SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1158 E. 2024/291 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1158

Karar No

2024/291

Karar Tarihi

18 Mart 2024

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

KAYSERİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

**ESAS NO : *****

**KARAR NO : *****

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACILAR : 1- ... - ...

  2.  ... .  ... 

  3.  ... .  ... 

  4.  ... .  ... 

  5.  ... .  ... 

VEKİLİ : Av. ... -

DAVALI : ...-...,

VEKİLİ : Av. ... -

DAVA : Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)

**DAVA TARİHİ : *****

**KARAR TARİHİ : *****

GEREKÇELİ KARARIN

**YAZILDIĞI TARİH : *****

Mahkememizde görülmekte olan ticari şirket (şirkete özel denetçi tayin edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketin hissedarları olduğunu, toplam hisselerinin şirket sermayesinin %10'undan fazla olduğunu, davalı şirketin 29/08/2023 tarihinde olağan genel kurul toplantısı yaptığını, bu toplantıda, azlık talebi üzerine gündemdeki "finansal tabloların görüşülmesi" şeklindeki kısmının görüşülemediğini ve ertelendiğini, bunu takiben müvekkillerince Kayseri 7. Noterliği'nin 18/09/2023 tarihli ve *** yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiklerini, bu ihtarnamede; 29/08/2023 toplantıda kendilerine tevdi edilen 2020, 2021 ve 2022 dönemleri mali bilançoları örneklerinin ve erteleme kararı verilmesi sonrasındaki şifahi talep üzerine şirket muhasebecisinin elektronik posta yoluyla ilettiği bilanço ve "gelir tablosu" başlıklı birer tablonun incelenmesi sonucunda şirketin ticari faaliyeti kapsamında önemli hususlara ilişkin hiçbir bilginin bu belgelerde yer almadığını, şirkete ait taşınmazların ne surette tasarruf edildiği hususunda herhangi bir ayrıntının bu belgelerde yer almadığını, bu haliyle bu belgelerin, "bilanço ve mali tablolar" başlığı altında incelemeye yeterli veriyi içermediğinin belirtildiğini, şirketin ve ortakların zararına yapılmış olması ihtimali bulunan iş ve işlemlerin mevcut olduğu ihtimalini düşündürdüğünü, hem ortaların ve hem de şirketin zarar göreceği bir durumun tespiti ve varsa bir zarar ve bu zararın giderilmesi bakımından belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması için bir özel denetçi tayin edilmesini gerektiğini, 6102 sayılı TTK'nun "bilgi alma ve inceleme hakkı" başlıklı 437/II-1. cümlesi uyarınca gerek davalı şirkete gönderdikleri Kayseri 7. Noterliği'nin 18/09/2023 tarihli ve *** yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ve gerekse davalı şirketin 29/09/2023 tarihli olağanüstü genel kurulunda tutanağa geçen beyanları ile şirketin işleri hakkında yönetim kurulundan bilgi talebinde bulunan müvekkillerinin bu bilgi alma taleplerinin yönetim kurulunca reddedildiğini, bilgi alma talepleri reddedildikten sonra da 29/09/2023 tarihli genel kurulda da "bu hususların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulması" yönündeki taleplerinin genel kurul tarafından reddedildiğini ve 6102 sayılı TTK' nun 438/I. maddesinin düzenlemesinde yazılı şartların gerçekleşmiş bulunduğunu belirterek davalı ... Tekstil Giyim San. Ve Tic. A.Ş.'nin ortaklar cari hesabında bazı ortaklar lehine mevcut alacak kalemlerinin oluştuğu dönemler itibariyle şirketin hangi nakit ihtiyaçları için hangi araç ve yollarla şirkete tevdi edildiği, bazı ortakların şirketten 29/08/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında sermayeye eklenmesine karar verilen alacaklarının ve dolayısıyla ortaklar cari hesabı kayıtlarının ne suretle oluştuğu, alıcılar hesabının karşılıklı teyitleri ve karşı hesap mutabakatlarının bulunup bulunmadığı, keza alacak ve borç senetleri yönünden karşılıklı teyitlerin ve karşı hesap mutabakatlarının bulunup bulunmadığı, bu teyit ve mutabakatlar yok ise bu kayıtlı alacakların teyidi anlamına gelecek açıklamanın ne olduğunu, stokların fiili sayımının yapılıp yapılmadığı kayıtlı stok ile fiili stokun birbiri ile aynı olup olmadığının kontrol ve tespit edilip edilmediği, kayıt ve fiili durum arasında fark var ise bu farkın neden kaynaklandığını şirkete ait gayrimenkullerin ne suretle tasarruf edilmekte olduğu 6102 sayılı TTK'nun 438/I. maddesinin düzenlemesi gereğince "özel denetçi atanmasına" yargılama giderleri ve özel denetim için sarf edilecek giderler ile vekalet ücretinin davalı Şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların bilgi alma ve inceleme haklarının davalı şirket tarafından engellenmediğini, davalı müvekkilinin TTK'nun 437/1. maddesinde belirtilen finansal tabloların içeriğine dahil olmayan envanter dökümleri, borç ve alacak senetleri listesi, alıcılar ve satıcılar hesabı detaylı listesi gibi şirketin özel ticari kayıtlarını içerir taleplerini ticari sır kapsamında davacılara vermediğini, çünkü davacılar arasında bulunan ...'nun davalı şirket ile aynı çevrede ve aynı sektörde tekstil işiyle faaliyet gösteren ... Sanayi Anonim Şirketi'nin sahibi olduğunu, söz konusu şirketin kurucu ortaklarından olan ...'ün ise davacılardan ... ve ...'ün babası olduğunu, ticari sırrın bir şirketin rakiplerine karşı ekonomik avantaj elde etmesini sağlayan bilgi bütünü olduğunu, şirketlerin faaliyet alanları ile ilgili olarak bu firmaların çalışanları ve akdi ilişkide oldukları gerçek ve tüzel kişilerce bilinen rakiplerinin bu bilgilere ulaşması halinde zarara uğrama riski bulunan işletmenin ticari başarısı ve verimliliği için önem az eden gerek kamuya gerekse ilgisi olmayan şahıslara açıklanmaması gereken firmanın iç işleyişi, organizasyon yapısı, mali ve iktisadi durumu, kredi ve nakit bilgileri, faaliyet hedef ve stratejisi, hammadde kaynak bilgileri, imalata dair teknik bilgiler ve özellikler, fiyatlandırma uygulaması bilgisi, pazarlama strateji ve taktikleri, firmanın pazar payı, toptancı ve perakendeci bilgileri, müşteri potansiyeli ve ağ bilgisi, her türlü sözleşme ve protokol bilgileri ve bu türden tüm bilgi ve belgeyi ifade ettiğini, adı geçen davacının davalı şirketin ortağı ve aynı zamanda şirketin rakibi olan başka bir şirketin sahibi olması karşısında müvekkili şirkete ait alacak ve borç senetleri, envanter defteri, stok durumu, alıcılar ve satıcılar listesi gibi bilgilerin davalı şirketin menfaatini tehlikeye düşürecek ve şirket sırrı niteliğindeki bilgiler olduğunu, bu bilgilerin detaylı olarak paylaşılmasının şirketin menfaatlerini tehlikeye düşürecek bir durum olduğunu, davalı müvekkilinin bu ticari sır içerir bilgi ve belgeleri davacılara vermemekle kanundan kaynaklı haklarını kullandığını, haklı gerekçeler ile vermediğini, davacıların davalı müvekkiline gönderdikleri ihtarnamede olduğu gibi dava dilekçelerinde de, kanuni sırra riayet etmeksizin adeta sınırsız talepte bulunduklarını, özel denetçi tayini için yasanın aradığı "belirli konular" şartı yerine davacıların soyut ve şüpheden ibaret olan sorularının özel denetçi atanmasına gerekçe olamayacağı ve şirket kurucuları veya şirket organlarının kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, pay sahiplerinin zarara uğradıklarını ikna edici şekilde ortaya koyamadıklarını, TTK'nun 438/1. maddesindeki bilgi alma ve inceleme hakkının daha önce kullanılmış olması şartının gerçekleşmediğini, TTK'nun 438/1. maddesine göre ancak ''belirli olayların'' özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasının istenilebileceğini, davacıların genel kurul toplantısında olduğu gibi açtıkları davada da sınırsız taleplerde bulunduklarını, TTK'nun 438/1. maddesinin metninde açıkça aranılan "belirli olaylar" şartının eldeki davada gerçekleşmediğini, TTK'nun 439. maddesi doğrultusunda kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya koyması halinde özel denetçi atanabileceğini, hal böyle iken özel denetçi atanması şartlarından olan zararın ikna edici şekilde ortaya konulması şartının gerçekleşmemiş olması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacıların özel denetçi taleplerinin TMK'nun 2. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, özel denetçi tayini için yasanın aradığı "belirli konular" şartı yerine davacıların soyut ve şüpheden ibaret olan sorularının özel denetçi atanmasına gerekçe olamayacağı, davalı şirketin mal varlığının zarara uğradığına yönelik ikna edici delil sunmak bir tarafa iddiada dahi bulunulmadığını belirterek, davacıların gerçekçi bir iddiada bile bulanamadıklarından dolayı hakkın kötüye kullanılması anlamına gelen ve dürüstlük kurallarına aykırı şekilde açılan, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.

Davacı tarafça davalı şirkete ait ticari defter, belge ve sair tüm kayıtlarına, davalı şirketin davaya konu toplantıya ve önceki toplantılara ilişkin genel kurul toplantı tutanaklarına, davalı şirketin Ticaret Sicil Memurluğu kayıtlarına, Ticaret İl Müdürlüğü kayıtlarına, tanık anlatımlarına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.

Davalı tarafça genel kurul toplantı tutanaklarına, noter ihtarlarına, ticari defterlere, isticvaba, bilirkişi incelemesine ve yemine delil olarak dayanılmıştır.

Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, davalı şirketin en son tarihli ticaret sicil kayıtlarının, adresinin, ortaklarının, hisse oranlarını ve temsile yetkili kişileri ile temsil şeklini gösteren kayıtların, şirket ana sözleşmesinin ve tüm genel kurul kararlarının örneğinin, 28/09/2023 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetveli istenilmiştir. 17/01/2024 tarihli yazı ile bu müzekkeremize cevap verilmiştir.

Davacılar vekili ve davalı vekili tarafından delil olarak dayandıkları bir kısım belge örnekleri dilekçelerinin ekinde dava dosyasına sunulmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK'nun 439. ve devamı maddelerine dayanan özel denetçi tayini istemine ilişkindir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.

6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın niteliği itibarı ile mahkememiz heyeti tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak eldeki dava sonuçlandırılmıştır.

Taraflar arasında uyuşmazlık konuları; 6102 sayılı TTK'nun 439. maddesi uyarınca davalı şirkete özel denetçi atanmasının yasal koşullarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

6102 sayılı TTK'nun 438. maddesinde; ''(1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarını kullanılabilmesi için gerekli olduğu taktirde bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir.'' şeklinde hüküm yer almaktadır.

6102 sayılı TTK'nun 439/1. maddesi "(1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az bir milyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir.

(2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır." hükmünü ihtiva etmektedir.

6102 sayılı TTK'nun 439. maddesinin gerekçesinde ise "Birinci fıkra: Genel kurul özel denetim talebini reddettiği takdirde ortaya azlık hakkı çıkar. Başka bir deyişle, paysahibi özel denetim talebinde bulunmuş, ancak talep genel kurul tarafından reddedilmişse, sadece azlık mahkemeden özel denetçi tayin etmesini isteyebilir. Red, özel denetçi talebinin ileri sürülebilmesinin şekli ve maddî şartlarını değiştirir. Azlık kavramı hükümde şirketin halka açık olup olmamasına göre farklı tanımlanmıştır. Sermayesi çok büyük olan şirketlerde, hükümdeki yüzdelere ulaşılması güç olabileceğinden sabit bir miktar da öngörülmüştür. Yüzdelerin ve sabit miktarın esas sözleşme ile artırılması geçersizdir. Üç aylık süre hak düşürücüdür.

İkinci fıkra: Mahkemenin, azlığın talebi üzerine özel denetçi atayabilmesi için, 438. maddedeki şartların somut olayda varolup olmadıklarını incelemesi yanında, ikinci fıkrada yer alan şartı da araması gerekir. Söz konusu ek şart, kanunun veya esas sözleşmenin ihlâl edilmesi suretiyle şirketin veya pay sahiplerinin zarara uğratılmış olmasıdır. İhlâl anonim şirketler hukukunun yazısız kurallarına aykırılığı da kapsar. Bu ek şartın usul hukuku anlamında muteber delillerle ispatı şart koşulmamış, ikna edici olgularla veya inandırıcı bir şekilde ortaya konulması yeterli görülmüştür. Zarar ile borçlar hukuku anlamında malvarlığı eksilmesi kastedilmiştir." denilmektedir.

TTK'nun 440. maddesinde; ''(1) Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra karar verir. (2) Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzman görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir.'' şeklinde hüküm yer almaktadır.

Özel denetim istemi ile pay sahipliği haklarının kullanılması arasında "anlaşılabilir bir ilişkinin, bağlantının" olması gerekir. "Zaten bilinen konularda" bilgi istenmesi halinde bağlantı koşulu bulunmadığının kabulü gerekecektir. Açıklığa kavuşturulması istenilen konu veya olayın, yönetim kurulunun verdiği bilgiler sonucunda aydınlığa kavuştuğu hallerde de özel denetim isteminin gerekliliğinden söz edilemez. Özel denetçi isteme hakkının amacının, pay sahiplerini şirketle ilgili belirli olaylar hakkında daha iyi bilgilendirmek ve böylece pay sahipliği haklarının genel kurullarda daha anlamlı ve bilinçli şekilde kullanılmasını sağlamak olduğu, özel denetçi atanmasını istemenin, açık ve anlaşılır olmayan belirli konularda aydınlatılma amacına yönelik olmakla beraber, kapsamlı bir bilanço incelemesi olmadığı, diğer bir ifadeyle denetimin tekrarı niteliğinde olmayıp, belirli olayların açıklanması ile ilgili olduğu, özel denetçinin görevinin sadece sorulan olaylara ilişkin tespitler yapmak olup, buna karşın yönetim kurulunun kararının amaca uygun olup olmadığını veya bir değer yargılaması veya özel denetimin konusunun hukuki değerlendirmesini yapmak olmadığı (Pulaşlı, Hasan, Şirketler Hukuku Şerhi, Ankara 2018, syf. 1629) dolayısıyla özel denetimin, sadece somut olayların araştırılması ve tespitine yönelik olup, hukuki bir değerlendirmeyi veya değer yargısını amaç edinemeyeceği açıktır.

Yukarıda yapılan izahatlar kapsamında, 6102 sayılı TTK'nun 439/1. maddesinin 2. fıkrasına göre azlığın istemi üzerine özel denetçi atanabilmesi için, TTK'nun 438. maddesi hükmünde öngörülen istem koşullarının somut mevcut olayda mevcut olması ve ayrıca bu fıkrada yer alan koşulun da bulunması gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, yasa veya esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya koymaları gerekmektedir. TTK'nun 438. maddesi gereği özel denetim konusu iddia edilen belirli olayların mevcut olmasıdır. Belirli konu olarak şirketin herhangi bir işi, işlemi, finansal durumu, finansman ihtiyacı, şirket kararları ya da şirkete verilen kayıplar ile sair olgulardır.

Yargılama sonunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava dilekçesinde talep edilen özel denetim konusunun yasaca aranan şekilde belirli olaylara ilişkin olmadığı, davacıların belirli, somut olaylar nedeniyle özel denetçi talep ettiğine dair bir açıklaması bulunmayıp, 29/08/2023 tarihli genel kurul toplantısında kendilerine tevdi edilen 2020, 2021 ve 2022 dönemleri mali bilançoları örneklerinin ve genel kurul toplantısının ertelemesi kararının verilmesi sonrasındaki şifahi talep üzerine şirket muhasebecisinin elektronik posta yoluyla kendilerine ilettiği bilanço ve "gelir tablosu" başlıklı tablonun incelenmesi sonucunda şirketin ticari faaliyeti kapsamında önemli hususlara ilişkin hiçbir bilginin bu belgelerde yer almadığını, davalı şirkete ait taşınmazların ne surette tasarruf edildiği hususunda herhangi bir ayrıntının bu belgelerde bulunmadığını, bu haliyle bu belgelerin, "bilanço ve mali tablolar" başlığı altında incelemeye yeterli veriyi içermediğini, bu durumun şirketin ve ortakların zararına yapılmış olması ihtimali bulunan iş ve işlemlerin mevcut olduğu ihtimalini düşündürdüğünü, bu anlamda bilgi alma ve inceleme haklarının engellendiğini ileri sürerek; hem ortaların ve hem de davalı şirketin zarar göreceği bir durumun tespiti ve varsa bir zarar ve bu zararın giderilmesi bakımından belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla davalı ... Tekstil Giyim San. Ve Tic. A.Ş.'nin ortaklar cari hesabında bazı ortaklar lehine mevcut alacak kalemlerinin oluştuğu dönemler itibariyle şirketin hangi nakit ihtiyaçları için hangi araç ve yollarla şirkete tevdi edildiği, bazı ortakların şirketten 29/08/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında sermayeye eklenmesine karar verilen alacaklarının ve dolayısıyla ortaklar cari hesabı kayıtlarının ne suretle oluştuğu, alıcılar hesabının karşılıklı teyitleri ve karşı hesap mutabakatlarının bulunup bulunmadığı, keza alacak ve borç senetleri yönünden karşılıklı teyitlerin ve karşı hesap mutabakatlarının bulunup bulunmadığı, bu teyit ve mutabakatlar yok ise bu kayıtlı alacakların teyidi anlamına gelecek açıklamanın ne olduğu, stokların fiili sayımının yapılıp yapılmadığı, kayıtlı stok ile fiili stokun birbiri ile aynı olup olmadığının kontrol ve tespit edilip edilmediği, kayıt ve fiili durum arasında fark var ise bu farkın neden kaynaklandığı, şirkete ait gayrimenkullerin ne suretle tasarruf edilmekte olduğu konularında özel denetçi tayini talep ettiği, mevcut durumda belirli nedenlerden dolayı kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarının ise iddia ve ispatlanamadığı, sadece soyut olarak bir kısım mali belgelerde ayrıntılı bilgi bulunmamasının kendilerini davalı şirketin ve ortaklarının zararına yapılmış olması ihtimali bulunan iş ve işlemlerin mevcut olduğu ihtimalini düşündürdüğünü belirterek özel denetçi tayini istedikleri, yine sunulan ticaret sicili gazetesi örneğinden davacılardan ...'nun davalı şirket ile aynı çevrede ve aynı sektörde faaliyet gösteren ... Sanayi Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu başkanı ve yasal temsilcisi olduğu, davalı şirkete ait alacak ve borç senetleri, envanter defteri, stok durumu, alıcılar ve satıcılar listesi gibi bilgilerin davalı şirketin menfaatini tehlikeye düşürecek ve şirket sırrı niteliğindeki bilgiler kapsamında olup, bu bilgilerin detaylı olarak paylaşılmasının şirketin menfaatlerini tehlikeye düşürecek bir durum olması nedeniyle davalı şirketin buna ilişkin bilgi ve belgeleri davacılara vermemekteki gerekçelerinin haklı olduğu, eldeki davada TTK'nun 439/2. maddesinin koşullarının bulunmadığı ve özel denetçi tayini için yasanın tanımladığı şekilde şartların gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varılmış ve davanın reddine dair taktiren aşağıdaki şekilde hüküm kurma gereği hasıl olmuştur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin***Karar sayılı emsal karar ilamları).

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85. TL'nın mahsubu ile bakiye 157,75. TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

  3. Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacıların üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda herhangi karar verilmesine yer olmadığına,

  5. 6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

  6. Kararın mahiyeti gereği davacılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

  7. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

  8. Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra mahkememiz arşivine kaldırılmasına,

Dair, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı TTK'nun 440/2. maddesi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/03/2024

Başkan ...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Katip ...

E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(ŞirketecevapdeğerlendirilmesidelillerinDenetçidelillerŞirketÖzelTicariEdilmesi)kayseriTayinkesingerekçevekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim