Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1388 E. 2024/520 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1388
2024/520
14 Mayıs 2024
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
**ESAS NO : *****
**KARAR NO : *****
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - [15805-08879-04546] UETS
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [16352-53250-62880] UETS
DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
**DAVA TARİHİ : *****
**KARAR TARİHİ : *****
GEREKÇELİ KARARIN
**YAZILDIĞI TARİH : *****
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kayseri'de faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu ve kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, müvekkili kooperatifin halen tasfiye sürecine giremediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, mağduriyetlerin günden güne arttığını, kooperatifin iflasa sürüklendiğini, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan aidat alacağı bulunduğunu, üyelerin istifa etmiş olması veya ilişik kesme belgesi olsa da söz konusu aidatları ödemesi gerektiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alamadıklarını, öncelikle davalının kooperatiften edindiği Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, Yıldırım Beyazıt mahallesi, 5372 ada, 3 parsel A blok 4 bağımsız bölüm numaralı taşınmazı üzerine davalıdır şerhi konulmasını, davalının 2003 yılı ocak ayından dava tarihinde temerrüte düşen son aidat borcu olan 2022 yılı mayıs ayına kadar ödemesi gereken aidat borcunun tam olarak hesaplanıncaya kadar fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 9.000,00-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18, aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil kooperatife ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin tapusunu uzun yıllar önce aldığını ve üyelikle ilişiğinin kesildiğini, bu nedenle alacağın zamanaşımına uğradığını, çıkarılan borcun haksız ve hukuka aykırı olduğundan bahisle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Mahkememizce evvelce yapılan yargılama sonunda 11/10/2022 tarihli, *** Karar sayılı gerekçeli karar ile " Açılan davanın reddine" karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonunda 07/12/2022 tarihli, *** Karar sayılı karar ilamı ile;"1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Kabulü İle; 2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 11/10/2022 tarih ve *** sayılı nihai kararın Kaldırılmasına, 3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine," kararı verilmiştir.
İade edilen dosya mahkememizin *** Esas sırasına kaydedilmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 07/12/2022 tarih*** karar sayılı ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu alınmış, mali müşavir bilirkişi Prof. Dr. *** 26/12/2023 tarihli raporunda özetle;
-Davalının 28/02/2011 tarihli maliyet raporunda belirtilen tutardan borcu kalmadığı, bu tarihten sonraki tutarları davalının ödemesi gerektiği yönünde mahkemede kanaat oluşması durumunda bahse konu 28/02/2011 - 31/05/2022 dönemi aidatlar toplamının 165.800,00 TL olarak hesaplandığını, davalının bu aidatlara yönelik bir ödemesinin dosyadaki hesap ekstresinde gözükmediğini,
-Davalının maliyet raporunun hazırlandığı 28/02/2011 tarihinden önceki ve sonraki tüm aidatların hesaplamaya dahil edilmesi durumunda (davacı talebi) ödenmesi gereken tutarın 92.187,00 TL olacağı yönünde raporunu sunmuştur.
Kooperatif alacaklarının hesaplanmasında uzman bilirkişi Mehmet Ermiş 26/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
-
Kooperatifçe tamamlanan 5372 ada 3 parselde bulunan A blok 2. Katta bulunan bağımsız bölümün davalıya devir ve tesliminin yapıldığını,
-
Kooperatif Genel Kurul Kararlarına göre 28/02/2011 . 31/05/2022 dönemi aidatlar toplamının 165.800,00 TL olarak hesaplandığını, davalının bu aidatlara yönelik bir ödemesinin dosyadaki hesap ekstresinde gözükmediğini,
-
Davalının maliyet raporunun hazırlandığı 28/02/2011 tarihinden önceki ve sonraki tüm aidatların hesaplamaya dahil edilmesi durumunda (davacı talebi) ödenmesi gereken tutarın 92.187,00 TL olacağının hesap edildiğini (Taleple bağlı kalınarak 9.000,00 TL) bildirir yönde raporunu sunmuştur. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu, davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu, ıslah dilekçesinden bir örneğin davalı vekiline tebliğ edilmiştir.
Kayseri BAM 6. H.D. 2023/2396 esas 2024/88 karar sayılı ilamı göz önüne alınarak davalı üyeye ferdileştirilen ve tapusu verilen taşınmazlara ilişkin olarak davacının muavin defterlerinde davalı üyenin geçmişe dönük borcu bulunup bulunmadığına ayrıca davacı ve davalı arasında kesin maliyet kapsamında yapılan ödeme nedeniyle davalı üyenin borçlu olup olmadığına ilişkin beyan ve kayıtlar yer alıp almadığı hususuna ilişkin dosyada mevcut bilirkişi heyetince yeniden inceleme yapılarak ek rapor alınmasına karar verilmiş, 07/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
Rapor ekinde yer alan davacı kooperatiften temin ettikleri davalı ile olan mali ilişkilerini gösteren muavin defter kayıtları incelendiğinde yapılan tespitlerin;
-Davacı kooperatifin kuruluşundan 2022 yılına kadar üyelerin yapmış olduğu ödemeleri (123.933 TL) ortağın hesabına kaydettiğini (331 Ortaklara Borçlar), ancak tahakkuk eden tutarlar 2022 yılına kadar kaydetmediğini, 2022 yılında davalı hesabına 375.150 TL topluca tahakkuk (aidat + ara ödeme) yaptığını, (131 Ortaklardan Alacaklar) ayrıca 2023 yılında 72.000 TL üye aidatı tahakkuku yaptığını, toplam tahakkuk tutarının 447.150 TL olarak kayıtlara işlendiğini, bu durumda davacının ticari defterlerinde davalıdan 447.150 TL- 123.933 TL - 323.217 TL alacak oluştuğunun hesaplandığını,
-Davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu üye hesap ekstresinde davalı tarafça yapılan ödemeler toplamının 123.813 TL olarak yer aldığını,
-Rapor ekindeki muavin defter kaydı ile davacının dosyaya sunmuş olduğu hesap ekstresi incelendiğinde davalının Nisan/2011 döneminde 49.500 TL toplu ödemesinin gözüktüğünü, davalının kesin hesap kapsamında yapılan ödeme nedeniyle kooperatife borcu olmadığının 26.12.2023 tarihli raporda belirtildiği yönünde rapor sunulmuştur. Ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif tarafından çıkarılan aidat alacağının tahsili talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Zira uyuşmazlık 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 99. maddesi uyarınca ticari niteliktedir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının davacı kooperatifin ortağı olup olmadığı, davacının davalıdan aidat alacağı ve ara (ek) ödeme alacağı olup olmadığı, var ise miktarlarının ne kadar olduğu, davalının zaman aşımı def'inin haklı olup olmadığı konularında toplanmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde aidat alacağı olarak şimdilik 9.000,00-TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 aylık %1,5 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davaya konu edilen aidat alacağı alacağı, davacı kooperatifin 2003 Ocak ayı ila 2023 Haziran ayına arasındaki dönem için davacı kooperatif tarafından genel kurul toplantılarında alınan aidat ve ara (ek) ödeme alacağı istemlerine ilişkin genel kurul kararlarına dayalı olup, esasen alınan kararlar ve kararların geçerliliği tartışma konusu olmayıp bahse konu aidat alacağının ve ara (ek) ödeme alacağının belirlendiği genel kurul toplantılarında alınan kararların geçersizliği yahut iptali yönünde açılmış bir dava da bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler.
Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler.
Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir.
Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir.
Somut olayda; kooperatif ana sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin 61. maddesi ve kur'a çekimine ilişkin 62. maddesinde değişiklik yapılarak kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat bittikçe biten binalar için kur’a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre % 10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerinin teslim edilerek kooperatiften istifa edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlenmiştir. Bu ana sözleşme hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin ana ilkesine, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar ana sözleşme değişikliği ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı kararlar yok hükmünde olacağından her zaman göz önünde bulundurulur. Ana sözleşmenin 61 ve 62. maddelerindeki değişiklikler Kooperatifler Kanununda çerçevesi çizilen ana ilkelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yok hükmünde oldukları eldeki davada da gözetilmelidir. Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.
Yine somut olaya gelindiğinde kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle geçersiz olan ana sözleşmenin 61 ve 62. maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2022 tarih, 2021/6310 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararı)
1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlen ve anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla yapımı devam eden inşaatların finansmanı için gerekli bulunan kesin maliyet bedelinin hesaplanarak, taşınmazını devralan yahut henüz devralmayı bekleyen kooperatif üyelerinden tahsili istemi yerinde olduğu gibi, kesin maliyetin veya buna benzer inşaat finansmanı için zorunlu giderlerin aidat alacaklarına eşitlik ilkesi de gözetilerek yansıtılmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Yukarıda alıntılanan emsal Yargıtay kararında da belirtildiği gibi; taşınmazın, davalı kooperatif üyesine devredilmesi, genel giderlere ve inşaat finansmanı için zorunlu bulunan giderlere katılım borcunu ortadan kaldırmamaktadır.
Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Dolayısıyla dosyadaki mevcut genel kurul kararları çerçevesinde davacının dava tarihinden (ıslah edilen tutar yönünden ıslah tarihinden) itibaren asıl alacağa faiz işletilmesi istemi yerinde görülmüştür.
Eldeki davada davalı tarafından kooperatifin üyeliğinden çıktığı, kooperatifle ilişiğinin kalmadığı savunulmuştur. Kural olarak, kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir (Yargıtay 23. HD. 13/12/2012 tarih ve *** K. sayılı ilamları). İstifa eden ortağın ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 15. ve anasözleşmenin 17. maddesi uyarınca, kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan bir ay geçtikten sonra, kooperatife ödediği miktarları talep edebileceği tabîdir. Bu kuralın istisnası 1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmü kabul edilmiştir. Davacı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davalının kooperatif ortaklığından çıkmadığı veya çıkarılmadığı, davalının halen kooperatifin üyesi olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından rapordaki bu tespitin aksi yasal delillerle ispatlanmış değildir. Davalının kooperatif üyeliği nedeniyle adına tapuda tescil edilen dairenin davacı kooperatife iade etmediği de dikkate alındığında aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden kaynaklı kooperatif aidat alacağını talep edebileceği, benimsenen kooperatif aidat alacağının en geç dava tarihinde (ıslah ile artırılan tutar yönünden ıslah tarihinde) muaccel olmasına rağmen, davacının 92.187,00-TL alacağının 9.000,00 TL kısmına dava tarihinden, bakiye kısmına ise ıslah tarihi olan 12/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ancak davacı kooperatifin genel kurul kararlarında yıllık %18 faiz işletileceğine dair karar olmadığından hükmedilen meblağa yıllık %18 oranında faiz işletilmesine yönelik davacı isteminin reddi ile hükmedilen meblağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
-
92.187,00 TL aidat alacağının 9.000,00 TL'sine dava tarihi olan 06/06/2022 tarihinden bakiyesine ise ıslah tarihi olan 12/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacının faizin yıllık %18 oranında işletilmesi talebinin reddine,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 6.297,29. TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 153,70. TL peşin harç ve 1.421,00. TL ıslah harcının mahsubu ile eksik 4.722,59. TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yapılan 80,70. TL başvurma harcı, 153,70. TL peşin harç, 1.421,00. TL ıslah harcı, istinaf kanun yoluna başvurma harcı 220,70. TL, bilirkişi ücreti 3.000,00. TL posta ve tebligat gideri 251,50. TL olmak üzere toplam 5.127,60. TL yargılama harç ve giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
-
6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32