SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/854 E. 2024/374 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/854

Karar No

2024/374

Karar Tarihi

18 Nisan 2024

T.C.

KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : / Esas

KARAR NO : /

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ : Av.

DAVALI :

VEKİLİ : Av.

DAVA : İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 17/11/2022

KARAR TARİHİ : 18/04/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 19/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilin sonradan öğrendiğine göre müvekkilinin tanımadığı, hiçbir şekilde borçlu olmadığı, ticari, hukuki ve fiili hiçbir ilişkisi ve irtibatı olamayan başka kişilerden alacaklı olduğunu iddia eden davalı ... ... ... Anonim Şirketinin borçlu olduğunu iddia ettiği ti. haklarında icra takibi başlatıldığını, daha sonra müvekkilinin hiçbir şekilde borçlu olmadığını, davalının talebi ile Kayseri Genel İcra Dairesi ... Talimat dosyası ile mülkiyeti müvekkiline ait olan ve müvekkili tarafından hukuken ve fiilen kullanılan, dışarısındaki tabelalarda da müvekkilinin işyeri ünvanı olan ... yazan adresindeki işyerinde 27.10.2021 tarihinde müvekkilinin borçlu olmadığı bir konudan dolayı, başka kişiler ( ve İnşaat Otomotiv Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. ) için tüm itirazlara ve istihkak iddialarına rağmen haciz işlemi yapıldığını, İstanbul 37. İcra Dairesi E. sayılı ana icra dosyasında borçlu görünen ve Tic. Ltd. Şti. ne yıllarca önce müvekkilinin bir dönem alt taşeronu olarak dışarıdan iş yaptırıldığı, iş ilişkileri sona erdiğini, müvekkilinin onlara karşı da herhangi bir borcu bulunmadığını, dava konusu hacizli malların uzun sürüler önce alınmasına rağmen hem faturaları olduğunu ve hem de ticari defter ve kayıtlarda her türlü kayıtları yapılmış durumda olduğunu, bu durumun faturalar, belgeler, ticari defter ve kayıtlar, tanık beyanları, keşif ve bilirkişi raporlarıyla ispatlandığını, ayrıca dosyaya sunulan tapu kaydı, vergi levhası, faturalar ile mahkemece celbedilen vergi kayıtları, adres kayıtları, ticaret odası, ticaret sicili kayıtları ve benzeri tüm resmi belgeler ile tanık beyanlarıyla zaten hacizlerin yapıldığı iş yerinin müvekkiline ait olduğunu, müvekkili tarafından fiilen ve hukuken kullanıldığını ve hacizli malların müvekkiline ait olduğunu; müvekkilinin neredeyse 40 yıldır sektörde faaliyet gösterdiğini, gelen belgelerden de anlaşılacağı üzere icra takibinde borçluların adresleri başka yerler olup oralara tebligatlar yapıldığı ve Kayseri'ye gönderilen talimat haciz yazılarında müvekkilinin adresinin dışında borçlulara ait yerlerin adresleri yazıldığı halde, müvekkilinin adresine herhangi bir tebligat yapılmamış olmasına rağmen hukuka aykırı şekilde müvekkilinin adresine gelinerek hukuksuz haciz işlemi yapıldığını, müvekkilin borçlu olmadığı halde icra, haciz ve muhafaza baskısıyla zorunlu olarak istemese de itibarını daha fazla zedelememek için itirazi kayıtla, haciz ve muhafazayı önlemek için teminat amaçlı ödemek zorunda olduğu paranın istirdadı için bu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, yukarıda açıklanan ve resen tespit edilecek nedenlerle, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığına, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalmak üzere şimdilik hiç bir şekilde borcu olmadığı halde icra haciz, muhafaza ve satış baskısıyla teminat amaçlı itirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığı 172.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 23.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan istirdadını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının istirdat talebi ile ikame ettiği iş bu davayı görevli mahkemede açmadığını, müvekkilinin de karşı tarafın da tacir olduğunu, her iki tarafın da tacir olduğu durumda uyuşmalığa bakmakla görevli olan mahkemelerin ticaret mahkemeleri olduğunu, davacının dava şartı olan arabuluculuk kurumuna başvuru yapmadığını, davanın yetkili mahkemede ikame edilmediğini, müvekkili yanca başlatılan icra takip dosyasında yetkili dairlerin istanbul icra daireleri olduğunu, müvekkilinin adresinin de İstanbul olduğunu, davacının icra dosyasında borçlu sıfatı ile yer almadığından istirdat davasını ikame edemeyeceğini, Kayseri 4. icra hukuk mahkemesinin / esas sayılı dosyası ile davacının istihkak iddisanın reddine karar verildiğini, davacının mahcuzların tarafına ait olduğu iddiası ile istihkak davası ikame ettiğini, mahkemece 17/11/2022 tarihli celsede "davacının istihkak iddiasının reddine, " şeklinde karar verildiğini, İstihkak 3. kişi ve borçlu aynı iş kolunda ticari faaliyetini sürdürmekte olup davacı ve borçlu arasındaki ticari ve hukuki orğanik bağın sabit olduğunu, davacı tarafın takip borçlusu ile ilgisinin bulunmadığını iddia etmiş ise de ilgisinin bulunmadığı borçlunun borcuna istinaden ödeme yapması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, haciz işlemi esnasında mahalde yapılan kıymetli evrak araştırmasında borçlu adına nitelikli evrak bulunduğunu,

dava şartı yokluğundan davanın reddini,

Mahkemenin görevli olmadığından görev nedeniyle davanın usulden reddini,

Mahkememizin yetkili olmadığından yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddini, HMK madde 119/2 gereğince; dava dilekçesinde tamamlanması mümkün olmayan eksikliklerin bulunması nedeni ile davanın açılmamış sayılmasına,

eksik harç miktarının tamamlattırılmasına,

mahkemece aksi kanaatte ise, haksız ve kötüniyetle açılan davanın reddini,

alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava, icra ve haciz tehdidi altında ödemiş olduğu miktarın davalıdan istirdatı istemine ilişkindir.

İstanbul 37. İcra Dairesinin / E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davalı ... ... ... Anonim Şirketi, borçluların dava dışı ve İnşaat Otomotiv Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, 500.000,00 TL bedelli takip dayanağı kambiyo senedi yönünden toplam 176.178,00-TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, davacının istihkak iddiasında bulunduğu bir kısım malların Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Talimat sayılı dosya kapsamında fili haciz uygulandığı anlaşılmıştır.

Davacı taraf, söz konusu icra takibinin borçlusu olmayıp borçlu olmadığı bir parayı borçlu adına ödediği ve bu paranın icra ve haciz tehdidi altında ödediğinden bahisle alacaklıdan istirdadını isteğine göre, takip borçlusuna tanınan hukuki yollara başvurarak borçlu olmadığı paranın geri verilmesini isteyebilecektir. Bu taktirde davacının başvuracağı hukuki yol, 2004 sayılı İİK m.72'de düzenlenen menfi tespit ve istirdat davasıdır.

2004 sayılı İİK hükümleri kapsamında açılan menfi tespit davasında yetkili mahkeme genel hükümlere (6100 sayılı HMK'nun m. 6 vd.) göre belirlenir. Şu kadar ki, menfi tespit davası, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir (İİK m.72/son)

Davalı süresi içerisinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunmuş olup, yetkili mahkeme olarak kendi yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul (Çağlayan) mahkemelerini göstermiştir.

Somut olayda da davalının yerleşim yeri İstanbul olup, icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi de İstanbul olduğuna göre davalının yetki ilk itirazının usulüne uygun ve yerinde olduğu anlaşılmakla yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili mahkeme olduğuna karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;

  1. Mahkememizin yetkisizliğine,

  2. Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın yetkili İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,

  3. Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde yetkili mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

  4. 6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili mahkemede değerlendirilmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.

18/04/2024

Katip

¸e-imzalıdır

Hakim

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevap(EserİstirdatSözleşmesindenhükümKaynaklanan)gerekçevekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim