Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/210 E. 2024/261 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/210
2024/261
11 Mart 2024
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
**ESAS NO : *****
KARAR NO :***
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
**DAVALI : ... - ... *****
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı)
**DAVA TARİHİ : *****
**KARAR TARİHİ : *****
GEREKÇELİ KARARIN
**YAZILDIĞI TARİH : *****
Mahkememizde görülmekte olan Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; davalı ... tarafından müvekkili şirkete gönderilen yükleme talimatı üzerine ... ve ... numaralı konteynerler ve muhteviyatı bitkisel çay, kurabiye, zeytin, kahve, peçete, baklava, sucuk gibi muhtelif emtiadan oluşan yük müvekkili şirketin acentesi olduğunu, ... Shipping Company S.A. tarafından Mersin Limanı'ndan Suudi Arabistan'ın King Abdullah Limanı'na taşınmasının kararlaştırıldığını, bu taşımaya ilişkin konişmento düzenlendiğini, deniz hukukuna göre işbu konişmento ve arkasında yer alan hükümlerin navlun sözleşmesini oluşturduğunu ve taşımanın bu hükümlere göre yapıldığını, müvekkili şirketin acentesi olduğu ... Shipping Company S.A.'ya ait 23/06/2020 tarihli ... ve medum42715554 nolu konişmentolar ve tahtında dava konusu ilgili 2 adet konteyner Mersin Limanı'ndan Suudi Arabistan'ın King Abdullah Limanı'na taşınarak tam ve eksik olarak 06/07/2020 tarihinde limanda gemiden tahliye edildiğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu taşımaya ilişkin tüm yüklülükleri eksiksiz yerine getirdiğini ve emtia King Abdullah Limanı'na sözleşmeye uygun şekilde taşındığını bu nedenlerle müvekkili şirkete söz konusu taşımaya ve taşıma sonrasında oluşan masraflara ilişkin atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davalı şirketin taşıttığı yüklerin Suudi Arabistan King Abdullah Limanı'na 06/07/2020 tarihinde varmış olmasına rağmen davalı firma ve konişmentoda alıcı görünen firma tarafın üzün süre aksiyon alınmadığını, Suudi Arabistan'ın Türkiye'ye 01/10/2020 tarihinde uygulamaya başladığını resmi olmayan ambargo sebebiyle yüklerin ülkeye girişine izin verilmediğini, işbu resmi olmayan ambargo halihazırda da hala devam ettiğini, yüklerin zamanında alıcı görünen firma tarafından çekilmemesi ve davalı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmaması nedeniyle oluşan masraflardan sorumlu olduğunu, davalı şirkete yükün çekilmesi gerektiği, aksi halde masrafların artmaya devam edeceği ve masraflardan sorumlu olacakları konusunda defalarca uyarıda bulunulduğunu, ancak herhangi bir girişimde bulunulmadığını, masrafların artmasına neden olmasına rağmen masrafları ödemeyeceğini yazılı olarak bildirdiğini, müvekkili tarafından davalı şirkete ve alıcı görünen şirkete son olarak 30/09/2020 tarihli beşinci ihbarname ile de satış ve elden çıkarma öncesi son bir bildirim yapıldığını, ancak davalı ve konişmentoda alıcı görünen firmanın müvekkili şirkete gerekli talimatları vermediğini, bunun üzerine sürecin ilerlemesi ile alıcı firmayla iletişim kurulamadığından davalı firmayla iletişime geçildiğini, ancak davalı firmadan yüklerin imha sürecine geçildiği bilgisi alındığını, bu sırada müvekkili şirketin yüklerin taşınması için gerekli olan 2 adet konteynerini kullanamadığın ve ticari ve mali kayba uğradığını, Konteynerlerin King Abdullah Liman Sahasında tahliye tarihinden beri beklediğini ve bu süre içinde tahakkuk eden ve etmeye devam eden demoraj ücreti olarak konteyner başına 1.000,00-USD olmak üzere 2 adet konteyner için şimdilik toplam 2.000,00-USD, muhtemel imha ücreti olarak konteyner başına 100,00-USD olmak üzere 2 adet konteyner için şimdilik toplam 200,00-USD ile konteynerlerin beklemesinden dolayı kullanılamaz hale gelmesinden dolayı konteynerlerin tahmini bedellerinin henüz yük imha edilmediğinden dolayı belli olmadığından konteyner başına 100 USD olmak üzere 2 adet konteyner için şimdilik toplam 200,00-USD olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2000,00-USD bakiye demoraj alacığı ve 200,00-USD imha masrafları ve 200,00- USD konteyner bedeli olmak üzere 2.400,00-USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; dava dışı Suudi Arabistan ülkesinde şirketin King Abdullah liman gümrüğünden çekeceği muhtelif ürünler (bitkisel çay, kurabiye, pastırma, sucuk, baklava, zeytin v.s.) istemi doğrultusunda davacı şirketin gemisine yüklendiğini, düzenlenen konişmento ile iki adet konteynıra yüklenen ürünlerin 23/06/2020 tarihinde yola çıkıp 06/07/2020 tarihinde Suudi Arabistan King Abdullah limanına ulaştığını, ürünlerin gümrüğe Suud gümrüğüne geçişi Suudi Arabistan Devleti'nin ve Arap yarımadasındaki bir kısım emirliklerin Türkiye Cumhuriyeti Devletine uygulamaya çalıştıkları ambargo nedeni ile mümkün olmadığını, Suud Arabistan gümrüğü ile dava tarafın teslime konu ürünlerin ordinosunu alıp konteynırları açtığını, ambargo kapsamında zorluklar çıkarıldığını, açılan konteynırdaki pastırmanın domuz ürünü olduğunun iddia edildiği bu iddiaya karşı taşıtan firma, yükleten müvekkili şirkete iddianın ne derece doğru olduğunun sorulduğunu,, müvekkili şirket yetkilileri nün ürünlerin kesinlikle domuz etinden imal olmadığını gerekirse iddia edilen yerden alınacak laboratuvar sonuçlarını gerekli resmi mercilerde mukayeseye hazır olduklarını belirttiğini ancak sonucunda anlaşma sağlanamadığını, ürünleri gümrükten çekmek isteyen taşıtan An Mubtakar İnternational Company firmasının Suud Devleti'nin yaptırım uygulanacağı bildirmesi ile geri attığını, davanın taşıtan An Mubtakar İntdernational Company şirketine yöneltilmesi gerektiğini, Suudi Arabistan'ın uygulamaya çalıştığı ambargo ve sonrasında ürünlerin imhası, bekletilmesi ve davacının ürün tesliminin yapacağı An Mubtakar İnternational Campany şirketi olan asıl muhatabı şirketin uzlaşma teklifini geri çevirdiğini, imha için bekletilen ürünleri gümrükte beklettiğini, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını belirterek öncelikle davanın husumet yönünden reddine, esasa girilmesi halinde haksız ve yersiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Konişmento çevirisi, varış ihbarnameleri ve maillerin dosyamıza ibraz edilmiş, Mahkememizce bilirkişi raporu ve ek rapor aldırılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, deniz taşıma ilişkisine dayalı olarak demuraj bedeli, emtia imha bedeli ve konteynır bedeli tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, TTK'nun "Deniz Ticareti" başlıklı beşinci kitabı kapsamında yer almaktadır.
6102 sayılı TTK'nun 5/2. maddesi "Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir" şeklinde düzenlenmiştir.
6762 sayılı Eski TTK'nun 4. maddesine 20/04/2004 tarihinde 5136 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile eklenen son fıkrası "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." hükmünü havi olup, bu maddeye dayalı olarak HSYK tarafından 20/07/2004 gün ve 370 sayılı kararı ile İstanbul’da Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmuş, yargı alanı da İstanbul İli mülki hudutları olarak belirlenmiştir.
Daha sonra özel kanunlarına göre kurulmuş olan ihtisas mahkemelerinin yargı alanlarının yeniden belirlenmesi ile ihtisas mahkemesi kurulmayan yerlerde bu mahkemelerin görev alanına giren iş ve davalara hangi mahkemenin bakması gerektiği hususlarında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı almıştır.
Bu ilke kararı gereğince ;
Denizcilik İhtisas Mahkemesi Konusunda;
I-Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 20/07/2004 gün ve 370 sayılı kararı ile İstanbul’da kurulup faaliyete geçirilen Denizcilik İhtisas Mahkemesinin yargı alanın İstanbul İli mülki hudutları olarak belirlenmesine,
II-Denizcilik ihtisas mahkemesi kurulmayan yerlerde
a)-Ticaret mahkemesi bulunan yerlerde;
-
Bir ticaret mahkemesi bulunan yerlerde bu mahkemenin,
-
Birden fazla ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı ticaret mahkemesinde,
b)Ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde;
1 ) Bir asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bu mahkemede,
2 ) Birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde, 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinde bakılmasına karar verilmiştir.
Öte yandan 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı yeni TTK'nun 5. maddesi;
"Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler
(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
(2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.
(3) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder." hükmünü, yine aynı tarihte yürürlüğe giren 6103 sayılı TTK'nun yürürlüğü ve uygulama şekline dair kanunun 8. maddesi de,
"A) Deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davaları
MADDE 8 – (1) 6762 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kurulmuş bulunan denizcilik ihtisas mahkemesinin görmekte olduğu davalar, Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince, Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden itibaren bir ay içinde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından, Türk Ticaret Kanunu ile diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevli kılınacak asliye ticaret mahkemesine devredilir.
(2) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan deniz ticaretine ve deniz sigortasına ilişkin hukuk davalarını görmekte olan mahkemeler, yargı çevreleri içinde ve görev alanlarına giren sonuçlanmamış davaları ve işleri devredemezler." hükmünü havi olup, 6103 sayılı kanunun 8.maddesi, 6102 sayılı kanunun 5/2. maddesinin HSK'na verdiği yetkinin kullanım şekline ilişkindir.
Anılan kanunların verdiği yetki ile HSK tarafından 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı Yetki kararnamesi ile İstanbul için 51. ve 52. Asliye Ticaret Mahkemelerini, İzmir için 6. Asliye Ticaret Mahkemesini TTK.'dan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere münhasıran görevlendirilmesine karar verilmiş, 08.09.2014 tarih ve 1945 sayılı yetki kararnamesi ile de bu kez aynı konularda İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi ve İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi görevlendirilerek, önceki görevli mahkemelerin faaliyetinin durdurulmasına karar verilmiştir. Diğer yargı yerlerine ilişkin bir görevlendirme yapılmamıştır.
Yukarıda açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde; 6762 sayılı eski Türk Ticaret Yasası’nın 4. maddesine eklenen fıkra ile 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Yasası’nın 5/2. maddesi ve 6103 sayılı TTK.'nın yürürlüğü ve uygulama şekline dair kanunun 8.maddesi, aynı yönde ve birbirinin devamı niteliğinde düzenlemeler olmayıp, 6762 sayılı eski TTK.'nın 4/son maddesi ve HSK.'nın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin kurulmasına dair 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ve devamında 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile asliye ticaret ve asliye hukuk mahkemeleri yönünden getirilen düzenleme, daha sonra alınan 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı ve 08/09/2014 tarih ve 1945 sayılı HSK kararları ile İstanbul ve İzmir için yeniden görevli mahkemelerin belirlenmesi şeklinde özelleştirilmiş, diğer bir ifade ile 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı karar ile asliye ticaret ve asliye hukuk mahkemeleri yönünden getirilen sistem korunmamıştır. Dolayısıyla 6103 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince HSYK'ca İstanbul ve İzmir İllerinde TTK'nun Denizcilik Kitabından kaynaklanan uyuşmazlıkları görmek üzere görevli mahkemeler belirlenmiş, bu illerin dışında ise böyle bir görevlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, 01/07/2012 tarihinden sonra 6102 sayılı Kanun'un Deniz Ticaret Kitabından doğan uyuşmazlıklar ticari dava sayılacak, ticari davalar ise 6102 sayılı TTK'nun 5. maddesi gereğince ticaret mahkemelerince görülecektir. Dava tarihi itibariyle Kayseri ilinde deniz ticaret davalarında hangi numaralı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna dair HSK'nun ilke kararının bulunmadığı anlaşılarak, bu durumda somut uyuşmazlığın çözümünde davanın ilk açıldığı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevlidir.
Zira bu konu ile alakalı Yargıtay Bölge Adliye Mahkemesi ilamları bulunmaktadır. Emsal nitelikte;
-
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin Esas no: *** sayılı ve 03/10/2016 tarihli kararında "... dava 15/07/2013 tarihinde, Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Adı geçen mahkemece, Denizcilik İhtisas Mahkemeleri lağvedildiği ve bu sebeple geçerliliği bulunmayan HSYK'nın 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı gerekçe gösterilerek, olmayan Denizcilik İhtisas Mahkemelerine görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla adı geçen mahkemece ticaret mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması gerekirken görevsizlik kararı verilmesi kanuna aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE ...." belirttiği görülmüştür.
-
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin *** Karar sayılı ve 05/06/2014 tarihli kararında ''...dava 27/02/2013 tarihinde, Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılmış, Ankara Adalet Komisyonu Başkanlığı Tevzi Müdürlüğünce dosyanın ticari dava olması dikkate alınarak, Ankara 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmiştir. Adı geçen mahkemece, Denizcilik İhtisas Mahkemeleri lav edildiği halde, bu sebeple geçerliliği bulunmayan HSYK'nun 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı gerekçe gösterilerek, olmayan Denizcilik İhtisas Mahkemelerine görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla adı geçen mahkemece verilen görevsizlik kararı kanuna aykırıdır. ...'' belirttiği görülmüştür.
-
Ankara BAM 13. Hukuk Dairesi'nin 2022/197 Esas, 2022/144 Karar, sayılı ilamı ile "... dava 24/12/2018 tarihinde Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesine açılmıştır. Adı geçen mahkemece, Denizcilik İhtisas Mahkemeleri lav edildiği halde, bu sebeple geçerliliği bulunmayan HSYK'nun 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı gerekçe gösterilerek, olmayan Denizcilik İhtisas Mahkemeleri'ne görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla adı geçen mahkemece verilen görevsizlik kararı kanuna aykırıdır. Diğer yandan, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olmayıp iş bölümü ilişkisidir. Bu sebeple görevsizlik kararı verilerek aynı seviyedeki diğer mahkemenin görevli kılınması mümkün değildir. O halde uyuşmazlığın, davanın ilk açıldığı Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görüşülüp sonuçlandırılması gerekmektedir ..." belirtilmiştir. (Ankara BAM 13. Hukuk Dairesi'nin *** karar sayılı ilamı; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı ilamı; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı ilamıda benzer niteliktedir.)
-
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı ilamı ile "... Somut olayda, davanın 29/11/2019 tarihinde Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açıldığı, mahkemece, Denizcilik İhtisas Mahkemeleri lağvedildiği halde, bu sebeple geçerliliği bulunmayan HSYK'nun 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı gerekçe gösterilerek, olmayan Denizcilik İhtisas Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişkinini, görev ilişkisi olmayıp iş bölümü ilişkisi olması nedeniyle, görevsizlik kararı verilerek aynı seviyedeki diğer mahkemenin görevli kılınmasının mümkün olmadığı, uyuşmazlığın, davanın ilk açıldığı Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görüşülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmıştır.'' belirttiği görülmüştür.
-
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı ilamı ile "... Bu açıklamalar ışığında, somut olaya gelince; dava 011.01.2022 tarihinde Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılmıştır. Adı geçen mahkemece, Denizcilik İhtisas Mahkemeleri lağvedildiği halde, bu sebeple geçerliliği bulunmayan HSYK'nun 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı gerekçe gösterilerek, olmayan Denizcilik İhtisas Mahkemeleri'ne görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla adı geçen mahkemece verilen görevsizlik kararı kanuna aykırıdır. ...'' belirttiği görülmüştür.
-
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı ilamı ile "... huzurdaki davanın önce 03/09/2015 tarihinde Deniz İhtisas Mahkemesi sıfatı ile Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ikame edildiği, dava dosyasının tevzi sürecinde Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin E. sayılı dosyasına kayıt edildiği, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından, 24/03/2016 tarihinde. sayılı karar ile Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatlı ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasında görev ilişkisinin bulunduğu ve dava dilekçesinde de belirtildiği üzere dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatı ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmesi gerekirken, hataen genel tevziye tabii tutulduğu gerekçesi ile dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatı ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ***tarihli kararı ile Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin lav edildiği, bu sebeple geçerliliği bulunmayan HSYK'nın 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı gerekçe gösterilerek, olmayan Denizcilik İhtisas Mahkemesinde dava açıldığı gerekçesi ile dosyanın Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince görülmesi gerektiği görüşü ile gönderme kararının verildiği, ancak işbu durumun açıklandığı üzere hukuka aykırı ve yok hükmünde olduğu ve işbu sebeplerle Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olmayıp, iş dağılımı ilişkisi olduğu gerekçeleri ile dosyanın ilk tevzi yapılan Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, bu kez yanlışlıkla dosyanın genel tevziye tabi tutulduğu ve Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edildiği, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından *** *** ve 21/06/2016 tarihli karar ile Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ***. sayılı dosyası üzerinden ve dosyanın daha sonra gönderildiği Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ***Esas sayılı dosyası üzerinden ayrı ayrı görevli olmadıkları gerekçesiyle karar verildiği, her iki mahkemenin olumsuz görev uyuşmazlığının merci tayini yolu ile Yargıtay tarafından çözülmesi gerektiği gerekçesi ile dosyanın merci tayini için Yargıtay'a gönderilmek üzere Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin *** E. sayısı ile kayıt olunan dava hakkında da bu kez istinaf incelemesine konu olan eldeki kararın verildiği, esasen davanın ilk açıldığı 03.09.2015 tarihinde Ankara ili için tüm ticaret mahkemelerinin, dolayısıyla dosyanın ilk tevzi sonucu dağıtıldığı Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin, Deniz Ticaret Kitabından doğan uyuşmazlıkları incelemekle görevli olduğu, zira 6762 sayılı eski Türk Ticaret Yasası’nın 4. maddesine eklenen fıkra ile 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Yasası’nın 5/2. maddesi ve 6103 sayılı TTK'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekline Dair Kanunun 8. maddesinin, aynı yönde ve birbirinin devamı niteliğinde düzenlemeler olmayıp, 6762 sayılı eski TTK.'nun 4/son maddesi ve HSK'nun İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin kurulmasına dair 20/07/2004 gün ve 370 sayılı kararı ve devamında 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile asliye ticaret ve asliye hukuk mahkemeleri yönünden getirilen düzenlemenin, daha sonra alınan 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı ve 08/09/2014 tarih ve 1945 sayılı HSK kararları ile İstanbul ve İzmir için yeniden görevli mahkemelerin belirlenmesi şeklinde özelleştirildiği, diğer bir ifade ile 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı karar ile asliye ticaret ve asliye hukuk mahkemeleri yönünden getirilen sistemin korunmadığı, dolayısıyla 6103 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince HSK'ca İstanbul ve İzmir İllerinde TTK'nun Denizcilik Kitabından kaynaklanan uyuşmazlıkları görmek üzere görevli mahkemeler belirlenip, bu illerin dışında ise böyle bir görevlendirmenin yapılmadığı, 01/07/2012 tarihinden sonra 6102 sayılı Kanunun Deniz Ticaret Kitabından doğan uyuşmazlıkların ticari dava sayılacağı, ticari davaların ise 6102 sayılı TTK'nun 5. maddesi gereğince ticaret mahkemelerince görüleceği....'' belirttiği görülmüştür.
-
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2022/197 Esas, 2022/144 Karar sayılı ilamı ile "... Bu açıklamalar ışığında, somut olaya gelince; dava 24/12/2018 tarihinde Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesine açılmıştır. Adı geçen mahkemece, Denizcilik İhtisas Mahkemeleri lav edildiği halde, bu sebeple geçerliliği bulunmayan HSYK'nun 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı gerekçe gösterilerek, olmayan Denizcilik İhtisas Mahkemelerine görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla adı geçen mahkemece verilen görevsizlik kararı kanuna aykırıdır. ... belirttiği görülmüştür.
-
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı ilamı ile "... Bu açıklamalar ışığında, somut olaya gelince; dava 02/03/2020 tarihinde, Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Adı geçen mahkemece, Denizcilik İhtisas Mahkemeleri lağvedildiği ve bu sebeple geçerliliği bulunmayan HSYK'nın 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı gerekçe gösterilerek, olmayan Denizcilik İhtisas Mahkemelerine görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla adı geçen mahkemece ticaret mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması gerekirken görevsizlik kararı verilmesi kanuna aykırıdır. (Yargıtay 20. H.D. ***K ve Ankara BAM 13. H.D. *** K sayılı ilamları) Bu durumda davanın Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla ) 'nde görülmesi gerektiği anlaşılmakla, bu mahkemece verilen görevsizlik kararının yerinde olmadığı kabul edilmiş ve yargı yeri olarak belirlenmesi gerekmiştir...." belirttiği görülmüştür.
-
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı ilamı ile"... Bu açıklamalar ışığında, somut olaya gelince; dava 14.02.2020 tarihinde Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiştir. Adı geçen mahkemece, Denizcilik İhtisas Mahkemeleri lav edildiği halde, bu sebeple geçerliliği bulunmayan HSYK'nun 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı gerekçe gösterilerek, olmayan Denizcilik İhtisas Mahkemelerine görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla adı geçen mahkemece verilen görevsizlik kararı kanuna aykırıdır. Diğer yandan, Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olmayıp iş bölümü ilişkisidir. Bu sebeple görevsizlik kararı verilerek aynı seviyedeki diğer mahkemenin görevli kılınması mümkün değildir. ...'' belirttiği görülmüştür.
Bu nedenle açılan davanın Uyap tevzi sisteminde davanın ilk açılarak tevzi edildiği Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ticaret mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması gerektiği halde mahkememize gönderildiğinden, Denizcilik İhtisas Mahkemeleri lağvedildiğinden ve bu sebeple mahkememizin Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatı bulunmadığı sonucuna varıldığından açılan davada zaman görev nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
-
Mahkememizin görevsiz olması ve davaya bakmaya KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin görevli olması nedeni ile HMK'nun 114/1. c ve 115/2. maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,
-
HMK'nun 21. maddesi gereğince iş bu kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı olması nedeniyle görevli mahkemenin tayini (mercii tayini) için dava dosyasının Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine,
-
HMK'nun 20. maddesi gereğince KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin yargı yeri olarak belirlenmesine ilişkin mercii tayini kararı verilirse, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi durumunda HMK'nun 321/2. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
-
Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama harçları, vekalet ücreti ve yargılama giderinin görevli mahkemede değerlendirilerek hüküm altına alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/03/2024
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57