Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/974 E. 2024/733 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/974
2024/733
8 Temmuz 2024
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
**ESAS NO : *****
**KARAR NO : *****
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
**DAVALI : 1- ... - ... *****
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : 2- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : 3- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
**DAVA TARİHİ : *****
**KARAR TARİHİ : *****
GEREKÇELİ KARARIN
**YAZILDIĞI TARİH : *****
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/08/2021 günü saat 14:00 civarlarında müvekkilinin sevk ve idaresindeki üç tekerlekli elektrikli bisiklet ile 10-15 km hızla yolun sağından hareket ederken, davalılardan Abdulkaffar'ın kullandığı 36 ... plakalı aracın müvekkilinin aracına arkadan çarpması ile meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin kalıcı şekilde yaralanmasına ve maluliyetine neden olduğunu, söz konusu kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağında müvekkilinin kusuru olmadığını, bu kazaya ilişkin olarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturmanın yürütüldüğünü, kazadan sonra müvekkilinin Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldığını, burada tedavisinin devam ettiğini ve daha sonra müvekkilinin taburcu edildiğini, müvekkilinin uzun sürede evde yatağa bağlı kalarak tedavi gördüğünü, halen de iyileşmediğini, belirlenecek olan maluliyet derecesinde kalıcı maluliyetinin kaldığını, kazaya karışan davalının kullandığı aracın zorunlu trafik sigortacısı olan ... A.Ş.'ne 05/11/2021 tarihinde tazminat talebi için başvuru yapıldığını ve ... ... nolu hasar dosyasının açıldığını, söz konusu dosyada kendilerine ilk etapta 60.000,00-TL teklif edildiğini, bu teklifin kabul edilmediğini ve arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, ancak anlaşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili lehine 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik ve 100,00-TL bakım gideri olmak üzere toplam 300,00-TL maddi tazminatın belirsiz alacak davası olarak kaza tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiz ile her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, davalı ... yönünden faiz başlangıç taleplerinin başvuru tarihi olan 05/11/2021 tarihi olduğunu ve poliçe limiti ile sınırlı taleplerinin bulunduğunu, yine müvekkili lehine 100.000,00-TL manevi tazminatın davalılar Abdulkaffar ve Niymet' den kaza tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 29/08/2021 tarihinde saat 14:00 sularında müvekkilinin ablası davalı ... adına tescilli 36 ... plakalı aracın müvekkilinin sevk ve iradesindeyken Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Gültepe Mahallesi, Talas Bulvarı'nda (Milli Eğitim Müdürlüğü karşısında) Talas istikametinde seyir halindeyken ...'ın sevk ve iradesinde olan ve yine aynı yönde ilerleyen 3 tekerlekli elektrikli engelli bisikletine sol arkadan çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin annesinin alzheimer hastası olduğunu, müvekkilinin annesinin bakımını üstlendiğini ve aynı evde yaşadıklarını, olayın olduğu gün müvekkilinin annesi ...'ın rahatsızlandığını, gece boyunca kanla karışık istifra ettiğini, olay günü sabahı müvekkilinin annesinin durumu iyi olmadığı için ve özel araçla hastaneye götürmek konusunda tedirgin olduğu için 112 acili arayarak ambulans talep ettiğini, ambulans geldiğinde de hem müvekkilinin hem de eşi ...'ın sağlık ekibini "kesinlikle özel hastaneye götürmeyin" diyerek müvekkilinin maddi durumunun iyi olmaması nedeniyle uyardıklarını, ancak her ne kadar uyarıda bulunsalar da ambulansın müvekkilinin annesinin Özel Erciyes Kartal Hastanesi'ne götürdüğünü, müvekkilinin olayın ertesi günü İl Sağlık Müdürlüğü'ne bu hususa ilişkin şikayet dilekçesi sunduğunu, müvekkili ve eşinin de ambulansın peşinden araçla takip ettiklerini, bu esnada durumdan haberdar olan davalı ... ve kızı ...'nun da ayrı bir araçla peşlerinden gittiğini, müvekkilinin annesi ... için Özel Erciyes Kartal hastanesine acil girişi yapıldığını, ancak müdahale edilmediği halde müvekkilinden yüklü miktarda para istendiğini, müvekkilinin zaten maddi durumunun iyi olmadığı için özel hastaneye götürmekten imtina ederken mide kanamasından şüphelendikleri annesine hastane ücret yatırılmadığı için müdahale etmediklerini, müvekkili ile oradaki görevli ve o günün görevli acil doktoru arasında gerginlik ve tartışma çıktığını, annesinin hayati tehlikesinin olmasının müvekkilini daha da öfkeye soktuğunu, o halde şahsi araçla hastaneye götürme mecburiyetinde bırakıldığını, müvekkili ve eşi ...'ın Özel Erciyes Kartal Hastanesi'nden annesi ...'ı alarak Talas istikametinde yola çıktıklarını, müvekkilinin Ablası ... ve ablasının kızı ...'nun yine peşlerinden aynı istikamette yola çıktıklarını, müvekkilinin epilepsi hastası olduğunu, sıklıkla nöbet geçirdiğini, stres, sinir, öfke, yorgunluk ve yoğun duyguların müvekkilinin nöbet geçirmesini tetiklediğini, müvekkilinin olayın meydana geldiği sırada panikle hareket halinde olduğu için ve annesini bir an önce hastaneye yetiştirme telaşında olduğu için ve acilde annesine müdahale edilmemesi sebebiyle yaşanan gerginlik ve tartışmadan dolayı aşırı sinirlendiğini, yaşanan tüm bu durumların üst üste gelmesi hasebiyle epilepsi hastalığının tetiklenmesi sebebiyle hali hazır bulunan rahatsızlığından dolayı müvekkilinin direksiyon başında yaklaşık 30 saniye süren epilepsi nöbeti geçirdiğini, eşi ...'ın müvekkilinin nöbet geçirdiğini görünce paniklediğini ve o panikle hareket halindeki aracın kontağını kapattığını, hareket halindeki aracın kontağı kapatılınca direksiyonun kilitlendiğini, müvekkilinin nöbet geçirmesi sebebiyle araca müdahale edememesinden dolayı kullandığı aracın sağ ön tekerleğinin kaldırıma sürtünme sebebiyle parçalandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kastının bulunmadığını, kaza sonrasında müvekkilinin annesinin rahatsızlığı, yoğun bakımda kalma süreci, devamında annesinin vefatı, cenaze işlem ve ziyaretleri ile ilgilenmesi nedeniyle müvekkilinin yoğun bir süreç yaşadığını, olayın hemen sıcağıyla müvekkilini ifade vermesi için karakola götürdükleri için müvekkilinin daha sonra hastaneye gelebildiğini, müvekkilinin eşinin ambulansla müvekkilin annesine refakat ettiği için davacının ve yakınlarının hastanede uzaktan takipçisi olduğunu, davacının ailesinin kızgın ve sinirli hal sergilemelerinin müvekkilinin eşi ...'ı korkuttuğunu, müvekkiline ve davalı ...'na davacının ve ailesinin yanlarına hemen gitmemelerini, kavga edebileceklerini, çok kızgın ve sinirli göründüklerini söylediğini, kazanın sıcağıyla taraflar arasında herhangi bir kavga çıkmaması ve taraflar arasında serinleme süreci olması, sakinleşmeleri hasebiyle doğrudan davacı ve ailesiyle görüşmekten kaçınmak zorunda kaldıklarını, devamında da müvekkilinin annesinin vefat etmesinin bu sürecin uzamasına sebep olduğunu, ancak müvekkilinin ilk fırsatta davacı tarafı aradığını, durumunun nasıl olduğunu, bir ihtiyacının olup olmadığını sorduğunu, davacı yanın olumsuz tavırlar sergilediğini, müvekkilinin malulen emekli olduğunu, ekonomik gücünün mevcut şartlarda yetersiz olduğunu belirterek davacının haksız ve mesnetsiz tüm iddia ve taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkiline atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkilinin kazayla uzaktan yakından alakasının bulunmadığını, husumetin müvekkiline yöneltilmesinin hakka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, sigorta şirketi tarafından davacı tarafa ödeme yapıldığı halde tekrar talepte bulunulmasının zenginleşme amacı gütmekte olduğunu ve haksız yere yargıyı oyaladığını, yine manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak görülemeceğini, hukuken manevi tazminatın amacının mağdurun yaşadığı elemin hüznün bir nebze olsun hafifletilmesi amacıyla talep edilebileceğini, davacının kazadan kaynaklı yaşadığı hiçbir duygu halinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilmesinin hakka, hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davanın tarafı olmadığını, işbu davada müvekkili aleyhine yöneltilecek bir husus bulunmadığını, kazanın meydana gelişiyle müvekkilinin bir alakası olmadığını, müvekkili lehine husumet itirazında bulunduklarını, davacının zararı karşılanmasına ve kaza sonrası da kendisiyle iletişime geçilmesine rağmen zenginleşme amacı güttüğünü ve kötüniyetli olarak işbu davayı açtıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olaya karışan 36 ... plakalı davalı ... adına kayıtlı aracın ...-0-0 poliçe numarası ile 27/04/2020-2021 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde karayolları trafik kanunu zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, tedavi giderlerinden sayılan geçici iş göremezliğe ve geçici bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat talebinin sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu ve müvekkili şirketin bu talep nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını, davacının maluliyetinin "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’na gönderilmesine, kusur durumlarının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, mahkeme tarafından kusur durumunun tespitinden sonra aktüeryal hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüerler tarafından yerine getirilmesine, ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu'na müzekkere yazılmak suretiyle dava konusu kaza nedeniyle davacılara ödenen-bağlanan rücuya tabi gelirin peşin sermaye değerinin bulunup bulunmadığı ve var ise tenzile tabi tutarının sorulmasına karar verilmesine, mahkemece herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda tazminat tutarına uygulanacak faiz tür ve başlangıç tarihinde cevap dilekçesinde belirtikleri hususların dikkate alınmasına, davaya yönelik tüm beyanlarının dikkate alınmak suretiyle şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasına, trafik kazası tespit tutanağına, hastane dosyalarına, Adli Tıp Kurumu incelemesine, ... A.Ş.'nin poliçesi, mail kayıtları ile ödeme kayıtlarına, araç ruhsatlarına, sigorta poliçelerine, tanık beyanlarına, bilirkişi incelemesine, sağlık raporlarına, sarraf ve kuyum kalfalık belgesine, gelir araştırmasına ve yemine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... tarafından; İl Sağlık Müdürlüğü'ne verdiği şikayet dilekçesine, bu davalının epilepsi nöbeti geçirmesiyle ilgili görüntü kayıtlarına, epilepsi hastalığına ilişkin tedavi kayıtlarına, ***ın ölüm belgesine, telefon görüşme kayıtlarına, Özel Erciyes Kartal Hastanesi'nin acil giriş kayıtlarına, keşif ve bilirkişi incelemesine, isticvap ve yemine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... tarafından; Özel Erciyes Kartal Hastanesi ve Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi kayıtlarına, tanık anlatımlarına, araç sahiplik belgelerine, keşif ve bilirkişi incelemesine, isticvap ve yemine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ...Ş. tarafından; -...-0-0 numaralı Aksigorta A.Ş. Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesine, dava konusu kazaya ilişkin Aksigorta A.Ş. kayıtlarına, davacıya ait SGK kayıtlarına, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi incelemesine, SGK kayıtlarına, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın *** Soruşturma sayılı dosyasına, keşif ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın *** Soruşturma sayılı dosyasının Uyap kayıtları müzekkere yazılarak celp edilmiş ve dava dosyamız arasına alınmıştır.
Kayseri 18. Asliye Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak, *** Karar sayılı dava dosyasının akıbeti sorulmuş ve bu dava dosyası fiziken dosyamız arasına alınmıştır.
Davacının nüfus kayıt örneği Uyap sisteminden alınarak dava dosyasına eklenmiştir.
Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak, 36 ... plakalı aracın trafik kaza tarihi olan 29/08/2021 tarihinde malikinin kim olduğunun sorulmasına ve ilgili trafik kayıt örneklerinin gönderilmesi istenmiş, 02/02/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davalı ...Ş.'ne müzekkere yazılarak, olay tarihi itibariyle sigortalı bulunan 36 ... plakalı aracın 29/08/2021 tarihindeki trafik kazası nedeniyle ilgili davacı veya vekili tarafından davadan önce başvuruda bulunup bulunmadığına, başvuruda bulunmuş ise hangi tarihte bulunduğuna, başvuru ile ilgili karar verilip verilmediğine dair hususların sorulmuş, başvuruya dair tüm kayıt ve belgelerin, sigorta poliçesinin, hasar dosyasının, varsa ödemeye ilişkin kayıt ve belgelerin ve konu ile ilgili diğer tüm belgelerin okunabilir netlikteki onaylı suretlerinin gönderilmesi istenilmiştir. 01/06/2022 tarihli ve 01/07/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, davacı ...'ın sigortalı olup olmadığı, 29/08/2021 tarihindeki trafik kazası nedeniyle davacıya gelir veya maaş bağlanıp bağlanmadığı, ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise rücuya tabi olup olmadığı, ayrıca davacının sistemde kayıtlı ise kaç yıldır ne vasıfla nerede çalışıyor olduğu, bu işyerindeki toplam hizmet süresinin ne olduğu, kaza öncesi 3 aylık bordrolarının, beyan edilen aylık ücretinin ne olduğu sorulmuş, konuyla ilgili kayıt ve belge örnekleri istenilmiştir. 28/01/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne ve Kayseri Memorial Hastanesi'ne ayrı ayrı müzekkere yazılarak, 29/08/2021 tarihinde trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle; davacının muayene ve tedavi görmüşse hasta tabela, müşahade kağıtları, ekipriz raporları, ameliyat evrakları, tıbbi tahlil, reçete, rapor, tüm tıbbi kayıt ve belge, hasta dosyası örneği ile film ve grafilerin CD formatında birer suretinin gönderilmesi istenilmiş, davacının tedavisinin tamamlanıp tamamlanmadığı sorulmuş, davacının hastaneye giriş ve çıkış kayıtlarını gösterir dökümlerin gönderilmesi istenilmiş, davacı yönünden SGK ödemesi kasamı dışında kalan ve davacı tarafından karışlanan tedavi giderleri, katkı payı ödemeleri gibi ödemeler olup olmadığı sorularak, varsa buna ilişkin fatura, ödeme dekontu, makbuz ve sair belgelerin okunaklı örnekleriningönderilmesi istenilmiştir. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nin 02/03/2022 tarihli yazısı ile ve Kayseri Memorial Hastanesi'nin 20/01/2022 tarihli yazısı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacı ve davalı gerçek kişilerin sosyal ve ekonomik durumunun araştırılması için ilgili kolluk birimine müzekkereler yazılmıştır.
Kayseri Sarraflar Ve Kuyumcular Odası'na, Kayseri Ticaret Odası'na ve Kayseri Sanayi Odası'na müzekkere yazılarak kaza tarihi ve dava tarihi itibariyle altın işleme kalfasının net gelirinin tespit edilmesi için yazılar yazılmıştır. Kayseri Sarraflar Ve Kuyumcular Odası'nın 16/06/2022 tarihli yazısı, Kayseri Ticaret Odası'nın 04/01/2022 tarihli yazısı ve Kayseri Sanayi Odası'nın 04/01/2022 tarihli yazısı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
... Kuyumculuk A.Ş.'ne müzekkere yazılarak davacının trafik kaza tarihi olan 29/08/2021 tarihinden bu yana tüm maaş bordro örneklerinin ve çalışması karşılığı elde ettiği gelirlerini gösterir kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize 09/06/2022 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.
Ankara Kuyumcular Ve Saatçiler Odası'na ve İstanbul Kuyumcular Ve Saatçiler Odası'na müzekkere yazılarak bir kuyumcu kalfasının meslekte 5 - 10 -15 -20 yıl çalışmışlık ve kıdem süresi ayrı ayrı değerlendirilerek güncel ortalama net gelirinin sorulmuştur. Bu müzekkeremize Ankara Kuyumcular Ve Saatçiler Odası'nın 09/06/2022 tarihli yazısı ve İstanbul Kuyumcular Ve Saatçiler Odası'nın 12/08/2022 tarihli yazısı ile cevap verilmiştir.
Altın ve gümüş işleme kalfalığı yapanların gelir durumuna ilişkin TÜİK verileri ilgili portaldan alınarak dava dosyasına eklenmiştir.
Taraflarca delil olarak dayanılan bir kısım kayıt ve belgeler dilekçelerinin ekinde dava dosyasına sunulmuştur.
Yargılama sırasında taraflarca bildirilen tanıklar usulünce dinlenmişlerdir.
Davacı tanığı ... duruşmada; "Davacı benim arkadaşım olur. Davacı kuyumcu atölyesinde çalışmaktadır. Şu an 8.500,00-TL maaş aldığını biliyorum. İş yerinin adı ... Kuyumculuk'tur. Kazadan sonra ameliyat geçirmiştir, ancak sayısını bilmemekteyim. Evde 3 ay kadar yattı. Davacının sırtında yaralar vardır. Geçen aylarda denize gittiğimizde tişörünü milletten çekindiği için çıkartmak istemedi. Milletten çekindiği için dışarı çıkamıyordu. Hemen geri eve dönmek istiyordu. Benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... duruşmada; "Davacı benim iş arkadaşı olur. Şu anda 8.500,00-TL ücret almaktadır. Kendisi kuyumcu kalfasıdır. Davacının yaptığı iş bilezik imalatıdır. Kuyumculuk işleridir. Şu anda ... Kuyumculuk'ta çalışmaktadır. Kaza sonrası 3 ay yattı. Ameliyat geçirmedi. Kendisi kazadan sonra iyi olamayacağım diye takıntı yapmıştı. Kendisi bazı sıkıntılar yaşadı. Kendisinde kazadan sonra ruhsal anlamda bir değişim olmuştur. Davacı geçen yıl 7.500,00-TL civarında maaş almaktaydı. Davacıda mesleğini etkileyecek şekilde güç kaybı olmuştur. Benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... duruşmada; "Kocam şuanda 8.500,00-TL maaş almaktadır. ... Kuyumculuk isimli iş yerinde çalışmaktadır. Maaşının nasıl yattığını bilmiyorum. Geçen sene 7.000,00-TL alıyordu. Eşim kazadan sonra evde 3 ay yattı. Eşim hala şu anda psikolojik tedavi görmektedir. Geceleri uyuyamıyor. Uykusundan uyanmaktadır. Fiziksel rahatsızlıkları vardır. Çok fazla oturamıyor. Ayakta duramıyor. 3 ay içinde çok fazla sıkıntı çektik. Eşimin her türlü özel ihtiyaçlarını (tuvalet v.b. )ihtiyacını ben karşıladım. Abdulkaffar ve Niymet Hanım kazadan sonra geldiler. Abdulkaffar Bey eşimin halini görmesine rağmen bizden aracının tamir masraflarını talep etti. Eşi Niymet Hanım geçer kırıktır bu kadar abartmayın gibi beyanlarda bulundu. Umursamadılar. Hor gördüler bu durumlar bizim zorumuza gitti. Benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı ... tanığı ... duruşmada; "Davalı ... benim annem olur. Rahmetli anneannem hastanede rahatsızlandığından özel hastaneden kendisinin çıkışını aldık. Hastanede bir gerginlik yaşandı. Abdulkaffar dayım olur. Kendisinin epilepsi rahatsızlığı vardır. Gerginlik ve sinir stres kendisine gelmemektedir. Hastaneden çıktık. Dayımın aracın bizden 100 - 150 metre öndeydi. Kazanın olduğunu gördük. Şahıs yerde yatıyordu. Baygındı. Kendisine yardım etmeye çalıştık. Dayım kriz geçirdiği için kaza olduktan sonra duramamış ve devam etmiş yaklaşık 500 metre sonra Abdulkaffar'ın sürdüğü aracı gördüm. Dayım ve yengem ... aracın başında bekliyorlardı. Gittiğimizde dayım kendinde değildi. Sağa sola bakınıyordu. Ne olduğunun bilincinde değildi. Yengem de kendide değildi. Dayım nöbet geçirmiş. kazadan sonra gerginlik olmasın diye yanlarına uğrayamadık. Abdulkaffar'ın aracında yengem Fatma'da vardı. Dayım Abdulkaffar zorunluluktan dolayı araç kullanmıştır. Çünkü anneannem mide kanaması geçiriyordu ve hastaneye acil yetiştirilmesi gerekiyordu. Ananemin bulunduğu aracın hızlı gitmesi gerekiyordu. Ben de acemi olduğum için hasta götürmek için kendime güvenemedim. Ayrıca arkadan gelecek kişiler de vardı. Benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı ... tanığı *** duruşmada; "Ben Abdulkaffar'ın eşi olurum. Kayın validem hastaydı. 112'yi aradık. Mide kanaması geçirdiğini ambulansçılar bize söyledi. Biz şehir hastanesine veya fakülte hastanesine götürmelerini söyledik. Bizi Özel Erciyes Hastanesi'ne götürdüler. Daha sonra kayın validemi üniversiteye götürürken hastanedeki olaylardan dolayı eşim epilepsi krizi geçirdi. Davacıya çarptı. Eşim aracı durduramadı. Ben kendim durdurdum. Ben arkadaydım. Kontağı kapattım. Aracı bu şekilde ben durdurdum. Eşimi yoldan geçen yabancılar arabadan çıkardı. Kendisi hareket edemiyordu. Ben, eşim Abdulkaffar ve kayınvalidem üçümüz aynı araçtaydık. Ben şoförün arka tarafındaydım. Kazadan sonra geçmiş olsuna gittik. Davacının eşi ile sohbet ettik. dedi. Benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı ... tanığı Murat Yılmaz duruşmada; "Ben Selçuklu Mahalle muhtarıyım. Abdulkaffar Bey de muhtar azalarından bir tanesidir. Abdulkaffar Bey beni kaza günü aradı. Karşı tarafa ulaşamadığını söyledi. Karşı tarafa emniyetle görüşüp nasıl oldular durumlarını sormak için aramamı istedi. Ben karakolu aradığımda karşı tarafın görüşmek istemediğini, görüşmek isteyince bilgi vereceklerini bize söylediler. 5 - 6 gün sonra haber geldi. Ben telefon numarasına ulaştıktan sonra Hamdi Bey'i aradım. 1 ya da 2 gün sonra Hamdi Bey'den randevu alarak ufak bir hediye ile ziyaretine gittik. Ben aracılık ettim. Benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
HMK’nın 266-268. maddeleri uyarınca dosyanın re'sen seçilecek bir makine mühendisi bilirkişiye tevdii ile; dosya kapsamındaki belgeler, araçların hasarlandığı yer hasarlanma şekli ve tüm hususlar göz önünde bulundurularak dava konusu kazanın kural ihlallerinin tespiti ile kazanın oluş şekline dair kroki çizilmesi hususlarında rapor alınmasına karar verilmiştir.
Makine Mühendisi bilirkişi Şükrü Su tarafından düzenlenen 16/05/2022 tarihli raporda özetle; "Bahse konu trafik kazasında, 36 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... 2918 sayılı KTK'nun m.52/1-c, m.56/1-c, m.84/d (kod 04) gereğince asli kural ihlalinin olduğu, engelli aracı sürücüsü ... seyir davranışında aracına arkadan çarpılmakla, atfı kabil kural ihlalinin olmadığı" belirtilmiştir.
Tedavi evrak ve grafilerinin celbinden sonra davacının Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'na sevk edilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde; davaya konu 29/08/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle; a. Kaç gün iş ve güçten kaldığı, b. Kaç günde iyileşeceği,
c. Sürekli iş görmezlik durumu ve oranı, d. Yaralanmasının bu kaza ile illiyet bağı olup olmadığı, e. Bakıcıya muhtaç olup olmadığı ve süresinin tespiti bakımından rapor düzenlenmesi istenilmiştir.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 29/11/2022 tarihli raporda özetle; "Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, ...'ın 29/08/2021 tarihli trafik kazasına bağlı kemik (glenoid, asetabulum, L3 vertebra korpus/çökme, lamina ve transvers proces) kırıkları ve tedaviyle işlevselliği kısmen düzelen uyum bozukluğu nedeniyle; üç (3) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı tıbbi şifa süresinin 3 (üç) ay olduğu, bir (1) ay süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %30 (yüzde otuz) olduğu" bildirilmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı emsal ilamında belirttiği üzere özellikle trafik kazası sonrası oluşan psikiyatrik rahatsızlıklarla ilgili olarak ilgili yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranlarının tespiti açısından Üniversite Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan rapor ile hüküm kurulamayacağından davalıların Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 29/11/2022 tarihli rapora karşı davalı tarafın itirazının kabulü ile dava dosyasının Adli Tıp Kurumu İstanbul İhtisas Dairesi'ne sevk edilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde; davaya konu 22/01/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının; a. Kaç gün iş ve güçten kaldığı, b. Kaç günde iyileşeceği,
c. Sürekli iş görmezlik durumu ve oranı, d. Yaralanmasının bu kaza ile illiyet bağı olup olmadığı, e.Bakıcıya muhtaç olup olmadığı ve süresi noktasında rapor alınmasına karar verilmiştir.
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 27/09/2023 tarihli raporda özetle; "İsmail ve Ender oğlu, 09/10/1987 doğumlu, ...'ın 29/08/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; I.Kas-iskelet sistemi, omurgaya ait sorunlar, lomber omurganın özürlülük oranları, Tablo 1.1, Kategori II’ye göre; %8, II.Kas iskelet sistemi: kalça hareket kısıtlılığı Tablo 3.8 a ve b’ye göre; Alt ekstremite özürlülüğü %5 olup, Tablo 3.2’ye göre: %3, III.Zihinsel, ruhsal, davranışsal bozukluklar, geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar, C-Travma sonrası stres bozukluğu, tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen, %40 olduğu, ½ klinik indirimle %20, Balthazard formülüne göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %29 (yüzde yirmi dokuz) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, 3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 2 (iki) ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği" şeklinde bildirilmiştir.
İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir aktüer bilirkişiye tevdine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, nüfus kaydı, sosyal ve ekonomik durum araştırması, kusur raporu, iş göremezlik raporu, SGK kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, savcılık soruşturma dosyası ve diğer tüm dosya kapsamı incelenmek sureti ile davacının iddia ve talep olunan maddi zararları yönünden yerleşik Yargıtay uygulamaları doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 arttırım %10 iskonto yönteminin kullanılması, 1,8 teknik faizin ise kullanılmaması sureti ile aktüer hesabının yapılması, ZMMS poliçesindeki teminat konularının ve teminat limitlerinin belirtilmesi sureti ile hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Aktüer Bilirkişi İbrahim Toksöz tarafından düzenlenen 25/03/2024 tarihli raporda özetle;
"1.Durum: Mahkeme davacının asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği kanaatinde olması halinde davacının dava konusu kaza sonrasında;
İş göremezlik zararının 4.064,51-TL (Talep 100,00-TL)
Bakıcı gideri zararının 7.155,00-TL (Talep 100,00-TL)
Toplam (iş göremezlik ve bakıcı gideri) zararının 11.219,51-TL olduğu, söz konusu zararın ibra edilen 430.000,00-TL kapsamında kalması sebebiyle davalı sürücü ve araç maliki sigortalının da söz konusu zararlardan dolayı sorumlulukları bulunmadığı, Sürekli iş göremezlik zararının 2.317.464,88-TL (Talep 100,00-TL) olduğu, söz konusu zararın ibra edilen 430.000,00-TL üzerinde kalan olan 1.887.464,88-TL'ndan sürücü araç maliki sigortalının sorumlu olduğu,
II. Durum: Mahkeme davacının asgari ücretin 1,34 katı düzeyinde gelir elde ettiği kanaatinde olması halinde davacının dava konusu kaza sonrasında;
-
Geçici iş göremezlik zararının 7.014,18-TL (Talep 100,00-TL)
-
Bakıcı gideri zararının 9.587,70-TL (Talep 100,00-TL)
Toplam (geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri) zararının 16.601,88-TL olduğu, söz konusu zararın ibra edilen 430.000,00-TL kapsamında kalması sebebiyle davalı sürücü ve araç maliki sigortalının da söz konusu zararlardan dolayı sorumlulukları bulunmadığı, - Sürekli iş göremezlik zararının 2.813.540,13-TL (Talep 100,00-TL) olduğu, söz konusu zararın ibra edilen 430.000,00- TL üzerinde kalan olan 2.383.540,129-TL'ndan sürücü ve araç maliki sigortalının sorumlu olduğu,
III. Durum: Mahkeme davacının asgari ücretin 2,48 katı düzeyinde gelir elde ettiği kanaatinde olması halinde davacının dava konusu kaza sonrasında; geçici iş göremezlik zararının 16.904,27- TL (Talep 100,00-TL), bakıcı gideri zararının 17.744,40-TL (Talep 100,00-TL) toplam (geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri) zararının 34.648,67-TL olduğu, söz konusu zararın ibra edilen 430.000,00-TL kapsamında kalması sebebiyle davalı sürücü ve araç maliki sigortalının da söz konusu zararlardan dolayı sorumlulukları bulunmadığı, Sürekli iş göremezlik zararının 4.476.851,26-TL (Talep 100,00-TL) olduğu konusu zararın ibra edilen 430.000,00-TL üzerinde kalan olan 4.046.851,26-TL'ndan ortalının sorumlu olduğu" belirtilmiştir.
Davacı vekili 13/02/2023 tarihli dilekçesi ile; "...Davalı ...Ş.'nin poliçe teminat limiti olan 430.000-TL açısından davalı ... AŞ. ile davalı ... (sigortalı) 'dan maddi tazminat talebimizden feragat ediyoruz. Mahkemece bilirkişi marifetiyle yapılacak maddi tazminat hesaplamasında sigorta teminat limiti olan 430.000,00-TL'nin dışlanarak hesaplama yapılmasını vekaleten talep ederiz.." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle, 6098 sayılı TBK'nun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ile 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi gereğince manevi tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava dosyasında yargılama öncelikle tek hakim tarafından yapılmakta iken talep arttırım dilekçesi ile dava değerinin arttırılması sebebiyle mahkememiz heyetine tevdi edilmiş ve yargılama mahkememiz heyeti tarafında yürütülerek sonlandırılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları;
29/08/2021 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu, bu kazada yaralanmasından dolayı davacının geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararına ilişkin maddi zararı bulunup bulunmadığı, varsa maddi zararlarından tüm davalıların sorumlu olup olmadığı, yine davalının manevi zararının bulunup bulunmadığı, varsa manevi zararından davalılar ... ve ...'nun sorumlu olup olmadıkları noktalarında toplanmaktadır.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."
Davalı ...'nin 01/06/2022 ve 01/07/2022 tarihli yazılarının ekindeki belgelerden davacının 05/11/2021 tarihli dilekçe ile bu davalı ... şirketine başvurusu olduğu anlaşılmakla KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının mevcut olduğu değerlendirilmiştir.
Kusur durumunun değerlendirmesinde;
Mahkememizce görevlendirilen Trafik Makine Mühendisi Bilirkişi *** tarafından düzenlenen 16/05/2022 tarihli raporda özetle; "29/08/2021 tarihinde gündüz saat 14:00 sularında Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Köşk Mahallesi, Talas Bulvarı, Yan Yol, CF0056 sayılı aydınlatma direği hizasında, meskun mahal içi, hız limitinin 70 km/h olduğu, bölünmüş, asfalt kaplama, servis yolu, düz, eğimsiz, iki şeritli, şerit çizgili yolda "dikkat yavaş" trafik işaret levhasının olduğu, trafik lambasının, yolda çalışmanın, görüşe engel durumun, araçlar haricinde hasar gören unsurun olmadığı, havanın açık ve zeminin kuru olduğu yol şartlarında sürücüsü ...'ın olduğu 36 ... plaka sayılı Renault Clio marka 2001 model otomobil ile sürücüsü ... olan engelli aracı arasında yol üzerinde arkadan çarpma şeklinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Tüm dosya bilgilerine göre 29/08/2021 tarihinde gündüz saat 14:00 sularında sürücü ...'ın olduğu 36 ... plaka sayılı aracı ile Melikgazi İlçesi, Kartal Kavşağı istikametinden Talas İlçesi istikametine Talas Bulvarı, Yan Yol üzerinde iken Milli Eğitim Müdürlüğü binası (CF0056 sayılı aydınlatma direği) hizasına geldiğinde aracın ön kısımları ile, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki akülü engelli aracı ile aynı yolda, aynı istikamette, sağ şeritte seyir halinde iken arka kısımlarına çarpılmakla iki araçlı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Engelli aracının çarpma noktasından 20 metre ileride olduğu, 36 ... plaka sayılı aracın ise 500 metre ileride durduğu anlaşılmaktadır. 36 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... şehir içi yol seyrinde aracının hızını dikkate alarak önündeki seyir halindeki engelli aracı ile arasında güvenli sürüş mesafesini koruması, yol şartlarından ve araçların manevralarından kaynaklanacak riskleri öngörerek hızını legal sınırlarda tutması ve kontrollü seyretmesi gerekirken aykırı davranışı ile gerekli dikkat ve özeni sağlayamadığı, dolayısıyla arkadan çarpmakla kural ihlalinin olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Engelli aracı sürücü ...'ın ise seyir şartları gereği seyrinde arkadan gelen aracın çarpmasını öngöremeyeceği ve etken kural ihlalinin olmadığı kanaatine varılmıştır. Trafik kuralları bakımından yapılan inceleme ve değerlendirmeye göre, trafik kazasında 36 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... 2918 sayılı KTK'nun 52/1-c maddesinde "Diğer bir aracı izlerken ... Güvenli bir mesafe bırakmak", 56/1-c maddesindeki "Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek" kural ihlalleri ve 84/d (kod 04) maddesi "Arkadan çarpma" asli kural ihlalinin olduğu kanaatine varılmıştır. Engelli aracı sürücü ...'ın ise seyir davranışında aracına arkadan çarpılmakla atfı kabil kural ihlalinin olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak; bahse konu trafik kazasında, 36 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... 2918 sayılı KTK'nun m.52/1-c, m.56/1-c, m.84/d (kod 04) gereğince asli kural ihlalinin olduğu, engelli aracı sürücüsü ... seyir davranışında aracına arkadan çarpılmakla, atfı kabil kural ihlalinin olmadığı" belirtilmiştir.
Bu rapor trafik kaza tespit tutanağı, Kayseri 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ***Karar sayılı dava dosyasından alınan Bilirkişi Hüseyin Yılmaz tarafından düzenlenen 12/01/2023 tarihli rapor ve dava dosyamız kapsamında bulunan diğer tüm delillerle örtüşmekte olup yasal dayanaklarının açıklandığı, denetime ve hüküm vermeye olduğu dikkate alınarak mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. Davalı sürücü ...'ın epilepsi hastası olması, annesine acil servisinde müdahale edilmemesi gibi nedenler ve bu davalının tüm dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmiş olsaydı dahi kazanın kaçınılmaz olduğuna yönelik davalı savunmalarının ise dosya kapsamındaki delillerle uyuşmadığı ve bunlara itibar edilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Trafik kaza tespit tutanağı içeriği ve dosya kapsamındaki diğer delillere göre davacı sürücü ...'ın kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığına ilişkin delil bulunmadığı, başkaca iddia ve ispatlanmış mütefarik kusurunun da olmadığı görülmekle TBK'nun 52. maddesi uyarınca mütefarik kusur indirimi yapılması gerek olmadığı düşünülmüştür.
Geçici ve sürekli iş göremezlik durumuna ve bakıcı ihtiyacına ilişkin değerlendirmede;
Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.
"Cismani zarar halinde lazım gelen zarar ve ziyan" başlığı altında düzenlenen TBK'nun 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.
Davacı ...'ın davaya konu trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanan psikolojik rahatsızlıklarının da olduğu ileri sürüldüğünden, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı emsal ilamı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 27/09/2023 tarihli raporda özetle; "İsmail ve Ender oğlu, 09/10/1987 doğumlu, ...'ın 29/08/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; I.Kas-iskelet sistemi, omurgaya ait sorunlar, lomber omurganın özürlülük oranları, Tablo 1.1, Kategori II’ye göre; %8, II.Kas iskelet sistemi: kalça hareket kısıtlılığı Tablo 3.8 a ve b’ye göre; Alt ekstremite özürlülüğü %5 olup, Tablo 3.2’ye göre: %3, III.Zihinsel, ruhsal, davranışsal bozukluklar, geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar, C-Travma sonrası stres bozukluğu, tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen, %40 olduğu, ½ klinik indirimle %20, Balthazard formülüne göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %29 (yüzde yirmi dokuz) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, 3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 2 (iki) ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği" belirtilmiştir.
Eldeki davada, mahkememizce, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan davacı ... hakkında alınmış olan 27/09/2023 tarihli "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında alınmış olan rapor, mevzuata uygun kuruluşlardan ve maluliyet yönünden mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak alınmış olup maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olup, aksi yönündeki davalı tarafının itirazları yerinde görülmemiştir. Bu raporun, daha önce alınan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 29/11/2022 tarihli rapor ile ve dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve bu rapor mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, *** Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "genel şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. H.D.'nin 22/12/2020 tarihli, *** Karar sayılı emsal ilamı).
Mahkememizce görevlendirilen Aktüer Bilirkişi İbrahim Toksöz tarafından düzenlenen 25/03/2024 tarihli raporda özetle;
"I.Durum: Mahkeme davacının asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği kanaatinde olması halinde davacının dava konusu kaza sonrasında;
İş göremezlik zararının 4.064,51-TL (Talep 100,00-TL)
Bakıcı gideri zararının 7.155,00-TL (Talep 100,00-TL)
Toplam (iş göremezlik ve bakıcı gideri) zararının 11.219,51-TL olduğu, söz konusu zararın ibra edilen 430.000,00-TL kapsamında kalması sebebiyle davalı sürücü ve araç maliki sigortalının da söz konusu zararlardan dolayı sorumlulukları bulunmadığı, sürekli iş göremezlik zararının 2.317.464,88-TL (Talep 100,00-TL) olduğu, söz konusu zararın ibra edilen 430.000,00-TL üzerinde kalan olan 1.887.464,88-TL'ndan sürücü araç maliki sigortalının sorumlu olduğu,
II. Durum: Mahkeme davacının asgari ücretin 1,34 katı düzeyinde gelir elde ettiği kanaatinde olması halinde davacının dava konusu kaza sonrasında;
-
Geçici iş göremezlik zararının 7.014,18-TL (Talep 100,00-TL)
-
Bakıcı gideri zararının 9.587,70-TL (Talep 100,00-TL)
Toplam (geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri) zararının 16.601,88-TL olduğu, söz konusu zararın ibra edilen 430.000,00-TL kapsamında kalması sebebiyle davalı sürücü ve araç maliki sigortalının da söz konusu zararlardan dolayı sorumlulukları bulunmadığı, sürekli iş göremezlik zararının 2.813.540,13-TL (Talep 100,00-TL) olduğu, söz konusu zararın ibra edilen 430.000,00- TL üzerinde kalan olan 2.383.540,129-TL'ndan sürücü ve araç maliki sigortalının sorumlu olduğu,
III. Durum: Mahkeme davacının asgari ücretin 2,48 katı düzeyinde gelir elde ettiği kanaatinde olması halinde davacının dava konusu kaza sonrasında; geçici iş göremezlik zararının 16.904,27-TL (Talep 100,00-TL), bakıcı gideri zararının 17.744,40-TL (Talep 100,00-TL) toplam (geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri) zararının 34.648,67-TL olduğu, söz konusu zararın ibra edilen 430.000,00-TL kapsamında kalması sebebiyle davalı sürücü ve araç maliki sigortalının da söz konusu zararlardan dolayı sorumlulukları bulunmadığı, sürekli iş göremezlik zararının 4.476.851,26-TL (Talep 100,00-TL) olduğu konusu zararın ibra edilen 430.000,00-TL üzerinde kalan olan 4.046.851,26-TL'ndan ortalının sorumlu olduğu" belirtilmiştir.
Aktüer Bilirkişi İbrahim Toksöz tarafından davacının gelir durumuna yönelik olarak alternatifli düzenlenen bu raporda, zararın belirlenmesi bakımından TRH yaşam tablosu ve %10 arttırma %10 iskonto uygulanmak sureti ile hesaplama yapıldığı, mahkememizce davacının gelir durumunu tespit amacıyla yaptığı iş ile ilgili emsal gelir durumunun araştırıldığı, elde edilen veriler ve toplanan delillere göre davacının asgari ücretin 1,34 katı düzeyinde gelir elde ettiğine yönelik mahkememizce kanaat edinildiği, bu durumda aktüer bilirkişinin alternatifli olarak yaptığı " II. Durum" seçeneğindeki hesaplamalarının somut olaya uygun olduğu görülmekle bu seçenekli hesaplama mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmış ve davalı tarafın aksi yöndeki beyan ve itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/1949 E., 2024/1005 K. sayılı emsal karar ilamı).
Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;
Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararlarının da bu kapsamda olmasına, sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince, sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, davacının geçici iş göremezlik tazminatını, davalı ... şirketinden talep edebilmesine, her ne kadar davalı tarafından ZMSS yeni genel şartları ve 6111 Sayılı Yasa ile değişiklik yapılan 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi gereğince geçici iş görmezlik zararlarının tedavi giderleri kapsamında olduğundan bahisle, SGK'nın sorumluluğunda olduğu iddia edilmiş ise de, genel şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmayıp, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenlemenin de yer almamasına göre mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmış olup, davalı ...Ş. vekilinin bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
Buna göre davacının trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik zararından ve bakıcı gideri zararından haksız fiil hükümlerine göre 36 ... plaka sayılı aracın sürücüsü olan davalı ...'dan, 36 ... plaka sayılı aracın maliki ve işleteni olan davalı ...'ndan ve yine bu aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ...Ş.'nden talep etmesinin mümkün olduğu, adı geçen davalı ... şirketinin sorumluluğunun ZMMS poliçesi sağlık/tedavi giderleri ve sakatlık/ölüm teminatı olarak ayrı ayrı teminat limiti olan 430.000,00'er TL ile sınırlı olduğu değerlendirilmiştir.
Bilindiği üzere, trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören maddi ve manevi zararını kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 49. ve 54 ile 56. maddeleri uyarınca sürücüden (somut olayımızda davalı ...'dan) isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca aracın maliki işleten sayıldığından araç malikinden (somut olayımızda davalı ...'ndan) de zararın tazmini talep edilebilir.
Davacının kısmi feragat ve sulh beyanı;
Davacı vekili 13/02/2023 tarihli dilekçesinde "... Sigorta şirketi ile yapılan anlaşmaya göre; sigorta şirketinin poliçede teminat altında alınan 430.000,00-TL'lık kısmı için dosyasındaki maddi tazminat taleplerine ilişkin anapara, işlemiş ve işleyecek faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin taleplerimizden Aksigorta A.Ş. ve onun sigortalısı lehine feragat edeceğimiz belirtilmiştir. Bu haliyle davalı ... şirketinden herhangi bir alacak talebimiz kalmamıştır. Müvekkilin maddi tazminatına ilişkin yapılacak bilirkişi hesaplamasında poliçe teminat limiti olan 430.000,00- TL'nın mahsup edilerek varsa arta kalan kısmının hesaplanması gerekmektedir. Poliçe limiti üzerinde olan hususta Sigorta şirketi haricinde diğer davalılardan talebimiz bulunmaktadır.
Yukarıda izah ettiğimiz ve resen dikkate alınacak sair hususlar sebebiyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla sadece; davalı ...Ş.'nin poliçe teminat limiti olan 430.000,00-TL açısından davalı ...Ş. ile davalı ... (sigortalı)'ndan maddi tazminat talebimizden feragat ediyoruz. Mahkemece bilirkişi marifetiyle yapılacak maddi tazminat hesaplamasında sigorta teminat limiti olan 430.000,00-TL'nın dışlanarak hesaplama yapılmasını vekaleten talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava dosyasının yapılan incelemesinde dosya içindeki vekaletnamesinde davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin olduğu ve vekaletnamede ismi yazılı olan vekilin, 13/02/2023 tarihli feragat dilekçesi veren vekil olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce hüküm tesis edilirken feragat beyanı göz önünde bulundurulmuştur.
Davalı ...Ş. vekili 26/01/2023 tarihli dilekçesinde "... Mahkemenin yukarıda esas numarası belirtilen dosyası üzerinden görülmekte olan tazminat davasında, davacı vekili ile akdedilen 25/01/2023 tarihli ibraname çerçevesinde sulh olunmuş, davacı taraf ekli sulh ibranamede belirlenen ödemenin yapılması ile birlikte davadan feragat ve müvekkili, dava konusu ihtilaf bakımından ibra etmişlerdir. Davacı vekilinin ekli ibraname kapsamında davadan feragat etmesi halinde tarafımızca da, hiçbir vekâlet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunulmayacağı hususunu Mahkemenin bilgilerine sunar, sulh sebebi ile davanın reddine karar verilmesini saygı ile talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuş ve dilekçesi ekinde 25/01/2023 tarihli "makbuz, ibraname ve feragatname" başlıklı belge örneğini sunmuştur.
HMK'nun 311. maddesi gereğince davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Davacı tarafından HMK'nun 307. ve devamı maddelerine uygun olarak talep sonucundan vazgeçildiğinden, yani davadan feragat edildiğinden dolayı feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Eldeki davada haksız çıkmış değildir. Ayrıca davacının feragat beyanı davanın esasından (özünden) feragat değil, davalı ... tarafından davanın açılmasından sonra yapılan ödemeden dolayı maddi tazminat talebinden vazgeçmeye ilişkindir. Bu durum karşısında mahkememizce, kendini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Yine davalı ... tarafından vekalet ücreti istenilmediği de dikkate alınmıştır. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın *** Karar sayılı içtihatları).
Davalı ...Ş. vekili 23/01/2023 tarihli dilekçesi ile"...tazminat davasında, davacı vekili ile akdedilen 25/01/2023 tarihli ibraname çerçevesinde sulh olunmuş, davacı taraf ekli sulh ibranamede belirlenen ödemenin yapılması ile birlikte davadan feragat ve müvekkili, dava konusu ihtilaf bakımından ibra etmişlerdir. Davacı vekilinin ekli ibraname kapsamında davadan feragat etmesi halinde tarafımızca da, hiç bir vekâlet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunulmayacağı.." şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Davalı ...Ş. vekilinin 23/01/2023 tarihli dilekçesi ekinde 25/01/2023 tarihli "Makbuz, İbraname ve Feragatname" başlıklı belge örneği sunulmuştur. İncelenmesinde "... Bu ibraname ile kararlaştırılan bedelin tamamen ödenmesiyle birlikte; hasara, hasar dosyasına, poliçede yer alan 430.000,00-TL azami limitli maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin ve / veya faiz talebi, asli ve fer'ileri kapsamında hak ve talebimizin olmadığını, olmayacağını, işbu tazminattan dolayı ... A.Ş.'ne ve onun sigortalısına karşı herhangi bir itiraz, def'i ve her ne nam altında olursa olsun herhangi bir talep, dava ileri sürülmeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder, poliçeye konu tazminat yönünden fazlaya ilişkin hak, alacak ve talepler ile tazminata ilişkin herhangi bir dava ve hukuki işlem başlatma yoluna gitmeyeceğimizi, ...-0-0 numaralı ZMMS poliçesinin azami limitlerini (430.000,00-TL) aşan kısım yönünden sigortalı araç işleten ve sürücüsüne yönelik yasal hakların saklı tutulduğunu, ödemenin yapılmasını takip eden 7 günlük süre içerisinde Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** Esas sayılı dosyasındaki maddi tazminat taleplerine ilişkin anapara, işlemiş ve işleyecek faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin taleplerimizden ... A.Ş. ve onun sigortalısı lehine feragat edeceğimizi kabul, beyan taahhüt ve imza ederiz. ..." yazdığı görülmüştür.
Davacının talep arttırım istemi;
Davacı vekili 18/04/2024 tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle "... dosya kapsamında meydana gelen kaza sebebiyle müvekkilin geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişin tazminat hesapları alternatifli olarak hesap edilmiştir. Söz konusu raporda aleyhe olan hususları kabul etmediğimizi bildiririz. Söz konusu dosya da daha önce dosyaya sunulmuş olan 13/02/2023 tarihli feragat dilekçesi ile "sigorta şirketinin poliçede teminat altında alınan 430.000,00-TL'lık kısmı için dosyasındaki maddi tazminat taleplerine ilişkin anapara, işlemiş ve işleyecek faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin taleplerimizden, bu bedellerin sigorta tarafından ödenmesi üzerine ... A.Ş. ve onun sigortalısı olan davalı ... Saraçoğlun'dan feragat edilmiştir." Söz konusu raporda iş bu husus göz önüne alınarak 430.000,00-TL düşülmek kaydı ile hesap edilmiştir. Raporda aleyhe olan hususları kabul etmediğimizi ve fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımızı saklı tutuğumuzu bildirmekle müvekkilin alacaklarını bilirkişi raporunda belirtmiş olan 2. duruma göre artırma lüzumu meydana gelmiştir. Zira müvekkilin uzun yıllardır Kuyumculuk sektöründe usta olarak çalışması ve TÜİK verileri de nazara alındığında bu bedelden artırım yapılmıştır. Müvekkilin kıdemi, ustalığı, bulunduğu sektör nazara alındığında asgari ücret ile çalışmayacağı da aşikardır. Geçici iş görmezlik zararı olarak 100,00-TL talep edilmiş olup talebimizi raporda 2. durumda belirlenmiş olan 7.014,18-TL olarak artırıyoruz. Talebimizin kaza tarihi olan 05/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesi, (Söz konusu alacağın feragat sınırının altında kalması sebebiyle diğer davalılardan talebimiz bulunmamaktadır.) Bakıcı Gideri zararı olarak 100,00-TL talep edilmiş olup talebimizi raporda 2. durumda belirlenmiş olan 9.587,70-TL olarak artırıyoruz. Talebimizin kaza tarihi olan 05/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesi talep ederiz. (Söz konusu alacağın feragat sınırının altında kalması sebebiyle diğer davalılardan talebimiz bulunmamaktadır.) Sürekli iş görmezlik zararı olarak 100,00-TL talep edilmiş olup talebimizi raporda 2. durumda belirlenmiş olan 2.383.540,12-TL olarak artırıyoruz. Talebimizin kaza tarihi olan 05/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'ndan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesi talep ederiz. Yine müvekkilimiz lehine 100.000-TL manevi tazminatın alacak davası olarak davalılar Abdulkaffar ve Niymet' den kaza tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ederiz.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı tutulmak kaydı ile; geçici iş görmezlik zararı olarak 7.014,18-TL'nın kaza tarihi olan 05/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesi, (Söz konusu alacağın feragat sınırının altında kalması sebebiyle diğer davalılardan talebimiz bulunmamaktadır.) Bakıcı gideri zararı olarak 9.587,70-TL'nın kaza tarihi olan 05/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesi, (Söz konusu alacağın feragat sınırının altında kalması sebebiyle diğer davalılardan talebimiz bulunmamaktadır.). Sürekli iş görmezlik zararı olarak 100,00-TL talep edilmiş olup talebimizi raporda 2. durumda belirlenmiş olan 2.383.540,12- TL olarak artırıyoruz. Talebimizin kaza tarihi olan 05/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'ndan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesi talep ederiz. Yine müvekkilimiz lehine 100.000,00-TL manevi tazminatın alacak davası olarak davalılar Abdulkaffar ve Niymet'den kaza tarihi olan 05/11/2021 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz." şeklinde beyan ve talepte bulunmuştur.
Davacı vekili talep arttırım dilekçesi ile birlikte ilgili tamamlama harcını da yatırmıştır. Bu dilekçe davalılara usulünce tebliğ edilmiştir.
Müteselsil sorumluluğu ilişkin değerlendirmede;
Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar 6098 sayılı Kanun'un 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (6098 sayılı Kanun 162/1) Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (6098 sayılı Kanun 163/2)
Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (6098 sayılı Kanun 163/1)
Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (6098 sayılı Kanun 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (6098 sayılı Kanun 166/3) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (6098 sayılı Kanun 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.
Yargılama sırasında davacı vekili 13/02/2023 tarihli dilekçesinde "... Sigorta şirketi ile yapılan anlaşmaya göre; sigorta şirketinin poliçede teminat altında alınan 430.000,00-TL'lık kısmı için dosyasındaki maddi tazminat taleplerine ilişkin anapara, işlemiş ve işleyecek faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin taleplerimizden *** A.Ş. ve onun sigortalısı lehine feragat edeceğimiz belirtilmiştir. Bu haliyle davalı ... şirketinden herhangi bir alacak talebimiz kalmamıştır. Müvekkilin maddi tazminatına ilişkin yapılacak bilirkişi hesaplamasında poliçe teminat limiti olan 430.000,00-TL'nın mahsup edilerek varsa arta kalan kısmının hesaplanması gerekmektedir. ZMMS poliçesinde yer alan poliçe limiti üzerinde olan hususta sigorta şirketi haricinde diğer davalılardan talebimiz bulunmaktadır. Yukarıda izah ettiğimiz ve resen dikkate alınacak sair hususlar sebebiyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla sadece; davalı ...Ş.'nin poliçe teminat limiti olan 430.000,00-TL açısından davalı ...Ş. ile davalı ... (sigortalı)'ndan maddi tazminat talebimizden feragat ediyoruz. Mahkemece bilirkişi marifetiyle yapılacak maddi tazminat hesaplamasında sigorta teminat limiti olan 430.000,00-TL'nın dışlanarak hesaplama yapılmasını vekaleten talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yine 25/01/2023 tarihli "Makbuz, İbraname ve Feragatname" başlıklı belge örneği sunulmuştur. İncelenmesinde "... Bu ibraname ile kararlaştırılan bedelin tamamen ödenmesiyle birlikte; hasara, hasar dosyasına, poliçede yer alan 430.000,00-TL azami limitli maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin ve / veya faiz talebi, asli ve fer'ileri kapsamında hak ve talebimizin olmadığını, olmayacağını, işbu tazminattan dolayı ... A.Ş.'ne ve onun sigortalısına karşı herhangi bir itiraz, def'i ve her ne nam altında olursa olsun herhangi bir talep, dava ileri sürülmeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder, poliçeye konu tazminat yönünden fazlaya ilişkin hak, alacak ve talepler ile tazminata ilişkin herhangi bir dava ve hukuki işlem başlatma yoluna gitmeyeceğimizi, ...-0-0 numaralı ZMMS poliçesinin azami limitlerini (430.000,00-TL) aşan kısım yönünden sigortalı araç işleten ve sürücüsüne yönelik yasal hakların saklı tutulduğunu, ödemenin yapılmasını takip eden 7 günlük süre içerisinde Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/974 Esas sayılı dosyasındaki maddi tazminat taleplerine ilişkin anapara, işlemiş ve işleyecek faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin taleplerimizden ... A.Ş. ve onun sigortalısı lehine feragat edeceğimizi kabul, beyan taahhüt ve imza ederiz. ..." yazdığı görülmüştür.
Yukarıda yapılan izaha göre ZMMS poliçesinin sağlık/ tedavi gideri zararı yönünden teminat limitinin 430.000,00-TL ve sakatlık/ ölüm zararı yönünden teminat limitinin 430.000,00-TL'dır. Maddi tazminat istemleri yönünden ... A.Ş.'nin davacıya yaptığı ödeme nedeniyle ibraname belgesi ile davacının ZMMS poliçesinin sağlık/ tedavi gideri zararı yönünden teminat limiti 430.000,00-TL ve sakatlık/ ölüm zararı yönünden teminat limiti 430.000,00-TL yönünden maddi tazminat taleplerinden ... A.Ş. ve sigortalı davalı yönünden feragat ettiğini beyan etmesi ve bu feragatın diğer müteselsil sorumlulara da kanunen sirayet ettiği göz önünde tutulmuş ve ZMMS poliçesinin feragat edilen sağlık/ tedavi gideri zararı yönünden 430.000,00-TL miktarlı poliçe limiti dahilinde olan davalı ... hakkındaki davacının geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri zararına (fazlaya ilişkin) yönelik maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Dava konusu edilen manevi zarar istemlerine ilişkin değerlendirmede;
Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminat, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini belirtmiştir.
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 27/09/2023 tarihli raporuna göre; davacı ...'ın 29/08/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; I.Kas-iskelet sistemi, omurgaya ait sorunlar, lomber omurganın özürlülük oranları, Tablo 1.1, Kategori II’ye göre; %8, II.Kas iskelet sistemi: kalça hareket kısıtlılığı Tablo 3.8 a ve b’ye göre; Alt ekstremite özürlülüğü %5 olup, Tablo 3.2’ye göre: %3, III.Zihinsel, ruhsal, davranışsal bozukluklar, geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar, C-Travma sonrası stres bozukluğu, tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen, %40 olduğu, ½ klinik indirimle %20, Balthazard formülüne göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %29 (yüzde yirmi dokuz) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, 3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 2 (iki) ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği, dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli, Trafik Makine Mühendisi Bilirkişi *** tarafından düzenlenen 16/05/2022 tarihli rapora göre kazanın oluşumunda 36 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... 2918 sayılı KTK'nun m.52/1-c, m.56/1-c, m.84/d (kod 04) gereğince asli kural ihlalinin olduğu, engelli aracı sürücüsü ... seyir davranışında aracına arkadan çarpılmakla, atfı kabil kural ihlalinin olmadığı hususları dikkate alındığında bu kaza nedeniyle; davacı ...'ın bu nedenle 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinin 2. fıkrası uyarınca manevi tazminat talep etmekte haklı oldukları kanaatine varılmıştır.
Bu olay nedeniyle davacının bu kaza tarihindeki yaşı, davacının bu kaza sonucu yaralanmasının derecesi, kas, iskelet ve omurgaya ait arazlar, kalça hareket kısıtlılığı, travma sonucu stres bozuklukları, davacının duyduğu elem ve üzüntüler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, trafik kazasında davalı sürücü ...'ın asli kusurlu olması, davacının atfı kabil kusurunun bulunmaması, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, TBK'nun 56. maddesinin hükmü ve az yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacının manevi tazminat talebinde haklı olduğu değerlendirilmiş ve davacının davalılar ... ve ... hakkındaki manevi tazminat davasının kabulü ile 100.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 29/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerektiği kanaati edinilmiştir.
Temerrüt tarihi ve faiz türü yönünden yapılan değerlendirmede;
Trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin tazminat davasında, alacak haksız fiilin yani kazanın meydana gelmiş olduğu tarihte muaccel olduğundan, alacağa kaza tarihinden itibaren araç sürücüsü ve işleten malikten faiz istenebilecek, sigortadan ise sigortaya başvuru tarihinden itibaren 2918 sayılı KTK'nun 99. maddesi uyarınca 8 işgünü içerisinde tazminatın ödenmemesi halinde temerrüte uğradığı tarihten itibaren, dava açılmadan sigortanın temerrüte uğratılmamış olması halinde ise dava tarihinden itibaren faiz istenebilecektir.
Eldeki davada, davalı ...'ın kazaya karışan 36 ... plaka sayılı aracın sürücüsü olması ve davalı ...'nun kazaya karışan bu aracın maliki ve işleteni olması nedeniyle haksız fiil hükümleri uyarınca bu davalılar yönünden tazminat alacağı kaza tarihinde muaccel olmuştur.
Dava dilekçesinde davacının maddi ve manevi zararlarına ilişkin olarak hükmedilen tazminat tutarlarına yasal faizi isleşitmesi istenilmiştir. Kazaya karışan 36 ... plaka sayılı aracın trafik kayıt örneğinin ve sigorta poliçesinin incelenmesinde; bu aracın kaydında hususi otomobil olduğu görülmekle bundan dolayı hükmedilen maddi ve manevi tazminatlarda yasal faize hükmedilmesi gerekirmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı emsal ilamı).
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Dosya kapsamındaki tüm deliller ve yukarıda yapılan izahatlar karşısında kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran HMK'nun 107-312 maddeleri uyarınca ZMMS poliçe teminat limiti sınırları dahilinde davacının davalılar ... A.Ş. ve ... hakkındaki maddi tazminat davasının feragat nedeni ile reddine, davacının davalılar ... ve ... hakkındaki sürekli işgöremezlik zararına ilişkin maddi tazminat davasının kabulü ile 2.383.540,12-TL maddi tazminatın trafik kaza tarihi olan 29/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının davalı ... hakkındaki geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri zararına (fazlaya ilişkin) yönelik maddi tazminat isteminin reddine ve davacının davalılar ... ve ... hakkındaki manevi tazminat davasının kabulü ile 100.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 29/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Vekalet ücreti taktiri ve yargılama giderinin hesaplanması sırasında yapılan değerlendirmede;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 07/05/2018 tarihli ***Karar sayılı emsal içtihadı da dikkate alınarak davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü yer almaktadır. Bu husus dikkate alınmak suretiyle ret edilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Mahkememizce davalı ... nezdinde düzenlenen ZMMS poliçesi teminat limitleri dahilinde açılan maddi tazminat davasından davacının feragatı sebebi nedeniyle karar tesis edilirken bu husus göz önünde bulundurularak feragat edilen kısımdan diğer davalılar da yararlandırılmış, davalı ... şirketinin ZMMS poliçesi teminat limitleri dahilinde olan bu maddi tazminat taleplerinin davalı ... tarafından davacıya ödenmiş olması nedeniyle davacının bu kısma yönelik davasından feragat ettiğinden dolayı, bu feragatte hakkın özünden feragat edilmemiş olduğu anlaşıldığından, feragat edilen kısım yönünden davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş, yine bu kısma ilişkin 1.528,00-TL yargılama gideri davalı ... tarafından davacıya ödenmiş olduğundan hükmedilen yargılama giderinden bu tutar düşülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran HMK'nun 107. 312 maddeleri uyarınca ZMMS poliçe teminat limiti sınırları dahilinde davacının davalılar ... A.Ş. ve ... hakkındaki maddi tazminat davasının FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
2. Davacının davalılar ... ve ... hakkındaki sürekli işgöremezlik zararına ilişkin maddi tazminat davasının KABULÜ ile 2.383.540,12. TL maddi tazminatın trafik kaza tarihi olan 29/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacının davalı ... hakkındaki geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri zararına (fazlaya ilişkin) yönelik maddi tazminat isteminin REDDİNE,
-
Davacının davalılar ... ve ... hakkındaki manevi tazminat davasının KABULÜ ile 100.000,00. TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 29/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; kabul edilen maddi tazminat yönünden alınması gereken 162.819,62. TL nispi karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 342,58. TL peşin dava harcı ve 8.196,66. TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 154.280,38. TL harcın davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 6.831,00. TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) 1.254,00. TL'nın davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen, bakiye 66,00. TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yatırılan 59,30. TL başvurma harcı, 342,58. TL peşin harç, 8.196,66. TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 8.598,54. TL harcın davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 183,00. TL e. tebligat, 147,50. KEP gideri, 171,00. TL tebligat gideri, 287,10. TL ATK posta masrafı, 3.345,00. TL ATK fatura bedeli, 3.100,00. TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 7.233,60. TL'ndan davalı ... tarafından davacıya ödenen 1.528,00. TL'nın mahsubu ile kalan 5.705,60. TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına göre hesaplanan 5.666,13. TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı ... tarafından yapılan 62,00-TL tebligat gideri, 38,00-TL e-tebligat gideri olmak üzere toplam 100,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına göre hesaplanan 5,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiyesinin bu davalı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı ... tarafından yapılan 50,00-TL e-tebligat giderinden oluşan yargılama giderinin bu davalının üzerinde bırakılmasına,
12-Davalı ...'nin daha önceki ödemesi nedeniyle bu davalı hakkında yargılama gideri yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
13-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
14-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine hükmolunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 257.177,01-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
15-Davacının davalı ... şirketinin ödemesi nedeniyle feragat edilen maddi tazminata ilişkin olarak dosyaya sunulan 25/01/2023 tarihli 30129/2021 tarihli "Makbuz, İbraname ve Feragatname" başlıklı belge içeriği ve feragat beyanı dikkate alınarak feragat edilen maddi tazminat miktarı üzerinden taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
16-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ndan alınarak davacıya verilmesine,
17-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 16,601,88-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
18-Davacının davalı ... şirketinin ödemesi nedeniyle feragat edilen maddi tazminata ilişkin olarak dosyaya sunulan 30129/2021 tarihli Makbuz ve İbraname başlıklı belge içeriği dikkate alınarak bu miktar üzerinden davalılar ... A.Ş. ve ... yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
19-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili Av. ... ,davalı ... vekili Av. ... ve ... vekili Av. ...' in yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/07/2024
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01