Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1025 E. 2024/752 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1025
2024/752
11 Temmuz 2024
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
**ESAS NO : *****
**KARAR NO : *****
**HAKİM : *****
**KATİP : *****
**DAVACI : *****
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
Av.
**DAVALI : *****
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Açık Hesap İlişkisinden Kaynaklanan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
**KARAR TARİHİ : *****
GEREKÇELİ KARARIN
**YAZILDIĞI TARİH : *****
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında yaklaşık 10 yıllık bir ticari ilişki bulunduğunu, davalının inşaat faaliyetiyle iştigal ettiğini ve davacıdan emtia satın aldığını, davacının taraflar arasındaki açık hesap ilişkisinden 136.508,44 TL alacaklı olduğunu, davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ileri icra takibi yapıldığını, davalının haksız yere itiraz ederek takibin durdurulmasına karar verildiğini, tarafların ticari defterlerinin incelenmesini talep ettiklerini, davalının davacıya verilmeyen ve bazı çekleri kendi ticari defterlerine işleyerek alacaklı olduğunu ileri sürdüğünü, tarafların 2011 yılından bu tarafa tüm ticari ilişkilerini kapsayan ticari defterlerin incelenmesi halinde dava konusu alacağın ortaya çıkacağını ileri sürerek; davanın kabulü ile, davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatın hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 08/06/2021 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiş, 136.508,44 TL'nin dilekçe tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan alınarak tarafına verilmesini ıslah ile talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasını önce itirazın iptali davası olarak açıp daha sonra alacak davasına ıslah etmelerine muvafakatlerinin olmadığını, davacının dava dilekçesindeki iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacının mal sattığına dair BS formunu vergi dairesine bildirmediğini, konuya ilişkin herhangi bir sevk irsaliyesi olmadığını, müvekkilinin davacıya borcu olmadığı gibi 91.606,28 TL malzeme alacağı olduğunu savunarak; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Mahkememizce 16/06/2022 tarihli, *** Karar sayılı gerekçeli karar ile "1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, 103.382,96 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağa 08/06/2021 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine, " karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Mahkememizin 16/06/2022 tarih *** Karar sayılı dosyası Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 19/10/2022 tarih *** Karar sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, dava mahkememizin *** Esas sırasına kaydedilmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonunda 19/10/2022 tarih *** Karar sayılı karar ilamı ile;
Mahkemece 11.11.2021 tarihli oturumda ve 03.03.2022 tarihli ara kararda davalı tarafa " dava konusu tüm ticari kayıt ve defterleri sunması için kesin süre verildiği görülmüştür.
Davalı taraf mahkemeye verdiği 12.11.2021 tarihli dilekçesinde kendilerine ait ticari kayıt ve defterlerin Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** E. Sayılı dosyasına sunulduklarını, belgelerin mahkemeden celp edilmesini talep ettiği, devamında 21.12.2021 tarihinde Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinden 2019 ve 2020 yıllarına ait yevmiye ve envanter defterlerini teslim aldığı, teslimi aldıktan sonra 04.03.2022 tarihinde Kayseri.1 Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği dilekçe ile defterlerini ibraz ettiklerini beyan ettiği, bunun üzerine 11.04.2022 tarihli bilirkişi ek raporunun tanzim edildiği, raporda taraflar arasında 2019 ve 2021 yıllarında ticari ilişki gözükmediğinin, davalının davacıdan 91.606,28 TL alacağının gözüktüğünün netice itibariyle davalının sunmuş olduğu 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerden uyuşmazlığın çözümü imkanı bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.
Mahkeme ara kararında davalının sunması gereken ticari defterlerin 2011-2018 yılları arasına ait ticari defter ve kayıtlar oldukları açıkça ve somut şekilde belirtilmeden " dava konusu defterler" şeklinde ara karar kurulduğu, bununla birlikte davalının nihai olarak mahkemeye 2019 ve 2020 yıllarına ait yevmiye ve envanter defterlerini sunduğu sabittir.
Somut olayda mahkemece verilen kesin süre usulüne uygun olmadığı gibi davalının defter ibrazından kaçınması da söz konusu değildir. Bu durumda mahkemece davalıya 2011-2018 yıllarına ait tüm ticari defter ve kayıtlarını sunması için son kez kesin süre verilerek verilen süre içerisinde davalı tarafından defterler sunulduğu takdirde bilirkişiden davacı tarafından davalı adına kesilen ve davalının ticari defterlerinde kayıt altına alınan başka bir deyişle ihtilafsız bulunan tüm alacak kalemlerini belirlemesi ve davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan ödemelerin ihtilafsız olan bu kayıtlardan düşülmek suretiyle taraflar arasındaki alacak borç durumunun belirlenmesi yönünde ek rapor alınarak dosyada belirtilen eksiklikler giderildikten sonra ispat durumuna göre her iki tarafında dilekçelerinde açıkça yemin deliline dayandıkları gözetilerek ispat külfeti kendisine düşen tarafa yemin hakkı hatırlatılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesi kararı verilmiştir.
Bilirkişi ***'dan alınan 02/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacın 2016 yılı ve sonrası ticari defterlerini sunduğu, davacının ticari defterlerinde 1.1.2016 tarihi itibariyle davalıdan alacağının kendi ticari defterlerinde 372.280,79 TL olarak gözüktüğü; davalının ticari defterlerinde ise davacıya 397.075,67 TL borç gözüktüğü; davacıda gözüken tutarın davalının ticari defterlerinde gözüken tutardan daha düşük olması ve davalı lehine olması sebebiyle 01.01.2016 tarihi itibariyle devir bakiyenin 372.280,79 TL olarak kabulü gerektiği, Davacının davalıya düzenlediği faturalardan 2016 yılında 223.418,02 TL, 2017 yılında 325.602,73 TL, 2018 yılında ise 155.527,30 TL'nin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 2015 yılından gelen devir bakiye ile sonraki dönemlerde davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalar toplamının 1.076.828,84 TL olduğu, Davacının ticari defterlerinde davalıdan yapılan tahsilatların 1.021.414 TL olarak yer aldığı, Kök raporumuzda belirttiğimiz davacının ticari defterlerinde davalı hesabına kaydedilen cari hesap senet çıkışı açıklamalı 47.475,35 TL ile işbu raporumuzda belirttiğimiz 07.07.2017 tarihli 492,77 TL tutarlı 114531 numaralı faturaya dayalı satışı davacı tarafın ispatlaması gerektiği, Mevcut ispat durumu dikkate alındığında davacının davalıdan 1.076.828,84 TL-1.021.414 TL-55.414,84TL alacaklı olduğu, Rapor içinde sayfa 5'deki tabloda gölgeli olarak belirtilen ispatlanması gereken ödemelerden yargılamanın ilerleyen aşamasında davalı tarafça ispatlananların 55.414,84 TL'den mahsubu gerektiği, sonuç ve kanaatinde olduğunu mahkememize bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin 13/03/2023 tarihli dilekçesi ile davalı vekilinin 02/03/2023 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Bilirkişi ***'dan alınan 12/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Dosyaya sunulan 02.02.2023 tarihli raporun sonucunu değiştirecek bir delil dosyaya sunulmamıştır şeklinde görüşünü mahkememize bildirmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı dava dilekçesiyle, faturadan dolayı alacaklı olduğunu, davalının ödeme yapmadığını belirterek yapılan takibe itirazın iptali dilemiş daha sonra ise tam ıslah ile açık hesap ilişkinden kaynaklı alacağa çevirmiştir.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Somut olayda taraf ticari defter incelemesinde ispatlanan faturalar ve ödemeler dikkate alındığında davacının davalıdan 55.414,84 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. İspatlanan fatura ve ödemeler dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflara iddiaları dikkate alınarak yemin delili nihai olarak hatırlatılmış taraflar yemin deliline dayanmadığı görülmüştür.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ticari defter kayıtları dikkate alındığında alacak likid olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
-
Davacının davasının kısmen kabulü ile; 55.414,84 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağı 08/06/2021 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 3.785,38. TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 2.331,23. TL peşin harçtan mahsubu ile eksik 1.454,15. TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 535,84. TL'sinin davalıdan bakiye 784,16. TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
-
Davacı tarafından peşin yatırılan 59,30. TL başvurma harcı, 2.331,23. TL peşin harç ve ihtiyati haciz harcı 97,70. TL olmak üzere toplam 2.488,23. TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan; posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri 232,05. TL ve bilirkişi ücreti 2.750,00. TL olmak üzere toplam 2.982,05. TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 1.210,54. TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan posta gönderim ücreti 98,00. TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 58,21. TL'sinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen kısım üzerinden 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
-
6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/07/2024
Katip ***
e-imzalıdır
Hakim ***
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01