Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/932 E. 2024/203 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/932
2024/203
28 Şubat 2024
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : / Esas
KARAR NO : /
HAKİM :
KATİP :
ASIL DAVA DOSYASINDA;
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/10/2022
BİRLEŞEN KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN / ESAS / KARAR SAYILI DAVA DOSYASINDA;
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : AV
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/01/2023
KARAR TARİHİ : 28/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Asıl dosyada Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar ile davalı arasında 18.07.2022 tarihli sözleşme ile ....'nin yemek hizmetlerinin sağlanması hususunda anlaşma sağlanmış olduğunu, bu sözleşme kapsamında davalı yana davacı kurum yetkilisi davacı tarafından ve namına yazılı, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.10.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.11.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.12.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.01.2023 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli olmak üzere toplamda 4 adet senet teminat amacıyla verilmiş olduğunu, öğretim dönemi başlamadan önce davalı şirket çalışanlarından , whatsapp üzerinden 08.09.2022 tarihinde atmış olduğu mesajında davalı firmanın devredildiğini artık kendisinin o firmada çalışmayacağını belirtmiş olduğunu, davacı davalı firma ile irtibata geçmeye çalışmış ise de önceki şirket yetkilisi firmanın devredildiğini belirtmiş, firmayı devralan şahıslara ise davacı tarafından ulaşmak mümkün olmamış olduğunu, davacı yapmış olduğu araştırma da firmanın borca batık olduğunu harici olarak öğrenmiş olduğunu, Eğitim öğretim dönemi 12.09.2022 tarihinde başlamasına rağmen davacı öğretim kurumuna davalı firma tarafından yemek hizmeti de sunulmamış, 23.09.2022 tarihinde Kayseri 13. Noterliğinin Yevmiye nolu ihtarı ile davacı tarafından davalıya sözleşmenin haklı gerekçelerle feshedildiği ve teminat amacıyla verilen senetlerin iadesi talep edilmiş olduğunu, davalı tarafından bu ihtara da herhangi bir şekilde cevap verilmemiş olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını, ilgili senetlerin teminat için verildiği hususunun Yemek Hizmet Sözleşmesi 5.Maddesinin E bendinde "Ödemelere ilişkin teminat amaçlı olarak müşteri yetkilisi tarafından düzenlenen 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.10.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli; 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.11.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli; 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.12.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli; 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.01.2023 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli senetler firmaya teslim edilecektir." şeklinde açıkça, hiçbir ihtilafa yer vermeyecek şekilde düzenlenmiş olduğunu, senetlerin düzenleme tarihi ile sözleşme tarihinin de aynı olduğu gözetildiğinde ilgili senetlerin teminat amaçlı olarak ve davalı namına verildiği sabit olduğunu, davacı kurumun ilgili sözleşme kapsamında davalı kurumdan hiç hizmet almadığı hususu sabit olup, ilgili sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği hususu da izahtan vareste olduğunu, davacının başka bir yemek firması ile anlaşarak, mevcut anlaşılan fiyatın üzerinde yemek hizmetleri almaya başlamış ve maddi olarak da zarar etmiş olduğunu, davacı tarafından teminat amacıyla verilen ve ilkinin vade tarihi 15.10.2022 olan sıralı senetlerin kimde olduğu belirsiz olup, ilgili sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğinin ve davacının bu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile arz edilen şekilde senetler karşılıksız kaldığından ilgili senetlerin iptalini talep etme zorunluluğu doğduğunu ayrıca senetler incelendiğinde senetlerin emrühavalesine olarak değil, namına olarak düzenlendiği, bu nedenle eğer senetler ciro edilerek el değiştirdiyse, temlik ilişkisi kurulduğunun kabulü gerekeceği ve temlik eden lehtara karşı ileri sürebilecekleri ilgili tüm iddiaların senetlerin hamilleri olan temlik alanlara da yöneltilebileceğini ayrıca davacının iş bu davayı ikame etmekte hukuki yararı bulunduğunun da tartışmasız olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 18.01.2012 tarih, 2011/19-622 Esas ve 2012/9 K. sayılı ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, dava konusu senetlerin tahsili halinde, davacı şirketin ileride telafisi zor, maddi zarara uğrayacağı sabit olduğundan dava süresince açılması muhtemel icra takiplerini durdurmak adına öncelikle teminatsız Mahkeme aksi görüş ve kanaatte ise mahkemece belirlenecek teminat ile; ilgili senetlerin icra takibine konu yapılamaması ve protestolarının T.C. bildirilmesinin önlenmesini talep etmekte olduklarını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 23.01.2018 tarih, / Esas ve / K. Sayılı ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini belirterek, davaya konu sözleşme sebebiyle her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın Kabulü ile; 18.07.2022 tarihli dava konusu sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ile davacının bu sözleşme nedeniyle borçlu olmadığının tespitine; bu sözleşmeye istinaden davacı tarafından teminat olarak verilen; 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.10.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.11.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.12.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.01.2023 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli ilgili senetlerin karşılıksız kaldığının tespiti ile senetlerin iptaline ve davacıya iadesine, iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesinde verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, dava konusu senetlerin protestosunun, dava sonuna kadar T.C. bildirilmemesine ve icra takibine konu edilememesine ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyat-i tedbir kararı verilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Birleşen dosyada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yetkilisi olduğu .... ile C ve . Şti. arasında 18.07.2022 tarihli sözleşme ile ....'nin yemek hizmetlerinin sağlanması hususunda anlaşma sağlandığını, bu sözleşme kapsamında davalı yana adı geçen kurum yetkilisi olan müvekkili tarafından ve Ltd. Şti. namına yazılı 18.07.2022 düzenleme tarihli, 15.10.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 düzenleme tarihli, 15.11.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 düzenleme tarihli, 15.12.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli ve 18.07.2022 düzenleme tarihli, 15.01.2023 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli olmak üzere toplamda 4 adet senet teminat amacıyla verildiğini, eğitim öğretim dönemi başlamadan önce şirket çalışanlarından , whatsapp üzerinden 08.09.2022 tarihinde atmış olduğu mesajında firmasının devredildiğini artık kendisinin o firmada çalışmayacağını belirttiğini, müvekkilinin firması ile irtibata geçmeye çalışmış ise de önceki şirket yetkilisi firmanın devredildiğini belirtildiğini, firmayı devralan şahıslara ise müvekkili tarafından ulaşılması mümkün olmadığını, müvekkilinin yapmış olduğu araştırma da firmanın borca batık olduğunu haricen öğrendiğini, eğitim öğretim dönemi 12.09.2022 tarihinde başlamasına rağmen dava dışı öğretim kurumuna firması tarafından yemek hizmeti de sunulmadığını, 23.09.2022 tarihinde Kayseri 13. Noterliği'nin yevmiye nolu ihtarı ile müvekkili tarafından firmasına sözleşmenin haklı gerekçelerle feshedildiği ve teminat amacıyla verilen senetlerin iadesi taleplerini içeren ihtarnameyi göndermiş ise de iki defa gönderilen ihtarnamenin iade döndüğünü ve tarafından bu ihtara da herhangi bir şekilde cevap verilmediğini, ilgili senetlerin teminat için verildiği hususunun yemek hizmet sözleşmesinin 5. maddesinin E bendinde "Ödemelere ilişkin teminat amaçlı olarak müşteri yetkilisi tarafından düzenlenen 18.07.2022 düzenleme tarihli, 15.10.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli; 18.07.2022 düzenleme tarihli, 15.11.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli; 18.07.2022 düzenleme tarihli, 15.12.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli; 18.07.2022 düzenleme tarihli, 15.01.2023 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli senetler firmaya teslim edilecektir." şeklinde açıkça, hiçbir ihtilafa yer vermeyecek şekilde düzenlendiğini, senetlerin düzenleme tarihi ile sözleşme tarihinin de aynı olduğu gözetildiğinde ilgili senetlerin teminat amaçlı olarak ve şirketi namına verildiğinin sabit olduğunu, müvekkilinin ilgili sözleşme kapsamında firmasından hiç hizmet almadığını, ilgili sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, müvekkilinin başka bir yemek firması ile anlaşarak, mevcut anlaşılan fiyatın üzerinde yemek hizmetleri almaya başladığını ve maddi olarak da zarar ettiğini, müvekkili tarafından teminat amacıyla verilen nama yazılı sıralı senetlerin, ilgili sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiği ve müvekkilin bu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile arz edilen şekilde senetler karşılıksız kaldığından ilgili senetlerin iptali talepli olarak Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin / Esas sayılı dosyası ile firması aleyhine dava ikame ettiklerini, takibe konu senetler incelendiğinde senetlerin emrühavalesine olarak değil, namına olarak düzenlendiğinin görüleceğini, TTK'nun 654. maddesine göre “belli bir kişinin adına yazılı olup da onun emrine kaydını içermeyen ve kanunen de emre yazılı senetlerden sayılmayan kıymetli evrak nama yazılı senet sayılır.” hükmü amir olduğunu, emre yazılı senetlere önce menfi emre kaydı konulursa nama yazılı senede dönüşeceğini, menfi emre kaydı “emre yazılı değildir, nama yazılıdır” şeklinde olabileceğini, nama yazılı senetlerin ise ancak alacağın temliki hükümlerine göre devredilir olduğunu, devir bir devir beyanı ve senet zilyetliğinin teslimi ile gerçekleşeceğini, nama yazılı senetlerde borçlu lehdar ile aralarındaki ilişkiden kaynaklanan sübjektif def’ileri senedin devredilmesi halinde diğer hamillere karşı da ileri sürebileceğini, ayrıca borçlunun kendisine borcu ödemesi için ibrazda bulunan hamile karşı, senet metninden anlaşılan ve senedin geçersizliğine dayanan def’iler ile kendi aralarındaki ilişkiden kaynaklanan şahsi def’ileri de ileri sürebileceğini, "Senedin (menfi emre kaydı ile) nama yazılı hale getirilmesi veya senedin protesto düzenlenmesinden, ya da protesto düzenlenme süresinin geçmesinden sonra ciro edilmesi halinde alacağın temliki hükümleri (BK. m. 162 vd.) uygulanacağından (TTK. m. 602), borçlu temel ilişkiden doğan defilerini, sonraki devralanlara karşı öne sürebilir. Bunların bilerek kendi zararına hareket ettiklerini ispat etmesine gerek yoktur." belirtilen nedenlerle cirolanarak davalı tarafından icra takibine konu edinilen senetlerdeki ciroların temlik cirosu vasfında olduğu ve temlik eden lehtara karşı ileri sürülebilecek tüm iddialarının temlik alanlara karşı da yöneltilebileceğinin kanun gereği olduğunu, yukarıdaki maddelerde detaylı olarak açıklandığı ve Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin / Esas sayılı dava dosyasındaki dava dilekçeleri ve ekleri ile detaylı olarak açıkladıkları üzere icra takibine konu edinilen senetlerin teminat seneti niteliğinde olup firmasının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle karşılıksız olduğunu, kanaatlerine göre firması tarafından karşılıksız olduğu bilinen bu senetlerin tahsil edilebilmesi adına yine karşılıksız olarak cirolanarak 3. şahıs firmalara devredildiğini, 15.10.2022 vade tarihli senedin tarafından Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün / Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, davanın konusunu oluşturan 15.11.2022 vade tarihli senet ise davalı i. tarafından ihtiyati haciz alınarak icra işlemine konu edildiğini, her iki dosyanında sadece müvekkili aleyhine başlatılmasının iddialarını doğrular nitelikte olduğunu, davalı tarafından Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınarak Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün / Esas sayılı dosyası ile müvekkilinin tüm mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulduğunu, aracına yakalama şerhi konulduğunu ve tüm banka hesaplarına haciz ve blokeler konulduğunu, ilgili ihtiyati haciz dosyasına da itiraz ettiklerini, dava konusu senetlerin tahsili halinde, müvekkilini ileride telafisi zor, maddi zarara uğrayacağı sabit olduğundan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin / Esas sayılı dosyası ile ilgili takipler başlatılmadan önce senetlerin iptaline yönelik lehtar aleyhinde dava açılarak ve teminatlarda yatırılarak yönünden ihtiyati tedbir kararı alındığını, ancak senetlerin akıbetleri ve kime ciro edildiği kendileri tarafından bilinmediği için icra takibine konu edilene kadar alacaklılar yönünden dava açılamadığını, hali hazırda aynı senetlere yönelik Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne teminat yatırıldığı için teminatsız olarak, mahkeme aksi görüş ve kanaatte ise mahkemece belirlenecek teminat ile; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün / Esas sayılı dosyasının durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmesi ve protestolarının T.C. bildirilmesinin önlenmesini talep ettiklerini, iptali istenilen icra dosyasına konu edilen 15.11.2022 vade tarihli senetin lehtarı . aleyhine Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin / Esas sayılı dava dosyası ile menfi tespit davası ikame edilmiş olup, iş bu davanın belirtilen dava dosyası ile irtibatlı olduğu ve usul ekonomisi ilkeleri gözetilerek her iki dosyanın birleştirilerek davaya devam edilmesinin gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün / Esas sayılı dosyasının iptaline, takibe konu edilen 18.07.2022 düzenleme tarihli, 15.11.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli senedin karşılıksız kaldığının tespiti ile senetin iptaline ve müvekkiline iadesine, iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesinde verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, dava konusu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün / Esas sayılı dosyasının durdurulmasına ve müvekkilinin aracı üzerindeki yakalama şerhinin kaldırılması amacıyla teminatın Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin / Esas sayılı dosyasında yatırıldığı da gözetilerek ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Asıl dosyada davalı cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, işbu dava haksız ve kötü niyetli olarak açıldığı için %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Asıl dosyada dava, Davacılar ile davalı arasında imzalanan 18/07/2022 tarihli sözleşmenin davacı tarafından feshi şartlarının oluşup oluşmadığı, davacıların 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.10.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.11.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.12.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.01.2023 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli ilgili senetler nedeni ile davalıya borçlu olup olmadıkları hususlarına ilişkindir.
Birleşen dosyada dava, Kayseri Genel İcra Dairesi’nin / sayılı dosyası nedeni ile davacının borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı hususlarına ilişkindir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin / Esas, / karar sayılı dosyasının Mahkememizin iş bu dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş olduğu görülmüştür.
Kayseri 5. İcra Hukuk Mahkemesine, Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Mimarsinan, Gevher Nesibe Vergi dairelerine, Ticaret Odası'na yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 30/10/2023 havale tarihli raporda özetle; ''davacının ticari defterlerinde yer alan kayıtların incelenmesinde davacının davalıdan rapor içinde belirtilen faturalarla 328.263,60 TL tutarında alış yaptığına ilişkin kayıt bulunmaktadır. Ayrıca davacının ticari defterlerinde davalıya şirket ortağı tarafından 328.263,60 TL ödeme yapıldığına ilişkin kayıt gözükmektedir ve davacının ticari defterlerinde davalıya borç/alacak bakiyesi gözükmemektedir. Davacının davalıdan alınan mal/hizmet faturalarına karşılık yaptığı ödeme belgelerini sunması durumunda ispatlanan ödemelerin fatura bedellerinden mahsubu ile bakiye borç/alacak hesaplanabileceği'' dair kanaati oluştuğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 11/01/2024 tarihli dilekçesi ile birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin esas / karar sayılı dosyada dava ve talepler açısından davalı yönünden feragata ilişkin beyan dilekçesi sunmuş olduğu görülmüştür.
Davalı vekilinin 11/01/2024 tarihli dilekçesi ile davacı tarafça sunulan feragat dilekçesi nedeniyle yargılama ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığına ilişkin beyan dilekçesi sunmuş olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davacılar ile davalı arasında imzalanan 18/07/2022 tarihli sözleşmenin davacı tarafından feshi şartlarının oluşup oluşmadığı, davacıların 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.10.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.11.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.12.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.01.2023 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli ilgili senetler nedeni ile davalıya borçlu olup olmadıkları tespiti için deliller toplanmış ve davalı tarafça davaya cevap dilekçesinin sunulmamış olması nedeni ile davacı tarafın dayandığı sözleşme yönünden imzanın ve sözleşme içeriğinin teyidi için davalının isticvabına karar verilip ihtarlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen davalının duruşmaya katılmayarak sözleşme içeriği ve imzasını teyit etmesi ile davacı tarafın söz konusu senetleri teminat amacı ile davalıya verdiği anlaşılmış, davacının incelenen defterlerine göre hizmeti başka bir firmadan aldığı ve davalının ihtarlı davetiyeye rağmen defterlerini sunmayarak ve başka delilde sunmayarak hizmeti verdiğini ispatlayamadığı görülmekle, davalının sözleşme gereğince üzerine düşen edimleri yerine getirmeyerek davacı tarafın teminat amaçlı verdiği dava konusu senetlerden dolayı borçlu olmadığı anlaşılmış ve böylece, Davanın KABULÜ ile, A-Davacıların 18.07.2022 tarihli olup davalı şirket ile imzalanani nedeni ile borçlu olmadıklarının tespitine, B-Davacıların 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.10.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.11.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.12.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.01.2023 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli ilgili senetler nedeni ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve senetlerin davalıda olması halinde davacılara iadesine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN / E, / K sayılı dosyasında ise, davacının davasından feragat etmiş olduğu görülmekle, HMK'nun 307. maddesi gereğince feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup HMK.nın 311 maddesi gereğince de feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğundan davacı vekilinin feragat beyanı nazara alınarak davanın feragat nedeni ile reddine, Mahkememizce davalı aleyhine verilmiş ve uygulanmış bir tedbir kararı olmadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 72/4 gereğince reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
- Davanın KABULÜ ile,
A-Davacıların 18.07.2022 tarihli olup davalı şirket ile imzalanan nedeni ile borçlu olmadıklarının tespitine,
B-Davacıların 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.10.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.11.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.12.2022 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli, 18.07.2022 Düzenleme tarihli, 15.01.2023 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli ilgili senetler nedeni ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve senetlerin davalıda olması halinde davacılara iadesine,
-
Alınması gereken 10.929,60. TL karar ve ilam harcının davacılardan peşin olarak alınan 2.732,40 TL peşin harçtan mahsubuyla eksik kalan 8.197,20. TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Davacılar tarafından yatırılan 80,70. TL başvurma harcı ile 2.732,40. TL peşin harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
-
Davacılar tarafından yargılama boyunca yapılan, 675,00 TL tebligat, 10,25. TL posta ücreti, 2.200,00. TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 2.885,25. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
-
Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan bir gider avansı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
-
Davacılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiklerinden A.A.Ü.T. uyarınca davacılar lehine takdir edilen 25.600,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
-
İhtiyati tedbir kararı için alınan teminatın HMK'nun 392/2 maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde tazminat davası açıldığının dosyamıza bildirilmemesi halinde davacılara iadesine,
BİRLEŞEN KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2023/69 E, / K sayılı dosyasına,
-
Davanın feragat nedeni ile reddine,
-
Mahkememizce davalı aleyhine verilmiş ve uygulanmış bir tedbir kararı olmadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 72/4 gereğince reddine,
-
Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcının 2/3' üne isabet eden 285,07. TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından dava açılırken yatırılan 750,94. TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 465,87. TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi gözetilerek davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00. TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı-birleşen davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.28/02/2024
Katip
e-imza
Hakim
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12