Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/963 E. 2024/386 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/963
2024/386
17 Nisan 2024
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
(GÖREVSİZLİK)
**ESAS NO : *****
**KARAR NO : *****
**HAKİM : *****
**KATİP : *****
**DAVACI : *****
VEKİLLERİ : Av.
Av.
**DAVALI : *****
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
**DAVA TARİHİ : *****
**KARAR TARİHİ : *****
**KARAR YAZIM TARİHİ : *****
Mahkememize açılan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... üzerine kayıtlı olan ve müvekkili tarafından işletilen ... adı altında faaliyet gösteren firmanın yoğurt ve tereyağı üretimi yaptığını, ürettiği ürünlerde kullandığı süt tozunu da davalı şirkete sipariş verdiğini, müvekkili firmanın yaklaşık olarak 4 ay davalı şirketten WhatsApp üzerinden süren görüşmelerle siparişlerini yinelediğini, 01/11/2022 tarihinde Kayseri Tarım Orman Bakanlığı'nca *** numaralı resmi kontrol raporu ile yapılan denetim sonucu müvekkili firmanın üretmiş olduğu yoğurtlarda nişasta tespit edildiğini ancak müvekkili firma ürünlerinde kesinlikle nişasta kullanmadığını, bunun üzerine 16/12/2022 tarihinde davalı şirketten sipariş verilen süt tozuna analiz yaptırıldığını ve nişastanın Kalipso Kimya Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden sipariş verilen bu süt tozunda olduğunun tespit edildiğini, Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş. sayılı dosyası ile açtıkları tespit davasında müvekkilinin iş yerinden kapalı paketlerde bulunan davalı şirkete ait Kozağaçlı Süt Çiftliği Süt Tozunun içerisinde nişasta olup olmadığının tespiti için delil tespit davası açtıklarını ve alınan numunede yapılan inceleme neticesinde süt tozunda nişasta tespit edildiğini, Türk Gıda Kodeksi Süt ve Süttozu Tebliği'ne ve Türk Gıda Kodeksi Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği'ne uygun bulunmadığını, davalı şirketin 'Türk Gıda Kodeksi Süt ve Süttozu Tebliği'ne uygundur' ifadesiyle de müvekkilini kandırdığını, hukuka ve ahlaka aykırı olan bu davranışı sonucu davalının müvekkilini hem maddi hem de manevi olarak zarara uğrattığını, davalı şirketin müvekkili firmanın idari soruşturma geçirmesine ve 74.303,00-TL idari para cezası kesilmesine sebebiyet verdiğini, peşin ödenmesi halinde yapılacak olan ceza indiriminden faydalanmak için 02/03/2023 tarihinde müvekkili tarafından 55,727.25-TL cezanın yatırıldığını, daha sonra davalı şirket ile yapılan görüşme sonucunda zararlarının karşılanacağı söylense de bu söylemin lafta kaldığını, müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, yaptıkları arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alamadıklarından bahisle davanın kabulü ile 50.000,00-TL manevi tazminat ile şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, ayrıca davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin Maltepe / İstanbul'da faaliyet göstermesi nedeniyle yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, eldeki davada ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının müvekkili şirketten aldığını ileri sürdüğü üstünde Kozağaçlı Süt Çiftliği yazılı ürünlerin müvekkili şirket tarafından üretilmediğini, paket üzerinde müvekkilinin isminin de bulunmadığını, üretici firmanın dava dışı Barbarossa Kimya Gıda San. Tic. Ltd. Şti. Firması olduğunu, davacı tarafın kapalı paketten aldığını iddia ettiği numunenin hangi paketten ve hangi firmadan alındığının bilinmediğini, taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, dolayısıyla sözleşmeye aykırılıktan söz edilemeyeceğini, davacının gayri resmi olarak üretime mal almış olabileceğini, öncelikle usuli itirazları nazara alınarak davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, satıma konu ürünün ayıplı olması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır.
Nispi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Kayseri - Gevher Nesibe Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 31/10/2023 tarih 144078 sayılı cevabı yazısında; davacı ...'ın işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği görüldü.
Vergi dairesinin cevabi yazısından anlaşıldığı üzere; davacı ...'ın 2023 yılı beyan edilen kazanç toplamının 37.948,44-TL, dönem içinde alınan emtia bedelinin 7.910,79-TL olduğu, VUK 177/3 maddesi uyarınca 2023 yılı yıllık alış tutarının 1.680.000,00-TL'yi veya yıllık satış tutarı 2.000,00-TL'yi aşanların bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü olduğu, davacının beyan etmiş olduğu tutarların bilanço esasına göre defter tutma sınırının altında olduğu, bu nedenle davacının tacir olmadığı, esnaf olduğu, dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı görülmektedir.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davanın mutlak ticari dava olarak sayılan davalardan olmadığı, davacının tacir olmaması, esnaf statüsünde olması sebebiyle nispi ticari davalardan da olmadığı, bu nedenle mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görev ile ilgili karar verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliği nedeni ile, HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
HMK'nın 114/1. c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
-
Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
-
HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
-
HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.
17/04/2024
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39