Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1304 E. 2023/1098 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1304
2023/1098
7 Aralık 2023
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
**ESAS NO : *****
**KARAR NO : *****
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : İtirazın İptali
**DAVA TARİHİ : *****
**KARAR TARİHİ : *****
GEREKÇELİ KARARIN
**YAZILDIĞI TARİH : *****
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili adına Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, borçlu tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının davalıya 547 m² ve 535 m² kutu profil karkas uygulaması yapıldıktan sonra bu işlere yönelik olarak 27.11.2019 tarihli 29,671,10 TL bedelli ve 30.11.2019 tarihli 30.336,62 TL bedelli faturalar düzenlendiğini, borçlu tarafından türlü ihtarlara rağmen faturalara yönelik herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının yapılan takibe de itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile, davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icar inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının davalı lehine herhangi bir iş yapmadığını ve davalının davacıya borcu olmadığını, davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile 30.11.2019 tarihli 30.336,62 TL bedelli faturadan kaynaklı takip başlattığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini, davacının daha sonra Kayseri Genel tcra Müdürlüğünün derdest davaya konu ... E sayılı dosyası ile takip başlattığını, bu takipte hem 30.11.2010 tarihli 30.336,62 TL bedelli hem de *** tarihli 29.671,10 TL bedelli iki faturadan kaynaklı mükerrer takip başlattığını, davalının bu haksız takibe itiraz ettiğini, davacının hakkı olmayan bir bedeli talep ettiğini, davalının 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığına ait Terminal Binası Sundurma Onarımı Yapım İşi için 01.07.2019 tarihinde anlaşma yaptığını, devamında davacı ile sözleşmeye konu işin yapımı için görüştüğünü, davacı tarafından istenen işin yapılmadığını ve davalının bu iş için başka firma ile anlaşma yaptığını, davacının edimini yerine getirmediğini, kendi edimini yerine getirmeyen davacının davalıdan edimini yerine getirmesini beklemesinin mümkün olmayacağını, davacının takibe koyduğu faturaların davalı ile bağlantısı olmadığını, davalının bahse konu işe 05.07.2019 tarihinde başladığını, 28.08.2019 tarihinde süre uzatımı talep edildiğini 12.09.2019 tarihinde davalıya 30 gün ek süre verildiğini, yapılan işe ilişkin fotoğrafların dilekçe ekinde sunulduğunu, davalının işi yapmadığını, 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığının personel giriş listesinden bunun anlaşılacağını, bu listede yapılan işin 30.09.2019 tarihinde tamamlanmış olarak görüleceğini, davacının haksız bir alacak için takip başlattığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, takibe konu faturaların davalının defterinde işli olmadığını, zuhulen işlenmiş olsa dahi davacının faturalara konu işi yapmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu ve davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine%20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair *** tarihli celsede karar verilmiş, bilirkişi Prof. Dr. ...'ın mahkememize sunmuş olduğu tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının takip ve dava konusu yaptığı 27.11.2019 tarihli 29.671,10 TL bedelli fatura ile 30.11.2019 tarihli 30.336,62 TL bedelli faturaların hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacının ticari defterlerinde davalıdan herhangi bir tahsilat gözükmediğini, davalının da takip konusu faturalara karşılık yaptığı bir ödeme iddiası bulunmadığını, tarafların birbirini teyit eden ticari defter kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip konusu faturalar toplamı olan 60.007,72 TL tutarında alacağı hesaplandığını mahkememize bildirmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı dava dilekçesi ile davalıya 30/11/2019 tarihli 30.336,62 TL miktarlı ve 27/11/2019 tarihli 29.671,10 fatura düzenlediklerini, alacaklı olduğunu, ödeme yapılmadığını ve davalı hakkında takip yaptığını belirterek Kayseri genel icra dairesinin ... esas sayılı dosyasında itirazın iptali dilemiştir.
Davaya konu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine toplam 60.007,72 TL üzerinden 24.02.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının 27.11.2019 tarihli 29.671,10 TL bedelli fatura ile 30.11.2019 tarihli 30.336,62 TL bedelli faturadan kaynaklı olduğu ödeme emrinin itiraz üzerine takibin durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Davacı tarafça işbu davaya konu dayanak icra dosyasında yer alan 30.336,62 TL miktarlı fatura ile ilgili Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün 2022/1266 esas sayılı takip öncesi Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takip yaptığı takibin itiraz üzerine durduğu ve dosyanın açık olduğu ve bahse konu faturadan dolayı mükerrer takip yapıldığı görülmüştür. İ.İ.K.'nun 68/1 maddesi gereğince mükerrer ilamsız takip yapılamaz. Usulüne uygun yapılmış bir takip bulunması itirazın iptali davasının görülmesi için dava şartıdır. Dava konusu takip mükerrer ilamsız takip olduğu için usulüne uygun bir takip olmadığından itirazın iptali davası için dava şartı gerçekleşmemiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi *** K. Sayılı ilamı) Anılan fatura yönünden mahkememizce dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davacının davasın konu 29.671,10 TL'lik faturanın incelenmesinde;
Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura,"Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir.
TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”. TTK 21/2 maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".
27.06.2003 tarihli *** K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir.
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Akdî ilişkinin ticari defterler üzerinden kanıtlanması halinde alacaklı olduğunu iddia eden kişinin delil olarak ya her iki tarafın defter ve kayıtlarına dayanması ya da münhasıran davalı defter ve kayıtlarına dayanması gerekir.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Somut olayda ispat, davaya konu mal/hizmetin teslim edilip edilmediği ve teslim edildi ise bedelin ödenip ödenmediği noktasındadır. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. (TMK m. 6) İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. (HMK m.190)
Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Tarafların ticari defterleinin incelenmesi sonucu sunulan raporun incelenmesinde dava konusu olan faturanın taraf defterlerinde yer aldığı ve ödemenin bulunmadığı görülmüştür. Davalı defterleri kendi aleyhinde delil teşkil ettiğinden davalının tanık deliline dayanmış ve tanık dinletmesi talebi sonuca etkili olmadığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir. Somut olayda davalı defterlerinde dava konusu olan 29.671,10 TL miktarlı faturadaki mal ve hizmetin davalıya teslim edildiğinin ispatlandığı, davalının bedel ödemesini ispatlaması gerektiği ve dosya kapsamında bedel ödediğine dair herhangi bir delil sunmadığı anlaşılmakla davacının ilgili faturadan dolayı alacaklı olduğu ve itirazın iptali gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış olması dikkate alınarak yemin delili hatırlatılmış ancak davalı yemin deliline başvurmamıştır.
-İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede;
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih *** Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı davalı ticari defterlerinde yapılan inceleme ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Davalı bu miktar borçlu olduğunu kendi ticari defterleri ile dahi bilebilecek durumda iken takibe itiraz etmiş olduğundan hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
-Kötüniyet tazminatına ait değerlendirmede;
İcra İflas Kanunun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin *** K. Sayılı ilamı)
Öğretide ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğu kabul edilmektedir.
Anılan yasa hükmünde düzenlenen ve ‘kötü niyet tazminatı’ olarak adlandırılan tazminat, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir.
Hemen belirtilmelidir ki, alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, İİK’nın 67. maddesi anlamında ‘haksız’ ise de, ‘kötü niyetli’ olarak kabul edilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.06.1980 tarihli ve *** K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Başka bir ifadeyle; İİK’nın 67/2. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davalı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı(borçlu)’nun üzerindedir.
Açıklanan gerekçeler ışığında, mükerrer takip yapılan fatura yönünden ilgili mükerrer takibin itiraz üzerine durduğu, davacının mükerrer takip yapmasının başlı başına kötü niyetli olduğunu göstermediği, davacının sadece alacağına kavuşmak amacıyla takip yaptığı ve davalı tarafça kötü niyetin ispatlanamaması sebebi ile davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
Davacının davasının kısmen kabulü ile;
-
Davacının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında 30.336,62 TL miktarlı faturadan kaynaklı itirazın iptali isteminin mükerrer takip nedeniyle usulden reddine,
-
Davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında itirazının kısmen iptali ile takip tarihi itibariyle 29.671,10 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari avans faizi uygulanmasına,
-
Haksız itiraz sebebiyle 29.671,10 TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 2.026,83 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 724,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.302,08 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 771,26 TL'sinin davalıdan bakiye 788,74 TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
-
Davacı tarafından peşin yatırılan 724,75 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 805,45 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 2.080,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 1.028,35 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, artan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri tespit edilemediğinden bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
10-AAÜT'ye göre hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
11-AAÜT'ye göre hesap edilen 4.853,85 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, (AAÜT 7/2 hükmü uyarınca)
12-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
13-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/12/2023
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı
5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03