SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/842 E. 2024/35 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/842

Karar No

2024/35

Karar Tarihi

17 Ocak 2024

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:

T.C.

KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

HAKİM :

KATİP :

DAVACI : ... -

DAVALI : ... 0

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 23/09/2019

KARAR TARİHİ : 17/01/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı ile davalı arasında 28/07/2017 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşme gereği demir doğrama işini yaptığını ancak davalının ödeme borcunu yerine getirmediğini, sözleşmede ödeme şeklinin açıkça düzenlendiğini, davacının işi yaparken davalının işin yapılması konusunda başkası ile anlaştığını, davalının sözleşmeye uygun davranmadığını, davalıya Kayseri 7. Noterliği’nin 17/04/2019 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, davalının ödeme yapmaması nedeni ile icra takibi başlatıldığını ve davalının takibe haksız itirazı ile davanın açıldığı belirtilerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafla demir doğrama işinde anlaşılmasına rağmen davacının Mabel projesinin işini yarım bıraktığını, davacının davalı tarafından sözlü olarak uyarılmasına rağmen davacının işi yarım bırakarak sözleşmeye aykırı davrandığını, davalının kat tarşılığı inşaat sözleşmesi gereği daireleri süresinde teslim etmek için başka bir taşeron ile anlaştığını, bu yeni taşeronla anlaşmanın daha yüksek bir bedel olması nedeni ile de davalının zarara uğradığını, bu konuda alacaklarının tespit edilmesi halinde takas mahsup talepleri olduğunu, davalının davacıya sözleşmeye göre hakedişlerini süresi içerisinde ödediğini belirterek davanın reddi ile tazminata karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.

YARGILAMA VE GEREKÇE

Dava, Kayseri 7. İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasında takibe konulan alacak nedeni ile davacının alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususlarına ilişkin itirazın iptali davasıdır.

Kayseri Kapatılan 7. İcra Dairesi'nin ... icra sayılı dosyasının celbi ile yapılan tetkikinde; alacaklının ... olduğu, borçlunun ise ... Yapı Teknik İnş. San. Ltd. Şti. Olduğu, 41.336,00-TL üzerinden takip başlatıldığı, borçlunun takibe itiraz etmesi üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.

Kayseri Mimarsinan Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak, davacı taraf ile ilgili tacir olup olmadığının araştırılmasının istenilmiş ve müzekkere cevabının gelmiş olduğu anlaşılmıştır.

Kayseri Ticaret Odasına, yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Kayseri 7. Noterliği'ne müzekkere yazıldığı, davacı vekiline elden takip yetkisi verildiği ve 07/04/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ve tebliğine ilişkin tebliği mazbatasının bir örneklerinin davacı vekili tarafından celp edildiği anlaşılmıştır.

Kayseri Erciyes Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak, davalı şirket yönünden FORM BA-BS belgelerinin çıktılarının celp edildiği anlaşılmıştır.

Kayseri Mimarsinan Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak, davacı ve davalı yönünden form BA ve form BS belgelerinin celp edildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizin 2019/573 esas, 2021/610 karar sayılı kararını Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2021/951 esas, 2021/1110 karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilmiş olduğu görülmüştür.

Mahkememizin 04/03/2020 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı gereğince mahallinde bir inşaat mühendisi, niteliklik hesap bilirkişisi ve mali müşavir eşliğinde keşif yapılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin raporunu 21/01/2021 tarihinde ibraz ettiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce keşif mahallinde dinlenen davacı tanığı ...'un tanık beyanına göre; " kendisinin davacının yanında ustabaşı olarak çalıştığını, davalı ile yapılan taşeronluk sözleşmesi gereği, demir doğrama, kör kasa, baca şapkaları, basketbol sahası, ferforje kapılar ve su saati işlerini yaptıklarını, Mabel projesi öncesi bütün işleri tamamlayıp teslim ettiklerini, Mabel projesinin de A blok inşaatının bütün işlerini yapıp bitirdiklerini ancak B ve C blok işini 5. Kata kadar yaptıklarını, sonrasında davacı ödeme yapılmadığını söylediğini ve aynı zamanda davalının başka bir taşeronla anlaşması nedeniyle işe devam etmediklerini, biz varken işi başkası yapmadığını ancak sonrasında çok kısa bir süre içerisinde işin başkaları tarafından yapıldığını gördüklerini, söylemiş olduğu gibi iş başkasına verildiği için işe devam etmediklerini, tanıklık ücreti talebinin olmadığı" şeklinde beyanı alınmıştır.

