SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/910 E. 2024/259 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/910

Karar No

2024/259

Karar Tarihi

11 Mart 2024

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

KAYSERİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

**ESAS NO : *****

**KARAR NO : *****

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACILAR : 1- ... - ...,

  2.  ... .  ..., 

  3.  ... .  ..., 

  4.  ... .  ... 

  5.  .... ...,  

VEKİLİ : Av. ... -

DAVALI : ... - ...

VEKİLLERİ : Av. ... -

Av. ... -

Av. ... -

Av. ... -

DAVA : Şirket Genel Kurul Kararının Batıl Olduğunun Tespiti Ve İptali

DAVA TARİHİ :***

**KARAR TARİHİ : *****

GEREKÇELİ KARARIN

**YAZILDIĞI TARİH : *****

Mahkememizde görülmekte olan şirket genel kurul kararının batıl olduğunun tespiti ve iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların ... A.Ş.'nde hissedarlar olduklarını, Kayseri 2. Sulh Ceza Hakimliği'nce 18/08/2016 tarihinde ... A.Ş.'ne CMK'nun 133. maddesi kapsamında kayyım atandığını, CMK'nun 133. maddesine göre kayyımların yapmış oldukları işlemlere karşı TMK ve TTK hükümlerine göre görevli mahkemede dava açılabileceğinin düzenlendiğini, ... A.Ş.'nin kayyımlık görevinin KHK uyarınca TMSF'na geçtiğini, çıkartılan 694 sayılı Ohal KHK'sı ile TMSF'nun kayyımlık görevi yaptığı şirketlerde genel kurul yetkilerinin fonun ilişkili olduğu Bakan tarafından kullanılabileceği şeklinde düzenlendiğini, ancak bu düzenleme de şirketin ticaret ünvanının değiştirilmesinin bulunmadığını, anonim şirketlerde ticaret ünvanının değiştirebilmesi için aynı zamanda esas sözleşmede değişiklik yapması gerektiğini, anonim şirketlerde esas sözleşmeye hüküm koymak, değiştirmek ve kaldırmak görevinin münhasıran genel kurula ait olduğunu belirterek ... A.Ş. unvanının ... A.Ş. şeklinde değiştirilmesine dair genel kurul kararlarının batıl olduğunun tespiti ile iptaline, mahkeme aksi kanaatte ise genel kurul kararlarının kanuna aykırı olması nedeniyle iptaline, telafisi imkansız zararlara neden olacak olmasından dolayı genel kurul kararlarının uygulanmasının dava sonucuna kadar tedbiren durdurulmasına, bu nedenlerle resen mahkemece ileri sürelecek gerekçeler ile 680 sayılı Ohal KHK'nin 81. maddesi ve 694 sayılı Ohal KHK'nin 180. maddeleri ile 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine dair Kanun'un 19. maddesinin 9 ve 10. fıkralarının açıkça Anayasa'nın başlangıç hükümlerine 5, 13, 15, 35, 38, 40, 121 ve 130 maddelerine aykırı olması nedeniyle Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca iptali amacıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yapılması yönünde karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin, bir kısmı davacıların olduğu hissedar ve eski yöneticilerinin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu/yöneticisi oldukları gerekçesi ile başlatılan soruşturma neticesinde, davalı müvekkili şirket ve ... A.Ş. bünyesinde bulunan ve haklarında soruşturma yürütülen şahısların çoğunluk hissesine sahip olduğu (bunların da bir kısmının davacılar olduğu) şirketlere, öncelikle Kayseri 3. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından CMK'nun 133. maddesi hükmü gereğince kayyım atandığını, daha sonra çıkarılan olağanüstü hal kararnamaleri gereğince, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun mahkemeler tarafından kayyım olarak atanması cihetine gidildiğini, bu kapsamda, davacı şirket ve ... A.Ş. grubuna bağlı şirketlere, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından kayyım olarak TMSF’nun atanmasına karar verildiğini, karar gereğince, TMSF'nin dönem içinde değişiklikler yapmak suretiyle, kanun hükmünde kararname ile tanınan yetki çerçevesinde davalı şirkete yönetim kayyımları atadığını, davacı şirketin kanun hükmünde kararname gereğince verilen yetki çerçevesinde, TMSF Fon Kurulu tarafından atanan kayyım yönetim kurulu üyeleri tarafından yönetildiğini, davacıların da içinde bulunduğu davalı şirketin eski yönetici ve ortakları ile ilgili Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasından yapılan yargılama neticesinde, davacılara FETÖ/PDY suç örgütü yönetici/üyesi olmaları sebebiyle hapis cezaları verildiğini ve davalı şirkette sahip oldukları hisseler de dahil olmak üzere, ... A.Ş. bünyesine dahil olan ve mahkeme kararında yazılı olan şirketlerdeki hisselerinin müsaderesine karar verildiğini, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile ilgili olarak istinaf başvurusu yapıldığını ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından ilk derece mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, davacıların davacı taraf sıfatı bulunmadığını, bu nedenle davanın işin esasına girilmeksizin davacı taraf sıfatı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, KHK'nin 19/9. maddesi hükmü 19/10. fıkrası gereğince yapılan yetki devri neticesinde TMSF Fon Kurulu'na ait bulunduğunu, bu kapsamda, TMSF Fon Kurulu tarafından alınan kararların genel kurul kararı olarak esas alındığını, TTK'nun 446/b. maddesi hükmünde yazılı olan dava açma hakkının, genel kurula katılma hakkına sahip olmaya ve genel kurul sürecinde bulunma hakkına sahip olmaya yönelik haklardan olduğunu, KHK hükmü gereğince, davacıların genel kurula katılma hak ve yetkileri bulunmaması sebebiyle, yasanın bu hükmü kapsamında dava açma hakkına sahip olmalarının da söz konusu olamayacağını, bu nedenlerle davacıların davasının iptal davası açma yönünde davacı taraf ehliyetlerinin bulunmaması sebebine dayalı olarak işin esasına girilmeksizin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, cevap dilekçelerinde açıklanan ve yargılama sürecinde tüm delillerin toplanması ile sabit hale gelecek olan nedenlerle, davacılar tarafından açılan davanın usulden ve esastan reddine, TTK'nun 448/3. maddesi gereğince, davacıların şirket sermayesinin %20 sinden az olmayacak şekilde nakit veya banka teminat mektubu teminat göstermelerinin istenmesine, bu teminat tutarının dava şartı olarak öngörülmesine ve dava şartı teminatın yatırılmaması halinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacıların KHK hükümleri ile KHK hükümlerinin uygun bulunmasına ilişkin kanun hükümlerinin Anayasa'ya aykırılık iddialarının samimi olmaması sebebiyle, Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması taleplerinin reddine, davacıların açtıkları davanın kötü niyetli olarak açılmış olması sebebiyle, TTK'nun 451. maddesi gereğince müspet, menfi ve manevi zararların müteselsilen tazminini isteme hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.

Davalı şirketin ticaret sicil dosyasındaki tüm belgelerin birer örneklerinin ve davalı şirketin 17/10/2019 tarihli 2019-063 sayılı yönetim kurulu kararının ve bu kararın ilan ve tesciline ilişkin kayıt ve belgelerin, ... A.Ş.'ne ait ticaret sicil kayıtlarının gönderilmesi için Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmıştır. Bu müzekkeremize 17/01/2020 tarihli cevap verilmiştir.

Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dava dosyasında davacılara isnad olunan suçlar hakkında ve davacıların şirketteki hisselerinin ve mal varlıklarının müsaderesi hakkında karar verilip verilmediği, verilmişse söz konusu kararların kesinleşip kesinleşmediği sorularak, gerekçeli kararın sorulan hükümlere ilişkin kısımlarının kesinleşme şerhi ile birlikte örnekleri istenilmiştir. Bu müzekkeremize 04/08/2020 tarihli cevap verilmiştir.

Davalı vekiline şirket unvanının değiştirilmesine ilişkin fon kurul kararının, 674 sayılı KHK'nun 19/10 maddesi gereği bakana ait yetkilerin TMSF'ne devrine ilişkin karar ve belge örneklerini sunması için süre verilmiştir. Başbakanlık Personel Ve Prensipler Genel Müdürlüğü'nün 11/10/2020 tarihli yazısı ekinde istenilen belge örnekleri sunulmuştur. Yine TMSF İştirakler Ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığı'nın 06/07/2020 tarihli yazısı dosya içine alınmıştır.

Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak dava tarihi olan 24/12/2019 tarihi itibari ile davalı şirketin kayıtlı sermayesinin kaç TL olduğunun sorularak, sermaye miktarını gösterir kayıt ve belge örneğinin istenilmiştir. Bu müzekkeremize 06/10/2020 tarihli cevap verilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı şirket genel kurul kararının batıl olduğunun tespiti ile iptali istemlerine ilişkindir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.

6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın niteliği itibarı ile mahkememiz heyeti tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak eldeki dava sonuçlandırılmıştır.

Davacıların davalı şirkette hissedar olduklarının tarafların kabulünde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacıların taraf ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davalı şirketin ünvan değişikliğine ilişin yasal koşullarının bulunup bulunmadığı, buna ilişkin olarak alınan kararın kanuna aykırı olup olmadığı, butlan ile batıl olup olmadığı veya iptalinin gerekip gerekmediği, davacıların Anayasa Mahkemesi'ne başvuru talebinin kabul edilebilir olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davacıların Anayasa Mahkemesi'ne başvuru talebi ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş ve bu talebin reddine karar verilmiştir.

Gelen yazı cevapları içeriğine göre Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında davacıların mal varlıkları üzerine ihtiyati tedbir kararı verildiği ve halen bu tedbirin devam ettiği görülmüştür.

Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak işbu davanın açıldığı, 24/12/2019 tarihi itibariyle davalı ...Ş.'nin sermayesinin kaç TL olduğu sorulmuş ve sermaye miktarını gösterir kayıt örneğininin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize 06/10/2020 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.

02/11/2020 tarihli duruşmada davalı şirketin teminat istemi nazara alınarak mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonunda 6102 sayılı TTK'nun 448/3. maddesi uyarınca davalı şirketin teminat alınması yönünde talebi bulunduğundan dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre tüm davacılar yönünden dava tarihi itibari ile şirket sermayesi olan 1.000.000.000,00-TL'nin takdiren %5'i olan 50.000.000,00-TL nakdi teminatın veya aynı miktarlı süresiz banka teminat mektubunu mahkememize sunmaları için davacılara kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı takdirde HMK'nun 88/1., 114/1-ğ. ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verileceği davacılar vekiline ihtar edilmiştir.

Davacılar tarafından 08/12/2020 tarihinde adli yardım talep edilmiştir. Mahkememizce 08/12/2020 tarihli ara kararı ile davacıların adli yardım taleplerinin reddine karar verilerek bu hususta yazılan gerekçeli kararın taraflara tebliğine karar verilmiş ve bu ara kararı doğrultusunda işlem yapılmıştır. Davacıların adli yardım taleplerinin reddine ilişkin mahkememizce verilen karara davacıların itirazı uyarınca itirazların değerlendirilmesi amacıyla dava dosyasının gönderildiği Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bu konuda inceleme yapılmış ve 17/12/2020 tarihinde *** D. İş Karar sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir.

Mahkememizce 28/12/2020 tarihli celsede, yukarıda yazılı gelişmelere göre 02/11/2020 tarihli celse (1) nolu ara karar gereğince verilen süre içerisinde davacıların adli yardım talebinde bulundukları verilen kesin süreden sonra adli yardımın reddi kararına itiraz ile ilgili sürecin tamamlandığı anlaşılmakla, 6102 sayılı TTK'nun 448/3. maddesi uyarınca davalı şirketin teminat alınması talebi bulunduğu dikkate alınarak dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre tüm davacılar yönünden dava tarihi itibari ile davalı şirketin sermayesi olan 1.000.000.000,00-TL'nin takdiren %5'i olan 50.000.000,00-TL nakdi teminatı veya aynı miktarlı süresiz banka teminat mektubunu mahkememize sunmaları için davacılara yeniden kesin süre verilmiş ve kesin süreye uyulmadığı takdirde HMK'nun 88/1, 114/1-ğ ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verileceği davacılar vekiline ihtar edilmiştir. Kesin süreye rağmen davacılar tarafından teminat verilmemiştir.

Mahkememizde evvelce yapılan yargılama sonunda 22/03/2021 tarihli, *** Karar sayılı gerekçeli kararı ile "... Dava 6102 sayılı TTK'nun yürürlük tarihinden sonra açılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 622. maddesine göre; "Bu kanunun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır." 6102 sayılı TTK'nun 448/3. fıkrası gereğince; ortaklar kurulu kararının iptali davası açılması halinde; "Mahkeme şirketin istemi üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın nitelik ve miktarını Mahkeme belirler." hükmü uyarınca davalı şirket davacılardan teminat alınmasını istediğinden, mahkememizce; 28/12/2020 tarihli celsede, 6102 sayılı TTK'nun 448/3. maddesi uyarınca davalı şirketin teminat alınması talebi bulunduğu dikkate alınarak dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre tüm davacılar yönünden dava tarihi itibari ile davalı şirketin sermayesi olan 1.000.000.000,00-TL'nın takdiren %5'i olan 50.000.000,00-TL nakdi teminatı veya aynı miktarlı süresiz banka teminat mektubunu mahkememize sunmaları için davacılara yeniden kesin süre verilmiş ve kesin süreye uyulmadığı takdirde HMK'nun 88/1, 114/1-ğ ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verileceği davacılar vekiline usulünce ihtar edilmiştir. HMK'nun 114/ğ bendi gereğince, "teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi" dava şartı olduğundan; davacılar, kesin süre içerisinde teminat yatırmayarak bu dava şartını yerine getirmemiştir. HMK'nun 88/1. maddesine göre; "Hakim tarafından belirtilen kesin süre içerisinde teminat gösterilmezse dava usulden red edilir." Yine HMK'nun 115/2. madde gereğince mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Açıklanan yasal kurallar karşısında; davalı şirket işbu davada davacılardan teminat alınmasını istemiştir. HMK'nun 114/ğ bendi gereğince teminat gösterilmesi dava şartı niteliğindedir. Mahkememizce davacı tarafa teminat yatırması için TTK'nun 448/3, HMK'nun 81/1 ve HMK'nun 115/2. madde gereğince kesin süre vermiştir. Davacılar tarafından kesin süre içerisinde teminat şartını yerine getirmediğinden HMK'nun 88/1, 114/1-ğ ve 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, 6100 Sayılı TTK'nun 448/3. maddesi uyarınca davacılar tarafından teminat gösterilmediğinden HMK'nun 88/1, 114/1-ğ ve 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacılar vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce icra edilen istinaf incelemesi sonunda 03/06/2021 tarihli, 2021/766 Esas ve 2021/974 Karar sayılı karar ilamı ile adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı itiraz mercinin verdiği kararların kesin nitelikte olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 448. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında davacının davalı şirketin muhtemel zararlarını karşılayacak bir teminat gösterilmesi talep edilmesine rağmen belirtilen yasal sürede teminat gösterilmediği, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği, kararda bir isabetsizlik ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 03/06/2021 tarihli, *** Karar sayılı karar ilamına karşı davacılar vekilince yasal süresinde temyiz yoluna başvurulmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce icra edilen temyiz incelemesi neticesinde "6102 sayılı Kanun'un 448. maddesinin üçüncü fıkrasında mahkemenin şirketin istemi üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebileceği düzenlenmekle teminatın nitelik ve miktarını tayin yetkisi mahkemeye bırakılmıştır. Teminatın mahiyet ve miktarının tayininde, herhalde davacının dava hakkını kullanmasına ve dolayısıyla yargı denetiminin gerçekleşmesine engel olmayacak biçimde ve iptali istenen genel kurul kararının önemi ve niteliği de göz önünde tutulmak sureti ile takdir hakkının kullanılması gerekir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal nitelikteki 19/04/1983 tarih, *** K. sayılı kararı da bu yöndedir. Somut olayda Mahkemece her davacı için ayrı ayrı belirlenen teminat miktarı, şirketin muhtemel zararına kıyasla hak arama özgürlüğünü kısıtlayacak ve yargıya ulaşım hakkını engelleyecek derecede fahiş olup davacıdan bu miktarda bir teminatın yatırılması istenemez. Bu nedenle mahkeme kararının bozulması gerekmiştir." nedeni ile temyiz olunan, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve mahkememizin 22/03/2021 tarihli, *** Karar sayılı gerekçeli kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İade edilen dava dosyası mahkememizin *** Esas sırasına kaydedilmiştir.

Her ne kadar Yargıtay bozma ilamında yazılı olduğu üzere daha önce yapılan yargılama sırasında mahkememizin 28/12/2020 tarihli celse ara kararından anlaşılacağı üzere mahkememizce her davacı için ayrı ayrı teminat miktarı belirlenmemiş ve tüm davacılardan tek bir miktar üzerinden nakdi teminatın yatırılması veya teminat mektubunun sunulması için süre verilmiş olsa da, yapılan duruşmada Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28/03/2023 tarihli, *** Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.

Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas ve ... Karar sayılı ilamlarında sanık olarak yargılanan davacılar hakkında TMSF'na devredilen tüm şirketlerdeki (bu arada davamıza konu eski unvanı ... A.Ş. iken unvan değişikliği ile ... A.Ş. olan şirketteki) hisselerin müsaderesine ilişkin gerekçeli kararın (K) bendinin kesinleşip kesinleşmediği sorularak, kesinleşmiş ise kesinleşme şerhli gerekçeli kararın ve Yargıtay kararının birer örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize 20/11/2023 tarihli yazı ile cevap verilmiştir. Verilen cevapta müsadere kararının kesinleştiği bildirilmiştir. Gerekçeli karar ve kesinleşme şerhlerinin örneği, 02/03/2023 tarihli ve ... sayılı müsadere kararlarının bildirilmesi yazısının örneği ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin onama ilamı örneği gönderilmiştir.

Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dava dosyasında sanık olarak yargılanan davacı ...'ın TMSF'ye devredilen tüm şirketlerdeki (bu arada davamıza konu eski unvanı ... A.Ş. iken unvan değişikliği ile ... A.Ş. olan şirketteki) hisselerin müsaderesine ilişkin gerekçeli kararın (K) bendinin kesinleşip kesinleşmediğinin sorularak, kesinleşmiş ise kesinleşme şerhli gerekçeli kararın ve Yargıtay kararının birer örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize 20/11/2023 tarihli yazı ile cevap verilmiştir. Verilen cevapta mahkemenin ... Esas sayılı dosyasının halen istinaf incelemesinde olduğu ve verilen hükmün henüz kesinleşmediği bildirilmiştir.

Davacıların T.C. kimlik numaraları belirtilerek Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davamıza konu eski unvanı ... A.Ş. iken unvan değişikliği ile ... A.Ş. olan şirketteki davacılara ait hisselerin Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi ilamı ile müsadere edilmesinin ticaret sicile bildirilip bildirilmediği, bu konuda ticaret sicil kayıtlarında işlem yapılıp yapılmadığı, anılan şirkette davacıların en son tarih itibari ile hisse sahibi olup olmadıklarının, hisse sahibi iseler hisse pay ve miktarı sorulmuş ve ilgili sicil kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 01/12/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.

Gelen müzekkere cevaplarının incelenmesinde Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile adı geçen dava dosyasında sanık olarak yargılanan davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın davalı şirketteki hisselerinin müsadere edildiği ve müsadere kararının kesinleştiği, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı gerekçeli kararı ile bu dava dosyasında sanık olarak yargılanan davacı ...'ın davalı şirketteki hisselerinin müsadere edildiği ve müsadere kararının henüz kesinleşmediği, müsadere kararlarının infazının yapıldığı, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce müsadere kararının ticaret sicili kayıtlarına işlendiği ve davacıların davalı şirketteki ortaklığının sona erdiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.

Eldeki dava ile davacılar, davalı şirket genel kurul kararının batıl olduğunun tespiti istemektedirler. Ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan işbu davada, sadece dava tarihi itibariyle ortaklık sıfatının bulunması yeterli olmayıp, dava açan kişinin davanın başından sonuna kadar bu sıfatını sürdürmesi gereklidir. Şayet yargılama sırasında bu sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararı kalmaz. Aktif dava ehliyetine ilişkin olan bu hususlar mahkemece re'sen göz önüne alınır (Aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı emsal ilamları).

Dosya kapsamına göre; Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin *** Karar sayılı gerekçeli kararı ile bu dava dosyasında sanık olarak yargılanan davacı ...'ın davalı şirketteki hisselerinin müsadere edildiği ve müsadere kararının henüz kesinleşmediği tespit olunduğundan HMK'nun 167. maddesi uyarınca yargılamanın daha iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için davacı ... tarafından açılan davanın tefriki ile mahkememizin yeni bir esasına kayıt edilmesine karar verilmiş ve adı geçen bu davacı yönünden davaya devam edilmek üzere mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılmıştır.

Yargılama sonunda toplanan delillere göre; Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile bu dava dosyasında sanık olarak yargılanan davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın davalı şirketteki hisselerinin müsadere edildiği ve müsadere kararının kesinleştiği, müsadere kararlarının infazının yapıldığı, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce müsadere kararının ticaret sicili kayıtlarına işlendiği ve davacıların davalı şirketteki ortaklığının sona erdiğinin bildirildiği görülmüştür. Ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan bu tür davalarda davacıların davanın başından sonuna kadar bu sıfatının mevcut olması gerekmektedir. Davanın açıldığı tarihte davalı şirket ortak sıfatını haiz olan davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın yargılama sırasında çıkarma yoluyla ortaklık sıfatının sona erdiği, artık eldeki davayı takip ve sonuçlandırmakta güncel ve korunmaya değer hukuki yararlarının kalmadığı dikkate alınarak davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın davasının aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın davasının aktif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE,

  2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcı peşin olarak alınan 44,40. TL'nın mahsubu ile bakiye 383,20. TL'nın davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

  3. Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacıların üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,

  5. 100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

  6. Kararın mahiyeti gereği davacılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

  7. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'dan alınarak davalıya verilmesine,

  8. Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra temyiz incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,

Dair, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2024

Başkan ...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Katip ...

E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

delillerinBatılTespitiKararınınOlduğunungerekçefetöpdyVeKurulŞirkethükümvekilideğerlendirilmesicevapGeneldelillervekilleriİptalikayseri

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim