SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1126 E. 2023/853 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1126

Karar No

2023/853

Karar Tarihi

5 Ekim 2023

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:

T.C.

KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

HAKİM :

KATİP :

DAVACI : ...

DAVALI : ... -

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 03/02/2021

KARAR TARİHİ : 05/10/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davalı borçlunun ortağı olan dava dışı ..., ve yine ortak olduğu dava dışı ... Mad. Tur. Taş. İnş. İth. İhr. Hayv. Gıda San ve Tic. Ltd. Şti. arasında 01.01.2018 tarihli blok taş satış sözleşmesi ve önceden devam edegelen alışverişlere istinaden 07.08.2018 tarihli 12.778,22-TL bedelli, 30.07.2018 tarihli, 47.222.30 TL bedelli, 30.06.2018 tarihli 34.411,75-TL bedelli, 30.04.2018 tarihli 20.353,23-TL bedelli, 28.02.2018 tarihli 47.093,80-TL bedelli faturalar düzenlendiğini ve bu faturalara istinaden düzenlenmiş olan çeklerle borçlu bulunduğundan Ürgüp İcra Dairesi ... ve Kayseri(Kapatılan) 8. İcra Dairesi 2019/105 sayılı dosyalarla takip başlatıldığını takiplere herhangi bir itiraz olmadığından takiplerin kesinleştiğini, takipte gayrimenkul hacizleri yapıldığını ve satış işlemlerine başlanacağı sırada davalının borcu ödeme konusundaki taahhüdü üzerine haciz işlemlerinin durdurulduğunu, müvekkili ile davalı arasında 23.01.2019 tarihli protokol düzenlendiğini ve davalının ödemelerini protokole göre yapmaya başladığını, Protokoldeki son taksitin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Kayseri 8. İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyası başlatıldığını, davalı takibe itiraz etmemiş ve takip kesinleştiğini, Haciz işlemlerine başlanacağı sırada davalının yine müvekkil ile görüşmesi ve ödeme taahhüdünde bulunması sonucu takipten vazgeçildiğini, Davalı taahhüt ettiği ve aradaki protokol gereği 04.04.2019 tarihinde ödemesi gereken bu son taksit ödemesini yine yapmadığı için aleyhine yeniden takip başlatıldığını, davalı ise haksız ve hukuka aykırı olarak takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek davalının haksız ve yersiz itirazının reddi ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafından cevap dilekçesi verilmediği görülmekle HMK 128.maddesi gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.

DELİLLER: İcra dosyası, ticari defterler, keşif, bilirkişi, yemin

GEREKÇE: Dava, 23/01/2019 tarihli sözleşmeye dayalı olarak davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalının süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır.

Mahkememizden verilen 08/10/2021 tarih, 2021/87 Esas 2021/798 Karar sayılı dosya, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 03/11/2022 tarih 2022/2312 E. 2022/2369 K. sayılı kararı ile ile davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş, mahkememizce verilen davanın reddine dair kararın kaldırılarak, dava dışı ...'ın mahkemece isticvap edilerek 23/01/2019 tarihli sözleşmeyi şirket temsilcisi olarak imzalayıp imzalamadığı sorularak yine davalı Hakan'a isticvap edilerek icra dosyasında yaptığı itirazında "ödeme emrinde belirtildiği şekliyle hiçbir isim altında borcum bulunmamaktadır" şeklindeki itirazı açıklattırarak sözleşme içeriğine ve imza itirazının olup olmadığı sorularak oluşacak duruma göre davacının sözleşme uyarınca alacak talep etme hakkı bulunup bulunmadığı yine davalının sözleşme uyarınca borcu devir alıp almadığı belirlenerek karar verilmek üzere mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.

Mahkememiz 09/03/2023 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı gereğince BAM kararı doğrultusunda davalı ...'ın isticvabına başvurmak üzere Ürgüp Nöb. Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış ve talimata BAM kaldırma kararı, dava dilekçesine ekli davalının borca itiraz dilekçesi ve anlaşma başlıklı metin ve dava dilekçesi eklenerek kaldırma kararında belirtilen sebep ve gerekçeler göz önüne alınarak ve BAM kaldırma kararında belirtilen şekilde icra dosyasında yaptığı itirazında "ödeme emrinde belirtildiği şekilde hiçbir isim altında borcum bulunmamaktadır" şeklinde ki itirazın açıklattırılarak sözleşme içeriğine ve imzaya itirazının bulunup bulunmadığının sorulması suretiyle isticvabı hususunda talimat mahkemesince isticvap davetiyesi çıkarılarak davalının isticvabına karar verilmiş talimat mahkemesince 14/04/2023 tarihli celsede davalı Hakan'ın beyanında " bahse konu 23/01/2019 tarihli sözleşmeye zorla imza atmak zorunda kaldım zira benimle alakası olmayan ... ve Ürgüp Doğal Taş isimli şirket ile davacı şirket arasında olan şahsi borçları sebebiyle davacı şirketin sahibi ... isimli şahıs bana her biri 50.000,00 TL tutarlı olan üç adet senede kefil olarak imza atmamı istedi, bende ... isimli şahıs ile arkadaşlığım sebebiyle bu senetleri imzaladım. Bu borç ile benim hiçbir alakam yoktur. Senetleri imzaladığım tarihte ... isimli şahıs ile hiçbir şekilde ortaklığım bulunmamaktaydı. Senetleri imzaladığım tarihten yaklaşık bir yıl öncesinde aramızda bir ortaklık vardı ancak imza attığım tarihte bu ortaklık sona ermişti. Dolayısıyla bahse konu imzalar bana aittir ancak ben kefil olarak imzalamış olduğum üç adet senedin bedeli olan toplam 150.000,00 TL bedeli bahse konu 23/01/2019 tarihli sözleşme sonrasında ... isimli şahsı elden ödedim. Sözleşmede yer verilen 50.000,00 TL bedelli dördüncü çek ile benim hiçbir alakam bulunmamaktaydı ancak benim hesaplarıma bloke konulduğu için dördüncü taksite de ticari hayatımın devamını sağlayabilmek amacıyla imza atmak zorunda kaldım. Yapmış olduğum itirazımda davacı şirkete ve ...'a herhangi bir borcum olmadığını, bu şahıslar ile herhangi bir ticari faaliyetimin olmadığını kast ettim ancak imzaya itirazda bulunma amacım yoktu." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Yine mahkememiz 05/10/2023 tarihli celsesinde davacı şirket yetkilisi ... beyanında; "dava dilekçesine ekli anlaşma başlıklı metnin altındaki isim ve imza bana aittir, ancak ben bu anlaşmayı davacı şirketi temsilen attım burada sözleşmenin tarafı şirkettir, şirketin alacağıdır, davalı ...'ın ortağı olan ...'a mal sattık faturasını kestik, malı davacı ... Nakliye Taşocağı Madencilik İşletmesi Sanayi Turizm Ve Ticaret Limited Şirketi olarak sattı, Mustafa bu satış işlemine istinaden bize 50.000,00 TL'lik çek verdi, fakat çek vadesini ödeyemedi, bunun üzerine toplantı yaptık, ... bu toplantıda ... beyle görüşün bize 3 tane senet verdi, birde 50.000,00 TL'lik çekten kalan ile beraber 200.000,00 TL borcu vardı, senetleri aldık, ... beyi ... aradı inşaatte buluştuk, orada imzaladı geldik gittik, senetleri bankaya koyduk, 3 ünü ödedi kalan biri duruyor, bunun akabinde avukatımız malına haciz koymuştu, ... bey bizi aradı kredi alacağım dedi, bizde esnafta zarar görmesin dedik hacizi kaldırdık, ancak biz hala paramızı alamadık, şirketi de birbirleri arasında çıkışmışlar, şirket ...'a çıkmış, ... bey kalmış, işleri ... devralıyor, durum bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkememiz 05/10/2023 tarihli celsesinde davalı ... duruşmadaki beyanında; bu talimat mahkemesince alınan ifade doğrudur, bana aittir, beyanın altındaki imza da bana aittir, herhangi bir taş alışverişim kesinlikle olmadı, ... ile ortaklığım olmadığı halde kefil olarak imzaladığım senetleri ödedim, ben kendi borcum olmadığı halde ödedim, son çek kesinlikle ne benimle alakalı, ne de benim ismime ait, o da benden talep ediliyor, zaten aramızda yapılan sözleşmede de o çekle ...'ın alakasının olmadığı belirtilmiştir, kefil olduğumuz senetleri ödedim. Bu çekle benim alakam olmadığı için ödemek istemiyorum, ekleyeceklerim bundan ibarettir, sözleşmeyi de neden imzaladığımıza gelirsek, üzerine kefil olduğum senetlerden dolayı konulan hacizler, ticari hayatımı durdurma noktasına getirmiştir ve o sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldım, kendi öz irademle imzalamış olduğum senet değildir, şeklinde beyanda bulunmuş, beyanını imzası ile tasdik etmiştir.

Ürgüp İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının incelendiğinde; Alacaklısının ... Limited Şirketi, borçluların ... ve ... Madencilik Turiz. Taşımacılık İnş. İth. İhracat Hayv. Gıd. San. Tic. Ltd. Şti. Oldukları, davacı şirket tarafından borçlular hakkında 30.09.2018 vade tarihli 50.000 TL bedelli çeke dayanılarak 54.064,81-TL asıl alacak üzerinden, 30/11/2018 tarihinde takip başlatıldığı görülmüştür.

Kayseri 8.İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının Uyap üzerinden incelendiğinde; Alacaklısının ... Limited Şirketi, borçlunun ... olduğu, takibe dayanak 23.01.2019 tarihli sözleşme incelendiğinde; ... ve ... arasında imzalandığı, sözleşmede Ürgüp Dağtaştan olan 150.000 TL'lik alacağın ... tarafından elden nakit olarak ödeneceği, bu anlaşma neticesi ...'ın ... hakkında koydurduğu tedbirleri ve rehinleri kaldırılacağı, yine ...'da bulunan 31.12.2018 tarih 50.000 TL bedelli, 31.01.2019 tarih 50.000 TL bedelli 28.02.2019 tarih 50.000 TL bedelli çek ve senetlerin en geç 25.01.2019 tarihinde ...'a verileceği 23.01.2019 tarihinde tüm tedbir ve rehinlerin kaldırılacağı ödemenin 28.01.2019-04.02.2019-04.03.2019 ve 04.04.2019 tarihlerinde 50.000 Tl'lik taksitler halinde olacağı, 4. Taksit ödemesinin ... ile ilgisinin bulunmadığı halde ...'ın ödeme yapmak istediği " şeklinde ibarelerin olduğu görülmüştür.

Takibe konu sözleşmede imzası bulunan ...'ın davacı şirketin yetkilisi olduğu Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sayılı yazısından anlaşılmaktadır. Davacı şirket temsilcisi de duruşmadaki beyanında sözleşmeyi davacı şirketi temsilen imzaladığı açıkça beyan etmiş, davacı şirket de bu sözleşmeye istinaden takip başlaşmak suretiyle temsilcinin temsil yetkisinin ve temsile konu işlemi (sözleşme) kabul etmiştir.

BAM kaldırma kararında da belirtildiği üzere uyuşmazlığın çözümü açısından temsil ve borcun nakli konuları üzerinde durmakta fayda vardır.

6098 sayılı TBK'nın "Temsilin hükmü" başlıklı 40. Maddesi incelendiğinde, Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar.

Temsilci, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını bildirmezse, hukuki işlemin sonuçları kendisine ait olur. Ancak, karşı taraf bir temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyor ya da hukuki işlemi temsilci veya temsil olunandan biri ile yapması farksız ise, hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunana ait olur.

Diğer durumlarda alacağın devri veya borcun üstlenilmesine ilişkin hükümler uygulanır. "şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Borcun nakli 6098 sayılı Borçlar Kanunu 195-200 maddelerinde düzenlenmiştir. Kural olarak borcun nakline alacaklının muvafakat etmesi gerekir. Türk Borçlar Kanunu 195. maddesine göre; borç ilişkileri dışında olan üçüncü kişi borçluya karşı borcu üzerine alma ve borçluyu borçtan kurtarma yükümlülüğü altına girer. Üçüncü kişi ile borçlu arasındaki bu ilişki alacaklı etkilemez borcun iç üstlenilmesi adını alan bu ilişki borçlu ile üçüncü kişi arasında sonuç doğurur. 3. kişi borcu eda etmezse borçlu borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Buna karşılık 196. maddesinde düzenlenen borcun dış üstlenilmesi alacaklı ile üçüncü kişi arasında yapılır. Böyle bir sözleşme ile eski borçlu borçtan kurtulur ve borcu istenen 3. kişi borç altına girer. Diğer bir tanımla borç ilişkisi varlığını sürdürmekle birlikte borcun borçlu tarafı değişir. Borcun dış yüklenilmesi için borçlunun bir icapta alacaklarınında kabul beyanda bulunması gerekir. Karşılıklı olarak icap ve kabul beyanından sonra borcun nakli gerçekleşir ve yukarıda açıklandığı üzere borçlu borçtan kurtulur. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 21.11.2019 tarih, 2018/1521 Esas 2019/7401 Karar )

Borcun yüklenilmesi hukuki niteliği itibariyle bir sözleşmedir. Alacaklı ile borcu yüklenen üçüncü kişi arasında yapılır. Borçlunun sözleşmeye katılması gerekmediği gibi buna muvafakat etmesi de gerekmez. Hatta alacaklı ve borcu yüklenen borçlunun iradesine muhalefetine rağmen böyle bir sözleşmeyi yapabilirler. (Fikret Eren Borçlar Hukuku Genel Hükümler 2. Cilt 5. Bası 1999 s.1237)

Bu açıklamalar ışığında dava dışı ...'a mahkemece isticvab olunmuş, 23.01.2019 tarihli sözleşmeyi şirket temsilcisi olarak imzaladığını beyan etmiş, yine davalı ... isticvab olunmuş ve davalı isticvabında dava ve takip konusu 23/01/2019 tarihli sözleşmeye imza attığını ve fakat imza atmak zorunda kaldığını beyan etmiş dolayısıyla dava ve takip konusu sözleşme kapsamında davacının davalı hakkında bu sözleşmeye istinaden başlatmış olduğu takibin yerinde olduğu, davalının borca itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

Sözleşme ile kararlaştırılmış, likit nitelikteki alacağa haksız itiraz nedeniyle yasal koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;

  1. Davanın KABULÜ ile, Davacının davalı hakkında başlatmış olduğu Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin devamına,

  2. Davacının icra inkar tazminatının kabulü ile, alacağın (51.442,47. TL) %20'si tutarında olmak üzere 10.288,49. TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Alınması gereken harç 3.514,03. TL olup, peşin alınan 621,30. TL'nin mahsubu ile bakiye 2.892,73. TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

  4. Davacı tarafça yapılan ilk dava açma gideri 689,10. TL, posta ve tebligat masrafı 438,60. TL olmak üzere toplam 1.127,70. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT 13/1 gereğince taktir olunan 17.900,00. TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

  7. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Dair, davacı şirket yetkilisi, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.05/10/2023

Katip .

¸E-imzalıdır

Hakim .

¸E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

delillerasliyeİtirazınticaretİptalimahkemesiSatımdan(TicarikayserihükümKaynaklanan)gerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim