme gücünün olmadığının açık olduğunu, somut olayda yapılan müracaatlar üzerine davalı banka tarafından icra müdürlüğü'ne verilen müzekkere cevaplarında sadece ""herhangi bir hak ve alacağı bulunmamaktadır"" denildiğini, burada banka çek hesabı açtırmak isteyen kişi hakkında araştırmayı yaparken şüphesiz çek hesabı açtırmak isteyen kişinin ticari defterlerini, gelir gider hesaplarını, malvarlığını, sermayesini, gelir durumunu, aktif ve pasiflerini araştıracaklarını, ancak somut olayda davalı bankanın daha kuruluşu 1 hafta önce ilan edilen bir şirket lehine çek hesabı açarken bu araştırmaları yapmadığını basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve müvekkilinin yüksek miktarda bir zarara uğramasına sebebiyet verdiğinin açık olduğunu, müvekkilinin en az çek bedeli kadar zararı mevcut olduğunu, kaldı ki müvekkilinin, çekin karşılıksız çıkması nedeniyle icra takibi başlatıldığını, bu hususta yapılan masrafların da müvekkilin zararını oluşturduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak bir sonuç alınamadığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, masraf ve giderler ile vekillik ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, fazlaya dair ve manevi tazminata yönelik her türlü talep ve dava haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin herhangi bir kusurunun söz konusu olmadığını, usule ilişkin itirazlarının olduğunu, dava konusu olayda istanbul mahkemeleri yetkili olduğunu, müvekkilinin adresinin İstanbul olduğunu, dava konusu olayda, HMK'nın genel yetkiye ilişkin düzenlemeleri gereği İstanbul Mahkemeleri yetkili olduğunu, itirazları gereği yetkisizlik kararı verilerek yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesini, davacı asilin dava konusu çekte cirosu bulunmadığını, bu nedenle, meşru hamil olmayan davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddini talep ettiklerini, dava konusu çekin arka yüzü incelendiğinde ilk cirantanın ... ..., ikinci Cirantanın ise Tanrıverdi Süpermarket Fatma Çakırtaş olduğunu, yapılan ciroların ise beyaz ciro olduğunu, bundan sonra çeki elinde bulunduran kişinin karine olarak yetkili hamil olduğunu, ancak, dava dilekçesi ekinde yer alan çek sureti incelendiğinde, davacı asil cirosuna rastlanılmadığını, bu noktada; davacının huzurdaki davayı açmak için "aktif dava ehliyeti" bulunmadığından, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle bu yönü ile reddini talep ettiklerini, davacının dava dilekçesinin açıklattırılması gerektiğini, davacının iddiasının; dava dışı ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alacaklı olmakla, alacağının dayanağı olduğu belirtilen müvekkil bankanın Atikop/Şubesi tarafından verilen 14 Eylül 2021 basım tarihli ... çek numaralı 56.750,00 TL tutarlı çek olduğunı ve çekin karşılıksız çıktığı belirtilerek tahsil edemediğini, bu nedenle de zarara uğradığı yönünde olduğunu, ancak zararın ne kadar olduğu, çek tutarı kadar bedelin mi talep edildiği yoksa başkaca zarar kalemlerinin de mi talep edildiği anlaşılamadığını, bu kapsamda mahkemenin davacıya davasını açıklatmak üzere kesin süre vermesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, huzurdaki tazminat davasının ön koşulu olarak davacının zararının oluşması gerektiğini, zararın oluşması için de davacının tüm borçlulara karşı hukuki yolları tüketmekle alacağının semeresiz kalması gerekmektiğini, ancak işbu davada davacı tarafından erken dava açıldığını, davacının öncelikle zarar iddiasının dayanaklarını, zarar kalemlerini belirli hale getirmesi ve ispat yükü kendisinde olan zararını ortaya koyacak delilleri sunması gerektiğini, müvekkili olan bankanın çek bedelinden sorumlu olması mümkün olmamakla birlikte, müvekkilini aleyhine dava açılması için ilk koşulun çek borçluları hakkında, takip yapılması yahut başvurulacak hukuki yollara başvurulması, alacağın semeresiz kalması, bu kapsamda borçlular hakkında aciz vesikası alınması gerektiğini, yani çek hamilinin çek borçluları hakkında çek bedelinin tahsili amacıyla yasal takip yapması, iş bu yasal takip sonucunda çek borçluları hakkında çek bedelini tahsil edemediğine ilişkin olarak borç ödemeden aciz belgesi alması gerektiğini, ardından da çek bedelinin tahsil edilememesine ve alacağın acze bağlanmasına bankanın sebebiyet verdiğinin ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafından; çek borçluları hakkında bir icra takibi başlatıldığı