Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/942 E. 2024/761 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/942
2024/761
17 Temmuz 2024
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ***Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
**ESAS NO : *****
**KARAR NO : *****
**HAKİM : *****
**KATİP : *****
**DAVACI : *****
VEKİLİ : Av.
DAVALI : *** GMK Bulvarı No:36/13 Demirtepe - Çankaya/ ANKARA
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
**DAVA TARİHİ : *****
**KARAR TARİHİ : *****
**KARAR YAZIM TARİHİ : *****
Mahkememize açılan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Temizlik Turizm Taşımacılık Sosyal Hizmetler Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. İle aralarında 27/12/2013 tarihli Posta Gönderilerinin Dağıtım ve kontrol Hizmeti konulu sözleşmelerin akdedildiğini, davacı şirketçe 3065 sayılı Kanun uyarınca söz konusu sözleşmelere istinaden davalıya yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10’unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödenmesi gerektiğini ancak KDV tutarının tamamının davalıya ödendiğini, akabinde KDV 9/10 oranındaki tevkif KDV’yi 213 sayılı VUK'un 371. md hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödemek durumunda kaldıklarını, söz konusu KDV tutarının vergi dairesine ödenmesi üzerine,davalıya yazılan 26/02/2021 tarihli ve 5990 sayılı yazı ile kendilerine fuzulen ve fazladan ödenen tutarları iade etmeleri gerektiği konusunda ihtarda bulunulduğunu, bunu müteakip kendi KDV beyanlarını düzeltebilecekleri ve bu suretle vergi dairesine ödedikleri bir KDV varsa da iade/düzeltme konusu edebileceği hususunun hatırlatıldığını, bu işlemlerin KDV mevzuatında yer alan düzenlemeler çerçevesinde, ... Tem. Tur.Taş. Sos. Hiz. Taah.Tic. Ltd. Şti. ile vergi dairesi arasında tesis edilmesi gereken işlemler olduğu, davalının bugüne kadar söz konusu alacağı davacı şirkete ödemediğini, beyan edilen vergi ve hesaplanan toplam meblağdan 371.594.000,00-TL’si 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun geçici 8. maddesinde yer alan hüküm kapsamında davacı şirkete ait 33 adet taşınmazın Hazineye devredilmesi suretiyle, 16.315.287,12-TL'sinin ise nakit olarak ödendiğini, davalı tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde anılan Şirkete KDV’nin tam tevkifat yapılmaksızın tam ve peşin ödenmiş olması sebebiyle davacı şirketin üzerinde kaldığını, bu nedenle yüklenici firmada sebepsiz zenginleşme yaratan bu durum karşısında davacı tarafından adlarına vergi dairesine yatırılan, 28.662,51-TL’nin davacıya iade edilmesi gerektiğini, bu hususta arabuluculuk yoluna başvurulduğunu fakat ilgili firma ile anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere öncelikle davalının taşınır, taşınmazları ile bankadaki mevduatlarına, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında şimdilik 28.662,51-TL'lik ihtiyati haciz kararı verilmesini ve 28.662,51-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten rücuen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
Vergi dairesi kayıtları, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname, ödeme belgeleri, mahsup fişleri, Ankara Ticaret Odası'nın cevabi yazısı ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talimat yoluyla alınan 11/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında akdedilen Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. Mal ve Hizmet Alımına İlişkin Esas ve Usullere Göre Yapılacak Hizmet Alım Sözleşmesine göre işin tanımının Kayseri Posta İşletme Merkezi ve diğer PTT Merkez Müdürlüklerine ait dağıtım sahası içinde Posta Gönderilerinin Dağıtım Hizmetlerinin 21 (yirmibir) dağıtım işçisine yaptırılması işi olduğu, sözleşmeden davalının davacıya sunmuş hizmetin ve yapılan işin 21 işçi çalıştırmak suretiyle posta gönderilerinin dağıtım işi olduğunu, yani işçi çalıştırılmasına dayalı hizmet teslimi olduğu, işin 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği kapsamında 9/10 oranında KDV tevkifatına tabi olduğu, dava konusu olayda davalının düzenlemiş olduğu faturalarda hizmet bedeli üzerinden 9018 oranında KDV uygulandığı, ancak herhangi bir KDV tevkifatı uygulanmadığı, dava konusu edilen 5 faturada 31.421,41-TL tutarında KDV tevkifatı uygulanması gerekirken herhangi bir tevkifat uygulanmadığı ve fatura bedelinin KDV Dahil olarak davalıya ödendiği, davacı tarafından 2015 yılına ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 371. maddesi kapsamında 2.778.651,99-TL KDV ve 3.092.639,66-TL pişmanlık zammının 25.02.2021 tarihinde ödendiği, davacının davalıya yersiz olarak ödediği ve akabinde 213 sayılı VUK'nun 371. maddesi kapsamında sorumlu sıfatıyla vergi dairesine ödemek zorunda kaldığı 31.421,41-TL tutarında KDV'yi davalıdan talep edebileceği, ancak davacının 2015 yılına ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 371. Maddesi kapsamında beyan ve ödemesini yapmış olduğu 2.778.651,99-TL'lik KDV'nin içinde dava konusu edilen faturaların ve 31.421,41-TL'lik KDV'nin yer aldığına ilişkin liste vb. belgelerin dosyada yer almaması sebebiyle davacının talep etmiş olduğu alacağın bağlı olduğu vergi dairesine beyan edip ödendiği konusunda net bir tespit yapma imkanı olmadığı tahlil edilmekle, davacının talep etmiş olduğu alacağın vergi dairesine ödemesi yapılan 2.778.651,99-TL'lik KDV ödemesi içinde yer aldığına ilişkin belgeleri dosyaya dahil etmesi gerektiği, buna bağlı olarak yersiz olarak ödemesi yapılan 31.421,41-TL lik alacağı davalıdan talep edebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişinin raporu doğrultusunda Ankara Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2015 yılına ilişkin olarak 213 sayılı VUK 371. Maddesi uyarınca davacı kurum tarafından beyan ve ödemesi yapılan 2.778.651,99-TL'lik KDV'nin içinde dava konusu edilen faturaların ve 31.421,41-TL'lik KDV ödemesinin yer alıp almadığı sorulmuş, Kızılbey Vergi Dairesi tarafından gönderilen 05/03/2024 tarihli cevap ekinde 2015/01 ila 2015/05 dönemleri arası Canay Yemek Şirketi adına verilen KDV beyannameleri uyarınca ödemenin davacı kurumca yapıldığı bildirilmiştir.
Vergi yükümlüsü (mükellefi); Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesinde, vergi kanunlarına göre, kendisine vergi borcu tereddüp eden gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. Bu tanım dikkate alındığında, iki unsur ortaya çıkmaktadır. Birincisi, kişinin bir vergi borcunu ödemek zorunda olması, ikincisi ise, vergiyi doğuran olayın kendi üzerinde gerçekleşmiş bulunmasıdır(saban; age, s.77). KDVK'nın 8. maddesinde de, kimlerin mükellef olabileceği tek tek belirtilmiştir. Katma Değer Vergisinin Mükellefi; mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar, ithalatta mal ve hizmet ithal edenler, transit taşımalarda gümrük veya geçiş işlemine muhatap olanlar, müzayede mahallerinde yapılan satışlarda bu satışları yapanlar, İşletme Genel Müdürlüğü ve radyo ve televizyon kurumları, her türlü şans ve talih oyunlarını tertip edenler, 1 inci maddenin 3 üncü fıkrasının (c) bendine giren hallerde bunları tertipleyenler veya gösterenler, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakları kiraya verenler, isteğe bağlı mükellefiyette talepte bulunanlardır.
Vergi sorumlusu; verginin devlete ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı sorumlu kabul edilen kişidir. KDVK'nın 9/1. maddesinde, "Mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir" hükmü ile vergi sorumluluğuna ilişkin düzenleme getirilmiştir.
TBK. md. 77/1'e göre; zenginleşen başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. Geri verme borcunun konusu ve kapsamı; TBK. md. 79 ve 80'de "aynen geri verme ilkesi"ne göre düzenlenmiştir.
Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır.
Borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Yanlışlık eda ile ilgili olup, edada bulunan da bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır.
HGK'nun 05.12.1984 tarih ve 1982/13-387 E.-1984/997 K.sayılı kararı ile herhangi bir salt tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin idare tarafından BK.nun sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri istenebileceği açıklanmıştır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi *** Karar)
Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında 27/12/2013 tarihinde posta taşıma hizmet sözleşmesi akdedildiği, müvekkili şirketçe 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliği'nin hükümleri uyarınca, söz konusu sözleşmenin 6. maddesine istinaden anılan şirkete yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10'unu sorumlu sıfatı ile tevkif edip kendi vergi dairesine ödenmesi gerekmekle birlikte KDV tutarının tamamı anılan şirkete ödendiği, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranında tevkif KDV'yi 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödenmek durumunda kalındığını belirterek, Vergi dairesine yatırılan ve ödenmeyen 28.662,51- TL'nin davalıdan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili talebinde bulunmuştur.
Tarafların arasındaki sözleşme hükümleri gereği davalıya ödenen KDV'nin vergi hükümleri gereği vergi sorumlusu olan davacı tarafından bir kez daha mükerrer olarak ödenmesi üzerine sebepsiz zenginleşen davalıdan tahsili gerektiğinden açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafça dava açılmadan evvel 26/02/2021 tarihli ihtarname ile davalı yana ihtar çekilerek 30 günlük süre verildiği, ihtarnamenin karşı yana tebliği ve 30 günlük süre dikkate alındığında davalının 31/03/2021 tarihinde temerrüde düşmüş olacağı anlaşılarak hükmedilen alacağa bu tarihten itibaren faiz yürütülmüştür. Taraflar şirket olup dava konusu alacak da ticari işletme ile ilgili olduğundan ticari avans faizine hükmedilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ İLE;
-
28.662,51. TL'nin temerrüt tarihi olan 31/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 1.957,94. TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 489,49. TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 1.468,45. TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafın yaptığı 80,70. TL başvurma harcı, 489,49. TL peşin harç, 133,00. TL ihtiyati haciz harcı, 1.500,00. TL bilirkişi ücreti, 485,00. TL posta ücreti olmak üzere toplam 2.688,19. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 17/07/2024
Katip ***
e-imza
Hakim ***
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01