Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1382 E. 2024/277 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1382
2024/277
20 Mart 2024
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : / Esas
KARAR NO : /
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :Av.
Av.
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI :4-
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 16/12/2022
KARAR TARİHİ : 20/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... (TC:...) Özel Güvenlik Görevlisi olarak 22.01.2008 - 20.05.2017 tarihleri arasında Kayseri Şube Müdürlüğünde özel güvenlik işlerini yürüten çeşitli özel güvenlik şirketlerinde çalışmış ve en son çalıştığı ... - ... iş ortaklığı tarafından 20.05.2017 tarihinde iş akdi feshedilmiş olduğunu, ... tarafından Kıdem ve İhbar Tazminatı ile Fazla Mesai, ... tatili ücreti ve diğer işçilik alacaklarının tahsili talebiyle Kayseri 4. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile davacı kurum aleyhine alacak davası açılmış, yapılan yargılama sonucunda Kayseri 4.İş Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğunu, karar aleyhine İstinaf başvurusunda bulunulmuş, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı kararı ile İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğunu, Mahkeme kararının davacı ... vekili tarafından Kayseri Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takibe konulmuş olduğunu, Mahkeme kararının kesinleşmesi üzerine dosya hesabında gözüken 12.658,46-TL icra borcundan; 193 sayılı GVK’nın 94 üncü maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere, “9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılır.” fıkrası gereğince takip konusu ilam vekalet ücreti ile İcra vekalet ücretinden 831,43-TL stopaj kesintisi yapılarak dosya hesabının tamamı (11.827,03-TL) İcra Müdürlüğü hesabına 27.07.2021 tarihinde yatırılarak dosya infaz edilmiş, yapılan 831,43-TL stopaj kesintisi ise ...'ün avukatı adına vergi dairesine yatırılmış olduğunu, davalı Şirketlere yapılan yazılı bildirime rağmen işçilik alacakları olarak yaptıkları icra ödemesinden sorumlu oldukları parayı ödememiş olduklarını, arabulucuya başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, davacı Kurum ile şirketler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerine göre; davacı kurumun bina ve eklentilerinin güvenlik hizmetleri için çalıştırılacak personelin tüm sorumluluğu firmaya ait olacak ve sözleşme konusu işlerin yapılması ve çalıştırılan işçiler bakımından İş Kanunu ve mevzuatın işverenlere yüklediği yükümlülükleri yerine getirmekten şirketler sorumlu olacak olduğunu, tüm işçilik alacaklarından yüklenici şirketlerin sorumlu olacağı hususu sözleşmenin eki sayılan teknik, idari ve genel şartnamelerde de belirtilmiş olduğunu, ayrıca firmalara sözleşme gereğince ödenen, sözleşme bedeli içerisinde tüm işçilik alacaklarının da yer aldığı yine sözleşmelerde belirtilmiş olduğunu, bu nedenle Kurumlarınca ...'e ödenen bedelin dilekçede isimleri ve çalıştığı sürelerin detaylı olarak izah edilen firmalardan rücuen tahsilini talep etmek gerektiğini, dava dışı özel güvenlik görevlisi ...; işten ayrıldığı tarihe kadar, davacı Kurum bünyesinde ihale ile özel güvenlik hizmetlerinde bulunan, farklı şirketlerde görev aldığını, Sözleşmeler incelendiğinde, sözleşme konusu işlerin yapılması ve çalıştırılan işçiler bakımından iş Kanunu veya benzer mevzuatın işverenlere yüklediği yükümlülüklerin yerine getirmekten firmaların sorumlu olduğunun açık olduğunu, ayrıca adı geçen firmalar ile davalı idare arasında imzalanan sözleşmelere göre faiz oranları belirlenmiş olduğunu, faiz oranının belirlenmediği sözleşmelerde ticari faiz uygulanacak olduğunu, bu nedenle adı geçen firmaların taraflarınca işçiye ödenen bedelden sorumlu olup, sözleşme ile öngörülen faiz oranı üzerinden taraflarına ödeme yapılması gerektiğini belirterek, tüm bu nedenlerle ...'e ödenen işçilik alacaklarının dava dilekçesinde isimleri belirtilen firmalarla imzalanan sözleşmeler gereği icra takibi neticesinde ödenen 12.658,46- TL' nin ödeme tarihi olan 27.07.2021 'den itibaren uygulanacak sözleşme faizleri, faiz oranı belirlenmeyen sözleşmelerde ticari faiziyle birlikte sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen davalılardan rücuan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalılar , .’leri vekili cevap dilekçesinde özetle: Açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davalı şirket ile davacı arasında imzalanan hizmet sözleşmelerinde yetkili yer belirlenmiş ve yetkili yer sözleşmesi yapılmış olduğunu, buna göre taraflar arasında çıkacak herhangi bir uyuşmazlıkta yetkili yer mahkemesi olarak Ankara mahkemeleri belirlendiğini, Yetkisiz yerde açılan iş bu davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı dava dilekçesinde davalı şirketten talep ettiği ücretlerin hangi alacaklara ilişkin kısımlar olduğunu açıklamadığını, davalı şirkete ilişkin talep sonuç kısmı belirsiz olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesi K. Sayılı kararında "hizmet alım sözleşmelerinin eki niteliğindeki teknik şartnamelerde sözleşme hukuku kapsamında dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatlarından davalıların sorumlu olmayacağına yönelik açık düzenleme karşısında ....bilirkişiden ek rapor alınması...." şeklinde olup huzurdaki dosyada da esasa girilmeden reddini talep ettiklerini, İş Kanunu 2. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, maddenin asıl işverenin alt işveren ile birlikte sorumlu olduğunu göstermekte olduğunu, ayrıca asıl işverenin alt işverene rücu etmesine imkan veren bir kanun maddesi de olmadığını ayrıca davacının yaptığı ödemeden huzurdaki dava ile haberdar olunduğunu, alacaklının zararını tanzim eden davacı, taraflarına rücu etmiş ancak herhangi bir ihbar ve bildirimde bulunmadığını, bu durumun dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmekte olduğunu, Davacı tarafça öncelikle bildirimde bulunulmalı, hangi ücreti ne için ödediğini bildirmesi gerekli olduğunu, davacının dava dışı işçiye ödemeyi ne için, nasıl ne miktarda yaptığı taraflarınca bilinmediğini, davalı şirketin davacıdan ihale ile iş aldığını, İhaleyi kazanan davalı şirket mevcut işçilerle çalışmaya devam etmekte ancak davacı, ihaleye çıktığı işçi sayısını zaman içerisinde düşürmekte olduğunu, mesela 200 işçi ile ihale ettiği iş başladıktan bir müddet sonra, depolarını kapatmakta, depolarını kapatınca işçiler açıkta kalmakta olduğunu, 200 işçi ile başlayan iş 100 işçiye kadar düşmekte olduğunu, Davacı taraf deponun kapacığını taraflarına bir gün önceden bildirerek işçilere bilgi verme, tutanak tutma, ihbar önelleri v.s için davalı şirketin zamanı da kalmadığını, kaldı ki ilk başta ihale ettikleri sayıyı depoları kapatarak azaltmaları sonucu, işçileri size iade ettik işten çıkartmadık, yönünde ki beyanları hakkın kötüye kullanılması olduğunu, taraflarına hiç bir ihtarda bulunmayan davacının davası dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı olup reddi gerekmekte olduğunu, bunun yanı sıra davalı şirket ve davacı arasında imzalanan sözleşmelerin yada teknik ve idari şartnamelerin hiç birisinde asıl işverenin işçilik alacakları yönüyle davalı şirkete rücu edebileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığını ayrıca davalı şirketin ihale ile iş almakta olup ihale şartnamesinde yazmayan hiç bir kalemi işçilere ödemesinin mümkün olmadığını, İhale makamı kıdem tazminatı yönünden davalı şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını, bu nedenle söz konusu alacağın ihale makamı olan davacı tarafından ödenmesi gerekmekte olduğunu, aksi durumun ihale şartnamesine de aykırılık oluşturduğunu, "Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik" gereği kıdem tazminat ödemelerinin asıl işveren olan kamu kurumu tarafından ödeneceğini ve hizmet tespitine ilişkin usulü göstermiş olduğunu, 6552 sayılı Kanunun gerekçesinin dikkate alınması gerektiğini, burada ihale konusu işin maliyetini hesaplarken kıdem tazminatını bu hesaplamaya dahil edemediği ve alt işverenler nezdinde büyük sorunlara yol açtığının belirtildiğini, madde gerekçesi dahi alt işverenin yükünün azaltılmasından bahsederken hala müşterek ve müteselsil sorumlu olunduğunun iddiası hukuka aykırı bir durum olduğunu, 6552 sayılı yasanın gerekçesi ve konuluş amacı dikkate alındığı takdirde iş bu davanın davalı şirketler yönünden reddi gerekmekte olduğunu, zira idarenin davalı şirketten ödemediği bir kalemi talep ederek sebepsiz zenginleşmekte olduğunu, kaldı ki, müteselsil borçlulukta her ne kadar alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olsalar da, borçluların her birinin borcunun birbirinden bağımsız nitelik taşıdığı genel olarak kabul edilmekte olduğunu, bu nedenle, her bir borçlunun davranışı yalnızca kendisi hakkında hüküm ve sonuç doğuracağını, nitekim, TBK madde 165 hükmü ile de aksine anlaşma olmadıkça borçlulardan birinin kendi davranışıyla diğer borçluların durumunu ağırlaştıramayacağı kabul edildiğini, buna göre örneğin borçlulardan birinin alacaklıya anlaşarak faiz miktarını arttırması, borçlunun kusuruna dayanan bir imkansızlığın ortaya çıkması, borçlunun temerrüde düşmesi yalnızca o borçlu bakımından hüküm ve sonuç doğuracağını, bunun gibi alacaklının yaptığı hukuki işlemlerde sadece ilgili borç ilişkisi üzerinde etkili olduğunu, kısacası davacının kusurundan kaynaklanan davalarda davalıya rücu imkanı bulunmadığını, davacının işçi azaltmak gibi yaptığı işlemlerde davalının herhangi bir kusurunun olmadığını, bilirkişinin öncelikle kusur değerlendirmesi yapması gerekmekte olduğunu, iş bu sebeplerle dosyanın kusur yönünden inceleme yapacak bilirkişiye gönderilmesini talep ettiklerini ayrıca Sayıştay 5. Dairesi / Sayılı Kararı ile de kıdem tazminatından asıl işverenin sorumlu olacağı ve alt işverene rücu edemeyeceği belirtilmiş olduğunu, davacının, ödediği vergileri de talep ettiğini, oysa ki davacının ödediği vergi davalı şirketi ilgilendirmeyip, iş bu dava sonunda haklı çıkmaları şartıyla vergi dairesinden geri ödenmesi yada mahsubu için talepte bulunabileceğini, kaldı ki ödenen verginin iadesinin talep edileceği görevli mahkeme de huzurda ki mahkeme olmadığını, alacaklar zamanaşımına uğramış olup rücu imkanı bulunmadığını belirterek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı Yaşar Süslü Güvenlik Şirketi'nin cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, davacının dava dışı ... için mahkeme kararı gereğince yapmış olduğu ödeme nedeni ile davalılara rücu hakkı olup olmadığı, hakkı bulunuyor ise davalıların sorumlu olduğu miktarın ne olduğu hususlarına ilişkindir.
Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne, Kayseri 4. İş Mahkemesine, Kayseri Genel İcra Dairesin Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Bilirkişinin sunmuş olduğu 30/11/2023 havale tarihli raporda özetle; "Davalı yüklenici .'nin 1.50584 TL den 27/07/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen, davalı yüklenici .'nin 10.895,94 TL (5.708,50 TL ihbar tazminatı + 5.187,44 TL diğer alacaklar)'den 27/07/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen, davalı yüklenici .nin 256,68 TL 27/07/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacı kuruma/işverene karşı sorumlu olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalılar tarafından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, toplanan deliller sonucu, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin Karar sayılı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin E, / K sayılı ilamı gibi benzer nitelikteki ilamlar dikkate alınarak düzenlenen 30/11/2023 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve raporunun denetime açık ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu görülmüştür. Davacının dava dışı ...’ün 22/01/2008 ile 20/05/2017 tarihleri arasında davalılar yanında yapmış olduğu çalışma nedeni ile 27/07/2021 tarihinde yaptığı ödemeden, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler dikkate alındığında davalı dışında diğer davalı şirketlerin mesul olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporuna itibar edilmiş, Kayseri 4. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davalılara davanın ihbar edildiği Mahkemenin gerekçeli kararı ile anlaşıldığından ödeme tarihi itibari ile faize ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin / E, / K sayılı ilamı da dikkate alınarak avans faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve böylece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile,
-
yönünden açılan davanın reddine,
-
Davalılar ..., .... ile LTD ŞTİ yönünden, 1.505,84 TL alacak bedelinin 27/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine( tahsilde tekerrür olmamak şartı ile),
-
Davalılar ... ile .... yönünden, 10.895,94 TL alacak bedelinin 27/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine( tahsilde tekerrür olmamak şartı ile), 4. 256,68 TL alacak bedelinin Davalı ...’den 27/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine( tahsilde tekerrür olmamak şartı ile) karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
-
Davalı Limited Şirketi yönünden açılan davanın reddine,
-
Davalılar ..., .... ile yönünden, 1.505,84 TL alacak bedelinin 27/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine( tahsilde tekerrür olmamak şartı ile)
-
Davalılar ... ile .... yönünden, 10.895,94 TL alacak bedelinin 27/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine( tahsilde tekerrür olmamak şartı ile)
-
256,68 TL alacak bedelinin Davalı ...’den 27/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine( tahsilde tekerrür olmamak şartı ile)
-
Alınması gereken 864,70 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 216,18 TL peşin harçtan mahsubuyla eksik kalan 648,52 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, (bu harcın 77,11 TL'lik kısmından davalılar ..., .... ile Ltd Şti'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına, 558,25 TL'lik kısmından davalılar ... ile ....'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına, 13,16 TL'lik kısmından davalı ...'nin tek başına sorumlu tutulmasına,)
-
Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ile 216,18 TL peşin harç olmak üzere toplam 296,88 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (bu harcın 35,30 TL'lik kısmından davalılar ..., .... ile Ltd Şti'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına, 255,55 TL'lik kısmından davalılar ... ile ....'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına, 6,03 TL'lik kısmından davalı ...'nin tek başına sorumlu tutulmasına,)
-
Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 204,00 TL tebligat gideri, 6,00 TL müzekkere ve posta gideri, 1.400,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.610,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, (bu masrafın 191,43 TL'lik kısmından davalılar ..., .... ile Ltd Şti'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına, 1.385,89 TL'lik kısmından davalılar ... ile ....'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına, 32,68 TL'lik kısmından davalı ...'nin tek başına sorumlu tutulmasına,)
-
Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının ilgililerine iadesine,
-
Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 12.658,46 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (bu ücretin 1.505,84 TL'lik kısmından davalılar ..., .... ile Güvenlik Ltd Şti'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına, 10.895,94 TL'lik kısmından davalılar ... ile ....'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına, 256,68 TL'lik kısmından davalı ...'nin tek başına sorumlu tutulmasına,)
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00. TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, (bu harcın 380,48 TL'lik kısmından davalılar ..., .... ile Ltd Şti'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına, 2.754,56 TL'lik kısmından davalılar ... ile ....'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına, 64,96 TL'lik kısmından davalı ...'nin tek başına sorumlu tutulmasına,)
10-Davalı Güvenlik Hizmet Limited Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirmediğinden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, bir kısım davalılar vekili ile Yaşar Süslü Şirketinin yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
20/03/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49