SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1390 E. 2023/1110 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1390

Karar No

2023/1110

Karar Tarihi

11 Aralık 2023

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***

T.C.

KAYSERİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

**ESAS NO : *****

**KARAR NO : *****

**HAKİM : *****

**KATİP : *****

**DAVACI : *****

VEKİLİ : Av.

**DAVALI : *****

VEKİLİ : Av. ***

**DAVA İHBAR OLUNAN : *****

DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

**DAVA TARİHİ : *****

**KARAR TARİHİ : *****

GEREKÇELİ KARARIN

**YAZILDIĞI TARİH : *****

Mahkememizde görülmekte olan tazminat (cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracı ile 28/02/2014 tarihinde saat 15:00 sıralarında ... Mahallesi, ... Caddesi, No:138 karşısında şehir merkezi istikametine seyir halindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjde aydınlatma direğine çarpması neticesinde yaralamalı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen bu kazada dava dışı sürücü ...'in 2918 Sayılı KTK'nda yer alan sürücü kusurlarından 52/1-b (Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak) kuralını ihlal ettiğinden, dava dışı araç sürücüsünün kusurlu, araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkilin de kusursuz olduğunun trafik kaza tespit tutanağı ile belirlendiğini, meydana gelen bu kazada müvekkilin hiçbir kusuru bulunmadığını, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığnı, kemik kırıklarının oluştuğunu ve bu kaza sebebiyle ayağında aksaklık oluştuğunu, tamamen de iyileşemediğini, bu kazayla ilgili olarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma dosyasıyla soruşturma yapılmışsa da kusurlu sürücünün ölümü sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, dava dışı araç sürücüsünün aracının zorunlu trafik sigortası olmaması sebebiyle davalı Güvence Hesabı Tahkim Komisyonu'na müvekkilin uğramış olduğu cismani zararların tazmini hususunda başvuruda bulunulmuş ve komisyonca 13.465,00-TL'nın ödenmesine karar verildiğini, davalı komisyonca belirlenen tazminat tutarının müvekkil zararını karşılamaması sebebiyle anlaşmazlığın çözümü maksadıyla arabuluculuk görüşmesi yapılarak ... dosya numarasıyla anlaşılamadığına dair tutanak imza altına alındığını, bu kaza sebebiyle oluşan maluliyet, geçici ve sürekli iş göremezlik, yoksun kalınan kazanç ve iş ve gücünden yoksun kalma tazminatı için şimdilik 500,00-TL'nın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı komisyondan poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, dava öncesinde müvekkili kuruma başvuruda bulunulmuş olup davacı tarafa 20/03/2019 tarihinde 13.465,00-TL tazminat ödemesi yapıldığını, davacı tarafın varsa aşan zararını ispat etmesi gerektiğini, 2918 sayılı KTK'nun111. maddesi gereği fahiş bir fark bulunulmaması halinde davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.

Taraflar delillerini sunmuş, kazaya karışan aracın trafik tescil kayıtları, ZMMS poliçesi, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası, kaza tespit tutanağı, sağlık kurulu raporu, hastane kayıtlarına ve bilirkişi incelemesine delil olarak bildirilmiş, celbi gereken kayıt ve belgeler celp edilerek incelenmiştir.

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak ... Soruşturma sayılı dosya örneği celbedilmiştir.

Dava dilekçesinin bir örneğinin eklenmek suretiyle Güvence Hesabı'na müzekkere yazılarak ekli dilekçede sözü edildiği üzere *** tarihli trafik kazasında yaralanmasından dolayı davacının başvurusu olup olmadığının, varsa başvuru tarihinin ve akıbetinin sorulması, başvuru tarihini gösterir kayıt ve belgelerin, hasar dosyasının, yapılan ödemelere ilişkin kayıt ve belge örneklerinin istenilmesine karar verilmiştir. Bu müzekkeremize 15/10/2019 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.

SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının *** tarihli trafik kazasında yaralanmasından dolayı SGK tarafından davacıya rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığını, ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması, varsa maaş veya gelir bağlama ya da ödeme yapma kararının, peşin sermaye değerinin hesaplanmasına ilişkin hesap tablolarının, dayanak kayıt ve belge örneklerinin istenilmesine, karar verilmiştir. SGK İl Müdürlüğü'nce 27/09/2019 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.

Davacının kaza tarihinden önceki ve şimdiki sosyal ve ekonomik durumunun araştırılması için ilgili emniyet müdürlüğüne müzekkere yazılmıştır. Talas İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 11/10/2019 tarihli yazısı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.

Kayseri Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 38 ... plakalı aracın 28/02/2014 tarihi itibariyle kayıtlı malikinin kim olduğunun sorulmasına ve ilgili trafik kayıt örneğinin istenilmesine, karar verilmiştir. Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü'nce 27/09/2019 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiş, istenilen belgeler gönderilmiştir.

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak 28/02/2014 tarihi itibari ile 38 ... plakalı aracın ZMMS poliçesi olup olmadığının sorulmasına, varsa poliçe bilgilerinin istenilmesine karar verilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.

Davacının aile nüfus kayıt tablosu Uyap sisteminden çıkarılıp dosyamız içine takılmıştır.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne ve Kayseri Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'ne ayrı ayrı müzekkereler yazılarak *** tarihli trafik kazasında yaralanmasından dolayı davacının bu hastanelerde gördüğü muayene ve tedavilerine ilişkin hasta tabela, müşahede kağıtları, ekspertiz raporları, adli muayene raporları, ameliyat evrak ve raporları, her türlü tıbbi tahlil, reçete, sağlık kurulu raporları dahil olmak üzere tüm raporların hasta dosyasının okunaklı ve tasdikli örneğinin ayrıca davacıya ait film ve grafilerin CD formatında birer örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkerelerimize cevap verilmiş, istenilen tıbbi evrak ve grafiler getirtilmiştir.

Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'na müzekkere yazılarak tarafların iddia ve savunmaları, trafik kaza tespit tutanağı, trafik kayıtları, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirilmek suretiyle; 28/02/2014 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu oldukları hususlarında hüküm vermeye ve denetime elverişli rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir.

Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı'nca düzenlenen 07/02/2020 tarihli raporda özetle; "Müteveffa sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu" bildirilmiştir.

Davacı ...'ın tedavilerine ilişkin olarak celp edilen tüm tıbbi evrak, film ve grafilerin eklenmesi suretiyle Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na sevkine, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan yazımız ekinde gönderilen tüm tedavi evrakları ile film ve grafilerin incelenerek ve davacının muayenesi ile gerekli görülecek tüm tetkikleri yaptırılarak 28/02/2014 tarihli trafik kazasında yaralanması nedeni ile; a) Davacının geçici iş göremezlik durumu olup olmadığı, varsa geçici iş göremezlik süresinin kaç gün olduğu (kaç günde iyileşebilir olduğu), b) 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartları gereğince, 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde davacının sürekli iş göremezlik kaybı (maluliyeti) olup olmadığı, varsa yüzde (%) kaç oranında maluliyeti olduğu hususlarında ayrıntılı rapor düzenlenmesinin istenilmesine, karar verilmiştir.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 20/04/2020 tarihli raporda; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, ...'ın 28/02/2014 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (maksilla, tibia, fibula) kırıkları ile alt ekstremitede mevcut (fibula psödoartrozu, uzunluk farkı, atrofi) patolojileri nedeniyle; 1-Dokuz (9) ay süreyle mutat iş ve gücünden kaldığı (tıbbi şifa süresinin 9 (dokuz) ay olduğu, 2-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya özür oranının %7 (yüzde yedi) olduğu" bildirilmiştir.

Davacının tedavilerine ilişkin tüm tedavi evrak ve grafileri, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 20/04/2020 tarihli raporunun bir örneği, davalı güvence hesabının 15/10/2019 tarihli hasar dosyası içinde bulunan Kayseri Şehir Hastanesinin 02/10/2017 tarihli raporu ile taraf vekillerinin bu rapora karşı verdikleri 15/05/2020 ve 29/06/2020 tarihli beyan ve itiraz dilekçelerinin birer suretinin eklenmesi yoluyla Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'na müzekkere yazılmasına, müzekkeremiz ekinde gönderilen tüm tıbbi evraklar ve grafiler, şehir hastanesince düzenlenen engelli sağlık raporu ile Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 20/04/2020 tarihli raporuna karşı tarafların beyan ve itirazları dikkate alınarak 28/02/2014 tarihli kazada yaralanması nedeniyle davacı ...'ın bu kez maluliyet tespit işletmeleri yönetmeliği hükümleri uyarınca sürekli iş göremezliği (maluliyet) kaybı olup olmadığı varsa maluliyet oranının ne olduğu hususunda ve tarafların itirazları yönünden değerlendirme yapılarak itirazları giderici ek rapor düzenlenmesinin istenmesine, karar verilmiştir.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 22/03/2021 tarihli raporda özetle; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, ...'ın 28/02/2014 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (maksilla, tibia, fibula) kırıkları ile alt ekstremitede mevcut (atrofi, uzunluk farkı, fibula psödoartrozu) patolojileri nedeniyle; 1-Dokuz (9) ay süreyle mutat iş ve gücünden kaldığı tıbbi şifa süresinin 9 (dokuz) ay olduğu), 2-Vücut genel çalışma gücünden %19 (yüzde on dokuz) oranında kaybettiği" bildirilmiştir.

İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir aktüer bilirkişiye tevdine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, 22/03/2021 tarihli iş göremezlik raporu, kusur raporu, nüfus kaydı, sosyal ve ekonomik durum araştırması, SGK kayıtları, davacı vekilinin 31/10/2019 tarihli dilekçesinin ilk sayfasındaki talep açıklamaları, davalı güvence hesabının 15/10/2019 tarihli cevabi yazısı ve ekleri, davadan önce 20/03/2019 tarihinde güvence hesabının davacıya 13.465,00-TL ödeme yapmış olması ve diğer tüm deliller ile hususlar değerlendirilerek varsa davacının aktüer zararlarının hesabının Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 04/02/2021 tarihli ... Esas ... Karar sayılı emsal kararı doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosuna göre 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve yargıtayın %10 arttırma, %10 eksiltme şeklindeki klasik hesap yöntemine göre yapılarak hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.

Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14/07/2021 tarihli raporda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, Güvence Hesabı tarafından davacıya yapılan 13.465,00-TL ödemenin mahsubundan sonra davacının bakiye sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 355.914,66-TL olduğu, söz konusu zararın davalı Güvence Hesabı tarafından temin edilen zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi (sakatlık/ölüm) bakiye teminat limitini (254.535,00-TL) aştığı, davalı Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğu kanaatinde olduğu" bildirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, meydana gelen trafik kazası nedeni ile geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatı istemine ilişkindir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.

6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.

Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.

HMK'nun 30. maddesi uyarınca davacı vekiline talep ettiği 500,00-TL'nın kaç TL'nı geçici iş göremezlik, kaç TL'nı maluliyet tazminatı olarak talep ettiğini, yani her bir talebini ve bunlar için dava değeri olarak bildirdiği 500,00-TL'dan kaç TL'nı istediğini bildirmesi için süre verilmesi üzerine, davacı vekilince 08/10/2019 tarihli dilekçe ile dava dilekçesinde talep ettikleri 500,00-TL'nın 100,00-TL'nı geçici iş göremezlik ve bakiye 400,00-TL'nı maluliyet tazminatı olarak talep ettiklerini açıklamıştır.

Davalının talebi üzerine ***na ihbar dilekçesi tebliğ olunmuştur.

Davacı vekilince aktüer bilirkişi raporu alındıktan sonra alacak kalemi ıslah yoluyla arttırılmış, harcı yatırılmıştır.

Mahkememizde evvelce yapılan yargılama sonunda 25/10/2021 tarihli, 2019/600 Esas ve 2021/938 Karar sayılı gerekçeli karar ile "... Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davacının sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatına ilişkin davasının kabulü ile 254.535,00-TL sürekli iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 15/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen maddi tazminata trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine yönelik davacı talebinin reddine, davacının fazlaya ilişkin (geçici iş göremezlik zararına yönelik) maddi tazminat davasının reddine" şeklinde karar verilmiştir.

Bu karar davalı Güvence Hesabı vekili tarafından yasal süresi içinde istinaf edilmiştir.

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce yapılan istinaf incelemesi sonunda *** Karar sayılı karar ilamı ile "Somut olayda, kaza tarihi 28/02/2014 olup Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği uyarınca maluliyet raporunun tanzim edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamından; 20/03/2019 tarihli 13.465,00-TL maluliyet tazminatına ilişkin ödemenin davacının Kayseri Şehir Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu’nun raporundaki %2 oranındaki engellilik durumu nazara alınarak yapıldığı, mahkemece hükme esas alınan Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınmış olan 22/03/2021 tarihli rapor "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği" kapsamında hazırlanmış olup davacının geçici iş göremezlik süresi 9 ay, sürekli iş göremezlik oranı ise %19 olarak tespit edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde, maluliyet oranları bakımından kısmi ödeme yapılan %2 maluliyet oranını içeren rapor ile 22/03/2021 tarihli rapor arasında fahiş fark bulunmakla birlikte, davacının maluliyet oranında zaman içinde ortaya çıkan gelişen durum olup olmadığı ve raporlar arasındaki farklılığın gelişen durumdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı konularında yapılmış bir araştırmanın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacıya %2 maluliyet oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, maluliyette gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerektiği gözetilmelidir. Hal böyle iken davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvuru sebebi haklı bulunmuştur.

Hemen burada belirtmek gerekir ki kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takmadığı belirtilmiş olup mahkemece müterafik kusura ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir. Maluliyet oranındaki çelişkinin giderilmesi için rapor tanzim ettirilecek kurumdan, davacının emniyet kemeri takmamasının zararın doğmasına veya artmasına sebebiyet verip vermediği hususunda da rapor hazırlanması istenilmedir. Davalı vekilinin müterafik kusura ilişkin istinaf başvuru sebebi açıklamalarla sınırlı olarak yerinde görülmüştür.

Dava 6100 sayılı HMK döneminde açılmış olup davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde hatır indirimi yapılmasına yönelik def'i ileri sürmüştür. Soruşturma dosyasındaki beyanlar tetkik edildiğinde davacı ile sürücünün arkadaş olduğu anlaşılmış ise de mahkemece hatır indirimine yönelik bir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup davalı vekilinin hatır indirimine yönelik istinaf başvuru sebebi de haklı bulunmuştur." ..." nedenleriyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince 25/10/2021 tarihli, *** Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İade edilen dava dosyası mahkememizin *** Esas sırasına kaydedilmiştir.

Mahkememizce yeniden yapılan yargılama sırasında; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 16/12/2022 tarihli *** Karar sayılı karar sayılı ilamı gereğince İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. (veya 2.) Adli Tıp İhtisas Kuruluna müzekkere yazılmasına, dava dosyasının tüm ekleri ile birlikte yazılacak müzekkere ekinde Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine, 28/02/2014 tarihli trafik kazası sonucu yaralanmalarından dolayı davacı ...'ın;

a)Davacının geçici iş göremezlik durumu olup olmadığı, varsa geçici iş göremezlik süresinin kaç gün olduğu (kaç günde iyileşebilir olduğu),

b)Bu kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri gereği maluliyeti (sürekli iş gücü kaybı) olup olmadığı, varsa adı geçen davacının maluliyet oranının % kaç olduğu ve söz konusu maluliyet oranının ne olduğu,

c)Davacı hakkında düzenlenen Kayseri Şehir Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu'nun raporunda %2 oranındaki engellilik durumu tespiti yapıldığı, Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 22/03/2021 tarihli "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği" kapsamında hazırlanmış raporda ise davacının geçici iş göremezlik süresi 9 ay, sürekli iş göremezlik oranı ise %19 olarak tespit edildiği, maluliyet oranları bakımından %2 maluliyet oranını içeren rapor ile 22/03/2021 tarihli rapor arasında fahiş fark bulunmakla birlikte, davacının maluliyet oranında zaman içinde ortaya çıkan gelişen durum olup olmadığı ve raporlar arasındaki farklılığın gelişen durumdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, raporların irdelenerek aralarındaki çelişkilerin nedenlerinin ne olduğu, hangi rapora hangi sebeple itibar edilebilir veya edilemez olduğu,

d)Davacının trafik kasası sırasında emniyet kemeri takmamasının zararın doğmasına veya artmasına sebebiyet verip vermediği, emniyet kemeri takmamasının zarara etkisinin ne olduğu hususlarında açıklamalı rapor düzenlenmesinin istenilmiştir.

İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 24/01/2023 tarih ve 72941062 - 101.01.04 - 2023/9031 sayılı yazısı gereğince, davacı ... (TC: ...) hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için; "Kişinin yeni çekilecek 2 yönlü sol fibula, tibia grafileriyle (DİCOM-CD formatında) birlikte belirtilen eksik hususlar giderildikten sonra kişinin, söz konusu bu belgeler, mevcut tüm tıbbi belgeler ve CD'leri içerir adli dosyası ile birlikte" gönderilmesi istenilmekle, yazımız ile davacı gönderilmiş olup davacının 27 şubat 2023 pazartesi günü saat 08:30'da İstanbul İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nda muayenesi için hazır bulunması talep edildiğinden, davacının İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'na sevki sağlanmıştır.

Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nca düzenlenen 25/04/2023 tarihli raporda özetle; "Mevcut belgelere göre; Mehmet ve Gültan kızı, ... doğumlu, ***'in 28/02/2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: XII(33Ca……….20)A %24, E cetveline göre %19.0 (yüzde on dokuz nokta sıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, trafik kazalarında emniyet kemerinin takılı olması kafa ve yüz bölgesinde meydana gelebilecek yaralanmalara karşı riski azaltsa da kazanın oluş biçimi, kişinin konumu, travmanın şiddeti gibi birçok faktöre bağlı olarak emniyet kemeri takılı olsa dahi söz konusu bölgelerin travmaya maruz kalabileceğinin bilindiği dolayısıyla sorulduğu üzere olay anında emniyet kemeri takılı olmamasının zararın doğmasına veya artmasına olan etkisinin tıbben bilinemeyeceği" belirtilmiştir.

Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan rapor alındıktan sonra dava dosyasının mahkememizce resen seçilecek aktüer bilirkişisine tevdine, HMK'nun 273. maddesi uyarınca iddia, savunma, alınan kusur ve iş göremezlik raporu, nüfus kayıtları, SGK kaydı, sigorta poliçesi ve hasar dosyası ile mevcut delil durumu dikkate alınarak Yargıtay'ın son dönemdeki yerleşik uygulamalarına göre TRH 2010 yaşam tablosu uyarınca ve %10 arttırım %10 iskonto metoduna göre aktüer hesaplarının yapılarak varsa davacının aktüer zararlarının tespiti, sigorta poliçesinin teminat kalem ve limitlerinin ne olduğu hususlarında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.

Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 10/11/2023 tarihli raporda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; geçici göremezlik zararının bulunmadığı, sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 355.914,66-TL olduğu, söz konusu zararın davalı Güvence Hesabı tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi (sakatlık/ölüm) bakiye teminat limitini (254.535,00-TL) aştığı, davalı Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğu kanaatinde olduğu" belirtilmiştir.

Dosya kapsamına göre eldeki dava, haksız fiilden kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi gereği cismani zarardan doğan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Somut uyuşmazlıkta, 28/02/2014 tarihinde dava dışı ...'in kullandığı 38 ... plakalı aracın orta refüjdeki aydınlatma direğine çarpması nedeniyle araçta yolcu olan davacının yaralandığı olayda geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep edilmektedir. 38 ... plakalı aracın sigortası bulunmadığından dava Güvence Hesabına yöneltilmiştir.

Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;

Tarafların uyuşmazlık konuları; 28/02/2014 tarihli trafik kazasının oluşumunda kimin ne oranda kusurlu olduğu, kaza sırasında yaralanan davacının geçici iş göremezlik zararı ve sürekli iş göremezlik zararı olup olmadığı, varsa bu nedenlerle davacının davalıdan maddi tazminat talep edip edemeyeceği edebilecek ise miktarlarının ne olduğu, davalının yetki ilk itirazının, mütefarik kusur ve hatır taşıması savunmalarının haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;

Davalı sigorta şirketi vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.

6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.

Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.

Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmesine, Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.

Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa ozaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir. (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarihli, 2013/9042 Esas ve 2013/12620 Karar sayılı ilamı)

Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine, trafik kaza tespit tutanağına ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kayseri'dir ve yine davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, ... Mahallesi'nde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre: davacıların ikametgahı yetki kuralına göre ve kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalının yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.

KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;

Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Davacı tarafından ZMMS poliçesi nedeniyle davalı Güvence Hesabı'ndan maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı Güvence Hesabı'na başvurduğu anlaşılmıştır.

Davacının ıslah istemi;

Davacı vekilince 02/10/2021 tarihli dilekçe ile "toplamda 500,00 TL olan alacak talebimizin fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 254.035,00TL artırarak neticeten toplam tazminat talebimizin 254.535,00 TL'ye çıkartılmasına,davamızın bu şekliyle kabulü ile ıslah edilen alacağa kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ederim" şeklindeki beyanı ile alacak kalemini ıslah yoluyla arttırılmış ve ıslah harcı yatırılmıştır.

Geçici ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararına ilişkin değerlendirmede;

Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.

"Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan" başlığı altında düzenlenen TBK'nun 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.

Mahkememizce yeniden yapılan yargılama sırasında; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 16/12/2022 tarihli *** Karar sayılı karar sayılı ilamı gereğince İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan rapor aldırılmıştır. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nca düzenlenen 25/04/2023 tarihli raporda özetle; "Mevcut belgelere göre; Mehmet ve Gültan kızı, ... doğumlu, ***'in 28/02/2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: XII(33Ca……….20)A %24, E cetveline göre %19.0 (yüzde on dokuz nokta sıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, trafik kazalarında emniyet kemerinin takılı olması kafa ve yüz bölgesinde meydana gelebilecek yaralanmalara karşı riski azaltsa da kazanın oluş biçimi, kişinin konumu, travmanın şiddeti gibi birçok faktöre bağlı olarak emniyet kemeri takılı olsa dahi söz konusu bölgelerin travmaya maruz kalabileceğinin bilindiği dolayısıyla sorulduğu üzere olay anında emniyet kemeri takılı olmamasının zararın doğmasına veya artmasına olan etkisinin tıbben bilinemeyeceği" belirtilmiştir. Bu raporla, daha önce alınan raporlar arasındaki çelişki de giderilmiştir.

Eldeki davada, mahkememizce, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan alınmış olan 25/04/2023 tarihli "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği" kapsamında alınmış olan rapor mevzuata uygun kuruluşlardan ve maluliyet yönünden mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak alınmış, olup maluliyet raporunun usul ve yasaya aykırı olup, hüküm vermeye yeterli olmadığı yönündeki davalı tarafının itirazları yerinde görülmemiştir. Bu rapor, dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve bu rapor mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.

Kusur durumunun değerlendirmesinde;

Dosya kapsamında yer alan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 07/02/2020 tarihli raporunda; sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı otomobili ile mahal şartlarına uygun hızda seyretmediği, yola gereken dikkatini vermediği, geldiği olay yerinde sevk ve idare hatası göstererek yolun sağındaki toprak zemine çıkması, akabinde kontrolünü kaybederek orta refüje çıkarak aydınlatma direğine çarpması neticesi meydana gelen tamamen kusurlu olduğu yönündeki tespit kaza tespit raporu ve olayla uyumludur. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'ndan alınan bu rapor, trafik kaza tespit tutanağı, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyası, davalı nezdindeki hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.

Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.

Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)

Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.

Trafik kazası tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı belirtilmiş ise de, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 25/04/2023 tarihli raporunda "... trafik kazalarında emniyet kemerinin takılı olması kafa ve yüz bölgesinde meydana gelebilecek yaralanmalara karşı riski azaltsa da kazanın oluş biçimi, kişinin konumu, travmanın şiddeti gibi birçok faktöre bağlı olarak emniyet kemeri takılı olsa dahi söz konusu bölgelerin travmaya maruz kalabileceğinin bilindiği dolayısıyla sorulduğu üzere olay anında emniyet kemeri takılı olmamasının zararın doğmasına veya artmasına olan etkisinin tıbben bilinemeyeceği" belirtilmiştir. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında bulunan 01/04/2014 tarihli tutanakta davacının ayaklarının araç içine sıkışmış vaziyette olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu kaza sırasında davacının, ayak ve bacak bölgelerinden yaralanmış olduğu dosya içindeki tıbbi evrak ve raporlardan anlaşılmaktadır. Buna göre kasa sırasında davacının araçta sıkışarak yaralandığı, emniyet kemeri takılı olsa dahi davacığının bacağının sıkışarak yaralanmasına engel olmayacağı, bu nedenle davacının meydana gelen kazada müterafik kusuru bulunduğunun kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, davalı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki savunmalarına itibar edilemeyeceği değerlendirilmiştir (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı emsal karar sayılı ilamı). Eldeki uyuşmazlıkta mahkememizce davacının mütefarik kusuruna ilişkin kanaat oluşturmaya yeterli neden bulunmadığından mütefarik kusur indirimi yapılmaması gerektiği görüşü oluşmuştur.

Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;

Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, ... Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "genel şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. H.D.'nin *** Karar sayılı emsal ilamı).

Mahkememizce görevlendirilen aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 10/11/2023 tarihli raporda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; geçici göremezlik zararının bulunmadığı, sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 355.914,66-TL olduğu, söz konusu zararın davalı Güvence Hesabı tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi (sakatlık/ölüm) bakiye teminat limitini (254.535,00-TL) aştığı, davalı Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğu kanaatinde olduğu" belirtilmiştir. Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen bu raporda, zararın belirlenmesi bakımından TRH yaşam tablosu ve %10 arttırma %10 iskonto uygulanmak sureti ile hesaplama yapıldığı görülmekle davalı vekilinin yaşam tablosu ve teknik faize ilişkin aksi yöndeki itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.

Davalının sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur"; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir. 2918 sayılı KTK madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişinin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Açıklanan madde hükümlerinde işleten ve zorunlu trafik sigorta şirketinin sorumluluğu düzenlenmiş olup, sürücü ise olayda haksız fiil sorumlusu konumundadır.

Yine müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar BK'nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun bazı hukuki sonuçları vardır. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (BK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (BK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(BK163/1).

Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9/b maddesi uyarınca, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar Güvence Hesabından talep edilebilir.

6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararlarının da bu kapsamda olmasına, sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince, sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, davacı geçici iş göremezlik tazminatını, davalı sürücü, işleten ve Güvence Hesabı'ndan talep edebilecektir.

Hatır taşımasına ilişkin değerlendirmede;

Davalı vekili yasal süresinde verdiği cevap dilekçesinde hatır taşıması def'inde bulunmuştur. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nun 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve ödenceden indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir.

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasındaki beyanlar tetkik edildiğinde davacı ile sürücünün arkadaş olduğu anlaşılmış, eldeki davada hatır taşıması indiriminin yapılması gerektiği değerlendirilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 10/11/2023 tarihli raporda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; geçici göremezlik zararının bulunmadığı, sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 355.914,66-TL olduğu" hesaplanmıştır. Mahkememizce aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan 355.914,66-TL maluliyet (sürekli iş göremezlik) zararından taktiren %20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığında kalan zarar miktarının 297.753,45-TL olduğu, yine aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davalının güncellenen ödemesinin 16.277,16-TL olduğu, bu rakamın hatır indirimi sonucu bulunan 297.753,45-TL'dan mahsup edildiğinde davacının bakiye maluliyet zararının 355.914,66-TL olduğu, bu rakamın davalının sınırlı sorumlu olduğu ZMMS poliçesinin bakiye teminat limiti olan 254.535,00-TL'nı aştığı, bu dedenle de davalının bakiye teminat limiti ile sorumluluğuna hükmedilmesi gerektiği görülmektedir.

Davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik zarar istemine ilişkin değerlendirmede;

Trafik kazası sonucu beden gücü eksilen çocuk günlük yaşamını sürdürürken, okula giderken, geleceğini hazırlarken "yaşıtlarına oranla" sakatlığı nedeniyle daha fazla güç (efor) harcayacaktır. Hele sakatlık oranı fazla ise, bu durum, ailesine parasal bir yük de getirebilecek, sakat çocuğa bakıp gözetmekle yükümlü olan kişilen daha fazla zaman ve emek harcamak durumunda kalacaklardır. Bütün bunlar, 18 yaşından önce sakat kalan çocuklar için (18 yaş değil, olay tarihi başlangıç alınarak) güç kaybı tazminatı hesaplanması ve ödenmesi için yeterli nedenler ve hakkaniyet gereği olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarih ve *** Karar sayılı ilamında 6 yaşında sakat kalan çocuğun net asgari ücret üzerinden hesaplanacak efor kaybının olduğuna karar vermiştir. Bu nedenle kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup, geliri olduğu ispatlanamayan çocuklar için kaza tarihinden itibaren tazminat hesaplanması gerekmektedir.

Somut olayda, davacı olay tarihinde 16 yaşında olup, 18 yaşından küçük olduğundan, davacının gelir getiren bir işte çalışmadığı, dolayısıyla bu müddet boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı açıktır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı emsal ilamı). Mahkememizce bu husus gözetilerek düzenlenen aktüer bilirkişi raporundaki davacının sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren hesaplanması yerinde görülmüştür. Aksi yöndeki davacı iddialarına itibar edilmemiştir.

Az yukarıda açıklandığı üzere; mahkememizce görevlendirilen aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 10/11/2023 tarihli raporda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; geçici göremezlik zararının bulunmadığı, sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 355.914,66-TL olduğu" hesaplanmıştır. Mahkememizce aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan 355.914,66-TL maluliyet (sürekli iş göremezlik) zararından taktiren %20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığında kalan zarar miktarının 297.753,45-TL olduğu, yine aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davalının güncellenen ödemesinin 16.277,16-TL olduğu, bu rakamın hatır indirimi sonucu bulunan 297.753,45-TL'dan mahsup edildiğinde davacının bakiye maluliyet zararının 355.914,66-TL olduğu, bu rakamın davalının sınırlı sorumlu olduğu ZMMS poliçesinin bakiye teminat limiti olan 254.535,00-TL'nı aştığı, bu dedenle de davalının bakiye teminat limiti ile sorumluluğuna hükmedilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;

Yukarıda izah edilen hususlar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; sürücü ...'in sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracı ile 28/02/2014 tarihinde seyir halindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjde aydınlatma direğine çarpması neticesinde yaralamalı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen bu kazada araç içinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, sürücü ...'in trafik kazasının oluşumunda tam kusurlu olduğu, bu kaza nedeniyle davacının 9 ay süreyle mutat iş ve gücünden kaldığı tıbbi şifa süresinin 9 ay olduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden %19 oranında kaybettiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen aktüer bilirkişi raporuna göre davacının dava konusu kaza sonrasında; davacı olay tarihinde 16 yaşında olup, 18 yaşından küçük olduğundan, davacının gelir getiren bir işte çalışmadığından, dolayısıyla bu müddet boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 355.914,66-TL olduğu, hatır taşıması nedeniyle bu rakam üzerinden mahkememizce taktiren %20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığında kalan zarar miktarının 297.753,45-TL olduğu, bu tutardan davalı Güvence Hesabı tarafından davacıya daha önce yapılan 13.465,00-TL ödemenin güncellenmiş değeri olan 16.277,16-TL'nın mahsubundan sonra davacının bakiye sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 355.914,66-TL olduğu, ancak söz konusu zararın davalı Güvence Hesabı tarafından temin edilen zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi (sakatlık/ölüm) bakiye teminat limitini (254.535,00-TL) aştığı, davalı Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun bakiye teminat limiti olan 254.535,00-TL ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır.

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 16/12/2022 tarihli***Karar sayılı karar sayılı ilamında değinildiği üzere usuli kazanılmış haklar gözetildiğinde temerrüt tarihi olarak 15/03/2019 olarak kabul edilmesi gerekmiştir.

İzah edilen nedenler ve dosya kapsamına göre; davacının sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatına ilişkin davasının kabulü ile 254.535,00-TL sürekli iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 15/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının haksız fiil sorumluluğu bulunmadığından kaza tarihi itibarı ile temerrütünden söz edilemeyeceğinden dolayı hükmedilen maddi tazminata trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine yönelik davacı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Dosya arasına alınan nüfus kayıtlarına göre davacı ... doğumlu olup, trafik kaza tarihi itibarı ile 16 yaşındadır. Davacının gelir getirici bir işte çalıştığı iddia ve ispat olunmamıştır. Buna ilişkin dosyada delil bulunmamaktadır. Davacının kaza tarihinde 16 yaşında olması ve kazancının olmaması sebebiyle Yargıtay yerleşik uygulamaları gereğince geçici iş göremezlik tazminatı alacağının olmayacağı ancak kaza sonrasında beden gücü eksilen çocuk günlük yaşamını sürdürürken, okula giderken, geleceğini hazırlarken "yaşıtlarına oranla" sakatlığı nedeniyle daha fazla güç (efor) harcayacağından, bu güç kaybının karşılığı olarak kazaya sebebiyet verenlerden güç kaybı tazminatı talep edebilecek olup, eldeki davada, dava dilekçesinin 1. bendinde davacı tarafın trafik kazası neticesinde davacıda oluşan geçici ve sürekli iş göremezlik kaybının karşılığı olmak üzere tazminat talebinde bulunulmuş olduğu, 6098 sayılı TBK'nun 54. maddesinde sayılı maddi tazminat kalemlerinden efor kaybı, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardan kaynaklı tazminat talebinde bulunulmadığının açık ve net olduğu anlaşılmakla davacının geçici iş göremezlik zararına yönelik maddi tazminat isteminin, bir başka deyimle fazlaya ilişkin maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;

Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,

  1. Davacının sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatına ilişkin davasının KABULÜ ile 254.535,00. TL sürekli iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 15/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  2. Hükmedilen maddi tazminata trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine yönelik davacı talebinin reddine,

  3. Davacının fazlaya ilişkin (geçici iş göremezlik zararına yönelik) maddi tazminat davasının REDDİNE,

  4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 17.387,28. TL nispi karar ve ilam harcından dava açılırken peşin harç olarak alınan 44,40. TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 870,00. TL'nın mahsubu ile bakiye 16.472,88. TL karar ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  5. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) kabul ve red oranına göre 1.319,55. TL'nın davalıdan ve 0,45. TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  6. Davacı tarafından yatırılan 44,40. TL başvurma harcı, 44,40. TL peşin harç, 870,00. TL ıslah harcı olmak üzere toplam 958,80. TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  7. Davacı tarafça bozma öncesinde yapılan 35,40. TL müzekkere gideri, 166,10. TL tebligat gideri, 410,90. TL Adli Tıp Kurumu'na dosya gönderme ve fatura bedeli, 699,80. TL talimat ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.312,20. TL ve bozma sonrasında yapılan 67,00. TL e. tebligat, 161,05. TL posta masrafı, 42,00. TL, 2.328,00. TL ATK masrafı, 1.500,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.031,05. TL olmak üzere genel toplamda 5.343,25. TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre 5.343,22. TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  8. Davalı tarafından yapılan 50,00. TL tebligat giderinden oluşan yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre 0,05. TL'nın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 40.180,25-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

12-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın ret olunan edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 250,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

13-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra temyiz incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,

Dair, davacı vekilinin yüzüne davalının yokluğunda karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/10/2021

Katip ***

E-imzalıdır

Hakim ***

E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(CismanidelillerinticaretTazminatZarargerekçeSebebiyledicomcdAçılanhükümvekilideğerlendirilmesicevapreddineTazminat)delillerkısmenasliyemahkemesikayserikabulüne

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim