Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/410 E. 2024/594 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/410
2024/594
28 Mayıs 2024
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
**ESAS NO : *****
**KARAR NO : *****
**HAKİM : *****
**KATİP : *****
**DAVACI : *****
VEKİLİ : Av.
**DAVALILAR : 1- *****
2. ***
VEKİLİ : Av.
**DAVALILAR : 3- *****
4. ***
5. ***
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklanan)
**DAVA TARİHİ : *****
**KARAR TARİHİ : *****
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :***
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ... numaralı poliçe ile zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılmış olan 34 ... plakalı aracın 04/01/2016 tarihinde 33 ... plakalı araçla çarpıştığını, 33 ... plakalı araç sürücüsünün ...'ın söz konusu kazada vefat ettiğini ayrıca ... ismindeki yolcunun da sakat kaldığını, kazada hayatını kaybeden ...'ın mirasçıları tarafından müvekkili şirkete destekten yoksun kalma tazminatın yönünden başvuruda bulunulduğunu ve müvekkili şirket tarafından iş bu dosya davalılarına 26/04/2016 tarihinde ...'ın %100 kusur oranı üzerinden 209.608,00-TL ve yine %100 kusur oranı üzerinden ...'nın maluliyeti sebebiyle ...'ya 16/11/2017 tarihinde 8.525,00-TL ve Ankara 9. İcra Müdürlüğü'ne 12/10/2018 tarihinde 3.164,88-TL olmak üzere toplamda 11.690,63-TL ödendiğini, Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01/09/2016 tarih ve*** Karar sayılı ilamı ile kusur oranında değişiklik meydana gelmiş olduğunu, ... A.Ş. tarafından trafik sigortası yapılmış olan 33 ... plakalı aracın %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kusur oranındaki bu değişiklikten dolayı İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** Karar sayılı dosyası ile 18/06/2019 tarihinde müvekkili şirket tarafından 33 ... plakalı aracın trafik sigortacısı ... A.Ş. aleyhine dava açılmış olup mahkemece, kendilerine destekten yoksun kalma tazminatı ödenen kişilerin, kazaya %75 kusuru ile ile sebebiyet veren ...'ın mirasçıları olması nedeniyle ...'ın kusuruna denk gelen kısım bakımından müvekkili şirketin destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğini, bu nedenle müvekkili şirketçe ödenen destekten yoksun kalma tazminatının ...'ın kusuruna denk gelen kısmının davalı şirketten tahsili isteminin yerinde olmadığından bahisle davalarının reddedildiğini, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından ödeme emri gönderilen borçlular tarafından süresi içinde takibe itiraz edilmiş olduğunu, müdürlükçe takibin borçlular yönünden durdurulmasına karar verildiğini, Kayseri Arabuluculuk Bürosu'ndan yapılan arabuluculuk başvurusunun ise olumsuz sonuçlanmış olup arabuluculuk anlaşamama tutağının ekte sunulduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulü ile icra takibine itiraz eden borçlular yönünden itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesini, diğer davalılar yönünden ise sebepsiz zenginleştikleri tutarlar yönünden müvekkili şirketin ödeme yaptığı tarihten itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin trafik kazasının oluşumunda 3. kişi konumunda olduğunu, kusur oranlarının müvekkillerinin hak ve alacaklarını etkilemeyeceğini, davacı sigorta şirketi tarafından "ex gratia" gerçekleştirmiş olduğunu, bu nedenle ödenen paranın geri talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkillerinin ölen miras bırakanlarının dava konusu kazasının oluşumunda bir kusuru bulunmadığını, yokluklarında düzenlenen ve dosyaya sunulan kusura ilişkin raporlardaki aleyhlerine olan hususları kabul etmediklerini, bu nedenlerle müvekkillerine karşı açılan haksız bu davanın tüm ferileriyle birlikte reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesine, haksız başlatılan icra takibi nedeniyle kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin icra dosyasında taraf olmadıklarını, davanın çözümlenebilmesi için her davalıya ne kadar ödeme yapıldığının tayin ve tespiti gerektiğini, müvekkillerinin müteveffanın mirasçıları olmadığını, bu sebeple kazanın oluşumunda 3. kişi konumunda olduklarını, bu nedenle kusur oranlarının hak ve menfaatlerini etkilemeyeceğini belirterek öncelikle müvekkilleri yönünden tensip zaptının dava dilekçesinin 119 vd maddelerine göre unsurları taşıdığına yönelik kararından dönülerek dava dilekçesinin usule uygun hale getirilmesini ve kendilerine usule uygun dava dilekçesinin tebliğini talep ederek, usule uygun olarak talep sonucu muayyen dava dilekçesi tarafımıza tebliğ edildikten sonra cevap dilekçesi sunacaklarını, yazılı talepleri kabul edilmez ise dava dilekçesinde diğer davalılar ... ve ... yönünden ise sebepsiz zenginleştikleri tutarlar şeklinde muğlak ve açık olmayan bir ifade kullanıldığını, zira bu ifadeye belirsiz alacak davası olarak kabul edilerek dava konusu miktarın belirlenebilir bir miktar olduğundan davanın usulden reddini talep etmişlerdir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan bir kısım kayıt ve belgeler dilekçeleri ekinde dava dosyasına sunulmuştur.
Mahkememizce İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin*** Karar sayılı dosyası celbedilmiş, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında Uyap üzerinden ilişkilendirilmiş olduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, ZMM sigortacısı olan davacı şirket tarafından trafik kazası nedeniyle ZMMS poliçesi gereği hak sahiplerine yaptığı ödemelerin kusur oranının değişmiş olması sebebiyle sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili ve icra tabine itiraz eden davalılar yönünden bu amaçla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve bir kısım davalılara karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali istemlerine ilişkindir.
Dava ilk olarak Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin *** Karar sayılı ve 21/03/2024 tarihli kararı ile "Davanın HMK'nun 114/1-c maddesinde düzenlenen "mahkemenin görevli olması" dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, görevli mahkemenin Kayseri Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK'nun 20. maddesi gereğince süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurması halinde, dosyanın yetkili Kayseri Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, mahkememiz esasının görevsizlik nedeniyle kapatılmasına, harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve sair hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine" karar verilmiş, kararın kesinleşmesi sonrasında dava dosyası 24/05/2024 tarihinde mahkememize tevzi edilmiştir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri 1.000.000,00-TL'nın altında olması nedeniyle 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen nedenle davacının davalılarından alacaklı olup olmadığı, davacı sigorta şirketinin ödediği paranın dava dilekçesinde yazılı kısmını davalılardan sebebiyle sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istenip isteyeceği ve icra tabine itiraz eden davalılar yönünden icra takibine vaki itirazlarının haklı olup olmadığı, bu itirazların iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar ve kötü niyet tazminatının koşullarının bulunup bulunmadığı, davalı tarafın zamanaşımı def'inin dinlenebilir olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları ile dosya kapsamına göre ön sorunun, davacı sigorta şirketi tarafından trafik kazası nedeniyle ZMMS poliçesi gereği hak sahiplerine yapılan ödemelerin kusur oranının değişmiş olması sebebiyle sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsilinin istenip istenemeyeceği ve icra tabine itiraz eden davalılar yönünden bu amaçla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve bir kısım davalılara karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine alacağın tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali davasının ticari dava niteliğinde olup olmadığı ve burada varılacak sonuca göre davayı görmek görevinin asliye hukuk mahkemesinde mi, yoksa asliye ticaret mahkemesinde mi olduğu konusunda toplanmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur"; 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.", 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur" hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, ZMSS'nın amacı, trafik kazaları sonucu 3. kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır. ZMSS Genel Şartlarının "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı A.3-b maddesinde de, işleten tarafından ileri sürülecek tazminat taleplerinin sigorta teminatı dışında olduğu açık olarak düzenlenmiştir.
Dava tarihinde ve ödeme tarihinde yürürlükte bulunan sebepsiz zenginleşmeyi düzenleyen 6098 Sayılı TBK'nun 77 ve devamı maddelerine göre; mal varlığında azalma meydana gelen kişinin, zenginleşen kişiden bunun giderilmesini isteme hakkı hüküm altına alınmıştır.
Asliye Ticaret Mahkemeleri 5235 sayılı Kanun'un üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinin 1. bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanun'da düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir.
Somut olaya dönüldüğünde; eldeki dava, ZMMS kapsamında yersiz ödendiği ileri sürülen miktarın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istirdatı ve bir kısım davalılar yönünden bu amaçla başlatılan icra takibinine yapılan itirazın iptali istemlerine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlık iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmediği gibi sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığından ticari dava olarak da kabul edilmesi mümkün değildir. Görülmekte olan dava az yukarıda belirtilen TTK'nun 4. maddesi kapsamında nispi ya da mutlak ticari dava niteliğinde olmadığından Asliye Ticaret Mahkemesi görevli değildir. Bununla birlikte taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmaması ve davanın hukuki sebebinin sebepsiz zenginleşme olması göz önüne alındığında davaya bakma hususunda görevli mahkeme Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi olup, anılan mahkemenin 21/03/2024 tarihli gerekçeli kararı ile emsal olarak gösterdiği Yargıtay ilamı somut uyuşmazlığa uygun düşmemekte olup, bu mahkemenin görevsizlik kararının doğru olmadığı değerlendirilmiştir. Nitekim Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 01/07/2015 tarihli, *** Karar sayılı emsal ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2023 tarihli, *** Karar sayılı karar ilamları ve yerleşmiş yargı uygulamaları da bu yöndedir.
Dosya kapsamına göre somut olayda; eldeki davada uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme hükümlerinden kaynaklandığı, bu davanın mutlak ve nispi ticari dava olmadığından davaya genel hükümler çerçevesinde bakılarak asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği, davanın 6102 sayılı TTK'nun 5. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açıldığı, buna göre Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arasında görev ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, HMK'nun 21. maddesi gereğince işbu kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı nedeni ile görevli mahkemenin tayini (merci tayini) için dava dosyasının Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davaya bakmaya Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması ve mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nun 114/1. c ve 115/2. maddesi uyarınca GÖREVE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,
-
HMK'nun 21. maddesi gereği işbu kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde mahkememiz ile Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyle görevli mahkeme tayini (merci tayini) için dava dosyasının Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine,
-
HMK'nun 20. maddesi gereği Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine ilişkin merci kararı verilirse bu kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyamızın görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi halinde dava dosyasının ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
-
Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri hakkında HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca görevli mahkemece karar verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı
.28/05/2023
Katip ***
E-imzalıdır
Hakim ***
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27