Mahkememizce keşif mahallinde dinlenen davalı tanığı Ertan Şam'ın tanık beyanına göre; " davalı şirkette teknik destek kısmında çalıştığını, davacı taraf keşif yaptığı Mabel projesindeki A bloğun kör kasa işinin tamamını, B ve C bloklarının ise kör kasa işinin 5. Katına kadar yaptığı, diğer projelerdeki kör kasa işleri ile baca şapkalarının tamamını da davacının yaptığı, işin yarım bırakılması nedeniyle, davacı ile temasa geçmeye çalıştıkları ancak kendilerine ulaşamayınca başka bir firma ile anlaştıkları, davacı tarafın yapığı işlerde de eksik işler olduğu, tadilatları da başka firmalarla yaptırarak işi tamamladıklarını, söylemiş olduğu gibi davacı tarafa işi davalının bıraktırmadığı, kendisi ulaşmaya çalışmamıza rağmen kendileri ile temas kurmadıkları, tanıklık ücreti talebinin olmadığı" şeklinde beyanı alınmıştır.

Mahkememizce keşif mahallinde dinlenen davalı tanığı Erdal Yıldırım'ın tanık beyanına göre; " Davalı şirkette proje müdürü olarak çalıştığı, davacı ile taşeronluk sözleşmesini imzaladığı, davacı sözleşme gereği anlaşılan işlerin bir kısmını tam bir kısmını yarım yaptığını, buna ilişkin hakediş evrakları dosyaya sunulduğu, şuan keşif yaptıkları Mabel projesinin de bir kısım işini davacının yaptığı, sonrasında işi aksaktmaya başlayınca kendisi ile iletişim kurmaya çalışmalarına rağmen iletişim kuramadıklarını, ustabaşına ulaşmaya çalıştıklarını ona da ulaşamadıklarını, bu nedenle teslim tarihi yaklaştığı için de işi başkasına verdik, bu durum bizimde maddi zararımıza neden oldu, ben hangi kata kadar işlerin yapılıp yapılmadığını tam olarak bilemediğini, ancak inşaat mühendislerinin düzenlendiği evraklar dosyadadır, davacının yaptığı işin yaptığı işin karşılığı ödemelerimizi banka ve senet yolu ile yaptıklarını, cüzi bir borçlarının kaldığı ama davacı bu ödemeyi almadığını, hesap görmeye gelmediğini tanıklık ücreti talebinin olmadığı" şeklinde beyanı alınmıştır.

Mahkememizce alınan 21/01/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre " taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesinin davalının genel şantiyelerinde yapılacak olan demir doğrama işlerine ait olması nedeniyle davacının hangi projede ne iş yaptığının ve tutarının tespitinin mümkün olmadığı, davacı tarafından yapılan veya yapılmayan işlere ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delil tespitinin bulunmadığı, taraf defterlerinde davacı atarafından davalıya düzenlenen faturaların karşılıklı olarak bir tamam kanuni defterlerde mevcut olduğu, uyumsuz kayıtların davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin 2018-2019 yıllarında tamamının davacı kayıtlarında yer almadığı, davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin davacı defterlerine işlenmesi halinde hesapların karşılıklı tutacağı ve bu durumda takibe konu edilen faturalardan kaynaklı takip tarihi ( 24/05/2019) itibarile davacının 11.723,00-TL davalıdan alacaklı olduğu, ( talep edilen 41.336,00-TL ) , davalı defterlerinde takip tarihinden (24/05/2019) sonra ve iş bu dava tarihinden ( 23/09/2019) önce 01/09/2019 tarihinde davalının 7.000,00-TL müşteri senedi vermek suretiyle davacıya ödeme yaptığı anlaşılmakla, yapılan bu ödemenin de dikkate alınması halinde, davalının dava tarihi itibariyle 7.029,31-TL ana para borcu ile dava tarihine kadar geçen sürede 39,86-TL işlemiş faiz borcu olmak üzere toplam borcunun 7.069,17-TL olduğu, şeklinde görüşlerini bildirmişlerdir.

Davacı yönünden mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti için yazılan müzekkereye Mimarsinan Vergi Dairesi tarafından 30/09/2019 tarihinde cevap verildiği ve davacının bilanço esasına göre defter tuttuğunun belirtildiği görülmekle mahkememizin görevli olduğu anlaşılarak yargılamaya devam edilmiş ve esas hakkında karar verilmiştir.

Davalı tarafın delilleri arasında yemin delilinin olması nedeni ile davalı vekiline yemine başvurup başvurmayacakları hatırlatılmış olup davalı vekili tarafından 14/07/2021 ve 17/01/2024 tarihli celselerde yemine başvurmayacaklarının beyan edilmiş olduğu görülmüştür.

Erciyes Vergi Dairesi'ne, SGK'ya yazılan müzekkerelere cevap verildiği ve ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.

Mahkememizin 30/11/2022 tarihli celsesinde dosyanın taraflarca takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığı, davacı vekilinin 30/11/2022 tarihli yenileme dilekçesi ile tekrar işleme konulduğu ve yargılamaya devam edildiği görülmüştür.

Mahkememizce 27/09/2023 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ... beyanında; ''Kendisine gösterilen üzerinde 24/10/2016 düzenlenme, 25/06/2018 ödeme tarihli, 3.000,00 TL bedelli senet ile 19/11/2016 düzenlenme, 25/06/2018 ödeme tarihli, 3.000,00 TL bedelli senetlerin yer aldığı evrak üzerindeki imzanın kendisine ait olup olmadığı konusunda emin olmadığını, imza kendisine ait olabileceğini, diğer 22/08/2016 düzenlenme, 20/07/2018 ödeme tarihli, 3.700,00 TL bedelli, 22/08/2016 düzenlenme tarihli, 20/08/2018 ödeme tarihli, 3.700,00 TL bedelli ve 16/12/2017 düzenlenme tarihli, 15/08/2018 ödeme tarihli, 7.000,00 TL bedelli senetlerin yer aldığı belge altındaki isim ve imzalar kendisine ait olduğu, senetleri alındığı tarihte ...'nın yanında ustabaşı olarak çalıştığını, kendisi bunları ödeme olarak ... Yapı Şİrketinden aldığını, senetleri ...'ya teslim ettiğini, kendisinin ...'nın yanında sürekli olarak çalıştığını, davacının yanında ustabaşı olarak çalıştığı için ödemeleri takip ettiğini, yapılan işleri de kendisinin takip ettiğini ... Yapı'nın yaptığı ödemeleri kendisinin de teslim aldığı, tanıklık ücreti talebinin bulunmadığı,'' şeklinde beyanı alınmıştır.

Mahkememizce alınan 07/04/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre '' Davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibinde sadece 4 adet faturaya dayanılmadığı, takip talebinde açıkça taraflar arasındaki 28.07.2017 tarihli taşeronluk sözleşmesine ve Kayseri 7. Noterliğinin 17.04.2019 tarihli ihtarnamesine dayanılmadığı, ihtarnamede de taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak talep edildiği, hal böyle olunca uyuşmazlığın 4 adet fatura ile sınırlı olmaksızın taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi ve ihtarnameyi kapsayacak şekilde incelemek ve çözümlemek gerektiğinin düşünüldüğü, davacı taraf dosya kapsamına 2018 ve 2019 yılı ticari defterlerini, davalı ise 2019 yılı ticari defterlerini sunduğu, ancak taraflar arasındaki ticari ilişki 2017-2018-2019 dönemlerini kapsadığını, bununla birlikte tarafların ticari ilişkisinin bulunduğu 2017-2018-2019 yıllarına ilişkin muavin defter kayıtları dosyada olduğunu, BAM kararında her ne kadar tarafların muavin defterlerinin onaya tabi olmadığı, bu bakımdan yevmiye ve defteri kebirin de incelenmesi gerektiği belirtilmiş ise de Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyadaki muavin defter kayıtları yeterli gözükmediğini, zira faturalar yönünden tarafların muavin defter kayıtları birbiriyle uyumlu olduğunu, tarafların muavin defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olmayan kısmı ödemeler yönünde olduğunu, davalı ödemesi davacının muavin defterinde kayıtlı olmadığı için belgelerle ispatı gerekmektedir. Ancak Mahkeme aksi kanaatte ise tarafların 2017-2018-2019 yıllarına ilişkin tüm ticari defterlerinin sunulması sağlanmalı ve bu yıllara ilişkin Ba/Bs formları dosyaya getirtilmesi gerektiğini, dosyada yer alan taraflara ait muavin defter kayıtları incelendiğinde 2017-2018-2019 yıllarında davacı tarafça davalıya yapılan imalatlar karşılığında toplam 181.353,50 TL fatura düzenlendiği, bu faturaların hem davacının hem de davalının muavin defter kayıtlarında yer aldığı, hal böyle olunca faturaya dayalı satışın tamamının ispatlandığının değerlendirildiğini, davalı taraf davacıya yaptığı ödemelere yönelik banka dekontları ve bonolar sunulduğunu, bunlardan 57.000 TL tutarında bono ile yapılan ödeme ve 96.100 TL banka havalesi olmak üzere toplam 153.100 TL tutarındaki ödeme ispatlandığını, dosyada yer alan ve birbiriyle örtüşen taraf muavin defter kayıtları ile ispatlanan fatura bedeli olan 181.353,50 TL'den davalının dosyaya sunduğu ödeme belgeleri ile ispatlanan 153.100 TL mahsup edildiğinde davacının davalıdan 28.253,50 TL alacağı hesaplandığını, dosyadaki bilirkişi raporunda davalı kayıtlarında yer alan 7.000 TL tutarındaki ödeme bilgisi dikkate alınarak takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce ödeme yapıldığı kabul edilerek hesaplama yapıldığını, ancak söz konusu bononun vadesi takip tarihinden önce olduğunu ve takip tarihinden sonra haricen ödendi ğine yönelik bir bilgi de bulunmadığını, hal böyle olunca takip tarihindeki alacak tutarı ile dava tarihindeki alacak tutarı arasında bir fark bulunmadığını, davalı taraf davacı çalışanına verdiğini ileri sürdüğü 24.000 TL tutarlı 5 adet bono fotokopisini 22.02.2022 tarihli dilekçesi ekinde dosyaya sunmuştur. Bu fotokopiler üzerinde ... isimli kişinin bonoları teslim aldığına ilişkin imza olduğunu, bonoların arka yüzüne ait bilgi olmadığından davacının cirosu olup olmadığı bilinmediğini, ayrıca dava dışı ...'un davacı çalışanı olup olmadığı ve davacı adına tahsil yetkisinin bulunup bulunmadığına ilişkin bilgi bulunmadığını, mahkemece yapılacak araştırmalar neticesinde bahse konu bonolardan ödeme olarak kabul edilenler olursa 28.253,50 TL alacak tutarından düşülmesi gerektiği'' şeklinde görüşlerini bildirmişlerdir.

Mahkememizce alınan 16/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna göre ; ''Kök raporda davalının ispatlanmış ödemeleri toplamının 153.100 TL olduğu, davacı çalışanına teslim edilen bonolar toplamının 20.400 TL olduğu, bahse konu bonoların davacıya yapılan bir ödeme olarak kabul edilip edilmeyeceğinin mahkemece değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmişti. Bu bilgilere göre davacının davalıdan alacak tutarının hesaplanmasındaki alternatifler şu şekilde olmaktadır: Alternatif 1-Davacının davalıya yaptığı ” satışlar toplamı 181.353,50 TL ispatlandığına göre ve davacının ticari defterlerinde de 166.763 TL tahsilat gözüktüğüne göre davacının davalıdan 181.353,50 TL-166.763 TL =14.590,50 TL alacağı olacağını, Alternatif-2: Davacının davalıya yapmış olduğu satışlar 181.353,50 TL olarak ispatlandığına göre davalı ödemeleri ispatlaması gerektiğini, davalının somut olarak ispatlamış olduğu ödeme tutarı 153.100 TL'dir. Bu durumda davacı alacağı 181.353,50 TL- 153.100 TL =28.253,50 TL'dir. Ancak davacının ticari defterleri aleyhine delil niteliğinde olduğu için davacının davalıdan 14.590,50 TL alacaklı olduğu kabul edileceğini, Alternatif-3: davacının davalıya yapmış olduğu satışlar 181.353,50 TL olarak ispatlandığına göre davalı ödemeleri ispatlaması gerektiği, davalının ispatlanmış 153.100 TL ödemesi bulunduğunu, davacı çalışanına yapılan ödemeler ise 20.400 TL olduğu, bu durumda davalı ödemesi 153.100 TL + 20.400 TL = 173.500 TL olması gerektiği, söz konusu ödeme faturalardan mahsup edildiğinde 181.353,50'TL - 173.500 TL = 7.853,50 TL davacı alacağı hesaplanacağı, Alternatif-4: Davalının ispatlanan ödemesi 153.100 TL'dir. Davacı çalışanına verildiği belirtilen 20.400 TL tutarındaki bonoların mahkemece incelenerek ödeme olarak kabul edilenlerin tespit edilmesi gerektiği, bu durumda davacı çalışanına verilen bonolardan ödeme olarak kabul edilenlerin somut olarak ispatlanan 153.100'TL ödemeye eklenerek toplam ödeme tutarı belirlenmesi gerektiği, bu şekilde belirlenen ödeme fatura toplamı olan 181.353,50 TL'den çıkarılmalı ve davacının alacağı hesaplanması gerektiği, netice itibariyle davacının somut alacağının tespiti yukarıdaki alternatiflere göre mahkemece yapılması gerektiği, davacının ispatlanan faturası bellidir ve 181.353,50 TL olduğu, davalının somut olarak ispatladığı ödeme de bellidir ve 153.100 TL olduğu, bu durumda davalının davacı çalışanına verdiğini belirttiği bonoların mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, bahse konu bonolardan davacıya ödendiği kabul edilenler 153.100 TL ödeme tutarına eklenerek toplam ödeme bulunması ve faturalar toplamından düşülmesi gerektiği'' şeklinde görüşlerini bildirmişlerdir.

