Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/876 E. 2024/542 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/876
2024/542
16 Mayıs 2024
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
**ESAS NO : *****
**KARAR NO : *****
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
**DAVACI : *****
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : *** Talas/KAYSERİ
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
**DAVA TARİHİ : *****
**KARAR TARİHİ : *****
GEREKÇELİ KARARIN
**YAZILDIĞI TARİH : *****
Mahkememizde görülmekte olan alacak (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Hafr. İnş. Nak. Ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı firma arasında 31/03/2021 tarihinde Kayseri İli, Talas İlçesi, Kiçiköy Mahallesi, 26 ada, 28, 29, 30, 42, 46, 50, 61 ve 62 parsellerde bulunan kentsel dönüşüm inşaatının yıkım ve hafriyat işi için sözleşme yapıldığını, sözü edilen sözleşmenin 2. maddesinde; müvekkili firmanın, Kayseri İli, Talas İlçesi, Kiçiköy Mahallesi, 26 ada, 28, 29, 30, 42, 46, 50, 61 ve 62 parsellerde bulunan eski binaların tamamını yıkıp bahçe kotunda arsa tesviyesini yapacağının, artan molozları moloz döküm sahasına naklini yapacacağının, binaların temel kısımlarının sökülüp sökülen kısımların tekrar bahçe kotunda dolgu yapılması işlerini yapacağının, 3. maddesinde, müvekkili firmanın yıkım ve harfiyat işini yapıp çıkan malzemenin işine yarayan kısmını alacağının, inşaat alanını müsait hale getireceğinin, binalardaki bağımsız bölümlerden arsa sahiplerinin kendilerinin aldıkları demirbaşlar dışında kalan demirbaşları (kapı, pencere, kombi, demirler, su boruları, molozlar v.b.) müvekkili firmanın alacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 4. maddesinde, müvekkili firmanın işe başlaması için davalı işveren firmanın resmi izinleri, yıkım ruhsatını, harfiyat toprağı taşıma belgesini alarak tutanakla müvekkili firmaya vermek sureti ile yer teslimi yapılacağı, müvekkil firmanın iş bu tutanak düzenlenip imzalanmadan işe başlamayacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 5. maddesinde, işin bedeli ve ödeme planı düzenlendiğini, buna göre toplam iş bedelinin 1.225.000,00-TL olacağı konusunda tarafların anlaştığını ve buna göre müvekkili firmanın 75.000,00-TL peşinatı, sözleşmenin imzalandığı gün davalı firmaya ödediğini, sözleşmenin 5. maddesinde tarafların sözleşmeyi feshetmeleri halinde fesih eden tarafın karşı tarafa 500.000,00-TL cezai şartı ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili firmanın 31/03/2021 tarihinde davalı firma ile yapılan sözleşme gereği sözleşmenin imzalanması ile birlikte 75.000,00-TL peşinatı ödediğini, davalı firmanın sözleşme imzalanmasından sonra sözleşme konusu yeri müvekkiline teslim etmediğini, yapılan telefon görüşmelerinde kısa bir zaman sonra işe başlayabileceğinin müvekkili firmaya bildirildiğini, müvekkili firmayı oyaladığını ve yer teslimini yapılmadığını, müvekkili firma yetkilisinin davalı firmanın sözleşme konusu yıkım ve harfiyat işini başka bir firmaya verdiklerini öğrendiğini, akabinde davalı firmanın müvekkilinden peşinat olarak aldığı 75.000,00-TL'nı müvekkili firmaya 07/09/2021 tarihinde iade ettiğini, davalı firmanın sözleşme gereği müvekkilinin ödediği peşinatı, iade etmesi üzerine peşinatın iade edilmesi ve sözleşmeye konu edilen işi başka kişi/firmalara verme aşamasında olduklarının öğrenildiğini, tüm bunlara göre davalı firmanın müvekkili ile yaptıkları 31/03/2021 tarihli sözleşmeyi feshettiğinin değerlendirildiğini, buna ilişkin Ankara 15. Noterliği'nin 09/09/2021 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin davalıya gönderilerek sözleşmenin 11. maddesinde düzenlenen 500.000,00-TL'nın reeskont faizi ile birlikte ödenmesini ihtaren bildirdiğini, işbu ihtarnamenin davalı firmaya 13/09/2021 tarihinde tebliğ edildiğini ve buna rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkili firmanın sözleşmenin yapıldığı 31/03/2021 tarihinde 75.000,00-TL peşinatı davalıya ödendiğini, davalının ise işbu meblağı müvekkili firmaya 07/09/2021 tarihinde iade ettiğini, arada geçen 31/03/2021 - 07/09/2021 tarih aralığı için hesap edilen reeskont faizi olan 5.369,00-TL'nın da davalıdan tahsiline karar verilmesini istediklerini, davalı firma ile dava konusu ettikleri alacaklar konusunda ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, 21/10/2021 tarihli Kayseri Arabuluculuk Bürosu'nun *** arabuluculuk numarası ile düzenlenen hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk anlaşmama son tutanağının dava dilekçesi ekinde sunulduğunu belirterek 500.000,00-TL cezai şartın 19/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkili firmanın davalıya peşinat olarak 31/03/2021 tarihinde ödediği 75.000,00-TL'nın davalı tarafından müvekkili firmaya iade edildiği 07/09/2021 tarihe kadar geçen süre için 5.369,00-TL reeskont faizinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın açmış olduğu davanın maddi gerçeğe ve usule aykırı olduğunu davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, davanın kötü niyetli olarak açıldığını, dava konusu sözleşmenin müvekkili şirket tarafından feshedilmediğini, davacı şirket yetkilisi Murat Bey'in, müvekkili şirket yetkilisi olan ... ...'ı arayarak sözleşme konusu işi yapamayacaklarını beyan ettiğini, kaporasının iadesini istediğini, sözleşmeyi fesheden ve sonrasında peşinatı da iade alan davacı tarafın sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı ödememek adına müvekkiline Ankara 15. Noterliği'nin 09/09/2021 tarihli ve ... yevmiye no'lu ihtarını göndererek 07/09/2021 tarihinde peşinatı iade etmiş olmalarına ve dava konusu sözleşmeye konu işi başka firmalara verme aşamasında olduklarından bahisle sözleşmeyi feshettiklerini düşünerek cezai şart isteminde bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından düzenlenen davacının dava dilekçesinde bahsettiği ihtarname cevabında da davacı yanın yeterli ekipmana sahip olmaması ve firmanın yetkinlik seviyesinin düşük olması nedeniyle sözleşmenin feshedilmesinin gerekmekte olduğunun belirtildiğini, müvekkili firma tarafından ihtarname cevabı içeriğinden de anlaşıldığı üzere sözleşmenin feshedilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece belirtilen hususların aksi yönde bir kanaat ile sözleşmenin müvekkili firma tarafından feshedildiği kabul edilse dahi bu feshin haklı ve geçerli nedenle yapılmış bir fesih olarak kabul edilmesi gerektiğini, nitekim davacı firmanın yeterli ekipmanı bulunmadığını, yetkinlik seviyesinin düşük olduğunu, davacı tarafından bu hususun aksine ilişkin 11/12/2021 tarihli dilekçe ekinde birtakım belgelerin sunulmuş olmasına rağmen bu belgelerin de bahis olunan hususun aksini kanıtlar nitelikte olmadığını, nitekim davacı tarafın yeterliliğinin ispatı amacıyla 05/10/2021 tarihli ihale durum belgesi sunduğunu, ancak bu belgede geçerlilik süresinin 1 ay olarak verildiğini, mezkur belgenin hem iddia olunan fesih tarihinden çok sonra alınmış olduğunu hem de dava tarihi itibariyle de geçerlilik süresinin dışında kaldığını belirterek hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetle açılmış bulunan davanın reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde aşırı derecede yüksek belirlenen cezai şart bedelinin indirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; taraflar arasında imzalanan 31/03/2021 tarihli sözleşmeye, Ankara 15. Noterliği'nin 09/09/2021 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesine, Kayseri 3. Noterliği'nin 21/09/2021 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesine, keşif, bilirkişi incelemesi ve tanık beyanlarına delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafça; tanık beyanları, davacı şirketin işçiler ve işverenliğe ilişkin kayıtlarına, tarafların ticari defterlerine, tapu kayıtlarına, bilirkişi incelemesine, keşif, banka kayıtlarına, ticaret sicil kayıtlarına, whatsapp konuşmalarına, taraflar arasında imzalanan 31/03/2021 tarihli sözleşmeye, Ankara 15. Noterliği'nin 09/09/2021 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesine ve Kayseri 3. Noterliği'nin 21/09/2021 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesine, delil olarak dayanılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan bir kısım kayıt ve belge örnekleri dilekçelerinin ekinde dava dosyasına sunulmuştur.
Taraf şirketlerin bağlı oldukları ticaret sicil müdürlüklerine ayrı ayrı müzekkere yazılarak ilgili taraf şirketlerin ana sözleşmesinin ve ticaret sicil kayıtlarının örnekleri istenilmiştir. 27/07/2022 tarihli yazı ile Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce ...'ne ait kayıtlar gönderilmiştir. Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce 21/07/2022 tarihli yazı ile ...'ne ait kayıtlar gönderilmiştir.
Taraf vekillerine 31/03/2021 tarihli sözleşmenin düzenlendiği 2021 yılına ait tüm ticari defterlerini, e-deftere tabi olanların vergi dairesinden ilgili dönemlere ilişkin aldıkları beratlar ile birlikte e-defter çıktılarını mahkememize sunmaları istenmiş, taraflarca ticari defter ve belgeleri dosyaya ibraz edilmiştir.
Talas Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Kayseri İli, Talas İlçesi, Kiçiköy Mahallesi, 26 ada, 28, 29, 30, 42, 46, 50, 61 ve 62 parsellerde tapu kayıt örnekleri istenmiştir.
Talas Belediyesi'ne müzekkere yazılarak Kayseri İli, Talas İlçesi, Kiçiköy Mahallesi, 26 ada, 28, 29, 30, 42, 46, 50, 61 ve 62 parsellerde bulunan eski binaların yıkımı için davacı şirket tarafından yapılan başvurulara ilişkin başvuru tarihlerini ve neticesini gösterir tüm kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi, eski binaların yıkım izni için mevzuat gereği belediye tarafından başvuranın hangi kayıt ve belgeleri sunmasının zorunlu olduğu ve belediye tarafından hangi kayıt ve belgelerin istenildiğinin açıklanması varsa buna ilişkin listenin gönderilmesi istenilmiştir. Talas Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nce 07/07/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri 13. Noterliği'ne müzekkere yazılarak 21/09/2021 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamenin fotokopisinin gönderilmesi istenilmiştir. 19/10/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Tarafların kayıtlı oldukları vergi dairelerine ayrı ayrı müzekkere yazılarak sözleşmenin düzenlendiği 2021 yılına ilişkin ilgili şirketin kurumlar vergisi beyanname örneklerinin istenilmiştir.
Yargılama sırasında taraflarca bildirilen tanıklar usulünce dinlenmişlerdir.
Davacı tanığı ...'nin dinlenmesi için Sincan Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, talimat evrakı bila ikmal iade edilmiştir. Davacı tanığı ... duruşmada hazır edilmiştir. Adı geçen tanık duruşmada; "Ben 15 yıldır yıkım müteahitliği yapıyorum. Davacı şirket çalışanı değilim. Yaklaşık 10 yıldır davacı ... Harfiyat Firması'nın sahibi ...'u tanırım. Ben ayrıca hurda işi de yapıyorum. Davacı şirket sahibi olan ...'dan duyduğum kadarı ile davacı şirket Kayseri'de başka yıkım harfiyat işi yaparken bu referans olmuş ve davacı şirketle iş bağlantısı yapmışlar. Ancak sonradan hurda fiyatları 2-2,5 katı oranında arttı. Bu hurdalar yıkımı yapan şirkete veriliyor, hurda bedeli karşılığı iş alınıyor. Bu yüzden davacı şirket yetkilisi ...'dan davalı ... Firması'nın bu işi yaptırmaktan vazgeçtiğini duydum. Sözleşme fesh edilmeseydi ve davalı işe başlatsaydı 6 ay sonra işe gelip başlayacaktı, ancak işe başlamak için ruhsat alması gerekiyor onu da iş sahibi olan ... firmasının alması gerekiyor. Bu anlattığım olaylar yani taraf şirketler arasındaki şirket yetkililerinin görüşmeleri bu süreçler arasında oldu. Ben taraf şirket yetkililerinin görüşmeleri esnasında ruhsat alınıp alınmadığını bilemiyorum. Ancak belediyeden ruhsat almadan işe başlanması mümkün değildir. ... bana davalı ... Firması'nın bu işi başka bir firmaya vereceğini söyledi. Yani ... Firması'nın sözleşmeyi fesh edeceğini başka bir firma ile ... ile anlaştığının 2,5 katına anlaştığını söyledi. ... ile ... Firması'ndan Hasan Bey olması lazım tam ismini bilemiyorum biri ile benim yanımda görüştü, hoparlörü açıktı başkaları ne veriyorsa aynı rakama ben yapayım diye ... söyledi. Karşı taraf üzerimde baskı var, ben bu işi sana veremeyeceğim dedi. Böyle bir konuşma geçti ve ben bu konuşmaya şahit oldum. Taraflar arasında böyle konuşmalar bir kaç kez oldu. Biz de Ankara firması olduğumuz ve ... ile gün aşırı görüştüğümüz için olan bitene ben de şahit oldum. Davalı taraf telefonla görüşmelerinde davacı ...'nın yıkım ekipmanlarının yetersiz olduğunu söyledi. Ben de bu sektörde işin içindeyim. Şu an davacı ... Gökçeada Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın 33 adet bina yıkım taahhüdünü gerçekleştiriyor. Bunun gibi geçmişinde yüzlerce yıkım işi yaptı. Davacı firmanın yıkım ekipmanları tamdır. Şuan Türkiye'de ilk 10'un içine girer. Çevre Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yıkım müteahitliği gruplandırılması yapılıyor. En üst sınıf Y1 olmak üzere Y2 ve Y3 olarak üç sınıfa ayrılıyor. ...'nın Y3 sertifikası var Y2 sertifikasının da müracaatını yaptı, önümüzdeki hafta içinde onaylanacak. ... sabit bir inşaat mühendisi çalıştırıyor. Taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu o dönem için bilmiyorum ama şu an için sabit bir inşaat mühendisi var. Ayrıca 5-6 tane iş makinesi operatörleri var. 2021 yılında İzmir depremi olmuştu. Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı'nın tercih ettiği firmalardan biri davacı şirketti. 2021 yılındaki Kastamonu Bozkurt İlçesi'ndeki sel felaketinde olayın aciliyeti nedeni ile Türkiye'de bu işi yapacak 3-4 firmadan biri olması nedeni ile Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı yine davacı firmayı tercih etmiştir. 2021 yılı itibari ile de davacı firmanın personel ve ekipman donanımı tamdı. Zaten ekipmanları envanter defterine de kayıtlıdır. Davacı şirketin merkezdeki işçi sayısı 10'u geçmez. Bu sektörde şirketler aldığı işe göre istihdam yapar. Merkez dışında da iş alınınca alınan işe göre yeni istihdamlar yapılır. Ben taraf şirketler arasındaki şirket yetkililerinin görüşmelerine tanık olduğumu yukarıda söylemiştim. ... firmasının Karaboncuk Firma yetkilisi ***'u araması ile ilk bu görüşmeler başladı. Tam hatırlayamıyorum ama 2021 yılının Mart veya Nisan ayında bu görüşmeler gerçekleşmiş olabilir. Benim firmamın adı ... İnş. Geri Dönüşüm San. Ltd. Şti.'dir. Firmam tek ortaklıdır ve bana aittir. Benim ... Harfiyat Şirketi ile bağlantım yoktur, ortaklığım yoktur. İhale boyutu olursa ortak iş alabiliriz. Burayı da alsaydı ortak olarak yapabilirdik. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... duruşmada; "Ben davalı ... Ltd. Şti.'ne kentsel dönüşüm konusunda danışmanlık yapıyorum. Şirket çalışanı değilim, davalı şirket ile iş yapıyorum. Davacı şirket yetkilisi ... ... davalı ... Ltd. Şti. ile yıkım hafriyat sözleşmesi yapmıştı. ... bizim çalıştığımız yerin hemen yanında yıkım hafriyat işi yapıyordu. Oradaki işini bitirdiğinde bize geldi. "Ya ben işimi bitirdim, hadi şu blokları bana teslim et, yıkım işine ben başlayayım." dedi. ... kentsel dönüşümü sağlamadan 2/3 çoğunluğu sağlamadan yetkisiz bir sözleşme yapmıştı. İki firma arasındaki sohbete danışman olarak ben müdahil oldum. 2/3 kat maliklerinin çoğunluğu sağlanamadan müteahhit firma yıkım işi için sözleşme yapamaz. Ben ...'na 260 malik var şuana kadar %50'sinin imzasını aldık, kalanın imzasını almamız ne kadar sürer bir sene mi sürer bilmiyorum, hepsinin imzasını almamızdan sonra gelirsiniz dedim. Bunun üzerine davacı şirketin yetkilisi bize o zaman ben kapora vermiştim, ben Kayseri firması değilim her zaman gidip gelemem bana kaporamı iade edin dedi. Bunun üzerine kaporası iade edildi. Sözleşmeyi karşılıklı olarak noterden feshedelim dedim. Davacı şirket yetkilisi ben Ankara'ya gidiyorum, döndüğümde yapalım, dedi. Davalı şirket yetkilisi **** ilk defa kentsel dönüşüm işi yaptığı için 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu'nu bilmediği için davacı şirketle sözleşme yapmış. ...'nın yetkilisini şahsen o gün ...'ın kentsel dönüşüm ofisinde gördüm. Adı Murat olarak aklımda kalmış. Zaman olarak 2021 yılının Mayıs Haziran ayı gibiydi. Hurda demir fiyatı 1 yıl önce tonu 9.000,00-TL idi, şimdi 5.000,00-TL'na düştü. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir muhasebeci-mali müşavir, bir nitelikli hesap bilirkişisi ve bir inşaat mühendisi bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdine, bilirkişilere HMK'nun 268. maddesi gereği davacı şirketin dosyaya sunulan defterlerinin ve davalı şirketin vekilinin 19/09/2022 tarihli dilekçesinde bildirdiği adreste davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, taraflara arasında düzenlenen sözleşme, noter ihtarları, banka kayıtları, tanık anlatımları, Talas Belediyesi'nin cevabi yazıları, vergi beyannameleri, ticaret sicil kayıtları, ticari defter ve kayıtları ile diğer tüm deliller incelenmek sureti ile 31/03/2021 tarihli sözleşmede tarafların üstlendikleri edimleri dikkate alındığında edim yükümlülüğünü ihlal eden taraf olup olmadığı, davalının yıkım ruhsatı almak için davacının davalı şirkete vermesi gereken kayıt, belge, taahhüt vs bulunup bulunmadığı, yasal ve yönetmelik gereği mevzuatta böyle bir zorunlu durumun olup olmadığı, sözleşmenin feshinde tarafların tutum ve davranışların varsa ihlallerinin değerlendirilmesi, sözleşmenin feshinin haklı sebeplere dayanıp dayanmadığı, hangi tarafın fesh ettiği davacının cezai şart talep etme koşullarının bulunup bulunmadığı, bu mümkünse 31/03/2021 tarihli sözleşmenin düzenlendiği tarih itibari ile tarafların iktisadi durumları, davalının ödeme durumu ve kabiliyeti, sözleşmenin ihlalindeki kusur durumu yönünden davalının ticari defter ve kayıtları, bilançoları, vergi beyannamesi, ticaret sicil kayıtları, tüm belge, beyan ve deliller nazara alınarak taraflar arası düzenlenen sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart tutarının davalının ekonomik mahfına sebep olacak nitelikte ağır ve yüksek olup olmadığı, cezai şartın tenkisinin gerekip gerekmediği, gerekli olması halinde miktarının ve tenkis oranının ne olması gerektiği, yine davacının 75.000 TL kapora miktarı yönünden işlemiş faiz alacağı istemi incelenerek davacının faiz alacağı varsa bu konuda gerekli hesaplamaların yapılması hususlarında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Nitelikli Hesap Bilirkişisi ***'dan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 13/07/2023 tarihli raporda özetle; "İşe başlanması için öncelikli olarak hazırlanması ve idareye sunulması gereken evrakların davalı tarafından sunulması gerektiği, yanan ve yıkılan yapılar formu alınması için davacı firma davalı firmaya vermesi gereken herhangi bir belge bulunmadığı, ilgili formun alınması için gerekli belgelerin davalı firma tarafından temin edilmesi gerektiği, davalı bakımından borçlu temerrüdü şartlarının oluştuğu, iade edilen 75.000,00-TL peşinat tutarına ödeme tarihi olan 31/03/2021 tarihi ile iade edildiği 07/09/2021 tarihine kadar geçen süre için işleyen faizin 5.506,85- TL olduğu, davacı tarafından talep edilmiş olan 500.000,00-TL cezai şartın 19/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile hesabında işleyen faizin 13.308,22-TL ve toplam tutarın 513.308,22-TL olduğu, davacı şirket sermayesinin 12/04/2016 tarihi itibariyle 3.300.000,00-TL olduğu, tacirler arasında kararlaştırılan cezai şartın indirilemeyeceği ancak Yargıtay kararlarında tarafın mahvına sebep olacak düzeyde olan cezai şartın indirilmesinin kabul edildiği, davacı ... Hafriyat İnş. Nak. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defterler noter tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, e-defter beratlarının zamanında alındığı, tutulması zorunlu ticari defterlerin 6102 sayılı TTK ve VUK açısından usulüne uygun tutulmuş olduğu, kayıtları birbirini doğruladığı, davacı yanın defter ve kayıtlarında, davalı ... Taah. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin bir cari hesabının tutulmadığı ve bir hesap bakiyesinin (alacak/borç) olmadığı tespit edilmiştir. Davalı ... Taah. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defterler noter tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, e-defter beratlarının zamanında alındığı, tutulması zorunlu ticari defterlerin 6102 sayılı TTK ve VUK açısından usulüne uygun tutulmuş olduğu, kayıtları birbirini doğruladığı tespit edildiği, davalı yanın defter ve kayıtlarında, davacı ... Hafriyat İnş. Nak. Ve Tic.Ltd. Şti.'nin bir cari hesabının tutulmadığı ve bir hesap bakiyesinin (alacak/borç) olmadığının tespit edildiği" belirtilmiştir.
Davalı vekilinin 13/07/2023 tarihli rapora karşı beyan ve itirazları üzerine dosyanın rapor veren bilirkişi kuruluna tevdine, davalı vekilinin rapora karşı beyan ve itirazları incelenerek itirazların karşılanması, yine önceki raporda cezai şart isteyen davacı vekilinin sermayesinin incelendiği görülmekle 20/03/2023 tarihli celse ara kararımız doğrultusunda davacının değil davalının ticari defter ve kayıtları, bilançoları, vergi beyannamesi, ticaret sicil kayıtları ile diğer dosya kapsamına göre tarafların arasında düzenlenen sözleşmedeki cezai şart miktarının davalının ekonomik mahfına sebep olacak nitelikte ağır ve yüksek olup olmadığı, cezai şartın tenkisinin gerekip gerekmediği, bilirkişilerce gerekli olduğunun tespiti halinde bunun miktarının ve tenkis oranının ne olması gerektiği konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı ek rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Nitelikli Hesap Bilirkişisi ***'dan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 30/10/2023 tarihli ek raporda özetle; "Davalı ... Taah. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defterlerini usulüne göre tuttuğu defter e-beratlarının zamanında alındığı, kayıtların birbirini doğruladığı, tespit edilmiştir. Davalı ... Taah. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2021 yılı muavin defter incelemesinde davacı ... Hafriyat İnş. Nak. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait herhangi bir borç ya da alacak kaydına rastlanılmadığı, şirket kayıtlarından alınan veriler çerçevesinde ifade edilen davacı firma ile ticari ilişkiye rastlanılmadığı, tespit edilmiştir. Davalı ... Taah. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2021 yılı kayıtlı sermayesinin 15.000.000,00 TL olduğu, ödenmiş sermayesinin 14.995.900,00-TL olduğu, ödenmemiş sermayesinin ise 4.100,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı ... Taah. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2021 yılı cirosunun 18.316.828,70-TL, öz kaynaklarının 14.995.900,00 TL, satıcılara borcunun 2.409.453,58-TL, borç senetlerinin 2.244.500,00-TL, ortaklara borçlarının 14.563.149,57-TL, bankalara borcunun 9.578.155,32-TL olduğu, dönem net karının 1.707.868,73-TL olduğu, heyetimizde yer alan mali müşavir tarafından şirketin, cirosu, öz kaynakları, finansman oranı, satış hacmi, tüm mal varlığı değerleri, ekonomik büyüklüğü göz önüne alınmış olup; davalının 14.995.900,00-TL öz kaynağı olduğu, ödenmiş sermayesinin 14.995.900,00-TL olduğu, taraflar arasında kararlaştırılan 500.000,00-TL cezai şartın bahse konu öz varlığın yaklaşık 1/30'i tutarında olduğu nazara alındığında cezai şart miktarının ekonomik yönde davalı borçlunun yıkımına neden olacak şekilde fahiş olmadığının tespit edildiği" belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında yapılan yıkım sözleşmesi gereğince kaynaklanan cezai şart istemine ve bu sözleşme nedeniyle davalı tarafa verilen peşinatın verildiği tarih ile iade edildiği tarih arasındaki döneme ilişkin faiz istemine ilişkindir.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama mahkememiz heyeti tarafından yazılı yargılama usulüne göre yürütülmüştür.
Taraflar arasında 31/03/2021 tarihli sözleşmenin imzanlandığı ve bu sözleşme gereği davacı tarafından davalıya verilen 75.000,00-TL'nın 07/09/2021 tarihinde davalı tarafından davacıya iade edildiği tarafların kabulündedir.
Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları; 31/03/2021 tarihli sözleşmenin kim tarafından fesih edildiği, davacının cezai şart isteme koşullarının ve 75.000,00-TL yönünden işlemiş faiz alacağının talep etme koşullarının bulunup bulunmadığı konularında toplanmaktadır.
Taraflar arasında 31/03/2021 tarihinde Kayseri İli, Talas İlçesi, Kiçiköy Mahallesi, 26 ada, 28, 29, 30, 42, 46, 50, 61 ve 62 parsellerde bulunan kentsel dönüşüm inşaatının yıkım ve hafriyat işi için sözleşme düzenlenmiştir. Bu sözleşmenin 2. maddesinde; davacının Kayseri İli, Talas İlçesi, Kiçiköy Mahallesi, 26 ada, 28, 29, 30, 42, 46, 50, 61 ve 62 parsellerde bulunan eski binaların tamamını yıkıp bahçe kotunda arsa tesviyesini yapacağı, artan molozları moloz döküm sahasına naklini yapacacağı, binaların temel kısımlarının sökülüp sökülen kısımların tekrar bahçe kotunda dolgu yapılması işlerini yapacağı, sözleşmenin 3. maddesinde, davacının yıkım ve harfiyat işini yapıp çıkan malzemenin işine yarayan kısmını alacağı, inşaat alanını müsait hale getireceği, binalardaki bağımsız bölümlerden arsa sahiplerinin kendilerinin aldıkları demirbaşlar dışında kalan demirbaşları (kapı, pencere, kombi, demirler, su boruları, molozlar v.b.) davacının alacağı, sözleşmenin 4. maddesinde, davacının işe başlaması için davalı işverenin resmi izinleri, yıkım ruhsatını, harfiyat toprağı taşıma belgesini alarak tutanakla davacıya vermek sureti ile yer teslimi yapılacağı, davacının bu konuda tutanak düzenlenip imzalanmadan işe başlamayacağının düzenlendiği, sözleşmenin 5. maddesinde işin bedeli ve ödeme planı konusunda hüküm içerdiği, buna göre toplam iş bedelinin 1.225.000,00-TL olacağı, davacının 75.000,00-TL peşinatın davacı tarafından davalıya verilmesinin öngörüldüğü, sözleşmenin 5. maddesinde tarafların sözleşmeyi feshetmeleri halinde fesih eden tarafın karşı tarafa 500.000,00-TL cezai şartı ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme hükümleri doğrultusunda davacının 31/03/2021 tarihinde sözleşme gereği sözleşmenin imzalanması ile birlikte 31/03/2021 tarihinde davalıya 75.000,00-TL peşinatı verdiğini, davalınındavacıdan peşinat olarak aldığı 75.000,00-TL'nı davacıya 07/09/2021 tarihinde iade ettiğini anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından keşide edilen Kayseri 13. Noterliği'ne müzekkere yazılarak 21/09/2021 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamenin incelenmesinde "... Her ne kadar firmanız ile sözleşme yapılmış olsa da firmanızın çalışmaları neticesinde yeterli ekipmana sahip olmaması, firmanın yetkinlik seviyesinin düşük olması ve bunların neticesinde saikte yanılma söz konusu olduğundan tarafımızca sözleşmeyi fesih etmemiz gerekmektedir. Tüm bunlara ek olarak sözleşmede belirlenen işin yapılması sırasında uygulanacak esaslar da firmanız tarafından uygulanmamıştır. Sözleşmenin devamı durumunda işin aksaması ve iş niteliğinin ve kalitesinin düşük olmasına sebebiyet verecektir. ..." yazmaktadır. Benzer ifadeler cevap dilekçesinde de tekrarlanmıştır. Buralarda belirtildiği üzere davacının sözleşmede yüklendiği edimlerini yerine getirmesi için yeterli ekipmana sahip olmadığı ve davacının yetkinlik seviyesinin düşük olduğu iddiaları davalı tarafça ispatlanamamıştır. Davacı tarafından sunulan deliller ve dosya kapsamındaki aksi ispatlanamayan davacı tanığının anlatımlarında davacının 31/03/2021 tarihli sözleşmedeki edimlerini yerine getirmesi için yeterli ekipmana sahip olmadığı ve davacının yetkinlik seviyesinin düşük olduğu iddialarını destekler somut delil olmadığı görülmüştür.
Davalı vekili tarafından 17/11/2023 tarihli dilekçede "... Taraflar arasındaki sözleşmeye konu iş herhangi bir yıkım işi değildir. Kentsel dönüşüm mevzuatına göre yapılacak bir yıkım işidir. Bu yıkım işi belli mevzuat ve prosedürlere uyularak yapılması gereken bir iştir. Bu nedenle davacı taraf yıkım işini ben yapacağım diyerek işe başlamak istediğinde elinde bir yıkım ruhsatı bulunması gerekmektedir. Bu ruhsatın alınabilmesi için ise önce bina maliklerinin 2/3 çoğunluğunun (meclisten yeni geçtiği haber konusu yapılan düzenleme ile %50 üzerine indirilmektedir) alacağı kararla yapının kentsel dönüşüme ayrılması yada oturulamaz derecede hasar görmüş riskli yapı olarak belirlenen yapılardan olması gerekir. Dava konusu alanda kentsel dönüşüme ayrılma durumu söz konusu olduğundan yapı maliklerinin 2/3 çoğunluğunun sağlanması gerekmektedir. Bu aynı çoğunluk yapının yıkılması/yıktırılması konusunda karar almalıdırlar. Ortada böyle bir karar yokken ve henüz 2/3 çoğunluk müvekkile yetki vermemişken müvekkil ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşme hukuken geçersizdir. Bu geçersiz sözleşmeye dayanılarak talepte bulunulması mümkün değildir. ..." şeklindeki açıklamalarla davalının yapı maliklerinin 2/3 çoğunluğunun yıkım kararı almamış olması nedeni ile müvekkilinin davaya konu sözleşmeyi yapma yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle hukuken geçersiz sözleşmeye dayanılarak cezai şart talep edilmesinin mümkün olmadığı savunulmuştur. Talas Belediyesi'nin 07/07/2022 tarihli cevabi yazısının eklerinde davalı tarafından buraya sunulan yanan ve yıkılan yapılar formlarının incelenmesinde davalının arsa sahiplerinden yıkım onayı aldığı görülmektedir. Kaldı ki, 31/03/2021 tarihli sözleşme yapı malikleri ile değil, yıkım işini üstlenen davalı şirket ile yıkımı gerçekleştirmeyi taahhüt eden davacı şirket arasında düzenlenmiştir. Davalının basiretli tacir olarak sözleşmenin imzalanmasından önce hukuki, fiili, fiziki tüm koşulları araştırıp buna göre sözleşme imzalaması ve ticari faaliyetini yürütmesi gerektiği tereddütsüzdür. Yapı maliklerinin 2/3 çoğunluğunun sağlanması halinde dahi bu durum davalıyı imzaladığı sözleşmedeki yükümlülüklerinden kurtaramaz. Tüm dosya kapsamına göre 31/03/2021 tarihli sözleşmeden davalının döndüğü ve sözleşmeden dönmeyi haklı gösterir nedenlerinin bulunduğunu ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır.
Davacının eldeki davada istemlerinden ilki sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tahsiline ilişkindir.
Ceza koşulu borçlunun, asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle ceza koşulu, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlâli ile doğabilecek olan fer'î bir edimdir. Borçlu ceza koşulu ödemeyi taahhüt etmişse artık alacaklı, herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının şümulünü ispat etmek zorunda kalmadan tazminat elde etme imkânını bulacaktır. Ceza koşulunun kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da ceza koşulu kararlaştırılabilir (Sermet Akman, Halûk Burcuoğlu, Atillâ Altop, Selahâttin Sulhi Tekinay, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 358-359).
Ceza koşulunun istenebilmesi için sözleşmede buna ilişkin bir hüküm bulunması gerekir. Sözleşmede kararlaştırılmamış olsa dahi temerrüt hâlinde TBK'nun 125/1. maddesi hükmünce alacaklı gecikme tazminatı talep edebilir ise de, ceza koşulunun istenebilmesi için sözleşmede bununla ilgili açık hüküm bulunması şarttır.
Ceza koşulunun esas itibariyle iki temel amacı (işlevi) bulunmaktadır. Bunlardan biri, borçluyu ifaya zorlamak ve böylece asıl borcun ifasını teminat altına almak; diğeri ise, borcun ihlâli hâlinde borçlu tarafından ödenecek tazminatı önceden ve götürü olarak belirlemektir. Bu iki temel amacı dışında, ceza koşulunun diğer bir amacı da, ifayı engelleyen ceza koşulunda (dönme/fesih cezasında) borçlunun ceza koşulunu ödemek suretiyle sözleşmeden kolayca dönmesini sağlamaktır [Köksal Kocaağa, Ceza Koşulu (Sözleşme Cezası), Ankara 2018, s. 31-33].
Ceza koşulu, TBK'nun 179 ilâ 182. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre TBK’nda düzenlenen ceza koşulları; seçimlik ceza koşulu, ifaya eklenen ceza koşulu ve dönme (fesih) cezası olarak tasnif edilmiş olmakla birlikte ceza koşuluna ilişkin hükümler emredici nitelikte değildir. Taraflar bunların aksini kararlaştırabilirler. Bu durumun istisnası; cezanın tenkisiyle (indirilmesiyle) ilgili TBK'nun 182. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin birinci fıkrasında ceza miktarını tarafların serbestçe belirleyebilecekleri belirtildikten sonra üçüncü bendinde bu ceza miktarının hâkim kararı ile azaltılabileceği öngörülmüştür.
Türk Borçlar Kanunu’nun 179. maddesi: “…Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.
Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.
Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır…” düzenlemesini içermektedir.
Dönme (fesih) cezası olarak da adlandırılan ifayı engelleyen cezai şart bu maddenin üçüncü bendinde hükme bağlanmıştır. Burada borçlunun cezai şartı ödemek suretiyle tek taraflı olarak sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğunu ispat yetkisi saklı tutulmuştur. Böylece borçlu alacaklı ile yaptığı anlaşmada dilerse sözleşmeden dönmeyi ve alacaklıya sadece cezai şart ödemeyi kararlaştırabilir. Bu tür cezai şartta borçlu cezayı ödemek suretiyle sözleşmeden dönebileceği gibi, alacaklı da sadece cezai şartın ödenmesini talep edebilir. Bu durumda artık alacaklı borçludan asıl edimin ifasını isteyemeyecektir.
Seçimlik ve ifaya eklenen ceza koşulu, borçlunun borcunu ihlâl etmesine karşı alacaklıya bir talep hakkı sağlarken, dönme cezası borcun ihlali koşulu aranmaksızın, belirli bir meblağı ödemek suretiyle borçluya sözleşmeyi sona erdirme imkânı verir. Borçlu, borca aykırı davranışı bulunmasa bile, ceza koşulunu ödeyerek sözleşmeyi ortadan kaldırabilir. Burada asıl borcun ifasının yerini dönme (fesih) cezası almaktadır. Bundan dolayı dönme cezasının, asıl borcun alacaklı lehine ifasını teminat altına almak gibi bir işlevinin bulunmadığı, aksine onu zayıflatıcı rol oynadığı söylenebilir. Gerçekten, “borcumu ifa etmekten vazgeçersem 1.000,00-TL ödeyeceğim” ifadesinde yerini bulan dönme cezasında asıl borcun ifasının teminat altına alınması suretiyle alacaklının hukukî durumunun güçlendirilmesi değil, aksine dönme cezasını ödemek ve sözleşmeden dönmek (veya sözleşmeyi feshetmek) suretiyle borçlunun durumunun iyileştirilmesi söz konusudur (Kocaağa, s. 145-154).
Cezai şarta ilişkin hükümler emredici nitelikte değildir. Taraflar bunların aksini kararlaştırabilirler. Borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi dışında kalan diğer borca aykırılık hâlleri için ifaya eklenen ceza koşulu kararlaştırabilecekleri gibi; bu iki ihlal durumu için seçimlik ceza koşulu da kararlaştırabilirler. Örneğin satıcının ayıplı mal teslim etmesi hâlinde, alacaklıya hem ayıpsız bir mal teslim edileceği hem de ceza koşulu ödeneceği kararlaştırılabilir. Ayrıca tarafların, ceza koşulu anlaşmasında, seçimlik ceza koşulu ile ifaya eklenen ceza koşuluna birlikte yer vermeleri de mümkündür (Kocaağa, K.: s.138-139). İstisnası cezanın tenkisiyle (indirilmesiyle) ilgili TBK’nun 182. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci bendinde ceza miktarını tarafların serbestçe belirleyebilecekleri belirtildikten sonra, üçüncü bendinde bu ceza miktarının hâkim kararı ile azaltılabileceği öngörülmüştür. Nitekim aynı hususlara Hukuk Genel Kurulu'nun 29/11/2017 tarihli ve *** K. sayılı kararlarında da değinilmiştir.
Bazı hallerde alacaklının, borçlunun borca aykırı davranışı nedeniyle uğramış olduğu zarar, kararlaştırılan ceza koşulundan fazla olabilir. Bu ihtimali göz önünde bulunduran kanun koyucu, alacaklının aşkın zararını borçludan isteyebileceğini hüküm altına almıştır. Buna ilişkin TBK'nun 180/2. maddesi hükmü şu şekildedir: "Alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklı, borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemez.". Burada alacaklı, borçludan uğramış olduğu zararın tamamını değil; sadece kararlaştırılan ceza koşulunun miktarını aşan kısmın tazminini isteyebilir. Bu anlamda kanun koyucu, alacaklının hem tazminat hem de ceza koşulu yoluyla tatmin edilmesinin, başka bir anlatımla bu iki kurumun birleşmesinin, önüne geçmiştir. Kanun koyucu, alacaklının ceza koşulunu aşan zararının tazmini hususunda TBK'nun 112. maddesinde yer alan karineden ayrılmış ve TBK'nun 180/2. maddesi ile borçlunun kusurlu olduğunu alacaklının ispat etmesi gerektiği koşulunu getirmiştir. Ancak bu kural, borçlunun ifa yardımcısı kullandığı ve zararın bu kimsenin fiilleri neticesinde meydana geldiği durumdaki gibi kusursuz sorumluluk hallerinde uygulanmaz. Doktrinde, alacaklının ifaya eklenen ceza koşulundan açıkça vazgeçtiği ya da asıl borcun ifasını bir çekince koymaksızın kabul ettiği durumlarda ifaya eklenen ceza koşulu kesin olarak son bulacağından, ceza koşulunu aşan zararların tazmini talebinin de buna bağlı olarak son bulacağı ileri sürülmektedir (Korkmaz (n 37) 76.
).
Taraflar arasında düzenlenen 31/03/2021 tarihli sözleşmenin 5. maddesinde kararlaştırılan cezai şart hukuki niteliği itibarı ile TBK'nun 179/3. maddesindeki dönme cezasıdır. Mevcut dosya içeriğine göre 31/03/2021 tarihli sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedilmesi nedeniyle davacının dönme cezası talep etmekte haklı olduğu değerlendirilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 2021 yılında düzenlendiği, mahkememizce ticari defter ve kayıtlar ve vergi kayıtları celp edilerek yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sözleşmede yer alan 500.000,00-TL cezai şartın davalının iktisaden mahvına sebep olacak şekilde ağır ve yüksek olmadığı, bu nedenle de TBK'nun 182/3. maddesi gereğince indirim yapılmasına yer olmadığı kanaatine varılmıştır. Buna göre, sözleşme ile kararlaştırılan 500.000,00-TL cezai şartın temerrüt tarihi olan 21/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının hükmedilen cezai şart tutarına 19/09/2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesi isteminin, bu tarihte temerrütün koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Davacının eldeki davada ikinci talebi ise; davacının sözleşme nedeniyle davalı tarafa peşinat olarak verdiği 75.000,00-TL'nın verildiği tarih ile iade edildiği tarih arasındaki döneme ilişkin faiz isteminine ilişkindir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 16/05/2012 günlü,*** Karar sayılı ilamında "sözleşmenin feshi halinde davacı arsa sahibinin ancak menfi zararlarını talep edebileceği, müspet zararları istemeyeceği, sözleşmede fesih nedeniyle uğranılan zararlara karşılık dönme cezası kararlaştırılmış ise kararlaştırılan cezanın talep edilebileceği, cezayı aşan zararların istenemeyeceği" karar bağlanmıştır. Dosya kapsamına bakıldığında taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kararlaştırılan dönme cezasının istenmesi ve mahkemece de bu talebin karar altına alınması durumunda, yüklenici başka bir nedenle tazminat ve alacak isteminde bulunamaz Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 31/10/2013 tarihli, *** Karar sayılı emsal ilamı da aynı mahiyettedir. Bu nedenle davacının sözleşme nedeniyle davalı tarafa peşinat olarak verdiği 75.000,00-TL'nın, verildiği tarih ile iade edildiği tarih arasındaki döneme ilişkin faiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,
-
500.000,00. TL cezai şartın temerrüt tarihi olan 21/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacının hükmedilen cezai şart tutarına 19/09/2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesi isteminin reddine,
-
Davacının 75.000,00. TL peşinatın 31/03/2021. 07/09/2021 tarihleri arasındaki dönem için işlemiş faizine yönelik alacak isteminin REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 34.155,00. TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınmış 8.630,44. TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 25.524,56. TL karar ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. 14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) 1.306,00. TL'nın davalıdan alınarak ve bakiye 14,00. TL'lık kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yapılan 59,30. TL başvurma harcı, 8.630,44. TL peşin dava harç olmak üzere toplam 8.689,74. TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafça yapılan 97,00. TL e. tebligat gideri, 26,00. TL posta gideri, 4,25. TL KEP gideri, 262,00. TL talimat masrafı, 4.500,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.889,25. TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 4.837,30. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
-
6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 76.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince davanın ret edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 5.369,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/05/2024
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32