Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1160 E. 2024/593 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1160
2024/593
27 Mayıs 2024
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
**ESAS NO : *****
**KARAR NO : *****
HAKİM :***
**KATİP : *****
**DAVACI : *****
VEKİLLERİ : Av.
Av.
**DAVALILAR : 1- *****
2. ***
3. ***
4. ***
5. ***
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
**DAVA TARİHİ : *****
**KARAR TARİHİ : *****
GEREKÇELİ KARARIN
**YAZILDIĞI TARİH : *****
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (abonelik sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)'ndan almış olduğu 27/12/2012 tarihli tedarik lisansı kapsamında 01/01/2013 tarihinden itibaren elektrik enerjisinin tedariki alanında faaliyet gösterdiğini, ... T.C. kimlik numaralı ... ile müvekkili şirket arasında 07/08/2012 tarihinde elektrik enerjisinin satışına ilişkin perakende satış sözleşmesi imzalanmış olduğunu, ...'in müvekkili şirketin ... numaralı "ticarethane" tüketicisi olduğunu, 25/10/2021 tarihinde sayaçların okunarak tüketimin tespiti ile görevli bölge dağıtım şirketi KCETAŞ çalışanlarınca, tüketiciye ait sayacın arızalı olduğunun tespit edilmesi üzerine tüketiciye ait sayacın 25/10/2021 tarihinde söküldüğünü, sayacın 05/11/2021 tarihinde dağıtım şirketi KCETAŞ tarafından laboratuvarda teste tabi tutulduğunu ve ekranının okunamadığının test ortamında tespit edildiğini, müvekkili şirketin, ...'in ödenmeyen borçları sebebiyle söz konusu abonelikteki elektriği kesmek için 18/07/2022 tarihinde kesme iş emri üretildiğini, tüketicinin elektriğinin 05/08/2022 tarihinde kesildiğini, davalının kesme tarihine kadar yapmış olduğu tüketimleri saha personeli tarafından son endeks bilgileri okunarak tespit edildiğini, 04/09/2022 tarihli 2.032,52-TL bedelli ara tahakkuk faturası oluşturulduğunu, ayrıca, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Zamanında Ödenmeyen Borçlar" başlıklı 35. maddesinin 6. fıkrasının "Tüketicilerin zamanında ödenmeyen borçlarına, görevli tedarik şirketi tarafından bu Yönetmelikte belirlenen oranı aşmamak üzere, gecikme zammı uygulanır. Gecikme zammı günlük olarak uygulanır." hükmünün uygulandığını, müvekkili şirketin davalının ödenmeyen fatura borçlarına 04/09/2022 tarihine kadar mevzuat kapsamında işleyen yasal gecikme bedelini hesaplandığını, 04/09/2022 tarih, ... fatura numaralı, 14/09/2022 son ödeme tarihli 14.683,84-TL bedelli gecikme faturasının oluşturularak davalıya tebliğ edildiğini, tüketici ...'in 05/08/2022 tarihi itibariyle elektriğinin kesildiğini, müvekkil şirket bünyesindeki borç miktarı; 06/06/2022 son ödeme tarihli ... fatura numaralı 162.933,71-TL bedelli faturası, kesme tarihine kadar yapılan tüketimlerin bedellerini içeren 2.032,52-TL bedelli ara tahakkuk faturası ve ödenmeyen fatura borçlarına mevzuat kapsamında işleyen yasal gecikme bedelini içeren ... fatura numaralı, 14/09/2022 son ödeme tarihli 14.683,84-TL bedelli gecikme faturasının toplamı olduğunu, müvekkili şirketin gerek mevzuattan kaynaklı gerekse muris arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklı üzerine düşen bütün sorumlulukları yerine getirmiş olduğunu, sözleşme süresince eksiksiz hizmet verdiğini, hizmet bedellerini usulüne uygun olarak faturalandırarak yine mevzuat ve sözleşme gereği tebliğ ettiğini, dava konusu fatura bedelleri ödenmeyerek müvekkilinin hak kaybına uğratıldığını, üstüne bir de yasal takibe haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olarak itiraz edilerek takip durdurulduğunu, müvekkili şirketin alacaklarına kavuşması için eldeki itirazın iptali davasını açma gereği doğduğunu belirterek borçlu mirasçılar aleyhine başlatılan Kayseri Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına haksız ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptaline, icra takibinin devamına, İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince %20'den aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılamaya sebebiyet vermesinden ötürü vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalılardan tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, davaya konu elektrik aboneliğinin sulama yapma maksadı ile kullanıldığını, müvekkillerinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, her ne kadar sayacın doğru tüketim miktarını kaydedememesinden kaynaklı tüketim miktarı belirlenmesi hususundaki mevzuata göre müvekkillerine borç çıkarılmışsa da müvekkillerinin zaten tüketim yapmadıklarını, yani sayacın bozuk olmadığının doğru olduğunu, sayacın teste tabi tutularak bozuk olduğunu tespit eden tarafın da yine davacı taraf olduğundan bu beyana itibar edilemeyeceğini, müvekkillerinin bahse konu taşınmazda elektriği sulama yapma maksadı ile kullandıklarını, davacıya ait şirketten en son 2020/10. ayda kullanım yapıldığını, sonrasında kullanım yapılmadığını, 2020/10. aya kadar fatura gelirken, kullanımın sonlanması ile birlikte faturanın da gelmemeye başladığını, müvekkillerinin ve kiracısı ... Gıda da kullanım olmadığı için fatura gelmediğini bildiklerini, müvekkilleri ve kiracısı, sulamada Develi Ovası Sulama Birliği'ne ait sistem kullanılmakta olup, abone numarası 10789, abone adı ve soyadı ise ... Gıda olduğunu, müvekkillerinin ***'ya taşınmazı kiraya verdiklerini, buna ilişkin belgelerin de ÇKS kayıtlarında mevcut olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, davaya konu miktar üzerinden %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafından; Kayseri Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, davacı şirket ile ... arasında imzalanan perakende satış sözleşmesine, dava konusu faturalara, davacı şirketin sistem kayıtlarına, sayaç muayene raporuna, Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 19/12/2022 tarihli, *** Karar sayılı kararına, tanık anlatımlarına, keşif, yemin ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan bir kısım kayıt ve belge örnekleri dilekçe ekinde dava dosyasına sunulmuştur.
Davalılar tarafından; Kayseri Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, Develi Ovası Sulama Birliği'nin 2021, 2022 ve 2023 yılı sulama beyanname ve tahsilat raporlarına, ÇKS kayıt ve belgelerine, tanık beyanlarına ve bilirkişi raporuna delil olarak dayanılmıştır.
Kayseri Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosya akıbeti sorulmuş, Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir.
Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Karar sayılı dava dosyasının Uyap sistemi üzerinden gönderilmesi istenmiş, dosya sureti dosyamız arasına eklenmiştir.
Davalıların murisi ...'in T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Develi Ticaret Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak ölmeden önce Güney Aşağı Mahalle, Çiftlik Caddesi, Develi adresindeki ticari faaliyeti ile ilgili olarak ...'in ticaret odasına kaydı olup olmadığının, varsa faaliyet alanı sorulmuştur. 04/01/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davalıların murisi ...'in T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Develi Esnaflar Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak ölmeden önce Güney Aşağı Mahalle, Çiftlik Caddesi, Develi adresindeki ticari faaliyeti ile ilgili olarak ...'in esnaflar odasına kaydı olup olmadığının, varsa faaliyet alanının sorulmasına, ilgili kayıt ve belge örnekleri istenmitir. 04/01/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davalıların murisi ...'in T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Develi Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak; ...'in ölmeden önce Güney Aşağı Mahalle, Çiftlik Caddesi, Develi adresindeki ticari faaliyeti ile ilgili olarak bilanço esasına göre mi yoksa işletme hesabı esasına göre mi defter tuttuğunun, ...'in işletme hesabına göre defter tutması halinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. ve ilgili diğer maddelerinde belirtilen esnaf işletme sınırı tutarının altında kalıp kalmadığı (esnaf işletme sınırı içinde olup olmadığının) sorulmuş, ilgili kayıt ve belge örnekleri istenilmiştir. 04/01/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, tarımsal abonelik sözleşmesi çerçevesinde elektrik sayacının bozuk olduğundan bahisle tahakkuk ettirilen bedele ilişkin 05/09/2022 tarihli faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri 1.000.000,00-TL'nın altında olması nedeniyle 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Kayseri Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen nedenle davacının davalılarından alacaklı olup olmadığı, davalıların icra takibine vaki itirazlarının haklı olup olmadığı, bu itirazların iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar ve kötü niyet tazminatının koşullarının bulunup bulunmadığı, davalı tarafın görev ve yetki itirazlarının dinlenebilir olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları ile dosya kapsamına göre ön sorunun, abonelik sözleşmesi çerçevesinde elektrik sayacının bozuk olduğundan bahisle tahakkuk ettirilen bedele ilişkin 05/09/2022 tarihli faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali davasının ticari dava niteliğinde olup olmadığı ve burada varılacak sonuca göre davayı görmek görevinin asliye hukuk mahkemesinde mi, yoksa asliye ticaret mahkemesinde mi olduğu noktasında toplanmaktadır.
Hukuk mahkemelerinin hangileri olduğu ve bunların kuruluşu 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4 ve 5 inci maddelerinde düzenlenmiştir.
Kanun'un 6. maddesinin ikinci fıkrasına göre asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci bendi Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır.
Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinin 1. bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanun'da düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir.
Hemen belirtmek gerekir ki itirazın iptali davaları takip hukuku kaynaklı, icra takibine sıkı sıkıya bağlı ve alacağın varlığını maddi hukuk kuralları çerçevesinde belirlemeye yarayan kendine özgü davalardır. Dava ile takip arasındaki bu sıkı ilişki nedeniyle dava konusu, ancak takip talepnamesinde yazılı alacak dayanağı, tutar ve benzeri talepler olabilir ve kural olarak ispat vasıtaları da bu çerçevede değerlendirilir.
Somut olaya dönüldüğünde; gelen müzekkere cevaplarına göre davacı tacir değildir, dahası davalı ile aralarında akdi bir ilişki bulunmamaktadır.
TTK'nun 5. maddesine göre aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari davalara bakmakla görevlidir. Dava konusu uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olmadığından, mahkememizin görevi içine girmemektedir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 Sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik TTK'nun 5. maddesinin 3. fıkrasında "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." denilmektedir. Buradan görüleceği üzere, kanun değişikliği ile asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasında ilişki iş bölümü itirazından çıkarılmış, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
HMK'nun 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nun 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Dosya kapsamına göre, davacının dava konusu edilen aboneliğin ticarethaneye ilişkin olduğunu iddia ettiği halde davacı ile elektrik abone sözleşmesi imzalayan davalıların mirasbırakanı ...'in tacir olmadığı, davaya konu ... referans sayılı elektrik aboneliğinin tarımsal sulamaya ilişkin olduğu, elektrik kullanılan yerin de tarım arazisi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirketin kayıtlarında abonelik grubunun ticarethane olması ise uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Zira elektrik aboneliği mesken, sanayi, ticarethane, tarımsal sulama ve aydınlatma gibi sınıflandırmaya tabi olup sanayi tesisi dışında her türlü iş yeri (tüm esnaflık faaliyetleri de) ticarethane statüsü ile abone yapılmaktadır. Dolayısıyla aboneliğin ticarethane grubundan yapılmış olması oranın bir ticari işletme olduğu anlamına gelmeyecektir. Ticari davalar TTK'nun 4. maddesinde tarif edilmiş olup, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için ya tacirler arasındaki ilişkiden, ya TTK'nda düzenlenen konulardan ya da maddenin alt bentlerinde sayılan hususlardan kaynaklanmış olması gerekir (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 31/03/2022 tarihli, *** Karar sayılı emsal karar ilamı). Dolayısı ile uyuşmazlığın TTK'nun 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, asliye hukuk mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nun 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve duruşma yapmadan davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Nitekim Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin ***Karar sayılı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 07/11/2022 tarihli, *** Karar sayılı ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin 26/04/2023 tarihli, *** Karar sayılı emsal karar ilamları da bu doğrultudadır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
HMK'nun 114/1. c ve 115. maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
-
Kararın kesinleşmesini müteakip ve yasal süresinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli olan Kayseri ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine,
-
HMK'nun 20/1. maddesi uyarıca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde HMK'nun 331/2. maddesi gereğince mahkememizce dava dosyasının ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
-
Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri hakkında HMK'nun 331/2. maddesi gereğince görevli mahkemece bir karar verilmesine,
Davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/05/2024
Katip ***
E-imzalıdır
Hakim ***
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27