SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/893 E. 2024/175 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/893

Karar No

2024/175

Karar Tarihi

21 Şubat 2024

T.C.

KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : / Esas

KARAR NO : /

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ : Av.

DAVALI :

DAVA : Tespit

DAVA TARİHİ : 09/10/2023

KARAR TARİHİ : 21/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyasında; 24/11/2022 ve 30/11/2022 tarihinde borçlu görünen ve ile alacaklı görünen Yönetimi Anonim Şirketi arasındaki borç/alacak meselesi kapsamında haciz mahalli olarak davalı şirketin ticari adresine gidilmiş ve muhtelif mallar haczedilmiş, bu mallar 30/11/2022 tarihinde muhafaza altına alınmış olduğunu, işbu muhafaza ve haciz işlemi hukuka aykırı nitelikte olup istihkak iddiasının kabulü ile takibin, tüm haciz ve muhafaza işlemlerinin davacı yönünden taliki ve durdurulması, hacizlerin fekki, muhafaza altına alınan malların davacıya iadesi amacıyla taraflarınca Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesi / Esas Sayılı dosyası ile istihkak davası ikame edilmiş ve yargılamanın devam etmekte olduğunu, davacı şirketin adresi; olduğunu, yine davacı şirketin yetkilisi olduğunu, davacı şirketin bağlı bulunduğu ve ve ’nin açılımı ‘ ‘pazarlama olup 27.12.1994 Tarihinde kurulmuş ve 07.12.2011 tarihinde Kayseri şubesi açılmış olduğunu, tüm bu hususlara ilişkin mersis kaydı, Vergi Levhası Sureti ve Örneği işbu dilekçenin ekinde sunulmuş olduğunu, işbu belgeler sonradan düzenlenebilecek belgelerden olmayıp delil niteliğine haiz ve mülkiyeti ispat eder nitelikte olduğunu, ezcümle haczedilen ve muhafaza edilen mallar icra dosyasında borçlu görünen şirkete değil; davacı şirkete ait olduğunu, davacı şirket; haciz mahallinin bulunduğu kayıtlı taşınmazı 29/01/2018 tarihinde; ekte örneği sunulan 2.550.000,00 TL tutarlı dekontlardan anlaşılacağı üzere bedelini de ödemek suretiyle edinmiş olduğunu, bu durum haciz mahallinin kime ait olduğunun açıkça göstergesi olduğunu, yine ekte örneği sunulan elektrik, su, doğalgaz, internet faturalarından anlaşılacağı üzere söz konusu mahal davacıya aittir ve davacı şirket tarafından satın alındığı tarihten itibaren kullanılmakta olduğunu, yine bu durum Kayseri Mimarsinan OSB Müdürlüğü’nce tanzim edilen 20/07/2018 Tarihli Hk. Konulu Yazısı; 31/08/2018 Tarihli Su Bağlanması Hk. Konulu; 31/08/2018 Tarihli Çöp Konteynırı Hk. Konulu Yazısı (Ek-4) ile de anlaşılmakta olduğunu, yine; ve Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 6/2/2017 Tarihli İşletme Kayıt Belgesi (Ek-5), 6/2/2017 tarihli Gıda ve Kontrol İşlemleri Konulu Yazı (Ek-6) ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından tanzim edilen Sıra Numaralı Yoklama İmza Formu (Ek-7) ile açık olduğunu, yine davacı şirketin Kayseri üyesi olup düzenli bir şekilde aidatlarını ödemekte olduğunu, bu hususa ilişkin dekontların bulunduğunu, yine davacı şirketin , 8/11/2019 başlangıç, 8/11/2022 Tarihli -0 Poliçe numaralı endüstriyel paket sigorta poliçesinden anlaşılacağı üzere riziko adresi Mimarsinan OSB Bina No:16 olduğunu, davacı şirkete ait açıklanan ve sunulan tüm bu evrak, tapu ve faturalardan anlaşılacağı üzere haciz mahallinde davacı şirketin faaliyette bulunduğunun ortada olduğunu, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyasında borçlu olarak görünen ve ile davacı şirketin ticari adreslerinin aynı adreste görünmesi davacı şirket nezdinde mağduriyetlere yok açmakta olduğunu, söz konusu mahal davacı şirket tarafından satın alındığı tarihten itibaren kullanılmakta olduğunu, davacı şirketin halen aktif olarak ticari adresinde ticari faaliyetlerine devam etmekte olduğunu, bununla birlikte ve ise ticaret sicilinde kayıtlı olan ve davacı şirketin halen aktif olarak kullanmakta olduğu adreste bulunmadığını, Kayseri Vergi Dairesi tarafından söz konusu adreste 27/8/2018 tarihinde yapılan inceleme neticesinde ve Şirketi’ne yönelik olarak “Ödevli kurumun yoklama adresinden nereye gittiği ve akıbetinin bilinmediği yoklama anında işyerinin kapalı olduğu, herhangi bir faaliyet gösterilmediği mahallinde tespit edilmiştir” şeklinde tutanak tutulmuş olduğunu, yine bu husus Kayseri Vergi Dairesi’nden 2018 yılına ait kayıtların celbiyle de açığa çıkacağını, görüleceği üzere; ve Anonim ’nin Vergi Dairesi tarafından herhangi bir kaydı bulunmamasına rağmen halen ticaret sicilinde davacı şirketin bulunduğu adresi kullanıyor gibi görünüyor olması sebebi ile davacı şirketin mağduriyete uğramakta olduğunu, Mahkeme tarafından davacı şirketin ticaret sicil adresinde yapılan keşif ile birlikte ve Anonim Şirketi’nin söz konusu adreste faaliyette bulunmadığı açığa çıkacak olduğunu, buna rağmen ve ’nin alacaklılarının sürekli olarak davacı şirkete hacze gelmekte ve muhtelif mallarını haczetmekte olduğunu, bu durumun davacının ticari faaliyetlerinin sürekliliğine zarar vermekte ve ayrıca davacının ticari itibarını da zedelemekte olduğunu, ve Anonim Şirketi gayri faal durumda olup Vergi Dairesi tarafından şirketin 2018 yılından itibaren söz konusu adreste bulunmadığına yönelik olarak yoklama tutanağı tutulmuş olduğunu, aktif olarak faaliyetlerine devam etmeyen bu şirket, genel kurul toplantısı yapamamakta ve yeniden toplanamamakta olduğunu, şirketin ticaret sicilden kaydını terkin edebilmek için şirket genel kurulunda karar alıp tasfiye hükümlerine uygun şekilde sonlandırılması gerektiği ve ticaret sicil memurunun kendiliğinden silemeyeceği hususu göz önünde bulundurulduğunda söz konusu şirketin terkinini isteyebilmesinin mümkün olmadığını ancak borçlu ve Anonim Şirketi söz konusu adreste faaliyet gösteriyormuş gibi göründüğü sürece de davacının mağduriyeti devam edecek olduğunu, dolayısıyla söz konusu talepte bulunmada hukuki yararları olduğunun açık olduğunu, işbu nedenle öncelikle Mimarsinan OSB, Kastim , No: Melikgazi/Kayseri adresinde 2018 yılından itibaren davacı şirketin faaliyet gösterdiğinin, ve lama ’nin bu adreste bulunmadığının tespiti, neticeten ve ’nin adres kaydının ticaret sicilinden terkini bu hususun tescili ve Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilanını Mahkemeden talep etme zorunluluğumuz hasıl olduğunu belirterek, öncelikle ve ’nin Ticaret Sicilinde Kayıtlı Adresi Olanadresinde faaliyette bulunmadığının tespitine, ve ’nin adres kaydının Ticaret Sicilinden terkinine ve bu hususun tescil edilmesine, akabinde bu durumun Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.

YARGILAMA VE GEREKÇE:

Dava, ve Şiketi’nin kayıtlı adresinde bulunmadığının tespiti, adres kaydının Ticaret Sicilinden terkini ile bu hususun tescili ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına karar verilmesi hususlarına ilişkindir.

Kayseri Vergi Dairesi'ne, Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne, Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesi'ne, Kayseri Genel İcra Dairesi'ne, Nevşehir Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkereler yazılmıştır.

HMK Madde 106/1 uyarınca; tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir.

HMK Madde 106/2 uyarınca; Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.

HMK Madde 106/3 uyarınca; Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi’nin / E, / K sayılı kararında “…HMK’nın 106. maddesinde tespit davasının açılabilmesi için gereken şartların belirlendiği, buna göre; tespit davası açacak tarafın dava açmakta korunmaya değer güncel bir yararının olması ve bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun tespitini talep etmesi gerektiği, ayrıca maddi vakıaların tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamayacağı, dava konusu kazadaki kusur durumunun eda davasında da tartışılabileceği, eda davası ile tamamen elde edilebilecek bir hususun öncesinde tespit davasına konu edilmesinde hukuki yararın bulunmadığı sonucuna varıldığından, ilk derece mahkemesi tarafından davanın “hukuki yarar yokluğundan usulden reddine” karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile esası incelenerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.” denildiği görülmüş olup dava konusu talebinde maddi vakıa kapsamında olduğu değerlendirilmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça dava dışı ve ’nin Ticaret Sicilde yer alan adres kaydının Ticaret Sicilinden terkini ile bu hususun Tescili ve Ticaret Sicil Gazetesinde İlanına Karar Verilmesi taleplerinde bulunulmuş ise de, HMK madde 106/3’de belirtildiği üzere maddi vakıaların tek başına tespit davasının konusu olmaması, davacının adres tespiti talebinin maddi vakıa kapsamında olması dikkate alınmış ve böylece davacının söz konusu davayı açmakta HMK madde 106/2 kapsamında hukuki yararı olmadığı anlaşılarak, Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeni ile HMK madde 114/1-h ve 115/2 gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;

  1. Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeni ile HMK madde 114/1. h ve 115/2 gereğince usulden reddine

  2. Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 269,85 TL peşin harçtan mahsubuyla eksik kalan bakiye 157,75‬ TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

  3. Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  5. Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,

  6. Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirmediğinden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına.

Dair, davacı vekilinden yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.21/02/2024

Katip Hakim

(e imzalıdır) (e imzalıdır)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapTespithükümvekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim