Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1093 E. 2024/599 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1093
2024/599
29 Mayıs 2024
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
**ESAS NO : *****
**KARAR NO : *****
**HAKİM : *****
**KATİP : *****
**DAVACI : *****
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- *** Evleri H Blok No:192 - Melikgazi/ KAYSERİ
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 2- *** Melikgazi/ KAYSERİ
VEKİLİ : Av.
DAVA : İpotek (Tescil İstemli)
**DAVA TARİHİ : *****
**KARAR TARİHİ : *****
**KARAR YAZIM TARİHİ : *****
Mahkememize açılan İpotek (Tescil İstemli) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti davalı ... Yapı Kooperatifi'ne ait olan ve kat irtifakı tesis olunmuş Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, Aydınlar mahallesi, ... ada, 1 parsel nolu taşınmaz üzerinde davalılar arasında akdedilen Kayseri 2. Noterliği’nin ... yevmiye nolu, 24.12.2013 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca 8 blok, 176 daire, sosyal tesisler, ticaret merkezleri, çevre düzenlemesi işinin ana yüklenici, davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi tarafından tamamlanamaması üzerine müvekkili şirketinde iştirak ettiği ek bir protokol akdedilerek işin tamamlanması için davalılar ile mutabakat sağlandığını ve bu kapsamda inşaatların yapımına başlanıldığını, ek protokole göre davalıların müştereken hareket ettiği ve inşaatın tamamlanması için alt yüklenici olarak ... İnşaat ile uzlaşmaya varıldığını, müvekkilinin davalı asıl yüklenici ile 11.12.2021, 8.9.2022 tarihli sözleşmeleri imzaladığını ve inşaata başladığını, blokları belli seviyelere kadar getirdiğini ancak inşaatın belli bir yol aldığını fark eden davalıların müştereken hareketle müvekkilinin personeli ve malzemelerini inşaat alanına almadıklarını, sözleşmenin feshini gerektirir bir eylem mevcut değilken tek taraflı olarak davacıyı uzaklaştırmak üzere bir dizi eylem gerçekleştirdiklerini, mahkemece keşif yapıldığında müvekkili tarafından yapılan inşaatların seviyesi ve yaptığı harcamaların tutarının tespit edilebileceğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde açıkça ruhsat ile alakalı yükümlülüklerin ana yüklenici kooperatife ait olacağının belirtildiğini, buna göre taşeronluk sözleşmesinin ifası için önce davalıların edimlerini ifa etmeleri gerektiğini, bu hususta müvekkilinin nakliye kamyonlarının inşaat alanına kabul edilmediğinde davacı davalıların planını anladığını ve Büyükçekmece 10. Noterliği'nin 14.7.2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile durumu ihtar ederek ruhsatın yenilenmesi gerektiğini, aksi takdirde sürenin uzayacağını bildirdiğini, davalı olan arsa sahibi kooperatif tarafından Kayseri 8. Noterliği’nin 27.7.2023 tarih ve 8885 yevmiye nolu cevabi ihtarnamede müvekkilinin sözleşmesinin muhatabının ana yüklenici kooperatif olduğu bildirilerek itirazda bulunulduğunu, arsa sahibi olan kooperatifin ana yüklenici kooperatif ile akdedilen sözleşmeyi inkar etmediğini, davalılar arasında akdedilen ve ek protokol olarak kaydedilen sözleşmenin imza sahiplerinin tek tek belirlenip iki davalı arasındaki organik bağın ortaya çıkarılmasının uyuşmazlığın çözümünde önem arz ettiğini, açıklanan nedenlerle davacı ile davalılar arasında akdedilen taşeronluk sözleşmelerinin aynen ifası, sözleşme uyarınca müvekkile isabet eden A blok 4-5-8-9-11-12-15-19-22, B blok 2-3-6-9-12-13-15-18-19, C blok 1-4-7-10-11-15-16-22, F blok 7-8, G blok 3-4-11 nolu bağımsız bölümlerin ve tüm dairelerin tapu kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasını, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde tapu kayıtlarına davalı olduklarına dair şerh verilmesi ve davalılar davacıyı inşaat alanından haklı bir sebep olmaksızın men ederek sözleşmenin ifasını engellediklerinden bu yöndeki müdahalelerinin meni ile sözleşmenin aynen ifası ve sözleşme uyarınca taşeron olan davacıya isabet eden dairelerin tapu kayıtlarına inşaatçı ipoteği tesis edilmesine, aksi takdirde ileride artırma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-Euro tazminatın fiili ödeme tarihindeki kur ve dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Yapı Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafından müvekkili aleyhine ikame edilen davayı hiç bir yönü ile tutarlı ve hukuka uygun bulmadıklarını, öncelikle davacı ile müvekkili kooperatif arasında davacının iddia ettiği gibi kesinlikle doğrudan bir ilişki ve sözleşme bulunmadığını, müvekkili kooperatif açısından açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı tarafın her iki kooperatifin kurucu ve üyelerinin de aynı şahıslar olduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili kooperatifin arsa sahibi olduğunu, hiç bir üyesinin diğer davalı kooperatifin üyesi olmadığını, davacının iddia ettiği gibi kooperatiflerin birbirleri ile ilgisi bulunmadığını, müvekkili kooperatifin kendisine ait mezkur taşınmazı boş, projeleri yaptırılmış ve ruhsatı da alınmış olarak yüklenici kooperatife teslim ettiğini, davalı kooperatifin inşaat belli bir seviyeye geldikten sonra ekonomik güçlük içerisine düştüğünü ve inşaat yapımına devam edemez hale geldiğini, diğer davalı kooperatifin kendince çözümler bularak bir anlaşma zemini oluşturmaya çalıştığını ve işi birlikte yapabileceği taşeron arayışına girdiğini, sonrasında davacı ...'le müvekkili kooperatif yetkililerini tanıştırmak istediğini, bu şahsın kendilerine taşeron olarak yardımcı olacağını ve işi birlikte devam ettirmek istediklerini belirttiklerini ve bu duruma müvekkili kooperatifin onay vermesini talep ettiklerini, bu durumun müvekkili kooperatifçe de değerlendirildiğini ve inşaatın yapılarak bitirilmesini ve ...'in diğer davalı asıl yüklenicinin taşeronu olarak çalışmasına muvafakat edilerek işin sonlandırılması adına diğer davalıya 31.12.2025 tarihine kadar ek süre verildiğini, anılan protokol incelendiğinde müvekkili kooperatifin muhatabının ... olmadığı, muhatabının diğer davalı kooperatif olarak devam ettiğinin açıkça görüleceğini, müvekkili kooperatifin ...'in muhatabı olmadığı gibi bu şahsa herhangi bir iş de vermediğini, davacı ...'in müvekkili kooperatife sanki müvekkili kooperatifle aralarında KKİS varmış gibi kabul ederek Büyükçekmece 10. Noterliği aracılığıyla 14.07.2023 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini ancak müvekkilinin söz konusu bu ilişkide taraf olmadığını açıkça davacıya bildirdiğini, müvekkili yönünden açılan davanın öncelikle husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, esasa girilmesi halinde esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde özetle: taraflar arasındaki ihtilafın çözümünün mahkememizin görev alanına girmediğini, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkili kooperatifin yapı kooperatifi olduğunu ve tacir niteliği taşımadığını, davayı ticari dava saymak ve asliye ticaret mahkemesini görevli kabul etmenin mümkün olmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davacı taraf ile müvekkili kooperatif arasında akdedilen sözleşmelerin geçersiz olduğunu, müvekkili kooperatifin üyesi olmayan birine daire vermesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın müvekkili kooperatifin inşaatını belirli bir seviyeye getirdiği iddialarını ispatlayıcı bir delil sunmadığını, davacı tarafın personellerinin ve malzemelerinin inşaat alanına alınmadığı ve kooperatifin kötü niyetli iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın imzaladığı geçersiz sözleşmelere istianden hiçbir şey yapmadan, taşınmaz üzerine inşaatçı ipoteği koydurarak haksız menfaat temin etme, kooperatifin üyelerinin hak edişini alma gayreti içerisinde olduğunu, öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında düzenlenen taşeronluk sözleşmesinin aynen ifası ve taşınmazlar üzerine inşaatçı ipoteği konulması talebine ilişkindir.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır.
Nispi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
İstanbul - Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 15/12/2023 tarih 1460526 sayılı yazısında; davacı ...'in ikinci sınıf tacir olduğu ve işletme esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği görüldü.
Vergi dairesinin cevabi yazısından anlaşıldığı üzere; davacı tarafın tacir olmadığı, esnaf olduğu, dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı görülmektedir.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davanın mutlak ticari dava olarak sayılan davalardan olmadığı, tarafların tacir olmaması sebebiyle nispi ticari davalardan da olmadığı, bu nedenle mahkememizin görevi alanına girmediği, davacının tacir değil esnaf olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, usul esastan önce gelir ilkesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle bu hususların da takdirinin görevli mahkemeye ait olacağı dikkate alındığında mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
HMK'nın 114/1. c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
-
Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
-
HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
-
HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/05/2024
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27