Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/873 E. 2024/229 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/873
2024/229
4 Mart 2024
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
**ESAS NO : *****
**KARAR NO : *****
**BAŞKAN : *****
**ÜYE : *****
**ÜYE : *****
**KATİP : *****
**DAVACI : *****
VEKİLİ : Av.
**DAVALI : *****
DAVA : İtirazın İptali
**DAVA TARİHİ : *****
**KARAR TARİHİ : *****
GEREKÇELİ KARARIN
**YAZILDIĞI TARİH : *****
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas numaralı dosyası ile müvekkilinin taşınmaz alımına ilişkin peşin ödediği para alacağının geri ödenmesine yönelik icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından söz konusu takibe, asıl alacağa, masraflara ve faize itiraz edildiğini, davalı şirket ile müvekkili arasında, taşınmaz satış sözleşmesi bakımından hiçbir geçerliliği olmayan 15/07/2021 tarihli "sözleşme" başlığı altında içeriği aynen "56 pafta 432 ada 10 parselde ... Ltd. Şti. yaptığı bana da 7. Kat 14 nolu dairenin 385.000,00-TL'na ...’e ‘...’ TC nolu (38.500,00) Euro'ya ...'e satılmıştır. Mesken parası ... Proje'ye aittir. Tapu ve elektrik ve su abonelikleri alıcı ...'e aittir. İş bu sözleşme her iki taraf anlaşıp yazı altına alınmıştır. Ödemesi bankalararası ETF ile yapılacaktır." şeklinde bir sözleşme imzalandığını, müvekkilinin, davalı şirket ile imzaladığı sözleşme gereği, 16/07/2021 tarihinde ön ödeme olarak 3.500,00-Euro’yu şirketin hesabına aktardığını, müvekkilinin sözleşmeye binaen ön ödeme olarak 3.500,00-Euro’yu gönderdikten sonra 23/08/2021 tarihinde yine şirketin hesabına 35.000,00-Euro gönderdiğini, müvekkilinin davalı şirket ile yaptığı bütün görüşmelerine rağmen yapılması vaad edilen inşaatta bir gelişme yaşanmadığını, inşaatta bir gelişme yaşanmadığı gibi sözleşme üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen teslim tarihine ilişkin bir gelişme de yaşanmadığını, şirket yetkilisi ile yapılan her görüşmede müvekkilinin bir sonuç alamadığını, müvekkilinin söz konusu taşınmazın tapusunun kendisine verilmesine yönelik talebinin de davalı şirket tarafından reddedilince müvekkilinin ödeme yaptığı miktarın faizi ile geri ödenmesi yoluna başvurduğunu, davalı şirket aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine kötü niyetli olarak borçlu olmadığını belirten bir dilekçe ile borca ve bütün ferilerine itiraz edildiğini, itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu belirterek her türlü haklarının saklı kalması kaydı ile davanın kabulü ile, davalının itirazlarının iptali ve takibin asıl alacak olan 1.172.306,74-TL ve yargılama esnasında belirlenecek olan tüm faiz ve fer’iler üzerinden devamına, davalı yanın %20 icra inkar tazminatı ödemesine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen, süresinde cevap dilekçesi sunmamış, mahkememizde yapılan ön inceleme duruşmasına da katılmamıştır.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına, 16/07/2021 tarihli 3.500,00-Euro bedelli dekonta, 23/08/2021 tarihli 35.000,00-Euro bedelli dekonta, 15/07/2021 tarihli sözleşmenin renkli fotokopisine, arabuluculuk son tutanağına, tanık anlatımlarına, bilirkişi incelemesine, ticari defter ve kayıtlara ve yemine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafça yasal süresi içinde delil bildirilmemiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyanın akıbeti sorularak Uyap sistemi üzerinden gönderilmesinin istenilmiştir. Bu müzekkeremize 03/10/2023 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.
Mahkememiz ... Esas sayılı dava dosyasının Uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Davacının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Ticaret Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davacının Ticaret Odasına kaydı olup olmadığı, varsa faaliyet alanının sorularak, ilgili kayıt ve belge örneklerinin istenilmiştir. Bu müzekkeremize 09/10/2023 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.
Davacının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle bağlı bulunduğu Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak; a) Davacının vergi yükümlüsü olup olmadığı, vergi yükümlüsü ise bilanço esasına göre mi yoksa işletme hesabı esasına göre mi defter göre mi defter tuttuğu, b) İşletme hesabına göre defter tutması halinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. ve ilgili diğer maddelerinde belirtilen esnaf işletme sınırı tutarının altında kalıp kalmadığı (esnaf işletme sınırı içinde olup olmadığı) sorularak, ilgili kayıt ve belge örneklerinin istenilmiştir. Bu müzekkeremize 29/10/2023 tarihli yazı ile cevap verilmiştir. Verilen cevapta davacı ...'in vergi mükellefiyet kaydı olmadığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava; konut satışı sözleşmelerinden kaynaklı verilen konut bedelinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın niteliği itibarı ile dava, mahkememiz heyeti tarafından incelenip sonuçlandırılmıştır.
Eldeki davada davacı yan davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talep etmiştir.
Uyuşmazlığın halli için öncelikle görev hususundaki yasal düzenlemelere değinilmesinin faydalı olacağı değerlendirilmiştir.
HMK'nun 1. maddesine göre göreve kuralları, kamu düzenine ilişkindir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı hükme bağlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3. maddesindeki "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." yönündeki düzenlemeyle Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar "(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a)Bu Kanunda,
b)Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c)11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." şeklinde düzenlenmiştir.
Bunun yanında TTK'nun 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanunu'nun havale hakkındaki 457-462 ve vedia hakkındaki 463-482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispi nitelikteki ticari davalar yönünden de Ticaret Mahkemesi görevlidir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde Ticaret Mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanununun 3. maddesi ise, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir" hükmünü içermektedir.
28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı "Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı "Bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar." şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un "tanımlar" başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı Kanunun 3/1-(k) maddesinde tüketici, "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden" gerçek veya tüzel kişi; tüketici işlemi ise "Mal veya hizmet piyasalarında ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına hareket eden kişilerle tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tarif edilmiştir.
6502 sayılı TKHK'nun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Ticaret Odası Başkanlığı'nın 09/10/2023 tarihli cevabi yazısında davacı ...'in ticaret odası kaydı olmadığı bildirilmiştir.
Uyap sisteminden yapılan sorgulamada davacının vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 29/10/2023 tarihli yazı ile de, davacı ...'in vergi mükellefiyet kaydı olmadığı bildirilmiştir.
Sonuç olarak; dosyadaki bilgi ve belgelerin yukarıdaki yasal hükümlere ilişkin açıklamalar göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; davacının davalı şirketten 15/07/2021 tarihli sözleşme ile davacının yapacağı inşaattan konut (daire) satın aldığı, karşılığında davalıya 38.500,00-Euro ödediği, davalının taahhüt ettiği tarihte inşaatı bitiremediği ve sattığı daireyi davacıya teslim etmediği nedeniyle davacının satım bedelinin iadesi içen davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığı, davalının yasal süresi içinde borca itirazı üzerine de eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. Mahkememizce davacının tacir olup olmadığının tespiti konusunda araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalar sonucu davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Eldeki davada davacı, davalıdan konut satın alan tüketici sıfatına sahiptir. Davacının tacir olmadığı ve davalıdan satın aldığı konutun ticari işletmeyle ilgisi bulunmaması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK kapsamında nispi ticari dava niteliğinde olmadığı gibi yine TTK'nda düzenlenen hususlardan doğmayan uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, mahkememizce taraflar arasındaki mal alımına dair bir ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu, davacının ticari ve meslek amaçlı hareket etmediği, dolayısı ile tacir olmadığı, tüketici sıfatına haiz bulunduğu, işbu itirazın iptali davasının tüketici mahkemesinin görevi alanında kaldığı değerlendirilmiştir. Hal böyle olunca da, Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakma hususunda görevli olmadığı, taraflar arasındaki ilişkide davacının 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici olması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mahkemenin görevli olması HMK'nun 114/1-c. maddesi gereğince bir dava şartıdır ve 115. maddesi gereğince mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Mahkememizce açıklanan sebeplerle göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiş, HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Tüketici Mahkemesinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
-
HMK'nun 114/1. c ve 115/2. maddesi uyarınca GÖREVE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN DAVANIN USULDEN REDDİNE,
-
Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının GÖREVLİ KAYSERİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
-
HMK'nun 20. maddesi uyarınca iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi durumunda dava dosyasının ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
-
Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına,
-
Davacının duruşmada sözlü olarak talep ettiği ihtiyati tedbir ve tapu kaydına " davalıdır" şerhi konulması istemlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2024
Başkan ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Katip ***
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57