SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/952 E. 2024/697 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2018/952

Karar No

2024/697

Karar Tarihi

1 Temmuz 2024

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***

T.C.

KAYSERİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

**ESAS NO : *****

**KARAR NO : *****

**BAŞKAN : *****

**ÜYE : *****

**ÜYE : *****

**KATİP : *****

A)... ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA :

**DAVACI : *****

VEKİLİ : Av.

**DAVALI : *****

VEKİLLERİ : Av.

Av.

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ :***

**B)BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN *KARAR SAYILI DAVA DOSYASINDA :

**DAVACI : *****

VEKİLLERİ : Av.

Av.

Av.

**DAVALI : *****

VEKİLİ : Av.

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

**DAVA TARİHİ : *****

**KARAR TARİHİ : *****

GEREKÇELİ KARARIN

**YAZILDIĞI TARİH : *****

Asıl ve birleşen dava dosyası üzerinden mahkememizde görülmekte olan davaların yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

A)... ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA :

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Kayseri Serbest Bölge sınırları içinde kurulu fabrikasında geleneksel yöntemlerle seramik lavabo üretimi yaptığını, davalı şirketin ise basınçlı döküm makinesi imal ettiğini, işlerini daha da büyütmek ve maliyetlerini aşağıya çekmek için müvekkili şirketin davalıdan daha seri üretim yapan basınçlı döküm makinesi almak istediğini, davalı şirket ile yapılan mutabakat sonucu 12 adet kalıp, 5 adet teksir ve bir adet basınçlı döküm makinesi alımı hakkında anlaşma yaptıklarını, bu anlaşma çerçevesinde davalı tarafından 5 adet standart 85 cm'lik etajerli lavabo reçine kalıp ile montajı tamamlanan ULM 180 model basınçlı döküm makinesi geldiğini, gelen kalıpların denenmesi sonucu kalıpların ayıplı olduğunun anlaşıldığını, bu durumun derhal davalı tarafa haber verilerek ayıbın giderilmesi için sürekli yazışmalar yapıldığını, yapılan görüşmeler sonunda gelen kalıpların ayıplı olması nedeniyle 2 kalıp daha konsiye olarak gönderildiğini ancak bunların da ayıplı olması nedeniyle iade edildiğini, bu haliyle müvekkili şirket elinde davalı tarafından gönderilen bir makine ve 5 adet ayıplı kalıp bulunduğunu, davalı şirket yetkilisi Can Halis Tokmak tarafından kalıpların hatalı olduğunu ve bunun basınçlı döküm makinesine uyarlanmasından kaynaklı olduğunun beyan edildiğini, davalı şirket yetkilisi ile fikir birliğine varılarak ayıplı kalıplardaki hatayı gidermek ve/veya yenisini oluşturmak üzere 01/08/2018 tarihinde 5 adet standart 85 cm'lik etajerli lavabo kalıplarının mahrece iade yöntemi ile üretici firmaya ulaştırabilmek için Kayseri Serbest Bölgesi nezdinde işlemler başlatıldığını, davalı şirketin ürünlerinin ayıplı olduğunu kabul edip değiştirme için mahrece iade prosedürünü başlattığını ancak üzerine düşen görevleri yerine getirmediğini, müvekkilinin bir çok zarara uğradığını belirterek müvekkili tarafından davalı şirkete ödenen 65.000,00 Euro'nun fiili ödeme günündeki TL karşılığının ödeme tarihinden itibaren işleyecek Devlet bankaları tarafından Euro'ya uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafa teslim edilen 20/03/2019 keşide tarihli 20.000,00-Euro'luk çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere uğranılan zarardan belirsiz alacak davasına konu asgari talep miktarı olan 10.000,00-TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte tahsiline, masraf ve ücreti vekaletinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu makine ve kalıpların davalının Kemalpaşa/İzmir adresinde imal edildiğini, davacının da makine ve kalıpları bu adresten teslim aldığını, bu nedenle sözleşmenin ifa yerine ilişkin özel yetki kuralı çerçevesinde dava konusu sözleşmenin ifa yerinin davalının Kemalpaşa/İzmir adresinin olduğunu, işbu hususun dilekçe ekinde sunulan sevk irsaliyeleri ile de sabit olduğunu, sevk irsaliyesinde de açıkça görüldüğü üzere teslim şekli FCA (alıcısının taşıyıcısına teslim) olduğunu, dava konusu makine ve kalıpların davacının 50 ... plaka sayılı tır, 50 ... plaka sayılı dorsesine ve 50 ... plaka sayılı tır ve 50 ... plaka sayılı dorse taşıyıcıları tarafından Kemalpaşa/İzmir adresinden teslim alındığını, bu nedenle yetki itirazında bulunulduğu, davanın İzmir mahkemelerinde açılması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde bahsi geçen ve delil listesinde yer alan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı delil tespiti dosyası davalının yapılan tespite itiraz etmiş olması nedeniyle usul açısından geçerli olmadığını, kaldı ki delil tespiti dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporunun davacı tarafından sunulan uzman görüşünün neredeyse birebir aynısı olduğunu, üzerinde inceleme yapılan kalıpların davalı tarafından satılan kalıplar olduğunun dahi belirsiz olduğunu, dava konusu kalıpların ayıplı olup olmadığının tespitinin ancak davalı nezdinde bulunan referans kalıplarla kıyaslama yapmak suretiyle mümkün iken klasik kalıplarla kıyaslama yöntemi ile ayıp tespitinin kabulünün mümkün olmadığını, yine dava konusu makine ve kalıpların davacıya teslim tarihi olan 19/06/2018 tarihinden 6 ay sonra ayıp tespiti yapılmasının da kabul edilemediğini, zira 6 aylık süre içerisinde kalıpların davacı nezdinde, davacı kusuruyla ayıplı hale gelmesinin muhtemel olduğunu, tarafların müvekkilinin davalı tarafından davacının vermiş olduğu referans kalıplara uygun olarak ULM180 model yüksek basınçlı döküm makinesi, 5 adet basınçlı teksir ve 12 adet basınçlı kalıp üretiminin yaparak 278.000,00-Euro bedelle davacıya satılması hususunda anlaşmaya vardıklarını, davalının yapılan anlaşma uyarınca tüm yükümlülüklerini tam, eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde yerine getirdiğini, sözleşme konusu makine ve kalıpların imal edildiğinde davalının, onay vermek üzere davacıyı şirketine davet ettiğini ve davacının davalı şirkete gelip makine ve kalıpların uygunluğunu onaylaması ile 19/01/2018 tarihinde makine ve kalıpların sevkiyatının yapıldığını, davacının basınçlı döküm konusundaki ticari faaliyetlerine yeni başlaması nedeniyle davalı şirketin iyi niyetli olarak defalarca kez davacıya bila bedel teknik personel desteğinde bulunduğunu, davalı şirket yetkilisi Halis ..., tasarım müdürü ... ve sektörün tecrübeli isimlerinden ... davacıyı ziyaret ederek ticari ve teknik bilgilerini davacı şirket ile paylaştığını, davacının makine ve kalıpları teslim aldıktan sonra hiç bir şekilde ayıp, hata, eksiklik gibi bir husustan bahsetmediğini, aksine teslimden bir kaç ay sonra kendi tecrübesizlikleri nedeniyle üretimin hatalı olduğunu söyleyerek davalı şirketten yardım talep ettiklerini, hatalı üretim olduğu bildirilen ürünlerin şirket yetkilisi Halis ..., tasarım müdürü ... ve ... tarafından incelendiğinde hatalı üretimin; kullanılan referans alçı, proses parametreleri, proses metodu ve işçilik ve benzeri hatalardan kaynaklandığının tespit edildiğini belirterek davacının iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

B)BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS *** KARAR SAYILI DAVA DOSYASINDA :

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların davacı tarafından davalının vermiş olduğu referans kalıplara uygun olarak ULM180 model yüksek basınçlı döküm makinesi, 5 adet basınçlı teksir ve 12 adet basınçlı kalıp üretiminin yapılarak 278.000,00-Euro bedelle davalıya satılması hususunda anlaşmaya varıldığını, sözleşme konusu makine ve kalıplar imal edildiğinde davalının müvekkili şirkete gelip makine ve kalıpların uygunluğunu onaylaması ile 19/01/2018 tarihinde makine ve kalıpların sevkiyatının yapıldığını, davalını işbu duruma rağmen bir kısım sözleşme bedelini ödediğini, ancak takibi konu kalan kısmı ödemediğini, bir süre sonra makinenin kalıpların ayıplı olduğundan bahisle bedeli ödemekten imtina ettiğini, şirket yetkilisinin tasarım müdürleri tarafından incelendiği hatalı üretimin kullanılan referans alçı, proses parametreleri, proses metodu ve işçilik ve benzeri hatalardan kaynaklandığının tespit edildiğini, davalının bir süre sonra ise makine ve kalıp ölçülerinde bir uygunsuzluk olduğunu belirttiğini, müvekkili şirketin teksir kalıpta CNC üzerinde ölçüm yaptığını ancak bir hata bulunmadığını, kalıplarında CNC ölçümü yapabileceğini, davalının revize isteği var ise bunları da yapabileceğini bildirdiğini, davalının davacının bu teklifini kabul ederek kalıpları revize edilmek üzere davacıya göndereceğini bildirdiğini ancak davacıyı oyalayarak göndermekten imtina ettiğini, davalının işbu kötü niyetli ve basiretli tacir sıfatıyla bağdaşmayan tutumu karşısında davacının Bornova 6. Noterliği'nin 18/10/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ederek bakiye borcun ödenmesi veya makine ve kalıpların revize edilmesi isteniyorsa revize edilebileceği yahut makine ve kalıpları iade alabileceği şeklinde seçim sunduğunu, davalının işbu ihtarnameye cevabın Kayseri 1. Noterliği'nin 19/11/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ederek haksız ve mesnetsiz iddialarda bulunarak davacının sunduğu seçimlerden tercih yapmak yerine davacının iade sürecini tamamlaması veya makine ve kalıpları iade alması veya komple iade yoluna giderek ödenen bedellerin iadesi ve uğranılan zararın tazmini şeklinde seçenekler sunduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından Bornova 6. Noterliği'nin 29/11/2018 tarih ve *** yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ederek davalıya sunmuş olduğu seçimlerden vazgeçerek bakiye borcun ödenmesini talep ettiğini, akabinde davalı tarafından Kayseri 1. Noterliği'nin 07/12/2018 tarih, ve *** yevmiye sayılı ihtarnamesi, Kayseri 1. Noterliği'nin 21/12/2018 tarih ve *** yevmiye sayılı ihtarnamesi ve davacı tarafından Bornova 6. Noterliği'nin 28/12/2018 tarih ve *** yevmiye sayılı ihtarnamelerinin keşide edildiğini, davalının ihtarnamelerinde son 2 kalıbın davacıya iade edildiğini iddia ettiğini ancak iade edilen herhangi bir kalıp bulunmadığını, referans kalıplara ilişkin davacı şirketin ticari faaliyet alanında dava konusu basınçlı kalıp üretiminin iki yöntemi olup bunlardan birinde sıfırdan tasarım ve imalatı yapıldığı, diğerinin ise davalı ile yapılan sözleşmede olduğu gibi referans kalıplara uygun olarak imalat yapıldığını, davaya konu makine ve kalıpların davalı tarafından verilen referans kalıplara uygun olarak ayıpsız ve eksiksiz imal edildiğini, davalının iddialarını kabul etmemekle beraber davalı tarafından süresi içinde yapılan bir ayıp ihbarının bulunmadığını, dava konusu makine ve kalıplar FCA teslim şekliyle 19/06/2018 tarihinde davalı taşıyıcısına teslim edildiğini, makine ve kalıpların 22/06/2018 tarihinde taşıcıyı tarafından davalıya teslim edildiğini ve 04/07/2018 tarihinde makine ve kalıpların montajının tamamlandığını, ancak davalı tarafından sözleşme bedelini ödemekten imtina edilmesi ve bu hususun şifahi görüşmeler ve ihtarnameler ile çözülemeyeceğinin anlaşılması ile davacı tarafından davalı aleyhine dava konusu icra takibinin başlatıldığını, davalının ise kötü niyetli olarak borca ve yetkiye itiraz ederek takibi durdurduğunu, haksız ve mesnetsiz olarak Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ödediği bedellerin iadesi ve zarının tazmini istemli dava ikame ettiğini belirterek Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden açılan icra takibine yapılan borca itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine borcun tamamını üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; müvekkilinin Kayseri Serbest Bölge sınırları içinde kurulu fabrikada geleneksel yöntemlerle seramik lavabo üretimi yaptığını, davacının ise basınçlı döküm makine ve kalıplarını imal ettiğini, müvekkilinin seri üretim yapan basınçlı döküm makinesi ve kalıpları talep ettiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında varılan mutabakat sonucu 12 adet kalıp, 5 teksir ve bir adet döküm makinesi alımı hakkında anlaşma sağlandığını, bu anlaşma çerçevesinde davacı tarafından 5 adet standart 85 cm'lik etajerli lavabo reçine kalıp ile montajı tamamlanan ULM 180 model basınçlı döküm makinesinin geldiğini, gelen kalıpların montajın tamamlanması üzerine yapılan deneme üretimleri sonucu kalıpların ayıplı olduğunu, bunun üzerine derhal davacı tarafın haberdar edilerek ayıbın giderilmesi için gerekli yazışmalar yapıldığını, dolayısıyla müvekkili şirketin elinde davacı tarafından gönderilen bir makine ile 5 adet ayıplı kalıbın bulunduğunu, davacı vekilinin dilekçesinde iddia ettiği gibi müvekkili şirkete 12 adet kalıp teslim edilmediğini, davacı vekilince iddia edilen ayıp ve kusurdan bahsedilmediği iddiasının doğru olmadığını, taraflar arasında yazışmalar gerçekleştiğini, yapılan görüşmelerde makineyi ilk defa kullanıyorsunuz demelere devam edin şeklinde belirtildiğini, denemelerin 13/07/2018 - 17/07/2018 tarihleri arasında yapıldığını, denemeler sonucunda hatanın devam etmesi üzerine davacı şirket yetkilisi ve modelcisi tarafından döküm yapıldığını, yapılan dökümlerde de karşılaşılan hataların aynen devam ettiğini, bunun üzerine davacı tarafça makine parametrelerinin değil kullanılan çamurun değiştirilmesini istediğini, bunun üzerine çamurun değiştirildiğini, ancak eskiye oranla daha da bozulmalar olduğunu, müvekkili şirket yetkililerinin davacı şirkete eksikliklerin ne olacağının sorulması üzerine davacı şirket yetkilisi tarafından kalıpların hatalı olduğunu ve bunun basınçlı döküm makinesine uyarlanmasından kaynaklı olduğununu beyan edildiğini, davacı şirket yetkilisi ile fikir birliğine varılarak ayıplı kalıplardaki hatayı gidermek ve/ veya yenisini oluşturmak üzere 01/08/2018 tarihinde 5 adet standart 85 cm'lik etajerli lavabo kalıplarının mahrece iade yöntemi ile üretici firmaya ulaştırabilmek için Kayseri Serbest Bölgesi nezdinde işlem başlatıldığını, davacı şirketin mahrece iade işlemi için gerekli olan beyannameyi açmaması üzerine işlemin askıda kaldığını, davacı şirketin ürünlerinin ayıplı olduğunu kabul edip değiştirme için mahrece iade prosedürünü başlattığını, ancak mahrece iade işleminin gerçekleştirilemediğini, ayıbın kesin olarak ortaya çıkma tarihinin 25/07/218 tarihi olduğunu aynı gün ihbar edildiğini, 01/08/2018 tarihi itibariyle mahrece iade prosedürü başlatılarak ayıbın davacı tarafından ikrar edildiğini, Bornova 6. Noterliği'nin 18/10/2018 tarih ve ... nolu ihtarnamesinin müvekkiline gönderildiğini, söz konusu ihtarnamede davacı tarafça daha önce kabul ettiği ve iade sürecini başlattığı ayıplı kalıplarla ilgili, ayıbı kabul etmediğini ve müvekkiline 3 seçenek sunarak isterse kalıpları iade edebileceğini belirttiğini, bu ihtara karşılık Kayseri 1. Noterliği'nin 19/11/2018 tarih ve ... nolu ihtarı keşide edilerek daha önce varılan mutabakatın hatırlatıldığını, terditli olarak ya varılan mutabakata uygun davranılmasının ya da yapılan ödeme ve keşinde edilen çekin iadesi ve müvekkilinin zararının tazmin edilmesi halinde ürünlerin iade edilebileceği belirtilerek kendilerine süre verildiğini, bunun üzerine Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası ile kalıplar üzerinde tespit yaptırıldığını, verilen süreye rağmen davacı tarafça bir işlem yapılmaması üzerine Kayseri 1. Noterliği'nin 21/12/2018 tarih ve 26981 nolu ihtarnamesi keşide edilerek ayıplı mallarla ilgili TBK'nun 227. maddesi uyarınca seçimlik hakkı kullanılarak satılanı geri vermeye hazır olunduğu belirtilip sözleşmeden dönüldüğünü, ayıbın niteliği gereği gizli ayıp olduğunu, ancak üretim sonucu ortaya çıktığını, taraflar arasında ayıplı mal nedeniyle açtıkları davanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, öncelikle işbu dosyanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.

Taraflarca, noterden keşide edilen ihtarlara, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı delil tespiti dosyasına, uzman görüşüne, keşif ve bilirkişi incelemesine, Serbest Bölge Gümrük kayıtlarına, ticari defter ve kayıtlara, Kosgeb kayıtlarına, banka ödeme kayıtlarına, fatura ve irsaliyelere, taraflar arasındaki e-mail yazışmalarına ve tanık beyanlarına delil olarak dayanılmıştır.

Taraflarca dayandıkları bir kısım deliller, dava dosyasına ibraz edilmiştir.

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı delil tespiti dosyasının Uyap kayıtları dosyamız arasına alınmıştır.

Davacı vekiline Kayseri 1. Noterliği'nin 19/11/2018 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ şerhli olarak onaylı bir fotokopisini sunması için süre verilmiştir.

Kayseri 1. Noterliği'ne müzekkere yazılarak Kayseri 1. Noterliği'nin 21/12/2018 tarih ve *** yevmiye nolu ihtarnamesinin ve 07/12/2018 tarih ve 24417 yevmiye nolu ihtarnamesinin muhataplarına tebliğ şerhli olarak birer fotokopilerinin gönderilmesi istenmiştir.

Bornova 6. Noterliği'ne müzekkere yazılarak Bornova 6. Noterliği'nin 18/10/2018 tarih ve ... yevmiye nolu, 29/11/2018 tarih ve 18289 yevmiye nolu, 28/12/2018 tarih ve 20897 yevmiye nolu ihtarnamelerinin muhataplarına tebliğ şerhli olarak birer fotokopilerinin gönderilmesi istenmiş,

Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının Uyap kayıtları dosyamız arasına eklenmiştir.

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2019/732 Esas sayılı dava dosyasının bir sureti dosyamız arasına alınmıştır.

Davacının dava konusu işe ilişkin olarak oluşturulan Kosgeb dosyasının celbi için Kosgeb Kayseri Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmıştır.

SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı şirketin dava tarihi itibariyle ve halen çalışanlarını gösterir SGK kayıt örnekleri istenilmiştir. 20/09/2019 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.

Yargılama sırasında tarafların bildirdiği tanıklar usulünce dinlenmişlerdir.

Davacı tanığı Murat Kaya duruşmada; "Ben davacı şirkette üretim sorumlusuyum yani üretim müdürüyüm. Bu davaya konu makine iki tır üzerinde 22/06/2018 tarihinde davacı şirketin Kayseri'deki fabrikasına geldi. Bu tarihten sonra davalı şirketin teknikeri *** tarafından makinelerin montajı işlemine başlandı. Sonra davalı firmadan otomasyon ve elektrik bağlantıları için iki tane personel geldi. Sonra makine devreye alındı, ama çıkan ürünlerde problem olduğu gözlemlendi. İlk gözlemimiz, lavabo ürününün sifon içi kısmındaki çatlaktı, sonra tabandan gelen çatlak gördük. Deneme dökümünde bütün üretim, Celal ... tarafından yapıldı. Yapılan deneme dökümlerinin hiçbirinde sağlam sonuç alamadık. Sifon içi çatlak ve taban çatlağı olduğunu gördük. Yarı mamülde bunu gördük. Daha sonra fırına giren ürünlerde yine çatlağın devam ettiği, çıkan ürünün bizim gönderdiğimiz kalıp ürünü ile hiç bir ilgisinin olmadığını gördük. Ürünün oturma düzeninde problem olduğunu, köşelerde asimetrik uyumsuzluk olduğunu gördük. Sağ ve sol kenarlarda kalıpsal problemden dolayı ize rastlandığı, üretim sürecinde bu söylediğim hususları tespit ettik. Tüm üretim sürecinde *** ile birlikte ben üretimin başında bulundum ve bu olanları gördüm, raporladım, resimlerini çektim. Daha sonra bu problemleri bildirmek üzere davacı firma sahibi Salih Dukan ve ben İzmire gittik. Davalı firma yetkilileri ile görüştük. Onlar bize kalıplarda problem olduğunu, kalıpları geri alabileceklerini söylediler. Biz de bunun üzerine serbest bölgede olduğumuz için mahreçe iade işlemini davalı firma başlattı. Sonradan davalı firmadan davacıya icradan tebligat geldi. Montaj 22/06/2018 'de başladı, 05/07/2018'de üretim başladı. İlk deneme üretimi başladı. Deneme üretimi 12/07/2018 tarihine kadar sürdü. Bu süreç içerisinde davalı firma ile yazışmalar oldu. Onların bize verdiği talimatlar ölçüler doğrultusunda biz malzemeleri hazırladık. Davalı firmadan ... ve soyadını bilmediğim Muzaffer Bey, *** geldi. Yine makinenin ve çamurun bazı parametrelerinde değişiklik yaparak deneme üretimi tekrar yapıldı. Yapılan deneme üretiminde herhangi bir olumlu ilerleme sağlanmadı, halen önceki hatalar devam ettiğini gözlemledik. Baskı makinesinden çamur yarı mamul olarak olarak çıkar. 3 gün beklemeye alınır, çünkü nemini atması gerekir. 3 gün sonra bir gün kurutmada bekler. Yaklaşık bir gün rötüş ve sırlama işlemi olur. Arkasından aynı gün fırına yüklenir. Yaklaşık bir gün fırında pişme süresi olur. Ürünün makineden fırın çıkışına kadar ortalama bir hafta süre geçer. Başkaca bilgim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davacı tanığı *** duruşmada; "Ben davacı ... Şirketi'nde tasarım bölümünde işçi olarak çalışmaktayım. 2018 yılının 6. ayının sonuna doğru davacı şirketten alınan makine geldi. Demonte olarak geldi, montajı aynı yılın 7. ayının 5'ine kadar yapıldı. Bu tarihten sonra üretime başlandı. Bir hafta gibi bir süre ile üretim yapıldı. Üretimi ... Şirketi'nin çalışanı ... yaptı. Üretilen malların neticesi, malzemenin kurutma ve fırınlama süreci nedeniyle bir hafta sonra ortaya çıkıyor. Bir hafta sonra üretilen mamülün hem çalıştığım şirket açısından hem de son kullanıcı tüketici açısından bir kısım sakıncaları olduğunu gördük. Bizim klasik döküm olarak daha önceden kendi firmamızda ürettiğimiz mamüller var, bununla karşılaştırdığımız zaman fiziki olarak ikisi arasında farklılıklar var. Davalıdan alınan makine ile üretilen mamüller bizim klasik döküm olarak ürettiğimiz mamüllerle karşılaştırıldığında bizim üretim standartlarımıza uymadı. Davalının verdiği makine ile üretilen mamüllerde peçlik vardı, yani üretilen bu lavaboyu banyo dolabına koyduğumuz zaman oynamalar oluyordu. Sağlam bir şekilde yerine oturmuyordu. Bununla ilgili davalı firma sahipleri *** modelcileri Muzaffer Bey ve *** firmamıza geldiler. Bizim klasik döküm üretimimiz ile onların bize sattığı makineden çıkartılan üretimi karşılaştırdık. Mamüllerde sıkıntı olduğunu kendileri de kabul etti. Bize ilk önce kalıplarda tadilat yapabileceklerini söylediler. Tadilatta reçineli kalıplarda sıkıntı olacağı için biz komple kalıpları değiştirelim dedik. Bununla alakalı olarak 7. ayın sonunda biz İzmir'e davalı şirketin işyerine gittik. Reçine kalıpları ürettikleri kalıplarda ölçüm yaptık. Davalı taraf kalıpları iade alacaklarını bize taahhüt etti. Ben iade süreci ile ilgili olarak yani bundan sonrası ile ilgili birşey bilmiyorum. Mahrece iade konusunda davalı taraf iade alacağını söylemişti ama bu benim çalıştığım alanla ilgili olmadığı için gelişmeleri tam bilmiyorum. İade ile ilgili sürecin başlatıldığını biliyorum. Davalı firmadan alınan makine demonte olarak geldi, davacı şirkette montajı yapıldı. Montajını davalı şirketten gelen *** önce tek başına geldi, daha sonra bir veya iki elektrikçi geldi. Montajını davalı şirketin çalışanları yaptılar. Çıkan mamüllerde hem kalınlık olarak hem de tabandaki çamurun kalması süzülmesi konusunda biz kontrol ediyorduk. Bununla alakalı olarak davalı şirketin sahibi ... farklı reçete uygulattı. Farklı tekniklerle üretim yaptırdı. Üretim sonucunda aldığımız mamüllerin hepsinde yine aynı fiziki deformasyonlar vardı. Etajer kısımlarında iz vardı, haznenin içerisinde iz vardı. Bantlarda simetri bozukluğu vardı. Süpürgelik kısmında bir yay vardı. Sağ ve sol kısımlarda bant kalındığında farklılıklar vardı. Sifon kısmında kılcal çatlak ve mamülün tabanında çatlak vardı. İlk üretilen mamüllerle farklı teknikler kullanılarak üretilen mamüller arasında herhangi bir farklılık gözlemlenmedi. Benim başka bildiğim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davacı tanığı Gökhan Gölbaşı duruşmada; "Ben davacı şirkette kalite sevkiyat ve operasyon sorumlusu olarak çalışmaktayım. 19/06/2018'de davalıdan alınan makinenin Kayseri'ye nakliyatı için araç ayarladım. Makine iki tır üzerinde demonte olarak aynı ayın yirmisinde İzmir'den yola çıktı 21'inde Kayseri'ye davacı şirkete geldi. Ayın 22'sinde giriş işlemlerini tamamlayıp makineyi fabrikanın işletmesine aldık. Ayın 21'inde davalı şirketten montaj elemanı geldi. 22 'sinde montaja başlandı. Bu arada iki tane elektrikçi davalı şirketten geldi. 7. ayın 4'ünde montajı bitti ve deneme üretimine geçtiler. Deneme üretiminde çıkan ilk mamüllerde çatlarlar meydana geldi ve ölçülerinde yanlışlık vardı. Mamülün simetrisi bozuktu. Bunun üzerine davalı firmanın sahibini Kayseri'ye çağırdılar. Davalı firmanın sahibi, yanında kalıpların modelini yapan modelisti ile birlikte davacı şirkete geldi. Mamülün üretiminde kullanılan çamurun yoğunluğu ile oynadılar. Bize belli parametreler verdiler; bunları uygularsanız çatlaklar geçer dediler. Ama bu parametreleri kendileri uyguladılar ve üretimi kendileri yaptılar, biz hiç bir şeye elimizi sürmedik. Sadece onlara yardım ettik. Mamülün fırından çıkıp kuruması bir haftayı bulduğu için gittiler. Bir hafta kadar yine geldiler ve mamülün ölçümünü yaptılar ve kalıplarda hata olduğunu kendileri söylediler. Hatta davacının fabrikasında kalıpları düzeltmeye çalıştılar. Düzeltemeyeceklerini anlayınca geri döndüler. 7. ayın sonunda davacı şirketin sahibi Ayhan Bey, üretim müdürü ve modelci davalı şirkete yani İzmir'e gitti. Orada davalı şirket sattıkları kalıbı geri alacaklarını söyledi. Mahrece iade işlemi için davalı firma sahibi bilgi verdi. Kendi gümrükçüleri mahrece iade işlemi başlatmak için yazışmalar yapılmaya başlandı. Vergi dairesine, ihracatçılar birliğine ve bankaya yazı gönderildi. Bir ay sonra bu yazıların sonuçları geldi. Vergi dairesine giden yazıda davalı taraf KDV istisnasından yararlandığı için 40.000,00-TL'nı geçkin bir vergi ortaya çıktı. Bu vergiyi kendilerinin ödeyeceğini biz davalı tarafa söyledik. Onlar da ödeyemeyeceklerini bize ilettiler. Davacı firma sahibi Ayhan Bey davalı tarafa, vergiyi biz ödeyelim kalıplarınızı alın, dedi. Davalı bunu dahi kabul etmedi. Kendi gümrükçülerine işlem yaptırmamak için talimat verdi. Bundan sonrada bir daha telefonlara dahi çıkmadılar, davalı tarafa ulaşamadık. Benim bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı tanıkları *** için İzmir Kemalpaşa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ayrı ayrı talimatlar yazılmıştır.

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat gereğince beyanı alınan davalı tanığı ***tasarım, model işi yaparım. Yaptığım iş serbest bir iştir. Firmaya bağımlı değilim. Ama halen ilişkimiz devam ediyor. KRM firması müvekkilim firmaya basınçlı kalıp yapılması için sipariş verdiler. Kendi ürününün kalıbını yapıp bahsettiğim firmaya gönderdiler. *** firması onların gönderdiği kalıbın içerisine model (alçı) döküldü. Bizim elimize kalıp korunaklı bir şekilde gelmişti. Bizim üzerinde oynama gibi bir yetkimiz yok. Herhangi bir oynama da kesinlikle yapılmadı. Ben alçısını döküp sağını solunu temizleyip, kalıbını yaptık. Benim yaptığım kalıbı firmamızdaki bir başka görevliye ben teslim ettim. O arkadaş ise, kalıbı teksir işlemi yaptı. Daha sonra teksir işlemi yapıldıktan sonra basınçlı kalıp yapıldı. Davacı firmanın yetkilisi Ayhan Bey bizzat gelip yapılan kalıbı gördü. Tezgahı gördü, herşeyi gördü, kontrol etti. Ayhan Bey gelip kalıplara tek tek baktı, tezgaha baktı. Ben bunu bizzat gördüm. Benim Ayhan Bey'le herhangi bir iletişimim olmadı. Davacı firmanın üretim yapmak üzere bize gönderdiği kalıplar halen firmamızda saklanmaktadır. Firmanın yaptığı iş, gönderilen kalıbın birebir aynısıdır. Onların göndermiş olduğu kalıbın aynısıdır. Bunun haricinde başkaca bir bilgim görgüm yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.

İzmir 6 Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat gereğince beyanı alınan davalı tanığı ...; "Davacı ve davalı arasında satış işlemlerinin gerçekleştiği tarihlerde davalı U.K. Şirketi'nde mühendis olarak görev yapmaktaydım. Uzun yıllar bu sektörde görev yapmış birisi olarak farklı işyerinde üst düzey görevlerde de bulunduğumdan oldukça deneyim sahibi bir insanım. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın neden kaynaklandığı hususunda tereddütsüz olarak bilgi verebilecek düzeyde biriklime sahibim. Söz konusu anlaşmaya göre seramik lavabo kalıplarının ve makinasının teslimi İzmir'de yapılacaktı. Davalı şirketin satmış olduğu malzemeleri satın alan alıcıların adresine teslim veya kurma görevi yoktur. Ancak iyi niyet kuralları çerçevesinde gerektiğinde talep olursa teknik destek vermekteyiz. Söz konusu kalıpların oldukça fazla bileşenleri mevcuttur ve kalıp ile makinaların istenilen performansı göstermeleri için üretimi bir süre devam ettikten sonra prosesin geliştirilmesi lazım. Makinalar kurulduktan hemen sonra istenilen performansın elde edilemeyeceği bilinen bir gerçektir ancak buna rağmen davacı taraf makinayı kurduğu tarihten itibaren tam verimli olarak üretim kapasitesine geçme beklentisi içine girmiştir. Ancak üretilen malzemenin kalitesi nitelikleri bir çok değişkene bağlıdır örneğin iklim şartları, rutubet, kullanılan malzemelerin özellikleri miktarı, işçi tecrübesi, makinaların sürekli çalışıp çalışmaması veya dur kalklı çalışması ve çamurun stabil olması gibi yüzlerce farklı parametreler yapılan üretim kalitesini belirlemektedir. Zaman içinde kullanıldıkça üretimi yapan üreticinin deneyim sahibi olduktan sonra kaliteyi etkileyen faktörlere ilişkin prosedürü belirleyip üretime geçmesi gerekirken davacı taraf bu süreci atlamak istemiştir. Davalı tarafından davacıya gönderilen kalıplar ve makinalar kesinlikle ayıplı değilir. Bir çok firma hatta başka Kayseri firmaları da bu makinaları ve sistemi kullanmaktadır. Hatta beş adet makina alan alıcılarımız dahi mevcuttur bu makinalarla ilgili hiç bir şekilde şikayet söz konsu olmamıştır. Ben bizzat bu sürecin içerisinde yer alan birisi olarak bu şekilde beyanda bulunmak istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat gereğince beyanı alınan davalı tanığı ***; "Ben 2016 yılından beri davalı ***'na danışmanlık hizmeti vermekteyim. Metoroloji Yüksek Mühendisi olarak görev yaparım. Davalı şirket ile davacı şirket bildiğim kadarıyla 2017 yılının sonlarında bir anlaşma yapıyorlar. Davacı şirket davalının imalatını yaptığı basınçlı döküm makinasından 1 adet sipariş vermiş. Bu makinenin üzerinde 12 tane kalıp yer almakta. Makine 2018 yılı Mayıs sonu Haziran ortalarında imal edilerek Kayseri'deki Serbest Bölge'nin yerine gönderildi. Taraflar arasındaki anlaşma teslimin İzmir'de yapılması şeklinde olduğu için makine İzmir'de davacı tarafa teslim edilmiş. Rutinde davalı firma imalat için ayrı ücret alır, montaj için ayrı ücret alır. Talep edildiğinde montaj işini de yüklenir. Bildiğim kadarıyla taraflar arasında montaj alaşması yoktu ama buna rağmen davalı şirket davacıya bir eleman göndererek Temmuz ayının başında makinanı montajına yardım etti. Ayrıca sistemi devreye aldı. Bildiğim kadarıyla davacı şirket bu makine alımı için Kosgeb'ten destek almış ve Kosgeb'ten destek bedeli alındığında davalıya ücretini ödeyeceğini söylemiş. Davacı şirket makine sisteme alındıktan sonra makinenin ve alınan kalıpların ayıplı olduğunu iddia etmiş. Benim daha sonraki süreçten herhangi bir bilgim yoktur. Şunu da belirtmik istiyorum; davalı şirket davacıya satmış olduğu makinanın aynısı yine Kayseri'de bulunan Turkuaz Seramik'te olduğunu onların sorunsuz olarak kullandığını, davacı şirketin bu şirket ile irtibata geçmesini istediğini biliyorum. Benim malların ayıplı olduğu ile ilgili ve ayıbın kabul edildiğine ilişkin herhangi bir bilgim yoktur. Ayrıca ben dava konusu makinelerin ve kalıpların tüm belgelerini inceledim. İncelediğimde her hangi bir ayıba rastlamadım." şeklinde beyanda bulunmuştur.

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat gereğince beyanı alınan davalı tanığı ...; "Ben ***Firması'nda projelerden sorumlu müdür olarak çalışmaktayım. Makine üretimi yapıp bunun testlerini tamamladıktan sonra isteyen firmalara kuruyoruz. İzmir'de karşı firmanın yetkilisine teslim ediyoruz. Davacı ... Firması'na makina imal edip teslim ettik. Teslimata ilişkin prosedür olarak bilgim yoktur. Üretim ve testleri tamamladık. Daha sonra makineleri Kayseri'de davacının iş yerinde çalıştırıp tüm fonksiyonlarını yerine getirdi. Çalışmayan bir makine yoktur. Toplam 37 tane makine vardır. Halen aktiftir çalışmaktadırlar. Biz makineleri kendi tesisimizde teslim ediyoruz, ancak davacı firmaya piyasada yeni olduğu için Kayseri'de kendi iş yerinde kurduk çalıştırdık." şeklinde beyanda bulunmuştur.

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat gereğince beyanı alınan davalı tanığı Metin Konakay; "Ben davalı şirket bünyesinde kalıp imalat ustasıyım. Ben 1985 yılından bu yana bu işi yapıyorum. Davacı şirket kendi model kalıplarını bıze gönderdiler, biz de bunları çoğaltmak amacıyla teksir çoğaltma kalıplarına koyarak çoğalttık. Bugüne kadar davacı şirket dahil olmak üzere bir çok şirketle çalışmalar yaptık. İlk defa davacı şirket ile sorun yaşandı. Biz davacı şirket için 3 teksir kalıp yaptık. Bu teksir kalıplardan bir tanesinin sorunlu olduğunu duydum. Bu duyumu patronlarımın kalıplarla alakalı sorunların ortaya çıkması neticesinde bana sormalarından anladım. Ben yapılan teslimata ilişkin herhangi bir bilgiye sahip değilim. Patronum yaptığımız işlerde çok titiz davranmaktadır. Az önce beyan ettiğim ve patronlarımdan duymuş olduğum, soruna ilişkin beyanatımı açıklamak isterim. Bizim yapmış olduğumuz teksir kalıplarındaki sorun yapmış olduğumuz işlerden kaynaklanmamaktadır. Problem tamamen davacı şirketin çoğaltmamız için bize gönderdiği kalıptaki bozukluktan kaynaklanmaktadır." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Seramik fabrikalarında çalışmış kalıp ve basınçlı döküm makinesi konusunda deneyimli, taraflarla husumeti bulunmayan ve bilirkişiliğe engel hali olmayan makine mühendisi bilirkişi adaylarının tespit ve açık kimlik ve telefon bilgileri ile birlikte mahkememize bildirilmesi için Kayseri Ticaret Odası Başkanlığı'na ve Kayseri Sanayi Odası Başkanlığı'na ayrı ayrı müzekkere yazılarak araştırma yapılmıştır.

Tarafların iddia ve savunmalarının tespiti, dava konusu makinenin ayıplı olup olmadığının araştırılması amacıyla mahallinde 27/03/2020günü saat 14,00'dan itibaren keşif icrasına, refakata delil tespiti dosyasında tespit düzenleyenin dışında resen seçilecek bir makine mühendisi, bir tasarım konusunda uzman bilirkişi, bir muhasebeci, bir işletmeci ve bir borçlar hukuku mevzuatında nitelikli hesap bilirkişisinin alınmasına, HMK'nun 268-278. maddeleri gereğince bilirkişlere davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapmaları ve raporlarına esas alınacak olupta dosyada bulunmayan kayıt ve belgeler olursa bunların birer suretini raporlarına eklemeleri için yetki verilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, tanık anlatımları davacının ticari defter ve kayıtları icra edilecek keşif, yapılacak inceleme, gerekirse mahallinde yeniden yerinde inceleme yapmak suretiyle sunulan ve celbedilen tüm delillere göre dava konusu makine ve kalıpların ayıplı olup olmadığı, varsa ayıbın açık ayıp mı yoksa gizli ayıpmı olduğu, davacının sözleşmeyi feshinin haklı olup olmadığı, davacının bu sözleşmenin feshi nedeniyle dava ve talebine konu ettiği her bir talep kalemi yönünden inceleme yapılarak bu yönlerde zararı olup olmadığı varsa her bir kalem yönünden zarar miktarının kaçar TL olduğu, davacının bunları davalıdan talep edip edemeyeceği, dava konusu çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, ödenen çek bedelinin iadesinin talep edilip edilemeyeceği gibi hususlarda hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişlere yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.

Nitelikli Hesap Bilirkişisi ***refakata alınarak mahallinde keşif yapılmıştır.

Keşif sonrası bilirkişi kurulunca düzenlenen 25/03/2021 tarihli ön raporda özetle; "ULM 180 model basınçlı döküm makinesinin ayıplı olup olmadığı ayıp varsa açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğu: Dava konusu ULM 180 model basınçlı döküm makinesi keşif sırasında çalışır halde olmadığından makinede özel bir inceleme yapılmamış fakat daha önce bir miktar ürün ürettiği makine sayacından tespit edilmiştir. Davacı ... Ve Ticaret Limited Şirketi'nin de basınçlı döküm makinesi ile ilgili bir şikayeti bulunmamaktadır. Kalıpların ayıplı olup olmadığı ayıp varsa açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğu: Raporun değerlendirme bölümünde de bahsettiğimiz gibi kalıplarda ayıp olup olmadığı ... Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, U. K. CAST Seramik Kalıp Döküm Teknikleri Araştırma Geliştirme Makine İmalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine gönderilen modelin; ... Kalıp Döküm Teknikleri Araştırma Geliştirme Makine İmalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılmış oları kalıplarla karşılaştırılmasından sonra belirlenecektir. Bu karşılaştırmanın yapılabilmesi için konusunda uzman bir modelci bilirkişisine ihtiyacın olduğu, veya dava konusu model ve kalıbı; Mimar Sinan Mahallesi, Yetpa Ticaret Merkezi, Er Caddesi, No:24-25 Ataşehir/İstanbul adresinde kurulu; ... Tasarım Ürün Geliştirme Ve İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi (7el:0216.4710751), veya Atatürk Caddesi, Çağatay Sokak, No:9 Sancak Tepe/İstanbul adresinde kurulu; İstanbul 3D Teknoloji Merkezi isimli (Tel: 0850,4415000) firmalarından birisine göndererek üç boyutlu tarama makinesi ile taratarak model ve kalıptaki farklılıkların tespitinin yapılabileceğini, kalıplarda bulunan ayıbın tespit edilememesi nedeni ile davacının fesih konusunda haklı olup olmadığı, davacının bu fesih nedeniyle zararının olup olmadığı, varsa her bir kalem yönünden zarar miktarının kaçar lira olacağı, davacının bunları davalıdan talep edip edemeyeceği, dava konusu çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, ödenen 8 çek bedelinin iadesinin talep edilip edilemeyeceği, konuları da belirlenememiştir. Ayrıca davacı talebi müspet ve menfi zararı birlikte içermekte olup, davacı talebinin müspet zarar mı, menfi zarar mı olduğu hususunun mahkemenin taktirinde olduğu" belirtilmiştir.

Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstriyel Tasarım Mühendisliği Bölümü'ne ve bilirkişi kurulunun 24/03/2021 tarihli ön raporunda model kalıp ile davalı şirketin ürettiği standart 85cm'lik etajerli lavobo reçine kalıbının bire bir karşılaştırılması gerektiği model ve kalıbın 3 boyutlu tarama makinesi ile taratılarak model ve kalıplar arasında fark olup olmadığının tespitinin mümkün olduğu bildirilmekle ön raporda yazılı ... Tasarım Ürün Geliştirme İmalat San. Ltd. Şti. ile 3D Teknoloji Merkezi isimli firmaya ayrı ayrı müzekkere yazılarak model ve kalıp arasında fark olup olmadığı, kalıbın ayıplarının bulunup bulunmadığı, 3 boyutlu tarama testinin yapılıp yapılmadığı, yapılıyorsa 3 boyutlu tarama makinesi ile tarama testi yapmak ve rapor düzenlemek için tüm masraflar dahil talep edilecek ücretin kaç TL olduğunun ayrıca model ve kalıbın hangi şart ve koşullar içinde bu hususta gerekli inceleme ve taramanın yapılıp rapor verilmesi için gerektiği hususları sorulmuştur.

Davalı vekili tarafından önerilmesi ve davacı vekili tarafından da imzalı beyanı ile kabul edilmesi nedeniyle davalı vekilinin 11/12/2020 tarihli dilekçesinde sektör bilirkişisi olarak ismi bildirilen ...'nın önceki bilirkişi kuruluna dahil edilmesine, tüm bilirkişiler tarafından taraf vekillerine bilgi verilmesi ve tarafların da hazır olma olanağının sağlanması sureti ile davacı şirketin fabrikasında deneme üretimi yapılmak sureti ile gerekli inceleme ve araştırmaların yapılması ve buna göre daha önceki ara kararı doğrultusunda istenilen tarzda nihai raporun sunulmasının istenilmesine karar verilmiştir. Ancak Kayseri Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından ...'nın bu dosyaya mahsus olarak bilirkişilik isim listesine eklenmesi talebinin kabul edilmemesi nedeniyle bu ara kararının yerine getirilmesi mümkün olmamıştır.

Taraf vekillerinin taraflar arasında sulh görüşmelerine başlandığını ve görüşmelerin devam ettiğini bildirmeleri ve taraf vekillerinin beyanları dikkate alınarak bu sulh görüşmelerinin sonucunun beklenmiş, mahkememizce kararlaştırılan deneme üretiminin yapılmasının da usul ekonomisi yönünden sulh görüşmelerinin neticesine göre daha sonra kararlaştırılması değerlendirilmiştir.

Mahkememizce 22/01/2021 tarihinde yapılan keşif, bu keşifte refakata alınan bilirkişi kurulunun daha önce sadece 25/03/2021 tarihli ön rapor vermiş olması, bu bilirkişi kurulunun önceki ara kararlarımızda yapılan görevlendirmeleri tarafların iddia ve savunmaları, dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak öncelikle yukarıda sözü edilen ve mahkememizce görevlendirilen bilirkişi kurulundan önceki görevlendirme doğrultusunda davacı şirketin iş yerinde davalı tarafından üretilip davacıya satılan makine ve kalıpların çalıştırılarak deneme üretimi yapılması, elde edilecek deneme ürünlerinin incelenip değerlendirilmesi ve bu konuda bilirkişi kurulu tarafından rapor düzenlemelerinin istenmesine, bundan sonra gerekli olduğu takdirde bu üretimden elde edilecek seramik ürünlerinin 3D testlerinin yaptırılmasına karar verilerek, deneme üretimi yapılması sırasında tarafların ve vekillerinin de hazır olması için 22/10/2021 günü saat 10:00'dan itibaren deneme üretiminin yapılmasına, bu hususta bilirkişilere tebligat çıkarılmış, huzurdaki taraf vekillerine de durumun usulünce ihtar edilmiş, herhangi bir nedenle 22/10/2021 tarihinde deneme üretiminin yapılamaması durumunda bilirkişi kurulu tarafından tayin edilecek ve taraf vekillerine bildirilecek uygun ve çok geç olmayan başka bir tarihte deneme üretiminin yapılması kararlaştırılmıştır.

Uyuşmazlık konusu makine ve ekipmanlarının deneme üretimi yapmak için temizlik aşaması tamamlanıp deneme üretimine hazır hale getirilmesinden sonra 04/02/2021 tarihli celse ara kararı doğrultusunda deneme üretimi yapılması için tarafların ve bilirkişinin katılımı ile ortaklaşa tespit edebilecekleri en yakın ve en makul tarihte deneme üretimi yapılması, bu şekilde kararlaştırılan tarihin tarafların ve bilirkişilerin katılımı ile tutanak altına alınmasına ve bir suretinin davacı tarafça mahkememize sunulmasına, 04/02/2021 tarihli ara kararındaki sair diğer tüm hususların aynen tekrarına ve söz konusu ara kararında ön görülen şekilde deneme üretimi yapılarak bilirkişilerin rapor hazırlamasına karar verilmiştir. Uyuşmazlık konusu makine ve ekipmanlarının deneme üretimi yapmak için temizlik aşaması tamamlanıp deneme üretimine hazır hale getirilmesinden sonra tarafların katılı ile deneme üretimi yapılmak suretiyle bilirkişi kurulunca 31/07/2023 tarihli ek rapor düzenlenmiştir.

Bilirkişi kurulunca düzenlenen 31/07/2023 tarihli ek raporda özetle; ULM 180 model basınçlı döküm makinesinin çalışır vaziyette olduğu, davacı firmanın üretim makinesinden şikayetinin olmadığı, tarafların anlaşmak üzere bir araya gelmeleri nedeniyle dava konusu kalıpların ve model kalıbın üç boyutlu tarama makinesi ile inceletilmesinden vazgeçildiği, yapılan dememe üretimleri sonucu mamüllerde 1-2 mm fark çıktığı, bu noktalara elle rötuş yapıldığından aşındırma farkı olabileceği, lavabonun duvara dayanan alt deformasyonuna bakıldığında orta bölmede 2-3 mm fark olduğu, bunun standartlar dahilinde olduğu, lavabonun tezgah üstü lavabo olması nedeniyle dolaba oturmada deformasyon olduğu şikayeti ile ilgili olarak şablonun önce mihengirle dört köşeden ölçülüp doğru ölçüye ayarlandığı, lavabonun şablona oturtulduğu, genel olarak lavabonun oturma yüzeyinin şablona uygun olduğu, dört köşeden lavabo dengesi ve oynaması kontrol edilince bir köşede oynama olduğunun tespit edildiği ve ölçümde 6,2 mm köşede üste doğru dönmenin tespit edildiği, numune dökümlerde yapılan ölçümlerden sonra aynı kalıplarda daha önce üretilmiş ve fırınlanmış malzeme üzerinde ölçüm yapıldığı, ölçümler neticesinde malzemenin sorunlu olduğu düz bir zemin üzerine konulan malzemelerin bir köşesinde 6,2 mm aksaklık olduğu ve sağ, sol kenarlarının kalınlık ölçülerinde farklılık olduğunun tespit edildiği, daha sonra yeniden döküm yapıldığı, yapılan dökümlerin alınıp numaralandırıldığı, numunelerin fırına gönderilip pişirilmesinden sonra ölçümlerinin yapıldığı, lavabonun konulacağı ürünün (şablon) masa üzerine konulduğu, bir su terazisi ile ölçüm yapılarak düz bir mekan oluşturulduğu, oluşturulan mekanın üzerine lavabo yerleştirilerek ölçümlere başlandığı, lavabonun dört köşesinden şablon üzerindeki dengesi ve oynamasının kontrol edildiği, lavabonun sol köşesi şablona tam olarak oturduğunda sağ köşesinde boşluk kaldığı, bu boşluktan dolayı lavabonun şablon üzerinde oynama yaptığı, sağ kısmında olan boşluğun 6,4 mm olduğunun tespit edildiği, lavabonun üst kısımlarında tam bir düzlüğün olmadığı ve yan kısımlarının aynı kalınlıkta olmadığının tespit edildiği, davacı şirketin gelir ve kazanç kaybına uğrayıp uğramadığını tespit edebilmek için 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarını kapsayan 4 yıllık analiz döneminin tercih edildiği, davacı şirketin analiz dönemi boyunca yurt içi ve yurt dışı satışları gerçekleştirdiği, analiz dönemine ilişkin davacı şirketin ortalama faaliyet kar marjının %20,44 olarak, ortalama net kar marjının ise %21,94 olarak hesaplandığı, davacının en büyük sıkıntının müşteri ve itibar kaybı kaynaklı olabileceği, müşterilerinin tamamına yakınının Avrupa ülkelerinden oluştuğu, termin zorunluluğunun olduğu, yıllardan beri çalıştığı Romanya menşeili bir firmanın basınçlı döküm makinesinin üretime alınmamasından dolayı siparişlerini iptal ederek bağlarını kopardığı, bu nedenle de hem itibar kaybının olduğu, hem de ekonomik kaybının olduğu iddiasının incelendiğini, davacının yurt dışı müşterisi olan ... S.R.L. ile ilgili muavin defter kayıtlarının incelendiği, davacının anılan şirkete yaptığı satışların toplam satışları içindeki payının 2015 yılında %63,31 seviyesindeyken 2016 yılında %14,69'a kadar gerilediği, 2017 yılında yeniden yükselerek %52,98'e ulaştığı, 2018 yılında %42,55'e düştüğü, toplam satışlar içindeki ... S.R.L. Şirketi'nin payının yaklaşık %49 azalış göstererek %63,31'den %14,69'a düştüğü, davacının toplam satışları içindeki bu şirketle ilgili yurt dışı satış payının2015, 2017 ve 2018 yıllarındaki ortalamaya göre %52,95 olduğu, dosya kapsamındaki sipariş iptallerinin yeminli tercümanlara yaptırılan çeviri metinlerinin incelenmesi sonrası 2016 yılındaki ... S.R.L. Şirketi'nin sipariş iptallerinden dolayı bu payın %14,69'a kadar düştüğü, 2016 yılındaki bu payın uzun vadeli satış ortalaması sayılabilecek %52,95'lik oranın oldukça altında olduğu, iddia edildiği gibi ... S.R.L. Şirketi'nin sipariş iptallerinden dolayı yurt dışı satışlar içindeki payının önemli ölçüde azaldığı, ancak şirketin 2016 yılı yurt dışı satışlarında 2015 yılına göre %27'lik bir artışın gözlemlendiği, başka bir ifadeyle davacı şirketin her ne kadar ... S.R.L. Şirketi'nin sipariş iptallerinden dolayı bir kayıp yaşadığını iddia etse de toplam satış rakamlarındaki artışın devam ettiği, işletmecilik bakış açısıyla şirketin yeni bir yatırım yaptığı ve üretim kapasitesini arttırdığı, davalı tarafından imal edilen ve davacının işyerine montajı yapılan ULM 180 model basınçlı döküm makinesi ile teslimatı yapılan 5 adet etajerli lavabo reçine kalıplarına yapılan yatırım sonucunda şirketin üretim kapasitesinde önemli bir artışın ortaya çıkmasının beklenen bir durum olduğu, bundan dolayı davacının 2016 yılında yapmış olduğu bu yeni yatırım sonucunda hem toplam satışlarını kısmen arttırırken dava konusu olay nedeniyle beklenen verimi alamadığını ve ... S.R.L. Şirketi'yle sipariş iptallerinin yaşandığını iddia ettiği, buradan hareketle eğer davacının yeni yatırımlarından beklenilen verimi almış olsaydı dava konusu sipariş iptalleriyle karşılaşmamış olsaydı *** S.R.L. Şirketi'yle ticari ilişkilerine uzun dönemli ortalamaları çerçevesinde de devam edebileceğinin değerlendirildiği, bu varsayım altında davacı şirketin bir gelir (satış kaybı) ve kazanç kaybı yaşadığı kanaatine varıldığı, davacı şirketin ortalama net kar marjı üzerinden hesaplanan kazanç kaybının 251.207,78-TL olduğu, ortalama faaliyet kar marjı üzerinden hesaplanan kazanç (kar) kaybının 234.041,22-TL olduğu, davacının defter kayıtlarında 31/12/2018 tarihi itibarı ile davalı hesabının 0,14-TL olduğu, davaya konu 1 adet 12 kalıplı basınçlı lavabo tezgahı faturasının ve 5 adet basınçlı kalıp faturalarının, yine davaya konu edilen 65.000,00-Euro ve 20.000,00-Euro bedelli çeklerin davalı hesabının borcuna ödeme olarak davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, çeklerin ödenmediğine dair davalının bir iddiasının bulunmadığı, davacı defterlerinde çeklerin ödenmiş olarak kayıtlı olduğu belirtilmiştir.

İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına, davalı şirkete ihtaratlı tebligat çıkarılarak HMK'nun 222 ve TTK'nun 80. maddesi gereği uyuşmazlık konusu 2018 yılına ait TTK'nun 64. maddesinde sayılan ve tacir tarafından tutulmak zorunda olan tüm ticari defterlerin ve ticari defterlerdeki karşı taraf (davacı) ile ilgili kayıtların yevmiye madde numaralarını da içerir muavin defter dökümü ve muavin defterlere dayanak belge dökümleri ile ayrıca e-deftere tabi olanların vergi dairesinden ilgili döneme ilişkin beratları ile birlikte e-belge çıktılarının talimat mahkemesince belirlenecek gün ve saatte hazır edilmesi hususunda kesin süre verilmesinin, bilirkişi incelemesi için belirlenen günde ticari defterlerini ibraz etmezse ticari defter ve kayıt deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının, HMK'nun 222/3. maddesi gereğince karşı tarafın kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutmuş olduğu ticari defterlerinin sahibi ve onun halefi lehine delil kabul edileceğinin çıkarılacak tebligat evrakına ihtrarat olarak yazılmasının istenilmesine, ticari defter ve kayıtlar davalı tarafından inceleme gününde talimat mahkemesinde hazır edildiğinde dava dosyasının mahkememizce görevlendirilecek bir mali müşavir bilirkişiye tevdi ile davalının ticari defterlerinin incelenerek e-defter ibrazı halinde e-defterlerin GİB sisteminden doğruluğu sorgulanarak, diğer defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin bulunup bulunmadığı, usulüne uygun tutulup tutulmadığı, dosya arasında sureti bulunan davalı tarafından davacıya keşide edilen 31/05/2018 tarihli 804827 seri numaralı, 240.000,00-TL (46.097,11-Euro) bedelli ve 16/06/2018 tanzim tarihli ... seri numaralı 109.334,00- TL (20.000,00- Euro) bedelli iki adet fatura tutarının davacı tarafından davalıya ödenip ödenmediği, davalının bu fatura bedelini tahsil edip etmediği, tahsil etmişse tahsil tarihi ve ödeme alınan miktarların, ödemenin nakit mi yoksa çek ile mi olduğu, dava konusu 20/03/2019 tarihli 20.000,00-Euro bedelli çekin davalının ticari kayıt ve defterlerinde olup olmadığı, bu çekin tahsil edilip edilmediği, bu çekin davacı tarafından davalıya hangi fatura karşılığında verildiği, ilgili fatura ve çek örneğini raporuna eklemesi ve davacı defterleri hakkında mahkememizce yaptırılan inceleme sonucu alınan dosya içinde bulunan bilirkişi raporu ile karşılaştırma yapılarak hüküm vermeye ve denetime elverişli rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.

Görevlendirilen Mali Müşavir Bilirkişi *** tarafından düzenlenen 23/02/2024 tarihli raporda özetle; "Davalı şirkete ait ticari defterleri ve dayanağı belgeler üzerinde yapılan inceleme ve raporun 3 nolu bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda; davalı şirkete ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi ve VUK'nun 182, 220 ve 221. maddesi uyarınca yapılması gereken noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, davalı şirket ticari defterlerinde; davalı tarafından davacı adına düzenlenen davaya konu 3 adet faturanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, dava konusu 20/03/2019 vade tarihli 20.000,00-Euro bedelli çekin davalı defterlerinde 12/07/2018 tarihinde 841 yevmiye no ile 110.334,00-TL bedelli olarak kayıt altına alındığı, davalı şirket ticari defterlerinde 31/05/2018 tarihli 804827 seri numaralı, 240.000,00-TL (46.097,11-Euro) bedelli ve 16/06/2018 tanzim tarihli ... seri numaralı 109.334,00-TL (20.000,00-Euro) bedelli iki adet fatura tutarının davacı tarafından ödenmediği, davalı şirket ticari defterlerinde; davacı şirketin 636.105,66-TL borçlu olduğu, dava dosyasında bulunan 31/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda mali yönden yapılan inceleme ve tespitlerde eksik inceleme olduğu, 31/12/2018 itibari ile davalı hesabının 0,14-TL borçlu göründüğü, tespit edilmiş ise de raporda sunulan muavin defter incelemesinde davacı şirket ticari defterlerinde 31/12/2018 tarihi itibariyle davalı şirketin 569.501,20-TL alacaklı olduğunun tarafımca tespit edildiği, taraf defterlerindeki bakiye farklılığının 66.604,46-TL olduğu, işbu tutarın kur farklarından meydana geldiği" belirtilmiştir.

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin birleştirme kararı verilerek dosyamız içine gönderilen ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden görevlendirilen SMMM Bilirkişi *** tarafından düzenlenen 08/01/2024 tarihli raporda özetle; "Davacı ... Kalıp Döküm Tek. Ltd. Şti.'ne ait 2018 yılı ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının zamanında yapıldığı tespit edilmiştir. Davacı tarafın ticari defterleri incelendiğinde davacı taraf ile ticari ilişkisinin 120.01.032 nolu hesaplarda takip edildiği tespit edilmiştir. Davacı tarafın davalı adına düzenlemiş olduğu dava konusu faturaların ticari defter kayıtlarına işlendiği tespit edilmiştir. Davacı tarafın ticari defterleri içeriğinde yer alan 31/12/2018 tarih 1624 nolu yevmiye kapanış fişi incelendiğinde Davacı ... Kalıp Döküm Tek. Ltd. Şti.'nin davalı ... Ve Tic. Ltd. Şti.'nden 651.545,16-TL alacaklı olduğu ilgili alacağı da 129.01.001 şüpheli cari alacaklar hesabına aktardığı tespit edilmiştir. Yukarıda detayları açıklandığı üzere Davacı ... Kalıp Döküm Tek. Ltd. Şti.'nin davalı ... Ve Tic. Ltd. Şti.'nden 651.545,16 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği" belirtilmiştir.

Birleşen dosyada davacı ... Kalıp Döküm Tek. Ltd. Şti. vekiline delil olarak dayandığı Bornova 6. Noterliği'nin 18/10/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ve 29/11/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı noter ihtarlarının muhataba tebliğ şerhli örneğini sunması istenmiştir.

İş Bankası Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak asıl dosyada davacı ***ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait *** iban numaralı hesaba tanımlı, şube kodu 5301 sanayi Kayseri Şubesi'nden verilme, 25/05/2018 tarihli, *** seri nolu, 13.000,00-Euro, 29/06/2018 tarihli, 6003717 seri nolu, 13.000,00-Euro, 27/07/2018 tarihli, *** seri nolu, 13.000,00-Euro, 20/03/2019 tarihli, ... seri nolu, 20.000,00-Euro bedelli çeklerin kim tarafından hangi tarihte hangi bedel üzerinden tahsil edildiğidin sorulmasına, tahsil tarih ve miktarını gösterir banka kayıtlarının ve çeklerin ön ve arka yüzlerinin okunaklı görüntülerinin gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.

Yine davalı ... Kalıp Döküm Teknolojisi Araştırma Geliştirme Makina İmalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait*** iban numaralı hesaptan davacı ... ve Ticaret Ltd. Şti'nin *** iban numaralı hesabına 20/03/2018 tarihinde 13.000,00-Euro, 30/03/2018 tarihinde 13.000,00-Euro, 09/07/2018 tarihinde 65.000,00-Euro ve 17/07/2018 tarihinde 49.631,00-Euro havale yapılmasına ilişkin işlemlere ait banka dekontlarının ve banka kayıt örnekleri istenilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Asıl dosyada dava; ayıplı ifa nedeniyle sözleşmeden dönme, ödenen paranın geri verilmesi ve ödeme amaçlı verilen çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemlerine ilişkindir. Birleşen dosyada dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kayanaklanan davalı tarafından imal edilen makine ve kalıpların bedelinden bakiye kısmının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.

Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama mahkememiz heyeti tarafından yazılı yargılama usulüne göre yürütülmüştür.

Davalının davacıya bir adet ULM 180 model basınçlı döküm makinesi ve beş adet kalıp sattığı ve teslim ettiği taraflar arasında çekişmesizdir.

Asıl dava dosyasında uyuşmazlık konusu, davalı tarafından imal edilip davacıya satılan kalıpların ayıplı olup olmadığı, davacının sözleşmeden dönmesinin haklı olup olmadığı, davacının bu sözleşme nedeniyle davalıya verdiği paranın iadesini istemekte haklı olup olmadığı ve bu sözleşme nedeniyle davalıya verdiği çekten dolayı davalıya borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Birleşen dava dosyasında uyuşmazlık konusu, taraflar arasında ticari ilişki kapsamında davacı tarafça üretilen ve davalıya teslim edilen sözleşme konusu makine ve kalıpların ayıplı olup olmadığı, davacının davalıdan söz konusu ticari ilişki ve sözleşmeden dolayı alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, 105.943,45-Euro cari hesap borcunun tahsili amacıyla davacı tarafça başlatılan icra takibine davalının itirazlarının yerinde olup olmadığı, itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.

Yetki İlk İtirazı İrdelendiğinde;

Davalı cevabında, HMK'nun 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkemenin davalı şirketin yerleşim yerinin bulunduğu İzmir Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki ilk itirazında bulunmuştur.

Eser sözleşmesinden kaynaklanan davalar, HMK'nun 6. maddesine göre davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde (genel yetkili mahkeme) açılabileceği gibi HMK'nun 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de (özel yetkili mahkemede) açılabilir. Taraflar arasında geçerli olarak yapılmış yetki sözleşmesi varsa ve bu sözleşmede davanın sözleşmeyle kararlaştırılan yer dışında genel ve özel yetkili başka bir mahkemede de açılabileceğine dair aksine bir düzenleme yoksa, dava yalnızca sözleşmede kararlaştırılan yer mahkemesinde açılabilir (HMK'nun 17. maddesi).

Eldeki dava, toplanan delillere göre sözleşmenin ifa yeri olan Kayseri Mahkemelerinde açıldığından mahkememizce davalının yetki ilk itirazına itibar edilmemiştir.

Ayıp İhbarı Ve Hak Düşürücü Süre İrdelendiğinde;

Uyuşmazlık konusu itibari ile öncelikle uygulanması gereken yasal düzenleme ve kavramların incelenmesinde fayda vardır.

Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalıdan satın aldığı 5 adet standart 85 cm'lik etajerli lavabo reçine kalıpların ayıplı olduğu iddiasına dayanarak TBK'nun 227. maddesi uyarınca satılanı geri vermeye hazır olduklarını belirterek sözleşmeden döndüklerini belirterek ayıplı mal satışı nedeniyle davalıya ödedikleri bedelin iadesini, bu amaçla davalıya verdikleri çek nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini ve yoksun kalınan kazanç zararının tahsilini istemektedir.

Davalı vekili, süresi içerisinde usulüne uygun şekilde ayıp ihbarında bulunulmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık; tacir olan davacının ayıplı ifa ile ilgili olarak süresinde ve usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunup bulunmadığına ilişkindir.

Eldeki davada tarafların ticari şirket olmamaları nedeniyle tacir olduğu, uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklandığı hususu tartışmasızdır.

Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK'nun 23/1. maddesinde; özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde TBK 'nun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, TBK'nun 223. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.

6098 sayılı TBK'nun ayıba karşı tekeffülü düzenleyen 219. maddesine göre "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." düzenlemesi mevcuttur.

6098 sayılı TBK'nun 222. maddesinde ise; satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir.

6098 sayılı TBK'nun 223/2. madde hükmünde ise alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.

Aynı kanunun ayıp durumunda ise alıcının seçimlik hakları 227. maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre ''Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

  1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.

  2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.

  3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.

  4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.

Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.

Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.''

6098 Sayılı TBK'nun 231. maddesinde "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." hükümleri yer almaktadır.

Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda tacirler arasındaki ihbar ve ihtarların ne şekilde yapılacağı 18/3. maddesinde düzenlenmiş ve "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." denilmiştir.

Tacirler arasında satışa konu malın ayıplı çıkması halinde, alıcının yasal haklarını kullanabilmesi için (6102 sayılı TTK'nun 18/1-c) maddesindeki süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunması zorunludur. Bu süreler, satılan malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise iki gün, açıkça belli değilse sekiz gündür.

Somut olayın incelenmesinde, tacir olan yanlar arasında 12 adet kalıp, 5 adet teksir ve bir adet basınçlı döküm makinesi alımı hakkında anlaşma yapıldığı, bu anlaşma çerçevesinde davalı tarafından 5 adet standart 85 cm'lik etajerli lavabo reçine kalıp ile ULM 180 model basınçlı döküm makinesinin davacının işyerine teslim edildiği, makinenin montajının ve deneme üretimlerinin davalının çalışanları tarafından yapıldığı, deneme üretimi sırasında kalıpların ayıplı olduğu nedeniyle taraflar arasında e-mail yazışmaları yapıldığı, bu durum nedeniyle taraflar arasında görüşlerin yapıldığı, davalının değişik çözüm önerilerinde bulunduğu, davacıya konsinye olarak 2 kalıp daha gönderdiği, davacının davalıya ihtarname keşide ettiği, delil tespiti yaptırdığı ve eldeki davayı açtığı görülmektedir. Bu durumda, davalı vekilinin ayıp ihbarına yönelik hak düşürücü süre itirazının kabulünün mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.

Sözleşmeden Dönme Ve Verilen Avansın İadesi İstemi İrdelendiğinde;

Taraflar arasında 12 adet kalıp, 5 adet teksir ve bir adet basınçlı döküm makinesi alımı hakkında anlaşma yapıldığı, davalının imal ettiği makine ve kalıpların davacının fabrikasında montajını yaptığı, imal edilen makine ve kalıpların devreye alındığına ilişkin bir tutanağı ise düzenlenmediği görülmektedir.

Mahkememizce yapılan keşif ve deneme üretimi sonucu bilirkişi kurulunca düzenlenen 31/07/2023 tarihli ek raporda özetle; "ULM 180 model basınçlı döküm makinesinin çalışır vaziyette olduğu, davacı firmanın üretim makinesinden şikayetinin olmadığı, tarafların anlaşmak üzere bir araya gelmeleri nedeniyle dava konusu kalıpların ve model kalıbın üç boyutlu tarama makinesi ile inceletilmesinden vazgeçildiği, yapılan deneme üretimleri sonucu mamüllerde 1-2 mm fark çıktığı, bu noktalara elle rötuş yapıldığından aşındırma farkı olabileceği, lavabonun duvara dayanan alt deformasyonuna bakıldığında orta bölmede 2-3 mm fark olduğu, bunun standartlar dahilinde olduğu, lavabonun tezgah üstü lavabo olması nedeniyle dolaba oturmada deformasyon olduğu şikayeti ile ilgili olarak şablonun önce mihengirle dört köşeden ölçülüp doğru ölçüye ayarlandığı, lavabonun şablona oturtulduğu, genel olarak lavabonun oturma yüzeyinin şablona uygun olduğu, dört köşeden lavabo dengesi ve oynaması kontrol edilince bir köşede oynama olduğunun tespit edildiği ve ölçümde 6,2 mm köşede üste doğru dönmenin tespit edildiği, numune dökümlerde yapılan ölçümlerden sonra aynı kalıplarda daha önce üretilmiş ve fırınlanmış malzeme üzerinde ölçüm yapıldığı, ölçümler neticesinde malzemenin sorunlu olduğu düz bir zemin üzerine konulan malzemelerin bir köşesinde 6,2 mm aksaklık olduğu ve sağ, sol kenarlarının kalınlık ölçülerinde farklılık olduğunun tespit edildiği, daha sonra yeniden döküm yapıldığı, yapılan dökümlerin alınıp numaralandırıldığı, numunelerin fırına gönderilip pişirilmesinden sonra ölçümlerinin yapıldığı, lavabonun konulacağı ürünün (şablon) masa üzerine konulduğu, bir su terazisi ile ölçüm yapılarak düz bir mekan oluşturulduğu, oluşturulan mekanın üzerine lavabo yerleştirilerek ölçümlere başlandığı, lavabonun dört köşesinden şablon üzerindeki dengesi ve oynamasının kontrol edildiği, lavabonun sol köşesi şablona tam olarak oturduğunda sağ köşesinde boşluk kaldığı, bu boşluktan dolayı lavabonun şablon üzerinde oynama yaptığı, sağ kısmında olan boşluğun 6,4 mm olduğunun tespit edildiği, lavabonun üst kısımlarında tam bir düzlüğün olmadığı ve yan kısımlarının aynı kalınlıkta olmadığının tespit edildiği" kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Benzer tespitler Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı uzman bilirkişi Makine Yüksek Mühendisi Harun Karakaya tarafından düzenlenen 10/12/2018 tarihli delil tespiti raporunda ve davacı tarafından sunulan Öğretim Görevlisi ***tarafından düzenlenen 20/11/2018 tarihli uzman görüşü raporunda da mevcuttur.

Davalı vekili tarafından dava konusu kalıpların davacı tarafından verilen referans kalıplara uygun olarak üretildiğini, müvekkilinin referans kalıpların ayıplı olup olmadığını denetleme bilgisine ve yetkisine sahip olmadığını, referans kalıbın ayıbından davacının sorumlu olduğunu savunmuştur.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 471/1. maddesinde haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorunda olduğunu belirterek yüklenicinin özen ve sadakat borcunu açıkça kabul etmiştir. Devamında, aynı maddenin ikinci fıkrasında, yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışının esas alınacağını kabul etmiştir.

Yargıtay Yüksek 15. Hukuk Dairesi'nin 14/10/2015 gün ve *** Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, özen borcu, yüklenicinin eseri meydana getirirken, teslim ederken basiretli bir tacir ve işinin ehli olan bir yüklenici gibi dikkatli bir çabayı göstermesidir. Buna göre, yüklenicinin basiretli bir tacir ve iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerken ekonomik gücü, ekipmanı ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip yeterli görmemesi halinde ise o işe girmekten kaçınması gerekir. Aksi halde bunun sonuçlarına katlanır ve ortaya çıkacak zarardan sorumlu tutulur.

Eser sözleşmelerini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran en önemli farkı sonuç sorumluluğu, yani tarafların anlaşmaları doğrultusunda yüklenicinin bir sonucu meydana getirmeyi taahhüt etmesidir. Sonucu taahüt eden yüklenici Türk Borçlar Kanunu'nun 471. maddesi uyarınca iş sahibinin yararını gözeterek özen görevini sadakatle yerine getirmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışları esas alınacaktır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma, zararına olacak şeyleri yapmama anlamını da ifade eder. Nitekim Yargıtay Yüksek 15. Hukuk Dairesi'nin 07/11/2017 gün ve *** Karar sayılı kararında da aynı görüş benimsenmiştir. Sadakat borcu, aynı zamanda iş sahibinin verdiği bilgi ve belgeler veya yüklenicinin işin görülmesi sırasında öğrendiği imalat ve iş sırlarını başkalarına açıklamamak ve iş sahibinin izni olmaksızın başka işlerde kullanmamak yükümlülüğünü de içermektedir. Buna göre, eseri meydana getirirken iş sahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başkaca bir durum ortaya çıkarsa yüklenici bu durumu hemen iş sahibine bildirmek zorundadır, bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan yüklenici sorumlu olacaktır.

Somut uyuşmazlıkta davalı tarafından ULM 180 model basınçlı döküm makinesi ve bu makinede kullanılacak olan kalıplar imal edilerek davacıya satılmıştır. Basınçlı döküm makinesini imal edip davacıya satan ve yine imal ettiği kalıpların bu makinede kullanılarak üretim yapılacağını bilen davalının Türk Borçlar Kanunu'nun 471. maddesi uyarınca iş sahibinin yararını gözeterek özen görevini sadakatle yerine getirme borcu bulunmakta olup, referans kalıba görü üreteceği kalıpların basınçlı döküm makinesinde kullanıma uygunluğu konusunda iş sahibi davacıyı uyarma ve bilgilendirme zorunluluğu vardır. Davalının anılan hükmün aksine olan savunmalarına itibar edilmemiştir.

Mahkememizce alınan bilirkişi raporu, delil tespiti raporu ve uzman görüşü raporuna göre davalının imal ettiği kalıpların kullanılarak yapılan deneme üretimleri sonucu çıkan mamüllerde 1-2 mm fark çıktığı, lavabonun duvara dayanan alt deformasyonuna bakıldığında orta bölmede 2-3 mm fark olduğu, lavabonun tezgah üstü lavabo olması nedeniyle dolaba oturmada deformasyon olduğu şikayeti ile ilgili olarak şablonun önce mihengirle dört köşeden ölçülüp doğru ölçüye ayarlandığı, lavabonun şablona oturtulduğu, genel olarak lavabonun oturma yüzeyinin şablona uygun olduğu, dört köşeden lavabo dengesi ve oynaması kontrol edilince bir köşede oynama olduğunun tespit edildiği ve ölçümde 6,2 mm köşede üste doğru dönmenin tespit edildiği, numune dökümlerde yapılan ölçümlerden sonra aynı kalıplarda daha önce üretilmiş ve fırınlanmış malzeme üzerinde ölçüm yapıldığı, ölçümler neticesinde malzemenin sorunlu olduğu düz bir zemin üzerine konulan malzemelerin bir köşesinde 6,2 mm aksaklık olduğu ve sağ, sol kenarlarının kalınlık ölçülerinde farklılık olduğunun tespit edildiği, daha sonra yeniden döküm yapıldığı, yapılan dökümlerin alınıp numaralandırıldığı, numunelerin fırına gönderilip pişirilmesinden sonra ölçümlerinin yapıldığı, lavabonun konulacağı ürünün (şablon) masa üzerine konulduğu, bir su terazisi ile ölçüm yapılarak düz bir mekan oluşturulduğu, oluşturulan mekanın üzerine lavabo yerleştirilerek ölçümlere başlandığı, lavabonun dört köşesinden şablon üzerindeki dengesi ve oynamasının kontrol edildiği, lavabonun sol köşesi şablona tam olarak oturduğunda sağ köşesinde boşluk kaldığı, bu boşluktan dolayı lavabonun şablon üzerinde oynama yaptığı, sağ kısmında olan boşluğun 6,4 mm olduğunun tespit edildiği, lavabonun üst kısımlarında tam bir düzlüğün olmadığı ve yan kısımlarının aynı kalınlıkta olmadığının tespit edildiği, klasik üretimdeki lavabonun basınçlı döküme entegrasyonu sırasında model ve kalıpların deformasyon, simetri, küçülme gibi hatalar nedeniyle gerektiği gibi yapılmadığı, bu kalıpları üretimde kullanarak lavabo imal edip yurt içi ve yurt dışı pazarında satmak için yatırım yapan davacının mevcut haliyle kalıpları kullanmasının beklenilemeyeceği, kalıpların ayıplı olduğu değerlendirilmiştir.

ULM 180 model basınçlı döküm makinesine ilişkin bir ayıp iddiası olmadığı gibi yapılan keşif ve uzman bilirkişi incelemesinde bu makinenin çalışır vaziyette olduğu tespit edilmiş ve bu makine çalıştırılarak deneme üretimi yapılmıştır. ULM 180 model basınçlı döküm makinesi ve bu makinede kullanılacak olan kalıplar bir bütünlük içinde kullanılmalıdır. Makine ve kalıpların bir bütünlük içinde kullanılmasının gerekmesi nedeniyle davacının başka firmalara kalıp yaptırıp bu makinede kullanılması seçeneğinde makinenin yazılımı ile ilgili bir sorun yaşanması halinde mevcut duruma göre davalı tarafın makinenin bütün kodlarını açık hale getirip kodlarını davacıyla paylaşması koşuluyla çözüm arayışına gidilebileceği, nitekim davalının 01/04/2019 tarihli ikinci cevap dilekçesinde davalının, makine bedelinin ödenmesi halinde ve yazılıma ilişkin gizlilik sözleşmesi imzalanması şartıyla dava konusu makinenin yazılımını açık hale getirmeye hazır olduğu ifadesiyle bunu doğrulamaktadır. Taraflar arasında sulh görüşmeleri yapılmasına rağmen olumlu bir sonuç alınamamıştır. Davalı tarafından makinenin kodları da açık hale getirilmemiştir. Bu nedenle kalıplarla birlikte kullanılması gereken makineden mevcut durum itibarı ile yararlanma imkanı kısıtlıdır.

Bir sözleşmede ayıbın şartları mevcut ise ve alıcı da kendisinden beklenen külfetleri yerine getirmişse, bu durumda alıcı TBK'nun 227. maddesinde kendisine tanınan haklardan birini kullanabilir. Bu haklar; sözleşmeden dönme, bedelde indirim talebi, satılanın ücretsiz onarımı talebi, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi talebi (Kaynakça: ARAL, Fahrettin, Borçlar Hukuku (Özel Borç İlişkileri), 8. Baskı, Ankara, 2009- Yavuz, Cevdet, Borçlar Hukuku Dersleri (Özel H, 9. Baskı, İstanbul, 2011)

Bu açıklamalar ışığında; yargılama sonunda toplanan dava dosyasındaki mevcut delillere ve özellikle mahkememizce hükme esas alınan 31/07/2023 tarihli ek bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, bu ek raporun içeriğine göre; davaya konu kalıpların istenilen ve beklenilen özelliklerde imalat yapmaya uygun olmadığı, bu kalıpların ayıplı olduğu, basınçlı döküm makinesinin çalışır vaziyette ve ayıplı olmamasına rağmen bu makinenin yazılım kodlarının davalıda bulunması ve bunların açık edilmemesi halinde bu makineden beklenilen ve istenilen şekilde yararlanma imkanının olamayacağı, yazılım kodları yönünden davacının davalıya bağımlı olacağı, bunun da taraflar arasında başka ve yeni ihtilaflara yol açabileceği, basınçlı döküm makinesinin ve bu makinede kullanılması gereken kalıpların istenilen hedefe ulaşılamadığı, davacının umduğu faydayı sağlamadığı ve bu şekilde çalışması halinde davacıya olumlu katkısının olmayacağı, davacıya yarar sağlamayacağının anlaşılmasına, dava konusu edilen kalıplardaki ayıbın ayıp niteliği taşımasına, dememe üretimi aşamasında davacı tarafından gerekli kontrollerin ve ayıp ihbar yükümlülüğünün yasal süresi içinde yerine getirilmiş ve davacının Kayseri 1. Noterliği'nin 19/11/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile satıma konu kalıpların ayıplı olduğundan bahisle kalıpların ve makinenin iade edilmesi suretiyle sözleşmeden dönme şeklinde seçimlik hakkını kullanmış olmasına göre; satışı yapılan kalıpların ve bu kalıplarla birlikte kullanılması gereken makinenin sözleşmede kararlaştırılan ve davalının taahhüt ettiği vasıf ve mahiyette olmadığı ve davacı tarafından beklenen faydayı sağlamadığından dolayı ayıplı olması karşısında davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.

Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;

İzah edilen nedenler karşısında davacının satış sözleşmesini davadan önce Kayseri 1. Noterliği'nin 19/11/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile satıma konu kalıpların ayıplı olduğundan bahisle kalıpların ve makinenin iade edilmesi suretiyle sözleşmeden dönme şeklinde seçimlik hakkını kullanmış karşısında birlikte ifa kuralı gözetilerek eldeki asıl davada davanın kabulü ile taraflar arasındaki sözleşmeye konu 12 adet basınçlı lavabo tezgahı (12 kalıplı ULM 180 tipli döküm tezgahı) ve 5 adet basınçlı lavabo tezgahı kalıplarının davacı tarafından davalıya iadesi kaydı ile davacı tarafından davalıya ödenen 65.000,00-Euro'nun ve İİK'nun 72/7. maddesi uyarınca istirdata dönüşen Türkiye İş Bankası Kayseri Şubesi'ne ait ... çek seri numaralı 20/03/2019 tarihli çek bedeli olan 20.000,00-Euro olmak üzere toplam 85.000,00-Euro'nun yukarıda sözü edilen makine ve kalıpların davacı tarafından davalıya iade edildiği tarihten itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre Devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıllık mevduata uyguladıkları en yüksek oranda mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının talebi ile bağlılık kuralı gereği 10.000,00-TL'nın dava tarihi olan 25/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, mahkememizce asıl dosya davacının sözleşmeden dönmesinin haklı olduğu kanaatine varıldığından, imal edilen ve satılan malların bakiye bedelinin tahsili amacıyla birleşen ... Esas sayılı dava dosyasında davacı yüklenici tarafından açılan davanın reddine karar vermek gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A) ... ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA:

  1. Davanın KABULÜ ile taraflar arasındaki sözleşmeye konu 12 adet basınçlı lavabo tezgahı (12 kalıplı ULM 180 tipli döküm tezgahı) ve 5 adet basınçlı lavabo tezgahı kalıplarının davacı tarafından davalıya iadesi kaydı ile davacı tarafından davalıya ödenen 65.000,00. Euro'nun ve İİK'nun 72/7. maddesi uyarınca istirdata dönüşen Türkiye İş Bankası Kayseri Şubesi'ne ait ... çek seri numaralı 20/03/2019 tarihli çek bedeli olan 20.000,00. Euro olmak üzere toplam 85.000,00. Euro'nun yukarıda sözü edilen makine ve kalıpların davacı tarafından davalıya iade edildiği tarihten itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre Devlet bankalarının euro cinsinden açılmış 1 yıllık mevduata uyguladıkları en yüksek oranda mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  2. Davacının talebi ile bağlılık kuralı gereği 10.000,00. TL'nın dava tarihi olan 25/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince dava değeri olan 65.000,00. Euro'nun dava tarihi olan 25/12/2018 tarihi itibari ile TCMB'nca belirlenen döviz efektif satış kuruna göre 1,00. Euro=6,05. TL'dan olmak üzere hesaplanan dava değeri 393.250,00. TL ve 20.000. Euro çek bedelinin çekin ödeme günü olan 20/03/2019 tarihi itibari ile TCMB'nca belirlenen döviz efektif satış kuruna göre 1,00. Euro=124.400,00. TL olmak üzere toplam 517.650,00. TL üzerinden alınması gereken 35.360,67. TL nispi karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan peşin olarak alınan 6.875,30. TL harcın mahsubu ile bakiye 28.485,37. TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  4. Davacı tarafça yapılan 35,90. TL başvuru harcı, 6.875,30. TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafça yapılan 255,00. TL e. tebligat gideri, 246,00. TL tebligat gideri, 16,50. TL KEP gideri, 129,60. TL müzekkere gideri, 1.127,90. TL talimat masrafı, 58,00. TL posta gideri, 731,80. TL delil tespiti gideri, 150,00. TL keşif araç ücreti ve 6.750,00. TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 9.464,00. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Kararın mahiyeti gereği davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

  7. 6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran taraflarca numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

  8. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 74.947,50. TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

10-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

B) BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:

  1. Davanın REDDİNE,

  2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan peşin olarak alınan 32.582,23. TL harcın mahsubu ile fazla yatan 32.154,63. TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,

  3. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. 11. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  4. Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. Davalı tarafından yapılan yargılama yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,

  6. 6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde taraflarca numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

  7. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 225.151,85. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  8. Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

  9. Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,

Dair , asıl dosyada davacı birleşen dosyada davalı vekili Av. ... ve asıl dosyada davalı birleşen dosyada davacı vekili Av. ...'in yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/07/2024

Başkan ***

E-imzalıdır

Üye ***

E-imzalıdır

Üye ***

E-imzalıdır

Katip ***

E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapdeğerlendirilmesidelillerindelillerasliyevekillerivekiliticaret(TicariSatımdanmahkemesikayseriyargılamahükümKaynaklanan)gerekçeAlacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim