Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/913 E. 2024/341 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/913
2024/341
2 Nisan 2024
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : /
KARAR NO : /
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - T.C. No:... - ...
2. ... . T.C. No:... . ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVALI :
VEKİLİ : Av. ... - [16981-89442-81809] UETS
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ : 11/10/2022
KARAR TARİHİ : 02/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ortağı bulunduğu davalı S.S. Kayseri ... Konut Yapı Kooperatifi tarafından 10/09/2022 tarihinde genel kurul toplantısı gerçekleştirildiğini, kooperatifin kesin maliyet hesabı yapılmak suretiyle müvekkillerinden ödeme aldıktan sonra iptali istenen kararda bulunan haliyle genel giderler haricinde bir ödeme talep etmesinin açık bir biçimde hukuka aykırılık teşkil ettiğini, iptale konu edilen 10/09/2022 tarihli genel kurulda alınan 3 numaralı kararın kanunun lafzına açık bir biçimde aykırı olup, iptale mahkum bir karardan ibaret olduğunu, bu sebeple 10/09/2022 tarihli genel kurulda alınan 3 numaralı kararın iptal edilmesi gerektiğini, söz konusu genel kurulda alınan 3 numaralı kararın başta 1163 Sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu gibi 7410 ve 6098 Sayılı Kanunların amir hükümlerine, hukukun genel ilkelerine, hakkaniyet ve dürüstlük kurallarına da uygun olmadığını bildirerek 10/09/2022 tarihli genel kurulda alınan 3 numaralı kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatif tarafından ne davacıların adına ne de kendilerine tahsis edilecek olan taşınmazları kapsayacak nitelikte bir kesin hesap yaptırılmadığını, kesin maliyet hesabının çıkarılabilmesi için, gerek ana sözleşmenin ilgili maddeleri, gerekse Kooperatifler Kanunu uyarınca tüm binalara ait yapı imalatının tamamen sona ermesinin yanı sıra sair diğer tüm masrafların tamamlanması gerektiğini, henüz konut inşasını tamamlayamayan ve harici yapılanma süreci de devam eden kooperatifin bu aşamada kesin maliyet hesabı çıkartmasının da mümkün olmadığını, yapı kooperatiflerinde, kooperatif inşaatının yürütülebilmesi için yapılması zorunlu olan giderlere ilişkin genel kurul kararlarının teknik anlamda bilanço açığını kapatma vasfında bulunmadığından ek ödeme yükümlülüğü niteliğinde olmadığını, 10/09/2022 tarihli genel kurulun 3. Maddesinin lafzı incelenecek olursa da istenen ödemeye dayanak iradenin eksik imalatların tamamlanıp, piyasaya olan borçların ödenmesinden ibaret olduğunun görüleceğini, yapılan oylamada bu minvalde gerçekleştiğini, ortaklara alınacak ödemenin kullanım amacının izah edildiğini, davacılarla aynı konumda bulunan ve aynı mali sorumluluğu paylaşan dava dışı kooperatif ortakları ile davacıların yaptıkları ödemeler arasındaki fahiş farkın da hali hazırda tapuda malik olarak gözükmeleri nedeniyle yükümlülüklerine sadık kalmalarını sağlayan ana zorlayıcı unsurun ortadan kalktığını düşünen davacıların, diğer üyelerin sağladığı finansmandan aynı oranda destekte bulunmaksızın haksız olarak yararlanıp, inşaatın devamından doğan külfeti paylaşmaktan kurtulmaya çalıştıklarının açık göstergesi olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
Davalı S.S. Kayseri ... Konut Yapı Kooperatifi'ne, Kayseri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü'ne müzekkereler yazılarak ilgili kayıt ve belgeler dosya kapsamına alınmıştır.
Mahkememizce bir kooperatif konusunda uzman mali müşavir, bir kooperatif konusunda nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ile bir inşaat mühendisi bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi heyetinden uyuşmazlık konularında rapor alınmasına karar verilmiş olup, 04/05/2023 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 04/05/2023 tarihli raporunda özetle; davalı kooperatifin ticari defter e-beratlarının zamanında alındığı, kayıtların birbirini doğruladığı, davalı kooperatifin kesin maliyetinin çıkarılmadığı, kooperatifin yevmiye defteri kayıtlarında davacı ...'nın 85.623,00-TL alacaklı olduğu, davacı ...'nin de borcu ya da alacağının olmadığı belirlenmiştir.
Taraf vekillerince bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine mahkememizce bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyetinin 20/11/2023 tarihli ek raporunda; davacının huzurdaki davayı 10/09/2022 tarihli genel kurul kararının iptali talebi ile açtığı, davaya dayanak olarak geçici 11. Maddeyi gösterdiği, ancak dava görülürken ilgili madde Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden davacının halihazırda davayı açtığında da ilgili maddenin uygulanabilmesi için gerekli olan ve tahdidi olarak sayılmış olan şartların tamamını sağlamadığı, davacının 10/09/2022 tarihli genel kurulun 3 numaralı kararının başta 1163 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu gibi 7410 ve 6098 sayılı Kanunların amir hükümlerine, hukukun genel ilkelerine, hakkaniyet ve dürüstlük kurallarına da uygun olmadığı gerekçesi ile iptalini talep ettiğini, ancak kooperatif inşaatı devam ettiği süre boyunca ortakların KK 23. Madde kapsamında sorumluluklarının devam edeceği belirlenmiştir.
Taraf vekillerince alınan ek rapora da itiraz edilmesi üzerine mahkememizce bilirkişi heyetinden davacı vekilinin rapora itirazlarının değerlendirilmesi ve ayrı ayrı yanıtlanması, ayrıca bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, mahkememizin ara kararında istenilen hususları içermediği, raporda dayanak yapılan Kooperatifler Kanununa eklenen geçici 11. Maddenin iptal edildiği vurgulanmış olsa da, davacılar tarafından Kooperatifler Kanununa ve Borçlar Kanununa da dayanılmış olup, mahkememizin 03/10/2023 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararında istenilen hususlarda ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, 16/01/2024 tarihli 2. Ek rapor dosyaya ibraz edilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 16/01/2024 tarihli 2. Ek raporunda; davacının huzurdaki davayı 10/09/2022 tarihli genel kurul kararının iptali talebi ile açtığı, davaya dayanak olarak geçici 11. Maddeyi gösterdiği, ancak dava görülürken ilgili madde Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği, davacının halihazırda davayı açtığında da ilgili maddenin uygulanabilmesi için gerekli olan ve tahdidi olarak sayılmış olan şartların tamamını sağlamamış olduğu (kesin maliyetin çıkarılmış olması ve ödenmiş olması şartı) hal böyleyken davacının koşulları tam olarak sağlamıyor olması nedeni ile dava açmaya hakkı bulunmadığı, davacının yine 10/09/2022 tarihli genel kurulun 3 numaralı kararının başta 1163 sayılı kanun hükümlerine aykırı olduğu gibi 7410 ve 6098 sayılı Kanunların amir hükümlerine, hukukun genel ilkelerine, hakkaniyet ve dürüstlük kurallarına da uygun olmadığı gerekçesi ile iptalini talep ettiği, ancak rapor içeriğinde de izah edildiği üzere, kooperatif inşaatı devam ettiği süre boyunca ortakların KK.23.md kapsamında sorumluluklarının devam edeceği, inşaatlar devam ettiği süre boyunca kesin maliyet talep edilemeyeceğinin emsal Yargıtay kararı ile sabit olduğu, davacı tarafından iptali talep edilen 10/09/2022 tarihli genel kurulun 3 numaralı kararının kesin maliyet talebini içeriyor olması ve inşaatlar devam ettiği süre boyunca kesin maliyet talep edilemeyeceği belirtilmişse de karar içeriğine bakıldığında kesin maliyet talebi niteliğinde değil, “kesin maliyete gidileceğinden” ifadesinin yer aldığı bunun yanı sıra ortaklardan alınacak olan ödemelerin “eksik imalatların tamamlanması” ve “piyasaya olan borçların ödenmesi” olduğunun metin içerisinde ifade edildiği, S.S. Kayseri ... Konut Yapı Kooperatifinin Ticari defter e-beratlarının zamanında alındığı, kayıtların birbirini doğruladığı, davacılardan ...” nin 18.03.2019 tarihinde 96 nolu kooperatif üyesi olduğu, ...” nın 12.08.2016 tarihinde 75 nolu kooperatif üyesi olduğu, S.S. Kayseri ... Konut Yapı Kooperatifinin Kesin maliyetinin çıkarılmadığı, Kooperatifinin Yevmiye defteri kayıtlarında ...” nin 85.623,00 TL alacaklı olduğu, her ne kadar kök raporda ...' nin borcu ya da alacağının olmadığı şeklinde tespit yapılsa da, yeniden yapılan inceleme sonucu sehven yapılan bir hata olduğunun tespit edildiği, ...'nin 13.406,25 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 10/09/2022 tarihli kooperatif genel kurul toplantısında alınan 3 nolu kararın iptali istemine ilişkindir.
S.S. Kayseri ... Konut Yapı Kooperatifinin Davacılar ... ve ...'nın üyeliği yönünden yapılan incelemede; Davacılardan ...'nin 18.03.2019 tarihinde 96 nolu kooperatif üyesi olduğu, ...'nın ise 12.08.2016 tarihinde 75 nolu kooperatif üyesi olduğu sabittir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında, yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin ret oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir. Aynı madde hükmü uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla, toplantıda bulunan ortaklar ret oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açabilir.
Kayseri Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden celp olunan dava konusu 10/09/2022 tarihli kooperatif genel kuruluna ilişkin hazirun cetvelinin incelenmesinde davacıların bu genel kurula katıldığı sabittir.1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca, genel kurul kararının iptaline karşı dava açılabilmesi için, davacının karara red oyu vermesi ve "oylama sonrasında" muhalefet şerhini tutanağa geçirtmesi zorunludur. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/2404 Esas, 2014/5673 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/1847 E., 2014/6026 K. sayılı ilamı bu yöndedir.) Eldeki davada davacıların iptalini talep ettikleri 3. Maddenin oylamasında ret oyu verdiği ve karara muhalif kalarak keyfiyetin zapta geçirildiği görülmektedir.
Genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereğince kararlar yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır. Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu kabul edilmektedir.
Yokluk halinde, hukuki işlem bir veya daha fazla unsurunun yokluğu nedeniyle şeklen dahi olsa mevcudiyet (varlık) kazanamamaktadır. Hukuken yok olan bir işleme hiçbir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün değildir. İptali kabil kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerini koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında, yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar.
Bu kapsamda kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak toplantı yeter sayısı oluşmadan alınan kararların yok hükmünde olduğu bu kararlar bakımından taraflarca açıkça ileri sürülmemiş olsa dahi kararların yok hükmünde olduğunun hakim tarafından re’sen nazara alınacağı bu kararlar bakımından dava açan kooperatif üyesinin genel kurula katılmış olması, karşı oy kullanması ve karara karşı muhalefet şerhinin tutanağa yazdırılmasına ilişkin koşulların aranmayacağı, yok hükmünde olan kararların baştan itibaren hukuk aleminde varlık kazanmayacağı kabul edilmektedir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2018 tarihli, 2016/6131 Esas ve 2018/5820 Karar sayılı, yine 03/10/2017 tarihli, 2015/7915 Esas ve 2015/2501 Karar sayılı ilamlarında aynı husus vurgulanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça iptali istenen kararın 15/06/2022 tarihli ve 31867 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile 24/04/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na geçici madde eklendiğini, geçici 11. Maddeye aykırılık taşıması nedeniyle iptali istenmiş olup anılan yasadaki düzenleme "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, Kayseri İli'nde aşağıdaki şartları taşıyan yapı kooperatifleriyle sınırlı olmak üzere bu madde hükmü uygulanır: a) İnşaatların etaplar halinde yapılarak teslim edilmesi, b) Terkin edilmemiş olması, c) Yapımı tamamlanan etapta bağımsız bölüm malikine kooperatifçe tahakkuk ettirilen bedelin ödenmiş olması, ç) Kooperatif tarafından üyeye konutunun tapu devrinin yapılmış olması, şartlarının birlikte sağlanması halinde; konutun tapu devrinin yapılmasından sonraki dönemler için yapı kooperatifi tarafından yönetim giderleri hariç olmak üzere her ne ad altında olursa olsun yapılmış borçlandırmalar veya bu kapsamda üçüncü şahıslara kooperatif tarafından yapılan alacağın devrine ilişkin işlemler hükümsüzdür." şeklinde iken Anayasa Mahkemesi'nin 16/02/2023 tarihli, 2022/126 Esas ve 2023/29 Karar sayılı ilamında; "24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na 10/6/2022 tarihli ve 7410 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle eklenen geçici 11. maddenin birinci fikrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline, kalan kısmının 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usûlleri Hakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince oy birliği ile iptaline" karar verilmiştir. İptal kararının eldeki davaya uygulanacağı hususu kuşkusuz olmakla davacıların dava açtıkları tarihte taleplerinde haklı olup olmadığı, tetkik edilmiş olup, bilirkişi heyeti marifetiyle yapılan tespitte davacıların her ikisinin de 2.etapta kayıtlı oldukları, Genel Kurulda davalı kooperatifte devam eden inşaatlar olduğu ve eksik kalan imalatların tamamlanması ve piyasaya olan borçların ödenmesi maksadı ile ortaklardan alınacak ödemelere ilişkin karar alındığı görülmektedir. Kooperatifin etaplar halinde ve 4 etaptan müteşekkil olduğu tespit edilmiş, dosyaya ibraz edilmiş olan 18 Ocak 2021 tarihli denetleme raporuna göre, 1. ve 2. Etabın oturulur halde olduğu, 3. Etabın yapım aşamasında olduğu , davalı kooperatifin kesin maliyete ilişkin hesap yapmamış olması nedeniyle davacıların dava tarihinde de 7410 sayılı kapsamında olmadıkları görülmektedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/6310 E, 2022/185 K sayılı ilamında da açıklandığı üzere kooperatif inşaatlarının tamamı bitmeden kesin maliyet hesabı yaparak talepte bulunamaz. Nitekim 10/09/2022 tarihli kooperatif genel kurul toplantısında alınan 3.madde incelendiğinde; "Kesin hesaba gidileceğinden ve tasfiye sürecinin gecikmemesi için genel kuruldan sonra yapılmış işler, bu işlere ait tek tek harcamalar ve şimdiye kadar üyelerimizin yatırdığı paralar eksiksiz izah edilerek bundan sonra parasını yatırmayan üyelerin durumlarının görüşülmesi ve ilave gerekli olan harcamalar için son ödemeler belirlenerek karara bağlanması maddesine geçildi: Kooperatif başkanı Mustafa AKPINAR tarafindan üyelere bilgi verildi. Ortaklardan toplanacak 1.300.000.00 (birmilyonüçyüzbin) TL aidat alacağı olduğu, bundan sonra yapılacak iş ve işlemler için tahmini 5.935.000,00 (beşmilyondokuzyüzotuzbeşbin) TL harcanacağı bilgisi verildi." şeklinde olup anılan kararda kesin hesaba gidileceğinin belirtildiği ancak kesin maliyet hesabı yapılmadığı, yapılacak harcamalara ilişkin tahmini rakam belirtildiği, aynı karar maddesinde toplanacak paranın eksik imalatların tamamlanması ve piyasaya olan borçların ödenmesi kapsamında toplanacağının açıklandığı, bu itibarla iptali istenen kararın kesin maliyet hesabı niteliği taşımadığı, sonuç itibariyle davalı kooperatifin inşaatlar devam ederken kesin maliyet hesabı yapmadığı kanaatine ulaşılmış olup kooperatif inşaatı devam ettiği süre boyunca ortakların KK.23.md kapsamında sorumluluklarının devam edeceği, iptali istenen kararın yasaya uygun olduğu gözetilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm ihdas olup emsal nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/3-12 Esas 2013/1012 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere aynı hukuki sebebe dayanarak dava açan davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunması, davalı vekilince her davacı yönünden ayrı ayrı mesai harcanmaması ve aynı/tek hukuki sebebiyle davacıların davasının reddine karar verilmiş olması gözetilerek, davacılar aleyhine tek vekalet ücretine hükmedilmiştir.( Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin K. Sayılı ilamı da aynı yöndedir.)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
-
Davanın REDDİNE,
-
Her bir davacı yönünden ayrı ayrı alınması gereken 427,60'ar TL karar ve ilam harcından dava başında davacılar tarafından yatırılan 80,70'er TL peşin harçların mahsubu ile 346,90'ar TL karar ve ilam harçlarının her bir davacıdan ayrı ayrı alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davacılar tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafça yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacılar kendileri vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 17.900,00. TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
-
HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/04/2024
Başkan ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Katip ...
¸E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49