Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/538 E. 2023/1040 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/538
2023/1040
21 Kasım 2023
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
**ESAS NO : *****
**KARAR NO : *****
HAKİM :... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALILAR : 1- ... - ...
2. ... . ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
**DAVA TARİHİ : *****
**KARAR TARİHİ : *****
GEREKÇELİ KARARIN
**YAZILDIĞI TARİH : *****
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıların, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası kapsamında dava dışı ... Mobilya ve Ev Gereçleri İnş. San. Tic. A.Ş. isimli şirkete yönelik kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, icra takibi süresince müvekkili ...'a yönelik 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri gönderdiğini, müvekkilinin ise işi gereği sık sık yurt dışı seyahatleri yapması sebebiyle davalı tarafça gönderilen haciz ihbarnamelerinden herhangi bir kusuru olmaksızın geç haberdar olduğunu ve bu sebeple haciz ihbarnamelerine yasal süresi içerisinde cevap veremediğini, yasal süreleri sonrası verilen cevapların ise davalılar ve icra müdürlüğü tarafından itibar görmediğini, bu sebeple de müvekkilinin, davalı tarafça Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı İcra dosyasına borçlu olarak kaydedildiğini, müvekkilinin icra takip dosyası asıl borçlusu dava dışı ... Mobilya ve Ev Gereçleri İnş. San. Tic. A.Ş. isimli şirketle herhangi bir bağlantısı, borcu yada ticari ilişkisi bulunmadığının defalarca kez bildirildiğini ve davalı tarafla bu hususta sözlü iletişim kurulduğunu, müvekkilinin kaldığı haciz tehdidi altında davalı tarafa toplamda 14.766,83 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası kapsamında müvekkiline yapılan İİK 89/1 haciz ihbarnamesi tebligatının, müvekkilinin sürekli olarak kullanmadığı Gesi Mah. Mehmet Akif Ersoy 2. Sk. No:12 Melikgazi/Kayseri adresinde bulunan yazlık bağ evi adresine yapıldığını, müvekkilin anılan adreste ikamet etmemesi sebebiyle, davalı tarafça İİK 89/2 haciz ihbarnamesi de aynı adreste Tebligat Kanunu 21. Maddeye göre tebliğ edildiğini, haciz ihbarnamelerini müvekkilinin ikamet etmediği adres üzerinden tebliğ eden davalıların, müvekkiline yönelik fiili haciz işlemini, müvekkilinin takip tarihinde kullanmakta olduğu Erenköy Mah. Billur Bağ Cad. Başyazıcı Konağı No:2 Melikgazi/Kayseri adresinde gerçekleştirildiğini belirterek davanın kabulüne, Müvekkili ...'ın davalılara borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin haciz tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı toplam 14.766,83 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının üstüne düşen somutlaştırma yükünü yerine getirmediğini, dava dilekçesinde olduğu gibi; soyut vakıaların anlatılıp ardından hiçbir vakıa ile ilişkilendirilmeyen uzun bir delil listesi verilmesi, somutlaştırma yükünün yerine getirildiği anlamına gelmediğini, bu eksikliğin ön inceleme aşamasında giderilmesi gerektiğini, aksi takdirde davanın reddedilmesi gerektiğini, İcra dosyası incelendiğinde birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin davacının MERNİS'e kayıtlı olan "Gesi Mah. Mehmet Akif Ersoy 2. Sk. No: 12 Melikgazi/KAYSERİ" adresine Tebligat Kanunu'na uygun bir biçimde tebliğ edildiğini, ikinci haciz ihbarnamesinden sonra davacının işbu davayı ikame eden vekilinin icra dosyasına vekalet sunduğunu, yasal süre geçtikten sonra itiraz ettiğini, itiraz haliyle herhangi bir hüküm doğurmamış ve üçüncü haciz ihbarnamesi düzenlenerek davacı vekiline tebliğ edildiğini, davacının yasal süre içerisinde herhangi bir menfi tespit davası da ikame etmediğini, elde bir ticari dava bulunmaması nedeniyle mahkemenin görevsiz olup, herhangi bir inceleme yapılmaksızın görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini belirterek mahkemenizin görevsizliğine, mahkemeniz aksi kanaatte olması durumunda ve nihayetinde eldeki kötüniyetli ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, takip alacaklısının ..., ... ve ... Ort. ve takip borçlusunun ... Mobilya ve Ev Gereçleri İnş. San. Tic. A.Ş olduğu, senet alacağı ile genel haciz yoluna özgü icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılarak davalıların tacir olup olmadıkları araştırılmış, gelen yazı cevabı ile, ... ve ... 'ın bilanço esasına göre defter tuttuklarının bildirildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, İcra İflas Hukuk alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ... 05/03/2023 tarihli raporunda özetle;
-
Davacının mernis adresine yapılan 8/1 ve 89/2 haciz ihbarname tebliğlerini usul ve yasaya uygun olduğu,
-
Davacı vekili tarafından yapılan borca itirazın yasada belirtilen süreden sonra yapıldığı nedeniyle icra dairesince reddedildiği,
-
89/3 Haciz İhbarnamesinin usul ve yasaya uygun olarak davacı vekilinin elektronik adresine yapıldığı, yasal süre içerisinde herhangi bir işlem gerçekleştirilmediği,
-
Davacının dosyaya borçlu kaydedilmesi ve takibin kesinleştirilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu,
-
Mernis adresi dışında davalılarca beyan edilen adreste fiili haciz işlemi yapılmasınım usul
ve yasaya uygun olduğu, mernis adresi ile fiili adresin aynı olup -olmadığını davalıların kontrol etmekle yükümlü olmadıkları gibi fiili adres ile mernis adresinin farklı olmasından kaynaklı sorumluluk ve yükümlülüğünün adres değişikliği yapmayan kişilere ait olduğu,
- Fiili haciz işlemi yapılan adreste ikamet edildiğinin bilindiğini ispat etmekle davacının yükümlü olduğu, ispat edilmesi halinde bile bu durumun davalıların kötü niyetli olup olmadıklarını bildirir yönde rapor sunulmuştur. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin bu rapora karşı beyan ve itirazlarını içeren dilekçe sundukları görülmüştür.
Dosyanın bir mali müşavir ve nitelikli hesaplama bilirkişisine tevdi ile dava dışı ... Mob. Ve Ev Gereçleri İnş. San ve Tic. A.Ş'nin davacıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne kadar alacaklı olduğu hususlarında rapor tanzimi bilirkişi heyetine dava dışı ... Mob. Ve Ev Gereçleri İnş. San ve Tic. A.Ş'nin ticari defterlerinin incelenmesi için yetki verilmiş, mali müşavir bilirkişi ...'ın 05/11/2023 tarihli dilekçe ile dosya içinde dava dışı şirketin ticari defterlerin bulunmadığı, defterlerin bulunduğu adres ve ticari defterleri sunacak kişinin iletişim bilgilerinin de sunulmadığından bahisle rapor sunulamadığını bildirdiği ve iş bu dilekçenin taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, İİK 89/5. Maddesi gereğince alacaklıya karşı açılan istirdat talebine ilişkindir.
Dosya kapsamına göre davacıya 1. ve 2. Haciz ihbarları çıkartılmış, en son 3. Haciz ihbarı çıkarılarak davacılara 03/01/2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı 7 günlük menfi tesbit davası açma süresinde menfi tespit davası açmamıştır. Buna göre menfi tesbit davası açma süresi geçirildiğinden somut olayda İİY 89/5. Maddesi gereğince “üçüncü şahıs her halde borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir.”
İİK 89/5. Maddesi gereğince alacaklıya karşı açılan istirdat davasında, süre borcun tamamı ödendikten sonra işlemeye başlayacaktır. Eldeki dava İcra Dairesine borcun tamamının ödendiği tarihten sonra açıldığı için süresinde kabul edilmiştir.
İİK 89/5. Maddesi gereğince borcun tamamı ödendikten sonra alacaklıya karşı açılan istirdat davasında, davacının alacaklının kötü niyetli olduğunu ispat etmesi gerekecektir. İİK'nun 89/5.maddesinde belirlenen kötü niyetli alacaklı kavramı subjektif bir durumu ifade etmektedir. Alacaklının kötü niyetli olması haksız fiil hükümleri çerçevesinde inceleme ve ispat gerekmektedir. Davacı, davalı alacaklının borçluların kendileri nezdinde alacaklarının bulunmadığını bildiği, alacağın bulunmadığının bilme olgusunun ve tebligatların usulüne göre yapılmamış olmasının kötü niyet olduğu iddiasındadır. Davacının davanın başından beri iddiası tebligatların usulüne göre yapılmadığıdır. Alacaklının sorumluğuna ilişkin 89/5 madde hükmünün düzenlenme şekli ile doktrindeki görüşlerden, kötü niyetin üçüncü kişinin yada onu temsile yetkili bulunan kişinin alacaklı ile anlaşarak yada alacaklının bu kişiyi kandırarak süresi içinde haciz ihbarnamelerine itiraz etmemesini sağlamak olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu husus yukarıda açıklandığı gibi alacaklının objektif sorumluluğunu değil, her olaya özgü subjektif sorumluluk halini ifade etmektedir. İİK'nun 89. maddesi gereğince herhangi bir nedenle süresi içerisinde haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi halinde borcun üzerinde bulunduğu var sayılan üçüncü kişinin, gerçekten bu borcun var olup olmadığı yönünde alacaklının araştırma yapmasına gerek bulunmamaktadır. Kanundaki düzenleme açık bir şekilde itirazın süresinde yapılmaması halinde üçüncü kişinin borcu ödemek zorunda olduğunu, gerçekten borcun bulunmaması halinde ise menfi tespit ve istirdat davalarının açılabileceğini belirlemiştir. Davalı alacaklının kendilerine 1. , 2. ve 3. Haciz ihbarı çıkartırken kötü niyetli olduğunu iddia ve ispat edememiştir. Oysa ki bu maddeye göre alacaklıya karşı açılacak istirdat davasının tek şartı alacaklının ihbarları çıkarırken kötü niyetli olmasıdır. Kaldı ki davacı 3. Kişinin kendilerine yapılan tebligatların usulsüz olduğunu iddia ediyorlarsa bu iddialarını şikayet yoluyla İcra Hakimliğine dava olarak götürebilecekken bu yasal haklarını da kullanmamışlardır. Bu durumda davalı alacaklının haciz ihbarlarını çıkarırken kötü niyetli olduğunu söylemek de mümkün olmayacaktır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere davacılar davalı alacaklının haciz ihbarlarını çıkarırken kötü niyetli olduğunu ispat edemediklerinden davacının davasının reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
-
Davanın REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 269,85 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 214,69 TL harçtan mahsubu ile bakiye 55,16. TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
-
Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,
-
Davalı ...'ın tarafından yapılan elektronik tebligat masrafı olan 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 14.766,83 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
-
Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar miktar yönünden KESİN olmak üzere karar verildi. 21/11/2023
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20