Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/984 E. 2024/40 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/984
2024/40
18 Ocak 2024
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : ...
VEKİLLERİ :
DAVALI : ...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/04/...
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili ile davalı arasında 18.09.2020 tarihli sözleşme olduğunu, bu sözleşmeye göre davalının üretmiş olduğu şekerin şeker ambarlarına yükleme boşaltma ve istifleme işini davacının yürüttüğünü, taraflar arasındaki sözleşme ifa edilirken davalı şeker fabrikasının düzenlediği ödeme notuna göre davacının 31.01.20121 tarihli ....1 numaralı 192.431,93-TL tutarlı faturayı tanzim ettiğini ve davalıya tebliğ ettiğini, bu faturaya göre davalırın 32.431,93-TL ödeme yaptığını ve bakiye 160.000-TL alacağı kaldığını, eksik kalan kısmın ödenmesi için Konya 16. Noterliğinin 08.02.... tarih ve 03215 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini ve eksik bedelin talep edildiğini, davalının ödeme yapmayarak temerrüde düştüğünü, davalı borcu için Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosya ile takip başlatıldığını davalının itirazı ile takibin durduğunu, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının edimini ifa ettiğini, davalının ödemeyi ispatlaması gerektiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Taraflar arasında açık hesap ilişkisi bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde bir faturanın ödenmemesine rağmezn sonradan ticari ilişkinin devam ettiği ve sonraki faturaların ödendiğini ileri sürdüğünü, davalı tarafından davacıya icra takibi başlatılmadan önce 82.396,98 TL ve 113.746,46 TL olmak üzere toplamı 196.143,44 TL ödeme yapıldığımı, davacının iddia ettiği gibi söz konusu faturaya dayalı olarak alacağın mevcut ise bu bedelin davalı tarafından açıklama yapılmadan ödenen 196.113,44 TL'nin önceki borçlara sayılması, bu miktar içesinden davacının varlığını iddia ettiği alacağın mahsup edilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği fatura nedeniyle alacağı olmadığını, davacının açık hesap ilişkisi nedeniyle değil tek bir fatura nedeniyle alacaklı olduğunu iddia ederek icra takibi başlattığını, faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının alacaklı olduğu kabul edilse bile, davalının ... Nakliye Temizlik Ltd. Şti isimli şirketle sözleşme yaptığını, daha sonra bu şirketin çalışanlarından ...'ın iş kazası geçirdiğini, sommqlâuktm kurtulmak için davacı şirket olarak ticari hayatına devam ettiğini, bu iki şirket arasında organik bağ olduğunu, davacının çalışanlarının bile ... Nakliye şirketinden davacı şirkete geçtiğini, davacı ile ... şirketinin faaliyet konularının aynı olduğunu, davalı şirketin ... şirketinin devamı niteliğinde olduğunu, davacı ile organik bağı olan ... şirketinin süresiz teminat mektubunu davalıya teslim etmesinin ihtar edildiğini, ancak ... şirketinin davalıyı oyaladığını ve süresiz teminat mektubu vermediğini, bu nedenle davalının ... şirketinin devamı olan ve aralarında organik bağ olan davacı şirketin 160.000 TL'sine bloke koyma hakkı olduğunu, bu bedeli davacının talep edemeyeceğini, ... şirketinin çalışanı ...'ın iş kazası sonrasında Mersin 4. İş Mahkemesinin ... E sayılı dosyası jle davalı aleyhine tazminat davası açıldığını, ... şirketi ile davalı arasındaki sözleşmenin 7. Maddesine göre dava sonuna kadar davalının teminat mektubunu elinde tutma hakkı olduğunu, sözleşme gereğince davacıyla arasında organik bağ olan ... şirketinin davalıya 160.000 TL teminat mektubu vermesi gerekirken bunu vermediğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, ticari nitelikteki yükleme, boşaltma ve istifleme işinden kaynaklı davacı yüklenicinin yapmış olduğu iş bedeli olarak düzenlemiş olduğu faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılarak tarafların form BA - BS kayıtları istenmiş, mali müşavir bilirkişiden rapor alınmıştır.
Mahkememizce, dosyanın Muhasebeci bilirkişiye tevdi ile davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere yetki verilmiş, bilirkişi Mahkememize sunmuş olduğu 11/04/2022 havale tarihli raporda özetle; Davacının davalı aleyhine başlatmış olduğu Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına dayanak yapılan 31.01.... tarihli ....1 numaralı 192.431,93 TL bedelli e-fatura davalının tiçari defterlerinde kayıtlı olduğu, söz konusu kayıt suretlerinin rapor ekinde sunulduğu, Davalının ticari defterleri ve dosyadaki ödeme belgeleri incelendiğinde takip ve dava konusu yapılan faturaya karşılık 32.431,93 TL ödeme olduğu, bu faturaya karşılık başka ödeme olmadığı ve davalının takip konusu faturadan davacıya 160.000 TL borcu olduğu anlaşıldığı, raporu ekinde yer alan davalırın ticari defter kayıtları da bu hususu teyit ettiği, Davacı taraf davalıdan fatura bedeli dışında ayııca 260,61 TL ihtarname masrafını da davalıdan talep etmiştir. Söz. konusu ihtarname ve bu ihtarmamenin masrafını gösteren noterlik makbuzu icra dosyasında mevcut olduğu, Davalının ticari defterlerinde takipten sonra ve davadan önce ve davadan sonra takip konusu faturaya karşılık herhangi bir ödemenin gözükmediği, Davalının ticari defterlerinde davacı herhangi bir borç gözükmediği, bunun nedeni davalının davacıya olan 160.000-TL tutarındaki borcunun dava dışı ... Nakliye şirketinin hesabına virman yapılmasından kaynaklandığı, bu virman kaydı ile davalının davacıya değil; ... Nakliye şirketine borcu gözüktüğü, Fakat, bahse konu bu virman işlemine yönelik davacının bir talimatı olduğunu gösteren belge dosyaya sunulmadığı. Davalı vekili ... şirketinin çalışanı ...'ın İş kazası sonrasında Mersin 4. İş Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile davalı aleyhine tazminat davası açıldığını, ... şirketi ile davalı arasındaki sözleşmenin 7. Maddesine göre dava sonuna kadar davalının teminat mektubunu elinde tutma hakkı olduğunu, davacı şirketin ... Şirketinin devamı olduğunu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması gerektiğini ve davalının 160.000 TL'ye bloke koyma hakkı olduğu, bu hususun takdirinin Mahkememizde olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce, talimat yazılarak dosyanın Muhasebeci bilirkişiye tevdi ile davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması istenmiş, bilirkişi Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/125 Talimat sayılı dosyaya sunmuş olduğu 04/10/... havale tarihli raporda özetle; Dava dosyası İçeriği, icra takip bilgileri, davacı şirketin 2020 ve ... yılları e-defter kayıtları ile ticari defterlerinde kayıtlı tahsilatların dekontları incelenmek suretiyle yukarıda sunulan tespitler ve açıklamalar doğrultusunda; Davacı şirket satıcı, davalı şirket de alıcı olmak üzere taraflar arasında gerçekleşmiş bir ticari ilişkinin olduğu, Davacı şirket tarafından takip ve dava konusu edilen alacağın, davalı şirkete düzenlenmiş olan 31.01.... tarihli, EFT2021000000001 nolu ve 192.431,93.-TL bedelli faturadan dolayı davalı şirketten talep edilen fatura bakiyesi 160.000,00.-TL asıl alacak olduğu, Davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirket ile olan alışverişin, davalı şirkete fatura düzenlendiğinde davalı şirket borçlandırılmak, tahsilat yapıldığında da davalı şirket alacaklandırılmak suretiyle açık cari hesap şeklinde izlenmiş olduğu, davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılmış olan ödemelerin her bir fatura bedeli için fatura tutarı kadar yapılmış olduğu, bazen iki fatura bedelinin birleştirilerek yapılmış olduğu, ancak her halükârda ödemelerin fatura bedelleri baz alınarak yapılmış olduğunun anlaşıtmakta olduğu, Davacı şirketin ticari defterlerinde açık cari hesap şeklinde takip edilen kayıtlar sonucunda, icra takip tarihi olan 08.03.... tarihi ve 11.08.... tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 160.000,00.-TL alacaklı olarak göründüğünün tespit edilmiş olduğu, Davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı tahsilatların dekontları dosyaya dahil edilmiş olup dekontlar incelendiğinde; icra takibine ve davaya konu edilen 160.000,00-TL davacı şirket alacağının, 31.01.... tarihli 2021000000001 nolu ve 192.,431,93-TL bedelli fatura için davalı şirket tarafından 32.431,93-TL ödenmiş ve 160.000,00-TL'nin bakiye kalmış olmasından kaynaklandığının anlaşılmakta olduğu, Bu durumda; yukarıdaki paragrafta da ifade edilmiş olduğu üzere icra takibine ve davaya konu edilen 160.,000,00.-TL davacı şirket alacağının, 31.01.... tarihli 2021000000001 nolu ve 192,431,93-TL bedelli fatura için davalı şirket tarafından 32.431,93.-TL ödenmiş ve 160.000,00-TL' nin bakiye kalmış olmasından kaynaklandığının anlaşılmakta olduğu, zaten icra takip tarihi olan 08.03.... tarihi ve 11.08.... tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten toplam alacağının da 160.000,00-TL olduğu, Davacı şirketin incelenen e-defterlerinin muhasebe usul ve prensiplerine uygun olarak tutulmuş olduğu, e-defter kayıtlarının süresinde oluşturularak beratlarının süresinde alırmış olduğun tespit edildiği bildirilmiştir.
Takip dayanağı Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacıklının ... Unlu Mamulleri Nakliye Gıda İnşaat Temizlik Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi, Borçlusunun ... Fabrikası Anonim Şirketi olduğu, 160.000,00-TL bakiye fatura bedeli, 160,260-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 160.260,00-TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin 10/03/... tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 16/03/... tarihinde borca itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmııştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen raporlardan anlaşıldığı üzere dava konusu faturanın her iki tarafın defterinde kayıtlı olduğu ve bakiye fatura tutarı olan 160.000,00 TL'nin davacıya ödenmediği sabittir.Her ne kadar davalı vekili tarafından dava konusu faturanın düzenlenmesinden sonra davacıya ödemeler yapıldığı bu nedenle dava konusu fatura alacağının ödendiği beyan edilmişse de dava konusu faturanın düzenlenmesinden sonra davacı tarafından bir kısım faturaların düzenlendiği ve davalının yaptığı ödeme tutarlarının davacının sonradan düzenlediği bu fatura tutarlarını birebir karşıladığı, dava konusu fatura içinse yalnızca 32.431,93 TL ödeme yapıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu beyanına itibar edilmemiştir.Yine davalı tarafça davacı şirket ile aralarında sözleşme imzaladıkları ... Nakliye Ltd Şti arasında organik bağ bulunduğu, 24/09/2018 tarihli sözleşme gereği müvekkiline süresiz teminat mektubunun teslim edilmesi gerektiği ancak teminat mektubu teslim edilmediğinden ... Nakliye Ltd Şti'nin devamı niteliğinde olan davacı şirketin 160.000,00 TL'sine bloke koyma hakkı bulunduğu ve bu nedenle de davanın reddedilmesi gerektiği beyan edilmiş ise de davacı ve dava dışı ... Nakliye Ltd Şti arasında organik bağ bulunsa dahi taraflar arasında imzalanan sözleşmede teminat mektubunun teslim edilmemesi halinde şirket alacağına bloke konulabileceğine dair bir hüküm bulunmadığından davalının organik bağ iddiasına yönelik bir araştırma yapılmamış,davacının fatura alacağı ticari defter ve kayıtlar ile ispatlandığından ve borcun ödenmemesi üzerine çekilen noter ihtarname masrafı da davalıdan talep edilebileceğinden davacının davasının kabulüne karar verilmiş, davalı dava konusu faturadan kaynaklı bakiye borcunun bulunduğunu kendi ticari defterlerini incelemekle bilebilecek durumda iken takibe itiraz etmiş olduğundan hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kabulüne karar verilmiş olup; mahkememizce verilen davanın kabulüne dair 13/05/2022 tarih .../307 esas 2022/378 karar sayılı gerekçeli kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine Kayseri BAM 6.HD'nin 29/09/2022 tarih 1624-1866 sayılı kararı ile davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile mahkememizce verilen davanın kabulüne dair kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
BAM 6.HD'nin 29/09/2022 tarih 1624-1866 sayılı kaldırma kararının gerekçesi olarak; "Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Unlu Mamulleri ..Ltd Şti., borçlusunun ... A.Ş olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine 160.000 TL asıl alacak 260,61 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 160.260,61 TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağı olarak "Bakiye fatura bedeli 160.000 TL ihtarname masrafı 260,61 TL" olarak gösterildiği ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, borçlu vekilinin borcun tamamına, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve 2017/19-824 E., 2019/885 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir.
Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Kısmi ifaya ilişkin kurallar da (icra takibinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan) 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 100 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun’un 101. maddesine göre birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. TBK 102. maddeye göre de kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2006 tarihli ve 2006/19-260 E., 2006/251 K.; 09.06.2010 tarihli ve 2010/19-262 E. 2010/304 K; 27.01.2016 tarihli ve 2015/15-1830 E.,2016/98 K.; 25.04.2018 tarihli ve 2017/19-903 E., 2018/974 K. sayılı kararlarında da bu yönde açıklamalar yer almaktadır.
Diğer yandan belirtmek gerekir ki; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nın 87) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.
Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur.
Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz.
Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesi ise;
“Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır”hükmünü haizdir.
Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı TTK m. 21 maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir.
Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Tek başına fatura düzenlenmesi, akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Davacı 31.01.... tarih 20210....01 numaralı 192.431,93 TL meblağlı faturadan bakiye 160.000 Tl'nin ödenmediğini beyan etmiş davalı ise davacı ile aralarında açık hesap ilişkisi bulunduğunu takibe konu fatura tarihinden sonra takipten önce 196.143,44 TL ödeme yapıldığını beyan ettiği görülmüştür.
Taraflar arasında davacı tarafından davalıya 31.01.... tarih 2021000000001 numaralı 192.431,93 TL meblağlı faturadaki mal ve hizmetin verildiği noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı tarafından yapılan bir kısım ödemelerin takibe konu fatura için yapılıp yapılmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Eldeki dava satıştan kaynaklanan bakiye fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup taraf beyanları doğrultusunda öncelikle davalı taraf davacıya borcunu ödediğini ispat külfeti altındadır.
Davacı tarafından davalı aleyhine 08.03.... tarihinde 31.01.... tarih 2021000000001 numaralı 192.431,93 TL meblağlı faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla takip başlatılmış olunup davalı tarafından fatura tarihinden sonra takip tarihinden önce 05.02.... tarihinde 202100000001 numaralı fatura bedeli açıklamasıyla 32.431,93 TL; 05.03.... tarihinde "... Unlu Mamulleri fatura bedeli" açıklaması ile 196.143,44 TL olmak üzere toplam 228.575,37 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Yukarıda açıklamalarda belirtildiği üzere dava itirazın iptali davası olup takip talebiyle sıkı sıkıya bağlı olduğu gibi TBK 100, 101 ve 102. Maddesinde düzenlenen kısmi ifaya ilişkin kurallarda uygulanacaktır.
Davalı tarafından fatura tarihinden sonra takip tarihinden önce 05.02.... tarihinde "202100000001 numaralı fatura bedeli açıklamasıyla" yapılan 32.431,93 TL'nin takibe konu fatura için yapıldığı tarafların kabulünde olup bu husus uyuşmazlık konusu değildir.
Yine takip tarihinden sonra dava tarihinde önce fatura numarası belirtilmek suretiyle 09.04.... tarihinde yapılan 85.567,77 TL'lik ödemenin de makbuzda belirtilen ilgili fatura için yapıldığıda uyuşmazlık konusu değildir.
Davalı tarafından fatura tarihinden sonra takip tarihinden önce 05.03.... tarihinde "... Unlu Mamulleri fatura bedeli" açıklaması ile yapılan 196.143,44 TL'nin takibe konu fatura için yapıldığı 6098 sayılı TBK 102. maddesi uyarınca karine olarak geçerli olup karinenin aksini davacı kesin delillerle ispat etmek durumundadır.
Davacı davalı tarafından fatura tarihinden sonra takip tarihinden önce 05.03.... tarihinde "... Unlu Mamulleri fatura bedeli" açıklaması ile yapılan 196.143,44 TL'nin takibe konu fatura için yapılmadığını kesin delillerle ispat etmek durumunda olup davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı görülmekle mahkemece davacıya bu hususta davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi amacıyla kararın kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçelerine yer verilmiştir.
BAM kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada davacı tarafa dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış olması nedeniyle karşı tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı hususu hatırlatılmış olup, davacı vekili celse arası sunduğu beyan dilekçesinde yemin deliline dayanmayacaklarını diğer bir deyimle karşı tarafa yemin teklifinde bulunmayacaklarını bildirmiştir.
BAM kaldırma kararında belirtilen sebep ve gerekçeli karşılayacak şekilde ispat yükünün davacı tarafta olduğu, ancak kesin delillerle iddiasını ispat edemediği diğer bir deyimle davalı tarafından fatura tarihinden sonra takip tarihinden önce olmak üzere 05/03/... tarihinde "... Unlu Mamulleri fatura bedeli" açıklaması ile yapılan 196.143,44 TL'nin takibe konu fatura için yapıldığı 6098 sayılı TBK 102. maddesi uyarınca karine olarak geçerli olup karinenin aksini davacı tarafın kesin delillerle ispat etmek zorunda olduğu halde ispat edemediği yemin teklifi hatırlatıldığı halde karşı tarafa yemin teklifinde bulunulmayacağının bildirildiği bu suretle BAM kararında belirtildiği üzere dava ve takip konusu borcun davalı tarafından fatura tarihinden sonra ve fakat takip tarihinden önce ödendiği ve borcun ödeme ile sona erdiği kanaatine varılmakla davacının başlatmış olduğu icra takibinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davacının itirazın iptali ve takibin devamına ilişkin isteğinin bu gerekçelerle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Her ne kadar davalı taraf kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de davacının fatura tarihinden sonra ve fakat takip tarihinden önce davalının yapmış olduğu bu ödemeyi kendi ticari defterlerine kaydetmediği diğer bir deyimle davacının kendi ticari defter ve belgelerine göre davalıdan kayden alacaklı göründüğü bu hususun davacının kötü niyetli icra takibi başlattığına dair bir delil olmayıp davalının başkaca delil ve belgelerle davacının kötü niyetle icra takibi başlattığının kanıtlayamamış olması nedeniyle davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
-
Davacının davasının REDDİNE,
-
Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 1.935,56. TL harçtan mahsubu ile artan 1.507,96. TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Davalı tarafça yapılan 132,35. TL posta masrafı, 220,70. TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 353,05. TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 25.641,76. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/01/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29