SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/995 E. 2024/189 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/995

Karar No

2024/189

Karar Tarihi

19 Şubat 2024

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***

T.C.

KAYSERİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

**ESAS NO : *****

**KARAR NO : *****

**BAŞKAN : *****

**ÜYE : *****

**ÜYE : *****

**KATİP : *****

**DAVACILAR : 1- *****

  2.  ***

  3.  ***

VEKİLİ : Av.

**DAVALI : *-55417-24533] UETS

VEKİLİ : Av. ***

DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)

**DAVA TARİHİ : *****

**KARAR TARİHİ : *****

GEREKÇELİ KARARIN

**YAZILDIĞI TARİH : *****

Mahkememizde görülmekte olan ticari şirket (fesih istemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerin babası ...'nin davalı şirketin kurucu ve yetkili ortağı olduğunu, murislerinin öldüğünden beri şirket hisselerinin intikalinin yapılması için şirket genel kurulunun usul ve yasaya uygun şekilde toplanamadığını, müvekkillerinin bugüne dek şirket ve işleyişi hakkında diğer yetkili ortak ...'tan hiçbir bilgi alamadığını, şirketin çalışır durumda faal olmadığını, müvekkilleri ile yetkili ortak arasında güven ilişkisinin zedelendiğini, murislerinin ölümünden beri kar payı da almadıklarını, bundan sonra ortaklığın devam etmesinden beklenen ekonomik ve ticari faydanın ortadan kalktığını ve şirketin akıbetinin belirsiz hale geldiğini, yetkili ortak ...'un müvekkillerinin şirkete gelmelerine engel olması, şirketin bulunduğu taşınmaza girmelerine engel olması ve sürekli müvekkillerinden işlemleri, aktif-pasif kayıtları ve envarterleri gizlemesi, şirket malvarlığını kendi üzerine geçirmesi, şirket gelirleri ile malvarlığı edinmesi sebepleriyle ortaklığın haklı sebeple sona erdirilmesini talep etmelerinin gerektiğini, şirket üzerinde yetkili olan ortak ...'un şirkete ileride telafisi güç ve imkansız şekilde zarar verme ihtimaline binaen; şirketin sona erdirilme ve sicilden terkin edilme tarihine kadar şirket üzerindeki tüm envanter, taşınır, taşınmaz kısacası tüm malvarlığı üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, şirkete ait taşınmazların giriş çıkışını engellemek ve kontrol altına alınması amacıyla kapılarının mühürlenmesini, taşınırların ve envanterlerin yediemin deposunda muhafaza edilmesini ve şirkete ait tüm malvarlığı üzerinde ihtiyati tedbir, davalıdır şerhi konulmasını talep ettiklerini belirterek şirketin fesih sürecinde olduğunun Ticaret Sicil Gazetesi'ne bildirilmesini, bu süreçte TTK'nun 636/4. maddesi gereği gerekli tüm önlemlerin re'sen mahkemece alınmasını, davalı şirket ortaklığının TTK uyarınca haklı fesih ile sona erdirilmesi davalarının kabulü ile, şirket üzerindeki tüm envanter, taşınır, taşınmaz kısacası tüm malvarlığı üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, şirkete ait taşınmazların mühürlenmesini, taşınırların ve envarterlerin yediemin deposunda muhafaza edilmesini ve şirkete ait tüm malvarlığı üzerinde ihtiyati tedbir, davalıdır şerhi konulmasını, tüm harç, masraf, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın tüm mirasçılar tarafından ikame edilmesi gerektiğini, davanın usulden reddini talep ettiklerini, şirket ortağının ölümü ile birlikte TTK uyarınca payın mirasçılarına intikal edeceğini, ölen ortağın tüm hak ve borçlarının, payını iktisap eden mirasçılara geçtiğini, ancak burada ölümle intikal edenin yalnızca maddi haklar olduğunu, işbu hakkın tescilinin gerektiğini, davacıların paylarının tescilinin henüz gerçekleşmediğini, zira payların tescili ve intikali için davacılarca herhangi bir başvuruda bulunulmadığını belirterek müvekkili şirket aleyhine ikame edilen işbu davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.

Davacı tarafça muris ortağa ait mirasçılık belgesine, şirket kayıtlarına, şirket defterlerine, şirkete dair tüm evraklara, Ticaret Sicil Gazetesi'ne, tanık anlatımlarına, bilirkişi incelemesine, kolluk tutanaklarına, ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarına, yetkili ortağın şahsına ait taşınır taşınmaz malvarlığı ve banka hesap kayıtlarına, şirkete ait taşınır taşınmaz malvarlığı ve banka hesap kayıtlarına ve mirasçıların payına düşen miktarlara dair şirket hesap tablosuna delil olarak dayanılmıştır.

Davalı tarafça Ticaret Sicil Gazetesi'ne, şirkete ait kayıtlara, şirket defterleri ve karar defterlerine, Sarız Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 16/08/2023 tarihli ihtarnamesine, tanık anlatımlarına, bilirkişi incelemesine ve yemine delil olarak dayanılmıştır.

Kayseri Sarız Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Sarız-269 sicil numarasında kayıtlı ... Turizm Seyahat Taşımacılık Yedek Parça Ticaret Limited Şirketi'nin kayıtlı güncel adresi, bu şirketin ortaklarının kim ve hisselerinin ne olduğu, şirket müdürünün ve yetkili temsilcisinin kim veya kimler olduğu, temsil şeklinin nasıl olduğu sorulmuş, şirket esas sözleşmesinin, tüm genel kurul ve yönetim kararlarının en son tarih itibari ile hazirun cetveli örneği ve bunlara ilişkin kayıt, karar ve belge örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce 16/11/2023 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.

SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, Sarız Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 269 sicil numarasında kayıtlı, ... vergi numaralı, ... mersis numaralı ... Turizm Seyahat Taşımacılık Yedek Parça Ticaret Limited Şirketi'nin kuruluşundan bugüne kadar kayıtlı çalışan sayısının kaç olduğunun, en son tarih itibari ile güncel kayıtlı çalışanının bulunup bulunmadığının ve borcu olup olmadığının varsa miktarı sorulmuş, ilgili kayıt ve belge örnekleri istenilmiştir. 27/11/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.

Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Kayseri Sarız Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 269 sicil numarasında kayıtlı, ... vergi numaralı, ... mersis numaralı ... Turizm Seyahat Taşımacılık Yedek Parça Ticaret Limited Şirketi'nin vergi kaydının olup olmadığı, şirketin faal olup olmadığı, vergi kaydının resen terkin edilip edilmediği ve borcu olup olmadığı, varsa miktarının ne kadar TL olduğu sorulmuş, sorulan hususlara ilişkin, özellikle terkin işlemine ilişkin tutanak, karar ve belgelerin okunaklı bir suretinin gönderilmesi istenilmiştir. Sarız Mal Müdürlüğü'nce 10/11/2023 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.

Melikgazi, Kocasinan, Talas, Hacılar, Sarız ve İncesu Tapu müdürlüklerine ayrı ayrı müzekkere yazılarak Kayseri Sarız Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 269 Sicil numarasında kayıtlı, ... vergi numaralı, ... mersis numaralı ... Turizm Seyahat Taşımacılık Yedek Parça Ticaret Limited Şirketi'nin üzerine kayıtlı taşınmazların olup olmadığı sorulmuş, varsa ilgili belgelerin okunaklı bir suretinin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize Sarız Tapu Müdürlüğü 22/11/2023 tarihli yazı ile, Hacılar Tapu Müdürlüğü, İncesu Tapu Müdürlüğü, Talas Tapu Müdürlüğü, Melikgazi Tapu Müdürlüğü ve Kocasinan Tapu Müdürlüğü 10/11/2023 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.

Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak Kayseri Sarız Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 269 Sicil numarasında kayıtlı, ... vergi numaralı, ... mersis numaralı ... Turizm Seyahat Taşımacılık Yedek Parça Ticaret Limited Şirketi'nin üzerine kayıtlı araç/araçlar olup olmadığının sorulmuş, varsa ilgili belgelerin okunaklı bir sureti istenilmiştir. 21/11/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak 2023/30573 soruşturma sayılı dosyanın akıbetinin bildirilmesi ve dosyanın Uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize 29/11/2023 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.

Davacılar vekili tarafından dava dilekçesi ekinde davacıların murisi ...'ye ait Sarız Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 12/08/2022 tarihli, 2022/123 Esas ve 2022/117 Karar sayılı mirasçılık belgesi örneği ile delil olarak dayandığı bir kısım kayıt ve belge örneği sunulmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; 6102 sayılı TTK'nun 636/3. maddesi uyarınca açılmış limited şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesi istemlerine ilişkindir.

Mahkememiz eldeki davaya bakmaya görevli ve yetkilidir.

6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın niteliği itibarı ile mahkememiz heyeti tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır.

Dava tarihinden önce davalı şirket ortaklarından olan davacıların murisi ...'nin vefat ettiği tarafların kabulündedir.

Taraflar arasında uyuşmazlık konuları; haklı sebeple limited şirketinin fesih koşullarının bulunup bulunmadığı, davacıların aktif husumetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davacılar vekilinin dava açarken ihtiyati tedbir harcı 444,60-TL'nı yatırmadığı anlaşıldığından bu bedeli mahkememiz veznesine yatırması için tensip tutanağı ile kesin süre verilmiştir. Belirtilen kesin sürede tedbir harcı yatırılınca mahkememizce davacıların ihtiyati tedbir istemi incelenmiş ve mahkememizce verilen 14/11/2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu ara kararı davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 21/12/2023 tarihli, *** Karar sayılı karar ilamı ile davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

6102 sayılı TTK'nun 636/3. maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Haklı sebeple fesih davasında haklı sebebin gerçekleşmesinde davacı ortakların kusurlu olması dahi tek başına açtığı davanın reddini gerektirmez. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.

Anılan hükme göre her ortak, haklı sebeplerin varlığı hâlinde limited şirketin feshini isteyebilecektir. Haklı sebepten ne anlaşılması gerektiği ise somut durumun ve ileri sürülen hususların niteliğine göre mahkemece takdir edilecek olup esasında dürüstlük kuralı temelinde ortaklık ilişkisinin devam ettirilemeyecek düzeyde zedelenmiş olması durumu, limited şirketin feshinin haklı nedenini oluşturur. Başka bir deyişle ortaklıktaki güven ilişkisinin ortadan kalkması veya ortaklılığın devamının dürüstlük kuralı gereği ortaklar bakımından çekilmez hâle gelmesine neden olan olaylar, limited şirketin feshi için haklı neden olarak kabul edilebilirler. Zira hiçbir ortaktan, dürüstlük kuralı gereği kendisi için çekilmez hâle gelen bir ortaklık ilişkisini devam ettirmesi beklenemez. Haklı sebep kavramı, her somut olayın niteliğine göre farklı tanımları bünyesinde barındırır.

Limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davada (fesih davasında) davacı sıfatı şirketin ortaklarına aittir. Bu kapsamda TTK’nun 636/3. maddesi kapsamında ancak pay defterine kayıtlı ortaklar limited şirketin haklı nedenle feshini mahkemeden isteyebilirler. Limited şirketin feshini isteyen davacının ortaklık sıfatının yargılama boyunca mevcut olması gerekir. Aksi durumda ortaklık sıfatını yitiren davacı, taraf sıfatını da yitirecektir. Bu durum yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re’sen nazara alınır.

Limited şirketin fesih davasında davalı sıfatı kural olarak limited şirketin tüzel kişiliğine aittir. Zira feshi istenen limited şirket, açılacak davada kural olarak davalı olarak yer almalıdır. Bu nedenle şirketin feshi istemiyle açılan davada kural olarak husumet feshi istenen şirkete yönetilmesi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal niteliğindeki 14/01/2014 tarih ve *** Karar sayılı ilamı). Somut olayda, iki ortaklı olan davalı limited şirkete davacı ortak tarafından husumet yöneltildiği görülmektedir. Bu nedenle eldeki davada taraf teşkili sorunu bulunmamaktadır.

Feshi istenen davalı şirket, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Sarız 269 sicil numarasında bir limited şirkettir. Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün16/11/2023 tarihli cevabi yazısı ekindeki kayıtların incelenmesinde davalı şirket ... ve Ağa Keklli isimli iki ortaklı bir şirket olduğu ve anılan ortakların şirket müdürleri olarak şirketin ticari unvanı veya kaşesi altında müşterek ve münferiden koyacakları imzaları ile şirketi temsil ve ilzama yetkili oldukları, davalı şirket ortaklarından olan ...'nin vefatından sonra şirketteki paylarının mirasçılarına intikalinin yaptırılmadığı, elbirliği halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmediği görülmüştür.

Davacılar vekili tarafından dava dilekçesi ekinde davacıların murisi ...'ye ait Sarız Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 12/08/2022 tarihli, *** Karar sayılı mirasçılık belgesi örneği sunulmuştur. İncelenmesinde davacıların murisi ve davalı şirketin ortağı olan ...'nin 02/08/2022 tarihinde vefatı ile geride mirasçı olarak davacılar ***'nun mirasçı olarak kaldığı görülmüştür.

Davalı şirketin ortağı olan mirasbırakan ...'nin ölüm tarihi itibariyle terekesi elbirliği mülkiyetine tabidir.

Bilindiği üzere; elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet, yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 701 ila 703. maddelerinde düzenlenen bu tür mülkiyetin (ortaklığın) tüzel kişiliği olmadığı gibi eşya üzerinde ortaklardan her birinin doğrudan doğruya bir hakkı da yoktur. Mülkiyet bir bütün olarak ortaklardan tümüne aittir. Başka bir anlatımla ortaklık tasfiye oluncaya kadar ortaklardan birinin ayrı mal veya hak sahipliği bulunmayıp, hak sahibi ortaklıktır. Değinilen mülkiyet türünde malikler mülkiyet payları ayrılmadığından paydaş değil, ortaktır. Bu kural, TMK'nun 701. maddesinde (...Kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.) biçiminde açıklanmıştır. Elbirliği (iştirak) halinde mülkiyetin bu özelliği itibariyle ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Şayet yasa veya elbirliği (iştirak) halinde mülkiyeti oluşturan anlaşmada ortaklık adına hareket etme yetkisinin kime ait olacağı belirtilmemişse, ortaklığın tasfiyesini isteme hakkı dışındaki tüm işlemlerde ortakların (iştirakçilerin) oybirliğiyle karar almaları ve birlikte hareket etmeleri zorunluluğu vardır.

TMK'nun 702/2. maddesi bu yönde açık hüküm getirmiştir. Ancak, açıklanan kural yargısal uygulamada kısmen yumuşatılmış bir ortağın tek başına dava açabileceği, ne var ki, davaya devam edebilmesi için öteki ortakların olurlarının (onaylarının) alınması veya miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerektiği kabul edilmiştir (11/10/1982 tarihli 1982/3-2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı).

Davalı şirketin ortağı olan ...'nin mirasçıları murislerine intikal eden dava konusu şirketteki hisse üzerinde el birliği mülkiyet hükümlerine göre hak sahibi olduklarından, mahkememizin 14/11/2023 tarihli ara kararı ile davacılara açtıkları eldeki davaya Sarız Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 12/08/2022 tarihli ve *** Karar sayılı mirasçılık belgesinde isimleri yazılı muris ***'nin dava dışı diğer mirasçılarının muvakatlarının sağlanması veya TMK'nun 640/3. madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye temsilci tayin ettirilmesi için ilgili mahkemesinde dava açmaları için kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı takdirde HMK'nun 114/1-(d) ve 115/2. maddesi uyarınca davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verileceği davacılar vekiline usulünce ihtar edilmiştir. Davacılar vekili tarafından verilen kesin süreye rağmen ara kararının gereğini yerine getirmemiştir.

Yukarıda yapılan izah ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, dava dilekçesi ekindeki 12/08/2022 tarihli mirasçılık belgesinin incelenmesinde davacıların tek başına mirasçı olmadığı anlaşılmaktadır. 4721 sayılı TMK'nun 640. maddesine göre birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri ve TMK'nun 702/1. maddesinde ise elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğu düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre miras ortaklığı mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, tereke payları ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara aittir. Tereke üzerinde ortaklık devam ettiği sürece, mirasçıların somut ve bağımsız payları mevcut değildir. TMK'nun 640. maddesine göre, mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerli olup, mirasçılar tereke üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların muvafakatlarının sağlanması veya TMK'nun 640/3. madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye temsilci tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir. İştirak halindeki terekeye dahil bir hakka dayanarak mirasçılardan birinin veya bir kaçının sadece kendi payına yönelik olarak açtığı dava ise dinlenilemez (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/06/2022 tarihli, *** Karar sayılı ilamı, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin ***Karar sayılı karar ilamı ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2021 tarihli, *** Karar sayılı karar ilamı emsal içeriktedir).

Mahkememizce 14/11/2023 tarihli ara kararı ile davacılara açtıkları eldeki davaya Sarız Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 12/08/2022 tarihli ve *** Karar sayılı mirasçılık belgesinde isimleri yazılı muris ***'nin dava dışı diğer mirasçılarının muvakatlarının sağlanması veya TMK'nun 640/3. madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye temsilci tayin ettirilmesi için ilgili mahkemesinde dava açmaları için kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı takdirde HMK'nun 114/1-(d) ve 115/2. maddesi uyarınca davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verileceği davacılar vekiline usulünce ihtar edilmiştir. Davacılar vekili tarafından verilen kesin süreye rağmen ara kararının gereğini yerine getirmemiştir. Bu durumda mahkememizce, TMK'nun 644. maddesi uyarınca dava konusu şirketteki murise ait pay mülkiyetinin müşterek mülkiyete dönüştürülmediği de gözetilmiş ve az yukarıda anılan hususlar nazara alınarak davacıların aktif dava ehliyeti konusunda bir değerlendirme yapması gerektirmiştir. Tüm dosya kapsamına göre HMK'nun 114/1-(d) ve 115/2. maddeleri uyarınca aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. HMK'nun 114/1. (d) ve 115/2. maddeleri uyarınca aktif husumet yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE,

  2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 427,60. TL peşin harcın dava açılırken peşin olarak alınan 269,85. TL harçtan mahsubu ile bakiye 157,75. TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

  3. Davacılar tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  5. 6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

  6. Kararın mahiyeti gereği davacılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

  7. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

  8. Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,

Dair, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2024

Başkan ***

E-imzalıdır

Üye ***

E-imzalıdır

Üye ***

E-imzalıdır

Katip***

E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapdeğerlendirilmesidelillerindelillerŞirketasliyeticarethükümTicarimahkemesikayseri(Fesihİstemli)yargılamagerekçevekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim