SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/946 E. 2024/614 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/946

Karar No

2024/614

Karar Tarihi

31 Mayıs 2024

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***

T.C.

KAYSERİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

**ESAS NO : *****

**KARAR NO : *****

**HAKİM : *****

**KATİP : *****

**DAVACI : *****

VEKİLİ : Av.

**DAVALI : *****

VEKİLLERİ : Av.

Av.

Av.

DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

**DAVA TARİHİ : *****

**KARAR TARİHİ : *****

GEREKÇELİ KARARIN

**YAZILDIĞI TARİH : *****

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... SAN. TİC. A.Ş., 2014 yılından itibaren mekanik ve elektronik sektörünü bir araya getiren kalorimetre, su sayacı imalatı ve uzaktan okuma sistemleri üzerine ulusal ve uluslar arası hizmet verdiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında kargo taşıma anlaşması bulunduğunu, müvekkili şirketin üretmiş olduğu sistemleri ülkenin farklı bölgelerine gönderirken davalı şirketin kargo hizmetinden faydalandığını, müvekkili şirket tarafından, 29.06.2021 tarihinde davalı kargo şirketinin Kayseri Organize Sanayi Şubesine 16 koli içerisinde bulunan 480 adet u20 calmet marka ultrasonik kalorimetre alıcısına teslim edilmek üzere şube yetkililerine teslim edildiğini, aradan bir müddet zaman geçtikten sonra davalı kargo şirketi tarafından müvekkile dönüş yapılıp, kargo taşıma esnasında kamyonun yanması neticesinde, kargolarında tamamen yandığı ve hasar gördüğünü bedelin müvekkil şirkete ödeneceğinin bildirildiğini, ancak geçen zaman içerisinde söz konusu ödeme yapılmadığı gibi hasarlı ürün teslimide yapılmadığını ve müvekkil şirketin zararının tazmin edilmediğini, taşıma işi nedeniyle müvekkilinin ticari anlamda zarara uğradığını, ayrıca müşterisine karşı da ticari itibar kaybına uğradığını, davalı kargo şirketi müvekkilin mağduriyetini dikkate almadığı gibi bu mağduriyeti gidermeye yönelik her hangi bir adım bile atmadığını, müvekkili şirket tarafından gönderilen ihtara da cevap verilmediğini, davalı kargo şirketi ile yapılan arabuluculuk görüşmelerininde sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin ticari temerrüt faizi ile birlikte karşılanamayan zararının tahsilini isteme zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek, MNG Kargo şirketi tarafından taşıma esnasında hasara uğraması nedeniyle teslim edilemeyen 480 Adet U20 CALMET marka Kalorimetrenin aynen iadesini, aynen iadesi mümkün değil ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL bedelin ticari temerrüt faizi ile birlikte ve 1.000,00 TL bedelinin ticari temerrüt faiziyle birlikte TBK'nın 122. maddesi uyarınca davalıdan tahsiliyle, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taşıma sözleşmesinde taşıyıcının borcu, gönderenin ambalajlayarak teslim ettiği kargoyu, göndericinin verdiği bilgilere uyarınca taşıyıp teslim etmek olduğunu, uyuşmazlık konusunun kargonun müvekkili şirkete ait aracın kaza yapması ve tamamen zarar görmesi nedeniyle zayi olduğunu, davacı şirkete bu hususta bilgi verildiğini, 6102 sayılı TTK Bildirim başlıklı "Madde 889 - (1) Eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır.(2) Birinci fıkradaki karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir.” hükmü uyarınca işbu davanın açıldığı tarih itibarı ile kanunda öngörülen süreler geçmiş olduğundan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini, davacı şirketin, süresinde müvekkili şirkete zararını bildirmediğini, akabinde kötü niyetli olarak maddi dayanağı olmayan yüksek talepte bulunduğunu, davacının TTK 889 hükmüne uygun şekilde ispat koşulunu yerine getirmeden kargo içerisinde belirttiği vasıflarda ve fiyatı son derece yüksek eşya bulunduğu iddiasını kabul etmediklerini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddini, aksi halde esasa ilişkin savunmaları doğrultusunda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.

MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş'den dava konusu davacı tarafından 29/06/2021 tarihinde Kayseri Organize Sanayi Şubesi tarafından verilen kargonun teslim tutanağı ve kargoya ait tüm evraklarının istenilmesi ve kargonun teslim edilip edilmediği bilgisinin istendiği, teslim edilmeme sebebinin bildirilerek ilgili tutanakların istendiği, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından 29.06.2021 tarihinde Kayseri Organize Sanayi Şubesine verilen kargoya ait müvekkil şirket bünyesinde yapılan araştırmalar sonucu elde edilen evrak işbu müzekkere ekinde sunulduğu, kargo aracının yaptığı kaza sonrası zayi olması sebebiyle kargonun teslimi mümkün olmadığından bahisle ekinde kargo hareket formu ekran görüntüsünün sunulduğu görülmüştür.

Dosyanın Ticaret Hukuku nitelikli hesap uzmanı *** ve makine mühendisi *** tarafından düzenlenen 23/06/2023 havale tarihli bilirkişi raporundan özetle;

  1. Davalının,Davalının, TTK 875. Maddesi gereği davacı tarafından teslim edilen kargoyu

ulaştırması gereken yere teslim etmesi gerekmekte iken kargonun yanmış olduğu ve

teslim edilemediği bu nedenle de TTK 886 kapsamında sorumluluğunun bulunduğu

tespit edilmiştir. Zira davalı teslimle yükümlü olduğu kargonun akıbetine ilişkin bir

izahatta bulunamadığı, tazminde bulunulacağını söylemesine rağmen herhangi bir

ödeme yapmadığı için de ağır kusurlu olarak kasten veya pervasızca bir davranışla

zarara sebebiyet vermiş olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle de davacının davalıdan

fatura bedeli olan 155.108,64 ve işlemiş faizi 34.644,47 TL olup toplamda

189.753,11 TL alacaklı olduğu,

  1. Mahkeme aksi kanaatte ise ve davacının davasını, başka bir deyişle göndermiş

olduğu kargo içeriğini ispat edemediğine kanaat getirecek olursa, bu durumda TTK

882 kapsamında davalının sınırlı sorumluluğu söz konusu olacağından özel çekme

hakkına göre hesaplama yapıldığı taktirde davacının davalıdan asıl alacak

33.539,97TL ve işlemiş faizi 7.491,34 TL olup toplamda 41.031,31 TL alacağının olduğu mahkememize bildirilmiştir.

Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazları doğrultusunda, itirazların karşılanması suretiyle Ticaret Hukuku nitelikli hesap uzmanı *** ve makine mühendisi*** tarafından düzenlenen düzenlenen 18/10/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporundan özetle; Taşıma konusunun 480 adet kalorimetre olduğunu gösteren bir teknik kaydın dosya kapsamında yer

almadığı,

TTK 880 maddesi uyarınca eşyanın teslim alınma tarihi ve yer itibariyle değerinin KDV dahil

155.108,64 TL olduğu ve kök raporda yapılan faiz hesabı doğrultusunda toplam tutarın 189.753,11 TL

olduğu,

Kargo içeriğinin ispat edilememesi durumunda sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiği

ve buna ilişkin hesaplamanın kök raporda yapıldığı, hesaplanan tutarın 33.539,97 TL olduğu, söz konusu 480 Adet Kalorimetrenin 16.10.2023 tarihi itibari ile serbest piyasa araştırmasında %20

KDV dahil 899.100 TL olduğu,

mahkememize bildirilmiştir.

Davacı vekilinin 05/02/2024 tarihli ıslah dilekçesini sunduğu, harcını yatırdığına dair sayman mutemet alıntısı evrakını mahkememize ibraz etmiştir, ıslah dilekçesinin bir örneğinin davalı tarafa usulüne uygun tebliğe çıkarıldığı, davalı vekilinin ıslaha beyanlarını sunduğu görülmüştür.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Davacı taraf davalı ile taşıma sözleşmesi imzadıklarını davalıya teslim edilen 480 adet U20 Calmet Marka kalorimetrenin taşınma esnasında araçta yangın çıktığından bahisle 480 adet U20 Calmet Marka kalorimetrenin aynen iadesi, olmadığı takdirde bedel iadesi ve aşkın zarar talep etmiştir.

Davalı ise malın taşıma aracının yanması sonucu oluştuğunu, hak düşürücü süre bulunduğunu, davacının kargo içeriğini ispat edemediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.

Dava, yurt içi eşya taşımasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.

Taşıma işleri, 6102 sayılı TTK’nun dördüncü kitabında 850 ilâ 930. maddeleri arasında düzenlenmiş olmakla birlikte taşıma sözleşmesinin tanımına yer verilmemiştir. Ayrıca taşıma hukukuna ilişkin diğer özel düzenlemelerde de taşıma sözleşmesinin tanımı yer almamaktadır. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 850/1 maddesinde taşıma sözleşmesinin tarafı olan taşıyıcı; “taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişi” olarak tanımlanmıştır. Bu tanımdan yola çıkılarak taşıma sözleşmesi; “ücret karşılığında taşıyıcının eşyayı bir yerden bir yere taşımayı, yolcuyu ise bir yerden bir yere götürmeyi taahhüt ettiği tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme” olarak tanımlanabilir. Buna göre taşıma sözleşmesinin temel unsurları taşıyıcının taşıma taahhüdünde bulunması ve gönderenin veya yolcunun ise taşıma ücretini ödemeyi borçlanmasıdır (6102 sayılı TTK, m. 850/2).

Taşıma sözleşmesinde gönderenin veya yolcunun temel edimi taşıma ücretidir. Taşıma ücret karşılığında yapılır ve ücret içermeyen taşımalar hatır taşıması olarak adlandırılır. Hatır taşıması ise taşıma hukuku mevzuatı açısından taşıma sözleşmesi olarak değerlendirilemez. Bununla birlikte taşıma işi bir ticari işletme faaliyeti olduğundan taşıma ücreti kararlaştırılmamış olsa dâhi 6102 sayılı TTK’nin 20. maddesi gereğince taşıyıcı uygun bir ücret talep edebilecektir.

Taşıma sözleşmesinde taşıyıcı yönünden ortaya çıkan temel edim ise taşıma işinin taahhüt (üstlenme) edilmesidir. Taşıma taahhüdü, taşınacak olan eşya, yolcu ve yolcu ile bagaj olmasına bağlı olarak değişir. Zira taşınanın eşya ve insan olmasına göre taşımadaki yan edimler değişmekte ve sorumluluk da aynı şekilde farklılaşmaktadır.

Eşya taşımalarında taşıyıcının taahhüdü, eşyayı kendi gözetimi ve sorumluluğu altında bir yerden başka bir yere nakletmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi ifade etmektedir. Taşıyıcının taahhüdünü yerine getirebilmesi için sözleşme konusu eşyanın, taşıyıcının muhafaza ve kontrolüne bırakılması gereklidir. Bu itibarla taşıyıcı, sözleşmede belirlenen taşıma süresi içerisinde taşınmak üzere kendisine bırakılan eşyayı muhafaza etmekle yükümlüdür. Başka bir deyişle taşıyıcı, eşyayı kararlaştırılan şartlarla bir yerden başka bir yere taşıma yanında, ayrıca muhafazası altındaki eşyanın her türlü tehlikeye karşı korunması için de gerekli özeni göstermek zorundadır. Taşıyıcının özen borcunun ihlali sözleşmeden doğan bir sorumluluk olup, taşıyıcının bu sorumluluğu, yükün taşıyıcı veya onun adına teslim almaya yetkili bir temsilci tarafından teslim alınmasıyla başlar ve yükün teslim edilmesine kadar devam eder. Bu husus 6102 sayılı TTK’nin 875/1 maddesinde “taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.” şeklinde belirtilmiştir. Öte yandan 6102 sayılı TTK’nin 879. maddesi gereğince taşıyıcı; kendi adamlarının veya taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.

Bununla birlikte 6102 sayılı TTK’nun 875/1 maddesi ile düzenlenen taşıyıcının eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumluluğu, 6102 sayılı TTK’nun 876 ve 878. maddeleri ile hafifletilmeye çalışılarak genel ve özel olarak sorumluluktan kurtulma hâlleri düzenlenmiştir. Genel olarak sorumluluktan kurtulma hâli 6102 sayılı TTK’nun 876. maddesinde; “Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre taşıyıcı, tedbirli bir taşıyıcının gösterebileceği özen gösterilmiş olsaydı bile zıya, hasar veya gecikme yine de meydana gelecekse ve taşıyıcı bu durumu kanıtlayabilirse sorumluluktan kurtulacaktır.

Özel olarak sorumluluktan kurtulma hâli ise 6102 sayılı TTK’nun 878. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zıya, hasar veya teslimdeki gecikme; sözleşme veya teamüle uygun olarak üstü açık bir aracın kullanılmış olması; gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama; eşyanın gönderen veya gönderilen tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi veya boşaltılması; eşyanın, özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yolu ile kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği; taşınacak paketlerin gönderen tarafından yetersiz etiketlenmesi; canlı hayvan taşınması; Gümrük Kanunu ile diğer kanun ve düzenlemelerde yer alan hükümlerin taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını haklı gösterdiği hâllerden birine bağlanabiliyorsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.

Eşyanın zıya veya hasara uğraması ya da taşıma süresinin aşılması nedeni ile bir zararın doğması durumunda, sorumluluktan kurtulma sebepleri ile sorumluluktan kurtulamayan taşıyıcı meydana gelen zararı tazmin etmek zorundadır. Tazminatın nasıl belirleneceği 6102 sayılı TTK’nun 880 ve 881. maddelerinde düzenlenmiş; ayrıca 6102 sayılı TTK’nun 875/2 maddesi gereğince zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınacaktır.

6102 sayılı TTK’nun 880. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanacak; eşyanın hasara uğraması hâlinde ise onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilecektir. Eşyanın değeri ise piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre belirlenecektir. Ayrıca taşıyıcı, eşyanın zıyaı veya hasarı hâlinde, tazminattan başka, zararın saptanması için yapılması zorunlu olan giderleri de tazminle yükümlüdür (6102 sayılı TTK, m. 881).

6102 sayılı TTK ile 6762 sayılı TTK’nin aksine taşıyıcının sorumluluğu, milletlerarası sözleşmelere paralel olarak sınırlandırılmıştır. Buna göre taşıyıcının eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlar nedeniyle ödeyeceği tazminat miktarı 6102 sayılı TTK’nin 882. maddesinde belirtilen sorumluluk sınırlarını geçemez. 6102 sayılı TTK’nin 882. maddesi;

“(1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.

(2) Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu;

a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının,

b) Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının,

net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.

(3) Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır.

(4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir.” hükmünü haizdir. Buna göre eşyanın tamamının veya bir kısmının zıyaı veya hasarı halinde 880 ve 881. maddeleri gereğince hesaplanan tazminat, eşyanın tamamının veya değerini kaybeden kısmının net olmayan ağırlığının (brüt ağırlığının) her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkı’nı (SDR) karşılayan tutar ile sınırlandırılmıştır. Gecikme hâlinde ise taşıyıcının sorumluluğu taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır.

Hemen belirtilmelidir ki, 6102 sayılı TTK’nin 886. maddesi gereğince zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır.

TTK'nun 858/1. maddesi uyarınca "İki tarafça imzalanan taşıma senedi, taşıma sözleşmesinin yapıldığına, içeriğine ve eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığına kanıt oluşturur."

Somut olayda, davacı ve davalı tarafça sunulan kayıtlar mahkememizce incelenmiştir. Davacı tarafça sunulan kargo teslim belgesinin incelenmesinde 29/06/2021 tarihinde davacı tarafından dava dışı *** Firmasına kargo içeriği koli olarak belirtilen 320 desi/kg ürün gönderildiği, kargo içeriğinde davacının iddiasına konu 420 adet U-20 calmet marka kalorimetrenin bulunduğuna dair bir kayıt olmadığı görülmüştür. Davacı tarafça dosyaya sunulmuş olan 29/06/2021 tarihli faturada 480 adet calmet U-20 kalorimetre M-Bus ve ultrasonik kalorimetre yazılımı içeren bir fatura sunduğu , faturayı düzenleyenin davacı , faturanın alıcısının Bukar Yapı İnş. Ve San. Tic. Ltd. Şti olduğu görülmüştür. Kargo firmasının yazı cevaplarında kargo aracının yanması sebebiyle zayi olduğu tespitlerine yer verilmiştir. Mahkememizce iddiaya konu ürünlerin değerini tespit etmiştir. Davacı taraf dosyaya sunulan kayıtlar uyarınca kargo içeriğini ispat edememiştir. Bu nedenle TTK 'nun 880 maddesi. Uyarınca malın değeri tespit edilememiştir. Mahkememizce TTK'nun 878 maddesi Uyarınca bilirkişilerce hesaplama yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan hesaplama sonucunda tazminat hesabının 33.539,97 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf hem kargo içeriğinin TTK'nun 858/1 maddesine uygun taşıma senedi veya başka bir kayıtla ispatlanamaması, HMK'nun 200 ve devamı maddeleri uyarınca tanıkla da ispat edemeyeceğinden hem de 6102 sayılı TTK’nin 886. maddesi gereğince zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiğini ispat edemediğinden davacı taraf sadece tazminat hesabıyla sorumlu olacağından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:

Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile;

  1. Davacının 480 adet u20 calmet marka kalorimetrenin aynen iadesi talebinin reddine,

  2. Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 33.539,97 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın dava tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,

  3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 2.291,12 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 187,86 TL peşin harç ve 15.166,53 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 15.354,39TL harçtan mahsubu ile artan 13.063,27 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  4. Davacı tarafından yatırılan 2.291,12. TL peşin ve 80,70 TL başvuru harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 58,19. TL'sinin davalıdan, bakiye 1.501,81 TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,

  6. Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 80,70 TL, tebligat ve müzekkere gideri 169,50 TL ve bilirkişi ücreti 3,000,00 TL olmak üzere toplam 3.250,20 TL yargılama harç ve giderinin kabul ve red oranına göre 121,25 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

  7. Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

  8. Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca red edilen kısım üzerinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

10-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,

Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/05/2024

Katip ***

e-imzalıdır

Hakim ***

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapKaynaklı)delillervekilleriasliyecalmetticaretmahkemesikayseriAlacakSözleşmesi(Taşımahükümvekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim