Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/310 E. 2024/385 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/310
2024/385
16 Nisan 2024
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
**ESAS NO : *****
**KARAR NO : *****
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : 1- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVACI : 2- ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
**DAVA TARİHİ : *****
**KARAR TARİHİ : *****
GEREKÇELİ KARARIN
**YAZILDIĞI TARİH : *****
Mahkememizde görülmekte olan konkordato (adi konkordatodan kaynaklanan (İİK 285 ila 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı...şirketin ekonomik güçlük içinde olduğunu, borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesi yaşadığını, bu nedenle iyi niyetli olarak hem şirketin faaliyetini sürdürmesini sağlayarak muhtemel bir iflasın önüne geçmek hem de borçlarının ödenerek alacaklıların mağdur...olmasını önlemek adına işbu konkordato başvurusunun yapılması ve öncelikle geçici mühlet telebinde bulunulmasının zorunlu hale geldiğini, müvekkili firma tarafından 23/10/2023 tarihinde Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında geçici mühlet ve konkordatonun tasdiki istemli dava açıldığını, ilgili mahkemece öncelikle müvekkili firma hakkında 23/10/2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 ay süreyle geçici mühlet kararı, 3 aylık geçici mühlet süresinin dolmasıyla birlikte gerçekleşen duruşma kapsamında müvekkili firmaya ek 2 ay süreli geçici mühlet kararı tesis edildiğini, müvekkili firma hakkında tesis edilen ek 2 aylık geçici mühlet kararının da bitmesiyle birlikte gerçekleşen 22/03/2024 tarihli duruşma neticesinde geçici mühlet kararının kaldırılmasına karar verildiğini, müvekkili firma hakkında tesis edilen geçici mühlet kararının kaldırılmasıyla birlikte alacaklılar tarafından müvekkili firmanın şantiyelerinde ve ofis binasında fiili haciz işlemlerinin gerçekleştirildiğini, bu sebeple; müvekkili firma şantiyelerinde devam eden işlerin durma noktasına geldiğini, borçlu firmanın alacaklılarına olan borcunu ödeyebilmesinin ancak devam eden işlerini tamamlayabilemesiyle mümkün olduğunu, aksi takdirde yalnızca müvekkili firmanın değil alacaklılarında zarara uğrayacağını, sonuç itibariyle müvekkili firmanın borçlarını ödeyebilmesinin ancak şantiyelerinde devamı eden işleri tamamlayıp biten konutları da satarak borçlarını ödemesinin mümkün olduğunu, zira, tamamlanmayan konutların tapularının da alınmayacağından bu haliyle satışının da gerçekleşmeyeceğinin açık olduğunu, belirterek müvekkili firmanın ancak üzerindeki haciz baskının kalkması ve komiser nezaretinde alacaklılarında haklarını gözetmek suretiyle ticari işlemlerine devam ederek borçlarını ödeyebileceğini, öncelikle davacıların faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için tensip kararıyla birlikte İcra ve İflas Kanunu'nun 287, 288, 294, ve 295 inci maddeleri gereğince derhal, davacı...müvekkillerinin her biri bakımından 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, İİK'nun 206/1. sırasındakiler hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanun'dan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim ve idari para cezaları da dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, davacılar aleyhine takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulması, yeni takip yapılmamasına, davacılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, davacıların tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza, temlik ve/veya her ne şekilde olursa olsun tahsil edilmesinin önlenmesi ve tüm hak ve alacaklarının davacılara ödenmesine, konkordato mühletinin verilmesinden önce yapılan alacağın devri sözleşmelerinden kaynaklı konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğan alacakların davacılara ödenmesine, davacı...şirketin 5941 sayılı Çek Kanunu kapsamında bankaya ibraz edilen çekler yönünden işlem yapılmaması yönünde tedbir kararı verilmesine, davacıların takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. şahıs konumunda oldukları takiplerde kendişine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, davacıların teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına, başta bankalar olmak üzere idare ve tüm alacaklıların takas mahsup haklarının kullanmasının önlenmesine ve mahkemece uygun görülecek diğer tedbirlerin alınmasına, davacı...müvekkillerin konkordato talebinin kabulüne ve yasada belirtilen sair kararların alınmasına, sonuç olarak yapılacak yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE: Dava/talep İİK'nun 285 ila 308/h maddelerine göre açılmış adi konkordato istemine ilişkindir.
Yetki kuralları, bütün davalar ve bazı davalar olmak üzere ikiye ayrılır. Kural olarak, bütün davalar için uygulanan yetki kuralına genel yetki kuralı denilir. Genel yetkili mahkeme, davalı...gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, TMK'nun 19, 21, 51. maddelerine göre belirlenir ( HMK m.6). HMK, genel yetkili mahkemeden başka, bazı davalar için özel yetki kuralları konulmuştur. Bunlardan biri, şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetki HMK'nun 14. maddede düzenlenmiştir. Diğer yandan şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu kuralının ( m.14) bazı istisnaları vardır. Örneğin İflas davası, yalnız gerçek veya tüzel kişinin muamele merkezinin bulunduğu yerde açılır. Kesin yetkidir ( İİK 154.). Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileri ile sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın veya üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacağı davalar için ilgili tüzel kişisinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir ( m.14/2).
2004 sayılı İİK'nun onikinci babında "Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması'" düzenlenmiştir. Düzenlemenin ilk sırasında "Adi Konkordato"ya yer verilmiş, 285. ve devamı maddelerinde yer bulan düzenlemenin 285. maddesinde "Konkordato talebi" açıklanmıştır. 285/3. fıkrasında "Yetkili ve görevli mahkeme; iflasa tabi olan borçlu için 154’üncü maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerlerdeki , iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir." düzenlemesine yer verilmiştir. Yasa koyucu, konkordato talebinde, yetkili ve görevli mahkeme açısından, iflasa tabi olan borçlu için, İflas yolu İle takipteki yer alan "yetki" üst başlıklı 154. maddeye atıf yapmıştır. 154. maddenin alt başlığı, "İflas takiplerinde yetkili mercii"dir. Atıf yapılan birinci fıkrasında, iflas yoluyla takipte yetkili mercinin, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesi olduğu, ikinci fıkrasında, merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında yetkili mercinin, Türkiye’de ki şubenin, birden ziyade şubenin bulunması halinde merkez şubenin bulunduğu yerdeki icra dairesi olduğu belirtilmiştir. Bu yetki kamu düzenine ilişkin ve kesindir. Aksine yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki itirazında bulunulmamış olsa dahi, mahkemece yetkili olup olmadığı kendiliğinden gözetilir. Konkordato talep eden borçlu şirketin muamele merkezinin bulunduğu yer, asliye ticaret mahkemesi, kesin yetkili mahkemedir. Konkordato talep eden borçlu şirketin muamele merkezinin bulunduğu yer, asliye ticaret mahkemesi, kesin yetkili mahkemedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/19-643 Esas, 2013/256 Karar sayılı ilamında da kısaca, iflası istenen kişinin ticaret siciline kayıtlı olduğu yerin muamele merkezi yönünden karine teşkil ederse de, ticaret sicilinde kayıtlı olduğu yerden başka bir yerin muamele merkezi olduğu kanıtlanırsa iflas davasının bu yer ticaret mahkemesinde açılması gerektiği vurgulanmıştır.
Bu aşamada davacıların konkordato talebinde yetkili mahkemenin hangi mahkeme olduğu, davacı...şirketin sicile kayıtlı olduğu yerin, İİK'nun 154. maddesi gereğince, her şart ve şekilde muamele merkezi olarak kabulünün mümkün ve doğru olup olmadığı ön sorun olarak incelenmelidir.
Eldeki davada, davacı ...'nin Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil sırasında, Muratpaşa Mahallesi, 571. Sokak, HBC İş Merkezi Sitesi, A Blok Apartmanı, No:6/18, Muratpaşa/ Antalya merkez adresinde ticaret siciline kayıtlı iken 08/04/2024 tarihinde Kayseri Ticaret Odası'nın 6785 sayılı kararı ile 62428 ticaret sicil numarasıyla Kayseri Ticaret Odası'na kaydının yapıldığı, şirketin adresi olarak Sahabiye Mahallesi, Ahmet Paşa Caddesi, Kalender İş Merkezi, No:41, İç kapı No:601, Kocasinan/ Kayseri adresinin gösterildiği, eldeki konkordato istemli davanın 15/04/2024 tarihinde açıldığı görülmektedir. Yine davacı ...'ın diğer davacı ...'nin tek ortağı ve yasal temsilcisi olduğu, Uyap sisteminden alınan raporlardan yerleşim yerinin Kızılırmak Mahallesi, 2821. Sokak, Kapı No: 1A/28, Muratpaşa/ Antalya iken dava tarihi olan 15/04/2024 tarihinde yerleşim yerinin Zümrüt Mahallesi, Vezirler Caddesi, Kapı No: 18/3, Kocasinan/ Kayseri adresine taşındığı, ancak halen Antalya Düden Vergi Dairesi'ne otomobil ve hafif ticari kara taşıtlarının diğer perakende ticareti faaliyeti nedeniyle kayıtlı vergi mükellefi olduğu görülmüştür. Dosyaya sunulan alt taşeronluk sözleşmelerinden, ticari defter noter tasdiklerinden, vergi beyannamelerinden, SGK kayıtlarından, haciz tutanaklarından, konkordato ön projelerinden ve diğer dosya kapsamından davacı...şirketin eski merkez adresinde ticari faaliyetlerini devam ettiği, davacı...şirketin konkordato ön projesine konu beş adet inşaat projesinin bulunduğu ve bu inşaat projelerinin tamamının Antalya İli7nde yer aldığı, Kayseri İli'nde herhangi bir faaliyetine rastlanmadığı, davacı...şirket tarafından 23/102023 dava tarihli ve 22/03/2024 ret kararı ile sonuçlanan konkordato dosyasının bulunduğu, yeni merkez adresi Kayseri'ye taşınmış ise de, en azından Kayseri'de ticari faaliyetinin varlığını belli eder mahiyette bir yapılanmasının bulunmadığı, yönetimsel açıdan kararların Kocasinan/ Kayseri adresinde alındığına ve şirketle alakalı muamelelerin bu adresten görüldüğüne ilişkin açık emarelerin bulunmadığı, aynı şekilde davacı ...'ın da davacı...şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğu ve şahsi ticari faaliyetlerinin de eski yerleşim yerinde devam ettiği anlaşılmıştır.
Yetkinin kesin olduğu hallerde; mahkemenin yetkili bulunması dava şartıdır (HMK. m. 114/1-ç). Yetkinin kesin olduğu davalarda; mahkeme yetkili olup olmadığını dava sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK. m. 19/1). HMK'nun 17. maddesi uyarınca; yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı hâllerde ise; taraflar yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) ile başka bir mahkemeyi yetkili kılabilir. Bu durumda; yetki itirazı ancak ilk itiraz olarak (cevap dilekçesinde) ileri sürülebilir (HMK m. 116/1-a). Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa, seçtiği mahkemeyi bildirir.
İİK'nun 285/3. fıkrası "Yetkili ve görevli mahkeme ... iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'dir" hükmünü içermektedir. Bu yetki; yasadan kaynaklanan kesin yetki olduğundan; mahkemece resen gözetilir.
6100 sayılı HMK'nun 7/1. maddesinde; "Davalı...birden fazla ise; dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak; dava sebebine göre; kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır ....." hükmü bulunmaktadır.
Ancak; kesin yetki kuralının uygulanması gereken hallerde HMK'nun 7/1. maddesinin uygulanması mümkün değildir. Zira; kesin yetki 6100 sayılı HMK'nun 114/1-ç maddesi uyarınca; dava şartı niteliğindedir İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı emsal ilamı).
Konkordato talebinde kesin yetki kuralı geçerli olup, tüm dosya kapsamından davacı...şirketin muamele merkezinin Kocasinan/ Kayseri olmadığı, Muratpaşa/ Antalya olduğu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığının anlaşıldığı, 6100 sayılı HMK'nun 7/1. maddesinde; "Davalı...birden fazla ise; dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak; dava sebebine göre; kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır ....." hükmü bulunduğu, davacı ...'ın da davacı...şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğu, bu davacının konkordato projesinin davacı...şirketin projesine bağlı olduğu ve şahsi ticari faaliyetlerinin de yine eski yerleşim yerinde devam ettiği, mevcut durumda her iki davacının davasının birlikte görülmesinde pek çok fayda bulunduğu dikkate alındığında her iki davacı...yönünden de davanın kesin yetki dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin *** K. sayılı emsal ilamı da gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
-
HMK'nun 114/1. ç ve 115/2. maddeleri gereği, kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davacıların davasının USULDEN REDDİNE,
-
Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının yetkili ANTALYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE gönderilmesine,
-
Konkordato geçici mühlet ve tedbir taleplerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
-
HMK'nun 20. maddesi gereği işbu kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde davacıların mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde HMK'nun 331/2. maddesi gereğince mahkememizce dava dosyasının ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
-
Davaya yetkili mahkemece devam edilmesi halinde yargılama harçları, vekalet ücretleri ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemede hüküm altına alınmasına,
Dair, davacıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tensiben oy birliği ile karar verildi. 16/04/2024
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39