Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1321 E. 2023/1090 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2016/1321
2023/1090
6 Aralık 2023
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
**ESAS NO : *****
**KARAR NO : *****
**HAKİM : *****
**KATİP : *****
**DAVACI : 1- *****
2. ***
3. ***
4. ***
VEKİLİ : Av. ***
**DAVALI : 1- *****
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
Av. ANKARA
**DAVALI : 2- *****
3. ***
VEKİLİ : Av. ***
DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
**DAVA TARİHİ : *****
Birleşen Dosya Bilgileri : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ***
**DAVACI : *****
VEKİLİ : Av.
**DAVALI : 1- *****
2. ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
Av. ANKARA
3. *** [
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
**DAVA TARİHİ : *****
**KARAR TARİHİ : *****
**KARAR YAZIM TARİHİ : *****
Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ***'ın eşi, Hamdi, Aysu ve Alper'in de babaları olan müteveffa ...'ın 17/03/2016 tarihinde yaya geçidinden yolun karşısına geçiş esnasında davalı ... İnş. ... A.Ş'ye ait diğer davalı ...'ın idaresindeki, diğer davalı ... A.Ş tarafından sigortalanmış olan 38 ... plakalı aracın hızla gelerek çarpması neticesinde ...'ın yaralandığını ve kaldırıldığı hastane yolunda vefat ettiğini, kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı ...'ın aracı kullanırken ve yaya geçidine yaklaşırken aracının hızını azaltmaması, geçidi kullanmakta olan yayalara ilk geçiş hakkı vermemesi kurallarını ihlal etmesi nedeni ile kazanın gerçekleştiğinin tespit edildiğini, Kayseri 16. ASCM'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan ceza davasında alınan 02/05/2016 tarihli bilirkişi raporunda da kazanın oluşumunda davalı sürücünün ağır kusurlu olduğunun tespit edildiğini, eş ve babalarını bu trafik kazasında kaybeden müvekkillerinin hem derin bir ıstırap içine girdiklerini ve aynı zamanda müteveffanın maddi desteğinden yoksun kaldıklarını, müvekkili ... ile %65 özürlü olan ...'ın herhangi bir işte çalışmadığını, geçimlerini müteveffanın sağladığını, ...'ın vefatının müvekkillerini mağdur ve muhtaç duruma düşürdüğünü, müvekkilinin gerçekte 1956 doğumlu olduğunu ancak köyde doğmuş olan 1952 doğumlu ağabeyinin küçük yaşta vefat etmesinin ardından hemen doğan ...'ın Nüfus Müdürlüğüne kadar gidip gelme zahmetinden kurtulmak düşüncesi ile müteveffanın doğumunun nüfusa bildirilmediğini ve 1952 doğumlu gibi resmiyette işlem gördüğünü, gerçekte müvekkilinin 60 yaşında vefat ettiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik her bir davacı için 50,00-TL maddi tazminat ile yine her bir davacı için 50.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 200.200,00-TL tazminata kaza tarihi olan 17/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müteveffa murisin yaşının düzeltilmesi için dava açmak için yetki ve süre verilmesine, yargılama giderlerinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalılar ... ve ... İnşaat ... A.Ş. vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazanın meydana geldiğinde normal bir hızda seyrettiğini, kazadan sonra anlaşıldığı üzere davacıların murisinin intihar etme iradesi ile birden bire yola koşup oradan tesadüfen geçen müvekkilinin seyir halendeki aracının şoför mahalli kısmına kendini atarak intihar ettiğini, bu nedenle iddia edildiği gibi aracın yaya ya çarpması şeklinde meydana gelmiş bir trafik kazası olmadığını, bir intihar vakası olduğunu, müteveffanın uzun süredir depresyon hastası olduğu ve muhtelif sayıda ağır etkili psikiyatri ilaçları kullandığı, olayın Kayseri'deki yerel medyaya da intihar vakası olarak yansıdığını, dava konusu taleplerin olayla hiçbir ilgisi bulunmayan müvekkillerine yöneltilmesinin yersiz olduğunu davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddinin gerektiğini, Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açılan kamu davasında müteveffa ...'ın cebinden "ölümüme sebep olan bu ilaç - muhittin" notunun olduğu diğer bir not kağıdının üzerinde ise " kendimi ben yaktım, ailem ve çocuklarımın hiçbir suçu yoktur psikoloji hastasıyım, sayın savcılar bunları cezalandırmayın" şeklinde notlar bulunduğunu, bu notların meydana gelen olayın kaza değil intihar vakası olduğunun kesin delili olduğunu, müteveffanın kullandığı rivotri-2 mg ilacı intihar girişiminde bulunan ve depresyon geçiren hastalar tarafından kullanıldığını müteveffanın cebinden çıkan el yazılarının kendi el ürünü olduğunun 25/03/2016 tarihli raporu ile tespit edildiğini, müvekkilinin ceza davasından beraat etme ihtimalinin yüksek olduğunu be nedenle ceza yargılamasının sonucunun beklenmesini, ayrıca Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında alınan raporda müteveffanın meydana gelen olayın oluşumunda ağır kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müteveffanın 10 yıl önce SSK'dan emekliliğe hak kazandığını ve emekli maaşının hali hazırda eşi ...'a kaldığını, bu nedenle davacıların mağduriyetinin söz konusu olmayacağını, olaydan sonra müvekkilinin davacıların ikametine giderek taziyede bulunduğunu, bu sırada bir kısım davacılar ve yakınlarının müteveffanın psikiyatri ilaçları kullanması nedeni ile depresyon içerisinde olduğundan bu olayın gerçekleştiğini ifade ettiklerini, olay nedeni ile müvekkillerine karşı davacı ve şikayetçi olmayacaklarını gösteren bir tavır sergilediklerini, davacıların haksız ve hukuksuz davasının reddine, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. (eski ünvanı : ... A.Ş.) vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava açmadan önce müvekkili sigorta şirketine başvuru şartını yerine getirmemesi nedeni ile davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu ve bedeni zararlarda kişi başına azami 310.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatına dahil olmadığını bu yöndeki taleplerin müvekkili yönünden reddinin gerektiğini, ...'ın intihar etmiş olabileceğinden ceza dosyasının celbi ile kusur durumunun tekrar incelenmesi gerektiğini, müteveffanın cebinden çıkan ve kendi el ürünü olduğu bilirkişi raporu ile sabit olan iki adet intihar notunun vakanın intihar olabileceğini desteklediğini, meydana gelen kazada müteveffanın asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, ceza dosyasının hazırlık aşamasında alınan kusur raporlarını kabul etmediklerini adli tıp kurumundan kusur raporu alınmasın taleplerinin bulunduğunu, davacıların, müteveffanın öldüğünde 60 yaşında olduğuna dair iddiaların mesnetsiz olduğunu, davacı - çocukların desteklikten çıktığını, çocuklar bakımından tazminat hesaplaması yapılmaması gerektiğini, davacı tarafın ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, neticeten müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... karar sayılı dosyasında davacı taraf dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'ın eşi olan müteveffa ...'ın 17/03/2016 tarihinde davalılardan ... inşaat ... A.Ş'ye ait ve diğer davalı ...'ın idaresindeki 38 ... plakalı aracın çarpması neticesinde yaralandığını ve hastane yolunda vefat ettiğini, bu kaza nedeni ile müvekkili Alime'nin ve çocuklarının davalılar aleyhine açtığı Kayseri 1. ATM'nin ... esas sayılı dava dosyasının halen derdest olduğunu, dava dosyasında tanıkların dinlendiğini, kusur ve hesap raporları alındığını, maddi tazminat yönünden ıslah dilekçesi verdiğinden ikinci bir ıslah dilekçesi vermelerinin mümkün olmadığından eldeki davayı açmak zorunda kaldıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile iş bu davanın tarafları ve konusu aynı olan Kayseri 1. ATM'nin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, müvekkili ... için 41.137,08-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... karar sayılı dosyasında davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: Birleşen davanın derdestlik nedeni ile reddinin gerektiğini, davacının dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmamış olması nedeni ile davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın dava açmadan önce müvekkili şirkete herhangi bir başvurusunun bulunmadığını, dolayısıyla dava şartının gerçekleşmediğini, müvekkili şirket tarafından sigortalı araca atfedilen kusur oranının kabul edilemeyeceğini, müteveffanın söz konusu kazaya intihar etmek amacı ile sebep olduğunu, bu hususun tanık ifadeleri ve müteveffanın kaza yerinde cebinde bulunan not ile sabit olduğunu, ayrıca müteveffanın psikolojik tedavi gördüğünü, öncelikle davanın derdestlik, zorunlu arabuluculuk dava şartı ve sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmemesi nedeni ile usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... karar sayılı dosyasında davalılar ... ve ... İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının bu davayı açmadan önce Kayseri 1. ATM'nin ... esas sayılı dosyası ile dava açtığını ve mahkemece görevsizlik kararı verildiğini, bahsi geçen dosya sonuçlanmadan davacı tarafça iş bu davanın açıldığını, derdestlik nedeni ile davanın usulden reddinin gerektiğini, ayrıca davacı tarafça sigorta şirketine başvuru yapılmadığını, müteveffanın söz konusu kazaya intihar etmek amacı ile sebebiyet verdiğini, cebinde intihar notu olduğunu ve psikolojik rahatsızlığı bulunduğunu, haksız ek davanın öncelikle usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava, meydana gelen trafik kazasında davacıların murisinin vefatı nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Trafik kaza tespit tutanağı, Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı'nın cevabi yazısı, hastane kayıtları, müteveffanın SGK kayıtları, sigorta şirketinin cevabi yazısı, ticaret sicili müdürlüğü kayıtları, Basın İlan Kurumu Kayseri Şube Müdürlüğü'nün cevabi yazısı, Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/338 esas sayılı dosyasının uyap kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, gerekli bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Davalı ... (...) vekili cevap dilekçesinde taraflarına yazılı başvuru yapılmadan davanın açıldığı savunmasında bulunmuştur.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda davacı tarafın davalı sigorta şirketine yazılı olarak başvurmadan eldeki davayı açtıkları, ancak trafik kazasının 17/03/2016 tarihinde yani 2918 sayılı kanunun 97. maddesinde 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile yapılan değişiklikten (14/04/2016 tarihinden) önce meydana gelmiş olması nedeniyle, davacıların dava açılmadan önce sigortaya başvuru zorunluluğu bulunmadığından davalı sigorta şirketi vekilinin itirazının dikkate alınmayacağı kanaatine varılımştır. Sigortaya başvurma sigortanın temerrüte uğramasını sağlama yönünden etkilidir.(Kayseri BAM 3. HD 2022/69 Esas, 2022/1858 Karar)
Kusur ön sorun değerlendirmesinde;
Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 22/11/2019 tarihli raporda; davalı sürücü ...'ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...’ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu yönünde rapor ibraz etmişlerdir.
09/11/2020 havale tarihli bilirkişi kusur raporunda; davaya konu trafik kazasında 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a kural ihlali ile 74. maddesindeki kural ihlali ile tam kusurlu olduğu, yaya ...'ın ise 2918 sayılı KTK'nın 68/b-3 kural ihlali ile "kusurlu"olduğu, belirtilen kusur şartlarında 38 ... plakalı araç sürücüsü ...'ın anılan kusur ihlallerinin etki derecesi dikkate alındığında kusur oranının %75, yaya ...'ın kural ihlalinin etki derecesi dikkate alındığında kusur oranının %25 olması gerektiği görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Kayseri 14. ASCM'nın 2017/338 esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 16/02/2018 tarihli kusur raporunda; sürücü ...’ın asli kusurlu olduğu, yaya ...’ın tali kusurlu olduğu kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Kayseri 14. ASCM'nın 2017/338 esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 14/01/2019 tarihli kusur raporunda; sürücü ...’ın asli derecede kusurlu olduğu, yaya ...’ın tali derecede kusurlu olduğu kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/338 esas 2019/90 karar sayılı dosyasında;tck 85/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, sanığın taksire dayalı kusur durumu gözönüne alınarak takdiren ve teşdiden 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, yapılan indirimler ve lehe hükümlerin uygulanmasıyla neticeten davalı ...'a 18.200,00-TL adli para cezası verilmesine karar verilmiştir. Kararın istinafa götürülmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi'nin 2020/1049 Esas, 2021/2503 Karar sayılı kararı ile bilirkişi raporlarının oluşa uygun olmadığı, tedbir alma, fren ve manevra imkanını oldukça sınırlandıracak şekilde kaplamaya giren yayanın ölümünde, yaya geçidine yaklaşırken hızını yeterince azaltmayarak kazaya sebebiyet veren sanığın tali kusurlu kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılarak ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış ve davalı tali kusurlu kabul edilerek alt sınırdan cezalandırılmasına kesin olarak karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi'nin bu kararı sonrası mahkememizin 06/07/2022 tarihli celsesinin (1) nolu ara kararı ile meydana gelen kazada müteveffa ...'ın % 85 oranında, davalı ...'ın ise %15 oranında kusurlu olduğu yönünde tespitte bulunulmuştur.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. Emsal nitelikteki Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin C.Başsavcılığının 2023/76703 Soruşturma Karar Sayılı ilamında da açıklandığı üzere kazanın oluş şekline ilişkin teknik veriler belirlendikten sonra HMK'nın 266. maddesi uyarınca hakim, bilirkişilerce tespit edilen kusur oranları ile bağlı olmayıp kusura ilişkin teknik verileri kendisi değerlendirerek kusur oranlarını kendisi belirlemelidir.
Davalı taraf gerçekleşen hadisenin iddia olunduğu gibi hayatın olağan akışı içerisinde aracın yayaya çarpması şeklinde meydana gelen bir trafik kazası olmadığını, müteveffanın kendi iradesi ile trafikte seyir halinde olan davalının aracının önüne kendisini atması şeklinde meydana gelmiş bir intihar vakası olduğunu, bu nedenle davalıya kusur atfedilemeyeceğini savunmuştur. Ancak ne ceza mahkemesinde, ne de mahkememiz huzurunda dinlenen tanıkların olayın intihar vakası olduğu yönünde bir beyanda bulunmadıkları, yalnızca davalı tanığı ...'ın ceza yargılamasında "tramvayın geçiş yolunun olduğu yere yaklaştığımızda gidiş yönüne göre solda ortadaki yayaların karşıya geçmesi için refüjün kesik olan bölümünden tam sanığın aracı ölen yayaya yaklaştığı anda aniden hızlı bir şekilde sanığın aracının önüne atladı. Sanığın durma imkanı veya fren yapma imkanı olmadı" şeklinde beyanının bulunduğu, ancak mahkememiz huzurunda verdiği ifadesinde olayın intihar olup olmadığı konusunda kanaat sahibi olmadığını, ölen kişinin üzerinde bir not bulunduğunu hatırladığını beyan ettiği, bunun dışında dinlenen diğer tüm tanıkların müteveffanın intihara meyili ya da girişimi olmadığı yönünde beyanda bulundukları, müteveffanın üzerinden çıkan notların olayın intihar olduğu ispata yeterli olmadığı, sonuç olarak yapılan yargılama sonucunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi'nin kesin kararı ile de olayın intihar vakası olmadığının ortaya konulduğu, maddi hukuka ilişkin bu tespit ile mahkememizin de bağlı olduğu anlaşılmış ve davalı tarafın bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir.
Kusur oranları yönünden ise her ne kadar mahkememizce ve ceza mahkemesince aldırılan kusur raporlarında davalının %75, müteveffanın %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmış ise de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi'nin *** Karar sayılı kararı ile bilirkişi raporlarının oluşa uygun olmadığı, tedbir alma, fren ve manevra imkanını oldukça sınırlandıracak şekilde kaplamaya giren yayanın ölümünde, yaya geçidine yaklaşırken hızını yeterince azaltmayarak kazaya sebebiyet veren sanığın tali kusurlu kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılarak ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış ve davalı tali kusurlu kabul edilerek alt sınırdan cezalandırılmasına kesin olarak karar verildiği görülmekle kusur oranlarının buna göre yeniden tayini gerekmiş ve 06/07/2022 tarihli celsenin (1) nolu ara kararı ile tespit edilen %15 davalı ve %85 müteveffanın kusurlu olduğu yönündeki tespitin tüm olay örgüsü ve içeriği ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak bu oranlar hükme esas alınmıştır.
Maddi Tazminat talebinin değerlendirilmesinde;
17/05/2022 tarihli aktüer bilirkişi kök raporunda; davacı eş ...'ın destek zararının 228.830,85-TL olarak hesaplandığı, %25 kusur indirimi halinde 216.623,13-TL olduğu, %75 kusur indirimi halinde 72.207,71-TL olduğu, davacı talebinin 50,00-TL olduğu, yetişkin olan davacı çocuklar Alper, Hamdi ve Aysu yönünden de destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş ise de; "destekten yoksun kalan hak sahipleri ve destek süresi" başlıklı 4. maddede detaylı olarak arz edildiği üzere davacı çocukların destekten yoksun kalan hak sahibi olmadıkları kanaati ile çocuklar yönünden destek zararı hesabı yapılmadığı, her bir davacının talebinin ayrı ayrı 50,00-TL olduğu, 17/03/2016 kaza tarihinde ölüm halinde kişi başına ZMMS poliçe teminat limitinin 310.000,00-TL olduğu, davacı eş yönünden hesaplanan destek zararının poliçe limiti dahilinde kaldığı, manevi zararların ZMMS teminatı kapsamı dışında olduğu kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Mahkememizce 06/07/2022 tarihli celsede belirlenen kusur oranları üzerinden yeniden aldırılan 12/09/2022 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda; davacı eş ...'ın destek zararının 351.926,525-TL olarak hesaplandığı, %85 kusur indirimi halinde 52.788,97-TL olduğu, yetişkin olan davacı çocuklar Alper, Hamdi ve Aysu yönünden de destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş ise de; "destekten yoksun kalan hak sahipleri ve destek süresi" başlıklı 4. maddede detaylı olarak arz edildiği üzere davacı çocukların destekten yoksun kalan hak sahibi olmadıkları kanaati ile çocuklar yönünden destek zararı hesabı yapılmadığı, her bir davacının talebinin ayrı ayrı 50,00-TL olduğu, 17/03/2016 kaza tarihinde ölüm halinde kişi başına ZMMS poliçe teminat limitinin 310.000,00-TL olduğu, davacı eş yönünden hesaplanan destek zararının poliçe limiti dahilinde kaldığı, manevi zararların ZMMS teminatı kapsamı dışında olduğu kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Güncel asgari ücret üzerinden aldırılan ... tarihli bilirkişi hesap ek-2 raporunda; davacı eş ...'ın destek zararının 624.173,73-TL olarak hesaplandığı, %85 kusur indirimi halinde 93.626,05-TL olduğu, kök ve ek-1 raporda detaylı olarak arz edildiği üzere davacı çocuklar yönünden destek zararı hesabı yapılmadığı, her bir davacının talebinin ayrı ayrı 50,00-TL olduğu, 17/03/2016 kaza tarihinde ölüm halinde kişi başına ZMMS poliçe teminat limitinin 310.000,00-TL olduğu, davacı eş yönünden hesaplanan destek zararının poliçe limiti dahilinde kaldığı, manevi zararların ZMMS teminatı kapsamı dışında olduğu kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekili 29/11/2022 havale tarihli ıslah dilekçesinde; fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... yönünden davalılardan başlangıçta talep etmiş oldukları 50,00-TL yi ıslah ile artırarak 52.788,97-TL'ye çıkardıklarını, şimdilik bu tutar üzerinden karar verilmesini, diğer tüm müvekkilleri yönünden fazlaya dair hak ve alacaklarının da saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
6098 sayılı TBK 49. maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, müteveffanın çocukları olan davacılar Aysu'nun kaza tarihinde 22 yaşını, Hamdi ve Alper'in 18 yaşını doldurdukları anlaşılmakla bu davacılar yönünden destek zararının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı Alper'in her ne kadar fiziksel engelli olduğu beyan edilmiş ise de çalışıp gelir elde edemeyeceğine, anne ve babasının bakımına muhtaç olduğuna dair bir raporun dosyaya sunulmadığı, aksine davacının kaza tarihinden önceki dönemde 1 yılın üzerinde sigortalı çalışmasının bulunduğu anlaşıldığından destek süresinin sona erdiği kanaatiyle anılan her üç davacı yönünden de destekten yoksun kalma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Müteveffanın eşi olan davacı ... yönünden ise asıl dava dosyasında 12/09/2022 tarihli bilirkişi ek raporu ile hesaplanan 52.788,97-TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Az yukarıda açıklandığı üzere davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün daha evvel gerçekleştiği yönünde bir delil bulunmadığından faiz başlangıç tarihi dava tarihi kabul edilmiş, sürücü ve işleten olan diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
Manevi Tazminat talebinin değerlendirilmesinde;
Manevi tazminat bakımından zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminat, bir ceza yada gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini belirtmiştir.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve yargısal içtihatlar nazara alınarak somut olayda, davacı Alime'nin murisin eşi, diğer davacıların ise çocukları oldukları, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurunun % 15 oranında kabul edilmesi, olayın intihar vakası olmadığı hususunun kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile saptanması, davacıların ve davalı ...'ın sosyal ve ekonomik durumları, diğer davalı işletenin ticari şirket olması, davacıların eşini-babalarını kaybetmiş olmaktan duydukları elem ve kederin yoğunluğu dikkate alınarak bir tarafın aşırı zenginleşmesine, diğer tarafın da aşırı derecede fakirleşmesine sebebiyet vermemek adına takdiren her bir davacı için ayrı ayrı 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücü ve işletenden tazmini ile davacılara ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Dava dilekçesinin sonuç kısmının incelenmesinde talep edilen manevi tazminatların davalı ayrımı yapılmaksızın her üç davalıdan da müştereken ve müteselsilen talep edildiği, ancak davalı sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumlu olduğu yönünde bir ibarenin poliçede yer almadığı, bu davalının manevi tazminattan sorumlu olmadığı kanaatine varılarak sigorta şirketi yönünden her bir davalının manevi tazminat talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Birleşen ... Esas sayılı dosyadaki talepler yönünden;
Mahkememizce aldırılan *** tarihli aktüer bilirkişisi ek raporunda belirtilen miktar üzerinden davacının 29/11/2022 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek davacı ... yönünden destekten yoksun kalma talebini 52.788,97-TL'ye çıkarttığı, ancak yargılama sırasında değişen asgari ücret dikkate alınarak alınan ... tarihli aktüer bilirkişisi 2. Ek raporunda davacı ...'ın destek zararının 93.626,05-TL olarak hesaplandığı, HMK 176/2 maddesi uyarınca bir davada her bir tarafın yalnızca bir kez ıslah yapabileceğinden aradaki fark bedel yönünden davacının mahkememizin ... Esas sayılı ek davasını açtığı, taraf teşkilinin sağlanarak birleşen dava yönünden ön incelemesinin yapıldığı anlaşılmıştır.
HMK'nun 114/1-(ı) maddesinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" hususunun dava şartlarından olduğu görülmektedir.
HMK'nun 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." 2. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmü yer almaktadır.
Bu açıklamalar uyarınca davacının ... Esas sayılı dosyayı açmadan evvel mahkememizin ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalılar ... ve ... İnşaat şirketi aleyhine aynı ek davayı açtığı, ilgili dosyanın bir örneğinin de bu dosya arasına alındığı, mahkememizin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile davalılar arasında sigorta şirketi bulunmadığından görevsizlik kararı verilerek dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, ... Esas sayılı dava dosyasının açıldığı tarih itibariyle bu kararın henüz kesinleşmediği, dolayısıyla bu iki davalı yönünden aynı dava konusu ile ilgili olarak görülmekte olan başka bir dava bulunduğundan derdestlik dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde birleşen davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açılmış olduğu, zorunlu dava şartı olan "arabulucuya başvuru" koşulunun tamamlanabilir dava şartı olmamasına göre, (Diğer davalılar ile davacı gerçek kişi olup aralarındaki uyuşmazlık, haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığından, diğer davalılar ile davacı arasındaki uyuşmazlık ticari dava olarak nitelendirilemez ise de) davalı sigorta şirketi yönünden zorunlu dava şartı arabuluculuk koşulu yerine getirilmediğinden, (emsal İstanbul BAM 9. HD *** Karar ile Trabzon BAM 4. HD *** Karar) davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Asıl davada dava dilekçesinde sigorta şirketinden de manevi tazminat talep edildiği, mahkememizce bu talebin reddine karar verildiğinden manevi tazminatın reddedilen kısmı açısından hem davalı sürücü ve işleten, hem de sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.
AAÜT 3/2 maddesi uyarınca birleşen davada davalılar ... ve ... İnşaat şirketi yönünden derdestlik, davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk dava şartı nedeniyle ret kararı verilmekle ret sebebi ayrı olan davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-ASIL DAVA DOSYASI (... ESAS) YÖNÜNDEN;
Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi İle,
Destekten Yoksun Kalma Talepleri Yönünden;
-
Davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davasının kabulü ile, 52.788,97. TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya VERİLMESİNE, hükmedilen tazminata davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 04/08/2016 tarihinden, davalılar ... ve ... İnşaat Taahhüt ve Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 17/03/2016'dan itibaren yasal faiz uygulanmasına,
-
Davacılar ..., ... ve ... yönünden destekten yoksun kalma talebinin REDDİNE,
Manevi Tazminat Talepleri Yönünden;
-
Davacıların manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ ile davacı ... için 25.000,00. TL, davacı ... için 25.000,00. TL, davacı ... için 25.000,00. TL, davacı ... için 25.000,00. TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... İnşaat Taahhüt ve Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, fazlaya dair manevi tazminat isteminin bu davalılar yönünden REDDİNE,
-
Davalı ... A.Ş. yönünden manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
B-BİRLEŞEN DAVA DOSYASI (MAHKEMEMİZİN ... ESAS) YÖNÜNDEN;
-
Davalılar ... ve ... İnşaat Taahhüt ve Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A,Ş. yönünden HMK'nun 114/1. (ı) ve 115/2 maddeleri uyarınca derdestliğe ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
-
Davalı ... A.Ş yönünden arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açıldığı anlaşılmakla 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
Asıl dava yönünden yargılama giderleri:
A-Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 269,85-TL ilam harcının, dava açılışı sırasında tahsil edilen 683,79-TL peşin harç ve 180,13-TL ıslah harcından mahsubuna,
B-Manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 269,85-TL ilam harcının, davacılardan tahsil edilen 594,07-TL peşin (ıslah) harcından mahsubuna,
C-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 3.606,02-TL ilam harcından, davacılardan tahsil edilen 324,22-TL peşin (ıslah) harcının mahsubuna, bakiye 3.281,80-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
D-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 6.831,00-TL ilam harcının davalılar ... ve ... İnşaat Taahhüt ve Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
E-Davacı tarafın yaptığı 29,20-TL başvurma harcı, 324,22-TL peşin harç, 1.999,80-TL bilirkişi ücreti, 323,00-TL adli tıp ücreti ve 197,20-TL posta ücreti olmak üzere toplam 2.873,42-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre; 1.492,90-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
F-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacı ...'a ödenmesine,
G-Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden;
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 50,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 50,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 50,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
H-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden;
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... İnşaat Taahhüt ve Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacı ...'a ödenmesine,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... İnşaat Taahhüt ve Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacı ...'a ödenmesine,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... İnşaat Taahhüt ve Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacı ...'a ödenmesine,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... İnşaat Taahhüt ve Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacı ...'a ödenmesine,
I-Manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden;
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
Birleşen dava yönünden yargılama giderleri:
A-Dava açılışı sırasında tahsil edilen 269,85-TL harç yeterli görüldüğünden yeniden harca hükme yer olmadığına,
B-Davacı tarafın yaptığı 94,50-TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
C-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılar ... ve ... İnşaat Taahhüt ve Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ödenmesine,
D-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı ... A.Ş.'ye ödenmesine,
-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
06/12/2023
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03