belirtilmekle ancak icra dosyasında yapılan incelemede, ilgili borçlular hakkında aciz vesikası alındığına ilişkin herhangi bir belge bulunmadığını, bunun yanı sıra, icra dosyasında borçlu olarak ... ... firması ile ... ... borçlu gösterilmekle, diğer borçlu fatma çakırtaş hakkında herhangi bir takip yapılmadığını, zira davacının diğer borçlu aleyhine işlem yapmaksızın, müvekkilinin sorumluluğuna gidemeyeceğinden erken açılan dava söz konusu olduğunu, bu hususun Yargıtay yerleşik içtihatları ve doktrinde de kabul görmekle; aynı konuda açılan davalarda bankaların sorumluluğu olmadığının açıkça tespit edildiğini, Yargıtay Kararı - 11. HD., E. 2008/10196 K. 2010/1057 T. 01.02.2010 kararı ile ilk Derece Mahkemesi kararının Bozulmasına hükmedildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2004/9814 K. 2005/7646 T. 14.07.2005 tarihli kararının mevcut olduğunu, huzurdaki davanın davacı çek borçlularından biri hakkında hiç işlem yapmadığını, diğer borçlular hakkında ise çekten doğan hakkına ilişkin takip yaptığını belirtmiş ancak alacağının semeresiz kaldığını kanıtlayamamakla, zararı doğmadan müvekkiline karşı işbu davayı açtığını, bu nedenlerle, davacının müvekkilinin eylemi nedeniyle bir zarara uğramadığı sabit olduğunu, huzurdaki davanın erken ve zamansız olarak açıldığından reddine karar verilmesini, dava konusu uyuşmazlıkta, müvekkilinin yasal yükümlülüklerine uygun hareket etmiş olmakla hukuka aykırı bir eyleminden de söz edilemeyeceğini, dava konusu olayın konusu "tazminat" olmakla; ne davacının zararını açıklayabildiğini ne de müvekkilinden tazmin edebileceği bir zararının doğduğunu ispat edemediğini, davaya konu çekin, müvekkilinin müşterilerinden ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne (bundan sonra Şirket olarak anılacaktır) ait olduğunu, Çek Kanunu’nun 2. maddesi yönünden yapılması gereken tüm işlemleri müvekkili tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini, müvekkili tarafından müşterisine; mevzuat hükümlerine ve yasal yükümlülüklerine uygun şekilde incelemenin yapılması üzerine çek hesabı açıldığını, imza sirkülerinde gerekli kontroller yapılarak, isim/unvanın uyumlu olup olmadığı, noter tasdikinin bulunup bulunmadığı, dayanak belgelerin kontrolü, belgenin okunaklı olup olmadığı, belge tarihinin güncel olup olmadığı, belenin başvuran şirkete ait olup olmadığı gibi kontroller sağlanarak işlem yapıldığını, bunlar dışında yine başvuran şirketin Vergi Levhasında gerekli kontroller yapılmakla, mühür ve imza, isim/unvan, vergi sicil numarası, Vergi Dairesi bilgileri, belge doğruluğu, belgenin okunaklı olması, belenin tarihi, belgenin geçerlilik süresi, belgenin başvurucu firmaya ait olup olmadığı gibi işlemler yapıldığını, diğer kontrollerin yapılabilmesi adına Şirket'e ait; E-Vergi Levhası Sorgulama, Ticaret Odası Sorgulama, Ticaret Sicil Gazete Sorgulamanın temin edildiğini ve incelendiğini, tüm bu incelemelerden ayrı olarak da, ... ... firmasından Vergi bilgilendirmesi beyan formu, çek hesabı açılış sözleşmesi, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden Şirket ana sözleşmesi tescil ilanı, firmanın çek düzenlemekten yahut çek hesabı açmaktan yasaklı bulunmadığına dair beyannamesinin temin edildiğini, müvekkili tarafından, çek hesabı açılırken ve çek karnesi teslim edilirken tüm yükümlülüklerin yerine getirilmiş olması nedeniyle herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, bu kapsamda; hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının bir zarara uğramış ise bu zararı ile müvekkilinin eyleminin neden olmadığını, davacının iddia ettiği gibi bir zarara uğramış olsa, zararını ispat etse dahi davacının işbu zararını müvekkilinden talep edebilmesi için zarar ile müvekkilinin eylemi arasındaki illiyet bağını da ispat etmesi gerektiğini, Yargıtay 11. HD., 2007/6159 E. ve 2008/7929 K. 16.6.2008 tarihli kararının mevcut olduğunu, davacının dava konusu uyuşmazlıkta kusurlu olduğunu, zarar doğuran eyleme kendi kusurlu eyleminin neden olduğunu, müvekkilinin tarafı olmadığı bir ilişkiden sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığını, müvekkilinin kambiyo ilişkisine dahil olmadığından, çekte borçlu sıfatı bulunmadığını, huzurdaki davada da çek hamili olduğunu belirten davacının kambiyo ilişkisinde yer alan "keşideci" ve "cirantalardan" çek bedelini talep etmesi gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA VE GEREKÇE

Dava, davalının dava dışı ... ... şirketine çek hesabı açması nedeniyle verilmiş olan çekten dolayı davacının iddia ettiği şekilde zararının olup olmadığı, davalının bu zarar talebinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.

Türkiye Bankalar Birliği'ne, Garanti Bankası'na, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Türkiye Merkez Bankası'na, Kayseri Genel İcra Dairesi'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.

Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 11/12/2023 tarihli raporuna göre; "Davacı bankanın çek kanunu madde 2/1 gereğince ... ... şirketine çek hesabı açarken kişinin yasaklı olup olmadığını, yeterli oranda araştırıp araştırmadığı, talepte bulunan şirketin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özenin gösterilip gösterilmediği ve şirket ile yazılı çek anlaşmasının yapılıp yapılmadığı, davalının TBK'nın haksız fiil sorumluluğu kapsamında sorumlu olup olmadığı hususları, tarafların beyanları ve iddiaları gereğince rapor alınmasının" talep edildiği, değerlendirme kısmında yapılan izahatlardan anlaşılacağı üzere bankanın çek hesabı açarken gerekli araştırmayı yapmadan, firmanın ticaret sicile kaydını takip eden 7 gün içinde çek basımını gerçekleştirip firmaya tahsis ettiği, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere ekonomik araştırmanın yapılabilmenin yöntemlerinden en önemlisinin dönemsel firma bilançolarının incelenmesi olduğu, dönemsel geçici bilançoların 3'er aylık dönemler halinde yayınlandığı, bu nedenle bankanın firmanın bilançoları oluşmadan çek defteri tahsisi yaptığı, bu nedenle ekonomik ve sosyal anlamda gerekli araştırmaın yapılmadığı kanaati oluştuğu, takdirin Sayın Mahkemede olduğu, Yargının bankalar açısından basiretli tacir olmaya bağlanan özen yükümünü en yüksek derecede değerlendirdiği, Kendisine çek hesabı açılması başvurusunda bulunulan bankanın, başvurucunun güvenilir olduğunu tespit etmek ve bu kişi hakkında, bir kredi sözleşmesi yapılmasına benzer incelemelerde bulunmakla yükümlü tutulduğu, (Yargıtay 11. HD. E. 2009/5940, K. 2010, 12117, T. 29.11.2010) Hesap sahibinin veya hesap sahibi tüzel kişi ise, bunun yetkilisinin adresinde ziyaret edilip, hakkında ekonomik durumlarına dair araştırma yapılması gerektiği belirtildiği,(Yargıtay 11. HD, E. 2014/12237, K. 2014/20101, T. 19.12.2014) firma tescil tarihi ve çek basım tarihi göz önüne alındığında, yargıda belirtilen hususların yerine getirilebilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür.

Bilirkişi heyetinden alınan 27/02/2024 havale tarihli raporda özetle; Yargının bankalar açısından basiretli tacir olmaya bağlanan özen yükümünü en yüksek derecede değerlendirdiği, Kendisine çek hesabı açılması başvurusunda bulunulan bankanın, başvurucunun güvenilir olduğunu tespit etmek ve bu kişi hakkında, bir kredi sözleşmesi yapılmasına benzer incelemelerde bulunmakla yükümlü tutulduğu, (Yargıtay 11. HD. E. 2009/5940, K. 2010, 12117, T. 29.11.2010) Hesap sahibinin veya hesap sahibi tüzel kişi ise, bunun yetkilisinin adresinde ziyaret edilip, hakkında ekonomik durumlarına dair araştırma yapılması gerektiği belirtildiği,(Yargıtay 11. HD, E. 2014/12237, K. 2014/20101, T. 19.12.2014) firma tescil tarihi ve çek basım tarihi göz önüne alındığında, yargıda belirtilen hususların yerine getirilebilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu hususlarını içeren kanaatimiz saygı ile Sayın Mahkeme'nin takdirlerinde olduğu, Adalet Bakanlığı/ Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü/bilirkişilik Daire Başkanlığının 07.09.2020 Tarihli “Bilirkişinin Uyacağı Rehber İlkeler Ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar “Başlıklı duyurusunun 10. ve 27. Maddesinde” Kusurun Tespiti normatif bir değerlendirmeyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeyi ifade eder.” Hükmü gereği ara kararlar da dahil olmak üzere kusur oranı verilmesi durumunda cezai işlem uygulanmasından dolayı kusur izafesi oranları bakımından değerlendirme yapılmadığının bildirdiği görülmüştür.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça davalının, dava dışı ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin yeni kurulmasına rağmen ilgili şirkete hemen çek defteri vermesi ile davacının çek bedelinin tahsil edememesinde 5941 sayılı Çek kanunun 2. Maddesi gereği araştırma yükümlülüğünü yerine getirmeyerek sorumlu olduğunu iddia ederek dava açmış ise de, delillerin toplanmasından sonra bilirkişi heyetinden 11/12/2023 tarihli rapor ve rapora itiraz edilmesi ile davacının da dayanmış olduğunu Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2020/283 E, 2020/4376 K sayılı içtihatta dikkate alınarak itirazların değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış ve 27/02/2024 tarihli ek raporda da belirtildiği üzere, davalı banka tarafından çek hesabı açılmadan önce dava dışı şirket hakkında yeterli araştırma yapılmamış ise de, iş bu davamızda davacının davalıya başvurmadan önce keşideci ve tüm cirantalara başvurmamış olması ile üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemekle bu aşamada davalıdan talepte bulunamayacağı anlaşılmış ve davacının davasında haklı olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 170,78 TL peşin harçtan mahsubuyla eksik kalan 256,82 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan toplam 50,00. TL masrafın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  5. Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde harcanmayan gider avansının taraflara iadesine,

  6. Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına.

  7. Davalı kendisine bir vekil ile temsil ettirdiğinden lehine A.A.Ü.T. Uyarınca 10.000,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  8. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,

Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.08/05/2024

Katip

e-imza

Hakim

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapvekilleriFiilden(HaksızhükümKaynaklanan)Tazminatvekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim