SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/538 E. 2024/412 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/538

Karar No

2024/412

Karar Tarihi

30 Nisan 2024

T.C.

KAYSERİ

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : /

KARAR NO : /

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLLERİ : Av.

Av.

DAVALI :

VEKİLİ :Av.

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 16/06/2022

KARAR TARİHİ : 30/04/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında güneş enerjisi projelerinin satımına ilişkin sözleşme imzalandığını, işbu projelere ilişkin müvekkili şirket tarafından davalı ...'ne borç açıklaması ile Garanti Bankası Fethiye Şubesi'nden29/06/2018 tarihinde 250.000,00-TL, Garanti Bankası Fethiye Şubesi'nden 05/07/2018 tarihinde 200.000,00-TL banka havalesi yapıldığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirketin alacakları için 01/10/2018 vade tarihli bono düzenlenerek müvekkiline verildiğini, davalı tarafından hiçbir yükümlülüğün yerine getirilmediğini ve ön protokolün 17. Maddesinde yer alan asıl sözleşmenin imzalanamadığını, müvekkili şirketin borç olarak ödediği paraları ve bonoda yer alan tutarın geri ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını belirterek davacının haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibinin devamına, alacak likit olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Müvekkil şirketin, uzun yıllardır Türkiye'nin çeşitli yerlerinde güneş enerjisi santrali kurulumu işlemi yaptığını, Ülkemiz adına birçok önemli enerji yatırımının altında yüklenici firma olarak imzası bulunan müvekkil şirket olduğunu, 2018 yılında dosyada adı geçen ... ve ortakları ortakları arasında bulunan şirket adına i kurmak amacıyla güneş enerji santralinin kurulumuna başladığını, davacı tarafın müvekkil şirketten talep ettiği alacak gerçek ve mevcut bir alacak olmadığını, Zira müvekkil şirketin davacıya hiçbir borcu olmadığını, Müvekkil şirketin, taraflar arasında imzalanan ön protokolden de anlaşılacağı üzere bahsi geçen GES'lerin yüklenici firması konumunda olduğunu, yüklenici olarak sadece santralin kurulum aşamasında yer aldığını, Çelik konstrüksiyonlar, panel montajına hazır olduğunda müvekkil borcunu ifa ettiğini ve santralin kurulum aşaması tamamlanmış olacağını, müvekkilin çelik kontsrüksiyonları, panel montajına hazır hale getirdiğini ve santralleri teslim ettiğini, santralin diğer aşamalarından sorumlu olan Grup olduğunu, Davacı tarafından yapılan bu ödemeler Grup adına gönderildiğini, ancak ödeme tarihinde Grup' un fazlaca borcu bulunduğundan ve mevcut malları hacizli olduğundan ödemeler müvekkil şirkete yapıldığını, Müvekkil şirket, bu ödemeleri Grup adına alt taşeronlara gönderdiğini, mezkur olayda sadece para transferi yapıldığını, ödemeleri Grup adına gerekli yerlere gönderdiğini, Bu sebeple, müvekkil şirket davacı tarafın iddia ettiğinin aksine borçtan sorumlu olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, dava konusu meblağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Garanti Bankası A.Ş Fethiye Şubesi'ne, Fethiye Ticaret ve Sanayi Odasına, Kayseri Ticaret Odası'na, Kuveyttürk Katılım Bankası A.Ş ye yazılan müzekkerelere cevap olduğu ilgili kayıt ve belgelerin celp edildiği görüldü.

Mahkememizce Muğla Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak, davacının HMK'nın 222 ve TTK'nun 80. maddesi gereği uyuşmazlık konusu 2018-2022 yıllarına ait Ticari defterler ve belgeleri üzerinde inceleme yapmak suretiyle, davacı iddiası, davalı savunması, tarafların ticari defterleri incelenerek, elektronik defter ibraz edilmesi halinde ibraz edilen e-defterlerin GİB sisteminden doğruluğu da sorgulanarak, defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, davacının davalıya yaptığı ödemeler olup olmadığı, varsa ne kadar olduğu, takip konusu bononun davacının defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarında gerekçeli dayanaklı rapor alınması amacıyla dosya dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.

Mahkememizce talimat yolu ile aldırılan 15/06/2023 tarihli Mali Müşavir Bilirkişi raporundan özetle; Davacının incelemesi yapılan 2018/2019/2020-2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı (2022 yılı kapanış tasdiki yasal süresi içinde), kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacının 450.000,00-TL alacaklı olduğu, davacının 01/10/2018 tarihli 500.000,00-TL bedelli bonoyu davalıdan teminat olarak aldığı, bononun ticari defterlerinde kayıt olmadığı, teminat olarak alınan bononun nazım hesaplarda takip edildiği, nazım hesaplar aktif ya da pasif karakterli hesaplar olmadığı için kayıtlarına almayarak evrak dosyasında takip ettikleri ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 16/06/2022 tarihi itibari ile toplam alacağının 450.000,00 TL olduğu yönünde rapor edilmiştir.

Mahkememizce davalı şirkete ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bu faturalara konu mal veya hizmetin davalı yana teslimine dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, ayrıca davacı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmiş olmakla taraf defterlerinin karşılaştırması yapılarak her iki tarafın ticari defterlerindeki kayıtların birbiri ile uyumlu olup olmadığı, uyumsuzluk varsa bunun gerekçeleri ile birlikte gösterilmesi, davacı defterlerindeki kayıtlara ilişkin hususlarda davalı defterlerinin hiçbir kayıt içermemesi halinde bu durumun tespiti hususlarında rapor alınması amacı ile dosya Mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilmiştir.

Mahkememizce alınan 04/03/2024 tarihli Mali Müşavir Bilirkişi raporundan özetle; Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle davalıya ait ticari defterlerin incelenmesinden davacı taraf davalı aleyhine başlatmış olduğu ilamsız icra takibinde davalıdan 500.000 TL asıl alacak, 295.462,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 795.462,33 TL talep etmiştir. Takip dayanağı olarak 29.06.2018 düzenleme tarihli 01.10.2018 vadeli 500.000 TL bedelli bono gösterilmiştir, davacının takip dayanağı olarak gösterdiği bono davalının ticari defterlerinde gözükmemektedir. davacının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda da bahse konu bononun kayıtlı olmadığı belirtilmiştir. Davacı taraf davalıya 29.06.2018 tarihinde 250.000 TL ve 05.07.2028 tarihinde 200.000 TL olmak üzere toplam 450.000 TL ödeme yapıldığını, ayrıca davacının alacakları için davalı şirket tarafından 01.10.2018 vadeli 500.000 TL bedelli bono düzenlendiğini belirtmektedir. Davacının bahsetmiş olduğu ödemelerin belgeleri dosyaya sunulmuş, bankalardan yazı cevapları gelmiştir. Bahse konu ödemelerin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir, ancak davacı tarafça yapılan bir ödeme olarak kaydedilmemiş davalı şirket ortağı tarafından bankaya yatırılan para olarak kaydedilmiştir, davacının davalıya yapmış olduğu banka havaleleri açıklamasında “borç olarak verilen” ifadeleri yer almaktadır, davalı taraf yapılan ödemelerin alt taşeronlara ödendiğini, kendi yükümlülüklerini yerine getirdiklerini ileri sürmektedir, davalının dava dışı kişilere yönelik ödemeleri bulunmaktadır, bu ödemeler incelendiğinde A.Ş. adına 29.06.2018 tarihinde 250.000 TL ve dava dışı TMR İthalat ihracat şirketine 05.07.2018 tarihinde 200.000 TL tutarında davalının Kuveyt Türk Bankası hesabından EFT yapıldığı anlaşılmaktadır, davalı vekilinin müvekkilinin yüklenici olarak sadece santralin kurulum aşamasında çelik konstrüksiyonların panel montajına hazır olduğunda borcunu ifa edeceği ve santralin kurulum aşamasının tamamlanmış olacağını, davalının çelik konstrüksiyonları panel montajına hazır hale getirdiğini ve santralleri teslim ettiğini, santralin diğer aşamalarından 'un sorumlu olduğunu belirttiği iddiasına yönelik bir sözleşme dosya kapsamına sunulmamıştır, davacı taraf davalıdan işlemiş faiz de talep etmiştir, davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır, ancak Mahkemece davacının davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılması ve işlemiş faiz talep edebileceği yönünde kanaat oluşması durumunda 450.000 TL tutarındaki EFT kaynaklı ödemelerden ve 500.000 TL tutarlı bonodan kaynaklı alacak alternatifine göre faiz tutarı aşağıda hesaplanmıştır:

¸

Mahkemece davacının yaptığı havaleler sebebiyle davalıdan alacaklı olduğu ve havale tarihinde davalının temerrüde düştüğü kanaatine varılması durumunda takip tarihi itibariyle 450.000 TL asıl alacak ve 267.253,77 TL işlemiş faiz hesaplanmaktadır, Mahkemece davacının davalıdan bono sebebiyle alacaklı olduğu ve bono vadesinde temerrüde düştüğü kanaatine varılması durumunda takip tarihi itibariyle 500.000 TL asıl alacak ve 277.243,15-TL işlemiş faiz hesaplandığı yönünde rapor edilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, zamanaşımına uğramış bonodan dolayı temel ilişkiden doğan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.

Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelenmekle; davacı tarafın davalı aleyhine 08.04.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalıdan 500.000 TL asıl alacak, 295.462,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 795.462,33 TL talep edildiği, takip dayanağının takip dayanağı olarak 29.06.2018 düzenleme tarihli 01.10.2018 vadeli 500.000 TL bedelli bono olduğu görülmektedir.

Somut uyuşmazlıkta davacı şirket ile davalı şirket arasında güneş enerjisi projelerinin satımına ilişkin ön protokol imzalandığı, bu projelere ilişkin davacı şirket tarafından davalı ....'ye borç açıklaması ile 29.06.2018 tarihinde 250.000,00 TL ve 05.07.2018 tarihinde 200.000,00 TL banka havalesi yapıldığı, yine davalı şirket tarafından davacının alacakları için 01.10.2018 vade tarihli bono düzenlenerek davacıya verildiği, bononun vadesinde ödenmemesi üzerine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden gerçekleştirilen takibe davalının itiraz etmesi nedeniyle eldeki davada itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmektedir. Davalı taraf ise davacı tarafından yapılan ödemelerin adına gönderildiğini ancak ödeme tarihinde Grup'un fazlaca borcu bulunduğundan ve mevcut malları hacizli olduğundan ödemelerin davalı şirkete gönderildiğini, davalı tarafça bu ödemeleri ...Grup adına alt taşeronlara gönderdiğini, yani davalı şirketin mezkur olayda sadece para transferi yaptığını, ödemeleri ... Grup adına gerekli yerlere gönderdiğini, davacı tarafın iddia ettiği tüm durumların sorumlusu ve muhatabının ... Grup olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; dava, zamanaşımına uğramış bonodan dolayı temel ilişkiden doğan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Dava konusu bonoda davacı lehdar, davalı ise keşideci konumunda olup ispat yükü davacıdadır. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/8554 E. 2017/3206 K. Sayılı ilamı )

Hemen burada ikrar müessesesinin de tartışılması gerektmektedir.Öğretideki tanımlamalara göre ise, ikrar, görülmekte olan bir davada, taraflardan birinin, diğer tarafça ileri sürülen ve kendisi aleyhine hukuki sonuç doğurabilecek nitelik taşıyan maddi vakıanın doğruluğunu kabul etmesidir. Vasıflı ikrarda karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığı kabul edilmekle birlikte, onun hukuki niteliğinin (vasfının) ileri sürülenden başka olduğu bildirilir. Öğreti ve uygulamada, ağırlıklı olarak, bağlantısız bileşik ikrar dışındaki ikrar türlerinin bölünemeyeceği, dolayısıyla, böyle durumlarda, ikrar edenin ispat yükü altında olmadığı kabul edilmekte, iddiasını ispatlama yükümlülüğünün, karşı tarafa ait olduğu benimsenmektedir. Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 12.3.2003 gün ve 2003/3-118 E., 2003/158 K.; 28.4.2010 gün ve 2010/14-222 E., 2010/234 K.; 10.10.2012 gün ve 2012/13-264 E., 2012/700 K. sayılı ilamlarında da benimsenmiştir.

Tarafların ticari defterleri bilirkişi refakatinde incelenmiş olup; davacı defterlerinde davalıya, 29.06.2018 tarihinde Garanti Bankası Fethiye şubesindeki hesabından 250.000,00 TL para gönderildiği, 05.07.2018 tarihinde Garanti Bankası Fethiye şubesindeki hesabından 200.000,00-TL para gönderildiğinin kayıtlı olduğu, bu ödemelerin verilen sipariş avansları olarak kaydedildiği, davacının, davalıya verdiği avans alacağına karşılık 01.10.2018 tarihli 500.000,00 TL bedelli bononun defterde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Davalı defterlerinde de 01.10.2018 tarihli 500.000,00 TL bedelli bononun kayıtlı olmadığı, 29.6.2018 tarihinde Kuveyt Türk Bankasına 250.000 TL para yatırıldığına ilişkin kayıt bulunduğu ancak davalının ticari defterinde bankaya yapılan bu giriş şirket ortağı tarafından yatırıldığı şeklinde kaydedildiği, bu tutarın davacının banka havalesi olarak kaydedilmediği, yine davalının defterinde 05.07.2018 tarihinde Kuveyt Türk Bankasına davalı şirket ortağı tarafından 200.000 TL tutarında para yatırıldığına ilişkin kayıt bulunduğu, bu açıklamasında “sektör tarım” açıklaması yapıldığı ancak davacının yaptığı bir ödeme olarak kaydedilmediği tetkik edilmiştir.

Eldeki davada davalı taraf, davacı tarafça gönderilen bu ödemelerin aslında ... Grup adına gönderildiğini, davalı tarafça bu ödemelerin ... Grup adına alt taşeronlara gönderdiği, yani davalı şirketin mezkur olayda sadece para transferi yaptığını iddiası etmiş olduğu gözetildiğinde davalının, ikrar ettiği maddi vakıanın hukuki vasfının ileri sürülenden farklı bulunduğunu bildirmesi karşısında, basit (adi) veya bileşik ikrarın söz konusu olamayacağı çok açıktır. Zira, her ikisinin de temel koşulu, ileri sürülen maddi vakıanın ve onun hukuki vasfının birlikte kabul edilmiş olmasıdır. Vakıa kabul edilmekle birlikte, onun farklı bir hukuki vasıfta olduğunun ileri sürülmesi durumunda, vasıflı ikrardan söz edilmesi gerektiği ve vasıflı ikrarın bölünemeyeceği açıktır.

O halde, somut olayda davalının savunması, vasıflı ikrar (gerekçeli inkâr) niteliğindedir ve bu ikrar bölünemez. Buna göre, vasıflı ikrarda kanıtlama yükümlülüğü, ikrar eden tarafa (davalıya) değil, vakıayı ileri süren tarafa (davacıya) aittir. ( Hukuk Genel Kurulunun 20.04.2016 gün ve 2016/19-269 E., 2016/529 K.sayılı ilamı) Yapılan açıklamalar doğrultusunda somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu davacının davalıya avans olarak 450.00,00-TL ödeme yaptığı sabittir. Nitekim dosya kapsamındaki dekontlar incelendiğinde davacının davalıya gönderdiği ödemelerde "borç olarak verilen" açıklamasının bulunduğu görülmektedir. Bu durumda davacı taraf yaptığı ödemenin avans ödemesi olduğunu ispatlamıştır. Hal böyle iken takibe konu bononun teminat olarak alındığı gözetilerek temel ilişki kapsamında davacının yaptığı havaleler sebebiyle davalıdan 450.000,00-TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış olup, ispat külfeti üzerinde olan davacı 450.000-TL yönünden davasını ispatlamıştır. Talebin sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak niteliğinde bulunması nedeniyle takip öncesi dönem için temerrüt faizi talep edilmesinin ancak borçlunun temerrüde düşürülmesi halinde söz konusu olacağı, davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği için işlemiş faiz talebinde bulunulamayacağı gözetilerek ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/2648 E. 2020/4865 K. Sayılı ilamı da aynı yöndedir) davanın kısmen kabulü ile 450.000,00 TL asıl alacak yönünden davalının itirazının iptaline, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiş olup alacak likit olduğundan davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmolunmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;

  1. Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaliyle takibin 450.000,00. TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,

  2. Asıl alacak miktarı olan 450.000,00. TL'nin %20'si oranında (90.000,00. TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Alınması gereken 30.739,50. TL karar ve ilam harcından davacı tarafından dava açılırken yatırılan 4.561,44. TL peşin harç ile 5.045,76. TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 21.132,30. TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

  4. Davacı tarafından yatırılan 80,70. TL başvurma harcı, 4.561,44. TL peşin harç ile 5.045,76. TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 398,00. TL posta . müzekkere . tebligat gideri ile 3.420,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.818,00. TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 2.159,88. TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  6. Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan bir gider bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,

  7. Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacılar lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 69.000,00. TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  8. Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 53.819,35. TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  9. HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,

10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul oranına göre belirlenen 882,51-TL'lik kısmının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın red oranına göre belirlenen 677,49-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/04/2024

Başkan

¸E-imzalıdır

Üye

¸E-imzalıdır

Üye

¸E-imzalıdır

Katip

¸E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

delillervekilleriİtirazınİptaliSözleşmesinden(HizmetkayseriiddiahükümsavunmaKaynaklanan)vekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim