SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1149 E. 2023/1041 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1149

Karar No

2023/1041

Karar Tarihi

21 Kasım 2023

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***

T.C.

KAYSERİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR

**ESAS NO : *****

**KARAR NO : *****

**HAKİM : *****

**KATİP : *****

A)MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA:

**DAVACI : *****

VEKİLİ : Av.

DAVALI : *** UETS

VEKİLLERİ : Av.

Av.

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle), İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

**DAVA TARİHİ : *****

B)BİRLEŞEN KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:

**DAVACI : *****

VEKİLİ : Av.

DAVALI : *** UETS

VEKİLİ : Av.

DAVA : İtirazın İptali

**DAVA TARİHİ : *****

**KARAR TARİHİ : *****

GEREKÇELİ KARARIN

**YAZILDIĞI TARİH : *****

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle), İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

A) ... ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA:

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İncesu İcra Müdürlüğü *** E. sayılı dosyası ile borçlu şirket aleyhine müvekkil şirket tarafından 08/12/2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu şirket tarafından 09/12/2021 tarihinde ödeme emrine, icra takibine, borca , borcun tüm ferilerine, faize, faiz oranına itiraz edildiğini ve 10/12/2021 tarihinde İncesu İcra Müdürlüğünce düzenlenen tensip zaptı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, dava şartı olması sebebiyle13/12/2021 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduuğunu, Kayseri Arabuluculuk Bürosunun ... başvuru sayılı dosyası ise anlaşamama ile sonuçlandığını ve işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, borçlunun söz konusu itirazının haksız ve yersiz olduğunu, Müvekkil ... Sigorta Şirketi tarafından ... nolu poliçe ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi yapılmış olan sigortalı davalı adına kayıtlı 38 ... plakalı çekici ve bu çekiciye takılı 38 ... plakalı yarı römork, 05/12/2018 tarihinde sürücüsü ... sevk ve idaresinde iken 34 ... plaka sayılı araç ile kazaya karıştığını ve kaza sonucu 34 ... plaka sayılı araç sürücüsü ve bu araçtaki yolcuların yaralandığını, Olay tarihinde Bozüyük Bölge Trafik Denetleme Amirliğince düzenlenmiş olan trafik kazası tespit tutanağına göre ; "Sürücü ... sevk ve idaresindeki 34 ... plakalı otomobil , Bozüyük-Eskişehir istikametinde sol şeritte seyrederken km 45 civarına geldiğinde yine aynı istikamette sağ şeritte ve önünde seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı çekici ve buna bağlı 38 ... plakalı yarı römork "U" dönüş yasağı olan yerde orta refüj kısmına aniden dönmek istediği esnada sol arkadan gelen 34 ... plakalı araç, çekici ve römorke ayrıca ön kısmı ile orta refüje çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğinin tespit edildiğini, trafik kazası tespit tutanağına göre bu kazanın oluşumunda 38 ... plakalı çekici ve buna bağlı 38 ... plakalı yarı römork sürücüsü ...'in 2918 Sayılı Trafik Kanununun diğer kusurlarından olan 47/1-c maddesini ihlal ettiği yani "Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadırlar." kuralına riayet etmediği için kusurlu olduğu, diğer araç sürücüsü ...'nun ise hiçbir kusuru olmadığının tespit edildiğini, dava konusu kaza sonucu 34 ... plakalı araç sürücüsü ... , aynı araçta yolcu olarak bulunan yolcu ... ve ... dava konusu kaza nedeniyle birçok kez ameliyat olmuş, ameliyat sonrasında fizik tedavi görmek zorunda kalmışlar ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından sigortalı kazalı ... , ... ve ...'e ayrı ayrı geçici iş göremezlik ödeneği ödenmiş, bu ödemelerin tahsili için ,dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkil sigorta şirketinin sigortaladığı 38 ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'in %100 kusurlu olduğu belirtilerek SGK Başkanlığı tarafından müvekkil sigorta şirketi aleyhine İstanbul Anadolu 16.İcra Müdürlüğünün *** Sayılı dosyaları ile ilamsız icra takibine geçilmiş, müvekkil şirketin takibe itirazı sonucu SGK Başkanlığı tarafından açılan itirazın iptali davalarının ise kabulüne karar verildiğini, SGK Başkanlığı tarafından ... adlı araç sürücüsüne ödenen geçici iş göremezlik ödeneği, İstanbul Anadolu 16.İcra Müdürlüğünün *** E. Sayılı ilamsız icra takibi dosyası ile müvekkil şirkete rücu edildiğini, müvekkil şirketin takibe itirazı sonucu SGK Başkanlığı tarafından İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin sayı ile açılan itirazın iptali davası 28/05/2021 tarihinde karara çıktığını ve davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verildiğini, Müvekkil şirket tarafından İstanbul Anadolu 16.İcra Müdürlüğünün *** E. Sayılı dosyasına 26/08/2021 tarihinde 4.356,96TL. ve 11/10/2021 tarihinde de 3.559,82TL.ödeme yapıldığını, SGK Başkanlığı tarafından 34 ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ve dava konusu kaza sonucu yaralanan ...'e ödenen geçici iş göremezlik ödeneği, İstanbul Anadolu 16.İcra MüdürlüğününE. Sayılı ilamsız icra takibi dosyası ile müvekkil şirkete rücu edildiğini, müvekkil şirketin takibe itirazı sonucu SGK Başkanlığı tarafından İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin *** sayı ile açılan itirazın iptali davası 28/05/2021 tarihinde karara çıktığını ve davanın kabulüne , itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verildiğini, Müvekkil şirket tarafından İstanbul Anadolu 16.İcra Müdürlüğünün ***E. Sayılı dosyasına 19/08/2021 tarihinde 9.612,57TL. ödeme yapıldığını, ayrıca yine dava konusu kaza sonucu davalı sigortalının trafik sigortacısı olarak 34 ... plakalı aracın sigortacısı *** AŞ.'ye müvekkil şirket tarafından 28/05/2019 tarihinde trafik sigortası limitleri dahilinde 36.000TL. ödeme yapıldığını, söz konusu kaza sebebiyle 34 ... plakalı araç maliki ... Turizm Tic. A.Ş. tarafından , 34 ... plakalı araç içinde bulunan şirket çalışanlarına ödenen tazminatı müvekkil sigorta şirketine İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ***Sayılı dosyası ile rücu edildiğini ve yargılaması halen devam ettiğini, iş bu dosyadan alınan ATK' kusur raporunun sunulduğunu, K.T.K 95 md. ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nda koşulları varsa sigorta zarar görenlere ödediği tazminatı sigortalısına rücu edebileceğini, Genel Şartların B.4. maddesinde sigortacının, sigorta ettirene rücu koşulları düzenlenmiş, (a) bendinde sürücünün kasıt ya da ağır kusurunun rücu olanağı verdiğinin belirtildiğini, Yargıtay ve HGK kararlarına göre, sigorta şirketlerince ödenen tazminatın kasti bir hareket ya da ağır kusur nedeni ile sigorta ettirenden rücu edilebilmesi için aranan kusurun kasta yaklaşan bir kusur olması gerektiğini, ağır kusur, yargısal kararlarda "aynı durum ve koşullar altında her mantıklı insanın göstereceği en ilkel (basit) dikkat ve özenin gösterilmemesi" şeklinde tanımlanmaktadır. Başka bir anlatımla ağır kusurda; hal ve şartların yüklediği özen gösterme ve tedbir alma ödevlerine veya bir hareket tarzı emreden kurallara "tam bir aldırmazlık" söz konusu olduğunu, ağır kusur, bağışlanması kesinlikle olanaksız olan irade eksikliği esasına dayandığını, Sigortalı araç, çekici ve çekiciye takılı yarı römork olduğunu, yani geniş, uzun ve ağır vasıta olduğunu, dolayısıyla bir otomobil kadar hızlı manevra kabiliyetine sahip olmadığını, sağa ,sola dönüşlerde ve U dönüşlerinde sadece bulunduğu şeridi değil uzunluğu dolayısıyla diğer şeritleri de kapladığını, Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre dava konusu kazanın meydana geldiği yolun bölünmüş yol olup 7 metre genişliğinde olduğunu, ortada refüj ile bölünmüş yolda gidiş ve geliş istikametinde 2'şer şerit bulunduğunu ayrıca U dönüşünün yasak olduğunu, U dönüşünün yasak olduğu ve 7 metre genişliği olan bölünmüş bir yolda, sadece kendisine takılı yarı römorkun uzunluğu yaklaşık 7-10 metre arasında olan bir çekicinin, sağ şeritte iken sola doğru U dönüşü yaparak hem seyrettiği yoldaki her iki şeridi hem de tersi istikametteki yolun bir şeridini tamamen kapatacak şekilde , arkadan ve karşı şeritten gelen araçların kendisine çarpmamasına hiçbir olanak bırakmadığını , U dönüşünün yasak olduğu bir yolda, 34 ... plakalı araç sürücüsünden, kendi sağında giden üstelik römork takılı uzun ve geniş bir aracın aniden önünü kesip sola dönüş yapacağını öngörmesi beklenemeyeceğini, Sigortalı araç sürücüsünün , U dönüşünün yasaklandığı bir yolda, kullanmış olduğu aracın geniş ve uzun bir araç olduğunu tamamen gözardı ederek ve arkadan gelen araçların, kendisine çarpmasına sebebiyet verecek mesafede olmasına rağmen aniden sola dönüş yapmasında kasta yaklaşan bir kusur olduğunu, yani sigortalı araç sürücüsünün dikkatsizlik, dalgınlık sonucu U dönüşü yaptığını söylemek ya da zamanla hatası yaptığını söylemenin imkansız olduğunu, dava konusu kazada sigortalı araç sürücüsü U dönüşü yasak tabelasına aldırış etmemiş, kullanmış olduğu aracın niteliklerini yani hızlı manevra kabiliyeti olmadığını ve sola dönüş halinde aracın neredeyse her iki şeridi kaplayacağına,arkadan gelen araçlar için tehlike teşkil edeceğine aldırış etmemiş, dikiz aynalarını dahi kullanmayarak arkadan araç gelip gelmediğini kontrol etmemiş ve aniden sola dönüş manevrası yaptığını, HGK kararında da belirtildiği gibi sigortalı araç sürücüsünün tam bir aldırmazlık sergilediğini, Trafik kazası tespit tutanağında dava konusu kazanın meydana geldiği bölünmüş yolda azami hız sınırının 110 km olduğu belirtildiğini, 34 ... plakalı aracın hızı azami hız sınırında yani 110 km olsaydı kazada yaralanan araç sürücüsü ve diğer yolcuların hayatlarını kaybetmemeleri neredeyse imkansız olduğunu, 34 ... plakalı aracın hızının azami hız sınırının çok altında olduğunu gösterdiğini, kaldı ki kaza yeri krokisinde, ilk çarpışma noktasının orta refüj aralığı olduğu belirtilmiş olup, 34 ... plakalı araç sürücüsünün sigortalı aracın ani dönüşü ve uzun araç olması sebebiyle çarpışmayı engelleme imkanı, kaçacak ya da duracak zamanı ve bir yeri olmadığı anlaşıldığını, bu suretle sigortalı araç sürücüsünün tam bir aldırmazlık sergilediğinin açık olduğunu, ve olaydaki kusurunun kasta yakın, ağır kusur niteliğinde olduğunu, Trafik kurallarının büyük çoğunluğu, karayolundan yararlanan sürücü ve yayalara belli durumlarda kesin olarak belirlenmiş objektif nitelikte bir hareket tarzı emrettiğini, bu kurallar karşısında kişinin bir takdir ve değerlendirme hakkı olmadığını, ne emredilmişse ona uymak zorunluluğu olduğunu, özenin ölçüsü kuralın kendisi olduğunu, ve kusurun derecelendirilmesinde somut olayın özelliği gözetilmesi gerektiğini, Dava konusu trafik kazasında da sigortalı araç sürücüsü yukarıda da izah edildiği üzere tam bir aldırmazlık sergilediğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B4 a bendi ile "Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise" sigortacının sigortalıya rücu hakkı düzenlenmiş olup, dava konusu olayda da sigortalının ağır kusuru mevcut olup, müvekkil şirket tarafından ödenen tazminatların sigortalıya rücu edilmesi zorunluluğu doğduğunu, 05/12/2018 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında sigortalı araç sürücüsü ...'in D sınıfı ehliyete sahip olduğu belirtildiğini, D sınıfı ehliyetle kaza tarihi itibariyle kullanabilecek araçlar minibüs ve otobüs olarak tespit edilmiş olup, kaza tarihi itibariyle sigortalı araç sürücüsünün D sınıfı ehliyet ile sigortalı çekiciyi(TIR) kullanıp kullanamayacağının ilgili yerlerden sorulmasını talep ettiklerini, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan yönetmelik değişikliği ile 1 Ocak 2019’dan itibaren uygulanacak trafik sigortası teminat limitlerine Resmi Gazete'den ulaşılabildiğini ve 2019 yılının ilk yarısında uygulanacak minimum maddi teminat limiti araç başına 36.000 TL.' olduğunu, ayrıca İstanbul Anadolu 16.İcra Müdürlüğünün *** Sayılı dosyalara ödemiş olduğumuz rakamların da tutarları belli olduğu, yani ilamsız icra takibi ile sigortalı davalıya rücu edilen alacak, likiddir, tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir nitelikte olduğunu, kaldı ki, İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin ***Sayılı ve İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin ***Sayılı kararlarında da müvekkil şirket aleyhine alacak miktarı belli olduğu için % 20 icra inkar tazminatına hükmedildiğini, bu nedenlerle davalı borçlu aleyhine başlatılan icra takibi davalının haksız itirazı ile durmuş olup itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi için mahkemeye başvurmak zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle, davanın kabulü ile davalı borçlunun itirazlarının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, takibe konu asıl alacağa ödeme tarihlerinden itibaren ticari faiz işletilmesine ,%20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının tüm taleplerinin asıl dayanağı olan *** tarihli trafik kazasında 38 ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı 38 ... plakalı yarı römork müvekkil şirkete ait olduğunu, araçların sürücü ... müvekkil şirket çalışanı olduğunu, davacının ise müvekkil şirkete ait 38 ... plakalı aracın sigortalayanı, sigortacısı olduğunu, Davacı sigortalayan olarak, sürücü ...'in kasti ve ağır kusurlu olduğunu iddia ettiğini, bu nedenle ZMMS Genel Şartları B.4-a Bendi gereği dava konusu kaza ile ilgili yaptığı tüm ödemelerin rücusunu talep ettiğini, davacının iddialarının tümünü kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, müvekkil şirket sürücünün kasti veya ağır kusurlu bir eylemi söz konusu olmadığını, davacının rücu hakkı olmadığını, ZMSS Genel Şartları'nda tam kusurdan değil kasti veya ağır kusurdan söz edildiğini, Ağır kusur ile tam kusur rücu nedeni bakımından farklı olup, nitekim Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında da tam kusur başlı başına rücu sebebi olarak sayılmadığını, Çünkü bir sürücünün karışmış olduğu kazada %100 oranında/tam kusurlu bulunması, ağır kusurlu olduğunu göstermeyeceğini, Davacının öncelikle somut olayda sürücünün ağır kusurunun objektif unsurlarının varlığını ispat etmesi gerektiğini, ağır kusurun ispat külfeti davacıya ait olduğunu, dolayısıyla kabul manasına gelmemek kaydıyla kaza yapan sürücü asli veya tam kusurlu kabul edilse dahi, bu durum ağır kusur sayılmayacağını, emsal Yargıtay kararında sürücü trafik kuralına açıkça aykırı hareket ederek kırmızı ışıkta geçtiğini ve kazaya neden olduğunu, Emsal dosyada sürücü kusurlu olsa da ağır kusur olmadığında ve sigortanın rücu hakkı olmadığına karar verildiğini, dosyada da davacı, sürücünün u dönüşü yaparak kusurlu olduğunu ve bu nedenle de ağır kusurlu kabul edilmesini talep ettiğini, Fakat emsal karardaki trafik kuralına aykırılık olan kırmızı ışıkta geçmek ile u dönüşü aynı nitelikteki kural hatası olduğunu, kabul manasına gelmemek kaydıyla u dönüşü yapılması nedeniyle sürücü kusurlu olsa da bu durumun ağır kusur olarak kabul edilemeyeceğini, Davacının rücu talep edebilmesi için bir diğer şart ise kastın varlığı olduğunu, dava konusu kazada kastın hiçbir unsuru olmadığını, Kabul manasına gelmemek kaydıyla sürücü ... dikkatsizlik, dalgınlık sonucu levhayı görmemiş olabileceğini, hiçbir sürücü, hiçbir insan bilerek ve isteyerek kendi canını tehlikeye atmayacağını, davacının bu yöndeki varsayımsal, somut hiçbir veriye dayanmadan beyan etmiş olduğu iddiaların kabul edilemeyeceğini, sürücünün aldırmazlık sergilediğine dair hiçbir somut delil olmadığı gibi sürücünün bile isteyerek hayatını tehlikeye attığında düşünülemeyeceğini, Kabul manasına gelmemek kaydıyla sürücü ...'in eylemi kast değil ancak ihmal olarak düşünülebileceğini, ihmalden kaynaklı da sigortanın rücu hakkının gündeme gelemeyeceğini, HGK Kararının da bu yönde olduğunu, HGK Kararında kırmızı ışıkta geçen %100 asli kusurlu sürücünün eyleminin dikkatsizlik, dalgınlık sonucu oluştuğu kasta değil ancak 'ihmal' olarak değerlendirilebileceği, bu nedenle sigortacının rücu hakkı olmadığına göre hüküm kurulduğunu, Kabul manasına gelmemek kaydıyla; İşbu dava konusu kazada da sürücünün dalgınlıkla U dönüşünün yasaktır levhasını görmemiş olabileceği sonucu 'ihmali' davranışı söz konusu olabileceğini ancak kesinlikle kast olduğunun söylenemeyeceğini, Davacının yalnızca kaza tespit tutanağına dayalı olarak müvekkil şirket sürücüsü ...'in ağır kusurlu olduğu yönünde iddialarda bulunduğunu, öncelikle kusur konusunda görüşün mahkemeye ait olduğunu, davacının kusurunun ağır ve hafif olduğunu değerlendirme konusunda yetkili merci olmadığını, kaldı ki kaza tespit tutanağının da hatalı ve yanlış olduğunu, kazanın meydana geldiği bölge civarında mobese kaydının dahi olmadığını, Davacının delil olarak sunmuş olduğu İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyada bulunan ATK raporu denetime elverişli olmadığını, dosyanın derdest olduğunu ve kesinleşmediğini, söz konusu raporda sadece kaza tespit tutanağı incelenmiş, kaza tespit tutanağında ne yazıyorsa ona göre karar verildiğini, Kaza tespit tutanağında müvekkil şirket sürücüsünün de karşı tarafın da imzası olmadığını, imzadan imtina edildiğine dair bir şerhinde olmadığını, Kaza tespit tutanağı olay yerine sonradan gelen polis memurları tarafından düzenlendiğini, polis memurlarının dahi imzasıolmadığını, Kazanın meydana geldiği bölge civarındaki hiçbir mobese kaydı, kamera kaydı, görüntü vs. İncelenmediğini, Kazanın bir görgü tanığı da olmadığını, Kaza ile ilgili hiçbir tanık dinlenmediğini, Bunların hiçbiri olmadan, hiçbir şey incelenmeden düzenlenen raporun denetime elverişli olmadığını, davacı müvekkil şirket sürücü ...'in D sınıfı ehliyet sahip olduğunu, bu ehliyetle TIR kullanamayacağını iddia ettiğini, davacının bu iddialarının asılsız olduğunu, Müvekkil şirket sürücüsü ...'in ehliyeti E ve D sınıfı olduğunu, ayrıca TIR kullanabilmek için SRC belgesine de sahip olduğunu, Müvekkil şirketin araçta gerekli güvenlik önlemelerini aldığını, aracın periyodik kontrolleri yapıldığını, iş güvenliği tedbirleri alındığını, Müvekkilin araçtan kaynaklı herhangi bir kusuru olmadığını, şoför için de gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri verildiğini, Şoförden kaynaklı da müvekkilin kusuru bulunmadığını, Davacının iddialarına göre; SGK Başkanlığı tarafından sigortalı kazalı ... , ... ve ...'e ayrı ayrı geçici iş göremezlik ödeneği ödenmiş, bu ödemelerin tahsili için, dava konusu kazanın meydana gelmesinde 38 ... plakalı aracın sürücüsü ...'in %100 kusurlu olduğu iddiasıyla SGK Başkanlığı tarafından davacı sigorta şirketi aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu 16.İcra Müdürlüğünün *** E. ve ***E. Sayılı dosyaları ile ilamsız icra takibine geçilmiş, davacı icra takiplerine itiraz etmiş ve SGK tarafından açılan itirazın iptali davaları sonucu davacı sigorta şirketi birtakım ödemeler yaptığını, Davacının yaptığı ödemelerin tümü müvekkil şirketten talep ettiğini, öncelikle davacı sigorta şirketi bu icra takiplerinin ve dava dosyalarının hiçbirini müvekkil şirkete ihbar etmediğini, Müvekkil şirkete ihbar edilmediğinden müvekkilin savunma hakkının ihlal edildiğini, Müvekkil şirketin bu dosyalar ve ödemeler hakkında hiçbir bilgisi olmadığını, Davacının bu dosyalarda yeterli savunma yapmadıklarını bu nedenle müvekkile rücu hakkı olmadığını, davacı sigorta şirketinin bu dosyalarda nasıl bir savunma yaptığınında taraflarınca bilinmediğini, davacının haksız ödeme yaptığını düşünüyor ise icra ve dava dosyalarını müvekkil şirkete ihbar etmesi gerektiğini, davacının ve dava dışı SGK' nın davacıdan taleplerine dayanak olarak kazazedelerin maluliyet oranına ilişkin herhangi bir bilgi belge dosyaya sunulmadığını, Kazazedelere neden iş göremezlik ödeneği ödendiği, maluliyet oranları, maluliyet oranlarının kesinleşip kesinleşmediği vs. Açıklanmadığını, bu nedenle davacının icra takibine dayanak gösterdiği dosyaların celbi sonrasında cevap verme ve beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, Davacı tarafından, müvekkil şirketin sigortacısı olması nedeniyle, dava konusu kaza sonucu 34 ... plakalı aracın sigortacısı ... Aş.'ye 28/05/2019 tarihinde trafik sigortası limitleri dahilinde 36.000TL ödeme yapıldığını iddia edildiğini, Davacının yaptığı bu ödemeyi de müvekkil şirketten talep ettiğini, Davacının bu talebi için bir dava açılmadığını, davacı karşı taraftan yöneltilen bu ödeme talebine itiraz etmediğini, Sigorta poliçesindeki limit kapsamında yapması gereken ödemeyi yaptığını, Bunu müvekkil şirketten talep etmesinin sigortacılık faaliyetine aykırı olduğunu, davacı ödemeyi gösterir dekontu ve ayrıntılı bilgi ve belgeleri sunmadığını, davacı, Dava edilmemiş ve yargı tarafından incelenmeden, kesin bir hüküm olmadan , kendi isteği ile ödediği bir bedeli müvekkilden rücu ile talep edemeyeceğini, Her davada kendi içinde kusur raporu alınması ve yargılama yapılması gerektiğinden , davacının ileri sürdüğü İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasında alınan kusur raporu olsa da, Sayın Mahkeme tarafından sürücünün kusur oranının tespit edilmesini ve bu yönde Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına karar verilmesini talep ettiklerini, İcra dosyasındaki talep edilen faizi ve faiz oranı fahiş olduğunu, kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, kabul manasına gelmemek kaydıyla davacının icra dosyası ve işbu dava ile talep ettiği alacak miktarlarının yeniden hesaplanması ve yeniden yargılama yapılması gerektiğini, davacının alacağını ve alacak miktarını ispat etmekle mükellef olduğunu, icra takibinde önce oluşan faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin noter ihtarnamesi ile daha önceden temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle takip öncesi faiz alacağı talep edilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

B)BİRLEŞEN KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İncesu İcra Müdürlüğü 2*E.** sayılı dosyası ile borçlu şirket aleyhine müvekkil şirket tarafından 29/07/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu şirket tarafından 02/08/2022 tarihinde ödeme emrine, icra takibine, borca , borcun tüm ferilerine, faize, faiz oranına itiraz edildiğini ve 03/08/2022 tarihinde İncesu İcra Müdürlüğünce düzenlenen tensip zaptı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, dava şartı olması sebebiyle 08/08/2022 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, anlaşamama ile sonuçlandığını, itirazın haksız ve yersiz olduğunu, müvekkil ... Sigorta Şirketi tarafından ... nolu poliçe ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi yapılmış olan sigortalı davalı adına kayıtlı 38 ... plakalı çekici ve bu çekiciye takılı 38 ... plakalı yarı römork 05/12/2018 tarihinde sürücüsü ... sevk ve idaresinde iken 34 ... plaka sayılı araç ile kazaya karıştığını, kaza sonucu 34 ... plaka sayılı araç sürücüsü ve bu araçtaki yolcular yaralandığını, olay tarihinde Bozüyük Bölge Trafik Denetleme Amirliğince düzenlenmiş olan trafik kazası tespit tutanağına göre ; "Sürücü ... sevk ve idaresindeki 34 ... plakalı otomobil , Bozüyük-Eskişehir istikametinde sol şeritte seyrederken km 45 civarına geldiğinde yine aynı istikamette sağ şeritte ve önünde seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı çekici ve buna bağlı 38 ... plakalı yarı römork "U" dönüş yasağı olan yerde orta refüj kısmına aniden dönmek istediği esnada sol arkadan gelen 34 ... plakalı araç, çekici ve römorke ayrıca ön kısmı ile orta refüje çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası tespit tutanağına göre bu kazanın oluşumunda 38 ... plakalı çekici ve buna bağlı 38 ... plakalı yarı römork sürücüsü ...'in 2918 Sayılı Trafik Kanununun diğer kusurlarından olan 47/1-c maddesini ihlal ettiği yani "Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadırlar." kuralına riayet etmediği için kusurlu olduğunu, diğer araç sürücüsü ...'nun ise hiçbir kusuru olmadığını dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkil sigorta şirketinin sigortaladığı 38 ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'in %100 kusurlu olduğu belirtilerek SGK Başkanlığı tarafından müvekkil sigorta şirketi aleyhine İstanbul Anadolu 16.İcra Müdürlüğünün ***E. ***E. Sayılı dosyaları ile ilamsız icra takibine geçildiğini, , müvekkil şirketin takibe itirazı sonucu SGK Başkanlığı tarafından açılan itirazın iptali davalarının ise kabulüne karar verildiğini, SGK Başkanlığı tarafından ... adlı yolcuya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği, İstanbul Anadolu 16.İcra Müdürlüğünün ***E. Sayılı ilamsız icra takibi dosyası ile müvekkil şirkete rücu edildiğini, müvekkil şirketin takibe itirazı sonucu SGK Başkanlığı tarafından İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin ***K. Sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davası 21/12/2021 tarihinde karara çıkmış olup, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verildiğini, İşbu ilamın icraya konulması üzerine müvekkil şirket tarafından İstanbul Anadolu 16.İcra Müdürlüğünün *** E. Sayılı dosyasına 01/02/2022 tarihinde 55.822,22TL. ve 21/02/2022 tarihinde de 2.018,39TL. olmak üzere toplamda 57.840,61 TL. ödeme yapıldığını, İncesu İcra Müdürlüğünün ***E. Sayılı dosyası ile davalı sigortalı aleyhine rücu için icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; davanın kabulü ile davalı borçlunun itirazlarının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, takibe konu asıl alacağa ödeme tarihlerinden itibaren ticari faiz işletilmesine ,%20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yargıtay kararlarına göre tam kusurun rücu sebebi sayılmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte sürücü ...'in eyleminin kast değil ancak ihmal olarak düşünülebileceğini, kaza tespit tutanağının hatalı olduğunu, davacı sigorta şirketinin icra takiplerinin ve dosyalarının hiçbirini müvekkili şirkete ihbar etmediğini savunarak davanın reddine, yargılama giderleri vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.

İstanbul 16. İcra Dairesi'nin *** esas sayılı dosyalarının bir örneği uyap sisteminden celp edilmiştir.

İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi'nin *** Karar sayılı dosyasının bir örneği uyap sisteminden celp edilmiştir.

İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi'nin *** Karar sayılı dosyasına ait gerekçeli karar evrakı ve dosyadaki bilirkişi raporları uyap sisteminden celp edilmiştir.

İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi'nin *** Karar sayılı dosyasına ait gerekçeli karar evrakı uyap sisteminden celp edilmiştir.

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının bir örneği uyap sisteminden celp edilmiştir.

İncesu İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının bir örneği uyap sisteminden celp edilmiştir.

İncesu İcra Müdürlüğü'nün *** esas sayılı dosyasının bir örneği uyap sisteminden celp edilmiştir.

Türkiye Noterler birliğine müzekkere yazılarak 38 ... plakalı ve 38 ... plakalı araçların kaza tarihi olan 05/12/2018 ve şimdiki maliklerinin kim olduğunu gösterir mülkiyet kayıtları celp edilmiştir.

İncesu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin *** esas sayılı dosyasının bir örneği uyap sisteminden celp edilmiştir.

Davacı vekilinin 04/11/2022 tarihli dilekçe ile dava konusu hasar dosyası ve poliçe örneğini dosyaya sunduğu görülmüştür.

Bozhöyük Trafik Tescil ve Denetleme Müdürülüğü'ne müzekkere yazılarak, dava konusu kazaya ilişkin kamera kaydı, kaza tespit tutanağı ve ilgili evraklar celp edilmiştir.

Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Trafik-Makine Mühendisi bilirkişi *** ve Nitelikli Hesap Bilirkişisi *** 12/06/2023 tarihli raporunda özetle;

  1. 38 *** plakalı çekici ve yarı römork sürücüsü ...'in; K.T.K.'nın 47.Yönetmeliğin 95. Maddelerinde “Sürücüler, trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadırlar." kuralını ve K.T.K.'nın 84/A. 06 kod nolu " doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma " kuralını ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiği,

  2. 34 ... plakalı otomabil sürücüsü ...'nun kazaya etken herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı;

  3. İcra takipleri itibari ile her bir takip yönünden davacının davalıya ZMMS Genel Şartları B

  4. a maddesi uyarınca rücu edeceği tazminat ödemesi olmadığını bildirir yönde rapor sunmuşlardır. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi, davalı vekilinin ise beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:

Dava; davacı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın neden olduğu trafik kazası nedeniyle hasar gören araç sahibi 3. kişiye ödenen hasar bedelinin ZMMS'li araç maliki sigortalısından rücuan tahsili amacıyla başlatılan icra takiblerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 91 ile 101. maddeler arasında düzenlenmiş, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracın işleteninin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası), 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 91. maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile sigorta sözleşmesi kurulup bir sigorta poliçesine bağlanır. KTK' nin 93. maddesinde; "Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır.” hükmü bulunmakta, sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir. Genel Şartlar; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin aksine hareket edemeyeceklerinin sigorta poliçesinde açıkça ifade edildiği, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır.

Taraflar arasında düzenlenen ZMMS poliçesinin tanzim tarihi ve başlangıç tarihinin 09.01.2018 tarihi kaza tarihinin ise 05.12.2018 tarihi olduğu anlaşılmaktadır. Poliçenin düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte olan ZMMS Genel Şartları B.4.maddesinde sigortacının, sigorta ettirene rücu nedenleri sayılmıştır. Buna göre;

a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,

b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,

c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,

ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,

d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,

e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,

f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,"" rücu sebepleri olarak sayılmıştır.

Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.

2918 sayılı KTK'nin 95/2 maddesi uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri sürülmeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacı bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir.

Somut olayda sigortalı davalı adına kayıtlı 38 ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı 38 ... plaklı yarı römork araç sürücüsü ...'in kazanın meydana gelmesinde tam veya asli kusurlu olması halinin Sigorta Genel Şartlarının 4. Maddesi uyarınca "kazanın dava dışı ...'in kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana geldiğini" ıspata tek başına yeterli değildir.(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi *** Karar) Zira ZMSS poliçesi genel şartlarının 4/a maddesinde tam kusurdan değil kasıt veya ağır kusurdan söz edilmiştir. Bilindiği üzere, ağır kusur kavramı özel hukuk kavramı olup kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade etmektedir.

Davalı 2918 Sayılı KTK'nun 3. maddesine göre aracın işletenidir. KTK'nun 95. maddesi hükmü uyarınca bu dava ZMSS şirketi tarafından sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi, sigortalısı) aleyhine açılabilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi *** Karar). Yine KTK.’nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmektedir.

Dava konusu olayda ise sigortalı aracın sürücüsünün trafik kurallarına aykırı davranışı nedeniyle asli kusurlu oluşu bir yana, tam kusurlu olduğunun kabul edilmesi halinde dahi, bu durumun başlı başına kasıtlı yada ağır kusuru bulunduğu anlamına gelmeyeceği, üstelik böyle bir durumda hasarın teminat dışında kaldığını ispat yükünün TTK'nin 1282.maddesi hükmü gereğince sigortacıya düştüğü, sigorta ettirene rücu sebepleri belirli olup davacı tarafından kanıtlanmadığı sonuç ve kanaatine varılmış asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;

A-Mahkememizin ... Esas sayılı asıl davasında;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 269,85 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 649,50 TL harçtan mahsubu ile artan 379,65 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

  3. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,

  4. Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,

  5. Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,

  6. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  7. 6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

B-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı birleşen davasında;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 269,85 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 752,02 TL harçtan mahsubu ile artan 482,17 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

  3. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,

  4. Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,

  5. Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,

  6. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  7. 6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

  8. Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,

Dair, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin ve asıl ve birleşen davada davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 21/11/2023

Katip ***

e-imzalıdır

Hakim ***

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapNedeniyle),asliyevekilleriticaretİtirazınİptalimahkemesi(HaksızEylemdenZararSatımdankayseri(TicariKaynaklananhükümKaynaklanan)vekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim