Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/725 E. 2023/948 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2019/725
2023/948
26 Ekim 2023
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle)
DAVA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davacının 2012 yılında davalı kooperatifte mevcut bulunan hisseyi devralarak davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifin Kayseri İli Melikgazi İlçesi 24 pafta 538 parselde yapacağı bloklardan daire vermeyi taahhüt ettiğini, davacının üyeliğini devraldığı ...'ın davacıya üyeliğini devretmeden önce davalı kooperatifin yapmış olduğu daire kurasına katıldığını, Kayseri 6. Noterliğinin 24/09/2011 tarih ... yevmiye nolu düzenleme şeklindeki kura tespit tutanağında 24 pafta 538 parsel 25. blok 3.kat güneybatı cephedeki dairenin verilmesinin kararlaştırıldığını, davacının kooperatife dairesinin ne zaman teslim edileceği hususunda başvurduğunu, bunun üzerine kura çekiminin sahte olduğunun öğrenildiğini, bu taşınmazın kooperatife ait olmadığını, davalı kooperatifin bir çok borcunun mevcut olduğunu, inşaatları dahi devam ettiremediğini, bu nedenle Kayseri 7. Noterliğinin 16/11/2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kooperatif üyeliğinden çıkışını bildirdiğini, bu güne kadar ödediğini 89.236,00-TL'nin faizi ile birlikte iadesini talep ettiğini, kooperatifin ihtara cevap vermediğini, sahte kura nedeniye Kayseri C. Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, soruşturma neticesinden kooperatifin 100 üyesinin bulunduğunu, bunlardan 30 tanesinin dairesine kavuşamadığının denetim raporundan anlaşıldığını, kooperatif üyelerine eşit davranılmadığını, davacının tüm aidat ve ödemelerini eksiksiz yapmasına rağmen dairesinin teslim edilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, Kayseri 7. Noterliğinin 16/11/2018 tarihli ihtarnamesi ile kooperatif üyeliğinden ayrılan davacının diğer üyelere verilen emsal bir konutun rayiç değerinin yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsilini, mahkeme aksi kanaatte ise davacı tarafından davalı kooperatife yapılan tüm ödemelerin yasal faizi ile birlikte davalı kooperatifin tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER: Kayseri CBS'nin 2017/42214 soruşturma sayılı dosyası, Ticaret Sicil Kayıtları, Üye işlem dosyası, kooperatife ilişkin ana sözleşme, genel kurul tutanakları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif sözleşmesinden kaynaklı davacı kooperatif üyesinin davalı kooperatiften ayrılması ve üyeliğin sonlanması nedeniyle kooperatif tarafından taahhüt edilen dairenin davacıya verilmemesi nedeniyle diğer üyelere kooperatifçe verilen dairenin emsal değerinin yasal faizi ile birlikte alacak istemine ilişkin, terditli talep olarak davacı tarafından davalı kooperatife yapılan tüm ödemelerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkememizin 14/01/2021 tarihli duruşmasının 6 nolu ara kararında davacı tanığının dinlenmesi için Niğde Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmasına karar verildiği, Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/10 Talimat dosyasının 07/04/2021 tarihli duruşmasında davacı tanığı ... beyanının alındığı anlaşılmıştır.
Tanık ... beyanında: Tanık sıfatıyla sorulacak sorulara, hiç bir şey saklamadan doğru cevap vereceğime, namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum demekle, "2007 yılında Kooperatife üyeydim, ben tam hatırlamamakla birlikte bu üyeliğimi annem ...'a devir ettim, kooperatiften o zamanın parası ile 80.000 TL alacağım vardır, 2007 yılında başvurdum, 2014 yılında bize teslim olacaktı, ancak bize teslim olmadı. Bizim 120 m2 olan dairemizi teslim etmediler, yalnızca bir blok'u teslim etmediler, ben başka bir ev alacaktım, o yüzden bu yeri anneme devir ettim. Dava konusu daire halen teslim olmamıştır. Üyeliğimin çıkışını ihtar ettim, bildirdim, ihtarnameye de cevap verilmedi, kooperatife tüm ödemelerimizi yaptık, hem anahtar teslim parasını hem de dairenin bedelini ödedik. Hem de dairenin cephesinden dolayı fark bedelini de yatırdık. Tanıklık ücreti talebim yoktur dedi." şeklinde olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 14/01/2021 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararında; davalı kooperatife ait ticari defter ve belgeler üzerinde resen seçilecek bir mali bilirkişi, bir kooperatif uzmanı bilirkişi ve bir gayrimenkul değerlendirme vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen kooperatif defter ve belgelerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava konusu kooperatif üyeliğinin feshi dolayısıyla oluşan alacağın muaccel olup olmadığı, alacağın davalı kooperatif defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacının kooperatif üyeliğinin feshi işlemlerinin kanun ve ana sözleşmeye uygun olup olmadığı, davacının kooperatif üyeliğinden ayrılması dolayısıyla diğer üyelere verilen emsal bir konutun rayiç değerinin tespiti gibi hususlarda, ayrıca 6100 Sayılı HMK m.273/1 hükmü uyarınca davacı vekilinin 2 HAFTALIK süre içerisinde dosyaya sunduğu bilirkişi incelemesinin kapsamı, sınırları ile bilirkişi heyetinin yanıtlaması gereken soruların açık liste halinde özeti çerçevesinde inceleme yapılarak tarafların talep ettikleri hususlara ilişkin soruların yanıtlanması ve bu çerçevede davacının davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, alacağın miktarı, alacağın muacceliyet tarihi, alacığın kısmın yahut tamamen ödenip ödenmediği gibi hususlarında, (asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarı ayrı ayrı hesaplanmak suretiyle) varsa miktarı gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, bilirkişiler tarafından sunulan 20/09/2021 tarihli raporda özetle; dava dosyasında bulunan muvain kayıtları incelendiğinde 07/05/2007 - 30/06/2011 tarihleri arasında dava dışı ... tarafından 28.120,00 TL, 16/07/2011 - 05/09/2017 tarihleri arasında ise davacı ... tarafından 61.116,16 TL olmak üzeri davalı kooperatife 89.236,16 TL ödeme yapıldığı, tek başına kooperatif ticari defterlerinin sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, emsal bir konutun rayiç değerinin belirlenmesinin mümkün olmadığını, davacının ortaklık sıfatını zımnen kazandığı, bu durumda ilk aidat ödemesinin yapıldığı tarihin ortaklık sıfatının kazanıldığı tarih olarak kabul edilmesi gerektiği, istifa bildirimi ile 20/11/2018 tarihinde üyelikten ayrıldığı, konut karşılığı daire isteminin dinlenebilmesi için davacının davalı kooperatifin üyesi olması ve bunun açılan dava boyunca kararın kesinleşmesine kadar devam ettirmesi gerektiği, davacının üyelik sıfatı sona erdiğinden böyle bir talepte bulunmayacağı, bu nedenle yalnızca çıkma payı talep edebileceği, davacının ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep, bilançonun genel kurul kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay süre geçtikten sonra mümkün olduğu, ancak dosyada 2018 yılına ilişkin bilançonun kabul edildiği genel kurul tutanağının mevcut olmadığı, hissesinin de belirlenmediği, bu nedenle davalı kooperatife ödenen 89.236,16 TL'den düşülecek masraf kalemi ve temerrüt tarihinin belirlenemediği, davacı tarafın, davav dilekçesinde yasal faiz talep etmesi nedeniyle belirlenecek olan çıkma payı alacağına yasal faiz oranı %9 üzerinden faiz yürütüleceğinin tespit edildiği bildirilmiştir.
Mahkememizin 16/06/2022 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında bilirkişi heyetinin düzenlemiş olduğu raporda "ancak dosyada 2018 yılına ilişin bilançonun kabul edildiği genel kurul tutanağının mevcut olmadığı, defter ve belgelerin incelenmesi söz konusu olmadığından davacının masraf hissesinin de belirlenmediği..., düşülecek masraf kalemi ve temerrüt tarihinin belirlenmediği..." ifadelerine yer verilmekle bu kapsamda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden temin edilen 23/05/2018 tarihli olağan genel kurul toplantısına ait belge suretleri ile bilirkişilere HMK m.278/4 çerçevesinde davalı kooperatif merkezinde belirtilen muhasebe kayıtların ve finansal tabloların incelenmesi bakımından yerinde inceleme yetkisi ve görevi verilmek suretiyle bilirkişi incelemesi yapılması ve ek rapor alınması bakımından dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, bilirkişi heyetince sunulan 01/01/2023 tarihli raporda özetle; 2018 yılı gider toplamı olan 146.204,70 TL, dosyaya 20.05.2022 tarihinde eklenen ve 23.06.2018 yapılan 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında aktif üye sayısı olan 502 ye bölünmüş olup üye başı 2018 yılından düşen gider tutarı 291,24 TL olduğu, kök raporumuzda izah ettiğimiz üzere, davacının davacı ... tarafından davalı kooperatife toplamda 89.236,16 TL ödeme yapılmıştır. Bu durumda çıkma payı alacağı (89.236,16 TL-291,24 TL) 88.944,92 TL olduğu, daha önce izah ettiğimiz üzere, ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları o yılın bilançosunun genel kurulca kabulünden 1 ay sonra muaccel olacaktır. Ancak belirttiğimiz üzere, davacının üyelikten ayrıldığı yıl (2018) bilançosunun yapıldığı genel kurul toplantı tutanağına ulaşılamamıştır. Dolayısıyla muacceliyet tarihi tespit edilememektedir. Yargıtay tarafından kabul edildiği üzere, genel kurul yapılmaması davacı aleyhine sonuç doğurmamalıdır. Bu durumda takip eden yılın ilk 6 ayında genel kurul yapılması gerektiğinden bu tarihin sonunda muacceliyetin gerçekleştiği kabul edilir. Bu yönde bkz. “Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalının defter ve kayıtlarını sunmadığı bu nedenle davacı tarafından ödenen miktardan yapılan giderlerin tespit edilemediği, 2011 yılına ait genel kurul toplantı tutanağı ibraz edilmediği, 01.02.2012 tarihinde alacağın muaccel olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Davacı alacağı, kooperatiften istifasından sonra yapılacak bilançonun görüşüleceği ilk genel kurulda bir ay sonra muaccel hale gelir. 2011 yılında genel kurul yapılmadığı anlaşılmıştır. Kooperatif 2012 yılının ilk 6 ayında bir başka anlatımla en son 30.06.2012 tarihine kadar genel kurul yapmak zorundadır. Genel kurul yapılmaması davacı aleyhine sonuç doğurmamalıdır. Bu durumda kooperatifin genel kurul yapması gereken en son tarihten bir ay sonrası olan 01.08.2012 tarihinde çıkma payı alacağı muaccel hale gelecektir. Mahkemenin muacceliyet tarihini 01.02.2012 olarak kabul etmesi doğru görülmemiş ise de bu husus davalı vekilince temyiz nedeni yapılmadığından bozma sebebi yapılmamış gerekçesi değiştirilerek onanması gerekmiştir” şeklinde karar verildiği, olağan genel kurul toplantısının her yılın ilk 6 ayı içinde (Haziran ayı sonuna kadar) ve en az yılda bir kere yapılması zorunludur. Buna göre, somut dava konusu olayda en son 30.06.2019 tarihine kadar genel kurul yapılmak zorundaydı. Bu durumda kooperatifin genel kurul yapması gereken en son tarihten bir ay sonrası olan 30.07.2019 tarihinde çıkma payı alacağı muaccel hale gelecektir. Bu durumda temerrüt tarihi, 01.08.2019’dir. Dava tarihine kadar (12.11.2019) yasal faiz üzerinden işlemiş faiz tutarı, 2.258,96 TL olduğu görüş ve kanaatinde olduğu bildirilmiştir.
Davacı vekili 29/11/2021 tarihli sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile dava değerinin 79.236,16-TL arttırarak toplam 89.236,16-TL'ye çıkarmış, ıslah harcının yatırdığı anlaşılmıştır. Islah dilekçesi duruşmada karşı tarafa elden tebliğ edilmiş, ıslaha karşı davalı vekili yazılı olarak beyan ve savunmasını sunmuş ıslahı kabul etmediklerini bildirmiştir.
Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, davacının dava dışı ... arasında kooperatif üyeliğinin devrini ilişkin anlaşma yapıldığı, 24/06/2011 tarihinde dilekçe ile davalı kooperatife bildirildiği, bunun üzerine davacının davalı tarafından kooperatif üyeliğine kayıt işlemlerinin gerçekleştirildiği, 1197 nolu kura katılım belgesinde de 1215 nolu üye olarak davacının kaydının yer aldığı, davacının kooperatif üyeliğini devralmadan önce devredenin kooperatife ait aidat ödemeleri yaptığına dair kayıtların bulunduğu, buna göre devredenin 07/05/2007 - 30/06/2011 tarihleri arasında 28.120,00-TL ödeme yaptığı, ayrıca davacının da davalı kooperatife yapmış olduğu aidat ödemelerine ilişkin kooperatif muavin defter dökümlerinde kayıtlar bulunduğu, buna göre devralan davacının 16/07/2011 - 05/09/2017 tarihleri arasında 61.116,16-TL ödeme yaptığı (toplamda davalı kooperatife 89.236,16-TL ödeme yapılmıştır), davacı tarafın üyelik (ortaklık) sıfatını kazandığı 1163 sayılı kooperatifler kanununun m.10 kapsamında açık kapı ilkesinin sonucu olarak davacının kooperatiften çıkma hakkının bulunduğu, esas sözleşmede belirlenen süre içerisinde yapılacak çıkma isteğinin hesap yılı olarak takvim yılının sonunda gerçekleşmiş sayılacağı, ancak ortaklıktan çıkmak için yönetim kurulunun istifasının da gerektiği, istifa tarihinden hesap yılının sonuna kadar (31 Aralık) ortaklığın devam edeceği, davacının noter aracılığı ile istifa bildiriminde bulunarak üyeliğini sonlandırdığı, Kayseri 7. Noterliğinin 16/11/2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi aracılığı ile kooperatif üyeliğinden çıktığı, ihbarnamenin davalı kooperatife 20/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla bu tarihte üyeliğinin sona erdiğinin kabulü gerektiği, davacının göndermiş olduğu ihtarname ile birlikte diğer üyelere verilen emsal konutun rayiç değerinin yasal faizi ile birlikte tahsilinin istendiği, diğer üyelere tahsis yapıldığı halde davacıya konut tahsis edilmemesi halinde yahut çeşitli nedenlerle konut tahsisinin imkansızlaştığı durumlarda davacının konut tazminatı talep edebileceği fakat bunun şartlarının yerine getirilmesi gerektiği davacının peşin ödemeli ortak olmadığı ve ödemelerinin eksik olduğu durumda Yargıtay içtihatları çerçevesinde geliştirilen bir formül doğrultusunda konut tazminatının hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği ve fakat bu halde kendisine konut verilmeyen ortağa ortaklık hakkına ve sıfatına dayalı olarak talepte bulunduğundan davacının ortaklık sıfatını sürdürmesi gerektiği oysaki davacının yukarıda ifade edildiği üzere ortaklık sıfatı sona erdiğinden yalnız çıkma payı talep edebileceği çıkma payını yedek akçeler hariç olmak üzere ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanması gerektiği (1163 sayılı kanun m.17/1), buna göre çıkan ortağın gider payının tespit edilmesi ve bu miktar düşüldükten sonra kalan miktarın kendisine ödenmesi gerektiği ayrıca ana sözleşmenin 15/1.maddesi gereğince ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf düşüldükten sonra bakiyesinin genel kurulun kararının kesinleşmesinden itibaren işleyecek bir aylık sürenin sonunda muaccel olacağı, davacının davalı kooperatife 20/11/2018 tarihinde tebliğ ettirdiği noter aracılığı ile gönderilen istifa bildirimini takiben 2018 yılına ilişkin bilançonun kabul edildiği genel kurul kararının kesinleşmesinden itibaren bir aylık sürenin sonunda davacının hem devreden kooperatif üyesi tarafından yatırılan hemde devralan sıfatıyla yatırmış olduğu toplam 89.236,16-TL aidat ödemesinin davalıdan iadesini talep edebileceği, bu tutardan düşülecek masraf kalemi açısından davalının ticari defter ve kayıtlarının dosyaya sunması gerektiği ancak bu kayıtların sunulmadığı bu sebeple davacıya ödenecek çıkma payından farazi bir hesaplama yapılarak indirim yapılmasının mümkün olmadığı, yine davalı tarafından 2018 yılına ilişkin bilançonun görüşüldüğü genel kurul kararının dosyaya sunulmaması nedeniyle davalının çıkma payının muaccel olduğu tarihin tam olarak tespit edilemediği ancak bu hususun davacının çıkma payı alacağının muaccel olmadığı anlamına gelmediği, zira her kooperatifin mali dönemin sonunda ve yeni mali yılın ilk altı ayı içerisinde olmak üzere yılda en az bir kere genel kurul toplantısını yapmak zorunda olduğu bu sebeple ilk altı ay içerisinde genel kurul toplantısı yapılmış olsun yahut olmasın davacının bu ilk altı ayın sonunda çıkma payı alacağının tahsilini talep ve dava edebileceği, davacının ıslah dilekçesi ile birlikte 89.236,16-TL'nin tahsilini talep ettiği bu yönüyle davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü ve kısmi dava olarak açtığı davada dava dilekçesinde belirtilen 10.000,00-TL yönünden dava tarihinden itibaren, geri kalan ve ıslah dilekçesi ile arttırılan 79.236,16-TL yönünden ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varılmış bu suretle davacının davasının benimsenen bilirkişi raporları çerçevesinde dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
-
Davanın KABÜLÜ İLE; 10.000,00 TL'nin dava tarihi olan 12/11/2019 tarihinden itibaren 79.236,16 TL'nin ıslah tarihi olan 29/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı yararına davalıdan tahsiline,
-
Alınması gereken 6.095,72. TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 170,78. TL harç ve 1.353,16. TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 4.571,78. TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 221,58. TL, posta ve tebligat masrafı 202,35. TL, ıslah harcı 1.353,16. TL, bilirkişi ücreti 3.900,00 TL olmak üzere toplam 5.677,09. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 17.900,00. TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/10/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55