Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/274 E. 2023/1133 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2019/274
2023/1133
14 Aralık 2023
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
**ESAS NO : *****
**KARAR NO : *****
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI :... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : İtirazın İptali
**DAVA TARİHİ : *****
**KARAR TARİHİ : *****
GEREKÇELİ KARARIN
**YAZILDIĞI TARİH : *****
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalıya satmış olduğu ürünlerden kaynaklanan alacağın tahsili için faturalar, cari hesap ekstresi, tarafların ticari defter ve kayıtları ile davacıya ait muavin defter kayıtları dayanak gösterilerek davalı aleyhine Kayseri 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazınım haksız olduğunu, borcu olmadığına yönelik iddiasının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek; davanın kabulü ile davalının Kayseri 8. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalının davacıya aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan herhangi bir boru olmadığını, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davalının davacıya - borçlu olmadığının anlaşılacağını, davacı talebinin haksız ve maddi menfaat elde etmeye yönelik olduğunu, davanın kabulü halinde davacının sebepsiz zenginleşeceğini, bu bakımdan davanın reddine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair 26/09/2019 tarihli celsede karar verilmiş, bilirkişi Prof. Dr. ...'ın mahkememize sunmuş olduğu *** tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafça takip ve dava konusu yapılan cari hesap ekstresi dayanağı oluşturan faturaların hem davacının hem davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup bu tutardaki satışır ispatlandığını, davacı tarafça takip ve dava konusu yapılan cari hesap ekstersinde yer alan faturaların davalıda kayıtlı olmadığını, ancak bu faturalar üzerinde teslim alana ilişkin imzalar olduğunu, fakat bahse konu faturalardaki imzaların davalıya veya çalışanına ait olup olmadığının bilinmediğini, bunun araştırılması gerektiğini, davacı tarafça takip ve dava konusu yapılan hesap ekstresinde yer alan ancak davalıda kayıtlı olmayan ve teslim alana ilişkin imza da bulunmayan faturaya dayalı satışı ayrıca ispatlaması gerektiğini, davacının takip ve dava konusu yaptığı cari hesap ekstresinde yer alan 2018 yılına ilişkin faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı tespit edilemediğini, ancak bahse konu faturaların tamamında teslim alana ilişkin imza bulunduğunu, faturalarda yer alan imzaların davalıya veya çalışanına ait olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacının ticari defterlerinde davalıdan yapılan tahsilatların 217.533,38 TL olduğunu, davalının bu ödemelerin dışında ödemesi varsa bunu ispatlaması gerektiğini, davacının alacak iddiasının konu tutar kadar alacaklı olduğunu söylemenin şimdilik mümkün olmadığını, mevcut aşamada davacının alacak tutarını net olarak belirtmek mümkün olmadığını mahkememize bildirmiştir.
08/04/2021 tarihli celsede dava dosyasının rapor veren bilirkişiye tevdii ile, 28/11/2019 tarihli rapordan sonra temin edilen vergi dairesi kayıtları ve diğer belgelerde dikkate alınarak HMK'nın 281/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki alacak ve borç durumunun dosya itibari ile bildirilmesinin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişi Prof. Dr. ...'ın mahkememize sunmuş olduğu 16/04/2021 tarihli ek raporda özetle; Davacının davalıya yapmış olduğu ispatlanan satışları ile davalı ödemesi bir bütün olarak dikkate alındığında davacının davalıdan 57.867,84 TL alacaklı olduğu sonucuna varıldığını, kök raporda Tablo-2 ve 3'de belirttiğimiz faturalarla, 2018/11 ve 2018/12 dönemine ilişkin faturaların yargılamanın ilerleyen aşamasında ispatlanması durumunda davacı olan 57.867,84 TL'ye eklenmesi gerektiğini mahkememize bildirmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı dava dilekçesiyle, açık kaynaklı alacaklı olduğunu, davalının ödeme yapmadığını belirterek yapılan takibe itirazın iptali dilemiştir. Davalı ise davanın reddini dilemiştir.
Davaya konu Kayseri Genel İcra Dairesi'ne ait ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede; alacaklısının mahkememize ait işbu dava davacısı, borçlusunun iş bu davanın davalısı olduğu, alacaklı tarafından borçlu aleyhine toplam 84.029,06 üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçlu tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, borçlunun süresi içerisinde takibe itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Somut olayda mahkememizce ticari defterleri incelenmiş, birbirleri ile uyuşan ve uyuşmayan noktalar tespit edilmiş BA ve BS formları değerlendirilmiştir. Bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından sunulan 16/04/2021 tarihli ek raporun son sayfasında 2017-03-08-10 ay, 2018/11 ve 2018/12 dönemine ait faturaların BA ile ispatlanmadığı tespit edilmiştir. Mahkememiz bu kapsamda faturalarda bulunan imzaların kime ait olduğu noktasında açıklama talep etmiş, davacı taraf bu kapsamda tanık ..., Murat Turan, ..., ...'nun isimlerini bildirmiştir. Davacı taraf Murat Turan'ın adresini bildirmediğinden 16/04/2021 havale tarihli bilirkişi raporunun 1. Sayfasında yer alan 2.019,51 TL bedeli ve 35,64 TL faturalar ispatlanamamıştır. Yine aynı raporun 1.sayfasında yer alan tanık Ferhat 2.593,19 TL bedelli faturayı kabul etmiştir. Bu fatura ispatlanmıştır. Yine tanık İrfan 2.697,30 TL, 1.028,28 TL, 1.708,02 TL 1.569,24 TL, 2.220,67 TL, 1.138,15 TL miktarlı faturalardaki imzaları kabul etmiştir. Anılan faturalara konu malların davalıya teslim edildiği ispatlamıştır. Yine tanık İrfan 3.991,68 TL, 3.369,60 TL bedelli faturalardaki imzaları inkar etmiştir. Anılan faturalar ispatlanamamıştır. 2018 yılı 11. Ay dönemine ait faturaları teslim alan kişiler imzaları inkar etmiş Şuayip için yapılan imza incelenmesinde faturalar altında bulunan imzaların kendisine ait olmadığı tespit edilmiş, anılan faturalar ispatlanamamıştır. 2018 yılı 12. Ayına ait faturanın Arif adlı bir kişiye ait olduğu belirtilmiş ancak ilgili kişinin adresi bildirilmediğinden kişi dinlenilememiş ve anılan döneme ait faturanın ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Nihai olarak bilirkişi raporunun sonuç bölümünde 57.867.84 davacının açık hesaptan kaynaklı alacağı bulunduğu bu alacağa yukarıda açıklanan ve davalı adına teslim alındığı kabul edilen 2.593,19 TL, 2.697,30 TL, 1.028,28 TL, 1.708,02 TL, 1.569,24 TL, 2.200,67 TL, 1.138,15 TL miktarlı faturalan değerlendirildiğinde davacının alacağının 70.822,69 TL olduğu anlaşılmıştır. Anılan miktarın ispatlanmıştır. Nihai olarak davacıya ayrı ayrı yemin teklifi hatırlatılmış, davalı yemin deliline dayanmış, davacı usule uygun olarak yemin etmiş , davacı ise yemin deliline dayanmamıştır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacının açık hesaptan kaynaktan kaynaklı 70.822,69 TL alacağı bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ticari defter kayıtları dikkate alındığında alacak likid olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Kötü niyet tazminatı talebine ilişkin değerlendirilmede:
İcra İflas Kanunun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/6546 E., 2019/7768 K. Sayılı ilamı)
Öğretide ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğu kabul edilmektedir.
Anılan yasa hükmünde düzenlenen ve ‘kötü niyet tazminatı’ olarak adlandırılan tazminat, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir.
Hemen belirtilmelidir ki, alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, İİK’nın 67. maddesi anlamında ‘haksız’ ise de, ‘kötü niyetli’ olarak kabul edilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.06.1980 tarihli ve *** K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Başka bir ifadeyle; İİK’nın 67/2. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davalı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı(borçlu)’nun üzerindedir.
Açıklanan gerekçeler ışığında, dava yönünden davacı kötü niyetli görülmediğinden ve bu hususun davalı tarafından ispatlanamaması sebebi ile davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
-
Davacının davasının kısmen kabulü ile; davalının Kayseri Kapatılan 8. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı (Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı) dosyasına kısmen iptali ile, 70.822,69 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari avans faizini geçmemek kaydı ile reeskont avans faizi uygulanmasına,
-
Haksız itiraz sebebiyle iptaline karar verilen 70.822,69 TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
Fazlaya ilişkin istemin ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 4.837,89 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 1.014,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.823,03 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 1.112,49 TL'sinin davalıdan bakiye 207,51 TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
-
Davacı tarafından peşin yatırılan 1.014,86 TL peşin harç ve 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.059,26 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 3.285,50 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 2.769,01 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, artan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan; posta, müzekkere, tebligat ve elektronik tebligat gideri olmak üzere toplam 156,75 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 24,64 TL'sinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, artan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
-
AAÜT'ye göre hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
10-AAÜT'ye göre hesap edilen 13.203,37 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
11-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekili Av. ...'nun (hükmün 1 nolu bendinin okunması sırasında davalı vekilinin duruşmaya katıldığı görüldü.) yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/12/2023
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı
5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49