Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1183 E. 2024/774 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1183
2024/774
19 Temmuz 2024
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ***Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
**ESAS NO : *****
**KARAR NO : *****
**HAKİM : *****
**KATİP : *****
**DAVACI : 1- *****
VEKİLİ : Av. ***
**DAVACI : 2- *****
**DAVALI : *****
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)
**DAVA TARİHİ : *****
**KARAR TARİHİ : *****
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememize açılan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalı arasında 25/04/2017 tarihinde daire satış sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, Uğurevler mahallesi, 18. Cad., 254. Sk. No:3/A mevkinde tapunun 8658 ada, 7 parsele kayıtlı arsa üzerinde yapılacak olan binanın beşince katının güneydoğu cepheli dairesinin kendilerine satımı konusunda anlaştıklarını, sözleşmede dairenin teslim tarihinin 30/12/2020 olarak belirlendiğini ancak davalı tarafından bu güne kadar geçen süre içinde daire tesliminin yapılmadığını, müvekkillerinin ne daireyi alabildiğini ne de ödediği meblağı alabildiğini, bu durumun müvekkillerinin mağduriyetine sebep olduğundan bahisle taraflar arasındaki daire satış sözleşmesinin davalı tarafından ifa edilmemesinden kaynaklı öncelikle dairenin sözleşme şartlarına uygun olarak davalı tarafından müvekkiline teslimine, mümkün olmaması halinde müvekkili tarafından ödenen daire satış bedelinin ve teslim olmayan daire için sözleşmede belirlenen kira alacağının denkleştirici adalet ilkesi gereği günümüz ekonomik koşullarına uyarlanarak şimdilik 100,00-TL'nin davalıdan en yüksek ticari faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili davalı şirketin 09/09/2019 tarihinde Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne Konkordato projesi için başvurduğunu ve yapılan incelemeler sonucu 11/09/2019 tarihinden başlamak üzere 3 ay süreyle geçici mühlet kararı, 14/01/2021 tarihinde konkordato talebiyle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi *** esas sayılı dosyasıyla müvekkili şirket hakkında 11/02/2020 tarihinden başlamak üzere 1 yıllık konkordato kesin mühleti verildiğini, verilen bu süre içerisinde müvekkilinin iyi niyetli olarak borçlarını ödemek isterken ticari faaliyetleri içerisinde içine düştüğü ekonomik krizden kurtulmaya çalıştığını, süreç devam ederken müvekkili şirketin tek yetkili temsilcisi olan Suat Altın'ın kalp krizi geçirdiğini ve ameliyat olduğunu, iş göremezlik raporu verildiğini, hali hazırda konkordato sürecinde olan şirkete İİK m. 294'e göre "Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez." hükmü uyarınca takip yapılamadığını ve yapılan takiplerin durduğunu, davacı tarafın bu gelişen olaylardan ve şirketin konkordato sürecinde olduğundan haberi olduğunu, ekonomik sıkıntılar içerisinde olan şirketin dava konusu sözleşmeye aykırı davranmadığını bilmesine rağmen şirket aleyhine kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, müvekkilinin köklü ve bilindik bir firma olduğunu, büyük projelere imza attığını ve hepsini eksiksiz şekilde tamamladığını, şirketin konkordato sürecinde olması nedeniyle talep edilen veya edilecek her türlü faiz isteminin reddinin gerektiğini, davacı tarafın müvekkilinden talep etmiş olduğu bedelin yersiz olduğunu, müvekkili şirketin davacı tarafın ve diğer kişilerin ödemelerini düzenli yapmaması nedeniyle taşınmazı yapamadığını, davacı tarafın ödemiş olduğu bedellerin konkordato projesi kapsamında ödendiğini, haksız ve mesnetsiz davanın itirazları ve cevapları doğrultusunda esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması halinde daire bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve tüketici kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir.
Aynı kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlık, bir tarafı tüketici olan işlemden kaynaklanmakta olup, dava 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri olacaktır.
HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115. maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Eldeki davanın bir tarafı tüketici işleminden kaynaklandığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
HMK'nın 114/1. c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
-
Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Kayseri Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
-
HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
-
HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
19/07/2024
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:55