Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1411 E. 2024/229 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1411
2024/229
6 Mart 2024
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : / Esas
KARAR NO : /
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : (
VEKİLİ : Av.
İFLAS İDARE MEMURLARI:
DAVA : Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/12/2022
KARAR TARİHİ : 06/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı kooperatife üyelikten kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, kendisine çıkarılan kesin maliyet bedelini ödediğini, davalı kooperatif tarafından kendisine ... dairenin isabet ettiğini, davacıya gönderilen kesin maliyet bedelinde çıkarılan kesin maliyeti davacının ödemesi neticesinde davacıya 01/12/2010 tarihinde tapusu verilmiş ve davacıya söz konusu kooperatife herhangi bir borcunun olmadığını gösteren 15/12/2010 tarihli taahhütname ve ilişik kesme belgesi başlıktı belgenin de verilmiş olduğunu, fakat davalı kooperatifin haksız ve kanuna aykırı olarak yeniden kesin maliyet bedeli çıkarmak suretiyle davacıdan talep etmekte olduğunu, İİK madde 72’nin dikkate alınması gerektiğini, Resmî Gazete yayınlanan 7410 sayılı kanunun 2. maddesiyle 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa eklenen geçici maddenin dikkate alınması gerektiğini, buna göre konutun tapu devrinin yapılmasından sonraki dönemler için yapı kooperatifi tarafından yönetim giderleri hariç olmak üzere her ne ad altında olursa olsun yapılmış borçlandırmalar veya bu kapsamda üçüncü şahıslara kooperatif tarafından yapılan alacağın devrine ilişkin işlemler hükümsüz olduğunu, davacının davalı kooperatife kesin maliyet ve aidat alacağından kaynaklı borcunun olmadığının açık olduğunu ve davacının davalı Kooperatifine yönetim gideri hariç borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı müflis iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde özetle: Davayı kabul etmediklerini, zamanaşımı defileri olduğunu, 15/06/2022 tarihli ve sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesinde yer alan MADDE 2- 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen madde yönünden Anayasaya aykırılık içermesi nedeni ile bu düzenlemeye dayanan işbu davanın esası hakkında karar verilmeden önce somut norm denetimi yoluna başvurulması gerekmekte olduğunu, davacı tarafından ikmal edilen işbu davanın temelinin 7410 sayılı kanun ile Kooperatifler Kanunu'na eklenen Geçici Madde 11 hükmü olduğunu, Anayasaya aykırılığını detaylıca izah edilen madde hükmünden davacının faydalanabilmesi için gerekli şartların birlikte oluşması gerekmekte olduğunu, Geçici Madde'nin A fıkrası "İnşaatların etaplar halinde yapılarak teslim edilmesi," şeklinde olup, bu şart müflis kooperatif için geçerli olmadığını, öncelikle müflis kooperatif tarafından yapılan inşaatların yıllara yayılarak yapılması etap uygulaması anlamına gelmemekte olduğunu, zira etap uygulamasında kooperatif üyeleri en baştan belirlenen etaplara bağlı olarak kooperatif ortaklığına girmekte ve her bir üyenin sadece tabi olduğu etaptan kura çekme imkânı bulunmakta olduğunu, ancak müflis kooperatif anasözleşmesinin "Konutların Ortaklara Dağıtımı" başlıklı 62/1 hükmü "Konutlar, maliyet bedelleri kesinleştikten sonra ortaklar veya temsilcilerinin katılımıyla noter önünde çekilecek kur'a ile dağıtılır." şeklinde olup, görüldüğü üzere etap uygulamasına dair hiçbir ibare barındırmamakta olduğunu, yine etap uygulamasında, etapların ödeme planı, daire nitelikleri, yapıldıkları bölge dahi farklı olabilmekte olduğunu, ancak müflis kooperatifte çıkarılan kesin hesap maliyetleri, tüm üyeler arasından hiçbir ayrım yapılmaksızın, özel bir gruba farklılık göstermeksizin çıkarılmış olduğunu, yine müflis kooperatif ana sözleşmesinin 59/3 hükmü "Kooperatifçe, konut inşaatlarının devamı sırasında veya tamamlanmasından sonra değişik yer ve zamanlarda yeniden arsa alınması ve ortak kaydedilmesi şeklinde faaliyette bulunulamaz." Şeklinde olduğunu, Anasözleşmede yer alan bu hüküm kooperatifin kuruluşundan bu yana olmak üzere etaplar halinde faaliyet göstermediği ve ana sözleşme gereği etaplar halinde faaliyet göstermenin açıkça yasaklandığı ortada olduğunu, Müflis Kooperatifin faaliyetlerini etap etap olarak değil, ana sözleşme ve kanuna uygun olarak yapıldığını, etap uygulaması için kuruluşta ana sözleşmenin 59/3 hükmü ile yasaklanmış olması nedeni ile ancak ana sözleşme de değişiklik yapılması ve bu değişikliğin Bakanlıkça onaylanması gerekmekte olduğunu, Müflis kooperatifin ana sözleşmesinde böyle bir hüküm bulunmadığı gibi etap uygulamasına ilişkin herhangi bir değişiklikte yapılmamış ve müflis kooperatif faaliyetlerini etap uygulaması olmadan yürütmüş olduğunu, izah olunduğu üzere müflis kooperatifte eşitlik ilkesine riayet edilmiş, etap uygulaması hiçbir zaman gündemde dahi olmamış olduğunu, davacının kooperatif kanununda yapılan değişiklikten yararlanabilmesi için gerekli şartların sağlanmadığı aşikar olup, iş bu davasının reddi gerektiğini, 7410 sayılı kanun ile Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici madde 11'in Ç bendinde genel giderler ve yönetim giderleri düzenleme ile getirilen kuraldan ayrı tutulmuş olduğunu, bu nedenle de; müflis kooperatifçe davacıdan genel giderlere katılım borcunu talep etmesinde her hangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, bu nedenle müflis kooperatif tarafından davacı aleyhine başlatılmış olan icra takibinde yer alan genel giderlere katılım payı alacağının hukuka uygun olup davacının iddiaları kabul edilebilir olmadığını, kaldı ki; davacı, kooperatif üyeliğinin sona erdiğine ilişkin herhangi bir evrak sunmamış olması da üyeliğinin devam etmekte olduğunu göstermekte ve yine Kooperatifler Kanunu'na göre genel giderler ve yönetim giderlerinden sorumluluğunun mevcut olduğunu ortada olduğunu, Müflis kooperatif tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibinde konut maliyetlerinin endekslenmiş bedellerinin talep edilmesinde de bir hukuka aykırılık bulunmadığını, şöyle ki; müflis kooperatifin amacı ortakların konut ihtiyaçlarını karşılamakta olduğunu, Kooperatif kuruluşundan itibaren bu amacı gerçekleştirmek için faaliyet göstermekte ve kur'a yolu ile konutların sahipleri belirlenmekte olduğunu, Konut inşaasının devamında geçen süreç içerisinde artan maliyetler ve ağırlaşan ekonomik şartlar nedeni ile konutları erken teslim alan ile almayan üyeler arasında ekonomik bir dengesizlik oluşmakta ve kooperatif faaliyetlerini yürütemez hale gelmekte olduğunu, bu durumun Kooperatifler Kanunu 23. madde de düzenlenen üyeler arasında eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmakta ve üyeler arasında dengenin korunması için konut maliyetlerinin endekslenmiş bedelleri erken teslimden faydalanan üyelere yansıtılmakta olduğunu, yapılan endeksleme ise Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın tespit ve ilan ettiği oranlar üzerindendir ve ana sözleşmeye uygun olarak sadece konut bedellerinin tespiti ve üyeler arasında eşitliğin sağlanması amacı ile yapılmış olduğunu, müflis kooperatifin davacıdan talep etmiş olduğu genel giderlere katılım payında ve konut maliyetlerinin endekslenmiş bedellerinde bir hukuka aykırılık bulunmamakta olup, davanın reddi gerekmekte olduğunu belirterek, Anayasaya aykırılığı açıkça ortada olan Kooperatifler Kanunu Geçici 11.madde hükmü hakkında somut norm denetimi itiraz yoluna başvurulmasını, Anayasa Mahkemesi'nden başvuru hakkında karar gelene kadar başvurunun bekletici mesele yapılmasını, davacının talepleri hakkında öncelikle usulden reddine kararı verilmesini mahkeme aksi kanaatte ise davacının taleplerinin hukuka aykırı olması ve kanundaki şartların sağlanmaması nedeni ile davanın esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, Davacının 7410 sayılı Çevre Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. Maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. Maddesi gereğince davalı kooperatife borcu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Kayseri Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğüne, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesine, Kayseri Genel İcra Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Anayasa Mahkemesi 16/02/2023 tarih / esas / karar sayılı ilamında; "24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na 10/6/2022 tarihli ve 7410 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle eklenen geçici 11. maddenin birinci fikrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline, kalan kısmının 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usûlleri Hakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince oy birliği ile iptaline" karar vermiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı vekili tarafından dava dilekçesi ve duruşmadaki açıkladığı beyanı ile geçici madde ile birlikte genel hükümlere dayanılmış ise de, geçici maddenin anayasa mahkemesinin kararı ile iptal edilmesi nedeni ile Mahkememizce bu talebe ilişkin inceleme yapılmamış olmakla birlikte davacının genel hükümler yönünden davalı kooperatife borçlu olmadığı yönünde inceleme ve değerlendirme yapılabilmesi için bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş ve bilirkişi ücretinin ödenmesi için kesin süre verilerek, süresi içinde bedelin yatırılmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları ihtarında bulunulmasına rağmen, süresinde ücretin yatırılmadığı ve bu hali ile davacı tarafça davalıya borçlu olunmadığı hususu ispat edilemediği anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
-
Davanın REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 170,78 TL peşin harçtan mahsubuyla eksik kalan 256,82 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde harcanmayan gider avansının davacı tarafa iadesine,
-
Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına.
-
Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden lehine A.A.Ü.T. Uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.06/03/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57