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin 2021/951 E, 2021/1110 K sayılı kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, işin yapılmasına yönelik ihtilaf olmaması nedeni ile istinaf kararı gereğince davalının ödeme iddiası yönünden inceleme yapılarak yeniden bilirkişiden 07/04/2022 ve 16/10/2023 tarihli ek raporlar alınmış, fatura asılları dosyaya sundurulmuş ve tanık ...’un ödeme olarak verildiği iddia edilen senetler yönünden tahsili ve tahsil yetkisinin olup olmadığı konusunda beyanı alınması yoluna gidilmiştir. Tanık ...’un duruşmadaki beyanında, 24/10/2016 düzenlenme, 25/06/2018 ödeme tarihli, 3.000,00 TL bedelli senet ile 19/11/2016 düzenlenme, 25/06/2018 ödeme tarihli, 3.000,00 TL bedelli senetler yönünden imzası inkar etmeyip, 22/08/2016 düzenlenme, 20/07/2018 ödeme tarihli, 3.700,00 TL bedelli, 22/08/2016 düzenlenme tarihli, 20/08/2018 ödeme tarihli, 3.700,00 TL bedelli ve 16/12/2017 düzenlenme tarihli, 15/08/2018 ödeme tarihli, 7.000,00 TL bedelli senetler yönünden ise imzasını kabul etmesi ile, SGK kayıtlarına göre de teyit edilen davacının yanında çalışıyor olması durumu ve tanığın kendi beyanına göre ustabaşı olarak çalışıyor ve ödemeleri takip ediyor olması birlikte dikkate alınarak, davacı vekilinin tanığın davacı adına tahsil yetkisi olmadığına yönelik açıklamasına, yapılan iş gereği her ne kadar yazılı bir yetki olmasa da oluşa gelen teamüller gereğince bu şekilde çalışanların yapılan ödemeleri yanında çalıştıkları kişiler adına alma durumlarının bulunuyor nedeni ile itibar edilmemiş, davalının defterinde de kısmen davacıya borçlu olduğunun kayıtlı olması diğer deliller ile birlikte dikkate alınarak, 16/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun üçüncü alternatifi gereğince davacının yapmış olduğu iş nedeni ile davalının ödeme iddiasında bulunduğu senetler yönünden de ödeme yaptığı mahkememizce kabul edilerek davacının alacaklı olduğu miktarın 7.853,50 TL olduğu anlaşılmıştır. Davalının ödeme iddiası nedeni ile ispat edilmeyen kısım yönünden yemin deliline başvurup başvurmayacağı davalı vekiline sorulmuş, davalı vekili tarafından yemine başvurulmayacağının duruşmada beyan edilmesi ile alacaklı olunduğu ispat edilen miktar yönünden davacının davasında haklı olduğu görülmüş ve böylece, DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 7.853,50 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen alacak bedeli olan 7.853,50 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;

  1. DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 7.853,50 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

  2. Kabul edilen alacak bedeli olan 7.853,50 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  3. Davalı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine,

  4. Alınması gereken 536,47 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 499,24 TL peşin ile icra dosyasına yatırılan 206,68 TL peşin harçtan mahsubuyla arta kalan 169,45‬ TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  5. Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı ile 499,24. TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 66,50. TL tebligat, 25,10. TL müzekkere ve posta gideri, 3.200,00. TL bilirkişi ücreti, 250,00. TL taksi ücreti ile 769,8‬0. TL keşif harcından oluşan toplam 4.311,4‬0 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 819,13 . TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  7. Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan 164,40. TL yargılama giderinden red oranına göre hesaplanan 133,17 . TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

  8. Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının taraflara iadesine,

  9. Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 7.853,50. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre hesaplanan 250,8‬0 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,

12-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre 1.069,2‬ TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,

Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.17/01/2024

Katip

e-imza

Hakim

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

gelirticarethazine'yereddi(TicarikabulükaydınahükümcevapasliyekısmendavanınİtirazınİptaliSatımdanmahkemesiverilmesinekayseriKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim