Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1431 E. 2023/1020 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1431
2023/1020
15 Kasım 2023
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
(KARŞI GÖREVSİZLİK)
**ESAS NO : *****
**KARAR NO : *****
**HAKİM : *****
**KATİP : *****
**DAVACI : 1- *****
2. ***
VEKİLİ : Av.
**DAVALI : *****
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
**DAVA TARİHİ : *****
**KARAR TARİHİ : *****
**KARAR YAZIM TARİHİ : *****
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından davacı borçlular aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, söz konusu takipte davacıların 20.000,00-TL asıl alacak, 530,75-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.530,75-TL borçlu olduğu belirtildiğini, ..., dava dışı ... Madencilik Mühendislik İş Güvenliği İç Ve Dış Tic. A.Ş.’ye fason gübre üretimi yaptırmakta ve söz konusu ürünlerin satışını yaptığını, davalı ..., dava dışı ...’da gübre üretiminden sorumlu sigortalı çalışanı olduğunu, müvekkil davacının ise söz konusu gübre üretimini yaptırmak için gübrenin içerisinde bileşenleri gösteren gübre formilasyonu hususunda ... ile anlaştığını, müvekkili şirket ile ... arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkil ...'ın yetkilisi ..., ...'e 10.02.2021 tarihli tutanağa istinaden 10 adet çeki, 10.02.2021 tarihinde ...'e teslim ettiğini, müvekkili ile ... arasında bir alım-satım sözleşmesi akdedildiğini, ancak ... edimini yerine getirmediğini, işbu sebeple tutanağa konu çekler hükümsüz kaldığını, davalı ... ve dava dışı ...'ın, müvekkili şirket ile Rekabet Etmeye Çalışması, ... Üzerinden Ürün Satışı Yapması, Kötüleme Faaliyetlerinde Bulunması sonucu iş ilişkisinin tamamen bitmesine rağmen, davaya konu çeki takibe koyarak kötü niyetli davrandığını ve müvekkilden haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, Müvekkillerin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, dolayısıyla davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olduğundan davalı taraftan alınarak müvekkile verilmek üzere takip bedelinin %20’sindan az olmamak kaydıyla haksız icra (kötü niyet) tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek itirazlarının kabulü ile davanın kabulüne, müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, davaya konu icra takibinin teminatsız olarak eğer sayın mahkeme aksi kanaatte ise teminat karşılığı takibin durdurulmasına karar verilmesine, davalı taraf haksız ve kötü niyetli olduğundan takip konusu alacağın %20’ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; öncelikle açılan dava tespit davası olup, kanaatimizce hem yetkisiz hem de görevsiz mahkemede açıldığını, yetkili ve görevli mahkeme Kayseri Asliye Mahkemeleri olacağını ayrıca icra takibi davalı tarafından tahsil ile kapatılmış olup, dava konusuz kaldığını, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini, müvekkilin elinde bulunan çek ile ilgili yapılmış olan icra takibine karşı borcun ödendiğine ilişkin yazılı bir delil dosyaya sunulmadığını, davacı tarafın, müvekkil ... ile ilgili edimini yerine getirmediğinden bahisle müvekkilime teslim edildiğini kabul ettiği çek ile ilgili hükümsüzlük ileri sürmesi dosyanın konusu olmayacağını, ayrıca bahsi geçen sözleşmeye istinaden verilen çekler sözleşmeden doğan haklarınrı bir karşılığı olduğunu, müvekkilinin çekleri aldığı tarihte edimini yerine getirdiğini ve bu hakkının karşılığı olarak aldığı çekler olduğunu, davacı tarafın, dava dışı ... ile ilgili iddialar ileri sürdüğünü, iddiaların davanın konusuyla hiçbir alakası olmadığını, bu iddiaların çözüm yerinin Asliye Mahkemeleri olacağını, müvekkiline aralarındaki sözleşmeden kaynaklı çeklerden davacı tarafından bizzat verildiğinden müvekkilinin hakkı olan ve ödenmeyen çekler ile ilgili hukuki süreç başlatılmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığını, 2020 yılı formül ücreti için toplam 380.417,00-TL bedel için yukarıdaki çeklerin müvekkiline ve ...’e elden teslim edildiğini, müvekkilinin iş akdi önce 19.10.2021 tarihinde toplantıya çağrılarak herhangi bir açıklama ve gerekçe sunulmadan, savunma alınmadan işyerinden kovulmak suretiyle usulsüz olarak fesih edilmiş akabinde müşterilere işten çıkışı hakkında yazılar bildirilmiş ve daha sonra asılsız ve kabul edilmeyen gerekçelerle ihtar keşide edilmek suretiyle 11.12.2021 tarihi itibari ile iş akdi fesih edilerek Sosyal Güvenlik kurumuna işten çıkışı bildirildiğini, davacı dava dilekçesinde borçlu olmadığını ispatlayacak herhangi bir delil sunmamıştır. Farazi olarak sözde borçlarının olmadığını belirttiklerini, davacı davasını ispatla yükümlü olmasına rağmen, davasını ispat edemediğini belirterek öncelikle yetki ve görev itirazlarının kabulüne ve davanın reddine,-dosya borcu ödenmesi ve davanın konusuz kalmasından dolayı davanın reddine, davanın esastan reddine, icra takibinin devamına, davacı taraf haksız ve kötü niyetli olduğundan dolayı takip bedelinin %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya, Kayseri 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi neticesinde mahkememize gelerek mahkememizin 2022/1431 esas sırasına kaydı yapılmış ve yargılamasına bu esas üzerinden devam edilmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Görev hususu HMK'nun 114/1-c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gereken bir husustur.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğü giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununda Ticaret Mahkemesinin görev alanına giren Ticari davaların neler olduğu belirlenmiş olup bunlar Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu *** K)
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Dosya kapsamına göre, her ne kadar Kayseri 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nce bonoya dayalı takip bulunduğundan bahisle asliye ticaret mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş ise de, İİK 168/5 maddesinde borçlunun, borçlu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, yetki itirazını 5 günlük yasal süre içerisinde icra mahkemesine yapması gerektiğinin düzenlendiği, 169/a maddesi uyarınca ise icra mahkemesi hakiminin tarafları en geç 30 gün içinde duruşmaya çağıracağının düzenlendiği, somut olayda da borçluların itirazının İİK 168/5 maddesine dayalı borcun bulunmadığına yönelik itiraz olduğu, davanın icra hukuk mahkemesince görülerek sonuçlandırılması gerektiği, (emsal mahiyette Antalya BAM 12. HD *** Karar) bu bakımdan eldeki davada uyuşmazlığın icra hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği, ne var ki Kayseri 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nce de görevsizlik kararı verildiğinden mahkememiz ile arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkmış bulunmakla işbu kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde HMK 21/1-c ve 22/2 maddeleri uyarınca yargı yerinin tayin edilmesi için dosyanın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Mahkememizin görevsiz olması ve davaya bakmaya Kayseri 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeni ile HMK'nun 114/1. c ve 115/2. maddesi gereğince GÖREVE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,
-
HMK 21. maddesi gereğince iş bu kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde Kayseri 6. İcra Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı olması nedeniyle görevli mahkemenin tayini (mercii tayini) için dava dosyasının Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine,
-
HMK'nun 20. maddesi gereğince Kayseri 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine ilişkin mercii tayini kararı verilirse, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi durumunda HMK'nun 321/2. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
-
Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama harçları, vekalet ücreti ve yargılama giderinin görevli mahkemede değerlendirilerek hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 15/11/2023
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38